İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Uysal Başvurusu (B. No: 2014/2235)

1. Başvurucu, 28/2/2008

Başvuru No2014/2235Tarih8 Eylül 2014Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hasan Uysal Başvurusu

Karar tarihi
8 Eylül 2014
Başvuru Numarası
2014/2235
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 28/2/2008

tarihinde Kızıltepe Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı ortaklığın giderilmesi davasının

halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 19/2/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci

Bölüm Birinci Komisyonunca, 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi

Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

4. Birinci

Bölümün 17/4/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun kabul edilebilirlik

ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığı, 30/5/2014

tarihli yazı ile görüş sunulmayacağını bildirmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 28/2/2008 tarihinde U.A. ve 46 arkadaşı

aleyhine Kızıltepe Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada taşınmaz üzerindeki

ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini talep etmiştir.

8. Davalılardan bir kısmının dava tarihinden önce vefat

etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dâhil edilmişlerdir.

9. Yargılama, Mahkemenin E.2008/109 sayılı dava dosyasında

devam etmektedir.

B. İlgili

Hukuk

10. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi”

kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

11. 6100 sayılı Kanun’un 8.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi şöyledir:

“Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer

veya tutarına bakılmaksızın;

…

b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın

paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,

…

görürler.”

12. 6100 sayılı Kanun’un 316.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Basit yargılama

usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır:

a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava

ve işler.

…”

13. 22/11/2001 tarih ve 4721

sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesi şöyledir:

“Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun

gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın

paylaşılmasını isteyebilir.

Her mirasçı, terekedeki belirli malların

aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh

mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim,

terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak

varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle

paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki

fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme

sağlanır.

Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım

konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi,

mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının

ertelenmesine karar verebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 8/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 19/2/2014 tarih ve 2014/2235 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, 28/2/2008 tarihinde Kızıltepe Sulh Hukuk

Mahkemesinde açtığı ortaklığın giderilmesi davasının halen devam ettiğini ve

makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

16. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Başvurucu, 28/2/2008 tarihinde Kızıltepe Sulh Hukuk

Mahkemesinde açtığı ortaklığın giderilmesi davasında makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

19. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

20. Anayasa’nın “Duruşmaların

açık ve kararların gerekçeli olması” kenar başlıklı 141. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

21. Sözleşme’nin “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

22. Sözleşme metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan ve

adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın

36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve

AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi

içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

23. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır.

24. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, başvurucu tarafından

açılan taşınmaz mülkiyeti üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, 1086

sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan

usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

25. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzun

süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ile

sıkıntılardan korunması ile adaletin gerektiği şekilde temini ve hukuka olan

inancın muhafazası olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin

gösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde gözardı

edilemeyeceğinden, yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuru

açısından münferiden değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).

26. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

27. Ancak, belirtilen kriterlerden hiçbiri makul süre

değerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir. Yargılama sürecindeki tüm

gecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin toplam etkisi

değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi açısından daha

etkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 46).

28. Yargılama faaliyetinin makul sürede gerçekleşip

gerçekleşmediğinin saptanması için öncelikle uyuşmazlığın türüne göre değişebilen,

başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi gereklidir.

29. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

28/2/2008 tarihidir.

30. Davanın ikame edildiği tarih ile Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarihin farklı olması halinde dikkate alınacak süre, 23/9/2012

tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç tarihinden itibaren

geçen süredir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 51).

31. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

32. Taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki ortaklığın

giderilmesi davalarında görevli mahkeme, mülga 1086 sayılı Kanun’un 8. maddesinin

birinci fıkrası ve 6100 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasına

göre sulh hukuk mahkemeleridir. Yine mülga 1086 sayılı Kanun’un 176. maddesi ve

6100 sayılı Kanun’un 316. maddesine göre, bu mahkemelerde basit yargılama

usulüne göre yargılama yapılmaktadır.

33. Basit yargılama usulü, 6100 sayılı Kanun’un 316.

maddesinde yer alan davalar ile kanunlarda açıkça belirtilen bazı davalarda

uygulanan ve yazılı yargılama usulünden daha basit ve çabuk işleyen, daha kısa

bir incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir inceleme ile

sonuçlandırılabilecek dava ve işler için kabul edilmiş bir yargılama usulüdür

(B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 65).

34. 6100 sayılı Kanun’un 316. maddesi ve devamı maddelerinde

yer alan bu usulde davalar, mahkemeye sunulan dilekçe ile açılmakta ve

davalının, dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 2 hafta içinde

cevap dilekçesini mahkemeye sunması gerekmektedir. Bu süre bir defaya mahsus

olmak üzere en fazla iki hafta uzatılabilmektedir. Basit yargılama usulünde

cevaba cevap ve ikinci cevap aşamaları bulunmamaktadır. Mahkemeler, 6100 sayılı

Kanun’un 320. maddesine göre mümkünse tarafları duruşmaya davet etmeden dosya

üzerinden karar verirler. Duruşmalı yargılamada aynı maddeye göre mahkemelerin,

tahkikatı ilk duruşma hariç, kural olarak iki duruşmada tamamlaması ve

duruşmalar arasındaki sürenin de bir aydan uzun olmaması gerekmektedir. Ancak

istisnai hallerde ikiden fazla duruşma yapılabileceği gibi, duruşma araları da

bir aydan fazla tutulabilmektedir.

35. Bu şekilde kanun koyucu, taşınır ve taşınmaz mallar

üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarının, konunun uzmanı mahkemelerce

mümkün olduğunca hızlı, basit ve ucuz bir biçimde sonuçlandırılmasını

amaçlamıştır.

36. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

yargılamanın konusunun, başvurucunun hissedar olduğu taşınmaz üzerindeki

ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

37. Başvurucu tarafından açılan davada tensip zaptı ile

toplam 47 davalı adına tebligat çıkarılmasına ve tapu kayıtlarının istenmesine

karar verilmiştir.

38. Davalılardan bir kısmının dava açılmadan önce vefat

ettiklerinin anlaşılması üzerine mirasçıları davaya dâhil edilerek adlarına

tebligat çıkarılmıştır.

39. Yine yargılama sırasında dava konusu taşınmazın komşu

parsellerini de gösteren krokisinin istendiği anlaşılmıştır.

40. Mahkemece henüz keşif yapılmadığı ve yargılamanın halen

devam ettiği belirlenmiştir.

41. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

yargılamanın gerek taşınmazın büyüklüğü ve taraf sayısı, gerekse keşif ve

bilirkişi incelemesi gibi usul işlemlerini gerektirmesine bağlı olarak karmaşık

bir niteliğe sahip olduğu, ancak yargılama sürecindeki gecikmeler ayrı ayrı

değerlendirildiğinde basit yargılama usulünde tatbiki gereken yargılamayı

hızlandırıcı niteliğe sahip özel usul hükümlerine riayet edilmediği, celse

harcı tayini gibi usuli imkânların yargılama

makamlarınca kullanılmadığı, yapılması gereken işlemlerin uzun sürelerle yerine

getirilmediği ve dosyanın birçok defa incelemeye alındığı anlaşılmaktadır.

42. Yargılama sürecinde davanın taraflarının yargılamayı

geciktirici yöndeki işlem ve davranışları kural olarak, yargılamanın uzamasında

taraf kusuru olarak kabul edilmekte ise de yargılama makamlarının ilgili usuli imkânları kullanmak suretiyle bu girişimleri

engelleme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda, davacı vekilinin toplam 6

duruşmaya mazeret bildirerek katılmadığı ve anılan duruşmalarda, mazeretin

kabulüne karar verilerek duruşmaların ertelendiği anlaşılmıştır. Başvurucu

vekilinin mazeret bildirerek katılmadığı duruşmalar nedeniyle yargılamanın 13

ay 7 gün uzadığı belirlenmiştir.

43. Başvurunun konusu olan

ortaklığın giderilmesi davasında yer alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti

nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği, başvuruya konu

yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak

bakıldığında, yaklaşık yedi yıldır devam eden ve henüz uyuşmazlığın esastan

çözüme kavuşturulmadığı yargılama sürecinin makul olmadığı sonucuna

varılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

45. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlali

nedeniyle manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

46. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

47. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

yedi yıllık yargılama süresi nazara alındığında, başvurucunun yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında ve başvurucunun tutumunun yargılamanın uzaması

üzerindeki kısmi etkisi de nazara alınmak suretiyle, başvurucuya takdiren 2.350,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

48. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

49. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık yedi yıldır devam

ettiği, uyuşmazlığın esasının henüz çözüme kavuşturulmadığı ve bu hususun makul

sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal

edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven

ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın

konusu uyuşmazlığın esasının mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya takdiren 2.350,00 TL manevi

TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili

Kızıltepe Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

8/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Zehra Ayla PERKTAŞ

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Hasan UYSAL Vekili : Av. Ali AYDEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2235, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucuya takdiren 2.350,00 TL manevi
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. E. Kararın bir örneğinin ilgili
  18. Kaleli
  19. Dursun
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2235
Tarih
8 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Bülent Şimşek Başvurusu (B. No: 2014/372)
  • Mehmet Söğüt Başvurusu (B. No: 2013/7277)
  • Orhan Öztürk ve Ayşe Ak Başvurusu (B. No: 2013/8344)
  • Kazım Ege Başvurusu (B. No: 2014/1605)
  • Coşkun Alp Beylikçi Başvurusu (B. No: 2014/385)
  • Salih Ülgen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6585)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.