İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İhsan Vurucuoğlu Başvurusu (B. No: 2013/539)

1. Başvurucu, Lozan Antlaşması ile onaylanan, Anadolu ve

Başvuru No2013/539Tarih16 Mayıs 2013Okuma12 dk · 2.362 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İhsan Vurucuoğlu Başvurusu

Karar tarihi
16 Mayıs 2013
Başvuru Numarası
2013/539
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.362 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Lozan Antlaşması ile onaylanan, Anadolu ve

Doğu Trakya'daki Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler'in

mübadele edilmeleri hususunda Türkiye ile Yunanistan arasında düzenlenen

mukavelename uyarınca, 1924 yılında Türkiye'ye gelen murisine, iskân amacıyla

Safranbolu ilçesinde tahsis edilen taşınmazın, mülkiyetinden feragat edildiğine

dair işlem geçerli olmadığı halde, kadastro çalışmaları sonunda Maliye Hazinesi

adına tapu siciline tescil edilmesinin mülkiyet hakkı ile adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 11/1/2013 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 14/5/2013 tarihinde,

başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli

görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33.

maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. 30/1/1923 tarihinde Lozan’da imzalanan Yunan ve Türk

Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme (Mübadele Sözleşmesi), 24/7/1923

tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması ile onaylanmıştır.

6. Mübadele Sözleşmesi’ne göre, Anadolu ve Doğu Trakya'daki

Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler'in mübadele

edilmeleri hususunda Türkiye ile Yunanistan anlaşmışlardır.

7. Başvurucunun dedesi (murisi) 1866 Drama doğumlu olup,

Mübadele Sözleşmesi uyarınca 1924 yılında Türkiye'ye gelmiş, İmar ve İskân

Bakanlığı tarafından Safranbolu ilçesinde tahsis edilen ev ve araziye

yerleştirilmiştir.

8. Başvurucunun murisi, yaklaşık 4 yıl Safranbolu ilçesinde

kaldıktan sonra Adapazarı’na taşınmış, 8/8/1952 tarihinde vefat ettiğinde

başvurucu ile kardeşleri mirasçı olarak kalmışlardır.

9. 1978 yılında taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışması sırasında taşınmaz, maliki tespit edilemediği için Maliye Hazinesi

adına tespit ve tapu siciline tescil edilmiş, kadastro tespitine itiraz

edilmemiştir.

10. Başvurucu, 15/12/2008 tarihinde Bayındırlık ve İskân

Bakanlığına başvurarak, Mübadele Sözleşmesi uyarınca tahsis edilen taşınmazın

bedelinin ödenmesini talep etmiş, Bakanlıkça 18/6/2009 tarihinde başvurucunun

talebi reddedilmiştir.

11. Başvurucu, 7/9/2009 tarihinde Zonguldak Valiliğine

başvurarak, aile fertlerine ait bilgi ve belgelerin suretlerini talep etmiş,

dilekçesinin içeriğinde, murisine, Safranbolu ilçesindeki iskân haklarından

feragat ettiğine dair taahhütname senedi imzalattırılarak Adapazarı’na

gelmelerine izin verildiğini ve 1927-1929 yıllarında Adapazarı'na taşındığını

bildirmiştir.

12. Başvurucu, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı aleyhine Ankara

8. İdare Mahkemesinde açtığı davada, Mübadele Sözleşmesi gereği murisinin

Yunanistan’ı terk etmek zorunda kalması nedeniyle orada kalan malvarlığının

bedelinin tazmin edilmesini talep etmiştir.

13. Mahkemece, başvurucunun Zonguldak Valiliğine hitaben

düzenlediği dilekçesinde, murisinin Safranbolu ilçesindeki iskan haklarından

vazgeçerek ve orada 5 yıl kalmadan Adapazarı'na taşındığını belirttiği,

10/12/1925 tarih ve 675 sayılı Kanun gereği iskan mahallinde 5 sene oturma

zorunluluğunun bulunduğu, davacının murisinin bu şartı yerine getirmediği, öte

yandan mübadillere pek çok kez kanunlarla alacaklarını alma imkanı verildiği

halde davacının ve murislerinin bu hususta herhangi bir girişimde

bulunmadıkları gerekçesiyle 20/4/2010 tarih ve E.2009/1007, K.2010/636 sayılı

kararla davanın reddine karar verilmiştir.

14. Temyiz üzerine Danıştay 8. Dairesinin 13/2/2012 tarih ve

E. 2012/94, K.2012/490 sayılı kararıyla hüküm onanmıştır.

15. Karar düzeltme istemi, Danıştay 8. Dairesinin 31/10/2012

tarih ve E.2012/4566, K.2012/8258 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

16. Karar, 14/12/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

17. 27/10/1988 tarih ve 3488 sayılı Uygulanma İmkanı Kalmamış Olan Kanunların Yürürlükten Kaldırılması

Hakkında Kanun'un 1. maddesi.

18. 10/12/1925 tarih ve 675 sayılı mülga Mahalli İskânlarını

Bila-Mezûniyet Tebdîl Eden Muhâcir ve Mültecilerle Aşâir

Hakkında Kânûn'un birinci maddesi şöyledir:

“Gerek kendi arzularile

ve gerek bir zaruret veya muahede dolayısila Türkiyeye gelib kabul edilen ve

badema gelecek olan mübadil veya gayrimübadil bilûmum muhacir ve aşair ve

mülteciler Hükûmetçe gösterilmiş veya gösterilecek olan iskân mahallerinde beş

sene müddetle oturmağa mecburdurlar.”

19. 30/5/1928 tarih ve 1331 sayılı mülga Mübâdil,

Gayr-i Mübâdil, Muhâcir ve Sâireye Kanunlarıyla Tevfîkan Tefvîz veya Âdiyyen Tahsîs Olunan Gayr-i Menkûl Emvâlin Tapuya Raptına Dâir Kânûn’un 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Mübadeleye tabi ahaliye verilecek emvali

gayri menkule hakkındaki ….. kanunlarla

kendilerine gayri menkul emval tefviz ve icar edilmiş veya edilecek olan ve

tefviz ve icra muameleleri Dahiliye veya mülga İskân vekâletince alelusûl tasdik olunan mübadillerin ellerindeki tefviz

vesikalarına mukabil tapu senedi verilir.”

20. 11/7/1945 tarih ve 4796 sayılı mülga Mübadele ve Teffiz İşlerinin Kesin Tasfiyesi Hakkında Kanun'un 1.

maddesi şöyledir:

“1771 sayılı ve 19 Mart 1931 tarihli kanun

hükümleri uyarınca verilmiş olan tasfiye belgelerine bağlı birinci, ikinci ve

üçüncü tertip kuponlar yüzde on beş nispetinde para ile ödenerek tasfiye

edilir.”

21. 4796 sayılı Kanun’un 2. maddesi şöyledir:

“Birinci madde hükümlerinden faydalanmak için

ilgililerin bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten başlıyarak

altı ay içinde tasfiye vesikalarına bağlı kuponları bulundukları yerin en büyük

mal memuruna alındı karşılığında vermeleri gereklidir.

Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde

başvurarak kuponlarını vermiyenlerin hakları düşer.”

22. 4796 sayılı Kanun’un 5. maddesi şöyledir:

“Bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlıyarak altı ay içinde 1331 sayılı kanunun 9 ncu maddesinde yazılı sebeplerden dolayı genel zamanaşımı

süresinde istirdat ve tazminat dâvası açılabilir ve açılmış dâvalara devam

olunur.

Altı ay geçtikten sonra her ne sebeple olursa

olsun dâva açılamaz.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 16/5/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 11/1/2013 tarih ve 2013/539 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, Anadolu ve Doğu Trakya'daki Rumlar ile

Yunanistan'daki Türkler'in mübadele edilmeleri

hususunda Türkiye ile Yunanistan arasında Mübadele Sözleşmesi düzenlendiğini ve

Lozan Antlaşması ile bunun onaylandığını, murisinin 1866 Drama doğumlu olup

Mübadele Sözleşmesi uyarınca 1924 yılında Türkiye'ye geldiğini, İmar ve İskân

Bakanlığı tarafından Safranbolu ilçesinde tahsis edilen ev ve araziye

yerleştirildiğini, yaklaşık 4 yıl Safranbolu ilçesinde kaldıktan sonra

Safranbolu ilçesindeki iskân haklarından feragat ettiğini belirten taahhütname

imzalattırılarak 1927-1929 yılları arasında Adapazarı’na taşındığını, 1978

yılında taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışması sırasında

murisinin Safranbolu ilçesinde bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazın Maliye

Hazinesi adına tapuya tescil edildiğini, Mübadele Sözleşmesi uyarınca tahsis

edilen taşınmazın bedelinin ödenmesi amacıyla açtığı davanın reddedildiğini,

uluslararası sözleşme niteliğinde olan Mübadele Sözleşmesi gereği iskân verilen

taşınmazların mülkiyetinin Maliye Hazinesi adına tescilinin Sözleşme’nin ve

mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ayrıca murisinin Safranbolu

ilçesinden ayrılırken bu ilçedeki iskân haklarından feragat ettiğine dair

verdiği taahhütnamenin geçerliliğinin bulunmadığını, zira iskân hakkının,

feragat edilebilecek haklardan olmadığını, Sözleşme’de

süre sınırlaması olmadığı için taşınmazların 5 yıl kullanılmaması halinde

Hazine adına tescil edilebileceğine dair hukuki düzenlemelerin de Sözleşme’ye aykırılık teşkil ettiğini, mübadele sırasında

Yunanistan’da bırakılan malvarlığının karşılığı olarak Türkiye’de ev ve tarla

tahsis edilmesi gerektiğini belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen

mülkiyet hakkı ile 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

25. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde, başvurunun iki

ayrı ihlal iddiasına dayandırıldığı görülmektedir. Bunlardan ilki mülkiyet

hakkı, ikincisi ise adil yargılanma hakkıdır. Dolayısıyla iddiaların iki ayrı

başlık altında incelenmesi gerekmektedir.

1. Mülkiyet Hakkının İhlali İddiası

26. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.…”

27. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)Herkes, Anayasada güvence

altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir.”

28. Belirtilen hükümler uyarınca, bir anayasal hak ihlali

iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi

için, başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasada güvence altına alınmış temel

hak ve özgürlüklerden olması ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamında yer alması, ayrıca başvurucunun

ihlal iddiasına temel alınan hakkın kapsamına giren korunmaya değer bir

menfaatinin bulunması gerekir.

29. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı

olamaz.”

30. Anayasa’nın 35. maddesinde yer verilen mülkiyet kavramı,

kapsam itibariyle 4721 sayılı Kanun’da yer alan mülkiyet kavramı ile sınırlı

olmamakla birlikte, taşınmaz mülkiyetinin Anayasa’nın 35. maddesindeki güvence

kapsamına girdiğinde kuşku yoktur.

31. Anayasa’nın 35. maddesi kapsamındaki hakkının ihlal

edildiğini ileri süren başvurucu, böyle bir hakkın varlığını kanıtlamak

zorundadır. Bu nedenle, öncelikle başvurucunun, Anayasa’nın 35. maddesi

uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaate sahip olup

olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir.

32. Başvuru konusu olayda, başvurucunun dedesi Türkiye ile

Yunanistan arasında düzenlenen Mübadele Sözleşmesi uyarınca 1924 yılında

Türkiye'ye gelmiş, İmar ve İskân Bakanlığı tarafından Safranbolu ilçesinde tahsis

edilen ev ve araziye yerleştirilmiştir. Başvurucunun murisi yaklaşık 4 yıl

Safranbolu ilçesinde kaldıktan sonra 1927-1929 yıllarında Safranbolu

ilçesindeki iskân haklarından feragat ettiğini belirten taahhütname

imzalattırılarak Adapazarı’na taşınmıştır. Başvurucu, murisinin iskân

haklarından feragat ettiğine dair dilekçe verdiğini bizzat belirtmiş, ancak

iskân haklarının feragat edilebilecek haklardan olmadığını ileri sürerek

feragatin geçersiz olduğunu iddia etmiştir. 1978 yılında taşınmazın bulunduğu

yerde yapılan kadastro çalışması sırasında taşınmaz, Maliye Hazinesi adına

tespit ve tapu siciline tescil edilmiş, bu tespite karşı dava açılmamıştır.

33. Başvurucu, uluslararası sözleşme niteliğinde olan

Mübadele Sözleşmesi gereği iskân verilen taşınmazların mülkiyetinin Maliye

Hazinesi adına tescilinin Sözleşme’nin ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde

olduğunu, ayrıca murisinin Safranbolu ilçesinden ayrılırken bu ilçedeki iskân

haklarından feragat ettiğine dair verdiği taahhütnamenin geçerliliğinin

bulunmadığını ileri sürmüştür. Anılan iddialar Ankara 8. İdare Mahkemesince

değerlendirilmiş; başvurucunun murisine pek çok kez alacaklarını alma imkanı

tanındığı halde bu haklarını kullanmadığı, son olarak mülga 4796 sayılı Kanunla

mübadillere verilen malların kesin tasfiyeye tabi tutulmasının sağlandığı, bu

süreçte başvurucunun murisinin alacaklarını alma haklarını kullanmadığı ve 818

sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde belirtilen 10 yılık sürenin

geçtiği, bu nedenle Yunanistan’da bırakılan malvarlığı değerinin ödenmesinin

mümkün olmadığı, diğer taraftan, başvurucunun murisinin, iskan haklarından

feragat ederek Safranbolu’dan ayrıldığı ve Adapazarı’na taşındığı, mülga 675

sayılı Kanun’da belirtilen 5 yıl oturma şartını da gerçekleştirmediği

gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

34. 17/2/1926 tarih ve 743 sayılı mülga Türk Medeni Kanunu

incelendiğinde, tapu kaydı bulunmayan taşınmazlar üzerinde iskân hakkı

verilmesi taşınmaz mülkiyetinin kazanılması için yeterli değildir. Bunun

dışında belli sürelerde taşınmaz üzerinde zilyetlik şartı da aranacaktır (mülga

743 sayılı Kanun m.638 ve 639). Başvurucu veya murisi tarafından mülkiyetin

kazanılması için aranan bu şart gerçekleştirilmediği gibi, başvurucunun murisi

iskân hakkından feragat ederek iskân verilen yerden ayrılmıştır. Ankara 8.

İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi, mülga 675 sayılı Kanun’un birinci

maddesi, başvurucunun murisinin Safranbolu ilçesindeki iskân haklarından

feragat ettiğine dair dilekçesi ile değişik tarihlerde çıkarılan kanunlara

rağmen taşınmazı alma hakkının kullanılmadığı dikkate alındığında, başvurucunun

iddia ettiği hakkın mevcut olmadığı ortaya çıkmaktadır. Lozan Antlaşması ve

Mübadele Sözleşmesi’nde, mübadele sonucu Türkiye’ye gelenlere ev ve iskân

verileceği belirtilmiş olup, iskân hakkı verilmesiyle mülkiyetin kazanılacağı

belirtilmemiştir.

35. Başvurucu tarafından tazminat talebiyle Ankara 8. İdare

Mahkemesine açılan davada verilen, başvurucunun iddia ettiği hakkın mevcut

olmadığından davanın reddine ilişkin hüküm de bir tespit hükmü olup,

başvurucunun iddia ettiği hakkın mevcut olduğunu göstermemektedir.

36. Belirtilen hususlar çerçevesinde başvurucunun dedesine

Safranbolu ilçesinde verilen iskân hakkı, başvurucunun taşınmazın mülkiyetini kazanmasını

sağlamadığı ve başvurucu lehine Anayasa’nın 35. maddesi kapsamına giren

korunmaya değer bir menfaat doğurmadığı anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun mülkiyet hakkının

ihlali iddiası yönünden, Anayasa’nın 35. maddesi kapsamına giren korunmaya

değer bir menfaatinin bulunduğu anlaşılmadığından, başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma Hakkının İhlali

İddiası

38. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel

başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

39. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları

ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

40. 6216 sayılı Kanun’un “Esas

hakkındaki inceleme” kenar başlıklı 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz.”

41. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir.

42. Başvuru konusu olayda, başvurucu,

Ankara 8. İdare Mahkemesince, iskân hakları feragat edilebilecek haklardan

olmadığı ve bu haktan feragat geçersiz olduğu halde bu konuda hatalı

değerlendirme yapıldığını, iddialarının karşılanmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun iddiaları

ile Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesi dikkate alındığında,

başvurucunun iddialarının özünün derece mahkemesince delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibariyle

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

43. Bir anayasal hakkın ihlali

iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin ve temyiz merci

kararlarının yeniden incelenmesi talep edilen başvuruların, açıkça dayanaktan yoksun

olup Anayasa ve Kanun tarafından Mahkemenin yetki kapsamı dışında bırakılan

hususlara ilişkin olduğu açıktır. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin,

Anayasa’da belirtilen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğini denetlemekle

görevli olup, derece mahkemelerinin yetki alanı içine giren yargılama sonucunun

hatalı olduğu iddiasıyla yapılacak başvuruları açıkça temelsiz bulmaktadır.

44. Yukarıda anılan kurallar

uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay

ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

Anayasa’da yer alan hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olması veya adaleti ve

sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik içermesidir. Başvurucular,

yargılama sırasında delillerini, iddialarını veya savunmalarını sunmuşlar,

karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara itiraz etme imkanı

bulmuşlar ve bunlar derece mahkemeleri tarafından gereği gibi değerlendirilmiş

ise kanun yolu şikayeti niteliğindeki bu tür başvurular hakkında açıkça

dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilir. Ancak söz

konusu kurallara uyulsa dahi yargılamanın bütünü incelendiğinde açık bir

keyfilik durumu söz konusu ise bu tip şikayetler kabul edilmektedir. Derece

mahkemelerince delillerin yanlış değerlendirildiği iddiaları yönünden, Mahkeme,

temyiz merci olmadığı için inceleme yapmayı gerekli görmemektedir. Bu

çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular açıkça keyfilik

bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, § 26,

12/2/2013).

45. Başvuru konusu olayda, başvurucu,

yargılama sırasında kendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatını bulmuş ve

bunlar derece Mahkemesi tarafından gereği gibi değerlendirilmiştir. Yargılama

hukuka uygun ve adil bir şekilde gerçekleştiği takdirde, yargılama sonucunun

adil olup olmadığı konusunda Mahkemenin herhangi bir değerlendirme yetkisi

bulunmamaktadır.

46. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarının kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, derece mahkemesi kararlarının bariz bir

şekilde keyfilik de içermediği anlaşıldığından, başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

A. Başvurunun,

1. Mülkiyet hakkının ihlali iddiası yönünden “konu bakımından yetkisizlik”,

2. Adil yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

16/5/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler : Mehmet ERTEN Zehra Ayla PERKTAŞ Burhan ÜSTÜN Nuri NECİPOĞLU Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : İhsan VURUCUOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/539, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olaylar Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Yargılama
  16. Kaleli
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/539
Tarih
16 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • H.l. Başvurusu (B. No: 2013/66)
  • Günay Ozal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1281)
  • Bayram Şahin Başvurusu (B. No: 2013/463)
  • Mardin Süryani Katolik Kilisesi Vakfı Başvurusu (B. No: 2013/757)
  • Rafet Ünal Başvurusu (B. No: 2013/1610)
  • İlyas Türedi Başvurusu (B. No: 2013/1267)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.