İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kenan Köksal Başvurusu (B. No: 2015/10591)

1. Başvuru, istenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi

Başvuru No2015/10591Tarih3 Aralık 2020Okuma13 dk · 2.505 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kenan Köksal Başvurusu

Karar tarihi
3 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2015/10591
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.505 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, istenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi

dolayısıyla yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile özel

usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 22/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2015/10591 numaralı bireysel başvuru ile aynı tarihte

yapılan 2015/10592 numaralı bireysel başvuruların konu yönünden hukuki

irtibatlarının bulunması nedeniyle 2015/10591 numaralı bireysel başvuru dosyası

ile birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer

başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı

faaliyeti ile iştigal etmektedir.

10. İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 6/10/2017

tarihli yazısıyla, vergi denetmeni tarafından tanzim edilen 16/6/2007 vergi tekniği

raporu ile yetki belgesiz muhasebecilik yaptığı firma adına (ilgili firma ve

şahısların haberi ve/veya izni olmaksızın) komisyon karşılığı fatura

düzenlediği tespit edilen İ.T.nin başvurucu adına düzenlemiş olduğu sahte

faturalar nedeniyle başvurucunun 2003 ve 2004 yılı hesap ve işlemlerinin

incelenmesi kararlaştırılmıştır.

11. Bu amaçla 12/8/2008 tarihli yazı ile başvurucudan

ilgili dönem defter ve belgelerinin vergi inceleme elemanına ibrazı

istenmiştir.

12. Bunun üzerine başvurucu 21/6/2008 tarihinde vergi

denetmenliğine gelerek bir kısım fatura ve irsaliyenin 28/6/2005 tarihinde

işyeri merkezinden çalındığını, ayrıca 2003 ve 2004 takvim yıllarına ait defter

ve belgelerin 4/7/2008 tarihinde 34 RSC 24 plakalı 1984 model kamyonunun içinde

olması nedeniyle kamyonuyla birlikte çalındığını, bu nedenle de söz konusu

defter ve belgeleri ibraz etmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Başvurucu,

beyanını destekler mahiyette olduğunu iddia ettiği polis ifade ve kayıp eşya

tutanaklarını da İdareye teslim etmiştir. Buna mukabil başvurucu, vergi

inceleme elemanına defter ve belgelerinin zayiine ilişkin olarak mücbir sebep

sayılabilecek bir yargı kararı ibraz etmemiştir.

13. Vergi inceleme elemanı defter ve belgelerin zayiine

ilişkin yargı kararı bulunmaması sebebiyle mücbir sebebin mevcudiyetini kabul

etmemiştir. Bunun üzerine vergi inceleme elemanı tarafından başvurucunun 2003

ve 2004 yılı hesap ve işlemleri incelenmiş ve başvurucu hakkında 11/9/2008

tarihli vergi inceleme raporları tanzim edilmiştir.

14. Vergi inceleme raporlarında; defter ve belgelerin

kaybolduğuna ilişkin hukuken geçerli belgenin sunulamadığı ifade edilmiş,

başvurucunun 2003/1-12 ve 2004/1-12 dönemleri katma değer vergisi matrahlarının

gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyat yapılması ve özel

usulsüzlük cezası kesilmesi önerilmiştir.

15. Vergi inceleme raporlarındaki görüş doğrultusunda

25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34.

maddeleri uyarınca kanunda belirlenen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle

başvurucunun katma değer vergisi indirimleri reddolunmuş; 4/1/1961 tarihli ve

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca

başvurucu adına 2003/1-12 ve 2004/1-12 dönemleri için resen tarhiyat

yapılmıştır.

16. İlgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddi

suretiyle ortaya çıkan matrah farkı üzerinden dönemler itibarıyla resen salınan

vergi, üç kat oranında kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasına

ilişkin vergi ve ceza ihbarnameleri başvurucuya tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer

vergilerinin ve kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali talebiyle İstanbul 4.

Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) davalar açmıştır. Başvurucu dava dilekçelerinde;

ikametgâh adresinde yapılan hırsızlık olayında ve aracının çalınması nedeniyle

defter ve belgelerinin kaybolduğu, mücbir sebeplerden dolayı defter ve

belgelerinin incelenmesi için ibraz edilmediği, inceleme elemanına polisteki

hırsızlık tutanaklarının ibraz edildiği ve incelemenin ve tarhiyatlarının yasal

dayanağının bulunmadığı ifadelerine yer vermiştir.

18. Mahkeme 22/12/2009 tarihli kararlarıyla davaları

reddetmiştir. Kararların gerekçelerinde, somut olayda başvurucu tarafından

ileri sürülen hırsızlık olaylarına ilişkin olarak süresi içinde zayi belgesi

almak amacıyla başvuruda bulunulmadığı ifade edilmiştir. Yasal defter ve

belgelerinin daha güvenli olması nedeniyle kamyon içinde özel bölümde

saklandığı ve kamyonun çalınması nedeniyle yitirildiği, 2003 ve 2004 takvim

yıllarında mal ve hizmet alımında bunulan gerçek ve tüzel kişileri

hatırlamadığı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olup basiretli bir

tacirden beklenmeyecek davranış biçimi olduğu ve hukuken kabul edilebilir,

makul ve inandırıcı iktisadi, ticari ve teknik icaplara da uygun bulunmadığı

belirtilmiştir. Mahkemeye göre başvurucu, dönem beyannamelerinde indirim konusu

yaptığı katma değer vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterildiğini ve

bu belgelerin usulüne uygun olarak tutulmuş kanuni defterlere kaydedildiğini

ispatlayamamıştır.

19. Anılan kararlar İdare tarafından yürütmeyi durdurma

talepli olarak temyiz edilmiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi (Daire) 3/3/2010

tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Diğer yandan temyiz edilen

kararlar, Danıştay dairelerince 9/5/2012 tarihinde bozulmuştur. Bozma

kararlarında; katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için fatura

veya benzeri belgeler üzerinde ayrıca gösterilmesinin ve söz konusu belgelerin

kanuni defterlere kaydedilmiş olmasının gerektiği belirtilmiştir. Kararda

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda resen

araştırma ilkesinin benimsendiği ve aynı Kanun'un 31. maddesinin atıfta

bulunduğu 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266.

maddesinde hâkimin özel bilgi ve uzmanlık isteyen bir konuda bilirkişi

incelemesi yaptırmaya yetkili olduğunun kurala bağlandığı, defter ve belgelerin

incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle resen takdire gidilmesinin yerinde olduğu

gerçeğine işaret edilmiştir. Bununla birlikte Daireye göre mezkûr ilke

karşısında vergi mahkemesince başvurucudan ibraz edeceğini belirttiği defter ve

belgelerin istenmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi

idaresinin de haberdar edilmesi suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten emtia

alımına ait faturalara ilişkin olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış

faturaları esas alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve belgeler

üzerinde gerek görüldüğü takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca

ulaşılması gerekmektedir.

20. Bozma kararları sonrası yapılan yargılamalar

neticesinde Mahkeme 9/10/2012 ve 18/10/2012 tarihlerinde önceki hükümlerde

ısrar edilmesine karar vermiştir.

21. Anılan ısrar kararlarının temyiz ve karar düzeltme

incelemeleri Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca (VDDK) yapılmıştır.

VDDK'nın onama ve karar düzeltme ret kararları üzerine mahkeme kararları

kesinleşmiştir.

22. Nihai kararlar 27/5/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiş, başvurucu 22/6/2015 tarihinde bireysel başvurularda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

23. İlgili hukuk için bkz. Teslime Aydoğan, B. No:

2015/4255, 9/6/2020, §§ 16-29.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

24. Mahkemenin 3/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

25. Başvurucu; vergi denetmenliğince incelenmek üzere

defter ve belgelerinin ibrazının istendiğini ancak kaybolmaları nedeniyle

bunları ibraz edemediğini, hakkında vergi inceleme raporları düzenlenerek vergi

ve cezaların tarh edildiğini belirtmiştir. Başvurucu; açtığı davaların ve

Danıştaydaki yargılamaların duruşmalı olarak yapılması talebinin haksız olarak

reddedildiğinden yakınmıştır. Başvurucu öte yandan temyiz mahkemesinin içtihat

değişikliğine giderek önceki kararlarının aksine bir karar verdiğini, ödeme

gücünün çok üstünde vergi ve cezasını ödemek durumunda kaldığını ifade

etmiştir. Başvurucu ayrıca Dairece verilen yürütmeyi durdurma kararları için

teminat olarak gösterilen menkul ve gayrimenkullerin satılmak durumunda

kalacağını belirtmiştir. Başvurucu son olarak, bozma kararı üzerine teslim

etmiş olup hâlihazırda mahkeme emanetinde bulunan defter ve belgeler üzerinde

gerekli incelemelerin yapılmadığını belirterek eşitlik ilkesi ile adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

26. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar

başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu, bozma kararının ardından sonradan bulduğu defter ve belgeleri

Mahkemeye sunmasına rağmen bunlar üzerinde gerekli incelemelerin yapılmadığını

ve davalı idarenin sunduğu belgelere göre karar verildiğine işaret ederek eksik

inceleme yapıldığını ve temyiz mahkemesinin içtihat değişikliğine giderek

önceki kararlarının aksine bir karar verdiğini belirtmektedir. Bu bağlamda

başvurucunun iddiaları Danıştay daireleri arasında süregelen görüş ayrılığından

kaynaklandığından iddiaların hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında

değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel

İlkeler

29. Genel ilkeler için bkz. Teslime Aydoğan, §§

35-43.

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

30. Başvurucunun sahte fatura düzenlediği yönünde

tespitler bulunan bir şirketten aldığı faturalar nedeniyle 2003 ve 2004 yılı

hesap ve işlemleri incelenmeye başlanmıştır. Başvurucudan incelenmek üzere

ilgili dönem defter ve belgelerinin vergi inceleme elemanına ibraz etmesi

istenmiştir. Başvurucu, defter ve belgelerini vergi inceleme elemanlarına ibraz

etmemiştir. Bunun üzerine başvurucu hakkında ilgili dönemlerde indirim konusu

yaptığı katma değer vergisi indiriminin reddi suretiyle cezalı tarhiyatlar

yapılmıştır.

31. Mahkeme, inceleme aşamasında ibrazı istenen kanuni

defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indiriminin

reddi suretiyle yapılan tarhiyatların hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır.

32. İnceleme sırasında herhangi bir mücbir sebep

bulunmadığı hâlde başvurucu tarafından ibraz edilmeyen defter ve belgelerin

yargılama aşamasında incelemeye tabi tutulup tutulmayacağı hususunun vergi

mevzuatının yorumlanmasına ilişkin olduğunun ve derece mahkemelerinin

yetkisinde kaldığının altı çizilmelidir. Bununla birlikte uyuşmazlıkta

uygulanacak hukuk kurallarının yorumunda yeknesaklığın sağlanamaması, derin ve

süregelen içtihat farklılığının bulunması hâllerinde yargılamanın hakkaniyeti

zedelenebileceğinden bu durumun artık kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususların incelenmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır

(benzer yönde bkz. Teslime Aydoğan, § 46).

33. Başvurucu, Mahkemenin yaklaşımının yerleşik içtihada

aykırı olduğunu öne sürmüştür. Anayasa Mahkemesi Teslime Aydoğan

kararında benzer iddiayı incelemiştir. Anılan kararda kanuni defter ve

belgelerin mücbir sebep hâli olmaksızın vergi inceleme elemanına ibraz

edilmemesi sebebiyle mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi

suretiyle yapılan cezalı katma değer vergisine yönelik olarak açılan davada söz

konusu defter ve belgelerin vergi mahkemesine ibraz edilmesi durumunda vergi

mahkemesinin nasıl bir karar vermesi gerektiği konusunda vergi yargısında 213

ve 3065 sayılı Kanunların yorumundan kaynaklanan süregelen bir görüş

ayrılığının bulunduğu tespit edilmiştir. Bir görüşe göre kanuni defter ve

belgelerin mücbir sebep hâli olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmemesi

durumunda resen tarh sebebi oluşacağından bunların sonradan vergi mahkemesine

ibraz edilmesinin resen tarh sebebine hiçbir etkisi bulunmamakta ve vergi

mahkemesince mükellefin beyannamelerinde indirim konusu ettiği katma değer

vergisini gerçekten yüklenip yüklenmediği incelenmeksizin davanın reddi

gerekmektedir. Buna mukabil VDDK'nın 13/12/2017 tarihli ve E.2017/627,

K.2017/623 sayılı kararına da yansıyan diğer görüşe göre vergi mahkemesi,

idareye ibraz edilmeyen defter ve belgelerin kendisine ibraz edilmesi halinde

resen araştırma yetkisini de kullanarak mükellefin indirimi reddedilen katma

değer vergisini gerçekten yüklenip yüklenmediğini araştırma yükümlülüğü

altındadır (Teslime Aydoğan, §§ 48-49).

34. Değinilen kararda, defter ve belgelerin ibraz

edilmemesi nedeniyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi

tarhiyatının iptali istemiyle açtığı davada defter ve belgelerin incelenip

incelenemeyeceği konusunda yaşanan içtihat farklılığını gidermek için içtihadı

birleştirme yolunun işletildiği ve neticede Danıştay İçtihadı Birleştirme

Kurulunun 8/2/2019 tarihli kararıyla içtihadın VDDK'nın 13/12/2017 tarihli ve

E.2017/627, K.2017/623 sayılı kararı doğrultusunda birleştirildiği

vurgulanmıştır. Ancak kararda, 1984 yılından beri yürürlükte olan 3065 sayılı

Kanun'un yorumundan kaynaklanan içtihat farklılığının yaklaşık 34 yıl sonra

giderildiğine işaret edilerek otuz yılı aşkın bir sürenin, defter ve belgelerin

ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi

tarhiyatının iptali istemiyle açtığı davada defter ve belgelerin incelenip

incelenemeyeceği hususuna ilişkin içtihadın yerleşmesi ve yeknesaklık kazanması

bakımından oldukça uzun olduğu ifade edilmiş, içtihadın birleştirildiği

tarihten önceki dönemde kişilerin bu kadar uzun bir süre belirsiz bir hukuka

maruz bırakılmalarının yargılamanın hakkaniyetini zedelediği sonucuna

ulaşılmıştır (Teslime Aydoğan, §§ 51-53).

35. Mevcut başvuruda Teslime Aydoğan kararında

ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

38. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına ve tazminata

hükmedilerek ihlallerin giderilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

39. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl

ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi

diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine

getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına

geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret

etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

40. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

41. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 sayılı

Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,

usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan

kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya

özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi

tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde

usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili

mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir

takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan

mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden

ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet

Doğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).

42. İncelenen başvuruda hakkaniyete uygun yargılanma

hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme

kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

43. Bu durumda hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya

özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu

kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa

Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple

kararın bir örneğinin İstanbul 4. Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

44. Yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi adil

yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin

giderimi bakımından yeterli görüldüğünden başvurucunun tazminat taleplerinin

reddine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 453,80 TL harçtan

oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı

kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4. Vergi

Mahkemesine (E.2012/2287, E.2012/2289) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 453,80 TL harçtan oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucu : Kenan KÖKSAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/10591, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. VI. Hüküm
  16. A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  17. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkı
  18. E. 453,80 TL harçtan oluşan yargılama giderinin
  19. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  20. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. M. Emin ŞAHİNER
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/10591
Tarih
3 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Ercan Tunç Başvurusu (B. No: 2018/15196)
  • T.ş. Başvurusu (B. No: 2017/15851)
  • Oktay Ulaş Başvurusu (B. No: 2017/17782)
  • Yılmaz Aksu Başvurusu (B. No: 2018/18444)
  • Abdulcelıl Elkallo Başvurusu (B. No: 2020/12454)
  • Rüya Ağdaş Sönmez Başvurusu (B. No: 2017/39945)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.