İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sarya Bilmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1712)

1. Başvuru, murislerinin terör örgütü üyeleri tarafından 1985

Başvuru No2013/1712Tarih20 Nisan 2016Okuma10 dk · 2.029 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sarya Bilmez Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/1712
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.029 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, murislerinin terör örgütü üyeleri tarafından 1985

yılında öldürülmesi neticesinde bu özel durumları dikkate alınmaksızın 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan

başvurunun ve açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin olayın gerçekleştiği

tarih itibarıyla Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/02/2013 tarihinde Hakkari

Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 26/11/2013

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 13/2/2014

tarihli görüş yazısı 21/2/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş

olup başvurucular vekili tarafından 5/3/2014 tarihinde Bakanlık görüşüne karşı

beyan dilekçesi sunulmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular, murislerinin 31/3/1985

tarihinde terör örgütünce öldürüldüğünü iddia ederek oluşan zararları için

31/7/2006 tarihinde Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon)

başvurduklarını belirtmişlerdir.

7. Komisyon 17/11/2006 tarihli ve 2006/372 sayılı kararında "...ilgilinin

müracaat dilekçesine bağlı belgelerden, adı geçen A.B.'nin

bölücü terör örgütü mensupları tarafından öldürüldüğü anlaşılmış ve olayın

terör olayları kapsamına girdiği kanısına varılmıştır.Ancak

Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki 5233

sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre 19/7/1987-27/7/2004 tarihleri arasında

terörden dolayı meydana gelen olaylar ve bu olaylardan zarar görenlere bu Kanun

hükümleri uygulanır hükmü yer almaktadır....vuku bulan

olayın yukarıda anılan tarihler arasında olmadığı, 31/3/1985 tarihinde meydana

geldiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ilgilinin müracaatı Kanun kapsamı dışında

kaldığından tazminat talebinin reddine.." şeklinde karar vermiştir.

8. Başvurucular tarafından belirtilen ret işlemi aleyhine Van

İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.

9. Van İdare Mahkemesinin 7/11/2007

tarihli ve E.2007/112, K.2007/2448 sayılı kararı ile davanın reddine

hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir;

"...Dava dosyasının incelenmesinden;

davacıların murisi A.B.'nin 30/3/1985

tarihinde terör örgütünce öldürülmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunan

zararın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması

Hakkındaki Kanun kapsamında karşılanması amacıyla yapılan başvurunun Hakkari

Valiliği 2 nolu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı

tarafından, başvurunun Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddi üzerine

görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, zararı doğuran olayın, meydana

geldiği tarih itibariyle 5233 sayılı Yasanın kapsamı dışında olduğu açık olup,

davacıların başvurusunun bu gerekçeyle reddine ilişkin dava konusu işlemde

hukuka aykırılık bulunmamaktadır."

10. Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 30/11/2011 tarihli ve E.2011/9531,

K.2011/4615 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede

ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte

görülmediği belirtilerek onanmasına karar verilmiştir.

11. Başvurucuların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 24/9/2012 tarihli ve E.2012/6456, K.2012/5732 sayılı ilamı

ile reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddi kararı başvuruculara 21/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucular 20/2/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

13. 5233 sayılı Kanun’un 1., 4., 6.,

7., 8., geçici 3., geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin

30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu

Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı,

Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı

kararı (Celal Demir, B. No:

2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).

14. 5233 sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya

terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek

kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen

karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.”

15.

5233 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten

itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde,

19/7/1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih

arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü

ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında

terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek

kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun

hükümleri uygulanır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 20/4/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular; terör örgütü PKK tarafından murislerinin

31/3/1985 tarihinde öldürüldüğünü, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptıkları

talebin ve akabinde açtıkları davanın 5233 sayılı Kanun kapsamında olmadığından

reddedildiğini, Kanun'un kapsamının 19/7/1987 tarihine kadar olduğunu,

murislerinin ise 1985 yılında öldürüldüğünü, verilen kararın adil olmadığını

yargılama sürecinin makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa'nın

36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ayrıca

soyut olarak madde metinlerini yazmak suretiyle Anayasa’nın 2.,

5., 10., 11., 13., 17., 40. ve 152. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal

edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

18. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucuların, 5233

sayılı Kanun kapsamındaki zararlarının tazmini amacıyla açtıkları davanın

reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 2., 5., 10., 11.,

13., 17., 36., 40. ve 152. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini

iddia ettikleri anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu

tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların

hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucuların ihlal iddiaları aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir:

1. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

19. Başvurucular, 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürdükleri

giderim taleplerinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılama prosedürlerinin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle

Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini iddia etmişlerdir.

20. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idari

yargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bu

konuda verdiği kararlarında, Komisyon ve yargılama aşamalarında geçen süreler

ile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılama

sürecinde Komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarak

uyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikle

yargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekiz

yılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014, §§ 61-69; Mahmut

Can Arslan, B. No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 60-68; Mehmet Gürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014,

§§ 58-66; Celal Demir, §§ 58-66).

Başvurunun kesin olarak karara bağlanmasının daha uzun bir sürede gerçekleştiği

ve bu durumun başvuruculara atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı

durumlarda ise makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır (İsmet Kaya, B. No:

2013/2294, 8/5/2014, §§ 46-70).

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

22. Somut davaya bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvuru

tarihi olan 31/7/2006 ile nihai karar olan karar

düzeltme tarihi 24/9/2012 arasında geçen 6 yıl 1 aylık sürede uyuşmazlığın

karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikle yargılama

organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olduğu tespit edilemediğinden,

başvuru açısından farklı karar verilmesini gerektiren bir yön de

bulunmadığından yargılama süresinin makul olduğu sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurucuların makul sürede yargılanma

haklarına yönelik bir ihlalin olmadığı açık olduğu anlaşıldığından başvurunun

bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

24. Başvurucular, murislerinin ölümünün Kanun kapsamı dışında

kaldığı gerekçesiyle davalarının haksız olarak reddedildiği belirterek

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini iddia etmişlerdir.

25. Adalet Bakanlığının başvuruya ilişkin görüş yazısı şu

şekildedir:

"...başvurucuların şikayetlerinin

konusu, 5233 sayılı Kanuna göre yaptıkları tazminat talebinin reddedilmesine

ilişkin olup, Anayasa'nın 17. maddesikapsamına

girecek her hangi bir husus bulunmadığı değerlendirildiğinden, bu konuda görüş

verilmesine gerek bulunmadığı düşünülmektedir.

...

Söz konusu başvuruda başvurucular, Hakkari

valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 17/11/2006

tarihli kararının iptaline ilişkin başvurusunun reddedildiğinden şikayetçidir.

Yerel mahkeme ilk olarak, 5233 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 5233

sayılı Kanun'un, 19/7/1987 tarihi ile bu maddenin

yürürlük tarihi olan 17/7/2004 tarihleri arasında 3713 sayılı Kanun kapsamında

olan eylemleri kapsadığı tespitini yapmıştır. Van İdare Mahkemesi, bu maddeye

dayanarak başvurucuların murisi A.B.'nin 19/7/1987 tarihinden önce, 30/3/1985 tarihinde öldürüldüğünü

ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle davayı

reddetmiştir. Danıştay ise verilen kararı onamıştır.

Bu itibarla Bakanlığımız, başvurucuların söz

konusu şikayetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olup

olmadığının incelenmesi sırasında göz önüne alınmak üzere, yukarıda açıklanan

hususların da Anayasa Mahkemesi'nin dikkatine sunulması gerektiği

kanaatindedir."

26. Bakanlığın görüşüne karşı başvurucular Bakanlığın

Anayasa'nın 17. maddesinin değerlendirilmesine ilişkin görüşlerinin kabul

edilebilir nitelikte olmadığını, murislerinin jandarmaya yakın birisi olduğunu,

devlet yararına çalışması neticesinde PKK tarafından tehdit aldığını, anılan

nedenlerle sadece ölüm yılına bakılarak tazminat taleplerinin reddedilmesinin

hukuka uygun olmadığını, Bakanlığın görüşünde açıkça dayanaktan yoksun olan

başvuruların görüşülmeyeceğinin bildirildiğini, İlk Derece Mahkemesince 5233

sayılı Kanun kapsamının 19/7/1987 tarihi olduğu

gerekçesiyle davalarının reddedilmesinin Anayasanın 10. maddesine aykırı

olduğunu ve iddialarının kanun kapsamında olmadığından reddedilmesinin açık bir

hata ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini iddia etmişlerdir.

27. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında bireysel başvurulara ilişkin

incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye tabi

tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz

ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 24).

28. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu

şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, § 26).

29. Başvurucular, murislerinin 31/3/1985

tarihinde terör örgütünce öldürüldüğünü iddia ederek oluşan zararlarının

karşılanması talebiyle Komisyona yaptıkları başvurunun reddi neticesinde 5233

sayılı Kanun kapsamında Van İdare Mahkemesinde Komisyon kararının (bkz. § 7)

iptali istemiyle dava açmışlardır.

30. Başvuruya konu İdare Mahkemesi kararında, başvurucuların

murisi A.B.nin 30/3/1985

tarihinde terör örgütünce öldürülmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunan

zararın, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması amacıyla yapılan başvurunun

Komisyon tarafından başvurunun Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddi

üzerine davanın açıldığını, bu durumda zararı doğuran olayın meydana geldiği

tarih itibarıyla 5233 sayılı Kanun'un kapsamı dışında olduğunu, başvurucuların

talebinin bu gerekçeyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık

bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Başvurucuların

iddiaları, temyiz merciince de incelenip reddedilmek suretiyle Mahkeme kararı

onanmış; karar düzeltme talepleri ise reddedilmiştir.

31. Başvurucuların iddialarına yönelik olarak 5233 sayılı Kanun,

17/7/2004 tarihinde terör eylemleri veya terörle

mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan

kişilerin bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek

amacıyla çıkarılmıştır. Kanun'un uygulama süresi ise geçici 1. maddesiyle

belirlenmiştir. Anılan madde de bu Kanun'un, yayımı tarihinden itibaren bir yıl

içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde 19/7/1987 tarihi

ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 12/4/1991 tarihli ve

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 3. ve 4.

maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle

mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler

ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararları hakkında uygulanacağı

düzenlenmiştir. 5233 sayılı Kanun, oluşan ihtiyaçlara yönelik çıkarılan özel

bir giderim usulüdür ve belirli bir süreci kapsamaktadır. Başvurucuların ileri

sürdükleri olayın olduğu tarih Kanun kapsamı dışında kalmaktadır ancak

başvurucuların gerçekleştiğini iddia ettikleri olay akabinde oluşan zararları

için 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama

Usulü Kanunun kapsamında genel hükümlere göredava

açma imkanlarının mevcut olduğu da görülmektedir. Bu çerçevede Derece

Mahkemesinin kararı (bkz. § 9) değerlendirildiğinde kararda bariz takdir hatası

ve açıkkeyfilik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

32. Açıklanan nedenlerle başvurucular tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından, başvurunun

bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

20/4/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucular

:

1. Sarya

BİLMEZ

2. Ayşe ES

3. Piruze

BİLMEZ

4. Kemal BİLMEZ

5. Ahmet BİLMEZ

6. Abdülvahit

BİLMEZ

7. Abdülmecit BİLMEZ

8. Asya BİLMEZ

9. Abdülcebbar

BİLMEZ

Vekili

:

Av. Zeydin

KAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1712, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Bilmez
  13. Bilmez
  14. Bilmez
  15. Bilmez
  16. Kaya
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1712
Tarih
20 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Cengiz Göksel Başvurusu (B. No: 2013/5290)
  • Metin Sarıgül Başvurusu (B. No: 2013/3287)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2013/6222)
  • Fikret Yaşar Baydar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4698)
  • Mehmet Aydoğan ve Nufer Aydoğan Başvurusu (B. No: 2013/3775)
  • Hadi Kılıç ve Yeter Gökalp Başvurusu (B. No: 2013/5777)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.