İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İdris İsen Başvurusu (B. No: 2013/7171)

1. Başvuru, yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin cezasına

Başvuru No2013/7171Tarih13 Nisan 2016Okuma32 dk · 6.482 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İdris İsen Başvurusu

Karar tarihi
13 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/7171
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.482 kelime·32 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin cezasına

ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin

iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine İstanbul 35.

Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 31/7/2013 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

4. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 31/7/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 9/11/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 8/12/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

15/12/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 24/12/2015 tarihinde ibraz etmiştir

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

1. Disiplin Soruşturması Süreci

9. Başvurucu, olay tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde 4. sınıfta öğrenim

görmekteydi.

10. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucunun öğrenim

gördüğü Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne (Rektörlük) 24/4/2006 tarihli ve

480 sayılı bir yazı gönderilmiştir. Söz konusu yazıda 19/3/2006 tarihinde Sivas

ilinde tertiplenen nevruz gösterilerinde başvurucunun da aralarında bulunduğu

Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım öğrencinin

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan Yurtsever Özgür Gençlik

Hareketi (YÖGEH) içinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği ve

tutuklandıkları bildirilmiştir.

11. Bu bildirim üzerine Rektörlüğün 15/5/2006 tarihli ve 641

sayılı onayı ile Üniversite yönetimince isimleri bildirilen öğrenciler hakkında

disiplin soruşturması başlatılmış; 25/9/2006 tarihli soruşturma raporunda,

Sivas ilindeki nevruz gösterilerinde çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerinde

başvurucunun örgütün marşı olarak bilinen “Her Nepeş”

adlı marşı söylediğinin tespit edilmesi nedeniyle yasa dışı örgüte üye olma ve

örgüt adına faaliyette bulunma fiilinin sübuta erdiğinden bahisle hakkında

13/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin

(Yönetmelik) 10. maddesinin (e) bendinde “Kanun

dışı kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak”

şeklinde tanımlanan eylemin gerçekleşmiş olması ve daha önce benzer eylemden

dolayı üç kez disiplin cezası aldığı hususu da gözönünde

bulundurularak başvurucu hakkında yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile

tecziyesi yönünde teklif getirilmiş, teklif doğrultusunda Üniversite Disiplin

Kurulunun 1/11/2006 tarihli ve 2006/1–1 sayılı kararı ile yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.

12. Başvurucu 6/11/2006 tarihinde disiplin kurulu kararının

iptali ve tazminat talebi ile Sivas İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,

yargılama sürecinde görülmekte olan davanın sonucunun başvurucu hakkında

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen E.2005/129 sayılı dosyanın sonucuna

bağlı bulunduğu gerekçesiyle 23/1/2009 tarihinde, bu davanın sonuçlanıncaya

kadar önündeki davanın bekletilmesine karar vermiştir.

13. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen

davada 24/3/2009 tarihinde karar verilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesi

26/5/2009 tarihli ve E.2007/91, K.2009/524 sayılı kararı ile başvurucunun iptal

ve tazminat taleplerini reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"…Dava dosyasının

incelenmesinden; Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Üniversitesi

Rektörlüğü'ne yazılan 24.04.2006 tarihli ve 480 sayılı yazıda 19.03.2006

tarihinde Sivas İlinde tertiplenen nevruz gösterisinde aralarında davacı

öğrencinin de bulunduğu, Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım

öğrenciden, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH

içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin ortaya çıkartılması amacıyla yapılan

operasyon sonucunda tutuklandıklarının bildirilmesi üzerine, Üniversite

Yönetimince bahsi geçen öğrenciler hakkında soruşturma başlatıldığı, 25.09.2006

günlü soruşturma raporunda davacı ile ilgili olarak, yasa dışı örgüte üye

olmak, örgüt adına faaliyette bulunmak fiilinin sübuta erdiğinden bahisle ve

daha önce üç kez isiplin cezası (iki kez birer hafta

uzaklaştırma, bir kez bir yıl uzaklaştırma) aldığı da göz önünde bulundurulmak

suretiyle Disiplin Yönetmeliği'nin 10/e maddesi kapsamında yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezası ile tecziyesi yönünde teklif getirildiği, teklif

doğrultusunda Üniversite Diplin Kurulu'nun 01.11.2006 tarih ve 2006/1-1 sayılı

kararı ile davacı öğrencinin "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma

Cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işleme karşı yapılan

itirazın reddine üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda; davacı hakkında yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dayanak fiilleri ile ilgili

olarak terör örgütünün yöneticisi olmak suçlarından dolayı Erzurum 2. Ağır Ceza

Mahkemesi'nin, PKK (KONGRA-GEL) terör örgütünün Sivas İlinde faaliyet gösteren

gençlik yapılanması içerisinde hareket eden diğer sanıklar ile birlikte

E:2005/129 esas sayılı dosyada yargılandığı, bu yargılama sonucunda Erzurum 2.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.03.2009 tarih ve Dosya No:2005/129, Karar

No:2009/113 sayılı kararı ile davacının 5237 sayılı Yasanın 314/2. maddesi ile

aynı Kanunun 215. maddesinde sayılan suçları işlediğinden mahkumiyetine karar

verildiği, 5237 sayılı Yasanın 215. maddesi uyarınca verilen cezalar hakkında

hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesinde yer verilen terör

örgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan, durumuna uygun

olarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin, 10.

maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundan

çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

sonucuna ulaşılmıştr."

14. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin

18/9/2012 tarihli ve E.2009/9540, K.2012/6389 kararı ile temyiz isteminin

reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı

Dairenin 7/6/2013 tarihli ve E.2013/457, K.2013/4559 sayılı kararı ile

reddedilerek başvurucu hakkındaki disiplin cezasına ilişkin işlem

kesinleşmiştir.

15. Karar, başvurucuya 15/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 16/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

2. Ceza Yargılaması Süreci

17. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. madde ile

görevli)13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 sayılı iddianamesiyle başvurucunun da

aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen “örgüte üye olma” ve Kanun’un 215.

maddesinde belirtilen “suç ve suçluyu övme”

suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

18. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/102 sırasına

kaydedilen dava, Mahkemenin 3/10/2006 tarihli ve E.2006/102, K.2006/132 sayılı

kararıyla aynı Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir.

19. Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasında birleştirilen

dosyalar kapsamında birden çok iddianame bulunmaktadır. Başvurucu hakkında

disiplin cezasının uygulanmasına neden olan suçlamalar ise “3. İddianame” başlığı altında

anlatılmaktadır.

20. 3. İddianame'nin ilgili kısımları

şöyledir:

“…

19/03/2006 Pazar günü Nevruz Bayramı

kutlamalarının Sivas’ta Alibaba Mahallesi Çayboyu CaddesiKızılırmak

Siteleri arka kısmında bulunan boş arazide yapıldığı,kutlamalara

Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören ve yasadışıPKK/KONGRA-GEL

terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgür Gençlik

Hareketi) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler, ESP (Ezilenlerin Sosyalist

Platformu) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler ve Tokat ilinden gelen Tokat

İli Gaziosmanpaşa Üniversitesi öğrencileri oldukları belirlenen ve Tokat YÖGEH

içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin katıldığı, Nevruz Bayramı Kutlaması

19/03/2006 günü saat:11.00 sırasında lastikler yakılarak başlamış, topluluk

tarafından yakılan lastiklerin etrafında zılgıtlar ve şarkılar eşliğinde

halaylar çekilmiş, kutlamalara katılan topluluk tarafından ellerinde yasadışı

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde bayrağını temsil eden sarı, kırmızı ve

yeşil renkteki bez parçası gezdirilmiş, topluluk tarafından;

“BİJİ NEVROZ, DİSA DİSA

SERHİLDAN SEROKEME ÖCALAN, BİJİ AŞİTİ, BİJİ AZADİ, BİJİ SEROK APO, YAŞASIN

HALKLARIN KARDEŞLİĞİ, BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ, NEVROZ İSYANDIR GÜNEŞE

SELAMDIR, TECRİTE SON VER BARIŞA YOL VER”ibareli

sloganlar atılmış, yine aynı topluluk tarafından PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün

EY DIJMIN ve HERNEPEŞ isimli sözde marşlarını okumuş, kutlama saat:14.00

sıralarında sona ermiş, Tokat İlinden gelen öğrenciler aynı gün Sivas'tan

ayrılmışlar ve yapılan etkinlik baştan sona kadar emniyet görevlileri

tarafından teknik cihazlar ile kayıt edilmiştir. Nevruz kutlamaları sırasında

atılan tüm yasadışı sloganların diğer illerde yapılan Nevruz eylemlerinde de

kullanıldığı illerden gelen resmi yazılardan anlaşılmıştır.

Nevruz Bayramı kutlamalarına Sivas ve Tokat

illerinde yükseköğrenim gören kişilerin yoğun olarak katılmaları nedeniyle

Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören ve yasadışıPKK/KONGRA-GEL

terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgür Gençlik

Hareketi) içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin eylemleri ile terör

örgütünün içerisindeki faaliyetlerinin açığa çıkartılması, şüphelilerin

yakalanması ve suç delillerinin elde edilmesi amacıyla 15/04/2006 günü Sivas 2.

Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2006 tarih ve 2006/358 Değ. İş sayılarına kayden alınan arama izni kararı ile şüphelilerin

ikametgahlarında ve … adresinde faaliyet gösteren KIZILIRMAK DERGİ TEMSİLCİLİĞİ’NDE

arama yapılmış, Tokat İlinden gelerek Sivas'ta yapılan Nevruz kutlamalarına

katılan gurup içerisinde aktif rol alarak grubu yönlendirdikleri tespit edilen

şahısların eylem ve örgüt içerisindeki faaliyetlerinin tespiti amacıyla Tokat

Sulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2006 tarihli ve D. İş. No:2006/345 sayılı arama

izni kararı ile aşağıda ayrıntıları yazılı arama işlemleri yapılmıştır.

…

Nevruz Bayramı ile ilgili olarak 19/03/2006

günü Sivas ili Alibaba Mahallesi Çayboyu

Caddesi Kızılırmak Siteleri arka kısmında bulunan boş alanda yapılan Nevruz

kutlamasında görevliler tarafından çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerinin

yapılan CD çözümünde;

1. No'lu CD'de

bulunan görüntünün 01.05 saniyesinde üzerinde mavi kot pantolon ve lacivert

mont olan başında kahverengi şapka bulunan ve elinde sarı kırmızı yeşil renkte

sözde PKK bayrağını temsil eden bez parçası ile halay başı çeken şüpheli Ş. B.,

Görüntünün 01.09 saniyesinde üzerinde

kahverengi mont ve pantolon olan ve alkış eşliğinde 'NEVRUZ İSYANDIR GÜNEŞE SELAMDIR'

şeklinde slogan atan ve attıran şüpheli İdris İSEN,

Görüntünün 01.39 saniyesinde şüpheli İdris

İSEN tarafından grubun toplandığı, grup içerisinde şüpheli S. T.'nin de yer aldığı;

Görüntünün 01.53 saniyesinde İdris İSEN

tarafından 'ARKADAŞLAR DEVRİM VE DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ ANISINA BİR DAKİKALIK

SAYGI DURUŞU' diyerek sol elini zafer işareti yaparak havaya kaldırdığı,

Görüntünün 02.19 saniyesinde grubu yönlendiren

şüpheli İdris İSEN ve grup tarafından PKK/KONGRA-GEL terör

örgütünün sözde marşı olarak bilinen "EY REQÎB, HER MAWE QEWMÎ KURDZİMAN,

NAYSİKÊNÊ DANAYÎ TOPÎ ZEMAN KES NELÊ KURD MİRDUWE" (DİNLE DÜŞMAN, KÜRT

HALKI HALA YAŞIYOR. TOP ATEŞİNDEN VE FELAKETLERDEN HİÇ YILMAYACAK. KÜRT

GENÇLİĞİ ASLAN GİBİ ŞAHLANIYOR,) ile başlayan "LAWÎ KURD HELSAYE SER PÊ

WEK DİLÊR, TA BE XWÊN NEQSÎ EKA TACÎ JÎYAN" ( KÜRT

GENÇLİĞİ DAİMA KURBAN VERMEĞE HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR.)

ibareleri son bulan sözde marşı söyledikleri sözde marştan sonra hep birlikte

alkışlar eşliğinde'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklinde

slogan atmışlardır.

Görüntünün 03.28 saniyesinde yukarıda açık

kimliği yazılı İdris İSEN. tarafından 'TECRİTE SON VER

BARIŞA YOL VER' şeklinde gruba slogan attığı ve attırdığı,

Görüntünün 03.58 saniyesinde yukarıda açık

kimliği yazılı İdris İSEN tarafından ve yine yukarıda açık kimlikleri yazılı

grupta bulunan şahıslarla birlikte 'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklinde slogan

attıkları,

Görüntünün 04.06 saniyesinde grubu yönlendiren

ve yukarıda açık kimliği yazılı İdris İSEN tarafından şüpheliler S.T. ve F. B.

ile birlikte 'NEVRUZ İSYANDIR, GÜNEŞ'E SELAMDIR' şeklinde slogan atıkları,

Görüntünün 04.35 saniyesinde Tokat ilinden

gelen grupla birlikte grubu yönlendiren, üzerinde mavi kot pantolon siyah

renkli deri mont bulunan içerisinde gri kazak olan şüpheli E. E.ile birlikte'DİSA DİSA

SERHİLDAN SEROKAME ÖCALAN' şeklinde slogan atarak Nevruz alanına gelmiştir.

Nevruz alanında bulunan yukarıda açık kimliği yazılı şahıslar gelen gruba

hitaben 'BİJİ NEVRUZ BİJİ NEVRUZ' şeklinde karşılık verdikleri,

Görüntünün 05.04 saniyesinde gelen Tokat grubu

ile birlikte şüpheliler … ve İdris İSEN tarafından PKK/KONGRA-GEL terör

örgütünün sözde marşı olarak bilinen "BIRAYÊN DELAL HUN WERİN KURDINO

BIHIŞTA WELAT EM HERIN MERDINO" (GÜZEL KÜRT KARDEŞLERİM GELİN ÜLKEMİZİN

ARDINA GİDELİM) ibaresi ile başlayan, "DILÊ MEJPOLA GURÇIK BÛNE HESIN BO

ALA RENGÎN HUN WERIN EM BESIN" (YÜREKLERİMİZ ÇELİKLEŞTİ ARTIK HAYDİ KIZIL

BAYRAK İÇİN HEP BERABER GİDELİM.) ibaresi ile son bulan HER NEPEŞ (İLERİ)isimli

sözde marşın söylendiği,

...

Görüntünün 13.59 saniyesinde grubu yönlendiren

yukarıda açık kimliği yazılı İdris. İSEN tarafından alkışlar eşliğinde 'BİJİ

NEVRUZ BİJİ NEVRUZ' şeklinde slogan attırarak son bulduğu tespit edilmiş ve

çözüm Tutanağı dosyaya eklenmiştir.

…”

21. İddianamede başvurucunun 19/3/2006 tarihli nevruz

gösterisine katılmasından ayrı olarak başka olaylardan da bahsedilmektedir. Bu

olaylardan bazıları şunlardır:

“…

Örgütün gençlik yapılanması olan YÖGEH'in Sivas İl sorumlusu olduğu, evinde yapılan aramada

4 sayfalık Sosyalist Parti başlıklı örgütsel doküman elde edildiği, YÖGEH

içerisindeki faaliyetlerini aktif olarak yürüttüğü, örgüt tarafından tertip

edilen etkinliklere katılmak amacıyla Ankara, İstanbul ve Diyarbakır İllerine

gittiği, Nevruz kutlamalarında topluluğu yönlendirdiği, Sivas'da

örgütün yapılanması içinde üst düzey yönetici konumunda olduğu,

…

Şüpheliler … ve İdris İsen'’in19.03.2005

tarihinde Sivas ilinde ki Nevruzkutlamalarında yine

şüpheliler … ve İdris İsen'in 4 Kasım 2014 tarihinde

Cumhuriyet Üniversitesinde yapılan protesto eylemine katıldığı, yine şüpheliler

… ve İdris İsen'in, 21.03.2005 tarihindeDiyarbakır

ilinde yapılan Nevruz kutlamalarınakatıldıkları,terör

örgütünün propagandası niteliğinde slogan attıkları şüphelilerin eylemlerinin

suç tarihi itibariyle suç ve suçluyu övme niteliğinde bulunduğu,

…

Şüphelilerin Sivas’ta yaptıkları eylemlerin

terör örgütünün yönlendirmesiyle ülke genelinde yapılan eylemlerle eş zamanlı

ve aynı olduğu, yakalanan şüphelilerin yapılan ev aramalarında elde edilen bazı

CD'lerin aynı içerikli ve birden fazla olduğu, üzerlerinde bulunan yazıların

benzerlik taşıdığı, bahse konu CD'lerin Sivas ve Tokat İlleri YÖGEH (Yurtsever

Özgür Gençlik Hareketi) İl sorumluları olmaları terör örgütü ile bağlantılarının

bulunduğunu göstermektedir.

Yukarıda anlatılan nedenler ve tüm dosya

kapsamına göre şüphelilerin yasa dışı PKK/ KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik

yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgürlük Gençlik Hareketi)adına faaliyette

bulundukları, Şüpheliler E. E., İ. E., K. D. ve K. D. ‘nin

örgüt yöneticisi konumunda oldukları, diğer şüphelilerden İdris İsen'in ve diğerlerininise örgüt üyesioldukları arama ve el koyma kararları, cd, disket,

kamera, cep telefonu,sim kart, fotoğraf çözüm

tutanakları, inceleme tutanakları, bilgisayar internet site çıktıları, yakalama

tutanakları, telefon dinleme kayıtları, el yazıları, CMK 250 Md ile görevli C.Başsavcılığımız adli emanetinin 2006/39-37 sayılı emanet

makbuzu, şüphelilerin beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları, sorgu tutanaklarıve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,”

22. 13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 ve 2006/29 No.lu 3. İddianame

ile örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmaları istenilen şüpheliler "İdris İSEN, E. E., K. D. , K. D. ve S. T.'nin Sivas ilindeterör örgütünün

gençlik yapılanması içerisinde yer aldıkları, terör örgütü adına faaliyet

göstererek bu amaçla Nevruz ve benzeri gösterilerde örgüt adına

yönlendirmelerde bulundukları, evlerinde çoksayıda

yasak yayın ve Öcalanposterleri bulundurdukları, söz

konusu gençlik yapılanması içerisinde organize birşekilde

hareket ettikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmaklabaşvurucunun

da 19.3.2006 tarihinde Sivas ilinde yapılan Nevruz kutlamalarına katılarak

“Nevruz İsyandır, Güneşe selamdır, Disa Disa Serhildan SerokÖcalan” vebenzeri terör

örgütünün propagandası içerikli sloganlar attıkları, suç tarihi itibariyle

şüphelilerin eylemlerinin 5237 Sayılı Kanun’un 215. maddesi kapsamında suç ve

suçluyu övme niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, bu suçtan ayrı ayrı

cezalandırılmaları” da talep edilmiştir.

23. İddianamede YÖGEH’nin

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Türkiye gençlik yapılanması olduğuna ilişkin şu

değerlendirmeler yapılmıştır:

"PKK/KONGRA-GEL terör

örgütünün Türkiye gençlik yapılanması olan BAGEH'in

(Bağımsız Gençlik Hareketi) yeniden yapılandırılması maksadıyla "BAGEH

Türkiye Konferansı" ismi altında İstanbul ilinde 10-13 ARALIK 2005

tarihinde yapılan sözde konferans sonrası, gençliğin hareket alanını

genişletecek, kendi içinde demokratik sürece yanıt olabilecek bir yapılanma

üzerinde karar kılındığı ve tüm gençleri kendi bünyesinde örgütlemek amacıyla

BAGEH'İN fesh edilerek yerine yurtsever özgür gençlik

hareketi (YÖGEH) kurulduğu ilan edilmiştir.

Terör örgütü, YÖGEH(Yurtsever

Özgür Gençlik Hareketi) nin;

- Temel hedeflerinin; "Abdullah Öcalan'la

İradeleşmek, Konfederalizmi

Pratikleştirmek" olduğunu,

- Amaçlarının; Türkiye'de öğrenci gençliğinin

ve ihtiyaç olarak belirlenen işçi, işsiz ve köylü gençlik kesimlerinin biraraya getirilmesi ve cumhuriyetin demokratikleştirilmesi

olduğu, Konfederalizmin toplum nezdinde yaşama

geçirilmesi ihtiyaç olduğunu,

- Sözde oligarşik

cumhuriyeti demokratik cumhuriyete dönüştürmek için sözde Demokratik Konfederalizmmisyonunu önemli bulduklarını,

- Abdullah Öcalan'a yönelik sözde kapsamlı ve

sistemli bir saldırının olduğu, Abdullah Öcalan'ın sözde geliştirdiği

demokratik cumhuriyet ve üst kimlik gibi tartışmaların yürütüldüğü bir sırada

sözde tecritin uygulanmasını kabul etmediklerini,

- Sözde Kürt sorununun bir halk sorunu

olduğunu ve muhatabının Abdullah Öcalan'ın olacağı, Abdullah Öcalan'sız çözümün belirlemesinin çözümsüzlüğün formülü

olduğunu ve buna girecek/yanaşacak kesimlere karşı tavır alacaklarını,

- Gençliğin irade olarak pasifize

edildiğini, YÖGEH'in meşru, caydırıcı eylem tarzıyla

topluma ve değerlerine yapılan bütün saldırılara cevap vereceğini, işçi, işsiz,

köylü ve öğrenci gençlikten oluşacak YÖGEH yapısının, bundan sonra yapılacak

olan çalışmalarda sistemin yürüttüğü planlı çalışma tarzını boşa çıkarıcı bir

pratik içerisinde olacağını,

- Tüm gençlik kesimlerini YÖGEH'e

davet ettiklerini, Abdullah Öcalan'a yapılan sözde saldırıların gençliğin

sorununun öznesi olarak hareket etmeyi gerektirdiğini, bu sebeple gençleri YÖGEH'te örgütlenmeye çağırdıklarını, YÖGEH'in

gençliğin ve halkın sorunlarını kendi öz gücüyle çözeceği iddiasında olduğunu,

- YÖGEH tarafından yapılan eylemlerin YÖGEH

adıyla sahiplenmesi, DEM-GENÇ'in Türkiye Gençliğini

kapsadığı, her YÖGEH'linin DEM-GENÇ'li

olduğu, ancak her DEM-GENÇ'linin YÖGEH'li

olmadığı,

- Sol ve devrimci gençlik örgütleriyle çeşitli

ittifaklara gidilebileceği, bu konudaki temel ilkenin terörist başı ve YÖGEH

tarafından savunulan değerlere saygı olduğu, Abdullah Öcalan'a yönelik hakaret

ve karalamanın işbirliği ve ittifakları

engelleyeceğini bildirmiş, 15/04/2006 günü gözaltına alınan şüphelilerin

yapılan ev aramalarında elde edilen dokümanların incelemesinde YÖGEH'in varlığının kabul edildiği tespit edilmiştir."

24. Başvurucu; soruşturma evresinde kolluktaki ifadesinde atılı

suçlamaları kabul etmediğini, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde YÖGEH ve BAGEH ile bağlantısının

olmadığını, Mahkemedeki ifadesinde ise 2006 yılı nevruz kutlamasına

katıldığını, slogan atmadığını, herhangi bir örgüt ile organik bağının olmadığını,

örgütsel faaliyet düzenlemediğini, aidat toplamadığını ve örgüte eleman

kazandırmadığını, 2006 yılında Sivas ilinde düzenlenen nevruz kutlamalarına

katıldığını, “tecrite hayır yaşasın halkların kardeşliği"

şeklinde slogan attığını ifade etmiştir.

25. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin

24/3/2009 tarihli ve E.2005/129, K.2009/113 sayılı kararı ile örgüt üyeliği

suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca 6

yıl 3 ay hapis ve suç ve suçluyu övme suçundan Sivas ve Diyarbakır illerindeki

nevruz kutlamalarındaki eylemleri ile Sivas ili Mevlana caddesindeki

eylemlerinden dolayı her bir eylem için aynı Kanun’un 215. maddesi gereğince 25

gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

karar verilmiştir.

26. Mahkeme, başvurucunun 3. İddianame çerçevesinde örgüt

üyeliği suçunu işlediğine gerekçe olarak; “Sanıklar

İdris İSEN., E. E., K. D. ve K. D.’nin örgüt

yöneticiliğinden cezalandırılması istenmiş ise de sanıkların örgüt yönetici

olduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Fakat bu

sanıkların eylemleri değerlendirildiğinde örgüt üyesi oldukları kanaatine

varılmıştır. Bu sanıklarla beraber İdrisİSEN'in

eylemleri değerlendirildiğinde süreklilik, çeşitlilik zayıfta olsa aralarında

hiyerarşik bir bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu iddianame ile sanıkların bağlı

suçları hakkında dava açılmamıştır. İddianame anlatımından sanıkların suç

tarihi itibariyle suç ve suçluyu övme ile propaganda suçlarını işledikleri

anlaşılmaktadır. Sanıklara bağlı suçları iddianamede anlatıldığından ek savunma

hakkı tanınmıştır. Sanıkların eylemlerini PKK terör örgütünün uzantısı

konumundaki gençlik yapılanması YÖGEH adına yürüttüğünün anlaşıldığı…”belirtmiştir.

27. Mahkeme, 3. İddianame'de anlatılan

19/3/2006 tarihindeki aynı olay nedeniyle başvurucu hakkında 5237 sayılı

Kanun’un 215. maddesinde belirtilen suç ve suçluyu övme suçundan da mahkûmiyet

hükmü kurmuştur.

28. Başvurucunun temyizi üzerine Erzurum 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2/5/2011 tarihli ve

E.2010/14857, K.2011/2662 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

B. İlgili Hukuk

29. 5237 sayılı Kanun’un “Suç

işlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı 220. maddesinin (1) ve

(7) numaralı fıkraları şöyledir:

“Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla

örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile

araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki

yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı

için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

…

(Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla

birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak

cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın

niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.””

30. 5237 sayılı Kanun’un “Silahlı

örgüt” kenar başlıklı 314. maddesinin(1)ve

(2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde

yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on

yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.

Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye

olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”

31. 5237 sayılı Kanun’un “Suçu

ve suçluyu övme” kenar başlıklı 215. maddesi şöyledir:

“İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu

suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, (11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı

Kanunun 10 uncu maddesiyle değişik, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve

yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde) iki yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.”

32. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme”

başlıklı 45. maddesi şöyledir:

"Yükseköğretime

giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır:

a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve

yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak

kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre

yapılır.

b. Yükseköğretim kurumlarına esasları

Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir.

Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları

dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü iki yüz elli, en

büyüğü beş yüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretim

başarı puanının yüzde on ikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdan

alınan puana eklenir.

c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ile

bitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulu

kararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir.

d. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından

mezun olan öğrenciler, istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamı

niteliğinde veya bunlara en yakın olan mesleki ve teknik önlisans

yükseköğretim programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilir. Bu öğrencilerin

yerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim

Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak

yönetmelikle belirlenir.

e. Önlisans

mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde

onunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçiş

kontenjanı ayrılabilir.

f. Yabancı uyruklu öğrenciler ile

ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim

kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.

Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki

yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu

öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır.

g. Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek usul

ve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğu

tespit edilen öğrenciler ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca

tespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler,

ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarına

yerleştirilebilir. (Ek cümle: 16/2/2016-6676/4 md.)

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca tespit edilen ve

Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ulusal ve uluslararası düzeyde

düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilerin ilgili dallardaki

lisans programlarına yerleştirilmelerinde, merkezi sınavlardan almış oldukları

puanlara, bu maddenin (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı ve

bu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımı

sonucu bulunacak puan eklenir."

33. 2547 sayılı Kanun’un “Öğrencilerin

disiplin işlemleri” başlıklı 54. maddesi şöyledir:

“Soruşturma, yetkiler ve cezalar:

a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında

yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan,

öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak

kısıtlayan, kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve

engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim

mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı

dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu

olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile

ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl

için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları

verilir.

b. Bir fakülte, enstitü veya yüksekokulun

içinde veya dışında öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı

soruşturma yapmaya ve doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kuruluna

sevk etmeye ilgili fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.

c. Disiplin soruşturmasına, olay öğrenilince

derhal başlanılır ve soruşturma en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır.

d. Hakkında kovuşturma yapılan öğrenciye sözlü

veya yazılı savunma hakkı verilir. Tanınan süre içinde savunma yapmayan öğrenci

bu hakkından vazgeçmiş sayılır.

e. Disiplin cezaları, ilgili öğrenciye yazı

ile bildirilir. Durum, öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve

Yükseköğretim Kuruluna duyurulur. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararlarına

karşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Cezalar

öğrencinin dosyasına ve siciline işlenir.

f. Bu maddeye göre yapılacak işlemler

sırasında gerekirse öğrenciye, bağlı bulunduğu öğretim kuruluşunda, ilan

yoluyla tebligat yapılabilir.

g. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararı

bütün yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu, emniyet makamları ve

ilgili askerlik şubelerine bildirilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa

Mahkemesi’nin 28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/59, K.: 2011/69 sayılı Kararı

ile.)”

34. 2547 sayılı Kanunu’nun 54. maddesinin iptal edilen (g)

fıkrasının ikinci cümlesi şöyledir:

“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası

verilen öğrenciler, bir daha herhangi başka bir yükseköğretim kurumuna

alınamazlar.”

35. 2547 sayılı Kanunu’nun 65. maddesinin (a) fıkrasının

dokuzuncu bendi şöyledir:

“a. Aşağıdaki

hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle

düzenlenir:

…

(9) Öğretim elemanları, memur ve diğer

personel ile öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve

disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar,”

36. Mülga Yönetmelik’in “Yükseköğretim

Kurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Disiplin Suçları” başlıklı

10. maddesinin (e ) bendi şöyledir:

“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını

gerektiren fiil ve haller şunlardır:

...

2) Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bu

kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak,”

37. Mülga Yönetmelik’in “Disiplin

Cezaları” başlıklı 5. maddesinin (e )

fıkrası şöyledir:

“Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma: Öğrenciye,

bir daha yükseköğretim kurumlarından herhangi birine alınmamak üzere

öğrencilikten çıkarıldığının yazı ile bildirilmesidir.”

38. 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren

Disiplin Suçları” başlıklı 9. maddesi ise şöyledir:

“(1) Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını

gerektiren eylemler şunlardır;

a) Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak

kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu

amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette

bulunmak veya yardım etmek,

b) Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veya

uyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak,

c) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile

Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini ve

bıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan

diğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak,

ç) Kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle

cinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

39. Mahkemenin 13/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

40. Başvurucu; nevruz kutlamalarına katılması sebebiyle açılan

soruşturma neticesinde 2547 sayılı Kanun'da açıkça yer almamakla birliktegetirilen bir düzenlemeye istinaden yükseköğretim

kurumundan çıkarıldığını, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılması

sonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini, eğitim hakkının

sınırlandırılabileceğini ancak bu sınırlamanın hakkın özüne dokunamayacağını ve

demokratik toplum düzenine aykırı olamayacağını, çıkarma cezasının verildiği

tarih itibarıyla hakkında sübuta ermiş bir ceza davasının bulunmadığını

belirterek Anayasanın 5., 13., 14. maddenin (2) ve 15. maddenin (1) numaralı

fıkraları ile 34., 38. ve 42. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;

tazminat ve adli yardım talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

41. Başvurucu, toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünü

kullanmış olması nedeniyle hakkında verilen yükseköğrenimden çıkarma disiplin

cezasının eğitim ve öğrenim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

42. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder. (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olay bakımından temel sorun,

başvurucunun katıldığı eylemde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında

yükseköğretimden çıkarma disiplin cezasının uygulanması olduğundan başvurucunun

şikâyetlerinin Anayasa'nın 26. maddesi ışığında 42. madde kapsamında

incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

43. Bakanlık görüş yazısında, başvurucunun eğitim hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetinin kabul edilebilirliği yönünden herhangi bir görüş

bildirilmemiştir.

44. Başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmayan eğitim

ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunun, kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

45. Başvurucu, Anayasa’da ve 2547 sayılı Kanun’da açıkça yer

almamakla birlikte Yönetmelik'le getirilen bir düzenlemeye istinaden

yükseköğretim kurumundan çıkarıldığını, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün

kullanılması sonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

46. Bakanlık görüş yazısında, eğitim hakkının kurum içi

kurallara uymayı sağlamak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veya

çıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellemediği,

ancak bu tip bir müdahalenin hakkın özüne zarar vermemesi ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme) yer alan diğer haklarla ters düşmemesi

gerektiği hususlarına dikkat çekilmiştir.

47. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyan dilekçesinde,

başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir.

48. Anayasa’nın “Temel hak ve

hürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın

yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz.”

49. Anayasa’nın “Eğitim ve

öğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“Kimse, eğitim ve

öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir

ve düzenlenir.”

50. Sözleşme’ye ek Türkiye’nin taraf

olduğu 1 No.lu Ek Protokol’ün “Eğitim hakkı”

başlıklı 2. maddesi şöyledir:

“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun

bırakılamaz. ...”

51. Anayasa’nın “Eğitim ve

öğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinde kimsenin

eğitim ve öğrenim haklarından yoksun bırakılamayacağı, öğretim hakkının

kapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

52. Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde ise hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, bir

başka anlatımla herkesin eğitim hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

Eğitim hakkını düzenleyen bu ek Protokol iki cümleden oluşmaktadır. Bu

cümlelerden birincisinde eğitim hakkına ilişkin temel kural, ikincisinde ise

tamamlayıcı kural düzenlenmiştir. Birinci cümledeki temel kuralın “eğitim hakkından yoksun bırakılmama”

hakkını içerdiği kuşkusuzdur.

53. Başvuru konusu olaya benzer olaylarda uygulanacak ilkeler

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından Selçuk

Taşdemir (B. No: 2013/7860, 3/3/2016, §§ 62-67) kararında ortaya

konmuştur.

54. Bu ilkeler ışığında başvuruya konu olayda eğitim hakkına

müdahale bulunup bulunmadığının, sonrasında ise müdahalenin haklı sebeplere

dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

a. Müdahalenin Varlığı

55. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde yükseköğrenim gören başvurucunun“yasa dışı örgüte üye

olmak ve örgüt adına faaliyette bulunma” fiilinden dolayı yükseköğretim

kurumundan çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının, başvurucunun eğitim

ve öğrenim hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğunda herhangi bir kuşku

bulunmamaktadır (Selçuk Taşdemir,

§ 69).

b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

56. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 42. maddesine

dayanmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine

getirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu

nedenle sınırlamanın; Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama,

Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet'in gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir (Selçuk Taşdemir,

§ 70).

i. Kanunilik

57. Başvurucu, disiplin cezasına neden olan Yönetmelik'in 10.

maddesinin (e) bendinin 2547 sayılı Kanun’da açıkça yer almadığını ileri

sürmüştür.

58. 2547 sayılı Kanun’a uygun olarak kabul edilen mülga

Yönetmelik’in ilgili hükmünün öngörülebilir ve ulaşılabilir bir şekilde “kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adına

faaliyet yapma veya yardımda bulunma” eylemine karşılık disiplin

yaptırımını kabul ettiğinden başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelik

müdahalenin kanuni dayanağının olduğu açıktır (Selçuk

Taşdemir, §§ 72-74).

ii. Meşru Amaç

59. Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa ve Sözleşme’de sınırlı sayıda belirtilmiş meşru amaçlar

listesi bulunmamaktadır. Bu nedenle yüksek öğrenim görenler açısından eğitim

hakkında yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genel

ilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin geniş

bir takdir alanı bulunmaktadır. Bu nedenle üniversite yönetiminin, kurum içi

düzenin sağlanması ve korunmasını sağlamak amacıyla disiplin yaptırımı uygulamasının

meşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı kabul edilmelidir (Selçuk Taşdemir, §§ 75-77).

iii. Demokratik Toplum

Düzeninde Gerekli Olma ve Ölçülülük

60. Başvurucu, nevruz kutlamasına katılmış olması nedeniyle

toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünün kullanıldığı gerekçesiyle

açılan ceza davası sonucunda verilen karar dikkate alınarak yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığını, bu şekildeki eğitim hakkının özüne

dokunulmakla hakkın ortadan kaldırıldığını, yapılan bu müdahalenin demokratik

toplumun gereklerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

61. Bakanlık görüşünde, eğitim hakkına yönelik müdahalelerin

incelenmesinde yukarıda belirtilen (bkz. § 46) Sözleşme hükümleri ve Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarının dikkate alınması gerektiği

belirtilmiştir.

62. Anayasa’nın 42. maddesi ile 13. maddesinin birlikte

değerlendirilmesinde eğitim ve öğrenim hakkının kapsamı belirlenirken

Anayasa’nın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet'in

gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak kanunla bazı sınırlamalar

getirilebilirse de bunlar eğitim ve öğretim hakkını tamamen ortadan kaldıracak

nitelikte olamaz. Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde

sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne

dokunup temel hak ve özgürlükleri tümüyle kullanılamaz hâle getiren

sınırlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz (AYM,

E.2009/59, K.2011/69, 28/4/2011).

63. Yükseköğrenim gören öğrencilerin eğitim kurumunda uyması

gereken kurallar ve bunlara uyulmaması hâlinde verilebilecek disiplin cezaları,

genel hüküm niteliğindeki 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde düzenlenmiş olup hangi

hâllerde hangi disiplin cezasının verileceği ise Yönetmelik’e bırakılmıştır.

Disiplin suç ve cezaları, öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin

yetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar ise

aynı Kanun’un 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendinde

açıklanmıştır.

64. 2547 sayılı Kanun’da verilebilecek disiplin suçları ve

cezaları “yükseköğretim kurumları içinde

veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı

harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya

dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve

çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan,

bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine

veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik

veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden

öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir

haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma

veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları” şeklinde

belirtilmiştir.

65. Kanun çerçevesinde hazırlanan Yönetmelik ile uygulanacak

disiplin suç ve cezalarının amacı, mahiyeti, kapsamı, sınırları ve uygulanma

koşulları açıklığa kavuşturulmuştur. Söz konusu disiplin cezasının uygulandığı

tarihte yürürlükte bulunanYönetmelik'in 10.

maddesinin (e) bendinde “Yükseköğretim

kurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller”den

birinin de “Kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adına faaliyet yapma

veya yardımda bulunma” olduğu ifade edilmiştir.

66. Kanun ve Yönetmelik kapsamında yalnızca bir disiplin suçu ve

buna karşılık bir disiplin cezası öngörülmemiş, disiplin suçunun niteliğine

göre kademeli olarak bir disiplin cezası sistemi de öngörülmüştür. Somut olayda

başvurucu 19/3/2006 tarihinde bir grup üniversite öğrenci ile birlikte

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH içinde faaliyet

gösterdiği gerekçesiyle ve daha önce almış olduğu disiplin cezaları da gözönünde bulundurularak Üniversite Disiplin Kurulu

tarafından yükseköğrenim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır (bkz.

§ 10). Başvurucu, söz konusu Yönetmelik kapsamında bir daha yükseköğretim

kurumlarından herhangi birine alınmamak üzere disiplin cezasının sonucu olarak

öğrencilikten çıkarılmıştır.

67. Avrupa İnsan Hakları Komisyon'una göre eğitim hakkı, ulusal

hukuk kurallarına uymak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veya

çıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellememektedir

(Yanasık/Türkiye, (k.k.),

B. No: 14524/89, 6/1/1995).

68. Ancak AİHM, eğitim hakkına getirilen sınırlamaların “hakkın özüne zarar verecek ve etkililiğini azaltacak”

genişlikte olmaması gerektiğini, bunun için de sınırlamaların ilgilileri

yönünden “öngörülebilir”

olmasının ve “meşru bir amacı”

takip etmesinin şart olduğunu vurgulamaktadır. Ancak AİHM'e

göre devlet, Sözleşme’nin 8 ila 11. maddelerinde olduğunun aksine ek 1 No.lu

Protokol’ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlar listesi ile bağlı değildir

(Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya, [BD], B.

No: 43370/04, 8252/05, 18454/06, § 140). Belirtilen koşullara ek olarak bir

sınırlama, ancak kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir

“orantılılık” ilişkisi varsa Protokol ile uyumlu olabilir (Leyla Şahin/Türkiye, 44774/98, 10/11/2005,

§ 154).

69. Diğer taraftan eğitim hakkına getirilen sınırlamalar,

Sözleşme ve eki protokollerde yer alan haklarla da çatışmamalıdır (Belçika Eğitim Dili Davası, B. No:

1474/62..., 23/7/1968). Bunun için Sözleşme ve eki protokol hükümlerinin bir

bütün hâlinde dikkate alınması ve ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin

özellikle Sözleşme’nin 8., 9. ve 10. maddeleri ışığında yorumlanması gerekir (Leyla Şahin, § 155). Belirtilen çerçevede

kalmak kaydıyla taraf devletler sınırlama konusunda belli bir “takdir yetkisi”ne sahiptir ve bu takdir

aralığı genellikle toplum ve ilgili kişiler için önemine ters orantılı şekilde

eğitimin seviyesine bağlı olarak artmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 56).

70. Hak ve özgürlüklere yapılacak her türlü sınırlamada devrede

olan güvencelerden biri de Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen “ölçülülük ilkesi”dir. Bu ilke, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına

ilişkin başvurularda öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir güvencedir.

Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük

ilkeleri iki ayrı kriter olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu iki kriter

arasında sıkı bir ilişki vardır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir

sınırlamanın demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte, başka bir

ifadeyle güdülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekle birlikte temel haklara

en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup olmadığının

incelenmesi gerekir (AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007).

71. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre ölçülülük, temel hak

ve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ile araç arasındaki ilişkiyi yansıtır.

Ölçülülük denetimi, ulaşılmak istenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmak

için seçilen aracın denetlenmesidir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanında

getirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahalenin

elverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,

5/6/2015, § 71). Bu ilke, şüphesiz diğer temel hak ve özgürlüklere yapılacak

müdahaleler bakımından da geçerlidir.

72. Başvuru konusu olayda başvurucunun Üniversite yerleşkesi

dışında nevruz kutlaması dolayısıyla 19/3/2006 Pazar günü Alibaba

Mahallesi Kızılırmak Sitesi'nin arkasındaki boş arazide yapılan gösterilere

PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Sivas ilinde faaliyet gösteren gençlik

yapılanması içinde hareket edenlerle birlikte katıldığı ve çekilen kamera ve

fotoğraf görüntülerinden örgütün marşı olarak bilindiği iddia edilen “Her Nepeş” adlı

marşı söylediği ve yasa dışı slogan attığının tespit edilmesi nedeniyle yasa

dışı örgüte üye olma ve örgüt adına faaliyette bulunma fiilinin sübuta

erdiğinden bahisle hakkındaYönetmelik'in 10.

maddesinin (e) bendinde belirtilen “kanun

dışı kuruluşlar adına faaliyet yapma veya yardımda bulunma”

eyleminin gerçekleşmiş olması ve daha önce benzer eylemden dolayı almış olduğu

üç kez disiplin cezası da gözönünde bulundurularak

yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

73. Başvurucu, aynı süreçte disiplin cezasına dayanak fiilinin

de içinde bulunduğu olaylarla ilgili olarak (bkz. § 12) Erzurum 2. Ağır Ceza

Mahkemesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Sivas ilinde faaliyet gösteren

gençlik yapılanması içinde hareket ettiği ifade edilen diğer sanıklarla

birlikte yargılanmıştır. Mahkeme yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin

cezasının gerekçesi olarak gösterilen olayda“Kürdistan Derim Marşı” olarak bilinen “İleri” ve “Ey Düşman” adlı marşlarının söylendiğini, terör örgütü

lideri Abdullah Öcalan’ı övücü ve şiddeti teşvik eden ve şiddete çağıran

sloganlar atıldığını tespit ederek iddianamede açıklanan eylemlerle birlikte bu

eylemlerin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu sonucuna vararak başvurucunun

mahkûmiyetine karar vermiştir. İdare Mahkemesi de Ağır Ceza Mahkemesinin bu

kararı üzerine başvurucuya verilen disiplin cezasını “davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesinde

yer verilen terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan,

durumuna uygun olarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin,

10. maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundan

çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık

bulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçeyle hukuka uygun bularak

disiplin cezasına ilişkin açılan iptal davasını reddetmiştir (bkz. § 12).

74. AİHM, eğitim hakkının devletin düzenleme yapmasını

gerektirdiğini, ancak bu düzenlemenin hakkın özünü zedelememesi gerektirdiğini

(Campbell ve Cosans/İngiltere,

B. No: 7511/76, 7743/76, 25/2/1982, § 41) ve bu hakkın bütün disiplin

cezalarını dışlamadığını değerlendirmektedir. Öğrencilerin eğitimlerine devam

etmek için başka müesseselere kaydolmalarına ulusal mevzuatlar engel teşkil

etmediği sürece öğrencilerin geçici uzaklaştırılmaları veya okuldan atılmaları Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesine aykırılık

teşkil etmemektedir (Yanasık/Türkiye).

75. Eğitim ve öğretim kurumlarınca öğrenciler için eğitim ve

öğretim faaliyetleri süresince uygulanacak disiplin kuralları içinde ağır

disiplinsizlik eylemleri için eğitim veya öğretim kurumundan öğrencinin

çıkarılmasını öngören düzenlemeler getirebilirse de hakkın kullanımı tümüyle

engellenemez. Bu çerçevede bir yükseköğretim kurumundan disiplin cezası sonucu

çıkarılan öğrencilerin daha sonra başka bir yükseköğretim kurumunda

öğrenimlerine devamını engelleyen 2547 sayılı Kanunu’nun 54. maddesinin (g) fıkrasındaki

"Yükseköğretim kurumundan çıkarma

cezası verilen öğrenciler, bir daha herhangi başka bir yükseköğretim kurumuna

alınamazlar." şeklindeki düzenleme, yüksek öğrenim hakkından

yararlanmayı imkânsız hâle getirerek hakkın özüne dokunduğu gerekçesiyle Anayasa’nın

13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek Anayasa Mahkemesi tarafından iptal

edilmiştir (AYM, E.2009/59, K.2011/69, 28/4/2011).

76. Eğitim hakkının kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlama

arasındaki dengenin sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyi

sağlarken meşru amaç çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkın

sınırlandırılmasında kullanılan araçlar arasındaki orantılılık

değerlendirilmelidir. Anılan orantılılık incelemesinde dikkat edilmesi gereken

bir husus da meşru amaç çerçevesindeki beklentilerin makul ve kabul edilebilir

olup olmadığıdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,§

81).

77. Yükseköğrenimde disiplinin ve güvenliğin sağlanması için

disiplin tedbirlerinin uygulanması idarenin takdir alanı içinde olup makul ve

kabul edilebilir bir tedbirdir. Bu çerçevede kanun dışı kuruluşlar adına

faaliyette bulunma veya yardımda bulunma eylemini işlemiş olması nedeniyle

başvurucunun yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması kurum

içi disiplinin korunması ve yüksek öğrenimde öğrenim gören kişilerin güvenliği

açısından kabul edilebilir bir tedbirdir. Bununla birlikte disiplin yaptırımı nedeniyle

yükseköğretimden çıkarılan öğrencilerin başka eğitim kurumlarına başvurma

imkânlarının bulunması da hakkın korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.

78. Başvurucunun, disiplin cezasının verildiği 2006 tarihinde

yürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (g) fıkrası gereğince

disiplin cezasının niteliği gereği herhangi başka bir yükseköğretim kurumuna

bir daha başvuru imkânını ortadan kaldıran hüküm, Anayasa Mahkemesince 2011

yılında iptal edilmiştir. Dolaysıyla disiplin işleminin uygulandığı tarihten bu

tarihe kadar başvurucunun başka bir yükseköğretim kurumuna başvurma imkânı

bulunmamaktadır. Ancak bu tarihten sonra yükseköğrenimden disiplin nedeniyle

uzaklaştırılan öğrencilerin aynı Kanun'un 45. maddesinde belirtilen şartlar

çerçevesinde yeniden yükseköğrenim sınavlarına katılma hakkı devam etmektedir Bu kapsamda başvurucunun 2011 yılından sonra başvurması

hâlinde yükseköğrenim sınavlarına katılmasını engelleyen hukuki bir engel

bulunmamaktadır. Kaldı ki başvurucunun bu tarihten sonra yükseköğrenime

başvuramadığına ya da başvurduğu hâlde kabul edilmediğine dair bir şikâyeti de

yoktur.

79. Bu belirlemelere göre kanun dışı kabul edilen PKK terör

örgütüne üye olma eylemini gerçekleştiren başvurucu, bu eyleme karşılık gelen

yükseköğretimden çıkarma disiplin cezasıyla cezalandırılması sonucu 2006 ile

2011 tarihleri arasında eğitim hakkından mahrum bırakılmış ise de bu sürenin

başvuru konusu olayda makul olduğu ve müdahalenin bu nedenle orantılı olduğu

değerlendirilmelidir.

80. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 42. maddesinde güvence

altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına eğitim ve öğrenim

hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA

13/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

İdris İSEN

Vekili

:

Av. Ramazan

DEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7171, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. “Biji Nevroz, Disa Disa
  8. Serhildan Serokeme Öcalan, Biji Aşiti, Biji Azadi, Biji Serok Apo, Yaşasın
  9. Halkların Kardeşliği, Baskılar Bizi Yıldıramaz, Nevroz İsyandır Güneşe
  10. Naysikênê Danayî Topî Zeman Kes Nelê Kurd Mirduwe" (Dinle Düşman, Kürt
  11. Halkı Hala Yaşıyor. Top Ateşinden Ve Felaketlerden Hiç Yılmayacak. Kürt
  12. Wek Dilêr, Ta Be Xwên Neqsî Eka Tacî Jîyan" ( Kürt
  13. Gençliği Daima Kurban Vermeğe Hazır, Ölüme Hazır, Ölüme Hazır, Ölüme Hazır.)
  14. Bıhışta Welat Em Herın Merdıno" (Güzel Kürt Kardeşlerim Gelin Ülkemizin
  15. Ala Rengîn Hun Werın Em Besın" (Yüreklerimiz Çelikleşti Artık Haydi Kızıl
  16. B. İlgili Hukuk
  17. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  18. A. Başvurucunun İddiaları
  19. B. Değerlendirme
  20. E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  21. Tamamen Muaf Tutulmasına
  22. Necipoğlu
  23. Turan
  24. Demir
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7171
Tarih
13 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Hamit Kırboğa ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4059)
  • Yusuf Yaman Başvurusu (B. No: 2013/8908)
  • Sarya Bilmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1712)
  • Cengiz Göksel Başvurusu (B. No: 2013/5290)
  • Metin Sarıgül Başvurusu (B. No: 2013/3287)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2013/6222)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.