İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hidayet Kasım ve Yılmaz Ataş Başvurusu (B. No: 2014/786)

1. Başvuru, "Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görev

Başvuru No2014/786Tarih10 Mayıs 2017Okuma15 dk · 2.913 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hidayet Kasım Ve Yılmaz Ataş Başvurusu

Karar tarihi
10 Mayıs 2017
Başvuru Numarası
2014/786
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.913 kelime·15 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, "Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görev

yapamaz." ifadesini içeren sağlık raporu ile raporun ekinde yer aldığı

yazının iptali istemiyle açılan davanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince

(AYİM) ortada idari davaya konu olacak idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle

reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Birinci başvurucuya ait 2014/786 numaralı başvuru 17/1/2014

tarihinde, ikinci başvurucuya ait 2014/5265 sayılı başvuru ise 16/4/2014

tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, her iki başvuru için de görüşünü

bildirmiştir.

6. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmamışlardır.

7. Konu yönünden irtibatları nedeniyle başvuruların

birleştirilmesine, 2014/5265 sayılı başvuru dosyasının kapatılmasına ve

incelemenin 2014/786 sayılı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucu Hidayet

Kasım Yönünden

9. Başvurucu, TSK'da astsubay statüsünde görev yapmakta iken

hakkında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunca düzenlenen

2/4/2012 tarihli sağlık kurulu raporuyla ''Obezite,

tanımlanmamış kilo fazlalığı'' tanısı

konularak aynı raporda ''33/D/1

TSK'da görev yapamaz.'' tespiti

yapılmıştır

10. Başvurucunun bu rapora itiraz etmesi üzerine İzmir Asker

Hastanesi Sağlık Kurulu 16/11/2012 tarihinde anılan raporla aynı yönde rapor

düzenlemiştir. Bu raporun ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından

başvurucunun görev yaptığı Balıkesir Asker Hastanesi Baştabipliğine yazılan

18/12/2012 tarihli ve "Maluliyet Tespiti" konulu 8040-360075-12

sayılı yazıda şöyle denilmiştir:

"1. Aşağıda açık

kimliği ve görev yeri yazılı personelin 1'inci Kontrol Muayenesi Sonucunda

verilen "E66.0 Obezite" tanılı ve 33/D/1

TSK'da Görev Yapamaz" kararlı İlgi (a) sağlık kurulu raporu MSB Sağlık

Daire Başkanlığınca 11 Aralık 2012 tarihinde onaylanarak İlgi (b) yazı ile

gönderilmiştir.

2. Onaylanan. üç

nüsha sağlık kurulu raporu, maluliyet tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığına gönderilmiştir.

3. İlgi (a) raporun personele tebliğ edilerek,

maluliyet tespiti sırasında tabip bulundurup bulundurmayacağına dair

dilekçesinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmesini ve tebellüğ

belgesinin 31 Aralık 2012 tarihine kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına

gönderilmesini rica ederim."

11. Başvurucu, bu yazının ve yazı ekindeki İzmir Asker Hastanesi

Sağlık Kurulunun 16/11/2012 tarihli raporunun iptali istemiyle dava açmıştır.

Başvurucu, dava dilekçesinde ilgili mevzuata göre tüm branşlarda muayene

edilmesi gerekirken sadece iç hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilerek

TSK'da görev yapamayacağına ilişkinrapor verilmesinin

hukuka aykırı olduğunu vemevzuata aykırı şekilde

malulen emekliedilmek üzere olduğunu belirtmiştir

12. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Üçüncü Dairesi 4/7/2013

tarihli ve E.2013/338, K.2013/936 sayılı kararıyla davacının TSK'da görev

yapamayacağına ilişkin raporun doğuracağı tek sonucun, ilgilinin TSK'dan

ilişiğinin kesilerek malulen emekliye sevk edilmesi olup sağlık raporunun

malulen emekliye sevk işleminin hazırlık işlemi niteliğinde bulunduğu, şartları

yerine getirilerek emekliye sevk işlemine karşı açılacak davada raporun hukuka

aykırılığının ileri sürülebileceği ve bu iddianın değerlendirilebileceği,

dolayısıyla ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığıgerekçesiyle

davanın reddine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"5434 Sayılı T. C.

Emekli Sandığı Kanununun Ek 26’ncı maddesinde; 5434 sayılı Kanun ve ona ek

kanunlara göre sandıkla ilgilendirilenlerin emeklilik işlemlerinin istek

üzerine veya yaş haddi veya malullük (adi veya vazife malullüğü) hallerinde

iştirakçinin mensup olduğu kurumun en yüksek amirinin onayı ile tekemmül

edeceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Kamu

Görevlilerinin Emekliye Sevk Onayları başlıklı 48’inci maddesinde yaşlılık, malûllük işlemlerinin istek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü

hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin onayı ile tekemmül edeceği hüküm

altına alınmıştır.

...

1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Kanununun 21’inci maddesinde; asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete

ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı yetki, sebep, şekil, konu ve maksat

yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaati ihlal

edilenler tarafından açılacak iptal davalarına Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

karara bağlanacağı belirtilmiştir. İdari işlem; kamu gücü kullanılarak bir

hukuki durum doğurmak, var olan bir hukuki durumu değiştirmek ya da ortadan

kaldırmak için yapılan irade açıklamaları olarak tanımlanmaktır. İdari işlem

yöneldiği sonucun niteliğine göre yükümlendirici veya

yararlandırıcı olabilir, ilgilinin hukuki statüsünde bu yönde değişiklik

yaratır. İdari işlem icrailik vasfına sahiptir, başka

bir işlemin varlığına gerek olmaksızın çeşitli hukuki sonuçlar doğurur.

İdarenin her faaliyeti idari işlem değildir. Başka bir işlemin varlığına gerek

olmaksızın doğrudan doğruya hukuki sonuç doğuran işlemler idari yargıda iptal

davasına konu olur. Bilgi verici, açıklayıcı, tavsiye niteliğindeki yazılar, iç

düzen ve hazırlık işlemleri idari davaya konu olmazlar.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev

yapılamayacağına ilişkin raporun doğuracağı tek sonuç bulunmakta olup bu da

ilgilinin sağlık nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde ilişiğinin kesilmesidir.

5434 ve 5510 sayılı kanun hükümleri gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev

yapamaz raporu düzenlenen personel hakkında malulen emekliye sevk işleminin

yapılması gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapılamayacağına

ilişkin rapor da malûlen emekliye sevk işleminin hazırlık işlemidir. Hazırlık

işlemi niteliğinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapılamayacağına

dair raporun sonuç doğurması için emekliye sevk kararının alınması gereklidir.

Bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapılamayacağına dair rapor idari

davaya konu olmaz. Hazırlık işlemi hangi işleme ait ise o işlemin iptali için

açılan davada hukuka aykırılığı iddia edilebilir. Aksinin kabulü; mesnet alınan

idari işlem dava konusu yapılmadan hazırlık işleminin denetlenmesi sonucunu

doğurur. Şartları varsa süresi içerisinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev

yapamaz raporunun esas alındığı malûlen emekliye sevk kararının iptali

istemiyle açılan davada raporun hukuka aykırı olduğu, tesis edilen işlem için

yeterli olmadığı ileri sürülebilir. İlgili iddia bu davada değerlendirilebilir."

13. Karar oyçokluğu ile verilmiş olup karşıoyda

özetle sağlık kurulu raporunun kişiyi doğrudan hedef alan, idari işlemin

tesisinde bağlayıcı bir etkisi olan, asıl iradenin parçasını oluşturan, ayrı

bir idari işlem kimliğinde bulunan tek taraflıve icrai işlem niteliğinde olduğu, hazırlık işlemi niteliğinde

olmadığı, bu nedenle idari yargı denetimine tabi tutularak uyuşmazlığın esası

hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir.

14. Bu karara yapılan karar düzeltme talebi de aynı Dairenin

12/11/2013 tarihli ve E.2013/1436, K.2013/1398 sayılı kararıyla oyçokluğuyla

reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 18/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 6/12/2013 tarihinde emekli edilmiştir.

16. Başvurucu 17/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Başvurucu Yılmaz Ataş

Yönünden

17. Başvurucu, TSK'da astsubay statüsünde görev yapmakta iken

hakkında GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 7/12/2012 tarihli sağlık kurulu

raporuyla ''Obezite, tanımlanmamış kilo fazlalığı'' tanısı konularak aynı raporda ''33/D/1

TSK'da görev yapamaz.'' tespiti

yapılmıştır.

18. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından başvurucu adi

malul kabul edilmiş ve hakkında malullüğe ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi

amacıyla görevi ile ilişiğinin kesilerek ilgili belgelerin gönderilmesi

başvurucunun kurumundan talep edilmiştir.

19. Kara Kuvvetleri Komutanlığının 6/5/2013 tarihli yazısı ile

emeklilik işlemlerinin yapılabilmesi için ilgili belgelerin hazırlanarak

gönderilmesi başvurucunun görev yaptığı birliğinden talep edilmiştir. Yazıda

şöyle denilmiştir:

"1. ... Yılmaz ATAŞ ...

'ın "Obezite tanılı ve

"TSK'da Görev Yapamaz" kararlı ilgi (a) sağlık raporu, Sosyal

Güvenlik Kurumu Bşk.lığınca ilgi (b) ile onaylanarak

"Adi Malul" olduğuna karar verilmiştir...

2. Söz konusu personele; ilgi (c)

Yönetmelik'in 31'inci maddesi tebliğ edilerek, emeklilik işlemlerinin

yapılabilmesi için ilgi (ç) emirde belirtilen belgelerin hazırlanarak K.K.K.lığına gönderilmesini rica

ederim."

20. Başvurucu, bu yazının ve ekindeki İzmir Asker Hastanesi

Sağlık Kurulunun 7/12/2012 tarihli raporunun iptali istemiyle dava açmıştır.

Başvurucu, dava dilekçesinde ilgili mevzuata göre tüm branşlarda muayene

edilmesi gerekirken sadece iç hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilerek

TSK'da görev yapamayacağına ilişkin rapor verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıcamevzuata uygun kilo ve boy şartını taşıdığını ileri

sürmüştür.

21. AYİM Üçüncü Dairesi 27/2/2014 tarihli ve E.2014/267, K.2014/259

sayılı kararıyla davacının TSK'da görev yapamayacağına ilişkin raporun

doğuracağı tek sonucun, ilgilinin TSK'dan ilişiğinin kesilerek malulen emekliye

sevk edilmesi olup sağlık raporunun, malulen emekliye sevk işleminin hazırlık

işlemi niteliğinde bulunduğu, şartları yerine getirilerek emekliye sevk

işlemine karşı açılacak davada raporun hukuka aykırılığının ileri

sürülebileceği ve bu iddianın değerlendirilebileceği, ortada idari davaya konu

olabilecek bir işlemin bulunmadığıgerekçesiyle

oybirliğiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçe yukarıda yer verilen

gerekçe ile (bkz. § 12) paralel olup gerekçede ayrıca, davacı hakkında emekliye

sevk işleminin yapılmadığı davaya konu edilen Kara Kuvvetleri Komutanlığının

6/5/2013 tarihli yazısının (bkz. § 19) emeklilik işlemlerinin yapılabilmesi

için ilgili belgelerin hazırlanarak gönderilmesine ilişkin olduğu, idari bir

işlem olmadığı, emekliye sevk işleminin tekemmülü için hazırlık işlemi olduğu,

hazırlık işlemlerinin de kesin icrai nitelikte

olmadığından idari davaya konu yapılmasının mümkün olmadığı, emekliye sevk

işlemi tesis edildiğinde bu işlemin dava konusu edilebileceği ifade edilmiştir.

22. Bu karar, 17/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar

düzeltme yoluna başvurulmadan 16/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunulmuştur.

23. Başvurucu 6/3/2014 tarihinde emekli edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

24. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu'nun ek 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"5434 sayılı Kanun ve

ona ek kanunlara göre Sandıkla ilgilendirilenlerin emeklilik işlemleri;

...

b) İstek üzerine veya yaş haddi veya malullük

(adi ve vazife malullüğü) hallerinde, iştirakçinin mensup olduğu kurumun en

yüksek amirinin,

...

onayı ile tekmemmül eder. "

25. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Kamu

görevlilerinin emekliye sevk onayları" kenar başlıklı 48.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"4

üncü maddenin birinci

fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük

veya vazife malûllüğü işlemleri;

...

b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde

kamu idaresinin en yüksek amirinin,

...

onayı ile tekemmül eder.

..."

26. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun "İdari davalar ve

yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı 21. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"20

nci

maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem

ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile

hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından

açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi

halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri

Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır.

İdari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin

hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yerindelik denetimi yapılamaz.

Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine

getirilmesini kısıtlıyacak tarzda kullanılamaz ve

idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak

biçimde yargı kararı verilemez.

..."

27. Aynı Kanun'un "İdari

yargılama usulü kanunu ile hukuk usulü muhakemeleri kanununun uygulanacağı

haller" kenar başlıklı 56. maddesi şöyledir:

"Bu Kanunda aksine

hüküm bulunmayan hallerde; İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanununun hakimin davaya bakmaktan

memnuiyetini gerektiren haller, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması,

davanın ihbarı, bağlılığı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat,

mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli

yardım ve duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle:

3/11/2016-6754/21 md.) Bilirkişiler hakkında

Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanununun ilgili hükümleri uygulanır."

28. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme”

kenar başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Dilekçeler, ...:

a)..

d) İdari davaya konu olacak kesin ve

yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,

...

yönlerinden sırasıyla incelenir."

29. Aynı Kanun’un “İlk

inceleme üzerine verilecek kararlar” kenar başlıklı 15. maddesinin

birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince

yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı

hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;

a) ...

b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde

davanın reddine,

...

Karar verilir..”

B. Uluslararası Hukuk

30. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes

medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda

kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir...”

31. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen hakkın kurucu unsurlarından

birinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu belirtmiştir (Golder/Birleşik Krallık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 36).

Mahkemeye erişim hakkı, Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin

doğal bir parçası olup (Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 16/6/2009, § 52) bu kapsamda (1) numaralı fıkra, herkesin kişisel

hakları ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya bir

yargı yeri önüne çıkarma hakkını güvence altına alır (Golder/Birleşik Krallık, § 36).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 10/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Bağımsız ve Tarafsız

Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

33. Başvurucular, yapısı ve bünyesindeki kurmay subaylar

nedeniyle AYİM’in bağımsız ve tarafsız olmadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

34. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel

haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 24).

35. Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha önce incelenirken

belirtildiği üzere AYİM’in oluşumu, statüsü ve

görevleri Anayasa ve ilgili Kanun'da hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa ve

ilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri

yönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun

bulunmadığı, kararlarından dolayı idareye hesap vermek zorunda olmadıkları,

ayrıca disipline ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip

karara bağlandığı görülmektedir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29). Diğer yandan sınıf subayı

üyelerinin en fazla dört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin

konularında yukarıda bahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev

süreleri içinde idari veya askerî yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye

tabi tutulmamaları bu subayların idareye karşı bağımsızlıklarını

güçlendirmiştir.

36. Açıklanan nedenlerle Mahkemenin bağımsız ve tarafsız

olmadığına ilişkin bir husus saptanmadığından başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizinaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

B. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

37. Başvurucular, sağlık raporunun iptal davasına konu

olabileceğini, bu yönde birçok içtihat bulunduğunu, kaldı ki tek başına sağlık

raporunun değil sağlık raporuyla birlikte emekliliğe sevk işleminin de dava

konusu edildiğini belirterek adil yargılanma hakkınınihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

38. Bakanlık tarafından her iki başvuru için sunulan görüşlerde

özetle; uyuşmazlığınsağlık raporunun tek başına

“kesin ve yürütülebilir bir idari işlem” olmadığı gerekçesiyle AYİM tarafından

incelenmemesinden kaynaklandığı, 2577 sayılı Kanun’un ilk inceleme konularını

düzenleyen 14. maddesinde “kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem”in

iptal davasına konu olabileceğinin düzenlendiği, 1602 sayılı Kanun'un ilk

inceleme konularını düzenleyen 44. maddesinde bu husus yer almamışsa da aynı

Kanun'un 56. maddesinin 2577 sayılı Kanun'a yaptığı atıfla doldurulduğu,

böylece idari yargılama usulü alanını düzenleyen her iki kanunun, iptal davası

açılabilmesi için ortada “kesin” ve “icrai” nitelikte

bir idari işlemin bulunması şartını aradığının söylenebileceği, başvuruya konu

AYİM kararlarında da belirtildiği üzere hazırlık işlemi hangi işleme ait ise o

işlemin iptali için açılan davada hukuka aykırılığın iddia edilebileceği,

başvuruya konu olaylarda Kara Kuvvetleri Komutanlığı yazılarının emeklilik

işlemlerinin yapılabilmesi için ilgili belgelerin hazırlanarak gönderilmesine

ilişkin olduğu ifade edilmiştir.

2. Değerlendirme

39. Başvurucuların açtığı davalar, AYİM Üçüncü Dairesi

tarafından ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu

idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğinden başvurucuların

davalarının esasının incelenmemesi nedeniyle başvuru adil yargılanma hakkı

kapsamında mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmiştir.

40. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı

36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

41. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

43. Dava konusu yapılmış maddi olay ve olgular ile delillerin

değerlendirilmesi ilke olarak derece mahkemelerinin takdirindedir. Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında derece mahkemelerinin maddi olay ve

olgular ile delillerin değerlendirilmesi hususundaki takdirini denetlemesi

kural olarak mümkün değildir. Ancak derece mahkemelerinin bu husustaki

değerlendirmelerinin bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içermesi ve bunun hak ve özgürlüklere müdahale teşkil etmesi hâlinde Anayasa

Mahkemesinin denetim hakkı saklıdır (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

44. Olayda, başvurucuların TSK'da görev yapamayacaklarına

ilişkin olarak düzenlenen sağlık raporları ve bu raporların ekinde yer aldığı

idari yazışmalar dava konusu edilmiştir. AYİM Üçüncü Dairesi, ortada emekliye

sevk işleminin bulunmadığı, sağlık raporlarının ve ekinde bulunduğu yazıların

hazırlık işlemi mahiyetinde olup kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem

niteliğinde olmadığından idari davaya konu yapılmasının mümkün olmadığı

gerekçesiyle incelenmeksizin ret kararı vermiştir. Gerekçede, emekliye sevk

işlemi tesis edildiğinde bu işlemin dava konusu edilebileceği ve bu durumdaişlemin sebep unsuru olan sağlık raporlarının

yargısal denetiminin yapılabileceği de belirtilmiştir.

45. Sağlık raporlarının ve ekinde tebliğ edildikleri yazıların

emeklilik işlemi olarak kabul edilmeyerek hazırlık işlemi niteliğinde kabul

edilmesine ilişkin değerlendirmenin bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermediği ve mahkemeye erişim hakkı, idari

işlemlerin hazırlık aşamalarının ayrıca dava konusu edilebilmesi güvencesini sağlamadığındanortada başvurucuların mahkemeye erişim

hakkına yönelik bir müdahalenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

46. Kaldı ki somut olayın koşulları çerçevesinde her iki

başvurucunun açtığı başvuruya konu davaların reddine karar verilmesinden ve

AYİM kararlarının tebliğinden sonra emeklilik işlemlerine karşı dava açma

süresinin de geçmediği ve başvurucuların emeklilik işlemlerinin iptali

istemiyle dava açma imkânlarının bulunduğu görülmektedir.

47. Sonuç olarak sağlık raporları üzerine tesis edilecek idari

işlemlere karşı başvurucuların dava açma imkânlarının bulunduğu, bu çerçevede

sağlık raporlarının yargısal denetiminin yapılabileceği gözetildiğinde

başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin bulunmadığının açık

olduğu sonucuna varılmıştır.

48. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkı

kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

10/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucular

:

1. Hidayet

KASIM

2. Yılmaz

ATAŞ

Vekili

:

Av. Necati

ŞEKERCİOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/786, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucu Hidayet
  7. B. Başvurucu Yılmaz Ataş
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Bağımsız ve Tarafsız
  13. B. Mahkemeye Erişim
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. M. Emin KUZ
  19. Yamlı
  20. Kasım
  21. Ataş
  22. Şekercioğlu
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/786
Tarih
10 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Ahmet Sümer Başvurusu (B. No: 2014/16958)
  • H. Y. Başvurusu (B. No: 2014/19607)
  • Neriman Say ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19831)
  • Handan Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13495)
  • Yılmaz Bakaç Başvurusu (B. No: 2014/4052)
  • Taliye Şenal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19347)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.