İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İlhan Cihaner Başvurusu (B. No: 2015/2611)

1. Başvuru; ulusal yayın yapan bir gazetede yayınlanan haberde kullanılan

Başvuru No2015/2611Tarih12 Kasım 2019Okuma13 dk · 2.595 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İlhan Cihaner Başvurusu (8)

Karar tarihi
12 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2015/2611
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.595 kelime·13 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ulusal yayın yapan bir gazetede yayınlanan haberde kullanılan

ifadeler sebebi ile şeref ve itibar hakkının zedelendiği ve yargı merciinin

tarafsız ve bağımsız olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 12/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Ulusal düzeyde yayın yapan Yenişafak

gazetesinin 21/2/2010 tarihli nüshasının 1. ve 12. sayfalarında haberin

yayımlandığı tarihten önce Erzincan Cumhuriyet başsavcılığı görevini yürüten

başvurucunun ismine ve fotoğrafına yer verilen "İkiz Bebekler Andıç Kurbanı" ve "Annelik

Özlemini Bitiren Operasyon" başlıklı bir haber yayımlanmıştır.

7. Gazetenin 1. sayfasında yayımlanan haber şu şekildedir:

“İKİZ BEBEKLER ANDIÇ KURBANI

Başsavcı İlhan Cihaner'in

talimatıyla ilk kez Erzincan'da uygulamaya konulan andıç

operasyonu, bir annenin çocuk olma hayallerini bitirdi. Jandarmanın tekmeleri ve tehditlerine

maruz kalan S.G., ikiz bebeklerini düşürdü.

SÜMBÜL HANIM EŞİNE SARILDI

Andıçcı savcının emriyle 23 Şubat 2009'da Refahiye'de düzenlenen operasyonda

C.G., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. 14 haftalık hamile S.G.ise eşine sarılarak gözaltına alınmasını engellemeye

çalıştı.

HAMİLE KADINI TEKMELEDİLER

Jandarma Görevlileri, bunun üzerine 34

yaşındaki kadını tekmeledi. Aldığı darbelerin etkisiyle yere yığılan G.,

'Hamileyim' diye bağırarak ağlamaya başladı. Uzun yıllar evlat hasreti çeken hamile

kadın, hastane yerine gözaltına alındı.

40 GÜN SONRA DÜŞÜK YAPTI

İfadesi alınmasına rağmen sabaha kadar

nezarethanede bekletilen S.G., 40 gün sonra ikiz bebeklerini düşürdü. Jandarma

ekiplerinin daha sonra evine gittikleri talihsiz genç kadını şikayetçi olmaması

için tehdit ettikleri öğrenildi.

Haberin Gazete'nin 12. Sayfasında yayımlanan devamı şu

şekildedir:

ANNELİK ÖZLEMİNİ BİTİREN OPERASYON

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yürüttüğü soruşturma kapsamında Refahiye'de

düzenlenen operasyonun bir annenin çocuk özlemini sona erdirdiği ortaya çıktı.

Eşinin gözaltına alınmasını engellemek isteyen S.G.nin,

tekmelenmesi sonucu ikiz beklerinin karnında öldüğü belirlendi. G.nin şikayetçi olmaması için tehdit edildiği öğrenildi.

ANNELİK ÖZLEMİNİ BİTİREN OPERASYON

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yürüttüğü soruşturma kapsamında Refahiye'de

düzenlenen operasyonun bir annenin çocuk özlemini sona erdirdiği ortaya çıktı.

Eşinin gözaltına alınmasını engellemek isteyen S.G.nin,

tekmelenmesi sonucu ikiz bebeklerinin karnında öldüğü belirlendi. G.nin şikayetçi olmaması için tehdit edildiği öğrenildi.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in tutuklanmasına yol açan Erzincan'daki İsmailağa Cemaatine yönelik operasyon sırasında gördüğü

baskılar sonucunda S.G. isimli kadının ikiz bebeklerinin karnında öldüğü tespit

edildi. Başsavcı İlhan Cihaner'in talimatı üzerine İsmailağa Cemaati'ne yönelik 23 Şubat 2009 tarihinde

Erzincan şehir merkezi ile Kemah ve Refahiye ilçelerinde jandarma birliklerince

operasyon düzenlendi. Refahiye'de düzenlenen operasyonda C.G., Kemaliye

Mahallesi TOKİ konutlarına giden jandarma ekiplerince gözaltına alındı. S.G.

ise bu sırada eşine sarılarak gözaltına alınmasına engel olmaya çalıştı.

HAMİLE KADINA TEKME ATTILAR

Eşinin gözaltına alınmasına direnen S.G.,

jandarma görevlilerinin sert tepkisi ile karşılaştı. Jandarma görevlileri

kollarından çekerek etkisiz hale getirmeye çalıştıkları S. Hanımı eşinden

ayıramayınca tekme atmaya başladılar. Kendisine atılan tekmeler üzerine yere

yığılan G., 'hamileyim' diye bağırarak ağlamaya başladı. Uzun yıllar evli

olmasına rağmen çocuk sahibi olamayan 34 yaşındaki S.G.nin

gördüğü tedavi sonucunda hamile kaldığı öğrenildi. Acı içinde yerde kıvranan S.G.nin kendilerini kandırmak için bunu yaptığını düşünen

jandarma görevlileri aynı sert tutumlarını sürdürerek, hamile kadının ayağa

kalkmasını istediler. Ancak S.G.nin tüm çabasına

karşı ayağa kalkamadığını görünce koluna giren iki jandarma hamile kadını

evinin salonuna kadar getirdi. Yerde kıvranan hamile kadın ayağa kalkamayınca

bu kez jandarmanın uçlarından tuttuğu bir battaniye ile Jandarma aracına

taşındı.

HASTANEYE DEĞİL GÖZALTINA

Eşinin gözaltına alınmasını engellemeye

çalıştığı sırada yediği tekmeler sonucunda yere yığılan hamile kadın en yakın

sağlık kurumuna götürülmek yerine gözaltına alındı. S.G. Eşinin de içinde

bulunduğu askeri araçla Refahiye İlçesi'nde gözaltı işlemi için Erzincan

Jandarma Komutanlığı2na götürüldü. Talihsiz kadın gözaltı işlemleri için diğer

şüphelilerle birlikte Erzincan Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şubesine

ulaştırıldı. G., buraya diğer şüphelilerle birlikte sağlık raporu için Erzincan

Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastaneye sevk sırasında yürümekte zorluk

çelen S. Hanım 2 jandarma görevlisinin yardımıyla hastanenin acil servisine

götürüldü. Burada yapılan müdahalelerin ardından tekrar Erzincan Jandarma

Komutanlığı Terörle mücadele Şubesi'ne getirilen S.G.nin

ifadesi alınmasına karşın sabaha kadar nezarette bekletildi.

40 GÜN SONRA DÜŞÜK YAPTI

Evlendiği günden bu yana annelik tutkusuyla

yaşayan G.nin gözaltına alındığı sırada ikiz

bebeklerine 14 haftalık hamile olduğu öğrenildi.

Serbest bırakılmasından sonra aldığı

darbelerin etkisiyle Refahiye'deki evinde 40 gün istirahat etti. S.G. nisan

ayında ise düşük yaparakkarnındaki ikiz bebekleri

kaybetti. Aldığı darbeler ve sorgulama sırasında maruz kaldığı baskılar

sonucunda bebeklerin anne karnında öldüğü tespit edildi.

EVİNE GİDİP TEHDİT ETTİLER

Anne olma özlemini yok eden jandarma

görevlileri hakkında şikayetçi olmak için harekete geçen S. Hanım, o dönem

sürpriz bir ziyaretle karşılaştı. G.nin evine giden

Refahiye ilçe jandarma görevlileri , 'Jandarmayı itham altında bırakabilecek

girişimlerde bulunması halinde kocasının cezaevinden çıkmayacağı ve kendisinin

de cezaevine girebileceğini' söyledi. Tehdit edilen S. Hanım şikayetçi olmaktan

vazgeçti.

8. Anılan haber sebebi ile gazetenin imtiyaz sahibi şirketi ve

haberin yazarı A.S. aleyhine, başvurucu hakkında asılsız itham ve suçlamalarda

bulunarak başvurucunun kamuoyu nezdindeki itibarının sarsılmasına sebebiyet

verdikleri gerekçesi ile manevi tazminat davası açılmıştır. Ankara 19. Asliye Hukuk

Mahkemesi (Mahkeme) tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine

karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesinde;başvurucu

hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu görevlisinin resmî belgede

sahteciliği, birden fazla kişi ile tehdit suçlarından Erzurum Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendiği belirtilmiş ve haberde

kullanılan "Başsavcı Cihaner'in talimatı ile ilk kez Erzincan'da uygulamaya

konulan andıç operasyonu", "andıçcı savcının emri

ile." gibi ifadelerin haberin yazılış tarihi itibarıyla görünür

gerçeğe uygun olduğu kabulüne karar verilmiştir.

9. Başvurucu; Erzincan Cumhuriyet başsavcısı olarak görev

yaptığı dönemde yürütmekte olduğu soruşturmalardan rahatsızlık duyan ve bu

soruşturmaları engellemek isteyen bir grubun gerçek dışı haberlerle kendisine

siyasi bir komplo hazırladığını, söz konusu haberin de kendisine karşı

başlatılan karalama kampanyasının bir parçası olduğunu, haberin içeriğinde S.G.nin bebeğini gözaltına alındığı sırada maruz

bırakıldığı iddia olunan muamele sebebi ile kaybettiği iddiasının gerçek

olmadığı hususunun resmî belgelerle sabit olduğunu belirterek kararın

bozulmasını talep etmiştir.

10. Davanın reddine dair karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

tarafından 18/12/2014 tarihinde onanmıştır. Onama kararı başvurucuya 14/1/2015

tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu 12/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. İlhan Cihaner (7)

(B. No: 2014/6141, 6/10/2015, §§ 14-18) başvurusuna ilişkin karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 12/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu;

i. Yargılamayı yapan ilk derece mahkemesinin hakkında yürütülen

kampanyadan etkilenerek etkin bir yargılama yapmak sureti ile bağımsız ve

tarafsız karar veremediğini,

ii. Temyiz itirazlarının reddedilerek açmış olduğu tazminat

davasının reddi kararının onanmasının Dairenin kendisine karşı ayrımcı bir

tutum takınması sebebi olduğunu, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

15. Başvurucu; gerek ilk derece mahkemesi tarafından yapılan ilk

derece yargılamasının gerekse Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinin

bağımsız ve tarafsız yürütülmediğini ve taraflı karar verildiğini ileri

sürmüştür.

16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014,

§§ 19, 20).

17. Somut olayda başvurucu gerek ilk derece mahkemesinin

hakkında yürütülen karalama kampanyasından etkilendiğini gerekse temyiz mercii

olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kendisine karşı ayrımcı bir tutum takınarak

bağımsız ve tarafsız karar veremediğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte

başvurucu tarafından hakkında yürütüldüğü ileri sürülen kampanyanın başvuruya

konu kararı ne şekilde ve nasıl etkilediğine dair açıklama yapılmadığı gibi

temyiz mercinin hakkındaki kararı tesis ederken

kendisine karşı hangi temelde ayrımcılık yaptığına dair somut bir açıklama da

yapılmamış, herhangi bir belge veya bilgi sunulmamıştır. Bu itibarla başvurucu;

ihlal iddiasına ilişkin delillerini sunma, temel hak ve özgürlüğünün ihlal

edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine

getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların

temellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Şeref ve İtibar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; Erzincan başsavcılığı görevini yürüttüğü dönemde

aralarında söz konusu haberin yayımlandığı gazetenin imtiyaz sahibinin de

bulunduğu bir kısım çevreler aleyhine ceza soruşturması yapması sebebiyle söz

konusu haberin gerçekliğinin araştırılmadan maksatlı bir biçimde kendisine

karşı sürdürülen karalama kampanyanın parçası olarak yapıldığını belirtmiştir.

Haberde kullanılan "andıçcı

savcı" ifadesinin hakaret içerdiğini de belirten başvurucu,

yürüttüğü yargısal faaliyet sebebi ile mesleki itibar ve kişilik haklarının

korunmasındaki yüksek faydaya değinmiştir. Başvurucu, söz konusu haberin yayın

tarihi itibarıyla gerçek dışı olduğunun dosyaya sunulan soruşturma evrakları,

tıbbi raporlar ve S.G.nin soruşturma sırasında vermiş

olduğu beyanlarla sabit olduğunu belirterek gerçek dışı haberin kötü niyetli

bir kurgu olduğunu ifade etmiş; gerekçeli karar ile şeref ve itibar hakkının ve

masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyet ettiği koşullar ve

şikâyetlerini dile getirme biçimi dikkate alındığında gerekçeli karar hakkının

ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerinin de Anayasa’nın

17. maddesi kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

21. Somut olayda çözümlenmesi gereken ilk mesele, başvuruya konu

haber (bkz. § 6)ve haberde başvurucuya yönelik olarak kullanılan ifadeler

sebebi ile başvurucunun şeref ve itibar hakkına bir müdahalede bulunulup

bulunulmadığının belirlenmesidir.

22. Başvuru konusu haber, başvurucu tarafından bazı dinî

cemaatlere yönelik olarak başlatılan soruşturmada kolluk görevlileri tarafından

icra edilen gözaltı işleminin uygulanış usulü ve bu usul sebebi ile hamile

olduğu anlaşılan S.G. isimli kadının ikiz bebeklerini düşürdüğü iddiasına

ilişkindir. Haberde; başvurucunun resmine, unvanına ve açık ismine yer

verilmesi ve başvurucu hakkında "Andıçcı" ifadesinin kullanılması sebebi ile

başvurucunun şeref ve itibar hakkına müdahale edildiği anlaşılmaktadır.

23. Bireyin kişisel şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde

yer alan manevi varlık kapsamında

yer almaktadır. Devletin bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel

şeref ve itibara üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek şeklinde pozitif

yükümlülüğü bulunmaktadır (Adnan Oktar (3),

B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 33). Şeref ve itibara yönelik olarak basın ve

yayın yolu ile yapılan saldırılara karşı bireyin korunmaması hâlinde

Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası ihlal edilmiş olabilir (Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617,

8/4/2015, § 36; İlhan Cihaner

(2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 42).

24. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi siyasetçilerin, kamuoyunca

tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işlev

nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklarını ve bunlara

yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğunu her zaman

vurgulamıştır (İlhan Cihaner

(2), § 82; Ergün Poyraz (2) [GK],

B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 58; Önder

Balıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017, § 42; Kemal Kılıçdaroğlu,

B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 55).

25. Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade

özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve Anayasa'nın 28.

maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu

temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için

gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu daha önce pek çok kez ifade

etmiştir (Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir

Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36). Bu bağlamda

ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü herkes için geçerli ve demokrasinin

işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir

Coşkun, §§ 34-36). Basının kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların

iletilmesi ve bunlara ilişkin bir kanaat oluşturması için en iyi araçlardan

biri olduğu açıktır (İlhan Cihaner (2), § 63).

26. Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruya benzer başvurularda,

başvurucunun Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınan

kişisel itibarın korunmasını isteme hakkı ile şikâyet konusu haberi yapan

kişilerin Anayasa’nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve

bu özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına

alınan ifade özgürlüğü arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğini

değerlendirmektedir (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §§ 27,

41, 52; Ergün Poyraz (2), § 56; İlhan Cihaner (2),

§ 49; Kemal Kılıçdaroğlu,

§§ 56-58). Bu, soyut bir değerlendirme değildir.

27. Çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi için mevcut

olaya uygulanabilecek kriterlerden bazıları şu şekilde sayılabilir:

i. Toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı

ii. Haber veya makalenin yayımlanma şartları

iii. Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılan ifadelerin

türü, yayımın içeriği, şekli ve sonuçları

iv. Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile ilgili

kişinin önceki davranışları

v. Kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında

sahip oldukları hakların ağırlığı

28. Anayasa Mahkemesi başvurunun koşullarına göre bazıları

yukarıda sayılan kriterlerin gerektiği gibi değerlendirilip değerlendirilmediğini

denetler (Nilgün Halloran,

§ 41; Ergün Poyraz (2), § 56; Kadir Sağdıç, §§ 58-66; İlhan Cihaner (2) ,

§§ 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik haberlerin -yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın-

olayın bütünselliği içinde değerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran,

§ 52; Önder Balıkçı, § 45).

Başvurucunun kişisel itibarın korunmasını isteme hakkının gerekçesiz olarak

veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe

ile korunmaması Anayasa'nın 17. maddesini ihlal edecektir.

29. Başvurucu; sözü geçen ulusal gazetede yayımlanan haberin

gerçeğe aykırı bir şekilde yapıldığını, kendisine "andıçcı savcı"

yakıştırması yapılarak kişiliğine ve mesleğine saldırıda bulunulduğunu

belirtmiştir. Başvurucu "İkiz Bebekler Andıç Kurbanı" başlığı altında haberde

bahsi geçen kadının düşük yapma sebebi ile yürüttüğü soruşturma arasında

bağlantı kurulmak sureti ile itham altında bırakıldığını ileri sürmüş ve açtığı

tazminat davasında ilk derece mahkemesi ile Yargıtayın

şeref ve itibarını korumadığından şikâyet etmiştir.

30. Haberin konusunun başvurucunun yürüttüğü söz konusu

soruşturma sırasında kolluk görevlileri tarafından S.G. isimli hamile kadının

gözaltına alınması ve gözaltı sırasında uğradığı iddia edilen muamele sebebi

ile ikiz bebeklerini düşürmesi iddiası olduğu anlaşılmaktadır. Yazıda

başvurucunun başsavcı sıfatı ile yürüttüğü soruşturma sırasında gözaltı

talimatını yerine getiren kolluğun emrin icrası sırasındaki uygulamaları, S.G.nin gözaltı sırasında ve sonrasında yaşadığı iddia

olunan sarsıntı haberleştirilmiştir.

31. Öte yandan başvurucu tarafından yürütülen soruşturmanın

haberde "Andıç

Soruşturması" olarak isimlendirildiği anlaşılmaktadır. Haberde,

söz konusu soruşturmanın bir cemaate yönelik olarak yürütüldüğü ileri

sürülmekte ve başvurucunun bu soruşturma nedeni ile tutuklandığı

belirtilmektedir. Haberin yapıldığı döneme bakıldığında başvurucunun

Erzincan'da bazı cemaatlere yönelik olarak yürüttüğü soruşturmanın "internet andıcı"

olarak bilinen "irtica ile mücadele

eylem planının" bir parçası olduğu iddia edilmekte ve başvurucu

bu sebeple "Ergenekon Terör

Örgütüne" üye olmakla suçlanmaktadır (söz konusu Ergenekon

yargılamalarına ilişkin daha geniş açıklamalar için bkz. Mehmet Haberal, B. No: 2012/849,

4/12/2013, §§ 22-37).

32. Bu bağlamda haberde başvurucu tarafından yürütülen

soruşturmanın "andıç

soruşturması" olarak isimlendirilmesi ve başvurucu için

kullanılan "andıçcı"

ifadesinin -bağlamları da dikkate alındığında- değer yargısı niteliğinde olduğu

ve olgusal temeli bulunduğu görülmektedir. Söz konusu haberin kamuoyunda

başvurucunun tutuklanması sebebi ile yoğun şekilde tartışmaların yürütüldüğü

sırada kaleme alındığı da ayrıca gözetilmelidir.

33. Her ne kadar adalet sisteminde görev alan hâkimler ve

savcılarla birlikte diğer yargı çalışanlarını asılsız suçlamalardan korumak

devletin görevlerinden ise de söz konusu ilke kamu adına soruşturmaları yürüten

Cumhuriyet savcılarının her türlü eleştirinin dışında olduğu anlamına

gelmemektedir (benzer değerlendirmeler için bkz. İlhan Cihaner, B. No: 2013/5574,

30/6/2014, § 85). Başvurucu, haberin yazıldığı tarih itibarıyla gerek yürüttüğü

soruşturmalar gerekse hakkında yürütülen soruşturma sebebi ile oldukça tanınan

bir yargı mensubudur.

34. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün incitici, şoke

edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceleri de kapsadığına şüphe yoktur.

Yukarıdaki değerlendirmelerin tamamı ve yargı mercilerinin farklı çıkarları

dengelerken sahip oldukları takdir payları da dikkate alındığında somut olayda

derece mahkemelerince alınan kararların devletin şeref ve itibar hakkı

bağlamındaki pozitif yükümlülüklerine aykırılık oluşturmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

35. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda bir ihlal bulunmadığı açık

olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

36. Açıklanan gerekçelerle başvuru konusu olayda şeref ve itibar

hakkının ihlal edilmediği açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Fatma Gülbin ÖZCÜRE Başvurucu : İlhan CİHANER Vekili : Av. Mustafa GÜLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2611, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. “İkiz Bebekler Andıç Kurbanı
  7. Sümbül Hanım Eşine Sarıldı
  8. Hamile Kadını Tekmelediler
  9. Annelik Özlemini Bitiren Operasyon
  10. Annelik Özlemini Bitiren Operasyon
  11. Hamile Kadına Tekme Attılar
  12. Hastaneye Değil Gözaltına
  13. Evine Gidip Tehdit Ettiler
  14. IV. İlgili Hukuk
  15. V. İnceleme Ve Gerekçe
  16. A. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma
  17. B. Şeref ve İtibar
  18. B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 58; Önder
  19. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir
  20. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2611
Tarih
12 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Mehmet Emin Sarıgül Başvurusu (B. No: 2015/2281)
  • İsa Turan Başvurusu (B. No: 2014/2962)
  • İzzet Ablak Başvurusu (B. No: 2013/8527)
  • Sedat Ekici Başvurusu (B. No: 2016/7368)
  • Celal Uyğur Başvurusu (B. No: 2016/12442)
  • Tuna Tuç Başvurusu (B. No: 2016/80432)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.