İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

S.b. Başvurusu (B. No: 2014/5783)

1. Başvuru, sürekli olarak nafaka ödenmesi talebinin resmî

Başvuru No2014/5783Tarih20 Aralık 2017Okuma12 dk · 2.339 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm S.B. Başvurusu

Karar tarihi
20 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/5783
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.339 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sürekli olarak nafaka ödenmesi talebinin resmî

evlenme akdinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle aile hayatına

saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu ile M.E. -başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen

bir tarihte- resmî evlenme akdi olmaksızın dinî nikâh yapmışlar ve on üç yıl

birlikte yaşamışlardır. Başvurucu ile M.E.nin 2002,

2003 ve 2005 yıllarında üç çocukları doğmuştur. Bu çocuklardan en küçüğü

babasının yanında, diğer iki çocuk M.B. ve Ö.B. ise başvurucunun yanında

kalmaktadır.

8. M.E.nin aynı zamanda resmî nikâhlı

bir eşi ve yine dinî nikâha dayalı olarak birlikte yaşadığı bir eşi daha

bulunmaktadır. Başvurucu 2012 yılı Nisan ayına kadar M.E. ile birlikte

yaşamıştır. Başvurucunun iddiasına göre M.E. ortak konutun kapısının kilidini

değiştirip başvurucuyu ve çocuklarını eve almamış, ayrıca başvurucuya şiddet

uygulamış, sonrasında da diğer iki çocuğu da yanına alarak başvurucuya

göstermemiştir.

9. Başvuru formu ve eklerinde belirtilmeyen tarihlerde bir

müddet sığınma evinde kalan başvurucu, çocukları M.B. ve Ö.B.'nin kendisine verilmesi istemiyle 8/1/2014 tarihinde

İstanbul 17. Aile Mahkemesinden tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkeme 9/1/2014

tarihinde başvurucunun talebini kabul ederk, adı

geçen çocukların anneye teslimine ve bu çocuklar için talep tarihinden itibaren

üç ay süreyle aylık toplam 500 TL tedbir nafakasının başvurucuya ödenmesine

karar vermiştir. Bu karar doğrultusunda iki çocuk icra yoluyla yeniden

başvurucuya teslim edilmiştir.

10. Başvurucu, ortak konuttan ayrıldıktan iki yıl sonra

10/3/2014 tarihinde 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına

Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kendisine sürekli olarak

nafaka bağlanması için İzmir 10. Aile Mahkemesinden talepte bulunmuştur.

11. Mahkeme, aynı tarihte verdiği karar ile başvurucunun

talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucu ile M.E. arasında resmî

evlilik bağı bulunmadığı vurgulanmıştır. Mahkemeye göre bu sebeple M.E.nin kanunen nafaka ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

12. Başvurucu 12/3/2014 tarihinde karara itiraz etmiştir. İtiraz

mercii olan İzmir 11. Aile Mahkemesi 12/3/2014 tarihinde başvurucunun

itirazının reddine karar vermiştir. Gerekçede itiraza konu karara atıf yapılmış

ve verilen kararın 6284 sayılı Kanun hükümlerinin lafzı ile amacına uygun olduğu

belirtilmiştir.

13. Nihai karar başvurucu vekiline 25/3/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 22/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 6284 sayılı Kanun’un "Hâkim

tarafından verilecek önleyici tedbir kararları" kenar başlıklı

5. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin

geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine

göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam

düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına

hükmedebilir.”

16. 6284 sayılı Kanun’un "Tedbir

kararının verilmesi, tebliği ve gizlilik" kenar başlıklı 8.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay

için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam

edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya

kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin

değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar

verilebilir.”

17. 6284 sayılı Kanun’un

"Nafaka" kenar başlıklı 18. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun hükümlerine göre nafakaya karar

verilmesi hâlinde, kararın bir örneği, resen nafaka alacaklısının veya

borçlusunun yerleşim yeri icra müdürlüğüne gönderilir.

(2) Nafaka ödemekle yükümlü kılınan kişinin

Sosyal Güvenlik Kurumu ile bağlantısı olması durumunda, korunan kişinin

başvurusu aranmaksızın nafaka, ilgilinin aylık, maaş ya da ücretinden icra

müdürlüğü tarafından tahsil edilir. İcra müdürlüklerinin nafakanın tahsili

işlemlerine ilişkin posta giderleri Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü

ödeneğinden karşılanır.”

18. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Yoksulluk nafakası" kenar

başlıklı 175. maddesi şöyledir:

"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek

taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü

oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."

19. 4721 sayılı Kanun'un "Çocukların

Bakım ve Eğitim Giderlerini Karşılama " başlıklı kısmında yer

alan "Kapsamı" kenar

başlıklı 327. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için

gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.”

20. 4721 sayılı Kanun’un "Süresi"

kenar başlıklı 328. maddesi şöyledir:

“Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin

olmasına kadar devam eder.

Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam

ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek

ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.”

21. 4721 sayılı Kanun’un "

Dava hakkı" kenar başlıklı 329. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine

karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.”

B. Uluslararası Hukuk

22. Başvurucu iddialarına dayanak olarak Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin (AİHM) Şerife Yiğit/Türkiye

([BD], B. No: 3976/05, 2/11/2010) kararını göstermiştir (bkz. § 26).

23. Şerife Yiğit/Türkiye kararı,

dinî nikâh ile evlenen kişilerin

dul aylığından yararlandırılmaması şikâyeti ile ilgilidir. Bu olayda başvurucu,

ayrımcılık yasağı ile bağlantılı olarak mülkiyet hakkının ve özel hayat ile

aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AİHM bu kararda;

i.Dinî nikâha dayalı olsa bile çiftlerin

birlikte yaşadığını ve ortak çocuklarının da bulunduğunu gözeterek somut olayda

bir "aile yaşamının" mevcut olduğunu ve Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 8. maddesinin bu sebeple uygulanabilir olduğunu kabul

etmiştir.

ii. Ancak başvurucunun dinî bir evlilik içinde yaşamayı tercih

ettiği ve bir aile kurduğu, buna resmî makamların da bir müdahalesinin söz

konusu olmadığı vurgulanmıştır.

iii. Ayrıca Sözleşme'nin 8. maddesinin devlete evli olmayan çiftler

için özel düzenlemeler getirmek gibi bir yükümlülük yüklemediğine ve bu

maddenin devletin resmi evlenme akdi dışındaki evlenmeleri tanımaya

zorlayabileceği şeklinde yorumlanamayacağına dikkat çekilmiştir.

iv. AİHM'e göre bu sebeplerle başvurucunun aile yaşamına yönelik

bir müdahale söz konusu değildir (Şerife

Yiğit/Türkiye, §§ 93-103; benzer yönde bkz. Tekin/Türkiye (k.k.),

B. No: 26252/06, 1/2/2011; Balo/Türkiye

(k.k.), B. No: 2379/10, 8/2/2011).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 20/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, dinî nikâhlı olarak bir süre birlikte yaşadığı

kişiden ayrı yaşamaya başladığı için geçim zorluğuna düştüğünü ifade etmiştir.Başvurucu, bu nedenle 6284

sayılı Kanun kapsamında bu kişiden alınmak üzere süresiz olarak nafaka

verilmesi talebinin derece mahkemelerince reddedildiğinden yakınmaktadır.

Başvurucuya göre on üç yıl boyunca karı koca hayatı yaşamaları ve üç müşterek

çocuğun varlığı bile süresiz olarak nafakaya hükmedilmesine yeterlidir.

Başvurucu, nafaka talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

26. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” kenar başlıklı 20.

maddesi şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme

hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

...”

27. Anayasa’nın “Ailenin

korunması ve çocuk hakları” kenar başlıklı 41. maddesi şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların

korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için

gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça

aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme

hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu

tedbirleri alır.”

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

29. Aile hayatına saygı hakkı, Anayasanın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Maddenin -gerekçesi de dikkate

alındığında- resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesini

düzenlediği, kişilerin ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip

yaşayabilmesi gereğine işaret ettiği görülmektedir. Ayrıca Anayasa’nın 41.

maddesinin Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, özellikle aile hayatına

saygı hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında gözönünde bulundurulması gerektiği açıktır (Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015,

§ 22; Marcus Frank Cerny

[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

30. Aile hayatındaki temel ilişkiler, kadın ve erkek ile ebeveyn

ve çocuk arasındaki ilişkilerdir. Resmî evlilik birliklerinin aile hayatı

kapsamında korunduğu kuşkusuz olup evlilik içinde doğan çocuklar da

kendiliğinden evlilik ilişkisinin bir parçası sayılırlar (Murat Atılgan, § 23; N.Ö., B. No: 2014/19725, 19/11/2015, §

33). Diğer taraftan Anayasa'nın 20. maddesinde belirtilen "aile

hayatı" kavramının kanunlardaki düzenlemelerden bağımsız olarak daha geniş

yorumlandığına dikkat çekmek gerekir. Bu bağlamda aile hayatından söz edebilmek

için "birlikte yaşama" temel bir koşul olmakla birlikte fiilî bir

“aile bağı” oluşturacak kadar yeterli tutarlılık taşımak kaydıyla başka bazı

istisnai durumlarda da aile hayatının varlığından söz edilebilir.

31. Somut olayda başvurucu ile M.E. resmî bir evlilik akdi

olmaksızın dinî nikâha dayalı olarak yaklaşık on üç yıl boyunca birlikte

yaşamışlardır. Ayrıca başvurucu ile bu kişinin müşterek üç çocukları da

bulunmaktadır. Yine belirtmek gerekir ki aile hayatı örneğin çocukların eğitimi

çerçevesinde yalnızca sosyal, ahlaki ya da kültürel ilişkileri yanında nafaka

yükümlülüğü veya miras hakkı gibi maddi menfaatleri de kapsamaktadır (Fatma Julia Ekinciler, B. No: 2013/2758,

17/2/2016, § 58). Dolayısıyla somut başvuruda aile hayatına saygı hakkına

ilişkin Anayasa'nın 20. maddesinin uygulanabilir olduğu değerlendirilmektedir.

Bu durumda her ne kadar başvurucu, nafaka talebinin resmî bir evlilik akdi

bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de

başvurucunun bu şikâyeti, özü itibarıyla ilgili olduğu aile hayatına saygı

hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Genel İlkeler

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

33. Somut başvuruda şikâyet edilen husus, başvurucunun dinî

nikâha dayalı olarak birlikte yaşadığı kişiden nafaka talebine ilişkindir. Buna

göre devletin doğrudan bir müdahalesi söz konusu değildir. Bununla birlikte

aile hayatına saygı hakkı kapsamında devlet için söz konusu olan yükümlülük,

sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaçınmakla sınırlı olmayıp

öncelikli olan bu negatif yükümlülüğe ek olarak aile hayatına etkili bir

biçimde saygının sağlanması bağlamında pozitif yükümlülükleri de içermektedir.

Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler arası ilişkiler alanında olsa da

aile hayatına saygıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasını zorunlu kılar (Murat Atılgan, § 26; N.Ö., § 36).

34. Aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki negatif ve pozitif

yükümlülükler arasındaki sınırları kesin biçimde tanımlamak mümkün olmayıp

ilgili makamların her iki yükümlülük çerçevesinde de belirli bir takdir alanına

sahip olduğu kabul edilmekle birlikte her iki yükümlülük kapsamında da benzer

ilkelerin gözönünde bulundurulması, özellikle her iki

durumda da kamusal makamlarca olayın bağlamı ve müdahalenin türüne göre birey

menfaatleri ile toplum menfaatleri arasında adil bir denge kurulmasına özen

gösterilmesi gerekmektedir (Murat Atılgan,

§ 42; N.Ö., § 53).

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

35. Somut olayda başvurucu, derece mahkemelerinden aile hayatına

saygı hakkı çerçevesinde dinî nikâha dayalı olarak birlikte yaşadığı kişiden

alınmak üzere 6284 sayılı Kanun hükümleri uyarınca süresiz olarak nafaka

verilmesi talebinde bulunmuştur.

36. Kanun koyucu tarafından ailenin korunması ve kadına karşı

şiddetin önlenmesi için etkili ve süratli bir yöntem izlenmesi, şiddete maruz

kalan veya uğrama tehlikesi altında olan kişinin gecikmeksizin korunması

amacıyla Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle belirlenen

standartlara uygun olarak 6284 sayılı Kanun hükümleri ihdas edilip yürürlüğe

konulmuştur (Salih Söylemezoğlu,

B. No: 2013/3758, 6/1/2016, § 33).

37. 6284 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen nafakanın aynı

Kanun'un 5. ve 18. maddelerine göre aile hâkimi tarafından verilecek önleyici

bir tedbir kararı niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu Kanun'un 8.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre tedbir kararı en çok altı ay için

verilebilmektedir. Dolayısıyla söz konusu Kanun hükümlerinin başvurucunun talep

ettiği gibi süresiz olarak nafaka verilmesini sağlamadığı açıktır (bkz. §§

15-17).

38. Başvurucu ayrıca, müşterek üç çocuğundan ikisinin yanında

yaşadığını ve okula gittiğini, bu çocukların masraflarını ise kendisinin

karşıladığını belirtmektedir. Bununla birlikte başvurucu ne derece mahkemeleri

önünde çocukları adına nafaka talebinde bulunmuş ne de bireysel başvuru

kapsamında açık olarak böyle bir nafaka talebinin reddedildiğinden yakınmıştır.

Kaldı ki başvurucunun talebi üzerine belirli bir süreyle tedbiren

çocuklar yararına aylık 500 TL nafakaya hükmedildiği de görülmektedir. Bunun

yanında, 4721 sayılı Kanun'un 327. ve devamı hükümlerinde ergin olmayan çocuk

yararına nafaka talebine ilişkin dava hakkına, buna dair usul ve esaslara yer

verilmiştir (bkz. §§ 19-21). Dolayısıyla başvurucunun çocukları adına nafaka

talep etme imkânının bulunduğu görülmektedir.

39. Ayrıca, başvurucunun uğradığını belirttiği şiddet, tehdit ve

hakaret eylemleri nedeniyle 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar

Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri

çerçevesinde haksız fiilde bulunan kişiden tazminat talebinde bulunma imkânı da

vardır. Bu durumda derece mahkemelerince başvurucunun aile hukuku hükümleri

çerçevesinde resmi bir evlenme akdi bulunmadığı için süresiz nafaka talep

edebilmesi mümkün görülmemekle birlikte, başvurucunun gerek müşterek

çocuklarının bakımı için iştirak nafakası talep edebilme gerekse de maruz

kaldığı haksız fiiller sebebiyle tazminat davası açabilme gibi

yararlanabileceği başka hukuki yollarınmevcut olduğu

anlaşılmaktadır.

40. Diğer taraftan Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri çerçevesinde

devletin, aralarında resmî evlenme akdi bulunmayan kişiler yönünden somut

olayda talep edildiği gibi bir geçici tedbirin kapsamını aşacak biçimde çeşitli

özel düzenlemeler ve bu bağlamda taraflara diğerinin aleyhine olacak şekilde

sürekli bazı mali imkân veya ayrıcalıklar sağlanması gibi bir pozitif

yükümlülüğünün bulunduğu söylenemez. Başka bir ifadeyle aile hayatına saygı

hakkı, aralarında resmî evlenme akdi bulunmayan kişiler arasındaki birlikteliklerin

sona ermesi durumunda kişinin diğer taraftan süresiz olarak nafaka ödenmesini

talep edebilme hakkını güvence altına almamaktadır.

41. Somut olayda başvurucunun talebi esas itibarıyla 6284 sayılı

Kanun kapsamında bir tedbir verilmesine yönelik olmayıp karşı taraftan alınmak

üzere süresiz olarak nafaka bağlanmasına ilişkindir. Bu şekilde bir yoksulluk

nafakasına hükmedilebilmesine ilişkin koşullar ise 4721 sayılı Kanun'da

düzenlenmiş olup nafakaya hükmedilebilmesi için resmî nikâha dayalı bir evlenmenin

varlığı aranmaktadır (bkz. § 18). Söz konusu hükümlerde öngörülen bazı mali

imkânlardan yararlanmayı talep eden ilgililerin, ancak anılan hükümlerde

öngörülen koşulların gerçekleşmesi kaydıyla bu imkânlara ilişkin

düzenlemelerden yararlanabilecek olmalarının ise keyfî veya öngörülemez

nitelikte olmadığı da açıktır.

42. Sonuç olarak başvurucunun aile hayatına saygı hakkına

yönelik bir müdahalenin bulunmadığı gibi somut olay bağlamında bu hak

kapsamında kamusal makamların pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği

sonucuna varılması da mümkün değildir.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun

339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine

neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF

TUTULMASINA 20/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

S.B.

Vekili

:

Av. Emine

ERSÜS

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/5783, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 26252/06, 1/2/2011; Balo/Türkiye
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  14. B. Başvurunun açıkça
  15. Hakyemez
  16. Ersüs
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/5783
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Ali Becerikli Başvurusu (B. No: 2014/8852)
  • Ahmet Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/10354)
  • Hande Gür Başvurusu (B. No: 2014/7066)
  • Reyhan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/8763)
  • Osman Oktay Ekşi Başvurusu (B. No: 2014/3092)
  • İmam Çelikdemir Başvurusu (B. No: 2014/20289)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.