İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Halil İbrahim Aydın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/483)

1. Başvurucular, 15/11/1965

Başvuru No2014/483Tarih19 Kasım 2014Okuma16 dk · 3.107 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Halil İbrahim Aydın Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2014/483
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.107 kelime·16 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, 15/11/1965

tarihinde murisleri tarafından Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro

tespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet

ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep

etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 13/1/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

2/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru

konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucuların murisi Diyap

Aydın ve arkadaşları, M.Ö. aleyhine 15/11/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro

Mahkemesinde açtıkları davada, 415 parsel numaralı taşınmazın kadastro

tespitinin iptalini talep etmişlerdir.

8. Mahkemece, 23/9/1977 tarih ve E.1965/284, K.1977/75

sayılı kararla; davaya konu taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu

olduğu gerekçesiyle kadastro tutanağının malik hanesinin boş bırakıldığı

belirtilerek, tapulama işlemlerinin tamamlanması ve malik hanelerinin

doldurulması için tutanakların Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine karar

verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

9. Kızıltepe ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları

sırasında 415 parsel numaralı taşınmaz kısmen M.Ö. ve Maliye Hazinesi adına

tespit edilmiştir.

10. Diyap Aydın mirasçıları Mehmet Şirin

Aydın, Abdüsselam Aydın, Abdulhalim Aydın ile Tahir Dündar, M.Ö. ve Maliye

Hazinesi aleyhine 25/7/1978 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açtıkları

davada, 415 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına

tescilini talep etmişlerdir.

11. Mahkemece, 5/12/2007 tarih ve E.1978/83, K.2007/11 sayılı

kararla; E.2007/1 sayılı dava dosyasındaki taraflar ve dayanak tapu

kayıtlarının benzer olduğu, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle dava

dosyasının E.2007/1 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine, yargılamaya bu

dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

12. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasından sonra

yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/98 sayılı dava dosyasında devam

edilmektedir.

13. Başvurucular, 13/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

14. Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 19/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 13/1/2014 tarih ve 2014/483 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

16. Başvurucular, murisleri tarafından 1965 yılında Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının Mardin

Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını, bu sürede taşınmazı kullanmadıklarını belirterek, mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

17. Başvuru dilekçesi ve ekleri dikkate alınarak başvurucu

Adnan Kayhan ile diğer başvurucuların bireysel başvuruları ayrı

değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

a. Başvurucu Adnan Kayhan’ın Mülkiyet ve Adil

Yargılanma Haklarının İhlali İddiası

18. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru

usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3) ve (6) numaralı fıkraları

şöyledir:

“(3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa

temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle

ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa

hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin

aşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru

dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem

veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin

eklenmesi şarttır.

…

(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması

hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu

veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir

süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin

tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik

kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya

temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan

ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

20. Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı

59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının doğrudan

zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı

örnekleri eklenir:

…

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.

…

(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncü

fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun

gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri

resen toplar.

…”

21. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”

başlıklı 60. maddesi şöyledir:

“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.

(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yönelik

özlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç on

sayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetini

eklemesi gerekir.

(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,

tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklar

hâlinde dizi pusulasına bağlar.”

22. İçtüzüğün “Form ve eklerinin ön incelemesi ve eksiklikler”

başlıklı 66. maddesi şöyledir:

“(1)Bireysel Başvuru Bürosu gelen

başvuruları şeklî eksiklikler bulunup bulunmadığı yönünden inceler. Başvuru

formunda veya eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunların

tamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir.

(2) Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıda

başvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen sürede eksiklikleri

tamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir.

(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu ve 60 ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespit

edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde

Komisyonlar Başraportörü tarafından reddine karar

verilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedi

gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği

kararlar kesindir.”

23. 6216 sayılı

Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca Anayasa

Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar

hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak

başvurucuya düşer (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).

24. Başvurucunun,

kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri

sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine

eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (B.

No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).

25. 6216 sayılı

Kanun’un 47. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre başvuru evrakında herhangi

bir eksiklik bulunması hâlinde, Anayasa Mahkemesi başvurucudan, eksikliğin

tamamlanmasını ister. İçtüzüğün 66. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre

Mahkemenin başvurucudan giderilmesini isteyebileceği eksiklikler, “şekli eksiklikler”dir. 6216 sayılı Kanun’un

47. ve İçtüzüğün 66. maddesi birlikte değerlendirildiğinde Anayasa Mahkemesi

başvurucudan ilk olarak, usulünce doldurulmamış olan başvuru formunun usulüne

uygun olarak doldurulmasını isteyebilir. İkinci olarak ise başvurucunun “ihlal iddiasına dayanak gösterdiği” bilgi,

belge ve deliller başvuru dilekçesine eklenmemiş ise dayanılan bu belgelerin

tamamlanması istenebilir (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 21). Başka bir deyişle Anayasa Mahkemesi başvurucudan,

dilekçesinde dayandığı ancak Mahkemeye ibraz etmediği delillerini tamamlamasını

isteyebilir.

26. Yukarıda

belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu

açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir.

İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun

başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için

başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve

gerekli açıklamaları yapması zorunludur (B. No: 2013/276, 9/1/2014, §

23).

27. Somut başvuruda başvurucu Adnan Kayhan, başvuru dilekçesinde,

murisi tarafından 15/11/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan

kadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini, makul sürede

yargılama yapılmadığını, uzun süren yargılama sürecinde taşınmazı

kullanamadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

28. Başvurucunun, ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü Mardin

Kadastro Mahkemesindeki dava dosyasının incelenmesinde, davanın tarafları

arasında yer almadığı anlaşılmış ve dava dosyası ile ilgisi tespit

edilememiştir. Anayasa Mahkemesince, başvurucuya, 24/6/2014 tarihli yazı

gönderilerek, Mardin Kadastro Mahkemesi dava dosyasında davacı veya

davalılardan kimin mirasçısı olduğuna dair belgenin veya murisine ait veraset

ilamının, yazının tebliğinden itibaren yirmi beş gün içinde bildirilmesi talep

edilmiştir. Anılan yazı 27/6/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği

halde, başvurucu herhangi bir belge sunmadığı gibi yazıya karşı cevap da

vermemiştir. Bu şekilde başvuru dilekçesi ile ihlal iddialarının dayanağı

belgeler açıkça sunulmadığı gibi başvurucu, herhangi bir bilgi ve belgenin

ilgililerden istenmesi için Mahkemeden bir talepte de bulunmamıştır.

29. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddia

ettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak

suretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyut

şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddiaların

ispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,

Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak

düzenlenmemiştir.

30. Başvurucunun, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları

göstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanları

destekleyici tüm belgeleri başvuru dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet bir

belge elde edilememişse, bunun da nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda

başvurucu bu koşulları yerine getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden

başvurusunun esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (B. No: 2013/276,

9/1/2014, § 26).

31. Açıklanan nedenlerle, başvurucu Adnan Kayhan tarafından

ileri sürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanmamış olması

nedeniyle, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Diğer Başvurucuların Mülkiyet ve Adil

Yargılanma Haklarının İhlali İddiaları

32. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Başvurucular, murisleri tarafından açılan kadastro

tespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını ve taşınmazı bu sürede

kullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

34. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

35. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45)

36. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmaz mülkiyeti

hakkında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz

davasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alan

usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

37. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

25/7/1978 tarihidir.

38. Başvurucular, murisleri tarafından 15/11/1965 tarihinde,

kadastro tespitine itiraz davası açıldığını ve bu tarihten itibaren

yargılamanın devam ettiğini ileri sürmüşlerse de başvurucuların murisi Diyap Aydın tarafından 15/11/1965 tarihinde, Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinde M.Ö. aleyhine açılan dava sonunda Mahkemece, 23/9/1977

tarihinde kadastro tutanaklarının malik hanesinin boş bırakıldığı ve

tutanakların tamamlanması gerektiği belirtilerek dosyanın Tapulama Müdürlüğüne

gönderilmesine, yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiş ve hüküm temyiz

edilmeksizin kesinleşmiştir. Kızıltepe Tapulama Müdürlüğünce tespit yapılarak

kadastro tutanakları düzenlenmiş ve Diyap Aydın

mirasçıları olan başvurucuların murisi ve arkadaşları tarafından M.Ö. ve Maliye

Hazinesi aleyhine 15/7/1978 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde tespite

itiraz davası açılmıştır. Açılan bu dava yeni bir dava olup, başvurucuların

murisi açısından yargılama sürecinin başlangıcı 15/7/1978 tarihidir.

39. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

40. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

41. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

Kızıltepe ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları sonunda 415 parsel numaralı

taşınmazın, M.Ö. ve Maliye Hazinesi adına tespit edilmesi üzerine,

başvurucuların murisi ve diğer davacılar tarafından 25/7/1978 tarihinde M.Ö. ve

Maliye Hazinesi aleyhine Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası

açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 5/12/2007 tarihinde, aralarında bağlantı

bulunduğu gerekçesiyle başvurucuların murisi tarafından açılan dava dosyasının

Mahkemenin E.2007/1 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği

belirlenmiştir. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasından sonra

yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/98 sayılı dava dosyasında halen

devam edildiği tespit edilmiştir.

42. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, özellikle

tensip zaptı kapsamında ikmaline başlanılması gereken tapu kaydı, birleşik

kroki, mahalli bilirkişi listesi gibi evrakın ilgili kurumlardan talep

edilmeyerek, yargılama sırasında münferit celselerde verilen ara kararları

uyarınca kısım kısım talep edildiği, ara karar

gereklerinin yerine getirilmediği muhtelif celselerde taraf vekillerinin

mazeretlerinin kabulüne dair karar tesisi ile yetinildiği, celse harcı tayini

gibi usuli imkanların yargılama makamlarınca

kullanılmadığı, Mahkemece birçok defa dosyanın incelemeye alındığı ve bu

sebeple duruşmaların ertelendiği, keşif ara kararlarının farklı gerekçelerle

yerine getirilmediği ve birçok defa keşiflerin ertelendiği belirlenmektedir.

43. Başvuruya konu yargılamanın

kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı Kanun’da yer alan

özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları

konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli

hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu

olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100 sayılı

Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi

gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 14).

44. Kadastro mahkemesi

nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha

önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,

özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir

(B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

45. Başvuruya konu davanın

mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu

yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak

bakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama

sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve otuz altı yılı aşkın süredir devam eden

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

46. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

47. Başvurucular, uzun süren

yargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan sağlanan

gelir desteğinden de mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde

tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

48. Başvurucular, 250.000,00 TL

maddi tazminata, her biri için 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini

talep etmişlerdir.

49. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar

başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

50. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin otuz altı yılı aşkın süredir devam yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Halil

İbrahim Aydın'a net 4.750,00 TL, başvurucu Kübra Sıbat

Aydın'a net 2.400,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

51. Başvurucular tarafından

maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile

iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

52. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin

başvurucular Halil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat

Aydın'a müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

53. Başvuruya konu yargılamanın

otuz altı yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Adnan Kayhan’ın ihlal iddialarının “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, anılan başvurucunun

yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

2. Başvurucular

Halil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat Aydın’ın makul

sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Başvurucular Halil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat

Aydın’ın Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucu Halil İbrahim Aydın'a net 4.750,00 TL, başvurucu Kübra

Sıbat Aydın'a net 2.400,00 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucular

Halil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat Aydın'a MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

19/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Murat AZAKLI Başvurucular : Halil İbrahim AYDIN Adnan KAYHAN Kübra Sıbat AYDIN Vekilleri : Av. Yılmaz FİDAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/483, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucular Halil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat
  16. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  17. F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine
  18. Kaleli
  19. Dursun
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/483
Tarih
19 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yasin Can Başvurusu (B. No: 2013/8452)
  • Cengiz Çakır Başvurusu (B. No: 2013/7526)
  • Süleyman Güngör Başvurusu (B. No: 2014/5898)
  • Ayşe Çolak Başvurusu (B. No: 2014/2287)
  • Fatih Taş Başvurusu (B. No: 2013/1461)
  • Şeyhmus Bozan Başvurusu (B. No: 2014/2228)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.