İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

K.a. ve N.a. Başvurusu (B. No: 2014/16577)

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

Başvuru No2014/16577Tarih26 Aralık 2018Okuma11 dk · 2.250 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm K.A. Ve N.A. Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2014/16577
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.250 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de

kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve ekleri, başvurucular vekilinin başvuru

tarihinden sonra ibraz ettiği dilekçeler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğünün (GİGM) sunduğu belgeler ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden

(UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucu K.A.

Bakımından

9. Rusya Federasyonu vatandaşı ve 1980 doğumlu olan başvurucu,

4/7/2013 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı sınır kapısından Türkiye’ye

girmiştir. Başvurucu, Müslüman kimliği yüzünden ülkesindeki hükûmetle sorunlar

yaşadığını, camilerin kapatıldığını, dinî ve siyasi gerekçelerle ülkesini terk

ettiğini söylemiştir.

10. Başvurucu 6/5/2014 tarihinde Reyhanlı-Antakya kara yolunda

jandarma ekiplerince yakalanmıştır. Gözaltına alınan başvurucu, Hatay Geri

Gönderme Merkezine (GGM) yerleştirilmiştir.

11. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 6/3/2014 tarihinde başvurucu

hakkında G-87 (genel güvenlik) ve Ç-114 (haklarında adli işlem yapılan

yabancılar) koduyla yurda giriş yasağı konulmuştur. Yapılan arama sonucunda

başvurucuda pusula, hücum yeleği ve kamuflaj bulunarak bunlar Adana Terörle

Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir.

12. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 35.

maddesine göre “Bakanlar Kurulunca tayin

olunan mahallerden başka yerlerden Türkiye'ye girdiği” gerekçesiyle

başvurucuya 500 TL idari para cezası yaptırımı uygulanmıştır.

13. Hatay Valiliğinin 7/5/2014 tarihli kararıyla başvurucu

4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun

54. ve 57. maddeleri uyarınca idari gözetim altına alınmıştır.

14. Başvurucu 9/5/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. GİGM’nin 22/5/2014 tarihli kararıyla bu

talep reddedilmiştir. Başvurucunun 26/5/2014 tarihinde ret kararını tebellüğden

imtina ettiği tutanağa bağlanmıştır.

15. Başvurucu 3/6/2014 tarihinde Adana Kabul ve Barınma

Merkezine (KBM) sevk edilmiştir.

16. Başvurucu 4/8/2014 tarihinde Dubai’ye gitmek istediğine dair

dilekçe vermiş ve uluslararası koruma talebinin reddine karşı Ankara 1. İdare

Mahkemesinde açtığı davadan feragat ettiğini dile getirmiştir. İdare Mahkemesi

8/9/2014 tarihinde feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar

vermiştir.

17. Başvurucu vekili, diğer başvurucunun da aralarında bulunduğu

beş yabancıyla birlikte 14/8/2014 tarihinde idari gözetim kararına itiraz

etmiştir. İtirazı değerlendiren Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliği 26/8/2014

tarihinde, idari gözetim kararı ve ilgili belgelerin gönderilmesi için idareye

müzekkere yazmıştır. 28/8/2014 tarihinde müzekkereye verilen cevaptan sonra

8/9/2014 tarihinde itirazın kabulüyle idari gözetimin kaldırılmasına karar

verilmiştir. Her bir başvurucu yönünden ayrı değerlendirme yapılmayan kararın

tüm başvurucuları kapsayan gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“…

Başvuran yabancı hakkında sınırdışı

etme kararı bulunduğu, aynı yasanın 57 maddesinde düzenlenen koşullar

oluşturduğundan bahisle idari gözetim kararı verildiği, idari gözetim

kararından itibaren her ay idari gözetimin uzatılması ve her ay düzenli olarak

yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle yabancı veya yasal

temsilcisine bildirilmesi yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle

yabancı veya yasal temsilcisine bildirilmesi gerekirken6458 Sayılı Yasa’nın

uzatılmasına dair kararın bulunmadığı anlaşılmakla 6458 Sayılı Yasanın 57/6

maddesi gereğince başvurunun kabulüne, Adana Valiliği tarafından verilen

gözetim kararının kaldırılmasına, kesin olmak üzere karar verilmiştir.”

18. GİGM’nin 12/9/2014 tarihinde Adana

Valiliğine gönderdiği yazıda, 6458 sayılı Kanun’un 71. maddesi uyarınca ikamet

zorunluluğu ve bildirim yükümlülüğü getirilebileceğinden varsa ikamet

edebileceği adres bilgilerinin, yoksa KBM’de

rızasıyla kalmak isteyip istemediğinin bildirilmesi amacıyla Sulh Ceza

Hâkimliğinin kararıyla idari gözetimi sona eren başvurucuyla mülakat yapılması

istenmiştir.

19. Başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına istinaden

19/9/2014 tarihinde Adana KBM'den salıverilmiştir.

B. Başvurucu N.A.

Bakımından

20. Rusya Federasyonu vatandaşı ve 1991 doğumlu olan başvurucu,

Müslüman olduğu için birkaç kez vücuduna elektrik verilerek işkence gördüğünü,

hükûmet ve orduyla sorunları bulunan bu ülkeyi terk etmediği takdirde

öldürülmekle tehdit edildiği için 7/10/2013 tarihinde İstanbul Atatürk

Havalimanı sınır kapısından Türkiye’ye giriş yaptığını söylemiştir.

21. Başvurucu, bir süre Suriye’de savaşan yaralı muhaliflerin

Türkiye’ye taşınmasında şoför olarak görev yaptığını, ölenleri görünce

psikolojisi bozulduğu için tekrar Türkiye’ye döndüğünü ifade etmiştir.

22. Başvurucu İstanbul’a gitmek üzere yola çıktığında 20/5/2014

tarihinde Hatay otobüs terminalinde vize süresi geçtiği için gözaltına alınarak

Hatay GGM’ye yerleştirilmiştir.

23. 10/1/2014 tarihinde başvurucu hakkında G-87 (genel güvenlik)

koduyla yurda giriş yasağı konulmuştur.

24. Hatay Valiliği 21/5/2014 tarihinde başvurucunun 6458 sayılı

Kanun’un 54. maddesi uyarınca vize ihlali yaptığı gerekçesiyle sınır dışı

edilmesine karar vermiştir.

25. Hatay Valiliğince 21/5/2014 tarihinde başvurucu hakkında

idari gözetim kararı alınmıştır. İdari gözetim kararında 6458 sayılı Kanun’un

54. ve 57. maddelerine dayanılmış, ancak maddelerdeki hangi fıkra ve bent

nedeniyle gözetim kararı verildiği açıklanmamıştır.

26. Başvurucunun 21/5/2014 tarihinde yaptığı uluslararası koruma

talebi, GİGM’nin 30/5/2014 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Bu karar 3/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

27. Uluslararası koruma talebinin reddi kararına karşı

başvurucu, Ankara 1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 2/7/2014

tarihinde dava dilekçesinin reddine karar vermiştir.

28. Başvurucu 3/6/2014 tarihinde Adana KBM’ye

yerleştirilmiştir.

29. Başvurucunun diğer başvurucuyla birlikte idari gözetim

kararına yaptığı itiraz, Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğince 8/9/2014 tarihinde

kabul edilmiştir. Bu kararın gerekçesi diğer başvurucu hakkındaki olaylar

kısmında açıklanmıştır (bkz. § 17).

30. Başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına istinaden

19/9/2014 tarihinde Adana KBM'den salıverilmiştir.

31. Başvurucular vekili, başvurucuların 21/9/2014 tarihinde

rızaları bulunmadan Suriye’ye sınır dışı edildiğini ileri sürmüş, ancak bunu

gösteren uçak bileti ve benzeri bir belge ibraz etmemiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

32. İlgili hukuk için bkz. B.T.

(GK), B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 26/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

34. Başvurucular, tutulma koşullarının insan onuru ve

haysiyetiyle bağdaşmayacak derecede kötü olduğunu, bu koşullara karşı sonuç

alabilecekleri etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının; kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak da etkili

başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular vekili

ayrıca başvurucuların zorla Suriye'ye sınır dışı edilmelerinden dolayı da kötü

muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede

ikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler medeni hak ve yükümlülük veya bir suç isnadının esasının karara

bağlanmasıyla ilgili olmadığından (Z.M. ve

I.M., B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 62, 63) adil yargılanma hakkı

yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır. Başvurucular vekili her ne kadar

başvurucuların Suriye'ye sınır dışı edildiklerini ileri sürmüş ise de bu konuda

kanıt unsuru taşıyan bir belge ibraz etmemiştir. Başvurucuların 19/9/2014

tarihinde GGM'den salıverildiklerine dair

tutanakların GİGM tarafından ibraz edildiği de dikkate alındığında sınır dışı

işlemi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiası incelemenin

kapsamı dışında bırakılmıştır.

36. Anayasa Mahkemesi birçok kararında idari gözetim altında

tutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamında

incelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:

2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK],

B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A.,

B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve

diğerleri, B. No: 2013/1649, 20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B. No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016; A.S., B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. ve diğerleri, B. No: 2014/15824,

22/9/2016).

37. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

39. Anayasa Mahkemesi K.A. (aynı

kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyle uğranılan

zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuru yolunun

bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırken tutulma

koşullarından dolayı çekilen ızdırap için tazminata

hükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargı kararının

bulunmadığı hususunu gözönünde bulundurmuştur.

40. Ancak Anayasa Mahkemesi, B.T.

başvurusunda bu içtihadını gözden geçirerek başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim

altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleri

Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 2577 sayılı Kanun'un

2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı davası

açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun -sırf bilgi

eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde

yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde etkili hukuk

mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

41. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmiştir.

43. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldeki

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

44. İdari yargı yerlerinde açılacak davaların süresine ilişkin

koşulları incelemek ve idari davaların süresinde açılıp açılmadığını

değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Ancak inceleme konusu

başvuruda olduğu gibi B.T. kararındaki

içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de yayımlandığı

16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden doğrudan Anayasa

Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak davalarda dava açma süresinin

derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişim hakkının ihlaline neden

olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de işaret edilmelidir (B.T., § 59).

45. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarının

tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasakla

bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının

ihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

46. Başvurucular 6458 sayılı Kanun'da ve Anayasa'nın 19.

maddesinde öngörülen güvencelere aykırı olarak özgürlüklerinden yoksun

bırakıldıklarını, gözetim altına alınırken hâkim önüne derhâl

çıkarılmadıklarını, gözetim kararına karşı yasal hakları konusunda

bilgilendirilmediklerini, gözetim altına alındıklarının yakınlarına haber

verilmediğini, açıklanan ihlal iddialarına ilişkin olarak Türk hukukunda başvurubilecekleri ve tazminat talep edebilecekleri etkili

bir yol bulunmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği ile etkili başvuru

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

47. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında hürriyeti kısıtlanan

kişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkı,

Anayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönünden

ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

48. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014 tarihinden sonra idari gözetim altında bulundurulan yabancıların

gerek idari gözetim kararının idarece resen sonlandırılması gerekse

tutulanların sulh ceza hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbest

bırakılmalarını müteakiben Anayasa Mahkemesine yapılan başvurularda,

Anayasa'nın 19. maddesine ve 6458 sayılı Kanun'daki usule aykırı şekilde ülkeye

girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir

kişinin yakalanması veya gözetim altına alınması uygulamasında tutma kararı

verme işleminin koşulları, süresi, sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi,

idari gözetim kararına karşı başvuru yolları gibi usul güvencelerine

aykırılıktan dolayı bu başlık altında yapılan şikâyetlerden ötürü ihlal

kararları vermiştir (K.A., I.S. ve diğerleri).

49. Ancak Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altına alınan

yabancıların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ilgilendiren ihlal

iddialarında B.T. başvurusuyla

içtihat değişikliğine gitmiştir. Anılan başvuruda Anayasa Mahkemesi 2577 sayılı

Kanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi bir

ayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylem

sebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak açılacak tam yargı

davasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zemin oluşturduğunu, -sırf bilgi

eksikliği nedeniyle- fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğu

biçiminde yorumlanamayacağını, hukuka aykırı biçimde tutulan yabancılar

yönünden tam yargı davasının etkili bir hukuk mekanizması olduğunu belirtmiştir

(B.T., §§ 52, 54).

50. Fakat kararda Anayasa Mahkemesi, 6458 sayılı Kanun'un 57.

maddesine göre hukuki niteliği itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde

yabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan mahiyetini de dikkate alan kanun

koyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz mercii olarak münhasıran sulh

ceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan idare mahkemelerinin idari

gözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi konusunda herhangi bir yetkisi

bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeden idari yargıda tam yargı

davası açılamayacağını açıklamıştır (B.T., §§

70, 71).

51. Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının

hukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetim

kararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577

sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetim

kararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönünden

etkisiz hâle geleceği anlaşılmaktadır. Bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin ret

kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunulabilir (B.T., §

72).

52. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırı

olduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasını

engelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz (B.T.,

§ 73).

53. Yukarıdaki açıklamaların ışığında Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 8/9/2014 tarihli kararına istinaden 19/9/2014 tarihinde idari

gözetimleri sona eren başvurucuların uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve

manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim

sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

54. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

55. Başvurucuların bu karardan sonra idari yargıda açacakları

dava süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 44) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucuların

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 26/12/2018 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucular : 1. K.A. 2. N.A. Vekili : Av. Abdulhalim YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16577, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kötü Muamele Yasağının
  9. B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve
  10. B. Kişi Hürriyeti ve
  11. A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli
  12. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Mecek
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16577
Tarih
26 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Adil Aktay Başvurusu (B. No: 2018/7011)
  • Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/6599)
  • Abdurahman Şahin Başvurusu (B. No: 2015/12686)
  • Aysel Yenişar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/31703)
  • Mehmet Baransu Başvurusu (B. No: 2016/11380)
  • Orhan Ersoy Başvurusu (B. No: 2015/1067)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.