İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gaye Özel Eğitim İnşaat Bilişim Yemek Dağıtım Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/19961)

1. Başvuru, arama ve el koyma işlemlerinde usulsüzlükler yapıldığı

Başvuru No2015/19961Tarih26 Aralık 2018Okuma11 dk · 2.115 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Gaye Özel Eğitim İnşaat Bilişim Yemek Dağıtım Tic. A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2015/19961
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.115 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, arama ve el koyma işlemlerinde usulsüzlükler yapıldığı

iddiasıyla yapılan suç duyurusu neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar

verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; aramanın hukuka aykırı olarak

yapılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının; bazı evraka ve bilgisayar

kütüklerine el konulması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca

(Cumhuriyet Başsavcılığı), 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa

aykırılık ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları

kapsamında yürütülen bir ceza soruşturmasında 1/6/2015 tarihinde başvurucu

şirkete ait işyerleri ile bu şirkete bağlı olarak Elazığ'da faaliyet gösteren

FEM Dershanesinde arama yapılması ve el koyma talebinde bulunulmuştur.

7. Elazığ Sulh Ceza Hâkimliğinin

1/6/2015 tarihli kararları ile söz konusu arama ve el koyma talepleri kabul

edilmiştir. Kararlarda, talepler doğrultusunda ilgili açık adresleri belirtilen

işyerlerinde 3/6/2015 tarihinde saat 7.00 ile 17.00 arasında arama

yapılabilmesine izin verilmiştir.

8. Bu karar uyarınca kolluk görevlilerince ilgili işyerlerinde

arama işlemleri yapılmış, delil olduğu şüphesiyle başvurucu şirkete ait bazı

evraka ve sabit disklere el konulmuştur.

9. Başvurucu şirket aramanın kararlarda belirtilen saatte

bitirilmediği, yapılan işlemlerde usulsüzlükler yapıldığı, ayrıca arama ve el

koyma işlemleri nedeniyle zarara uğratıldığı gerekçeleriyle kolluk görevlileri

hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

10. Cumhuriyet Başsavcılığı 5/10/2015 tarihinde kovuşturmaya yer

olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde kolluk görevlilerinin yargı

kararlarına dayalı olarak arama ve el koyma işlemini gerçekleştirdikleri

vurgulanmıştır. Ayrıca aramanın gündüz yapılmasının aramaya gündüz vakti

başlanılması anlamına geldiği, buna göre gündüz vakti başlanan aramaya gece de

devam edilebileceği belirtilmiştir. Son olarak yapılan arama ve el koyma

nedeniyle işyerinin bir gün kapalı kalması yüzünden zarara uğratıldığı

şikâyetiyle ilgili olarak ise bunun bir hukuki uyuşmazlık olup hukuk

mahkemelerinde dava açılabileceği ifade edilmiştir.

11. Başvurucunun yaptığı itiraz ise Sulh Ceza Hâkimliği

tarafından itiraza konu kararın usule ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle

17/11/2015 tarihinde reddedilmiştir.

12. Bu karar 25/11/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu 22/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

127. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde

sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına

ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.

...

(3)

(Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı

olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.

Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı

değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu

konuda bir karar verilmesini isteyebilir."

15. 5271 sayılı Kanun'un 131. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere

ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma

bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının

anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri

verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir.

İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir."

16. 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bir suç dolayısıyla yapılan

soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve

başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya

gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin

kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama

yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların

çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle:

25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından

verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını

en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından

aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler

derhâl imha edilir.

(2)

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin

çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya

da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli

kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.

Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

(3)

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi

sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.

(4)

Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya

vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

..."

17. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde

gerçekleştirilen,

j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,

koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması

için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri

amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 26/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

19. Başvurucu şirket, arama ve el koyma işlemlerinde

usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla yapılan suç duyurusu neticesinde

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa Mahkemesi daha önce çeşitli kararlarında suç

isnadına ilişkin olmayan ve üçüncü kişinin cezalandırılmasına yönelik ihlal

iddialarının adil yargılanma hakkının kapsamına girmediğini belirterek

başvuruların bu kısımlarının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle reddine

karar vermiştir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §§

20-27; A.S. ve Ö.S., B. No:

2015/10100, 18/4/2018, §§ 20-24).

21. Somut olayda da başvurucu şirketin adil yargılanma hakkı

kapsamındaki şikâyetinin, üçüncü kişilerin cezalandırılması istemiyle suç

duyurusunda bulunması üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine yönelik

olduğu dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin belirtilen kararlarındaki

ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Özel Hayata Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

23. Başvurucu şirket, işyerinde yapılan aramanın hukuka aykırı

olması nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu bağlamda başvurucunun haksız yere yapılan

arama tedbirinin hukuka aykırı olarak uygulandığı yönündeki şikâyeti özel

hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

25. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013,§§ 16, 17).

26. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendinde, ceza soruşturması veya

kovuşturması sırasında hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen

kişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır.

27. Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturması veya kovuşturması

sırasında soruşturma mercilerince ya da yargı organlarınca şüphelilerle ilgili

olarak uygulanan arama tedbirinin hukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkin

olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl

soruşturma/kovuşturma sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının

tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Alaaddin Akkaşoğlu ve Akis

Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş., B. No: 2014/18247, 20/12/2017, §§

18-30).

28. Somut olayda şikâyete konu yapılan aramanın hukuka uygun

olup olmadığı 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak davada

incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava yoluyla söz konusu aramaların

hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinde başvurucu şirket lehine tazminata da

hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen

dava yolunun başvurucu şirketin durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili

bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

30. Başvurucu şirket, ceza soruşturması kapsamında bazı evrakına

ve bilgisayar kütüklerine haksız yere el konulduğunu belirterek mülkiyet

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

32. Somut olayda başvurucu şirketin bazı evrakı ve bilgisayar

kütükleri hakkında, delil olduğu şüphesiyle ceza soruşturması sırasında Sulh

Ceza Hâkiminin kararına istinaden el koyma tedbiri uygulanmıştır.

33. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet

hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü

malvarlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20).

Bu bağlamda başvurucuya ait el konulan eşyanın Anayasa'nın 35. maddesi

anlamında mülk teşkil ettiğinde kuşku bulunmamaktadır.

34. Malikin, mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve

mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması,

mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Recep

Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 53). Anayasa

Mahkemesi daha önce bir suç isnadına bağlı olarak uygulanan el koyma

tedbirinin, mülkten geçici süreyle de olsa yoksun bırakma sonucuna yol

açtığından dolayı mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini kabul etmiştir (Hanife Ensaroğlu,

B. No: 2014/14195, 20/9/2017, § 52). Diğer taraftan somut olayda başvurucunun

eşyasına bir ceza soruşturması sürecinde maddî gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi

amacıyla ve delil olduğu şüphesiyle el konulmuştur. Bu durumda müdahalenin

belirtilen amacı da gözetildiğinde mülkiyetin kamu yararına kullanımının

düzenlenmesine ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir (Hanife Ensaroğlu,

§ 52; Onur Tur Uluslararası Nakliyat Ltd.

Şti., B. No: 2015/947, 15/11/2018, § 52).

35. Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına

yapılan bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için, müdahalenin kanuna

dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek

yapılması gerekmektedir (Recep Tarhan ve

Afife Tarhan, § 62).

36. Başvuru konusu olayda el koyma tedbirinin 5271 sayılı

Kanun'un 127. ve 134. maddelerine dayanılarak uygulandığı görülmektedir. Bu

hükümlerin öngörülebilir, açık ve ulaşılabilir mahiyette olduğunda tereddüt

bulunmamaktadır. Dolayısıyla müdahalenin kanunilik koşulunu taşıdığı

anlaşılmaktadır.

37. Ayrıca bir suç şüphesiyle başlatılan ceza soruşturması

sırasında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla uygulandığı anlaşılan el

koyma tedbiri yönünden mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararına

dayalı meşru bir amacının olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

38. Son olarak kamu makamlarınca başvurucunun mülkiyet hakkına

yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen amaç ile bu amacı gerçekleştirmek

için kullanılan araçlar arasında makul bir ölçülülük ilişkisinin olup olmadığı

değerlendirilmelidir (Onur Tur Uluslararası

Nakliyat Ltd. Şti., § 59).

39. Şikâyet edilen el koyma tedbirinin belirtilen kamu yararı

amacını gerçekleştirmeye elverişli

olduğu açıktır. Müdahalenin gerekliliği

yönünden ise kamu makamlarının özellikle mülkiyetin kamu yararına kullanımının

düzenlenmesinin söz konusu olduğu suçla mücadele gibi alanlarda geniş bir

takdir yetkisinin mevcut olduğu kabul edilmekte olup başvurucu bu amacı

gerçekleştirmeye daha uygun bir aracın varlığını da gösterememiştir.

40. Orantılılık

yönünden ise ilk olarak el koyma tedbirinin Sulh Ceza Hâkimi tarafından

verildiğine ve başvurucunun ise bu karara karşı etkin bir biçimde itiraz imkânı

bulamadığına dair açık bir şikâyetinin bulunmadığına değinmek gerekir. Bunun

yanında el koyma tedbirine yönelik olarak yargısal makamların kararlarının

makul bir değerlendirme içermediği veya keyfi olduğu da başvurucu tarafından

ortaya konulamamıştır.

41. Diğer taraftan somut olayda, şikâyete konu tedbirin ilgili

amacı gerçekleştirmek için gerekli olan mal varlığı değerinin ötesinde bir

eşyaya el konulmak suretiyle açıkça orantısız uygulanması da söz konusu

değildir. Başvurucu ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 131. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre el konulan eşyasının, soruşturma ve kovuşturma bakımından

muhafazasına gerek kalmaması hâlinde iade edilmesi gerektiğini soruşturma ve

kovuşturma makamları önünde ileri sürebilecektir. Nihayet aynı Kanun'un 141.

maddesine göre başvurucunun -kimi hâllerde ilgili Yargıtay içtihadına göre ceza

soruşturması ve kovuşturmasının devam ettiği durumlarda dahi- el koyma

tedbirinin uygulanmasından doğan zararları için tazminat davası açabilme imkânı

da bulunmaktadır.

42. Sonuç olarak bir ceza soruşturması kapsamında maddî gerçeğin

ortaya çıkarılabilmesi amacıyla başvurucunun eşyası hakkında el koyma tedbirinin

uygulandığı olayda, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin -

mevcut aşama itibarıyla - Anayasa'nın 35. maddesinde öngörülen güvenceler

sağlandığından dolayı kamu yararı ile karşılaştırıldığında başvurucuya şahsi

olarak aşırı bir külfet yüklemediği değerlendirilmiştir. Buna göre başvurucunun

mülkiyet hakkının korunması ile müdahalenin kamu yararı arasında olması gereken

adil denge bozulmamış olup mülkiyet hakkına yapılan müdahale ölçülüdür. Bu

durumda başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediği açıktır.

43. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Gaye Özel Eğitim İnşaat Bilişim Yemek Dağıtım Tic. A.Ş. Vekili : Av. Mustafa ATALAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/19961, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Özel Hayata Saygı
  10. C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. M. Emin KUZ
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/19961
Tarih
26 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Burak Bulut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/17344)
  • Mustafa Kasım Uluğ Başvurusu (B. No: 2017/31664)
  • Şeref Bolat Başvurusu (B. No: 2015/7680)
  • Erkan Palas ve Selahattin Ergin Başvurusu (B. No: 2015/7673)
  • İbrahim Şener ve Mehmet Habip Kunt Başvurusu (B. No: 2015/7814)
  • Zeynep Keser ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13248)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.