İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mahmut Başar Başvurusu (B. No: 2014/4481)

1. Başvuru, hakkında verilen idari para cezasına karşı yapılan

Başvuru No2014/4481Tarih19 Temmuz 2017Okuma10 dk · 2.097 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mahmut Başar Başvurusu

Karar tarihi
19 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/4481
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.097 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hakkında verilen idari para cezasına karşı yapılan

itirazın yasal hükümlerin hatalı uygulanması, yeterli araştırma yapılmadan,

talep ve itirazları dikkate alınmadan sonuçlandırılarak reddine karar verilmesi

nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 26/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. 1945 doğumlu olan başvurucu, Bergama ilçesinde TP Petrol

Dağıtım Limitet Şirketi bayiliği yaptığını belirtmektedir.

10. Başvurucunun işlettiği istasyonda yapılan kontroller

sonucunda bayisi bulunduğu dağıtıcı haricinde akaryakıt alım işlemi yapıldığına

ilişin hakkında 29/12/2006 tarihli tespit tutanağı düzenlenmiş ve Enerji

Piyasası Düzenleme Kurumuna (İdare) bildirilmiştir.

11. Tespit üzerine İdare tarafından 3/9/2009 tarihli ve 2231/29

sayılı kararla 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 8.

maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine

aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 19 maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin

(4) numaralı alt bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca başvurucuya

120.000 TL idari para cezası uygulamıştır.

12. Başvurucu, olayla ilgili ön araştırma ve soruşturma

yapılmadan haksız ve hukuka aykırı işlemle idari yaptırım ile olay tarihi

itibarıyla yürürlükte olmayan kanun hükümlerinin uygulandığını ve suç olarak

düzenlenmemiş fiillerin cezalandırıldığını belirterek para cezasının iptalini

talep etmiştir.

13. Danıştay 13. Dairesi (Daire), başvurucunun itirazına karşı

ilgili İdarenin yazılı görüşünü almış; idari para cezası uygulamasına ilişkin

bilgi ve belgeleri temin etmiş, 7/10/2011 tarihli kararı ile başvurucunun talebini

reddetmiştir. Mahkeme kararının ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:

“… 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 1.

maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’un amacının; yurt içi ve yurt dışı

kaynaklardan temin olunan petrolün, doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik

olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa

faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için

yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu

belirtilmiştir…

Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir İl

Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan denetim sonucunda, bayilik lisans

sahibi olan davacıya ait akaryakıt istasyonu adına düzenlenen fatura ile 2006 yılı

içerisinde davacının bayisi olduğu dağıtıcı TP Petrol Dağıtım Limited Şirketi

dışında akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiği, bu tespit esas alınarak dava

konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda 5015 sayılı Kanun’un 14. maddesinin

verdiği yetki çerçevesinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tutanak ve eki

fatura ile davacının bayisi olduğu dağıtıcı haricinde başka bir yerden

akaryakıt tedarik ettiği anlaşıldığından davacıya idari para cezası verilmesine

ilişkin uyuşmazlık konusu Kurul kararında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır…”

14. Başvurucunun karara itirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun 5/12/2012 tarihli kararı ile Daire kararında itiraz dilekçesinde

ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın ortadan kaldırılmasını sağlayacak

nitelikte görülmediği belirtilerek reddedilmiştir. Karar düzeltme talebi ise

yine aynı Kurulun 4/12/2013 tarihli ilamıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.

15. Nihai karar başvurucuya 24/2/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 26/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ve ikinci

fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

“Bayi lisanslarına ilişkin düzenlemeler

(teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılır. Bayiler,

dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik

faaliyetlerini yürütürler.

Bayiler lisanslarının devamı süresince;

a) Bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer

dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması, …

İle yükümlüdür.”

18. 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının ilgili

kısımları, dördüncü ve onbirinci fıkraları (23/1/2008

tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesi ile değiştirilmeden önceki hâli)

şöyledir:

“Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki haller ağır kusur sayılarak,

sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idarî

para cezası uygulanır:

4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin

ihlali.

...

Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte

biri uygulanır.

…

İdarî para cezalarının miktarları her yıl bir

önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci

maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle

uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda, milyon kesirleri dikkate

alınmaz.”

19. 5015 sayılı Kanun’un 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı

Kanun’un 522. maddesi ile değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının ilgili

kısımları ve dördüncü fıkraları şöyledir:

“Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin

ihlali.

...

Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte

biri uygulanır…”

20. 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci ve ikinci

fıkrası şöyledir:

“Kurul, re’sen veya

kendisine intikal eden ihbar veya şikâyetler üzerine doğrudan soruşturma

açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön

araştırma yapılmasına karar verir.

Ön araştırma ve soruşturmada takip edilecek

usul ve esaslar, Kurum tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.”

21. 6/1/2005 tarihli ve 25692 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan mülga Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve

Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in

(Yönetmelik) 25. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası şöyledir:

“Petrol piyasasında faaliyette bulunan gerçek

veya tüzel kişilerin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı faaliyet ve

işlemlerinden bu Yönetmelikte düzenlenen ön araştırma ve soruşturma prosedürüne

gerek olmayacak derecede açık olduğu Kurul tarafından belirlenenler için, Daire

Başkanlığı vasıtasıyla ilgili gerçek veya tüzel kişiye onbeş

günden az olmamak üzere uygun bir süre verilerek yazılı savunması alınır. Daire

Başkanı, ilgili gerçek veya tüzel kişinin yazılı savunmasını, kendi görüşüyle

birlikte Başkanlığa sunar. Başkan, konuyu Kurul gündemine öncelikle alır.

Kurul, yazılı savunma ve konuya ilişkin Daire

Başkanlığı görüşünü inceleyerek kararını verir. İlgili mevzuat hükümlerine aykırılığın

Kurul tarafından sabit görülmesi halinde, ilgili kanunlarda öngörülen ceza ve

yaptırımların uygulanmasını kararlaştırır.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Suç ve Cezaların

Kanuniliği İlkesinin İhlali İddiası Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

23. Başvurucu, sahibi olduğu akaryakıt istasyonunda 29/12/2006

tarihinde denetim yapıldığını, ardından yetkili dağıtıcı dışında akaryakıt

ikmali yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle cezaya konu eylemlerin

gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan mevzuat hükümlerine dayanılarak

hakkında idari para cezası verildiğini, anılan eylemin 12-14/6/2006

tarihlerinde gerçekleştiği tespitine rağmen cezanın 23/1/2008 tarihinde ilgili

kanuna eklenen tutar kapsamında hesaplandığını belirterek kanunsuz suç ve ceza

olmaz ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve idari para cezasının iptal

edilmesi talebinde bulunmuştur.

24. Bakanlık, idari yaptırım uygulanan Kanun maddelerinin olay

tarihinde yürürlükte olduğunu, dayanak hükümlerde değişiklik olmadığını, para

cezalarının yeniden değerleme or anı ile

belirlendiğini ve olay tarihi itibariyle lehe olan cezanın verildiğini

belirtmiş, takdiri Anayasa Mahkemesine bırakmıştır.

2. Değerlendirme

25. Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, hukuk devletinin kurucu

unsurlarından olup Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı kapsamında yer aldığı kabul edilmektedir. Kanunilik ilkesi,

genel olarak bütün hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence

oluşturmanın yanı sıra, suç ve cezaların belirlenmesi bakımından özel bir anlam

ve önemi haiz olup bu kapsamda kişilerin kanunen yasaklanmamış veya yaptırıma

bağlanmamış fiillerden dolayı keyfî bir şekilde suçlanmaları ve

cezalandırılmaları önlenmekte, buna ek olarak suçlanan kişinin lehine olan

düzenlemelerin geriye etkili olarak uygulanması sağlanmaktadır (Karlis A.Ş., B. No: 2013/849, 15/4/2014, §§

23-33).

26. Kamu otoritesinin ve bunun bir sonucu olan ceza verme

yetkisinin keyfî ve hukuk dışı amaçlarla kullanılmasının önlenebilmesi,

kanunilik ilkesinin katı bir şekilde uygulanmasıyla mümkün olabilir. Bu

doğrultuda, kamu otoritesini temsil eden yasama, yürütme ve yargı erklerinin,

bu ilkeye saygılı hareket etmeleri; suç ve cezalara ilişkin kanuni

düzenlemelerin sınırlarının, yasama organı tarafından belirgin bir şekilde

çizilmesi, yürütme organının sınırları kanunla belirlenmiş bir yetkiye

dayanmaksızın, düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza ihdas etmemesi, ceza

hukukunu uygulamakla görevli yargı organın da kanunlarda belirlenen suç ve

cezaların kapsamını yorum yoluyla genişletmemesi gerekir (Karlis A.Ş., § 34).

27. Ceza yaptırımına ilişkin düzenlemelerin öngörülebilir ve

erişilebilirliği noktasındaki öncelikli ölçü, mahkemelerin yorumunu ve hangi

eylemlerin ne tür bir cezayla karşılık bulduğunu gerektiğinde hukuki bir

yardımla kişilerin bilebilmelerini sağlamasıdır. Bu bağlamda, tüm ayrıntıların

düzenleme içinde yer alması şart olmayıp bazı muhtemel belirsizliklerin

yargısal yorumla zamanla açıklanıp aydınlatılması imkân dâhilindedir. Bu

noktada önemli olan yorumla ulaşılan sonucun, eylemin özü açısından tutarlı ve

makul kabul edilebilir olmasıdır (Efendi

Yaldız, B. No: 1202, 25/3/2015, § 34).

28. Başvurucu, idari yaptırım kararının dayanağı olan Kanun’da

olay tarihi itibariyle yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığını ve cezanın

uygulandığı tarihteki hükümler uygulanarak fazla ceza tayin edildiğini, itiraz

konusu idari para cezasında yasal düzenleme hatalı yorumlanarak Kanun’da

öngörülmeyen bir ceza belirlendiğini ileri sürmektedir.

29. Somut olayda başvurucu hakkında düzenlenen idari para

cezasının dayanağı olarak 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinde herhangi bir

değişikliğin bulunmadığı, aynı Kanun’un 19. maddesinde ilk değişikliğin idari

para cezalarının miktarına yönelik olarak 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı

Kanun ile yapıldığı, değişiklik öncesinde yeniden değerleme oranına göre

hesaplanan idari para cezası miktarlarının İdare tarafından çıkarılan

tebliğlerle duyurulduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 7/1/2006 tarihli ve 26046

sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Petrol Piyasası Kanunun 19 uncu Maddesi Uyarınca

2006 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ” ile belirlenen

ve olay tarihi için hesaplanan ceza miktarı 156,895 TL, buna karşın 5728 sayılı

Kanun’la yapılan değişiklik sonrasındaki ceza miktarı 120,000 TL olarak

belirlenmiştir. Cezalar karşılaştırılması ile lehe ceza belirlendikten sonra

idare ve yargısal denetimi yapan makamlarının başvuru konusu uygulamayı

yaptıkları, başvurucunun bu yöndeki itirazlarını yargı makamlarına ulaştırdığı

ve itirazların yasal düzenlemenin yorumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

30. Anayasa Mahkemesinin görevi kanun hükümlerinin nasıl

yorumlanması gerektiğini belirlemek değildir. Bunun ötesinde uygulamaya

yansıyan yorumun başvurucu tarafından ilgili tarihte geçerli olan

"hukuk" kapsamında makul ölçüde öngörülebilir olup olmadığını

incelemektir. Bu bağlamda Mahkeme kararında, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir durumun veya yorumun bulunmadığı ve

kişilerin davranışlarının sonuçlarını öngörebilecek ölçüde açık ve

anlaşılabilir olduğu değerlendirilmektedir.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Hakkaniyete Uygun

Yargılanma Hakkının İhlali İddiası Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

32. Başvurucu, hakkında verilen cezaya ilişkin ilgili mevzuatta

ön soruşturma yaptırma zorunluluğu bulunmasına karşılık, İdare tarafından

herhangi bir ön soruşturma yaptırılmadığını, bu hususu itirazı inceleyen

Mahkeme önünde ileri sürmesine karşılık yeterli inceleme yapılmaksızın karar

verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Bakanlık, benzer konularla ilgili olarak Anayasa

Mahkemesinin Hayrettin Aktaş (B.

No: 2013/1205, 17/9/2013) bireysel başvuru dosyasında bildirilen görüşleri

tekrar ettiğini ve yeniden görüş bildirmeye gerek görülmediğini bildirmiştir.

2. Değerlendirme

34. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

35. Sözleşme'nin "Adil

yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini

istemek hakkına sahiptir..."

36. Anılan hükümlere göre Anayasa’da adil yargılanma hakkının

kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin Sözleşme’nin 6.

maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

37. Sözleşme’nin 6. maddesinin birinci fıkrasındaki ifadeler

dikkate alınarak Anayasa’nın 36. maddesi değerlendirildiğinde kabahat eylemleri

nedeniyle uygulanan idari yaptırımlara ilişkin uyuşmazlıkların da adil

yargılanma hakkının koruma alanı içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,

§ 26).

38. Anayasa'nın 36. maddesi ile Sözleşme'nin 6. maddesi

hükümlerinden anlaşılacağı üzere adil yargılanma hakkı dava sürecine

özgülenmiştir. Dolayısıyla söz konusu hak kapsamındaki güvenceler, esas olarak

mahkemedeki yargılama sürecine uygulanmaktadır. Ancak dava öncesi ya da

sonrasındaki süreçte yaşanan birtakım ihlal ya da eksiklikler yargılamanın bir

bütün olarak adilliğine zarar verebilecek nitelikte ise adil yargılanma

hakkının sağladığı güvencelerin dava öncesi ya da sonrasındaki süreçler için de

uygulanması gerekmektedir. Bu gereklilik adil yargılanma hakkının tam anlamıyla

gerçekleştirilebilmesi amacından kaynaklanmaktadır (Yusuf Gezer, B. No: 2012/2103, 14/1/2014, § 24).

39. Öte yandan yargılama aşamasında Anayasa’nın 36. maddesindeki

güvencelere riayet edildikten sonra Anayasa Mahkemesinin yargılamadan önceki ön

süreçlerin ne şekilde yürütülmesi gerektiğine dair bir müdahalede bulunması söz

konusu olmamaktadır. Ancak, suç şüphesi altında kollukta beyan alınması gibi

yargılama öncesi sürecin, yargılamayı bir bütün halinde etkileyecek sonuç

doğurduğu durumlarda somut olayın ayrıca incelenmesi gerekebilir.

40. Somut olayda yargılama aşamasında Anayasa’nın 36 maddesindeki

güvencelere riayet edilmediğine dair bir veri bulunmadığı ve eksik bırakıldığı

iddia edilen ön araştırma ve soruşturma prosedürünün, başvuru konusu

yargılamanın sonucunu ve adilliğini doğrudan etkileyecek bir husus olmadığı

değerlendirilmiştir.

41. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine yönelik yeterli veri olmadığı anlaşılan başvurucu iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Abuzer

YAZICIOĞLU

Başvurucu

:

Mahmut BAŞAR

Vekili

:

Av. Bektaş

KÖSE

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4481, 19 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Suç ve Cezaların
  9. B. Hakkaniyete Uygun
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yazıcıoğlu
  12. Köse
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4481
Tarih
19 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • İsmail Çalışkan Başvurusu (B. No: 2014/11662)
  • Peri Sak Başvurusu (B. No: 2014/19498)
  • Gülcan Tekindor Başvurusu (B. No: 2014/18578)
  • Gülfidan Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/12290)
  • Ayşe Günaydın Başvurusu (B. No: 2014/10360)
  • Lütfü Çoban Başvurusu (B. No: 2014/3967)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.