İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2014/15918 Tarih:

Hakan Ceylan Başvurusu (B. No: 2014/15918)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

HAKAN CEYLAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/15918)

Karar Tarihi: 10/1/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tüketici hakem heyetine yaptığı şikâyetin kabul

edilmesine rağmen lehine vekâlet ücreti verilmemesi ve bu konuda Tüketici

Mahkemesine açtığı itiraz davasının reddedilmesi nedeniyle adil yargılama

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 1/10/2014 ve 23/10/2014 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucunun 2014/16914 ve 2014/17271 sayılı bireysel başvuru

dosyaları konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/15918 sayılı dosya

üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu aynı banka şubesinden farklı tarihlerde kullandığı

tüketici kredileri nedeniyle 781,05 TL "kredi tahsis ve değerlendirme,

kredi masrafı", 100 TL "dosya masrafı" ve 200 TL "kredi

istihbarat ücreti" adları altında kendisinden tahsil edilen tutarların

iadesi için 17/4/2014 tarihinde üç ayrı şikâyet dilekçesiyle Sur Kaymakamlığı

Tüketici Sorunları Hakem Heyetine (Heyet) başvurmuştur.

10. Heyet, 12/5/2014 tarihli ve 1072607, 1072670 ve 1072555

sayılı kararları ile başvurucunun haklılığını tespit ederek şikâyetlere konu

masraf ve ücretlerin başvurucuya iadesine karar vermiştir. Başvurucunun her bir

şikâyet yönünden 250 TL vekâlet ücreti talebi ise yargı mercii olmadığı ve

vekâlet ücretine hükmetme konusunda kanunla verilmiş bir yetki ve görevinin de bulunmadığı

gerekçeleriyle kabul edilmemiştir.

11. Başvurucu, şikâyetlerinin kabul edilmesine rağmen vekâlet

ücreti talebi hakkında verilen olumsuz Heyet kararlarına karşı Diyarbakır 4.

Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde 17/6/2014 tarihinde

itirazlarda bulunmuştur.

12. Mahkeme 3/9/2014 tarihli kararı ile "kredi istihbarat

ücreti" hakkındaki Heyet kararına karşı vekâlet ücreti yönünden açılan

davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir:

"Tüm dosya kapsamı hep

birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; Davacının tüketici sorunları hakem

heyetine yapmış olduğu başvurunun kabulüne karar verildiği davacı lehine

vekalet ücretine hükmedilmediği Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık

asgari ücret tarifesindeki belirlenen vekalet ücretlerinin yasal dayanağının

olması gerektiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen Tüketici Hakem

Heyeti nezdinde takip edilecek işler için belirlenmiş olan vekalet ücretinin

avukatların müvekkilinden talep edebileceğine ilişkin bir düzenleme olduğu,

hakem heyetinin davacı lehine vekalet ücretine hükmetmesine yönelik bir

düzenleme olmadığı bu hali ile tüketici hakem heyetinin vekalet ücretine

hükmetmemiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davanın reddine karar

veril(miştir)."

13. Mahkeme 1/10/2014 tarihli kararlarında ise "kredi

tahsis ve değerlendirme, kredi masrafı" ile "dosya masrafı"

hakkındaki Heyet kararlarına karşı vekâlet ücreti yönünden açılan davaların

ayrı ayrı reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararların gerekçeleri

şöyledir:

"Tüm dosya kapsamı hep

birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; davacının tüketici sorunları hakem

heyetine yapmış olduğu başvurunun kabulüne karar verildiği davacı lehine

vekalet ücretine hükmedilmediği Barolar Birliği tarafından belirlenen avukatlık

asgari ücret tarifesindeki belirlenen vekalet ücretlerinin yasal dayanağının

olması gerektiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen Tüketici Hakem

Heyeti nezdinde takip edilecek işler için belirlenmiş olan vekalet ücretinin

avukatların müvekkilinden talep edebileceğine ilişkin bir düzenleme olduğu,

hakem heyetinin davacı lehine vekalet ücretine hükmetmesine yönelik bir

düzenleme olmadığı, dava tarihinden sonra

yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 140. maddesi ile 6502 sayılı yasanın 70/1.

maddesine “Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar

verilemez.” hükmünün getirildiği, bu hali ile tüketici hakem

heyetinin vekalet ücretine hükmetmemiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu

anlaşılarak davanın reddine karar veril(miştir)."

14. Başvurular, kararların tefhimlerinden itibaren 1/10/2014 ve

diğer iki başvuruda 23/10/2014 tarihlerinde yasal süre içerisinde yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 323. maddesi şöyledir:

“1) Yargılama giderleri şunlardır:

...

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak

vekâlet ücreti.

...”

16. 6100 sayılı Kanun’un 332. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir..."

17. Uyuşmazlığa konu olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan

23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4822 sayılı Kanun ile değiştirilen 22.

maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:

“...

Değeri beşyüz milyon

liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine

başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları

bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi

hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.

İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak,

talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının

icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti

kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar

kesindir.

...”

18. 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması

Hakkında Kanun'un "Karar ve karara

itiraz" kenar başlıklı 70. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) İl ve ilçe tüketici

hakem heyetinin verdiği kararlar tarafları bağlar. (Ek cümle: 10/9/2014 - 6552/140 md.)

Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.

...

(5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı

yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

..."

19. 6502 sayılı Kanun’un 86. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer

mevzuatta Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna

yapılmış sayılır."

20. 6502 sayılı Kanun'un 87. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun yayımı tarihinden itibaren altı

ay sonra yürürlüğe girer."

B. Tarife Hükümleri

21. 28/12/2013 tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren (Karar tarihinde yürürlükte bulunan) Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'nin ekli çizelgesinin birinci

kısım ikinci bölümünün "İş Takibi Konusundaki Hukuki Yardımlarda Ödenecek

Ücret" başlıklı altıncı sırası şöyledir:

"6. İl ve ilçe tüketici hakem heyetleri

nezdinde sunulacak hizmetlerde, hizmete konu işin değerinin % 12’sinden aşağı

olmamak üzere. Ancak hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete

konu işin değeri kadar avukatlık ücretine

hükmedilir. 250,00 TL"

22. 31/12/2014 tarihli ve 29222 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren (6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinde yapılan

kanuni düzenleme sonrası) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tüketici hakem heyetleri ve tüketici

mahkemelerinde ücret" kenar başlıklı 12. maddesi şöyledir:

" (1) Tüketici hakem heyetlerinin

tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın

iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir.

(2) İş bu tarifenin Birinci Kısım İkinci Bölümünün

tüketici hakem heyetlerine ilişkin kuralı, tüketici hakem heyetlerinde avukat

aracılığı ile takip edilen işlerde, avukat ile müvekkili arasında çıkabilecek

uyuşmazlıkların Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrası uyarınca

çözülmesine ilişkindir."

23. Anılan tarifenin ekli çizelgesinin birinci kısım ikinci

bölümünün "İş Takibi Konusundaki Hukuki Yardımlarda Ödenecek Ücret"

başlıklı altıncı sırası şöyledir:

"6. İl ve ilçe tüketici hakem heyetleri

nezdinde sunulacak hizmetlerde, hizmete konu işin değerinin % 12’sinden aşağı

olmamak üzere. Ancak hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete

konu işin değeri kadar 250,00 TL "

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 10/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, kullandığı tüketici kredileri nedeniyle

kendisinden tahsil edilen masraf ve ücretlerin iadesi taleplerinin kabul

edilmesine rağmen Heyet tarafından lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi

nedeniyle Tüketici Mahkemesine açtığı itiraz davasının mevzuat hükümlerinin

yanlış yorumlanması sonucu reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 2., 10., 18.,

35., 36. ve 172. maddelerinde düzenlenen ilke ve hakların ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, Heyet

tarafından lehine karar verilmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmeyerek

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin hatalı şekilde yorumlamasına

ilişkin olduğundan iddia yargılamanın sonucuna yönelik olarak

değerlendirilmiştir.

27. Vekâlet ücreti yargılama gideri olup bununla davacı veya

davalının o dava nedeniyle aldıkları hukuki yardım karşılığında avukata

ödedikleri ücretin telafisi amaçlanmaktadır. Bu nedenle kendisini avukatla

temsil ettiren kişinin o davada haklı çıkması durumunda, bu kişi lehine vekâlet

ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Haklı çıkan taraf lehine hükmedilecek

vekâlet ücretinin miktarı avukatlık asgari ücret tarifesine göre

belirlenmektedir (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014).

28. Anayasa’nın 141. maddesinde belirtildiği üzere davaların en

az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir. Bu görevin ağır iş yükü altında yerine

getirilmesi zorlaştıkça, uyuşmazlıkların çözümü için alternatif yöntemlerin

yaşama geçirilmesi, yargıya ilişkin anayasal kuralların etkililiğinin

sağlanması bakımından gerekli görülebilir. Bu nedenle taraflara görevli ve

yetkili mahkemeye başvurmadan önce belli değerin altındaki uyuşmazlığı kısa

sürede çözmek üzere tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurma yükümlülüğü

getirilmiş, ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolu açık

tutulmuştur. Buna göre tüketici sorunları hakem heyetlerinin, yargı işlevi

yerine getiren bir kurul olarak düzenlenmedikleri anlaşılmaktadır (AYM,

E.2006/78, K.2008/84, 20/3/2008).

29. Diğer yandan, 28/12/2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari

Ücret Tarifesinin (Tarife) birinci kısım ikinci bölüm 6. maddesinin sonunda yer

alan "...avukatlık ücretine

hükmedilir." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, hakem

heyetlerinin yargısal bir mercii olmadığı, bu nedenle çözüme kavuşturdukları

uyuşmazlıklarda vekâlet ücretine hükmedemeyecekleri, bu konuda üst hukuk

normlarında da herhangi bir hüküm bulunmadığı belirtilerek anılan ibarenin

yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir (Danıştay 8. Dairesi,

E.2014/1419, 4/7/2014).

30. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi

kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B.

No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

31. Somut olayda başvurucunun ihlal iddiasına gerekçe gösterdiği

maddi zararını, bir başka ifadeyle her bir şikâyet nedeniyle 250 TL vekâlet

ücreti talebine ilişkin itirazını karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife

hükmüne dayandırdığı (bkz. § 21) anlaşılmaktadır. Mahkeme, başvurucunun

itirazını tarifede belirtilen vekâlet ücretinin yasal dayanağının olmaması ve

düzenlemenin avukat ile müvekkil arasındaki iç ilişkiye yönelik olduğu

gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu ayrıca benzer bir itiraz davasında ilgili

mevzuat değerlendirilerek avukat marifetiyle başvuru yapan ve haklılığı tespit

edilen tüketici yararına hakem heyetinde vekâlet ücretine hükmedilmesine karar

verildiğini dile getirmiştir. Açık bir kanun hükmü bulunmayan ve ilgili tarife

hükmünün uygulanmasına ilişkin içtihadın henüz yerleşik hâle gelmediği bir

aşamada, o hükmün (tarifenin) yargı organlarınca farklı biçimlerde

yorumlanabilmesi hukukun doğası gereğidir.

32. Nitekim, tüketici hakem heyetlerin vekâlet ücretine hükmedip

hükmedemeyecekleri konusunda tarife nedeniyle uygulamada ortaya çıkan

tereddütler Danıştay kararına (bkz. § 29) konu olmuştur. Anılan karar sonrası

6502 sayılı Kanun'a eklenen "Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti

ödenmesine karar verilemez." hükmü ile konu açık bir şekilde düzenlenmiştir.

Yine bu doğrultuda tarifede değişikliğe gidilmiştir (bkz.§ 22, 23).

33. Yapılan tespitler ışığında, Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

34. Açıklanan nedenlerle başvurucunun iddiasının kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, derece mahkemesi kararlarının

açık bir keyfîlik veya bariz takdir hatası da

içermediği anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu

:

Hakan CEYLAN

Vekili

:

Av. Devrim

BİÇEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/15918, 10 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası