İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İsmail Altundal Başvurusu (B. No: 2015/8048)

1. Başvuru, ilk yardım hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde

Başvuru No2015/8048Tarih28 Haziran 2018Okuma17 dk · 3.330 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İsmail Altundal Başvurusu

Karar tarihi
28 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/8048
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.330 kelime·17 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ilk yardım hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde

işlememesi sonucu ölüm olayının meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 14/12/2011 tarihinde yaşamını yitiren 1946 doğumlu Ş.A.nın oğludur.

A. Başvurucunun Annesi Ş.A.nın Ölümü

9. Başvurucunun babası M.A. 13/12/2011 tarihinde saat 00.27'de

Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezini arayarak rahatsızlanan eşi Ş.A.nın hastaneye sevki için

evlerine ambulans gönderilmesi talebinde bulunmuştur.

10. Başvurucunun babası ile Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol

Merkezinde telefonu yanıtlayan görevli arasındaki konuşma şöyledir:

"112 : Alo

M.A. (Başvurucunun babası) :

Hayırlı akşamlar.

112 : Buyrun, iyi akşamlar

M.A.

Hanımefendi, benim eşim, acile hemen

gitmesi lazım.

112 : Nesi var, şikâyeti nedir

M.A.

Karnı müthiş şiş, nefes alamaz halde,

çok zor durumda

112 : Yeni mi oldu?

M.A.: Efendim

112 : Yeni mi oldu?

M.A.: Bu akşam

112 : Kaç yaşında?

M.A.: Efendim

112 : Kaç yaşında

M.A.: 65 yaşında

112 : Başka bir hastalığı var mıydı?

M.A.

Var, şeker var, kalp var

112 : Şu anda nefes alamıyor.

M.A.

Çok zorlanıyor"

112 : Zorlanıyor?

M.A.

Çok zor alıyor

112 : Tamam söyleyin adresi"

(...)

[Başvurucunun babası evin adresini tarif etmeye çalışıyor]

112 : Bakın ben ambulansa bu şekilde tarif edemem de, bana deyin ki, bu

caminin önüne gelsinler ordan alayım, ya da

Muhtarlığın önüne gelin, neresi yakın böyle

M.A.

Hanımefendi hastanın gelecek durumu yok

ki!

112: Hastayı getirmeyeceksiniz, sadece

ambulans ile sizi buluşturacağız, eve götüreceksiniz ambulansı

M.A.

Tamam, Şeker Mahallesi Muhtarlığını

biliyorlar mı?

112 : Evet, evet

M.A.

Ben Muhtarlığın oraya geleyim.

112 : Tamam, Şeker Mahallesi Muhtarlığı

M.A.:Tamam,

ben oraya geliyorum

112 : Tamam, hemen gelin, ben o arada ambulansı

M.A.

Tamam, bir zahmet hemen"

112 : Tabi, hemen çıkacak, geçmiş olsun"

11. Kayseri 112 Acil İl Ambulans Servisi Çağrı Kayıt Formu'na (Çağrı Kayıt Formu) göre çağrı saati 00.27.52 olup

ambulansın hareket saati 00.33.02'dir. Çağrı Kayıt Formu'na

göre ambulans buluşma noktasına saat 00.43.08'de ulaşmış, olay yerine ise

00.44'te varmıştır. Çağrı Kayıt Formu'na göre saat

00.49.47'de olay yerinden hareket eden ambulans saat 00.55'te Kayseri Eğitim ve

Araştırma Hastanesine gelmiştir. Çağrı Kayıt Formu'nun

Ön Tanı başlıklı kısmında kvs-arrest (kalp durması) açıklaması bulunmaktadır.

12. Başvurucunun anlatımına göre Kayseri Eğitim ve Araştırma

Hastanesi Acil Servisinde annesinin kalbi yeniden çalıştırılmış ancak evde

yaşanan kalp durması sonucu bitkisel hayata giren annesi kurtarılamayarak 14/12/2011

tarihinde yaşamını yitirmiştir.

B. Tam Yargı Davası Süreci

13. Başvurucu 22/3/2012 tarihinde Sağlık Bakanlığına müracaat

etmiş ve anılan olay sebebiyle uğramış olduğu manevi zararlarının tazmin

edilmesi talebinde bulunmuştur. Sağlık Bakanlığı başvurucunun talebinireddetmiştir.

14. Bunun üzerine başvurucu 20/7/2012 tarihinde Ankara 4. İdare

Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde özetle

Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin yanlış yönlendirmesi sonucu annesinin

yaşamını yitirdiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu kapsamda, kalbi sıkışan

annesinin yanındaki tek kişi olan babasının "Adres

bulamayız." gerekçesiyle evden dışarı çıkmaya

yönlendirilmesinin hatalı olduğunu, kalbi sıkışan bir hasta ve hasta yakınına

yapılan yönlendirmenin bu olmaması gerektiğini, bu yönlendirmenin annesini daha

da telaşlandırdığını ve kalp krizini ağırlaştırdığını belirtmiştir. Başvurucu

bu kapsamda ayrıca Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin evdeki tek kişi

olan babasını dışarı çıkmaya yönlendirmek yerine "Beyefendi, beyne kan gitmesi için hastayı rahat bir şekilde

yatırınız, hastayı teskin ediniz, bir kalp ilacı varsa veriniz, yine de

kendinden geçecek olursa kalp masajı yapınız, suni solunum yapınız."

şeklinde yönlendirmesinin daha yerinde olacağını ifade etmiştir. Başvurucu,

böyle bir yönlendirme yapılmış olsaydı belki de annesinin şu an hayatta

olacağını ifade etmiştir.

15. Davalı idare; Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezine

gelen çağrıdan yaklaşık on beş dakika sonra olay yerine varıldığını, hastaya

ilk müdahalenin olay yerinde yapıldığını ve ambulansla hastaneye ulaşılana

kadar hastaya ambulans içinde gerekli müdahalenin yapıldığını belirterek

davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı idare, savunma dilekçesinde

ayrıca Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrı üzerine telefonu

yanıtlayan personel tarafından hastanın sağlık durumunun ve adresinin

öğrenilmeye çalışıldığını, bölgeye en yakın birinci ve ikinci ambulansın

görevde olması nedeniyle olay yerine yönlendirilen üçüncü ambulansın bölgeyi

iyi bilmeme ihtimaline binaen hasta yakınından daha detaylı adres temin

edilmeye çalışıldığını fakat hasta yakınının adresi bulmayı kolaylaştıracak

sabit bir nokta belirtememesi üzerine buluşma noktası olarak mahalle

muhtarlığının belirlendiğini ifade etmiştir.

16. Ankara 4. İdare Mahkemesi 31/10/2013 tarihli kararla

tarafların beyanlarını ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeleleri dikkate alarak davanın reddine karar vermiştir.

Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"(...)

Her ne kadar davacı tarafından 112 acil servis

personelince "Beyefendi beynine kan gitmesi için hastayı rahat bir şekilde

yatırınız, hastayı teskin ediniz, bir kalp ilacı varsa veriniz, yine de

kendinden geçecek olursa kalp masajı yapınız, suni solunum yapınız" gibi

yönlendirilmesi gerektiği fakat bu yapılmayarak adresin bulunması için

"evden dışarı belli bir yere muhtarlığa çıkın" şeklindeki yönlendirmenin

yanlış bir yönlendirme olduğu ve hizmet kusuru oluştuğu ileri sürülmekte ise

de; sağlık ekiplerince hasta görülmeden ve rahatsızlığın nedeni anlaşılmadan

yapılan yönlendirmelerin hasta aleyhine sonuçlar doğurabileceği, olayda hastaya

en hızlı şekilde ulaşmanın öncelikli olduğu dikkate alındığında; davacının söz

konusu iddiasına itibar edilmemiştir.

Olayda, acil komuta kontrol merkezine ilk

çağrının düştüğü andan itibaren kısa bir süre içinde (yaklaşık 15 dakika)

hastaya ulaşılarak müdahale edildiği, davalıidarece

sunulan 112 acil sağlık hizmetinde herhangi bir hizmet kusuru bulunduğundan söz

edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, davacının anılan olay nedeniyle davalı

idarenin hizmet kusurunda bulunduğundan bahisle toplam 5.000,00 TL manevi

tazminat istemi yerinde bulunmamıştır."

17. Başvurucu 30/1/2014 tarihli dilekçeyle ilk derece mahkemesi

kararına itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde, genel olarak dava

dilekçesindeki hususları yinelemiş ve ilk derece mahkemesi kararının

kaldırılması talebinde bulunmuştur.

18. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulu 4/3/2015 tarihli

ilamla başvurucunun itirazının reddine ve ilk derece mahkemesi kararının

onanmasına karar vermiştir.

19. Bu karar 28/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucu 14/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı

Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin

ikinci maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bakanlığın görevi; herkesin bedenî,

zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini

sağlamaktır."

22. 11/5/2000 tarihli ve 24046 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Tanımlar" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“Bu

Yönetmelikte geçen deyimlerden;

(...)

f) Merkez: Acil sağlık çağrılarının

karşılandığı ve ambulansların sevk ve idare edildiği komuta kontrol merkezini,

g) İstasyon: Acil çağrılara olay yerinde ve

nakil sırasında sağlık hizmeti vermek üzere ambulans ve ekiplerin bulunduğu

birimleri,

h)Acil Servis: Sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk

tüzel kişileri ve gerçek kişiler tarafından kurulmuş yataklı tedavi kuruluşları

bünyesinde yer alan acil servisleri,

i) Acil Sağlık Hizmetleri: Acil hastalık ve

yaralanma hallerinde, konusunda özel eğitim almış ekipler tarafından, tıbbi

araç ve gereç desteği ile olay yerinde, nakil sırasında, sağlık kurum ve

kuruluşlarında sunulan tüm sağlık hizmetlerini,

j) Acil Yardım: Acil sağlık hizmetleri

konusunda özel eğitim görmüş ekipler tarafından, tıbbî araç ve gereç desteği

ile olay yerinde ve hastaneye nakil sırasında verilen hizmetlerin bütününü,

k) İlkyardım: Herhangi bir kaza ya da yaşamı

tehlikeye düşüren bir durumda sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya

kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek

amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle

yapılan ilaçsız uygulamaları,

l) Acil Tedavi: Hastaneler ile diğer sağlık

kurum ve kuruluşlarında acil tıbbî tedaviye ihtiyacı olanlara sunulan

hizmetlerin bütününü,

(...)

r) İl Ambulans Servisi: İldeki tüm ambulans

hizmetlerini koordine eden, Bakanlık ve kendisine bağlı diğer ambulanslarla

hizmeti sunan başhekimlik, merkez ve istasyonlardan oluşan kuruluşu,

s)Başhekimlik: İl ambulans servisi başhekimliğini,

t)Başhekim: İl ambulans servisi başhekimini,

(...)

ifade eder.”

23. Yönetmelik'in "Acil sağlık yardımı çağrısı" kenar

başlıklı 18. maddesi şöyledir:

"Hizmete ulaşmada ilk aşama, acil sağlık

yardımı gerektiren durumlarda merkeze yapılan başvuru niteliğindeki çağrıdır.

Çağrı merkeze, ücretsiz aranabilen 112 numaralı telefon aracılığı ile veya

diğer iletişim araçları vasıtası ile yapılır. Çağrı, merkezin gerekli hizmeti

değerlendirmesi ve planlayabilmesi için olay yeri ve niteliği bilgilerinin

yanında hasta ya da yaralı sayısı gibi bilgileri de içerir."

24. Yönetmelik'in "Çağrının Değerlendirilmesi" kenar

başlıklı 19. maddesi şöyledir:

"Merkez, topladığı bilgiler ışığında,

talebin acil sağlık hizmeti gerektirip gerektirmediğini değerlendirir.

Değerlendirme yetkisi çağrıyı alan tabibe aittir. Tabip, talebin acil sağlık

hizmeti gerektirmediğine kanaat getirir ise, talebi reddetme yetkisine sahip

olup, bu takdirde talebin nasıl karşılanabileceğini bildirmekle de yükümlüdür."

25. Yönetmelik'in "Yönlendirme" kenar başlıklı 20. maddesi

şöyledir:

"Bu Yönetmelikte, acil sağlık hizmeti

içinde belirtilen istasyonlar, acil servisler ve destek hizmetleri

gerektiğinde, Merkez tarafından yönlendirilir. Yönlendirme, yardım talebinin

ulaşmasını takiben, Merkez tarafından mevcut iletişim sistemi ile en kısa

sürede, talebin mahiyetine en uygun ve/veya en yakın birim veya birimlerin

görevlendirilmesi suretiyle yerine getirilir. Ayrıca Merkez, durumun niteliğine

göre ihtiyaç duyduğu diğer kuruluşları da hizmetlerini yönlendirebilmeleri

maksadıyla bilgilendirir.

Merkez, ekip tarafından müdahale esnasında

talep edilen tıbbi danışmanlık için 24 saat süre ile gerekli tıbbi danışman

bulundurmak veya tıbbi danışmanlık yapacak Müdürlüğün teklifi Valiliğin onayı

ile yetkilendirilmiş bir uzman hekime yönlendirmekle yükümlüdür. Gerektiğinde

Eğitim Hastaneleri ve Üniversitelerin ilgili bölümlerindeki uzman hekimlerden

de bilgi desteği alınır."

26. Yönetmelik'in "Talebin

Yönlendirilen Birim Tarafından Karşılanması" kenar başlıklı 21.

maddesi şöyledir:

"Merkez tarafından yönlendirilen birim en

kısa sürede olay yerine ulaşır. Olay yerine ulaşan ekip, yönlendirme sırasında

ve olay yerinde edindiği bilgiler ışığında acil sağlık yardımını

gerçekleştirir. Bu müdahale sırasında hizmeti sunan ekip tarafından yapılan

değerlendirme sonucunda, ileri tıbbî müdahaleye ihtiyacı olan hastanın ambulans

ile nakline karar verilir. Hizmet olay yerinde verilmiş ve hastanın daha ileri

tıbbî müdahaleye ihtiyacı bulunmuyor ise, ekip sunduğu hizmet ile ilgili

bilgileri merkeze bildirir."

27. Yönetmelik'in "Nakil" kenar başlıklı 22. maddesi

şöyledir:

"Ekip, nakle karar verir ise, nakil

başlamadan Merkez ile iletişime geçerek, gerektiğinde hastanın durumuna en

uygun acil servis hakkında yönlendirme ister.

Merkez, hizmet kapsamında yer alan acil

servislerin o andaki kapasiteleri ışığında, ekibi yönlendirir. Merkez,

yönlendirmeyi takiben, gerektiğinde acil servisi olay hakkında bilgilendirir.

Nakil sırasında gerekli görülüyor ise, tıbbî

müdahale sürdürülür. Nakil sırasındaki tıbbı müdahalenin yürütülmesi için,

bilgi desteğine ihtiyaç duyulur ise, uygun kurum ve kuruluş ile Merkez

üzerinden veya iletişim imkanı var ise doğrudan temas

kurulur."

28. Yönetmelik'in "Acil Servise Nakil" kenar başlıklı

23. maddesi şöyledir:

"Hasta acil servise, tıbbî değerlendirme,

müdahale ve gerektiğinde stabilizasyon sağlandıktan sonra gerekli

bilgilendirmeyi takiben nakledilir."

29. 22/5/2002 tarihli ve 24762 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan (mülga) İlkyardım Yönetmeliği'nin "Tanımlar"

kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Bu Yönetmelikte geçen;

(...)

e) İlkyardım: Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda sağlık

görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması yada durumun

daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç

aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamaları,

(...)

k) İlkyardımcı: İlkyardım tanımında belirtilen

amaç doğrultusunda, hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut

araç ve gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan en az Temel İlkyardım Kursu

alarak ilkyardımcı sertifikası almış kişiyi,

(...)

ifade eder."

30. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı 13.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“İdari

eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu

eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle

öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren

beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini

istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu

konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış

gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren,

dava süresi içinde dava açılabilir.”

B. Uluslararası Hukuk

31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkesin yaşam hakkı yasayla

korunur."

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre yaşam hakkının

devlete yüklediği pozitif yükümlülükler -ister özel hastane ister devlet

hastanesi olsun- hastaların yaşamlarının korunmasını teminat altına alma

zorunluluğu getiren düzenleyici bir çerçeve oluşturulmasını gerekli kılar (Asiye Genç/Türkiye, B. No: 24109/07,

27/1/2015, § 67).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 28/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu, annesinin yaşamını yitirmesine neden olan olayda

babası M.A.yı yanlış

yönlendiren Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezi personelinin ağır kusurunun

bulunduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu; annesinin hayatta kalabilmesi için

gerekli olan en basit ilk yardım yönlendirmesinin dahi yapılmadığını, tam

aksine ambulans gelene kadar annesine ilk yardımda bulunabilecek tek kişi olan

babasının ambulansı beklemek için mahalle muhtarlığına yönlendirildiğini, bu

sırada yapayalnız kalan annesinin kalbinin durduğunu belirtmiştir. Başvurucu,

Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezi personelinin ambulans gelene kadar

annesinin hayatta kalmasına ve durumunun daha da kötüye gitmemesine yönelik

hiçbir tedbir almadığını ve yönlendirmede bulunmadığını ileri sürmüştür.

Başvurucu, anılan olay sebebiyle açtığı tam yargı davasında derece

mahkemelerinin de "hastayı hayatta tuttmanın değil, ambulansın çabuk gelmesinin önemli

olduğu" görüşüne itibar ederek ret kararı verdiğini ifade

etmiştir. Başvurucu, bu nedenlerle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

35. Başvurucu, 5.005.000 TL manevi tazminatın ve haksız yere

kendisinden alınan yargılama giderlerinin tarafına ödenmesi talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

36. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın

17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

37. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

1. Genel İlkeler

38. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı birbiriyle sıkı bağlantıları olan devredilmez ve vazgeçilmez haklardan

olup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır.

Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyin

yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme, bunun yanı sıra pozitif

bir yükümlülük olarak yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını

gerek kamusal makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin

eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır

(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 50, 51).

39. Söz konusu pozitif yükümlülük sağlık alanında yürütülen

faaliyetleri de kapsamaktadır. Nitekim Anayasa’nın 56. maddesinde; herkesin

sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, devletin “herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde

sürdürmesini sağlamak (…) amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp

hizmet vermesini” düzenleyeceği, bu görevini kamu kesimindeki ve

özel kesimdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek

yerine getireceği kurala bağlanmıştır (İlker

Başer ve diğerleri, B. No: 2013/1943, 9/9/2015, § 44).

40. Yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklere göre

devletin öncelikle yaşamı tehlikeye girebilecek kişilerin yaşamını korumak için

yeterli yasal ve idari çerçeve oluşturması gerekmektedir.

41. Devlet, bireylerin yaşam hakkı ile maddi ve manevi

varlıklarını koruma hakkı kapsamında -ister kamu isterse özel sağlık

kuruluşları tarafından yerine getirilsin- sağlık hizmetlerini hastaların

yaşamları ile maddi ve manevi varlıklarının korunmasına yönelik gerekli

tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır (Nail Artuç, B.

No: 2013/2839, 3/4/2014, § 35).

42. Devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında

gerçekleşen ölüm olaylarında Anayasa’nın 17. maddesi devlete, yaşam hakkını

korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını,

bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili

idari ve yargısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük -kamusal

olsun veya olmasın- yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet

bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 52).

43. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir yargısal sistem kurma

yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını

gerektirmez. Bu durumlarda mağdurlara hukuki, idari hatta disiplinle ilgili

hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 59;

Nail Artuç, § 37).

44. Mağdurların kendi inisiyatifleri ile başvurabilecekleri

tazminat yollarının sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp bu yolların

uygulamada da etkili olmasıgerekir. Bir başvuru

yolunun ancak hak ihlalini önleyebilmesi, devam etmekteyse sonlandırabilmesi

veya sona ermiş bir hak ihlalini karara bağlayabilmesi, bunun için uygun bir

giderim sunabilmesi hâlinde etkililiğinden söz etmek mümkün olabilir (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

26; Filiz Aka, B. No: 2013/8365,

10/6/2015, § 39).

45. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın ileri

sürüldüğü tazminat ve tam yargı davalarında derece mahkemelerinin Anayasa’nın

17. maddesinin gerektirdiği özende bir inceleme yapma yükümlülüğü

bulunmaktadır. Bununla birlikte söz konusu özen yükümlülüğü, yaşam hakkı ile

ilgili her davada mutlaka mağdurlar lehine bir sonuca varılmasını garanti

altına almamaktadır (Aysun Okumuş ve Aytekin

Okumuş, B. No: 2013/4086, 20/4/2016, § 73).

2. İlkelerin Olaya Uygulanması

46. Somut olayda başvurucu, Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol

Merkezinin yanlış yönlendirmesi sonucu annesinin yaşamını yitirdiği iddiasıyla

idare aleyhine açtığı tam yargı davasının reddedilmesi sonrasında yaşam

hakkının ihlal edildiğini belirterek bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, gerek derece mahkemelerine sunduğu dilekçelerde

gerekse Anayasa Mahkemesine sunduğu bireysel başvuru formunda Kayseri 112 Acil

Komuta Kontrol Merkezi personeli tarafından annesinin hayatta kalabilmesi için

gerekli olan en basit ilk yardım yönlendirmesinin dahi yapılmadığından şikâyet

etmiş olup sağlık ekibinin olay yerine vardıktan sonra yaptığı işlemlerine

yönelik herhangi bir ihlal iddiası ileri sürmemiştir. Başvurucu, Kayseri 112

Acil Komuta Kontrol Merkezi tarafından yönlendirilen ambulansın olay yerine geç

ulaştığı yönünde bir iddia da ileri sürmemiştir. Bu sebeple başvuru, Kayseri

112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin yanlış yönlendirmesi sonucu ölüm olayının

meydana geldiği iddiası ile sınırlı olarak incelenecektir.

47. Mevcut başvuruda yaşam hakkının korunması için oluşturulan

yasal çerçevenin yetersiz olduğu şeklinde bir iddia ileri sürülmediği gibi

Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken

bir hususun da bulunmadığı anlaşılmıştır.

48. Bu durumda başvuru konusu olayda incelenmesi gereken asıl meselenin

yaşam hakkının korunması için oluşturulan yasal çerçevenin pratikte de etkili

bir şekilde işleyip işlemediğinin tespiti ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

49. Bu bağlamda idari yargıda görülen tam yargı davası sürecine

bakıldığında Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin yanlış yönlendirmesi

sonucu ölüm olayının meydana geldiği iddiasıyla Sağlık Bakanlığı aleyhine

Ankara 4. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açıldığı, açılan bu davanın ise

sağlık ekiplerinin hastayı görmeden, hastanın rahatsızlığının nedenini

anlamadan yaptığı yönlendirmenin hasta aleyhine sonuçlar doğurabileceği ve

olayda hastaya en hızlı şekilde ulaşmanın öncelikli olduğu gerekçesiyle

reddedildiği, başvurucunun bu karara yaptığı itirazın reddedilmesi ile anılan

kararın kesinleştiği görülmektedir.

50. Somut olayda başvurucunun babası M.A., Kayseri 112 Acil

Komuta Kontrol Merkezini arayarak eşinin karnında şişlik olduğunu ve eşinin

nefes almakta güçlük çektiğini ifade etmiş; evlerine bir ambulans gönderilmesi

talebinde bulunmuştur. Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinde telefonu

yanıtlayan görevli personel, başvurucunun babasının anlatımları doğrultusunda

olayın acil sağlık hizmeti gerektirebileceğini değerlendirmiş ve olay yerine

bir ambulans yönlendirme kararı almıştır. Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol

Merkezi personeli, olay yerine bir an önce varılabilmesi maksadıyla hem

ambulans ekibi hem de başvurucunun babası tarafından bilinen bir noktayı

başvurucunun babasına buluşma noktası olarak önermiş ve başvurucunun babasının bu

öneriyi kabul etmesiyle ambulansı buluşma noktasına gitmesi için

yönlendirmiştir. Ambulans ekibi, acil sağlık yardımı çağrısından on altı dakika

sonra buluşma noktasına varmış; bundan bir dakika sonra da olay yerine ulaşarak

başvurucunun annesine gerekli tıbbi müdahaleyi yapmıştır.

51. Başvurucunun babası M.A., Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol

Merkezi ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinde eşinin şişkinlik ve nefes

almakta zorluk şikâyetlerinin yanı sıra şeker ve kalp hastalığının bulunduğunu

ifade etmiş ise de eşinin hâlihazırda kalp krizi geçirdiği yönünde bir beyanda

bulunmamıştır. Bu durumda Kayseri 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinin hastayı

görmeden ve hastanın sağlık durumu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan ilk

yardım konusunda başvurucunun babasını yönlendirmek yerine yeterli tıbbi

teçhizata sahip olan sağlık ekibinin bir an önce olay yerine varmasına öncelik

vermesinin somut olayın koşulları bağlamında makul olmadığını söylemek mümkün

değildir.

52. Başvurucu, babasının ilk yardım konusunda ehil bir kişi

olduğu ve ilk yardım eğitimi aldığı yönünde bir beyanda da bulunmamıştır. Bu

bağlamda ilk yardım eğitimi almış kişilerin hastaya yaptığı ufak müdahalelerin

hastanın yaşamının korunması bakımından oldukça önemli sonuçlar doğurabileceği,

bununla birlikte ilk yardım eğitimi almamış kişilerin bilinçsiz bir şekilde ilk

yardım uygulamalarında bulunmasının ise hasta aleyhine son derece sakıncalı

sonuçlar doğurabileceği ifade edilmelidir.

53. Tüm bu hususular dikkate alındığında sağlık ekiplerinin

hastayı görmeden ve hastanın rahatsızlığının nedenini anlamadan yaptığı

yönlendirmenin hasta aleyhine sonuçlar doğurabileceği, olayda hastaya en hızlı

şekilde ulaşmanın öncelikli olduğu şeklindeki derece mahkemelerinin yorumunun

makul olmadığının söylenemeyeceği değerlendirilmiştir.

54. Dolayısıyla başvuru konusu olayda devletin yaşamı koruma

yükümlülüğünü yerine getiremediğini söylemek mümkün gözükmemektedir. Ayrıca

dava reddedilmiş bile olsa başvurucunun etkili bir yargısal korumadan

yararlanamadığını söylemek de mümkün değildir.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

28/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Halil İbrahim DURSUN Başvurucu : İsmail ALTUNDAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/8048, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucunun Annesi Ş.A.nın Ölümü
  7. M.A.
  8. M.A.
  9. M.A.
  10. M.A.
  11. M.A.
  12. M.A.
  13. M.A.
  14. M.A.
  15. M.A.
  16. B. Tam Yargı Davası Süreci
  17. IV. İlgili Hukuk
  18. A. Ulusal Hukuk
  19. B. Uluslararası Hukuk
  20. V. İnceleme Ve Gerekçe
  21. A. Başvurucunun İddiaları
  22. B. Değerlendirme
  23. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/8048
Tarih
28 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Mahmut Ceylan Başvurusu (B. No: 2015/1440)
  • D.ö. Başvurusu (B. No: 2014/3735)
  • Mehmet Hanifi Baki Başvurusu (B. No: 2017/36197)
  • Erol Kaplan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14284)
  • Fehmi Alkan Başvurusu (B. No: 2016/1941)
  • İbrahim Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/16346)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.