İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil Faki Erdal Başvurusu (B. No: 2016/14380)

1. Başvuru, başvurucunun davacıya gönderdiği mektupta yer

Başvuru No2016/14380Tarih25 Eylül 2019Okuma14 dk · 2.815 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Halil Faki Erdal Başvurusu

Karar tarihi
25 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/14380
R.G. Tarih ve Sayı
24/10/2019-30928
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.815 kelime·14 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun davacıya gönderdiği mektupta yer

alan ifadeleri nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 15/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

A. Arka Plan

Bilgisi

8. Başvurucu, olayların geçtiği tarihte Türk Metal

Sendikasının (Sendika) İstanbul Anadolu şube başkanı olarak görev yapmaktadır.

Sendika, Türkiye'de 1963 yılından beri faaliyet göstermektedir. Hâlen otomotiv,

beyaz eşya, elektronik, demir-çelik ve yan sanayi gibi bir çok alanda yetkili

sendika olarak faaliyet gösteren Sendika'nın 200.000 civarında üyesi

vardır.

9. Uzun yıllar farklı sendikalarda görev alan ve

olayların geçtiği tarihte ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetede köşe

yazarlığı yapan Y.K., Sendika Başkanı P.K. hakkında birçok eleştirel yazı

yazmıştır.

10. Gazeteci Y.K.nın 10/3/2013 tarihinde "P.K.

neyi savunduğunun farkında mı?" başlıklı yazısının ilgili kısmı

şöyledir:

"...[P.K.] bilerek yada bilmeyerek

Türkiye’yi felakete sürükleyecek bir çizgiyi savunmaktadır.

[P.K.] ne diyor?

Misak-ı Milli sınırları içinde

ayyıldızlı bayrağımız dalgalanırsa, her türlü çözüme varmış.

Bunun anlamı nedir?

Ayyıldızlı bayrağı bölücüler de

reddetmiyor. Hatta geçenlerde bu konuda bir gösteri bile yapıldı. Bir

toplantıda ayyıldızlı bayrağın asılmasını isteyen kişi, bölücülüğün

destekçilerindendi.

[P.K.] bilerek yada bilmeyerek

emperyalistlerin ve bölücülerin değirmenine su taşıyor..."

11. Y.K.nın 18/7/2015 tarihinde "P.K. da

Açıklasın!" başlıklı yazısının ilgili kısımları şöyledir:

"...Birleşik Metal İş Genel Başkanı

[A.S.] ücret

bordrosunu ve malvarlığını sendikanın facebook sayfasında kamuoyuna açıkladı.

Metal işkolunda en fazla işçiyi temsil

eden sendika, Türk-İş üyesi Türk Metal.

Türk Metal’in genel başkanı da [P.K.]

İnsan ister istemez [A.S.nin] ücreti, hizmet ödeneği ve

mal varlığı ile [P.K.nin] ücreti, hizmet ödeneği ve mal varlığını

karşılaştırmayı düşünüyor.

[P.K.nın] net aylığı bugüne kadar

açıklanmadı. Açıklasa da öğrensek.

[P.K.nın] aynı zamanda Uluslararası

Avrasya Metal İşçileri Federasyonu’nun genel başkanı.

Acaba buradan ne kadar aylık alıyor?

Ayrıca bir de Türk-İş genel

sekreterliğinden alınan aylık var.

[P.K.nın] bir türlü açıklanmayan brüt

ücretine her türlü sosyal yardım ve ikramiye brüt olarak eklenecek ve bu miktar

net olarak ödenecek. Vergi ve diğer kesintiler de sendika tarafından

karşılanacak.

....

[P. K] 23 yıllık profesyonel sendikacı.

Bu tüzük hükmüne göre, bu yıl Ağustos ayında alacağı hizmet ödeneği her hizmet

yılı için 76 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında olacak...

... [P.K.], 7,5 aylık giydirilmiş brüt

ücreti tutarını net olarak alacak. Halbuki kanuna göre, hizmet ödeneği kıdem

tazminatı tavanını aşamaz.

[P.K.nın] hizmet ödeneği,

[A.S.nin] hizmet ödeneğinin en az 20 katı tutuyor.

[P.K.] ücretini ve malvarlığını

açıklasa da, onları da karşılaştırsak.

[P.K.yı], [A.S.den] ayıran çok önemli

bir nokta, hizmet ödeneği..."

B. Somut

Başvuruya İlişkin Olaylar

12. Başvurucu, gazeteci Y.K.nın P.K. hakkında yazdığı

yazılar üzerine Y.K.ye bir mektup yazmış ve posta yoluyla göndermiştir.

Mektubun ilgili kısmı şöyledir:

" ... Uzun süredir Türk Metal Sendikası ve onun genel başkanı sayın [P.K] hakkındaki, çoğu gerçek dışı

olan yazılarınızı okuyoruz. Genel başkanımız bugüne kadar bu yazılara cevap

vermeye, sizinle muhatap olmaya tenezzül bile etmedi. Bunun nedeni şudur, bu

yazılar eğer sicili temiz gerçek bir gazeteci tarafından yazılmış olsaydı,

bizim için hakikaten üzücü olur, bunların doğru olmadığını anlatmak için çok

uğraşırdık.

Ama siz, uzun yıllar sendikalarda

çalışmış, bugün eleştirdiğiniz her şeye yanlış olduğunu söylediğiniz tüm

işlere, sendikalarda göz yummuş, uzun yıllar çalıştığınız Türkiş'te, şimdi

yerden yere vurduğunuz

[B.M. nin] akıl hocalığını yapmış, bir sürü karanlık işte görev almış sicili

bozuk birisiniz. Ayrıca gazeteci değil, hayatını artık size sendikalarda iş

vermeyen, yalanlarınız ve iftiralarınız nedeniyle sizi dışlayan sendikalardan

ve sendikacılardan intikam almaya adamış bir müfterisiniz. Bu nedenle yazılarınız

tamamen kişisel hırs ve öç alma duygusundan kaynaklanıyor.

Sendikamız Türk Metal'in büyüklüğü ve

gücü karşısında, aşağılık kompleksi duymaktan öteye gidemeyen Birleşik Metal

Sendikasında çalışan damadınız adına ve onun ve sendikanın çıkarları için yazılar

yazan bir tetikçisiniz.

Uzun yıllar sendikacıların yaptığı

yanlış işleri örtmekte maharetli olduğunuz kadar, gazetecilikte maharetli

değilsiniz. Gerçek birkaç gazeteci, sizin Türkiş'te çalıştığınız dönemde

koltuğunuzu korumak için yaptığınız yanlış işleri yazdı diye onlara nasıl

saldırdığınız anlatıp duruyorlar. Gazetede bu yazdıklarınızı okuyup sizi bir

şey sanan insanlar, sendikalarda çalıştığınız dönemde sizinle ilgili

söylenenleri, anlatılanları duysalar herhalde ... gazetesine bir daha ellerini

bile sürmezler. Siyasi mücadelesine saygı duyduğumuz sayın ... bir daha yazı

falan yazdırmaz.

Bu mektubu sayın [...] de göndereceğim. Ama çok merak

ediyorum, siz bu mektubu köşenizde yayınlama cesaretini

gösterebilirmisiniz."

13. Başvurucunun yazdığı mektubun içeriğinden dolayı Y.K.

12/8/2015 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurucunun hakaret

suçundan cezalandırılması talebiyle suç duyurusunda bulunmuştur.

14. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle 1/12/2015 tarihli

iddianame düzenlenmiştir.

15. Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 14/7/2016

tarihli kararıyla başvurucunun hakaret suçundan 1.500 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...sanığın kargo ile zarf

içerisinde müştekiye gönderdiği mektupta 'Sicili temiz gerçek bir gazeteci

tarafından yazılmış olsaydı ... bir sürü karanlık işte görev almış sicili bozuk

... , yalanlarınız ve iftiralarınız ..., müfterisiniz ..., aşağılık kompleksi

duymaktan öteye gidemeyen ..., yazılar yazan bir tetikçisiniz ..., yanlış

işleri örtmekte maharetli olduğunuz kadar ..., ama çok merak ediyorum siz bu

mektubu köşenizde yayınlama cesaretini gösterebilir misiniz?' şeklinde

ifadelerin bulunduğu , sanığın müştekinin siyasi kişiliği nedeniyle eleştiri

kapsamında değerlendirilmesi şeklindeki savunmasına , sarf edilen sözlerin

eleştiri sınırlarını aşıp bütünü itibariyle hakaret ve aşağılama kastı taşıdığı

anlaşıldığından itibar edilmemiş ve müsnet suçtan sanığın cezalandırılmasına

dair hüküm kurulmuştur..."

16. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar miktar

itibarıyla kesin olup 14/7/2016 tarihinde başvurucuya tefhim edilmiştir.

17. Başvurucu 15/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun

"Hakaret" kenar başlıklı 125. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(1) Bir kimseye onur, şeref ve

saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden

veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,

üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."

B. Uluslararası Hukuk

19. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Kemal

Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-35.

20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre maddi

olgular ile değer yargısı arasında dikkatli bir ayrıma gidilmelidir. Maddi

olgular ispatlanabilirse de değer yargılarının doğruluğunu ispatlamanın mümkün

olmadığı hatırda tutulmalıdır (Lingens/Avusturya, B. No: 9815/82,

8/7/1986, § 46). AİHM, değer yargılarının doğruluğunun ispat edilmesinin

istenmesinin imkânsız bir talep olduğunu ve böyle bir yükümlülüğün

kendiliğinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde korunan hakkın

temel bir bileşeni olan görüş sahibi olma özgürlüğünü ihlal edeceğini

belirtmektedir. AİHM'e göre, tamamen değer yargısından oluşan ifade

açıklamalarında dahi müdahalenin orantılılığı söz konusu açıklamanın somut

dayanaklarının bulunup bulunmadığına göre belirlenmelidir. Zira somut

dayanakları bulunmuyorsa, değer yargısı ölçüsüz olabilir (Jerusalem/Avusturya,

B. No: 26958/95, 27/2/2001, §§ 42, 43).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu; mektupta geçen ifadelerin hakaret

suçunu oluşturmayacağını ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi

gerektiğini belirtmiştir. Başvurucuya göre mektuptaki kimi ifadeler gazeteciye

yönelik olmamasına rağmen, derece mahkemesince mektubun bütünü dikkate

alınmadan hakkında hüküm kurulmuştur. Başvurucu ayrıca, kamuoyuna malolmuş bir

kişi olan gazetecinin tahammül sınırlarının daha yüksek ve eleştiriye daha açık

olması gerektiğini, bu hususların gözönüne alınmadığını belirterek ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğinin tespiti ile birlikte yeniden yargılama ve

tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma

hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,...

başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir…”

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

25. Başvurucu hakkında, ilgili mektupta kullandığı

ifadeler nedeniyle 1.500 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Söz konusu

mahkeme kararı ile başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale

yapılmıştır.

b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ...

yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin

... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

27. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde

öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme,

Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi

gerekir.

i. Kanunilik

28. 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin kanunla

sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

29. Başvurucunun adli para cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin kararın başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik

önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

(a) Demokratik Toplumda İfade Özgürlüğünün Önemi

30. Demokratik toplumda ifade özgürlüğünün önemine

ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun (GK), B. No:

2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın (GK), B. No: 2013/9343,

4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§

35-38.

(b) Müdahalenin

Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

31. Müdahalenin demokratik toplum düzenine uygun olmasına

ilişkin ilke paragrafları için bkz. Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48, 51,

53-55, 57; Mehmet Ali Aydın, §§ 68, 70-72; AYM, E.2018/69, K.2018/47,

31/5/2018, § 15; AYM, E.2017/130, K.2017/165, 29/11/2017, § 18; Tansel

Çölaşan, §§ 46, 49, 50, 51; Hakan Yiğit, B. No: 2015/3378,

5/7/2017,§§ 58, 59, 61, 66, 68.

32. Buna göre ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale,

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal

ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

(c) Başkalarının

Şöhret veya Haklarının Korunması

33. Bireyin şeref ve itibarının korunmasına ilişkin ilke

paragrafları için bkz. İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014,

§§ 44, 82; Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §§ 41,

45; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun,

§ 45; Önder Balıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017, §§ 42, 44; Ergün

Poyraz (2) (GK), B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 58.

(d) İfade

Özgürlüğü ile İtibarın Korunmasını İsteme Hakkı Arasında Adil Denge

34. Anayasa Mahkemesi benzer başvurularda, başvurucunun

cezalandırılmasına ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında başvurucunun

ifade özgürlüğü ile başkalarının şöhret veya haklarının korunması arasında adil

bir dengenin gözetilip gözetilmediğini değerlendirmektedir (bkz.Nilgün

Halloran, § 27, 41, 52; Ergün Poyraz (2), § 56; İlhan Cihaner (2),

§ 49; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 56-58).

(e) Maddi Olgular ile Değer Yargısı

Arasındaki Fark

35. Öte yandan dava konusu söylemlerin, maddi vakıaların

açıklanması veya değer yargısı olarak nitelendirilmesi önemlidir. Bu noktada

maddi olgular ile değer yargısı arasında dikkatli bir ayrıma gidilmelidir.

Maddi olgular ispatlanabilirse de değer yargılarının doğruluğunu ispatlamanın

mümkün olmadığı hatırda tutulmalıdır (Kadir Sağdıç [GK], B. No:

2013/6617, 8/4/2015, § 57; İlhan Cihaner (2), § 64). Ancak bir

açıklamanın tamamen değer yargısından oluşması durumunda bile müdahalenin

orantılılığı, ihtilaflı açıklamanın somut unsurlarla yeterince desteklenip

desteklenmemesine göre tespit edilmelidir. Çünkü somut unsurlarla

desteklenmiyorsa değer yargısı ölçüsüz olabilir (Cem Mermut, B. No:

2013/7861, 16/4/2015, § 48).

(2) İlkelerin Olaya Uygulanması

36. Başvuru konusu olayda başvurucu, gazeteciye yönelik

ifadeleri nedeniyle adli para cezası ile cezalandırılmıştır. İlk derece

mahkemesi başvurucunun mektupta yazdığı; 'Sicili temiz gerçek bir gazeteci

tarafından yazılmış olsaydı ... bir sürü karanlık işte görev almış sicili bozuk

... , yalanlarınız ve iftiralarınız ..., müfterisiniz ..., aşağılık kompleksi

duymaktan öteye gidemeyen ..., yazılar yazan bir tetikçisiniz ..., yanlış

işleri örtmekte maharetli olduğunuz kadar ..., ama çok merak ediyorum siz bu

mektubu köşenizde yayınlama cesaretini gösterebilir misiniz?' ifadeleri

nedeniyle cezalandırıldığını belirtmiştir.

37. İncelenen başvurunun çözümlenmesinde gözönünde

tutulması gereken ilk husus başvurucunun ve gazetecinin toplumsal konumudur.

Gazeteci, kamuoyunun belli bir kesimi tarafından tanınan bir köşe yazarı

olmasının yanı sıra uzun süre yine kamuoyunca bilinen sendikalarda yöneticilik

yapmıştır. Başvurucu da bilinen bir sendikada şube başkanı olarak görev

yapmaktadır. Mektupta geçen ifadeler, başvurucunun çalışmakta olduğu sendikaya

ve sendikanın başkanına yönelik köşe yazıları nedeniyle başvurucunun

kızgınlığını dile getirdiği sözlerdir. Gazetecinin daha önce sendikacı olması

ve damadının da olayın geçtiği tarihte sendikacı olması gözönünde

bulundurulduğunda kullanılan ifadelerin taraflar arasındaki rekabetle birlikte

okunması gerekir. Söz konusu ifadelerin gönderilen mektupta yer almış olması

nedeniyle alenileştirilmesi de söz konusu olmamıştır.

38. Diğer taraftan, başvurucunun mektuptaki ifadelerinin

gerek lafzı gerek kullanıldıkları bağlam dikkate alınmalıdır (benzer yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Keleş Öztürk, § 51; Bayram Akın, B.

No: 2015/19278, 7/3/2019, § 37). Bu kapsamda mektubun bütünü dikkate

alındığında, başvurucunun, gazetecinin yazdıklarının doğru olmadığını, geçmişte

kendi yaptıklarıyla çeliştiğini ifade etmeyi ve onu ağır bir şekilde

eleştirmeyi amaçladığı anlaşılmıştır.

39. Dikkate alınması gereken ikinci husus ise

başvurucunun cezalandırılmasına neden olan ifadelerin bir kısmının olgusal

iddialar, bir kısmının ise değer yargıları olduğu ve olayların bütününe

bakıldığında bu değer yargılarının da somut unsurlarla desteklenmeye

çalışıldığı görülmektedir. Bununla birlikte Mahkeme; başvurucunun

cezalandırılmasına neden olan "sicili bozuk, müfteri, tetikçi"

gibi değer yargısı içeren ifadelerinin olgusal bir temelinin olup olmadığını

tespit etmeksizin anılan ifadelerin hakaret suçunu oluşturduğu sonucuna

varmıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Meral Özata Özgürol,

B. No: 2015/2326, 26/12/2018, § 49).

40. Dolayısıyla başvuruya konu mektupta yer alan ve

müştekinin şeref ve itibarına müdahale teşkil eden düşünce açıklamalarının

derece mahkemelerince ele alınma usulüne ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin

pek çok içtihadında ortaya konulan kriterlerin ilk derece mahkemesince

gözetilmediği anlaşılmaktadır.

41. Öte yandan olgusal isnatların ispatlanamadığı veya

değer yargısı içeren ifadelerin somut olgularla yeterince desteklenmediği

durumlarda bile cezalandırmanın ancak düşünce açıklamasının ölçüsüz bir saldırı

oluşturduğunun kabul edilmesi hâlinde mümkün olduğu unutulmamalıdır (Emin

Aydın, B. No: 2013/2602, 23/1/2014, § 50; Sinem Hun, B. No:

2013/5356, 8/5/2014, § 55; Kaos GL Derneği, B. No: 2014/18891,

23/5/2018, §54) .

42. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru incelemesinde

bireylerin anayasal hakları ihlal edilmediği sürece derece mahkemelerinin dava

konusu olguları değerlendirmesine ve hukuku yorumlamasına müdahalede bulunmaz.

Buna karşılık somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucunun ifade özgürlüğü

ile gazetecinin şeref ve itibarına saygı hakkı arasında bir denge kurmamıştır.

Mahkeme, mektupta yer alan belli ifadeleri değerlendirmiş, başvurucunun

gazeteciye yönelik olmayan "aşağılık kompleksi duymaktan öteye

gidemeyen Birleşik Metal Sendikasında çalışan damadınız adına"

sözlerini dahi cezalandırma konusu yapmıştır. Mahkeme tarafından mektubun

bütünselliği üzerinde durulmamış ve mektupta geçen ifadelerin kullanıldıkları

bağlam incelenmemiştir.

43. Sonuç olarak ilk derece mahkemesi başvurucunun ifade

özgürlüğü karşısında gazetecinin şeref ve itibarının korunmasındaki üstün

yararı gösterebilmiş değildir. Mahkemece ortaya konulan gerekçe ilgili ve

yeterli kabul edilmemiştir. Ayrıca yukarıdaki hususlar dikkate alındığında

başvurucunun kullandığı ifade nedeniyle adli para cezası ile

cezalandırılmasının demokratik toplumda gerekli olduğu da

değerlendirilmemiştir.

44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

47. Başvurucu, ihlalin tespiti, yeniden yargılama ile

10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

48. Somut başvuruda, başvurucunun yazdığı mektuptan

dolayı adli para cezası ile cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal

edildiği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme

kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

49. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak

yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve

bireysel başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından

ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal

kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu

sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

50. İfade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderim sağladığı değerlendirildiğinden

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

51. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve

2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 7. Asliye Ceza

Mahkemesine (E.2015/984, K.2016/537)GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu : Halil Faki ERDAL Vekili : Av. Mustafa Anıl PINAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/14380, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Arka Plan
  10. B. Somut
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. A. Ulusal Hukuk
  14. B. Uluslararası Hukuk
  15. V. İnceleme Ve
  16. Gerekçe
  17. A. Başvurucunun
  18. B. Değerlendirme
  19. VI. Hüküm
  20. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  21. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  22. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  23. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  24. M. Emin KUZ
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/14380
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Ekrem Kayan Başvurusu (B. No: 2016/12031)
  • Burcu Bardakcı ve Erdem Yinanç Başvurusu (B. No: 2016/13475)
  • Ömer Köse Başvurusu (B. No: 2017/10151)
  • Muammer Koçan Başvurusu (B. No: 2016/56282)
  • Harun Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/4644)
  • Hasan Kayran Başvurusu (B. No: 2016/68864)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.