İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Çelik Başvurusu (B. No: 2013/1396)

1. Başvuru, haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olmasının adil yargılanma, bu davaya esas teşkil eden önceki ceza yargılamasının ise yedi yıl sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal dildiği…

Başvuru No2013/1396Tarih25 Haziran 2015Okuma10 dk · 1.915 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hasan Çelik Başvurusu

Karar tarihi
25 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/1396
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.915 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olmasının adil yargılanma, bu davaya esas teşkil eden önceki ceza yargılamasının ise yedi yıl sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal dildiği hakkındadır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 18/2/2013 tarihinde Didim 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 10/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından, 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular 1/4/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Talep üzerine Bakanlığa tanınan süre 5/5/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün uzatılmıştır. Adalet Bakanlığı, görüşünü 6/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 16/6/2014 tarihinde bildirilmiş olup, başvurucu, karşı görüşlerini 1/7/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuş, başvurucu, tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, “toplu kaçakçılık yapma” suçunu işlediği şüphesiyle 17/6/2002 tarihinde tutuklanmış, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 20/6/2002 tarih ve E.2002/603 sayılı iddianamesi ile hakkında Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

9. Yargılama devam ederken 24/7/2002 tarihinde, başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Yargılama sonucunda Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin 27/1/2005 tarihli ve E.2002/58, K.2005/17 sayılı kararıyla başvurucu hakkında toplu kaçakçılık yapma suçundan beraat kararı verilmiştir.

10. Katılan kurum vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 23/2/2009 tarihli ve E.2005/15495, K.2009/2254 sayılı ilamı ile eylemin münferit kaçakçılık suçunu oluşturması nedeniyle hükmün bozulmasına, ancak bu suç için kanunda öngörülen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar vermiş ve bu karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Kesinleşme şerhini içeren karar örneği başvurucuya 4/1/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu, 24/3/2010 tarihinde Söke Ağır Ceza Mahkemesinde açtığı davada haksız tutuklama nedeniyle hürriyetinden yoksun kaldığını iddia ederek, bu süre boyunca oluşan zararının tazmini için 500,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

12. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2010 tarihli ve E.2010/15, K.2010/153 sayılı kararı ile tazminat istemine esas teşkil eden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı ve dolayısıyla tazminat için öngörülen yasal koşulların bu nedenle oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

13. Başvurucunun, anılan ret kararına karşı temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 3/12/2012 tarihli ve E.2012/24557, K.2012/26035 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin ret kararının onanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

“… davacı hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, davacının temyiz istemi yönünden uygulanması gereken 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sayıldığı ve belirtilen şartların davacı yönünden oluşmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından hükmün onanmasına …”

14. Yargıtay’ın onama kararı başvurucuya 23/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 18/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı mülga Kanun Dışı Yakalama veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi şöyledir:

“1. Anayasa ve diğer kanunlarda gösterilen hal ve şartlar dışında yakalanan veya tutuklanan veyahut tutukluluklarının devamına karar verilen;

2. Yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar kendilerine yazılı olarak hemen bildirilmeyen;

3. Yakalanıp veya tutuklanıp da kanuni süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan;

4. Hakim önüne çıkarılmaları için kanunda belirtilen süre geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetlerinden yoksun kılınan;

5. Yakalanıp veya tutuklanıp da bu durumları yakınlarına hemen bildirilmeyen;

6. Kanun dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraetlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen;

7. Mahkum olup da tutuklu kaldığı süre hükümlülük süresinden fazla olan veya tutuklandıktan sonra sadece para cezasına mahkum edilen kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 25/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 18/2/2013 tarihli ve 2013/1396 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, kendisine isnat edilen suçlamalar nedeniyle 17/6/2002 tarihinden 24/7/2002 tarihine kadar toplam 37 gün tutuklu kaldığını, yargılama sonucunda Ereğli Ağır Ceza Mahkemesince beraatına karar verildiğini; haksız tutuklama nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini için Söke Ağır Ceza Mahkemesinde açtığı davanın, tazminat talebine esas teşkil eden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle reddedildiğini; zamanaşımından dolayı dosyanın düşürülmesine karar verilmesinin, hakkında verilen beraat kararını değiştirmeyeceğini;

bu hususlar dikkate alınmadan verilen mahkeme kararlarının hukuka aykırı olduğunu; ayrıca tazminat davasına esas teşkil eden ve 20/6/2002 tarihinde başlayıp 23/2/2009 tarihinde Yargıtay’ın ortadan kaldırma kararı ile sona eren Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın yedi yıl boyunca devam ettiğini; bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu; Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu olarak yargılandığı ve beraat ettiği davanın makul sürede bitirilmediğini ve haksız olarak tutuklu kalması nedeniyle açtığı tazminat davasının, beraat ettiği kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş olup, başvurucunun şikâyetleri iki başlık altında incelenmiştir.

1. Yargılamanın Makul Sürede Sonuçlandırılmadığı İddiası

20. Başvurucu, Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinde hakkında görülen davanın makul süre içinde sonuçlanmadığını, yargılamanın yedi yıl sürdüğünü beyan ederek, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler.”

22. Bu hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkeme’nin zaman bakımından yetkisi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S., B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

23. Somut olayda; Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin 27/1/2005 tarihli ve E.2002/58, K.2005/17 sayılı kararıyla başvurucunun toplu kaçakçılık yapma suçundan beraatına karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23/2/2009 tarihli ve E.2005/15495, K.2009/2254 sayılı ilamı ile eylemin münferit kaçakçılık suçunu oluşturması nedeniyle hükmün bozulmasına, ancak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın aynı tarihte kesinleştiği, kesinleşme şerhini içeren karar örneğinin başvurucuya 4/1/2010 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu görülmektedir.

24. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu kararın Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

25. Başvurucu, haksız olarak tutuklu kalması nedeniyle açtığı tazminat davasının, beraat ettiği kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

26. Bakanlık görüş yazısında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 5. maddesinin (5) numaralı fıkrasının ihlal edilip edilmediğinin tespiti için öncelikle başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin aynı maddenin (1) ve (3) numaralı fıkralarına uygun olup olmadığının tespitinin yapılmış olması gerektiği belirtilmiştir.

27. Başvurucu tarafından haksız tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasının doğrudan bireysel başvuruya konu edilmiş olması nedeniyle başvuru, adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

28. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz”

29. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

30. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir.

31. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

32. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı,

kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir (Naci Karakoç, B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

33. Başvuru konusu olayda başvurucu, toplu kaçakçılık yapma suçunu işlediği iddiasıyla 17/6/2002 tarihinde tutuklanmış, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 20/6/2002 tarihli ve E.2002/603 sayılı iddianamesi ile hakkında Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ve 24/7/2002 tarihinde, başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

34. Yargılama sonunda Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin, 27/1/2005 tarihli ve E.2002/58, K.2005/17 sayılı kararıyla başvurucunun toplu kaçakçılık yapma suçundan beraatına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23/2/2009 tarihli ve E.2005/15495, K.2009/2254 sayılı ilamı ile eylemin münferit kaçakçılık suçunu oluşturması nedeniyle hükmün bozulmasına, ancak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve bu karar başvurucuya 4/1/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.

35. Başvurucu tarafından haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davası, Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2010 tarihli kararıyla, tazminat talebine konu olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış olmasından dolayı 466 sayılı Kanun’da yer alan tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 3/12/2012 tarihli ilamıyla söz konusu karar aynı gerekçelerle onanmıştır.

36. Hukukun uygulanması ve yorumlanması Mahkemelerin resen gözeteceği bir husustur. Bu kapsamda, haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasının kanuni şartlarının oluşup oluşmadığını belirlemek hâkimin takdir yetkisi kapsamında kalmaktadır. Derece mahkemelerinin söz konusu koşulları değerlendirdiği kararlarında açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire bir müdahalesi söz konusu olamaz. Somut olayda başvurucunun iddialarının, esas itibarıyla ilgili mahkemelerce anılan kanun hükmünün değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet bulunmadığına ve dolayısıyla sonuca ilişkin olduğu görülmektedir.

37. Başvurucu; yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmamıştır. Ayrıca İlk Derece Mahkemesinin ve Yargıtay’ın kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan herhangi bir durum tespit edilememiştir.

38. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu ve derece mahkemeleri kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının ise “açıkça dayanaktan yoksunluk” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı şikâyetinin “zaman bakımından yetkisizlik”,

2. Adil yargılanma hakkı şikâyetinin “açıkça dayanaktan yoksunluk”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

25/6/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Hasan ÇELİK Vekili : Av. Zekiye BARAN DİKÇE

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/1396, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. M. Emin KUZ
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/1396
Tarih
25 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Hasan Atilla Uğur Başvurusu (B. No: 2013/5924)
  • Selahattin Bozpınar Başvurusu (B. No: 2014/12086)
  • Habibe Kaplan ve Mehmet Ali Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/4963)
  • Fulpet Akaryakıt Tic. ve San. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/1833)
  • Ömer Ala Başvurusu (B. No: 2014/5330)
  • Mecit Sertel Başvurusu (B. No: 2014/4624)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.