İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Berk Başvurusu (B. No: 2017/13338)

1. Başvuru, bir kısım mahpusun kapalı görüş hakkının

Başvuru No2017/13338Tarih19 Eylül 2018Okuma17 dk · 3.343 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Halil Berk Başvurusu (2)

Karar tarihi
19 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2017/13338
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.343 kelime·17 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir kısım mahpusun kapalı görüş hakkının

sınırlandırılması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/1/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Bakanlık görüşüne

karşı başvurucu cevap vermemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL süreci devam etmektedir.

Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği

tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ( [GK], B. No: 2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20,

47-66) kararında yer almaktadır.

8. Eski vali yardımcısı olan başvurucu 15 Temmuz 2016 tarihli

darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle

Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanarak

Nevşehir E TipiKapalı Ceza İnfaz Kurumuna

konulmuştur.

9. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının

3/8/2016 tarihli talimatı doğrultusunda, Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem

Kurulu (İdare ve Gözlem Kurulu)28/7/2016 tarihinde kapalı görüşlerin iki

haftada bir yapılmasına karar vermiştir. Kararda bu uygulamanın devletin

güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine işlenen

suçlar terörle mücadele kanunu kapsamına giren suçlar ile toplu işlenen

suçlardan tutuklu olanlara yönelik olduğu belirtilmiştir.

10. Başvurucu 28/11/2016 tarihli şikâyet dilekçesi ile infaz hâkimliğinebaşvurmuştur. Anılan dilekçesinde diğer

tutukluların haftada bir kez kapalı görüş hakkını kullanabilmelerine rağmen

kendisinin iki haftada bir bu haktan yararlandırıldığını ileri sürmüştür.

Başvurucu, görüş hakkının mevzuattahaftada bir olacak

şekilde düzenlendiğini, kapalı görüş hakkını ortadan kaldıran yasal bir

düzenleme bulunmamasına rağmen bu haktan yararlandırılmaması nedeniyleailesiyle görüşemediğini belirterek, kapalı görüş

hakkından haftada bir yararlandırılması talebinde bulunmuştur.

11. Ankara Batı İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 5/12/2016

tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda; uygulamanın

hukuka aykırı olmadığı, mevzuata ve ceza infaz kurumu kurallarına uygun olduğu

belirtilmiştir.

12. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi)

29/12/2016 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesi yerinde

görülerek anılan karara yapılan itiraz reddedilmiştir.

13. Nihai karar 6/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 23/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

15. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2017 tarihli ara

kararıyla başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin

19/6/2018 tarihli müzekkeresiyle ilgili Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun

tutuklu kaldığı sürede yaptığı tüm görüşlerin sıklığına ilişkin bilgi ve

belgeler talep edilmiştir. 20/6/2018 tarihli cevap yazısından, başvurucunun

Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu 10/8/2016 ile 22/3/2017 tarihleri

arasında aile fertleriyle (eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri ve

kayınvalidesi) on iki kez kapalı ve üç kez açık görüş yaptığı anlaşılmaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlüyü

ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla

eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı

tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller

dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla

üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma

saatleri içinde ziyaret edilebilir...

...

(3)

Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı

ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır."

17. 5275 sayılı Kanun'un "Tutukluların hakları" kenar

başlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul

edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma

evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından

tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar

koyabilir."

18. 5275 sayılı Kanun’un "Tutukluların

yükümlülükleri" kenar başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı

ceza infaz kurumları,...ziyaret, yabancı hükümlüleri

ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve

kurslardan yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ

62, 66 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk

hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir."

19. 22/7/2016 tarihli ve 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname'nin (OHAL KHK'sı) "Soruşturma

ve kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:

"e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi

koşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın

hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. Adalet

Bakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular

telefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde bir

ve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere

faydalanabilirler."

20. 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri

Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının olay

tarihinde yürürlükte olan (d) bendi şöyledir:

"(d) Hükümlü ve tutuklular, bu

Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde, üçü

kapalı biri açık görüş olmak üzere görüşme yapabilir."

21. Ziyaret Yönetmeliği'nin 13/9/2017 tarihli ve 30179 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak değiştirilen "Temel ilkeler" kenar başlıklı

5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:

"(d) Kurum idaresinin uygun göreceği bir

hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve

tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak

şekilde görüşme yapabilir."

22. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasına

eklenen, 18/8/2016 tarihli ve 29805 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren (e) bendi şöyledir:

"(e) Kurum mevcudu, güvenliği ve düzeni

dikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve

Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza

infaz kurumlarındaki açık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda

bir yaptırılabilir."

23. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Ziyaret gün ve saatleri"

kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Ziyaret günleri ve saatleri ile bir

hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve

kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir..."

24. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Kapalı görüş" kenar

başlıklı 7. maddesi şöyledir:

"Kapalı görüş, hükümlü ve tutuklular ile

ziyaretçilerinin her türlü maddi temasının önlendiği, konuşulanların hazır

bulunan görevli tarafından işitilebilecek şekilde izlenebildiği ve ceza infaz

kurumu idaresinin bu iş için tahsis ettiği özel bölümde yapılan

görüşmelerdir."

B. Uluslararası Hukuk

25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS/Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir."

26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata

saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini

geliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı

güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi

geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas

kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye,

B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11,

9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, §

29).

27. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular

Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak

sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), [BD], B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69).

28. AİHM'e göre suçun mahiyeti haklı

gösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı

ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi

kapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali

anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §

123).

29. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir.

Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir

sınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silver

ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§

99-105).

30. AİHM'e göre hükümlü ve

tutukluların özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz

kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2),

B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.), B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §

127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi için

güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır

(Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,

20/5/2008, § 46).

31. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa

Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarının hükümlü

ve tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:

"Dış Dünya ile İlişki

24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta

mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle

ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin

mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.

24. 2 Devam etmekte olan bir ceza

soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç

işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi

halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak

adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu

tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.

24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişim

kurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşları

belirlemelidir,

24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,

mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine

ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.

24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla

yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun

için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar. ..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 19/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

33. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında

belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma

düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan

başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmesi gerekir.

B. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

34. Başvurucu; tutuklu olarak bulunduğu süre boyunca kapalı

görüş hakkının haksız şekilde sınırlandırıldığını, görüş hakkının

sınırlandırılmasına ilişkin OHAL KHK'larında bir düzenleme olmadığını

belirtmiştir. Başvurucu; eşi ve üç çocuğu ile sağlıklı koşullarda

görüşemediğini ve ailesiyle sürdürülebilir bir ilişki kuramadığını, masumiyet

karinesi göz ardı edilerek gerçekleştirilen sınırlayıcı uygulama nedeniyle aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde; öncelikle uygulamanın 17/05/2018

tarihinde sonlandırıldığını, Ceza İnfaz Kurumundaki kapalı görüşlerin tekrar

haftada birolacak şekilde uygulanmaya başladığını

ifade etmiştir. Görüşte kapalı görüşlerin iki haftada bir yapılması yönündeki Ceza

İnfaz Kurumu kararının, 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü

sonrası yaşanan olağanüstü kapasite artışı nedeniyle personel başına düşen

hükümlü ve tutuklu sayısının artmasına bağlı olarak güvenlik önlemlerinin

arttırılması gerekliliğinden doğduğu belirtilmiştir. Ayrıca savunma hakkının

öncelikli olması nedeniyle avukat görüşlerinde aksama yaşanmaması için

tutukluların aileleriyle olan görüşlerinin iki haftada bir yapılması

kararlaştırıldığı vurgulanmıştır. Bakanlık görüşünde; söz konusu kararın, ceza

infaz kurumlarının güvenliği, düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesinin yanında

savunma hakkının zedelenmemesi gayesini taşıdığı da belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

36. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı

şöyledir:

"Herkes ... aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğine

dokunulamaz."

37. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Aile, Türk toplumunun temelidir ...

Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için

gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırı

olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme

hakkına sahiptir..."

38. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığında

resmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişinin

ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğine işaret

edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme Sözleşme’nin 8. maddesi

çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını

oluşturmaktadır (Murat Atılgan,

B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

39. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC

(2006) 2 sayılı tavsiye kararlarında da hükümlü ve tutukluların aileleri, başka

kişiler ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerine

izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Mehmet

Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiye

kararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlere

kısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgari

bir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.

40. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz

kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi

gerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özel

hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge

sağlanmalıdır. Ancak ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarak

idarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusunda

takdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:

2013/6693, 16/4/2015, § 89).

41. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için kapalı görüş

hakkının ilgili Cumhuriyet savcısının kararı doğrultusunda alınan idare ve

gözlem kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatına saygı hakkına müdahale

oluşturmaktadır.

42. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen

koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal

edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

43. Somut olayda hükümlü ve tutukluların yakınlarıyla iki haftada

bir görüşme yapabileceği şeklindeki düzenlemenin Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığının 3/8/2016 tarihli karar ve talimatı doğrultusunda alınan İdare

ve Gözlem Kurulunun 28/7/2016 tarihli kararıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan kararlarda uygulamanın dayanağı olarak 5275 sayılı Kanun, ZiyaretYönetmeliği ve 667 sayılı OHAL KHK'sı

gösterilmiştir. İnfaz Hâkimliği de aynımevzuata

dayanarak ve İdare ve Gözlem Kurulunun karar gerekçelerini tekrarlayarak

başvurucunun itirazını reddetmiştir.

44. 5275 sayılı Kanun'un83. maddesinde, ziyaret hakkı olanlar

sayıldıktan sonrahükümlünün haftada bir ziyaret

edilebileceği genel kural olarak düzenlenmiştir.Kanun'un114.

maddesi ile soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının soruşturmanın selameti

bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabileceği veya bu hususta

sınırlama getirebileceği belirtilerek tutuklular yönünden genel kurala istisna

getirilmiştir. 667 sayılı OHAL KHK'sının "Soruşturma

ve kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesiyle ziyaret

hakkı düzenlenirken, Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklı tutularak

Kanun'un 114. maddesinde tanımlanan yetkinin korunduğu görülmektedir. Kanun'da

ayrıca, ziyaretlerin kapalı ve açık görüş olarak yapılacağı hüküm altına

alınmakla yetinilmiş, görüşlere ilişkin koşul ve sürelerin Bakanlıkça

hazırlanan yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Bakanlık tarafından

çıkarılan ve başvuru tarihi itibariyle de yürürlükte olan Ziyaret

Yönetmeliği'nde Kanun'un haftada bir kez ziyaret yapılabileceği yönündeki

hükmüne uygun düzenleme yapılmıştır.

45. Başvuru konusu uygulamaya dayanak olan Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığının kapalı görüşlerin iki haftada bir yapılmasına ilişkin kararında

5275 sayılı Kanun'un 114. maddesinde verilen ve 667 sayılı OHAL KHK'sı ile korunan

görüşlerin sınırlandırılmasına yönelik yetkiye dayanıldığı ancak bu durumun

ayrıntılı şekilde açıklanmadığı görülmüştür. Öte yandan ilgili kararda, ülke

genelinde uygulanan olağanüstü hâlden devam eden olağan dışı koşullardan bahsedilereksınırlamanın kanuni dayanakları gösterilmek

suretiyle güvenlik gerekçesine dayanıldığı ve sadece tutuklular yönünden geçici

bir tedbir öngörüldüğü dikkate alındığında, anılan yetkinin kullanımı için

Kanun'da öngörülen koşulların somut olayda oluştuğunun yeterli gerekçe ile

ortaya konulduğu kabul edilmelidir. Bu durumda Kanun'un 114. maddesinde

Cumhuriyet savcısına verilen yetkiye dayanılarak silahlı terör örgütüne üye

olmak suçundan tutuklu olan başvurucuya anılandüzenlemelerin

uygulandığı ve bu düzenlemelerin kanunla

sınırlama koşulunu karşıladığı sonucuna varılmıştır.

46. Öte yandan isnat edilen suçların ağırlığına göre tutuklu ve

hükümlülere tanınan birtakım hak ve imkânların farklılaşması doğaldır.

12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren

suçların ağırlığı, devam eden OHAL koşulları, Ceza İnfaz Kurumunun mevcudu ile

personel sayısı dikkate alındığında kamu düzenini, Ceza İnfaz Kurumu

güvenliğini ve soruşturmaların etkin bir şekilde yürütülmesinisağlama

amacıyla bir kısım suçtan tutuklu olanlar için kapalı görüş hakkının

sınırlandırılmasının meşru amaç taşıma koşulunu karşıladığı

değerlendirilmiştir.

47. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelere

gerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşulları

çerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi

gerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiği

suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu durumda

başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,

müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarında

dayandıkları gerekçelerin aile hayatına saygı hakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk

ve ölçülülük ilkesine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,

§ 68).

48. Bu bağlamda başvuruya konu kapalı görüş hakkının

sınırlandırılmasını 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen askerî darbe

teşebbüsü ve sonrasındaki gelişmeler ile birlikte değerlendirmek gerekmektedir.

49. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke

genelinde Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatı ile darbe girişimiyle

bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile

bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda kişi hakkında soruşturma

başlatılmıştır. Bu soruşturmalar kapsamında başta Türk Silahlı Kuvvetleri,

emniyet ve yargı mensupları olmak üzere çok sayıda kamu görevlisi ve ayrıca

sivil kişi hakkında yakalama ve gözaltına alma tedbirleri uygulanmış; bu

kişilerin önemli bir bölümü mahkeme kararıyla tutuklanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51). Öte

yandan tutukluların ve hükümlülerin güvenliğini ve muhafazasını sağlamakla

görevli ceza infaz koruma memurlarının ve jandarma personelinin bir kısmı,

ayrıca gerektiğinde tutukluların güvenliğinin sağlanmasında

görevlendirilebilecek olan emniyet görevlilerinin önemli bir bölümü terör

örgütleri ile olan ilgileri nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış veya

uzaklaştırılmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§ 57).

50. FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla tutuklu olan başvurucu 667

sayılı OHAL KHK'sının 6. maddesinde tahdidi olarak sayılan aile fertleri ile

mevzuatta açıkça öngörülen koşullarda görüşebilmektedir. Görüş hakkının

kullandırılmadığına ya da tamamen kaldırıldığına ilişkin bir iddiası bulunmayan

başvurucunun, Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu 7 ay 12 günlük

sürede üç kez açık görüş ve on iki kez de kapalı görüş hakkından

yararlandırıldığı görülmektedir. Başvurucunun bu görüşlerde eşi, üç çocuğu,

annesi, babası, kardeşleri ve kayınvalidesi ile görüşebildiği, dolayısıyla aile

fertleriyle doğrudan temasını sürdürme imkânından yararlandığı anlaşılmaktadır.

51. Ziyaret Yönetmeliği'nin 10. maddesinde de ziyaret günleri ve

saatleri ile hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının kurumun

fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak ilgili ceza infaz kurumlarınca

belirleneceği düzenlenmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrası

terör örgütüyle ilgili soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle artan tutuklu

sayısına rağmen personel sayısının azalması dikkate alındığında, darbe

teşebbüsünden sonra artan soruşturmaların etkin bir şekilde yürütülmesi

amacıyla ceza infaz kurumlarında ziyaretçilere yönelik alınan tedbirlerin ve

geçici sınırlandırmaların olağanüstü koşulardan doğan acil bir ihtiyaç olarak

ortaya çıktığı görülmektedir. Bu bağlamda isnat edilen suçların ağırlığı ve

sayısı artan soruşturmaların selameti gözönüne alınaraktutuklular hakkında getirilen birtakım

sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşuluna

aykırılık oluşturmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca silahlı terör örgütüne üye olmak

suçundan tutuklanan başvurucunun kapalı görüş hakkına getirilen sınırlamanın,

görüşme hakkını ortadan kaldırmayan geçici bir tedbir olması ve yakınlarıyla

temasını sürdürebilecek şekilde uygulandığı hususları gözetildiğinde makul

olduğu değerlendirilmektedir.

52. Tüm bu hususlar gözönüne

alındığında OHAL koşullarının gerektirdiği kamu düzeninin korunması ihtiyacı

ile soruşturmaların etkin bir şekilde yürütülmesini ve Ceza İnfaz Kurumu

güvenliğini sağlama amaçları doğrultusunda -isnat edilen suçun ağırlığı da

dikkate alınarak- başvurucunun aile fertleriyle olan ilişkisinin sürdürülmesini

engellemeyen kapalı görüş hakkının sınırlandırılması şeklindeki söz konusu müdahalede,

kamu makamları tarafından güdülen meşru amaç ile başvurucunun bireysel yararı

arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratik toplumda gerekli olan

müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

53. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

54. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olan

başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA, 19/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Halil BERK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/13338, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal
  12. B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Özgüldür
  15. Gökcan
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/13338
Tarih
19 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Deniz Şahin ve Suat İncedere Başvurusu (B. No: 2015/17260)
  • Hayati Kaytan Başvurusu (B. No: 2015/17604)
  • Cenk Balcıoğlu Başvurusu (B. No: 2015/3522)
  • Yaşar Kemal Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/20000)
  • Songül Çetinatar Başvurusu (B. No: 2015/13176)
  • Şevki Tanıl Başvurusu (B. No: 2016/13402)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.