İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hakkı İlker Yaşar ve Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/12902)

1. Başvuru, ulusal yayın

Başvuru No2014/12902Tarih20 Eylül 2017Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hakkı İlker Yaşar Ve Birgün Yayıncılık Ve İletişim Tic. A.Ş. Başvurusu (2)

Karar tarihi
20 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/12902
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ulusal yayın

yapan Birgün gazetesinde çıkan haberlere karşı cevap

ve düzeltme (tekzip) talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle ifade ve

basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. OLAY VE OLGULAR

2. Birgün gazetesinin 28/2/2014 tarihli nüshasında, bir twitter

kullanıcısının hesabından paylaştığı ve Berat Albayrak'a

ait olduğu ileri sürülen telefon görüşmesi kayıtlarının çözümlenerek

aktarıldığı, "Belgeleri Öğütme Derdine Düşmüşler" ve "Evrakları

Yok Etme Telaşına Düşmüşler" başlıklı haber yayımlanmıştır.

3. Anılan haber nedeniyle Berat Albayrak tarafından birinci

başvurucunun sahibi olduğu, ikinci başvurucunun ise sorumlu yazı işleri müdürü

olarak görev yaptığı Birgün gazetesine (gazete)

tekzip yazısı gönderilmiş, gazete tarafından söz konusu tekzip yazısının

yayımlanmaması üzerine tekzip talebiyle İstanbul (kapatılan) 32. Sulh Ceza

Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur.

4. İstanbul (kapatılan) 32. Sulh Ceza Mahkemesi 20/5/2014 tarihli kararıyla tekzip talebini reddetmiştir.

Anılan kararın gerekçesi şu şekildedir:

"... Tüm

bu kanuni düzenlenlemeler ve yargı kararları ile

doktrin görüşleri çerçevesinde basın özgürlüğünü kullanmak hakkının, 1-Haberde

gerçeklik, 2-Kamu yararı ve toplumsal ilgi, 3-Güncellik, 4-Konu ile ifade

arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlı görülmekte olduğu, bilgi

edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma hakkının bu sınırlar

içerisinde kaldığı sürece hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği

anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen kararlar ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin birçok kararında değinilen ve belirlenen ilkeler ile Türkiye

Cumhuriyeti Anayasası'nın 25. maddesinde düzenlenen düşünce ve kanaat

özgürlüğü, 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile

28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen basın

özgürlüğü de dikkate alındığında, demokratik toplumlarda çok önemli bir göreve

sahip olan basının toplumu ilgilendiren konularda bilgi vermekle yükümlü

olduğu, halkın ise bilgi alma hakkının bulunduğu, bu çerçevede gazetede yer

alan talep konusu habere konu görüşme kayıtları kimliği belirsiz kişilerce

internet aracılığıyla yayınlanmış olsa da yayınlanmış olmasının gerçek bir olgu

olduğu, talep konusu yazı ile internet ortamında yayınlanan bu kayıtların

yayınlanmış olmasının haber konusu edildiği, içeriğinin yayınlandığı şekliyle

aynen haber konusu yapıldığı, yorum katılmaksızın yayımlanmasında haber verme

sınırının aşılmasının sözkonusu olmadığı, söz konusu

haberin bilgi verme hak ve görevi

kapsamında kaldığı, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ

bulunduğu ve nesnel bir açıklama ile desteklendiği, açıklanmasında kamunun

ilgisi ve yararı olduğu, nitekim haber içeriğinde bunların doğru olduğuna dair

bir ima ya da açıklama da bulunmadığı, bu haliyle hukuka uygun görülen haber yazısınıntalepte bulunan Berat yönündenşeref

ve haysiyetini, kişilik haklarını ve ticari itibarını zedeleyici ve ihlal edici

nitelik ve içerikte bir haber olmadığı kanaatine varılmış ve bu itibarla

talebin reddine karar vermek gerekmiştir. "

5. Berat Albayrak tarafından söz konusu karara karşı itirazda

bulunulmuş, itirazı inceleyen İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi 12/6/2014 tarihli kararıyla itirazı kabul etmiş, ret

kararının kaldırılarak tekzip metninin yayımlatılmasına hükmetmiştir. Anılan

kararın gerekçesi şu şekildedir:

"Birgün Gazetesinin 28/02/2014 tarihli nüshasında yayınlanan

"Belgeleri Öğütme Derdine Düşmüşler" ve "Evrakları Yok Etme

Telaşına Düşmüşler" başlıklı yazının içeriğinde; Başbakan'ın kızı Esra

Albayrak ile damadı Berat Albayrak'ın aralarında

telefon öğütücü makinesi alınması konusunda konuşma yaptıklarına ilişkin bir

anlatımın olduğu,bu

anlatımında twitter üzerinden haramzadeler isimli

kullanıcı tarafından paylaşılan metinlere dayandırıldığı anlaşılmıştır.

Basın kamu yararı olan konularda basın

özgürlüğü kapsamında kamuoyunu bilgilendirecektir. Ancak Kamu yararı, basına

kişileri suçlu gösterme hakkı vermeyeceği gibi basın özgürlüğü de suç işleme

özgürlüğü şeklinde kullanılamaz.

Haber konusu yazının esas alındığı twitter üzerinden haramzadeler isimli kullanıcı tarafından

paylaşılan metinlere dayanılarak yazının özellikle de başlığı itibariyle Berat Albayrak'ın usulsüz bir eylem gerçekleştirdiği, bu

eylemlerin kanıtı olabilecek evrakları da öğütücü makinesi alarak yok etme

gayretinde olduğu kanısı oluşturulmuştur. Hakkında kamuoyunda suçlulukları

konusunda bir algı yaratılarak, kamuoyubu talepte

bulunanın suçlu olduğuna inanmaya teşvik edilmiştir. Hem kamuoyu yanlış

yönlendirilmiş hem de lekelenmeme hakkı zedelenmiştir.

Hiçbir hukuki dayanağı

bulunmayan, soruşturmanın gizliliğini ihlal eden, adil yargılanma hakkını

zedeleyen bu yayınla talepte bulunan hakkında küçültücü değer yargısında

bulunularak içsel değere ve kamuoyu nezdindeki şeref ve saygınlığına saldırıda

bulunarak hukuka uygunluk sınırınının aşıldığı

anlaşılmakla; İstanbul 32. Sulh Ceza Mahkemesinin ''Düzeltme ve cevap talebinin

reddine ilişkin'' değişik iş kararına yapılan itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, düzeltme ve cevap talebinin

kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. "

6. Yayımlatılmasına karar verilen tekzip metni şu şekildedir:

"KAMUOYUNU YANILTMA AMAÇLI GERÇEK DIŞI HABERİNİZE

CEVABIMIZ

Birgün Gazetesi'nin 28.01.2014 tarihli nüshasında "Belgeleri öğütme

derdine düşmüşler" - "Evrakları yok etme telaşına düşmüşler"

başlıklı gerçek dışı bir haber yayınlanmıştır. Haberde bahsi geçen ve kim

tarafından internete yüklendiği belli olmayan; gerçekliği meçhul, dolayısıyla

hiçbir değer taşımayan bir takım ses kayıtları, Müvekkil Berat Albayrak'ın şeref ve haysiyeti ile mesleki itibarının

zedelenmesi amacıyla ve mevcut karalama kampanyasının bir parçası olarak

kamuoyuna gerçekmiş gibi sunulmuştur. Gerçek kimliğini açıklamaya dahi cesareti

olmayan bir twitter kullanıcısının internete

yüklediği, doğruluğu, montaj olup olmadığı, kimler arasında geçtiği meçhul bir

ses kaydına ve o kayıtları hayali bir kurgu dahilinde sunan metinlere dayanılarak

kaleme alınan haber, değişik dönemlerde rastladığımız ve defalarca kınadığımız dezenformasyon çabalarının bir ürünüdür.

Müvekkilin isminin, çamur at izi kalsın

mantığıyla böylesine çirkin iftiralara malzeme yapılmasının, müvekkili

kötülemeye ve yıpratmaya çalışmaktan başka bir amaca hizmet etmediği son derece

açıktır. Bu anlayış, sadece müvekkile ve gazeteciliğin etik ilkelerine değil,

aynı zamanda gerçeklere ulaşma hakkına sahip kamuoyuna da zarar vermektedir.

Bu nedenle, yasal tüm haklarımız saklı kalmak

üzere, tekzibe konu haberde yer alan gerçek dışı bilgi ve açıklamaları; kötüniyetli ve hayali senaryoları; kısacası gazeteciliğin

etik değerlerine yakışmayan bu haberi yapan ve yayınlayan kurumu kınıyor,

gerçeklikle ilgisi olmayan haberinize karşı cevabımızı kamuoyuna saygıyla

sunuyoruz."

7. İtirazın kabulüne dair karar 25/6/2014

tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 25/7/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

III. İNCELEME VE GEREKÇE

8. Mahkemenin 20/9/2017 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

9. Başvurucular tekzibe konu haberin gerçeklik, kamu yararı ve

toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık

unsurlarını içermekte olup hukuka uygun olduğunu, başlıkları dışında herhangi

bir yorum katılmaksızın ve çözümlenen kayıtların Berat Albayrak'a

ait olduğu hususunun bir iddia olduğu belirtilerek yayımlandığını, habere

konulan başlıkların polemik niteliğinde olabileceği

düşünülse de haberin tamamının hukuka aykırı ilan edilmesinin haberde gerçeklik

unsurunun varlığı hâlinde polemik niteliği taşıyan ifadelere rağmen haberin

hukuka aykırı bulunamayacağına dair Yargıtay içtihadına aykırı olduğunu,

yayımlanan tekzip metninde gazeteye yönelik haksız ve hakaret içeren ifadeler

bulunduğundan düzeltme hakkının sınırlarının aşıldığını ve hakkın kötüye

kullanılması seviyesine geldiğini, ayrıca 17 Aralık 2013 tarihinden itibaren bazı

kamu görevlileri ve onların yakınlarıyla ilgili yolsuzluk iddiaları hakkında

yapılan haberlere ilişkin sayısız soruşturma başlatıldığını, içeriğe erişimin

engellenmesi kararları verildiğini ve bu haberlere ilişkin cevap ve düzeltme

metinleri yayınlanması yönündeki taleplerin neredeyse tamamının kabul

edildiğini, tüm bu uygulamaların rüşvet ve yolsuzluk iddialarına ilişkin

haberler bakımından gizli bir sansür niteliğine ulaştığını, bu sebeplerle ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Somut olayda çözümlenmesi gereken ilk mesele başvuru konusu

haberle ilgili mahkemece tekzip talebinin kabul edilmesi ve tekzip metni

yayımlatılmasının, başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir

müdahale oluşturup oluşturmadığını belirlemektir.

11. Cevap ve düzeltme hakkı kullanımı, ilke olarak istediğini

yayımlamak ya da yayımlamamak konusunda serbest olan basın organlarının cevap

metni karşısında serbestliği bulunmaması nedeniyle ifade ve basın

özgürlüklerine müdahale teşkil etmektedir (Ahmet

Oğuz Çinko ve Erkan Çelik [GK], B. No: 2013/6237, 2/7/2015,

§ 52).

12. Anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen

koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinin

ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme,

Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha

fazlasına dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

(Bekir Coşkun [GK], B. No:

2014/12151, 4/6/2015, § 38).

13. Başvurucuların ifade ve basın özgürlüğüne yönelik anılan

mahkeme kararı ile gerçekleştirilen müdahalenin 9/6/2004

tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesi gereğince kanuni

dayanağının bulunduğu ve "başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına" yönelik önlemlerin bir parçası olarak meşru bir amaç

taşıdığından şüphe bulunmamaktadır (Vural

Nasuhbeyoğlu, B. No: 2013/6146, 17/2/2016, § 38).

14. Son olarak müdahalenin demokratik toplum düzeninin

gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

15. Devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel

şeref ve itibara keyfî olarak müdahale etmemekle ve üçüncü kişilerin

saldırılarını önlemekle yükümlüdür (Adnan

Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, §

33). Bir kişinin saygınlığına, onuruna, şeref ve itibarına müdahale eden veya

gerçeğe aykırı olan bir yayının yapılması durumunda aleyhine yayın yapılan

kimsenin bu yayına cevap verme ve düzeltmeyi isteme hakkı,devletinkişisel şeref ve itibara üçüncü kişiler

tarafından gerçekleştirilen saldırıları önlemek şeklindeki pozitif yükümlülüğü

kapsamında başvurulabilecek yollardan bir tanesidir (Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik, §§ 41-48).

16. Bu bağlamda tekzip talebini kabul eden mahkeme kararında,

kişilerin şeref ve itibarın korunmasını isteme hakkı ile başvurucuların basın

ve ifade özgürlükleri arasında Anayasa Mahkemesi içtihadında ortaya konulan kriterlere uygun şekilde bir denge kurulup kurulmadığının

tespit edilmesi gerekmektedir (Vural Nasuhbeyoğlu,

§ 37).

17. Cevap ve düzeltme hakkı kullanımında

esas amaç şeref ve itibarın korunması olmakla beraber kişilere kendileri

hakkında yapılan yayının muhatabı olmuş kitleye ulaşarak tartışmaya katılma

imkânı da sağladığı gözetildiğinde söz konusu hakkın, haber ve bilgilerin

farklı kaynaklardan alınması ile haber ve bilgi çoğulculuğunu ve dolayısıyla

toplumun doğru bilgilendirilmesini sağlama fonksiyonu da bulunduğu kabul

edilmektedir (Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan

Çelik, § 54). Ayrıca cevap ve düzeltme talebinin mahkemece kabul

edilmesi üzerine ilgili haberin basında yer alan içeriğinde değişiklik

yapılmadığı, aksine basın ve yayın organlarına tekzibe konu haberlerini bir kez

daha kamuoyuna duyurma fırsatı sağlandığı, böylece haberin asıl yayımlanma amacının

kamunun gündeminde kalmasına yardımcı olunduğu da dikkate alınmalıdır (Vural Nasuhbeyoğlu, § 39).

18. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi kararlarında ortaya konulan

kriterler (İlhan Cihaner,

B. No: 2013/5574, 30/6/2014, §§ 66-73; Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617,

8/4/2015, §§ 58-66; Nihat Özdemir,

2013/1997, 8/4/2015, §§ 54-61; Ali Suat

Ertosun, B. No: 2013/1047, 15/4/2015, §§ 44-52) esas alınarak kamusal tartışmaya sağladığı katkı,

toplum menfaati, kişilerin şeref ve itibarının korunma düzeyi ile basın organının

ifade özgürlüğü arasındaki

menfaatler dengesinin yerel mahkeme tarafından değerlendirilmesi sonucu tekzip

talebi kabul edilerek cevap ve düzeltme yayımlanması kararında açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin derece

mahkemelerinin takdirine müdahale etmesi söz konusu olmayacaktır (Vural Nasuhbeyoğlu, § 40).

19. Somut olayda başvurucular, tekzibe konu haberde kimliği

belirsiz bir twitter hesabından paylaşılan ve bir

siyasetçiye ait olduğu söylenen telefon görüşmesi kayıtlarının çözümlenerek

yayımlandığını, fakat anılan siyasetçiye ait olduğu hususunun bir iddia

olduğunun özellikle vurgulandığını belirtmişlerdir. Bu

bağlamda yayımlanan telefon görüşmesi kayıtlarının anılan siyasetçiye ait olup

olmadığı konusunda bir bilgiye sahip olmadığını ve üçüncü şahısların

iddialarını haber konusu yaptığını kabul eden gazeteye, iddiaların muhatabı

olan tarafa cevap ve düzeltme hakkı tanınması şeklindeki kamusal müdahalede,

özellikle haberin kamuoyunu fazlasıyla ilgilendiren içeriği ve bu doğrultuda

tekzibin haber ve bilgi çoğulculuğunu sağlama fonksiyonu, ayrıca iddia edilenin

aksine anılan tekzip metninde hakaret oluşturan herhangi bir ifadeye yer

verilmediği de gözönüne alındığında açık keyfîlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.

20. Başvurucular, 17 Aralık 2013

tarihinden itibaren bazı kamu görevlileri ve onların yakınlarıyla ilgili

yolsuzluk iddiaları hakkında yapılan haberlere ilişkin sayısız soruşturma

başlatıldığını, içeriğe erişimin engellenmesi kararları verildiğini ve bu

haberlere ilişkin cevap ve düzeltme metinleri yayımlanması yönündeki taleplerin

neredeyse tamamının kabul edildiğini, tüm bu uygulamaların rüşvet ve yolsuzluk

iddialarına ilişkin haberler bakımından gizli bir sansür niteliğine ulaştığını,

bu sebeplerle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerse

de bireysel başvuru dosyasında anılan iddiaları destekleyecek hiçbir bilgi ya

da belgeye yer verilmediği görüldüğünden söz konusu iddialar değerlendirme

kapsamı dışında bırakılmıştır.

21. Yukarıdaki değerlendirmeler ve farklı

çıkarları dengelerken yargı mercilerinin sahip oldukları takdir payları da

dikkate alındığında derece mahkemelerince tarafların haklarının

değerlendirilmesinde açık bir dengesizlik saptanmadığı ve bu kapsamda bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 20/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef EREN

Başvurucular

:

1. Hakkı İlker YAŞAR

2. Birgün

Yayıncılık ve İletişim Tic. A.Ş.

Vekili

:

Av. Tolgay

GÜVERCİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/12902, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Olay Ve Olgular
  5. "Kamuoyunu Yanıltma Amaçlı Gerçek Dışı Haberinize
  6. Cevabımız
  7. III. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurunun açıkça
  9. Güvercin
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/12902
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Ramazan Ayan Başvurusu (B. No: 2014/14924)
  • Fahrettin Aktaş Başvurusu (B. No: 2014/18155)
  • Nimet Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/11229)
  • Ozan Çağlar Akman Başvurusu (B. No: 2014/1622)
  • Kamil Uçar Başvurusu (B. No: 2014/18122)
  • Dalbay Taş İmalat San. ve Tic.ltd.şti. Başvurusu (B. No: 2014/10518)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.