İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kerem Altıparmak Başvurusu (B. No: 2015/8193)

1. Başvuru, sosyal medya hesaplarında yer alan içeriklere

Başvuru No2015/8193Tarih27 Kasım 2019Okuma9 dk · 1.873 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kerem Altıparmak Başvurusu

Karar tarihi
27 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2015/8193
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.873 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, sosyal medya hesaplarında yer alan içeriklere

erişimin engellenmesi kararı verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Ankara

Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğretim üyesi olup insan hakları

alanında çalışmaktadır.

8. 9/10/2014 tarihinde Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü

girişinde bir grup öğrenci ve öğretim üyesi oturma eylemi gerçekleştirmiştir.

Grup, amaçlarının "Kobani'de yaşanan olaylara dikkat çekmek ve

dayanışmalarını ifade etmek" olduğunu ileri sürmüştür. Bunun üzerine

anılan Üniversitenin Rektörü tarafından aynı tarihte, okul içinde ve dışında

güvenlik tedbirlerinin acilen alınması ve okul içinde yeteri kadar emniyet

personelinin görevlendirilmesi talebiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube

Müdürlüğüne talepte bulunulmuştur.

9. Talep üzerine emniyet güçleri eyleme müdahalede

bulunmuş, çok sayıda öğrenci ve öğretim üyesi gözaltına alınmıştır.

10. Üniversite Rektörü'nün Güvenlik Şube Müdürlüğüne

yönelik yukarıda bahsi geçen yazısı ile okulda yaşanan olaylar sosyal medyada

hızla yayılmış, Rektör ile ilgili çok sayıda paylaşımda bulunulmuştur.

11. Rektör, şeref ve itibarına saldırıda bulunulduğunu

ileri sürerek Twitter isimli sosyal medya platformunda yer alan dokuz içeriğe

erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur. Bu dokuz içerikten altı tanesi

aynı sosyal medya hesabına aittir. Anayasa Mahkemesince Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada içerik sağlayıcılardan

herhangi birinin kendisine ait adrese yönelik tedbire itiraz ettiği ve yargısal

bir süreç başlattığı tespit edilememiştir.

12. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince 13/10/2014 tarihinde

Rektör'ün talebi kabul edilerek söz konusu içeriklere erişim engellenmiştir.

13. Başvurucunun anılan karara itirazı, taraf sıfatı

bulunmadığı gerekçesiyle Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 3/4/2015 tarihli ek

kararı ile reddedilmiştir.

14. Başvurucunun ek karara itirazı da Ankara 5. Sulh Ceza

Mahkemesinin 7/4/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

15. Ret kararı başvurucuya 21/4/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 15/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili uluslararası hukuk kuralları için Kerem

Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2) (B. No: 2015/15977, 12/6/2019, §§ 21-26)

kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 27/11/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

18. Başvurucu;

i. Üniversite Rektörü'nün çağrısıyla hukuka aykırı olduğu

hâlde güvenlik güçlerince kampüs içine girilerek öğrenci ve öğretim üyelerinin

düzenlediği oturma eylemine orantısız müdahalede bulunulduğunu iddia etmiştir.

Bunun üzerine Rektör'e tepki olarak sosyal medya platformlarında çok sayıda

içerik paylaşıldığını, Rektör'ün şeref ve itibarının zedelendiği gerekçesiyle

Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince dokuz içeriğe erişimin engellendiğini

belirtmiştir. Başvurucu, erişimi engellenen dokuz içerik nedeniyle bilgiye

ulaşma imkânının elinden alındığını ileri sürmüştür.

ii. İfade özgürlüğü ve insan hakları alanında çalışan bir

akademisyen olduğunu, uzun yıllardır Twitter isimli sosyal medya platformunda

hesabı bulunduğunu ve bu platformu bazı hesapları takip etmenin yanında bilgi

paylaşımında bulunmak suretiyle aktif olarak da kullandığını belirtmiştir.

iii. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince erişimin

engellenmesi kararına itirazının taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddedildiğini,

öğretim üyesi olduğu Ankara Üniversitesi kampüsünde gözaltına alınan öğrenci ve

öğretim üyelerinin gözaltına alınması ile sonuçlanan olayları bilmek

istemesinin normal olduğunu, cereyan eden hadiselerin tartışılmasını engelleme

amacıyla alınan dokuz içeriğe erişimin engellenmesi kararına itiraz hakkının

veya hiçbir menfaatinin olmadığının söylenemeyeceğini, nitekim hukuka aykırı

müdahale hakkında Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunmasının olayla olan

ilgisini kanıtlar nitelikte olduğunu belirterek ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu, Ankara 4. ve 5. Sulh Ceza Hâkimlikleri

tarafından verilen muhtelif kararlarla şikâyet konusu olaya ilişkin 158 içeriğe

daha erişimin engellendiğini eklemiştir.

iv. Sulh Ceza Hâkimliklerinin erişimin engellenmesi

kararı ile bu karara itirazın reddi kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek

gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

19. Başvurucu, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından

verilen erişimin engellenmesi kararı sonucunda Twitter isimli sosyal medya

platformunda yer alan dokuz içeriğe erişimin engellendiğinden şikâyet

etmektedir. Başvurucu; internet kullanıcısı, insan hakları alanında çalışmalar

yürüten bir akademisyen ve erişimi engellenen twitlerin konusu Rektör'ün görev

yaptığı Üniversitede öğretim üyesi olarak bu kararın haber ve fikir alma,

bilgiye erişme hakkına müdahale oluşturduğunu iddia etmektedir.

20. Anayasa'nın "Düşünceyi açıklama ve yayma

hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar..."

21. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğünün kişinin haber ve

bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve

kanaatlerinden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla

birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi,

savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına geldiğini daha

önce pek çok kez belirtmiştir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015,

§§ 42, 43; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).

22. Anayasa’nın 26. maddesinde ifade özgürlüğünün

kullanımında başvurulabilecek araçlar “söz, yazı, resim veya başka yollar”

olarak ifade edilmiş ve “başka yollar” ifadesiyle her türlü ifade

aracının anayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir. Bu kapsamda haber ve

fikirlerin iletilmesinde ve alınmasında önemli bir işlev gören internet

Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğünün güvencesi altındadır (Medya

Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015,

§§ 30, 33).

23. Ulaşılabilirliği, haber ve fikirlerin saklanma süresi

ve kapasitesi ile hacimce büyük haber ve fikirleri iletme imkânı gözetildiğinde

internet, halkın haber almasının ve bilgilerin iletilmesinin gelişiminde önemli

bir role sahiptir. İnternet, herhangi bir sınırlama gözetmeksizin herkesin

haber ve fikirlere ulaşması ile fikirlerini yayması noktasında çok önemli bir

imkân sağlamaktadır. Bu durum ifade özgürlüğü açısından da çok geniş bir alan

yaratmaktadır (Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 34; C.K.

[GK], B. No: 2014/19685, 15/3/2018, § 27). Dolayısıyla internet sitelerine veya

internet sitelerinde yer alan haber ve fikirlere erişimin engellenmesi

biçiminde getirilen her türlü kısıtlama, bilgi alma ve verme özgürlüğüne

müdahale niteliğindedir. Bununla birlikte haber ve fikir alma özgürlüğü,

internet sitelerine erişimin engellenmesi şeklinde yapılan her müdahaleden

herkesin doğrudan etkilendiği ve bu tedbir nedeniyle mağdur olduğu anlamına

gelecek şekilde geniş yorumlanamaz. Müdahalenin dolaylı etkilerine maruz kalmış

olması, başvurucunun mağdur sıfatı taşıdığının kabul edilebilmesi için yeterli

değildir (Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 35).

24. Anayasa Mahkemesi toplumun menfaatinin korunmasını

amaçlayan ve halk davası (actio popularis) olarak isimlendirilen

başvuruların bireysel başvuru hakkı kapsamında kabul edilmediğini pek çok kez

vurgulamıştır (Tezcan Karakuş Candan ve diğerleri, B. No: 2014/5809,

10/12/2014, § 21; Mahmut Tanal, B. No: 2014/11368, 23/7/2014, § 20; Liberal

Demokrat Parti, B. No: 2014/11268, 23/7/2014, § 18). 30/3/2011 tarihli ve

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun'un 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bir kişinin Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda mağdur statüsüne sahip olabilmesi için başvuruya

konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olması gerekir.

Bir başvurunun kabul edilebilmesi için başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri

sürmesi yeterli olmayıp ihlalden doğrudan etkilendiğini yani mağdur olduğunu

göstermesi veya mağdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir

(Mahmut Tanal,§ 34; Ayşe Hülya Potur, B. No: 2013/8479, 6/2/2014,

§ 24).

25. Anayasa Mahkemesi, Kerem Altıparmak ve Yaman

Akdeniz (2) kararında; ifade aracına yönelik müdahaleler nedeniyle bilgi ve

fikir alma hakkına sahip olan üçüncü kişiler tarafından ifade özgürlüğünün

ihlali iddiasıyla yapılan başvurularda, başvurucuların mağdur sıfatını taşıyıp

taşımadığı hususunun somut olayın koşulları bağlamında değerlendirilmesi

gerektiğini belirtmiş ve başvurucuların mağdur sıfatı taşıdıklarının kabul

edilebilmesi için somut olayda bulunması gereken birtakım kriterler

belirlemiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesi söz konusu değerlendirmeyi yaparken

somut olayın koşullarına uyduğu ölçüde;

i. Başvurucunun ifade aracını (internet sitesi, sosyal

medya platformu, kitap, gazete, dergi vb.) kullanma şekli (içerik sağlayıp

sağlamaması: aktif kullanıcı-pasif kullanıcı),

ii. İfade açıklamasına yönelik tedbirin bilgi alma

hakkına sahip başvurucu üzerinde doğurabileceği sonuçların ağırlığı,

iii. Bilgiye başka yollardan erişim sağlama imkânının

bulunup bulunmadığı,

iv. İfade aracının (somut olayda erişimi engellenen internet

sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının) özellikleri

(kullanıcı/ziyaretçi/takipçi sayısı, işlevi, ulusal/uluslararası platformlarda

bilinirliği, alternatifi olup olmaması vb.),

v. İfade aracına yapılan müdahale nedeniyle önemli bir

iletişim kaynağından yoksun kalınıp kalınmadığı,

vi. Alınan tedbirin başvurucunun kamusal tartışmaya

katılımına engel olup olmadığı,

vii. Alınan tedbir nedeniyle başvurucunun somut olarak

belirlenebilir bir menfaatten yoksun kalıp kalmadığı gibi hususları inceleyerek

sonuca varmaktadır (Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 37).

26. Başvurucuların mağdur sıfatı taşıdıklarını

kanıtlayabilmeleri için erişimin engellenmesi tedbiri ile bilgi ve fikir alma

hakları arasında yukarıda sayılan hususlar temelinde bağ kurma ve soyut

iddialardan kaçınma yükümlülüğü vardır (Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz

(2), § 38).

27. Başvuru konusu olayda erişimi engellenen dokuz URL

adresinin tamamı Twitter'da yer alan sosyal medya hesaplarından yapılan

paylaşımlardır. Üstelik bu adreslerden altı tanesi aynı sosyal medya hesabına

aittir. Başka bir ifadeyle Sulh Ceza Hâkimliği toplam dört sosyal medya

hesabında yer alan dokuz twite erişimin engellenmesine karar vermiştir. Şikâyet

konusu paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesaplarının sahipleri tarafından

erişimin engellenmesi kararına yönelik herhangi bir yargısal süreç başlatıldığı

tespit edilememiştir. Başvurucu da bu adreslerden herhangi birinde içerik

sağlayıcı konumunda olduğunu veya belirli bir mesleki ya da başka bir faaliyet

kapsamında bu adreslerden aktif olarak yararlandığını belirtmemiştir.

28. Başvurucu, uzun yıllardır ifade özgürlüğü ve internet

alanında çalışan bir akademisyen olarak erişimin engellenmesi şeklindeki

şikâyet konusu tedbirin kendisini yakından ilgilendirdiğini, ayrıca olayların

meydana geldiği Üniversitede görevli bir öğretim üyesi olarak yaşanan

gelişmelerden haberdar olmak istemesinin olağan olduğunu ileri sürmüştür.

Bununla birlikte başvurucu, şikâyet konusu dört sosyal medya hesabında yer alan

dokuz URL adresinin hangi yönleriyle alternatifi olmayan kaynaklar olduklarını

ortaya koyamamıştır. Bu itibarla başvurucunun anılan tedbir nedeniyle önemli

bir iletişim kaynağından yoksun bırakıldığı, bu durumun kamusal tartışmaya

katılmasına engel oluşturduğu tespit edilmemiştir.

29. Öte yandan başvurucu, bireysel başvuru formunda

Ankara 4. ve 5. Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından aynı yönde verilen kararlarla

158 internet adresine daha erişimin engellendiğini ileri sürmekle yetinmiş; söz

konusu kararlarla ilgili ayrıntılara yer vermediği gibi bu kararlara karşı

herhangi bir yargı yoluna başvurup başvurmadığını da belirtmemiştir. Yukarıda

yer verilen hususlarla birlikte ele alındığında bu durum, başvurucunun şikâyet

konusu tedbir nedeniyle bilgiye başka yollardan erişim sağlama imkânının

ortadan kaldırıldığı sonucuna ulaşabilmek için yeterli görünmemektedir.

30. Günümüzde ifade özgürlüğünün kullanımının en etkili

aracı hâline gelen internet, bünyesinde siyasi sorunlar ya da kamu menfaati ile

ilgili çalışmalara ve tartışmalara katılmaya yönelik temel araçları

barındırmaktadır. Başvurucunun toplumsal konumu ve statüsü de dikkate

alındığında erişimin engellenmesi şeklindeki tedbirin başvurucu üzerinde

herhangi bir etki doğurmadığı da söylenemez (Kerem Altıparmak ve Yaman

Akdeniz (2), § 43). Bununla birlikte somut olay yukarıda yer verilen

ilkeler (bkz. § 25) ışığında değerlendirildiğinde başvurucunun müdahalenin

dolaylı etkilerine maruz kalmaktan öteye geçen bir mağduriyeti bulunduğunu

ortaya koyamadığı görülmektedir.

31. Anılan müdahalenin subjektif yani bireysel olarak

doğrudan maruz kalınan somut etkileri açıklanamadığı sürece müdahale nedeniyle

bilgiye ulaşma hakkına halel geldiğine yönelik objektif çıkarımlarda bulunmak

başvurunun halk davası olarak nitelendirilmesine engel olamayacaktır (Kerem

Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 44).

32. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında başvurucunun

erişimin engellenmesi tedbiri ile bilgi ve fikir alma hakkı arasında doğrudan

ve kişisel bir bağ kuramadığı, mağdur olduğunu soyut iddialardan öteye geçen,

makul ve ikna edici gerekçelerle kanıtlayamadığı sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi

bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 27/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Kerem ALTIPARMAK Vekili : Av. Sevgi KALAN GÜVERCİN Av. Ali Deniz CEYLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/8193, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucunun
  13. B. Değerlendirme
  14. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/8193
Tarih
27 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Cahit Yiğit Başvurusu (B. No: 2016/2736)
  • Ali Rıza Doğanata ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/11676)
  • Halil Sertkaya Başvurusu (B. No: 2016/21714)
  • Serhat Çetiner Başvurusu (B. No: 2016/78508)
  • Osman Akil Obdan Başvurusu (B. No: 2017/24810)
  • Muammer Özkoca Başvurusu (B. No: 2016/1567)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.