İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İlhan Cihaner Başvurusu (B. No: 2013/1254)

1. Başvurucu açmış olduğu

Başvuru No2013/1254Tarih19 Kasım 2014Okuma9 dk · 1.893 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İlhan Cihaner Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2013/1254
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.893 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu açmış olduğu

tazminat davasında kararların gerekçeli verilmediğini ve karar düzeltme yoluna

başvurduğu için hakkında para cezasına hükmedildiğini ileri sürerek, adil

yargılanma hakkına yapılan ihlalin tespitiyle uğradığı manevi zararın tazminine

karar verilmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 6/12/2013

tarihinde Anayasa Mahkemesine bizzat yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön

incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 6/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi

Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 9/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 10/3/2014 tarihli yazısı

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

6. Başvurucu, Adalet Bakanlığı

görüşüne karşı beyanlarını Anayasa Mahkemesine 8/4/2014

tarihinde sunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

8. Zaman Gazetesinin 21/7/2009

tarihli nüshasında “kaos planı 6 ay önce uygulanmaya başlanmış”

başlıklı bir yazı yayımlanmıştır. Yazı tam olarak şöyledir:

“Türkiye'yi sarsan 'kirli tezgâh'ın

6 ay önce uygulamaya konulduğu ortaya çıktı. Jandarma ekiplerinin, görev alanı

dışında olmasına rağmen Erzincan'da 17 vakıf, işyeri ve eve baskın yaptığı

iddia edildi. Gözaltına alınan 26 kişinin üst düzey politikacı ve gazete

sahipleri hakkında baskıyla ithamda bulunmaları sağlandı. Genelkurmay Harekât

Başkanlığı'nda hazırlandığı iddia edilen 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın 6

ay önce uygulamaya konulduğu ortaya çıktı. Jandarma ekiplerinin, görev alanı

dışında olmasına rağmen Erzincan'da 17 vakıf, işyeri ve eve baskın yaptığı

iddia edildi. Gözaltına alınan 26 kişinin üst düzey politikacı, gazete

sahipleri ve vakıf yöneticileri hakkında baskıyla ithamda bulunmaları sağlandı.

Geçtiğimiz ay Taraf Gazetesi'nin gündeme getirdiği ve Kurmay Albay Dursun

Çiçek'in altında imzası olduğu ileri sürülen kaos

planıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Yeni Şafak Gazetesi'nin dün

"İşte Andıç'ın İşaret Fişeği" başlığıyla

manşetine taşıdığı habere göre, Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner'in

izni ile Erzincan Jandarma Alay Komutanlığı'na bağlı ekipler 23 Şubat 2009

tarihinde şehir merkezinde 17 vakıf, dernek ve özel işyerine baskın yaptı.

Medine Vakfı şubelerinin de hedef alındığı baskında 26 kişi gözaltına alındı.

26 kişinin 48 saat uykusuz bırakıldıktan sonra saat 03.00'te yapılan

sorgulamalarında bazı vakıf yöneticileri, politikacılar ve İstanbul'da bir

gazete sahibi hakkında asılsız suçlamalarda bulunmaya zorlandıkları öne

sürüldü. Gözaltına alınanlardan 9'u tutuklandı. Tutuklananlardan 7'si,

avukatlarının usulsüzlükleri dayanak göstererek yaptıkları itirazla tahliye

edildi. Sanıkların avukatı Turgay Nas'ın, gözaltı ve

sorguda CMK'ya aykırı olarak gerçekleştirilen

işlemleri tespit ettiği öğrenildi. Operasyon öncesi, sivil toplum kuruluşu

yöneticileri, Ankara'da üst düzey politikacılar ve İstanbul'da bir gazete

sahibinin de aralarında bulunduğu birçok ismin 2-3 ay süreyle dinlendiği tespit

edildi. Teknik takip için mahkemeden gerekli olan iznin ise dinlemeden sonra

alındığı kaydedildi. Haberde, operasyon kapsamında sorgulanan 4 aylık hamile

S.G.'nin gördüğü baskı ve şiddet sonucunda ikiz

çocuklarının karnında öldüğü iddiası da yer aldı.”

9. Başvurucu, kişilik haklarına

zarar verdiği iddiasıyla Zaman Gazetesi ve Gazetenin imtiyaz sahibi aleyhine 21/7/2010 tarihinde tazminat davası açmış; dava Ankara 5.

Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüştür.

10. Ankara 5. Asliye Hukuk

Mahkemesi, 25/1/2011 tarihli kararı ile davayı

reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:

“… yazıda Anayasa’nın 28. maddesi

ile Basın Yasasında koruma altına alınan basın özgürlüğü sınırlarının

aşılmadığı, haberde özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik

haklarına bir saldırının bulunmadığı, dava konusu yazıda, basının kamuoyu

oluşturma ve toplumsal eleştiri hakkının kullanıldığı ve hukuka uygunluk

sınırları içinde kalındığını…”

11. Temyiz üzerine karar,

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16/4/2012 tarihli ilamı

ile onanmıştır.

12. Süresi içerisinde kararın

düzeltme talep edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi dosyayı yeniden ele

almış ve 5/12/2012 tarihli ilamı ile karar düzeltme

isteğinin reddine ve başvurucunun para cezası ile cezalandırılmasına karar

vermiştir. Yargıtay ilamının gerekçesi şöyledir:

“Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden

hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun

442/3. ve 4421 sayılı Kanunun 2. ve 4/b-1. maddeleri gereğince takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden

alınarak hazineye gelir kaydedilmesine…”

13. Yargıtay ilamı başvurucuya 17/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru 12/2/2013 tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili

Hukuk

14. 18/6/1937 tarih ve 1086 sayılı mülga

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 442. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Tashihi karar talebi esbabı mezkureye

mutabık görülmezse arzuhalin reddine ve mustedii

tashihten yüz liraya kadar cezayı nakdi alınmasına ve muvafık ise kabulüne

karar verilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 19/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

12/2/2013 tarih ve 2013/1254 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, ilk derece

mahkemesinin etkin bir kovuşturma yapmadan karar vermesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının, İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının gerekçeli verilmemesi

nedeniyle gerekçeli karar hakkının, Yargıtayın emsal

kararlarında tazminat vermesine karşın kendisinin açtığı davada davanın

reddedilmesi nedeniyle ayrımcılık yasağının ve karar düzeltme yoluna başvurduğu

için hakkında para cezasına hükmedilmesi nedeniyle de etkili bir yola başvuru

hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir. Başvurucu ihlalin tespiti

ile yeniden yargılama ve 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığı İddiası Yönünden

17. Başvurucu, ilk derece

mahkemesinin etkin bir kovuşturma yapmadan karar verdiğini iddia etmektedir.

Başvurucu ayrıca Yargıtayın emsal kararlarında tazminat

vermesine karşın kendisinin açtığı davada davanın reddedilmesi nedeniyle

ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun bu başlık

altındaki iddialarının yargılama sonucunda verilen karara yönelik olması

nedeniyle söz konusu iddiaların adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

yönündeki iddia çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

19. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

20. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında

değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

21. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların

kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve

uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas

yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun

tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve

sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik içermesi ve

bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri

ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki

başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 26).

22. Başvuru konusu olayda

başvurucu, Zaman Gazetesinin 21/7/2009 tarihli

nüshasında hakkında yayınlanan haber nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğü

iddiasıyla sorumlu kişiler aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. İlk Derece

Mahkemesi, “… yazıda Anayasa’nın 28. maddesi ile Basın Yasasında koruma

altına alınan basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, haberde özle biçim

arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik haklarına bir saldırının

bulunmadığı, dava konusu yazıda, basının kamuoyu oluşturma ve toplumsal

eleştiri hakkının kullanıldığı ve hukuka uygunluk sınırları içinde kalındığını…”

gerekçesiyle

davayı reddetmiştir.

23. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

24. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık keyfilik

de içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Mahkemeye Erişim Hakkı Yönünden

25. Başvurucu Yargıtay nezdinde

yaptığı karar düzeltme talebinin reddi üzerine kendisine 203,00 TL para cezası

verilmesi nedeniyle hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Yargıtayca karar düzeltme isteminin

reddi nedeniyle verilen para cezası mahkemeye erişim hakkı kapsamında

değerlendirilecektir.

27. Mahkemeye erişim hakkı, bir

uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye

başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka

ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye

erişim hakkını ihlal edebilir (B. No: 2012/791, 7/11/2013,

§ 52).

28. Mahkemeye erişim hakkı,

kural olarak mutlak bir hak olmayıp, sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla

birlikte getirilecek sınırlandırmaların, hakkın özünü zedeleyecek şekilde

kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu

üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir (B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

29. Devletlerin başvurucuların

mahkemelere erişimiyle ilgili yargının idaresini sağlamak ve iş yükünü azaltmak

amacıyla getirdikleri, hakkın kötüye kullanılmasını engellemeyi hedefleyen ceza

niteliğinde düzenlemeler, mahkemeye erişimi engelleyecek kadar yüksek olmadığı

ve bariz bir takdir hatası ya da açık keyfilik içermediği sürece mahkemeye

erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilemez (benzer yöndeki bir karar için

bkz. B. No: 2012/603, 20/2/2014, § 34).

30. Somut olayda başvurucu karar

düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince karar düzeltme istemi

reddedilerek, başvurucu aleyhine toplam 203,00 TL para cezasına hükmedilmiştir.

Ancak başvurucunun savunmaları ve iddiaları, karar düzeltme safhasından önce

iki derecede incelenmiştir.

31. Yargıtaya yapılan gereksiz

başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması, Yargıtayın

fuzuli yere meşgul edilmesinin önlenmesi ve böylece uyuşmazlıkların makul

sürede bitirilebilmesi amacıyla karar düzeltme istemlerinin reddi halinde

uygulanan ve yüksek miktarlı olmayan para cezası, başvurucu üzerinde aşırı bir

yük oluşturmadığı gibi, karar düzeltme yoluna başvurulmasını imkânsız hale

getirmediği veya aşırı derecede zorlaştırmadığından mahkemeye erişim hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilmemiştir (bkz. B. No: 2012/603, 20/2/2014,

§ 36).

32. Açıklanan nedenlerle derece

Mahkemesi kararının onanmasından sonra karar düzeltme isteminin reddine karar

verilmesi üzerine, başvurucu aleyhine para cezasına hükmedilmesinin açık bir

ihlal niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, başvurucunun bu yöndeki iddiaları “açıkça dayanaktan yoksun” bulunduğundan

başvurunun bu kısmının kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Gerekçeli Karar Hakkı Yönünden

33. Başvuru konusu olayda

başvurucu, İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında yeterli bir açıklama

bulunmadığını bu sebeple gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

34. Anayasa’nın 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak

yazılır.”

35. Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği

taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde

yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden

birisidir. Bu bağlamda Anayasa’nın, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının

gerekçeli olarak yazılmasını ifade eden 141. maddesinin de, hak arama

özgürlüğünün kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır (B. No:

2013/307, 16/5/2013, § 30).

36. Temyiz merciinin yargılamayı

yapan mahkemenin kararıyla aynı fikirde olması ve bunu ya aynı gerekçeyi

kullanarak ya da basit bir atıfla kararına yansıtması yeterlidir. Burada önemli

olan husus, temyiz merciinin bir şekilde temyizde dile getirilmiş ana unsurları

incelediğini, derece mahkemesinin kararını inceleyerek onadığını ya da

bozduğunu göstermesidir (B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 57).

37. Somut olayda İlk Derece

Mahkemesince, başvurucunun talepleri hakkında değerlendirme yapılmış ve

başvurucunun davasının reddedilmesinin maddi ve hukuki nedenleri

değerlendirilmiştir. Öte yandan Yargıtay, başvurucuya ilişkin onama kararında

ilk derece mahkemesinin kararının “…dayandığı

kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin

değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi…” gerekçesi yer

almaktadır. Dolayısıyla Yargıtay, ayrı bir gerekçe yazmak yerine İlk Derece

Mahkemesi kararına atıf yapmakla yetinmiştir.

38. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun gerekçeli karar hakkına yönelik açık ve görünür bir ihlal

saptanmadığından, başvurunun bu yönü itibarıyla, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle; başvurunun “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerine

bırakılmasına, 19/11/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Serruh KALELİ Üyeler : Nuri NECİPOĞLU Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Yunus HEPER Başvurucu : İlhan CİHANER Vekili : Av. Mustafa GÜLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1254, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1254
Tarih
19 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Mehmet Süral Başvurusu (B. No: 2014/6721)
  • Ercan Bucak Başvurusu (B. No: 2014/5532)
  • Beşir Akın Başvurusu (B. No: 2014/1730)
  • Ahmet Şanci Başvurusu (B. No: 2012/29)
  • Mehmet Fırat Başvurusu (B. No: 2014/4327)
  • Adnan Değer Başvurusu (B. No: 2014/4751)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.