İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

K. Ü. Başvurusu (B. No: 2015/7181)

(Başvuru Numarası: 2015/7181)

Başvuru No2015/7181Tarih6 Temmuz 2017Okuma11 dk · 2.282 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2015/7181
Karar tarihi
6 Temmuz 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.282 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

K. Ü. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/7181)

Karar Tarihi: 6/7/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Kuvvetlerinden (TSK) ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın

gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Kurmay albay rütbesinde olan başvurucu, Güney Kore Askerî

Ataşeliği emrinde kara ataşesi olarak 1/8/2007-19/8/2009 tarihleri arasında

görev yapmıştır. Bu dönemde gerçekleştiği iddia edilen bir olaya ilişkin olarak

"Kur. Alb. K.Ü. Güney Kore Askeri Ataşesi olarak görev yaparken Türk dostu

Koreli sekretere tecavüze yeltenmiş" başlıklı ses kaydı 9/1/2013 tarihinde

bir İnternet sitesinde yayımlanmıştır. Ayrıca söz konusu ses kaydının

yayımlandığına dair "Kur. Alb. K.Ü.den

Diplomatik Skandal" konu başlıklı isimsiz bir e-posta Genelkurmay

Başkanlığına gönderilmiştir.

9. İnternet'te yayımlanan bu ses kaydı hakkında Genelkurmay

İstihbarat Dairesi Başkanlığınca bir idari tahkikat heyeti oluşturulmuştur.

Tahkikat heyeti, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal

Daire Başkanlığından ses kaydında herhangi bir manipülasyon yapılıp

yapılmadığının tespit edilmesini talep etmiştir. Ayrıca heyet tarafından, ses

kaydında gerçekleştiği iddia edilen konuyla ilgili olarak başvurucunun ifadesi

alınmıştır. Heyet, Güney Kore Askeri Ataşeliğine de giderek başvurucu ile

birlikte görev yapan Ataşelik personelinin ifadesine başvurmuştur.

10. 1/3/2013 tarihli uzmanlık raporunun "Kurgu ve

Manipülasyon İncelemesi" başlıklı kısmında yer alan 1.6.2.2.4. numaralı

açıklamada "Kaydın 0:47:72'de (dak:sn:sl.)

kesintiye uğradığı, söz konusu kesintinin anlamsal bütünlüğü etkilemediği

kanaatine varılmıştır." şeklinde bir değerlendirmede bulunulmuştur.

Raporun sonuç kısmında ise ses kaydında yer alan konuşmalar üzerinde anlam

bütünlüğünü bozmak amacıyla kelimelerin yerlerini değiştirerek farklı anlamlar

üretmek, farklı sesler eklemek veya çıkarmak gibi herhangi bir manipülasyon

yapılmadığı belirtilmiştir.

11. İdari tahkikat heyeti tarafından hazırlanan 16/4/2013

tarihli raporda, ses kaydındaki kişinin Askerî Ataşelikte mütercim olarak görev

yapan Güney Kore vatandaşı bir kadın olduğu belirtilmiştir. Ses kaydında,

başvurucu tarafından eve davet edilen söz konusu kişiye karşı başvurucunun

cinsel saldırı teşebbüsünde bulunduğuna ilişkin anlatımların olduğu

aktarılmıştır. Raporda, 2009 yılı Ağustos ayında

meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili olarak ifadeleri alınan kişilerce

anılan olayın gerçekleştiğine yönelik beyanlar verildiği ve başvurucu

tarafından konunun kapatılması amacıyla girişimde bulunulduğu belirtilmiştir.

Raporun sonuç kısmında, bahse konu olayın gerçekleştiği kanaatine varıldığı

ifade edilmiştir.

12. Başvurucu hakkında yürütülen idari tahkikat sonucunda,

TSK'nın itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle

başvurucu hakkında ayırma sicil belgesi düzenlenmiştir.

13. 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin (Sicil Yönetmeliği) işlem tarihinde

yürürlükte olan 91. ve 92. maddeleri gereğince Kara Kuvvetleri Komutanlığı

bünyesinde oluşturulan Komisyonda başvurucunun durumu değerlendirilmiştir.

Komisyon 13/6/2013 tarihli kararı ile başvurucu hakkında ayırma işlemi

yapılmasının Kara Kuvvetleri Komutanının tasvibine sunulmasına karar vermiştir.

Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından tasvip edilen ayırma kararının 7/8/2013

tarihinde Millî Savunma Bakanı tarafından onaylanması ile ayırma süreci

tamamlanmıştır.

14. Başvurucu, ahlaki yönden kınanmayı gerektiren veya TSK

disiplinine aykırı bir davranışının bulunmadığını, TSK’yı yıpratma amacı

taşıyan ve İnternet ortamında kim tarafından yayımlandığı belli olmayan ses

kaydında yer alan anlatımların gerçek olmadığını ve kaydın hukuka aykırı

yöntemlerle oluşturulduğunu belirterek ayırma işleminin iptali talebiyle Millî Savunma

Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) 11/9/2013 tarihinde

dava açmıştır. Sunduğu dava dilekçesinde başvurucu, 2013 yılında servis edilen

ve 2009 yılına ait olan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu,

bu nedenle ayırma işlemine dayanak olarak alınamayacağını ileri sürmüştür.

Başvurucu, takdirlerle dolu başarılı bir mesleki sicile sahip olmasına ve Güney

Kore'deki olumlu çalışmaları nedeniyle Güney Kore Cumhuriyeti tarafından Millî

Güvenlik Liyakat Madalyası ile onurlandırılmasına rağmen bu durumun dikkate

alınmadığını belirtmiştir.

15. AYİM Başsavcılığı, dava konusu işlemin iptali yönünde görüş

sunmuştur. Başsavcılığın 14/4/2014 tarihli düşünce yazısında, tahkikat

kapsamında dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, tanıklar

tarafından çıkarım ve kanaat bildirmekten öte somut bir bilgi sunulmadığı,

başvurucu hakkında şikâyetçi olunmadığı, işleme esas alınan ses kaydının hukuka

aykırı şekilde ele geçirildiği ve dört yıl gibi bir süre geçtikten sonra tesis

edilen işlemin ölçülü olmadığı belirtilmiştir.

16. AYİM Birinci Dairesinin 21/10/2014 tarihli ve E.2013/943,

K.2014/949 sayılı kararıyla dava reddedilmiştir. Kararda, başvurucunun geçmiş

dönemdeki sicil, taltif ve disiplin kayıtları incelendiğinde ayırma işlemini

gerektirecek ölçüde bir disiplinsizliğinin bulunmadığı gibi başarılı bir

personel olduğu ancak İnternet ortamında yayımlanan ses kaydı üzerine olayın

araştırılması neticesinde kayıtta yer alan anlatımların doğru olduğu kanaatine

ulaşıldığı ifade edilmiştir. AYİM tarafından, olay hakkında mağdur kişi dışında

doğrudan doğruya bilgi verebilecek bir görgü tanığının olmadığı, mağdurun

beyanlarına itibar etmemeyi gerektirecek somut bir vakıa ve delilin de

bulunmadığı belirtilmiştir. Kararda, mağdur kişinin şikâyetçi olması durumunda

diplomatik bir krizin meydana geleceği, başvurucunun eylemlerinin İnternet

vasıtasıyla kamuoyuna yansıması nedeniyle TSK'nın toplum nazarındaki itibarının

sarsıldığı, bu tür davranışların askerî disiplin üzerinde tahribat oluşturduğu

ve başvurucunun subay statüsünde kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini

kaybettiği şeklinde değerlendirmeler yer almıştır.

17. Karara katılmayan iki mahkeme üyesi tarafından kaleme alınan

karşıoy yazısında ise hangi tarihte, nasıl bir usulde

ve şekilde, hangi amaçlarla kaydedildiği belli olmayan -bir kez kesinti

yapıldığı anlaşılan- ve İnternet ortamında yayımlanan ses kaydının hukuka

aykırı olarak elde edildiği belirtilmiştir. Ayrıca mağdur, kişinin tek taraflı

açıklamalarının somut bulgu ve delillerle desteklenmediği vurgulanmıştır. Karşıoy yazısında, tanık sıfatıyla ifade veren personelin

soyut nitelikteki çıkarımlarından ibaret anlatımlarına itibar edilerek

başvurucunun Türkiye'ye dönmesinden dört yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra

ve hakkında herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturma olmaksızın tesis edilen

ayırma işleminin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

18. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 17/3/2015 tarihli ve

E.2015/206, K.2015/274 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

19. Nihai karar 1/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve

30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev

yapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine

dayanak oluşturan mevzuata (G.G.

[GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30) ve benzer durumlara ilişkin

uluslararası hukuka (Yaşar Türkmen,

B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 6/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, nasıl ve kim tarafından kaydedilip paylaşıldığı

belli olmayan, bilgisi dışında yayımlanan ses kayıtlarının yasa dışı yollarla

elde edilmiş delil niteliğinde olmasına rağmen hakkındaki idari tahkikat

sürecinde ve AYİM tarafından yürütülen yargılamada delil olarak kabul

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca ses kaydının manipüle edilmiş

olması ihtimalinin mevcut olduğunu, tahkikat kapsamında alınan tanık

ifadelerinin görgüye dayalı olmadığını ve gerçekleştiği iddia edilen olaydan

dört yıl sonra yapılan tahkikat sonucunda hukuka aykırı ve gerçek olmayan

delillere dayanılarak ayırma işlemine tabi tutulduğunu belirtmiştir. Başvurucu,

TSK'da görev yaptığı sürede çok sayıda takdirname ile ödüllendirildiğini,

herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığını, sicillerinin çok iyi derecede

olduğunu, ayırma işleminin ölçüsüz olduğunu ve masumiyet karinesini

zedelediğini ayrıca AYİM kararının gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun

olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiş, yeniden yargılama yapılmasına ve 200.000 TL tazminat

verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

23. Başvurucu, mahrem alanına ilişkin bilgiler içeren başvuru

hakkında verilecek kararın yayımlanması söz konusu olabileceğinden kimliğinin

gizli tutulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Gizlilik Talebi Yönünden

24. Somut olayın koşulları dikkate alındığında başvurucunun şeref

ve itibarının korunması bakımından haklı nedenler bulunduğu anlaşıldığından

kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebinin kabulüne karar

verilmesi gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının niteliğine uygun

şekilde özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

3. Esas Yönünden

27. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve

aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

28. Mesleki hayat çerçevesinde kişilerin özel hayatı hakkında

sorgulanması ve bunun doğurduğu idari sonuçlar, buna ek olarak kişilerin

davranış ve tutumları gerekçe gösterilerek görevden alınmaları, özel hayatın

gizliliğine yapılmış bir müdahale oluşturmaktadır (Serap Tortuk, B. No: 2013/9660,

21/1/2015, § 37; Bülent Polat,

[G.K.], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, § 63; Ata

Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 33; G.G., § 43).

29. Buna göre başvurucunun özel hayatına ait unsurlar gerekçe

gösterilerek TSK'dan ilişiğinin kesilmesi işleminin, özel hayatın gizliliği

hakkına bir müdahale oluşturduğu anlaşılmaktadır.

30. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen "kanunlar tarafından

öngörülme", "Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere

dayanma", "demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama" ölçütlerine uygun olması gerekir.

31. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu (Ata Türkeri, § 39; G.G., §§ 48-50), askerî disiplinin ve kamu

hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin

korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı (Ata

Türkeri, §§ 40-41; G.G.,

§§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§

50-58) anlaşılmaktadır.

32. Tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerin hukuka

uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özel

hayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki

etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişi

üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması ve bu hususlardaki

değerlendirmelerin adil bir yargılama yapılarak yeterli ve ikna edici

gerekçelerle desteklenmesi ayrıca tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş

mesleki sicilleri ve başarı durumları dikkate alınarak ölçülülük yönünden

irdelenmesi gerekir (G.G., § 60).

33. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla da bütünleşen bazı

özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi tutulabilecekleri açıktır.

Bununla birlikte hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırma işlemi tesis

edilmesinin başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadar temel geçim

kaynağından yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de önemli bir

etki oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle geldiği

anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması

gerekir (G.G., § 66).

34. Başvuruya konu olan AYİM'in

21/10/2014 tarihli ret kararında, ayırma işlemine dayanak olarak kullanılan

delillerin hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddia hakkında herhangi bir

değerlendirme yapılmadığı, olay tarihinden üç yıl altı aya yakın bir süre sonra

İnternet sitesinden kim tarafından yüklendiği bilinmeyen bir ses kaydının

yayımlanması üzerine başlatılan tahkikat neticesinde hazırlanan raporun görgüye

dayalı olmayan ifadelere dayandırıldığı ve ses kaydında manipülasyon yapıldığı

iddialarına ilişkin olarak başvurucunun iddialarını karşılamaya yetecek düzeyde

araştırma yapılmadığı görülmektedir. Kararda ayrıca takdir yetkisinin

kullanımında amaç edinilen kamu yararının başvurucu hakkında daha hafif bir

disiplin cezası ile sağlanabilip sağlanamayacağının tartışılmadığı, başarılı

bir personel olan başvurucunun mesleki geçmişinde hiçbir disiplin cezası yok

iken disiplin yönünden ilk defa yaşanılan bir olay nedeniyle en üst düzeyde

yaptırım uygulanmasının ve başvurucunun kamu görevlisi olma nitelik ve

yeterliliğini kaybettiği sonucuna ulaşılmasının gerekçelerinin tam olarak

ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

35. Öte yandan karşıoy gerekçesinde

belirtildiği gibi Güney Kore'deki görevinden döndükten uzun bir süre sonra

hangi tarihte, hangi amaçla ve hangi usulle kaydedildiği belirli olmayan ses

kayıtlarına dayanılarak başlatılan tahkikat neticesinde TSK'dan ilişiği kesilen

başvurucu hakkında verilen AYİM kararının somut bulgu ve delillerle

desteklenmediği görülmektedir. Ayrıca AYİM kararında her ne kadar başvurucuya

isnat edilen eylemin diplomatik bir krize yol açabileceği veİnternet

vasıtasıyla kamuoyuna yansımasıyla TSK'nın toplum nazarındaki itibarının

sarsıldığı belirtilmişse de doğrulanamayan ses kayıtlarına dayanılarak söz

konusu eylem nedeniyle hakkında adli bir soruşturma dahi bulunmayan başvurucuya

bu yönde yüklenen sorumluluğun gözetilen amaç yönünden ölçülü olmadığı

değerlendirilmektedir.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesinde

güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

38. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına ve 200.000 TL

manevi tazminat verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

39. Başvuruda, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan

özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

40. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvurucu tazminat talep etmişse de yeniden yargılama

yapılmak üzere dosyanın yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar

verilmesinin ihlal iddiası açısından yeterli bir tazmin oluşturduğu

anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi

gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.026,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici

21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ

YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci

Dairesinin E.2013/943, K.2014/949 sayılı dosyasıyla ilgilidir).

E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

F. 226,90 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.026,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

K. Ü.

Vekili

:

Av. Şahin

POLAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/7181, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. K. Ü. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  14. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  15. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  16. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  17. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Necipoğlu
  20. Polat
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/7181
Tarih
6 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Menduh Kıskanç Başvurusu (B. No: 2014/9776)
  • Özkan Kaya Başvurusu (B. No: 2014/10743)
  • Ayşe Torun Başvurusu (B. No: 2014/2150)
  • Cavit Özgürel Başvurusu (B. No: 2014/475)
  • Y. H. Başvurusu (B. No: 2017/10453)
  • Halil Atlı Başvurusu (B. No: 2014/14856)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.