KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hatice Canbaş Başvurusu
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Başvuru Numarası
- 2018/32557
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, nakdi tazminat isteminin reddedilmesi üzerine
açılan iptal davasında hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma
hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU
SÜRECİ
2. Başvuru 1/11/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden
yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE
OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle
ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucunun eşi Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak çalışmakta iken 20/8/2012 tarihinde
gece vardiyası nöbetine gitmek için kurum personelini taşıyan servis aracına
binmiştir. Servis aracı Gaziantep Karşıyaka Polis Karakolu yanından geçtiği
sırada (saat 19.45'te) bomba yüklü bir araç karakolun yanında patlamıştır.
Servis aracının bombanın etkisiyle yanması sonucu başvurucunun eşi vefat
etmiştir.
7. Başvurucuya Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 1/3/2013
tarihli kararıyla eşinin ölüm olayının Kurumunca tahsis edilen servis aracı ile
göreve giderken meydana geldiğinden bahisle 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 47. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
8. Başvurucu daha sonra eşinin terör saldırısı sonucu
vefat ettiği gerekçesiyle 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi için Sosyal
Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunmuş, talebinin reddedilmesi üzerine
Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır.
9. Ankara 10. İdare Mahkemesi 31/3/2017 tarihinde iptal
kararı vermiştir. Karar gerekçesinde başvurucunun eşinin göreve gittiği sırada
patlamanın meydana geldiği, dolayısıyla vefatının görevi sebebiyle ve ifa
ettiği göreve yönelik olarak gerçekleştiği kanaatine varıldığından başvurucuya
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanmamasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı
sonucuna varılmıştır.
10. SGK'nın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi iptal kararını kaldırarak davanın reddine
karar vermiştir. Karar gerekçesinde başvurucunun eşinin bir terör olayı sonucu
vefat ettiği açık olmakla birlikte ölümüne neden olan terör eyleminin görevi
nedeniyle ve ifa ettiği göreve ilişkin olarak gerçekleşmediği belirtilmiştir.
Olay anında 2330 sayılı Kanun kapsamında başvurucunun eşinin bir görevinin
bulunmadığı, vardiya nöbet görevine gitmek üzere bindiği personel servis
aracının Gaziantep'te bulunan Karşıyaka Polis Karakolu yanına bırakılan bomba
yüklü aracın patlatılması esnasında oradan geçerken yanması sonucu vefat
ettiğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. Başvurucunun vefat eden eşinin vazife
malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesine olanak
bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Karar başvurucuya 5/10/2018 tarihinde tebliğ
edilmiştir.
11. Başvurucu 1/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE
GEREKÇE
12. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapmış olduğu
toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun
İddiaları
13. Başvurucu; eşinin terör suçlularının da tutulduğu
ceza infaz kurumunda görev yaptığını, gerçekleşen terör eyleminin hedefinde
Ceza İnfaz Kurumu aracının da olduğunu, bu durumun tesadüf olamayacağını,
konuya ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek verilen kararla
adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
14. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,
kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel
başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler
önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin
değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile
uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu
olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil
eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve
sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam,
B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
15. Somut olayda başvurucuya eşinin vefatı nedeniyle 5510
sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmıştır. Başvurucu görevi
nedeniyle eşinin terör olayı neticesinde vefat ettiğini ileri sürerek 2330
sayılı ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında durumunun değerlendirilmesini talep
etmiştir. Talebinin SGK tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davada Mahkeme
iptal kararı vermiş, istinaf incelemesinde Bölge İdare Mahkemesi başvurucunun
eşini terör eylemi neticesinde vefat ettiğine ilişkin tereddüt bulunmadığını
ancak eylemin görevi nedeniyle ve ifa ettiği göreve ilişkin olarak
gerçekleşmediğini, bu nedenle vazife malullüğü durumunun 2330 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir
(bkz. §§ 9, 10).
16. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanması
yukarıda anılan ilkeler (bkz. § 14) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli
mahkemenin takdirinde olup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.
Başvurucu her ne kadar terör olayının eşinin içinde bulunduğu servise yönelik
yapıldığını iddia etmişse de konuya ilişkin ceza yargılamasının sona ermediği,
başvurucunun da bu iddiaya yönelik somut bilgi belge sunmadığı da dikkate
alındığında varılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
17. Bu durumda başvurucu tarafından ileri sürülen
iddialar, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına
ilişkin olup kararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir
durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu
şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer
kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan
yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
BIRAKILMASINA 20/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucu : Hatice CANBAŞ
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/32557, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası