İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/16499)

1. Başvuru, bir internet sitesinde yer alan haberlere erişimin

Başvuru No2015/16499Tarih3 Temmuz 2019Okuma14 dk · 2.709 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. Başvurusu (3)

Karar tarihi
3 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/16499
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.709 kelime·14 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir internet sitesinde yer alan haberlere erişimin

engellenmesi kararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/10/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

7. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/16494 ve

2015/16499 numaralı bireysel başvuru dosyalarının birleştirilmesine,

incelemenin 2015/16499 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden

yürütülmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu www.borsagundem.com

adlı internet sitesinin sahibidir.

10. Adı geçen site; Türk ve dünya borsalarının ve sermaye piyasalarının

canlı olarak takibinin yapıldığı, sermaye piyasalarına ilişkin haberlerin

geçtiği, çok sayıda gazeteci ve yazarın köşe yazılarının periyodik olarak

yayımlandığı bir internet sitesidir.

11. Adı geçen internet sitesinde; Borsa İstanbul A.Ş.de

hisseleri işlem gören bir dizi şirketin hissedarı, yönetim kurulu üyesi ve aynı

zamanda bir aracı kurumun sahiplerinden olan müştekiler ile diğer bazı kişiler

hakkında birtakım haberler yer almıştır. Söz konusu haberlerin bir kısmında

müştekilerin adı geçmemektedir. Müştekilerin adının geçtiği bir kısım haberde

ise Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul A.Ş. ve Kamuyu Aydınlatma

Platformu (KAP) verilerine yer verilerek bazı analizler ve yorumlar

yapılmıştır. Söz konusu haberlere göre müştekiler ve diğer bazı kişiler borsada

usulsüz işlemler ve manipülasyon yapmaktadırlar. Haberlerde müştekilerin

sahipleri olduğu şirketin son zamanlarda satın aldığı şirketler hakkında

bilgiler verilmiş; müştekilerin yatırımcıları mağdur ettiği, kendilerinin ise

lüks içinde yaşadığı ve servetlerinin kaynağının merak edildiği iddia

edilmiştir. Haberlerde ayrıca gerek müştekiler hakkında gerek başka şahıslar

hakkında SPK'ya ve savcılığa yapılan suç duyurularına, SPK tarafından yapılan

işlemlere ve bazı ceza yargılamalarına yer verilmiştir.

12. Müşteki (E.Ç.) yukarıda bahsi geçen haberlerde yer alan

bilgilerin doğru olmadığı, çarpıtıldığı ve bu sebeple itibarının zedelendiği,

bu haberler nedeniyle Borsa İstanbul A.Ş.ye kote

edilmiş şirketlerinin hisselerinin değerinin azaldığı iddiası ile adı geçen

internet sitesinde yer alan kırk üç haber içeriğine; müştekiler (M.Ç.) ve

(M.N.) de aynı iddiayla anılan internet sitesinde yer alan on dokuz haber

içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuşlardır.

13. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği 7/7/2015 ve 10/7/2015

tarihli kararları ile erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar

vermiştir. Hâkimliğin anılan kararlara ilişkin gerekçesi şöyledir:

"Dosya içindeki internet çıktıları

incelendiğinde;

...

ismiyle açılan sayfalarda yatırımcıları

etkileyecek nitelikte yalan ve yanlış beyanlar bulunduğu, bu haliyle talep

edenin kişilik haklarının ihlal edildiği, yazıların kapsamında

değerlendirilmesi gerektiği ve talep eden vekilinin dilekçesine konu bölümdeki

içeriğe erişimin engellenmesine dair talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş

ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur."

14. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, itiraz dilekçesi ile

erişimi engellenen haberlerde yer alan iddiaların doğruluğuna yönelik

açıklamalarını sunmuş ve dayandığı delilleri dilekçe ekine eklemiştir. İstanbul

8. Sulh Ceza Hâkimliği, 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararlarını usul ve yasaya

uygun bularak 2/9/2015 tarihinde başvurucunun itirazlarını reddetmiştir.

15. Ret kararları başvurucuya 14/9/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 13/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için bkz. Ali Kıdık (B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, §§ 21-29) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 3/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; hakkında haber yapılan müştekilerin halka açık şirketlerin,

aracı kurumların yöneticileri ve hissedarları olduğuna vurgu yapmıştır.

Başvurucu; bu sebeple müştekilerin borsada yaptığı işlemlerin ve eylemlerinin

kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, borsa ve sermaye piyasaları hakkında haber

ve bilgilerin yer aldığı bir internet sitesinde bu tür haberlerin yapılmasının

kamunun yararına olduğunu, bu sebeplerle gerekçesiz olarak haber içeriklerine

erişimin engellenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun tüm iddiaları ifade özgürlüğü

ve basın özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.

21. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar

başlıklı 26. maddesi ve “Basın hürriyeti” kenar

başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(26)

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi

makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek

serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının

şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

23. Başvurucunun sahibi olduğu internet sitesinde yayımlanan

toplam altmış iki habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu

mahkeme kararları ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir

müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

24. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın

ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

25. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

26. Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651

sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar

Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

27. Başvuruya konu haberlere erişimin engellenmesine ilişkin

kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç

taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine

Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

28. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(aynı kararda bkz. §§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında Bazı

Tespitler

29. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiş (Ali Kıdık, §§ 55-63) ve bu yöndeki ilkeleri birçok

kararında yinelemiştir (örnek olarak bkz. Miyase İlknur ve diğerleri, B. No: 2015/15242, 18/7/2018, §§

32-35; Yeni Gün Haber Ajansi

Basin ve Yayıncılık A.Ş., B. No:

2015/6313, 13/9/2018, §§ 25-28; Özgen Acar

ve diğerleri, B. No: 2015/15241, 31/10/2018, §§ 30-33; IPS İletişim Vakfı, B. No: 2015/14758,

30/10/2018, §§ 27-30). Mahkemeye göre bu usul kanun koyucunun internet

ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin yapılabilmesi, özel hayatın

ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle

öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır;

dolayısıyla istisnai bir yoldur (Ali Kıdık, § 55; Miyase İlknur ve diğerleri, § 33; Yeni

Gün Haber Ajansi Basin ve

Yayıncılık A.Ş., § 26; Özgen Acar

ve diğerleri, § 31).

30. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

31. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının

korunması için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucuna

ulaşmıştır (Ali Kıdık,

§§ 66, 67).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

32. Başvuru konusu haberler, halka açık sermaye piyasalarında

yaşanan olaylar ve yapılan işlemlerle ilgilidir. Haberlerde yer alan;

müştekiler ile birlikte diğer bazı kişilerin bu piyasalarda usulsüz işlemler

yaptıkları, bu kişilerin piyasaları manipüle ederek yatırımcıları mağdur

ettikleri yönündeki iddialar SPK, Borsa İstanbul A.Ş. ve KAP verileri ile

yorumlanmaktadır. Haberlerde ayrıca anılan kişiler hakkında 6/12/2012 tarihli

ve 6362 sayılı Sermaye Piyasaları Kanunu'na muhalefet nedeniyle açılan

soruşturmalar ve yapılan suç duyuruları ile yargılanmakta oldukları ceza

davalarından bahsedilmektedir. Aracı kurum ve borsada hisseleri işlem gören şirketlerin

hissedarları ve yöneticileri olan müştekiler hakkında piyasadaki işlemleri ve

eylemleriyle ilgili yapılan haberlerde kamu yararı olduğu açıktır. Nitekim

Anayasa Mahkemesi daha önce aynı internet sitesinde müştekilerden biriyle

ilgili aynı minvalde yapılan bir haber nedeniyle gazeteci olan başvurucunun

cezalandırılması nedeniyle basın özgürlüğünün ihlal edildiğine yönelik

kararında, halka açık bir piyasada yaşanan olaylar ve yapılan işlemler ile

ilgili haberin kamuyu yakından ilgilendirdiğini belirtmiştir (Orhan Pala, B. No: 2014/2983, 15/2/2017, §

49).

33. Müştekiler haberlerin gerçeği yansıtmadığını, haberler

nedeniyle şeref ve itibarlarının zedelendiğini, Borsa İstanbul A.Ş.ye kote edilmiş şirketlerinin hisselerinin değerinin

azaldığını ileri sürerek 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre internet

içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuşlardır. İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğince müştekilerin talebi kabul edilmiştir. Hâkimlik kararının

gerekçesinde; bir bütün olarak haberlerin yatırımcıları etkileyecek nitelikte

yalan ve yanlış ifadeler içerdiği kanaatine varılmış ancak daha ileri bir

değerlendirme yapılmamıştır. Kararda, ne yalan ve yanlış olduğu belirtilen

ifadelere yer verilmiş ne de haber içeriklerinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin

tespitin hangi delillere dayanarak ve nasıl yapıldığı belirtilmiştir. Üstelik

müştekilerin isimlerinin dahi zikredilmediği haberler ile KAP ve SPK'nın

internet sitelerinden aynen alıntılanan haberlere neden erişimin engellendiğine

yönelik bir bilgi de mevcut değildir. Başvurucu, Hâkimliğin erişimin

engellenmesi kararlarına itiraz etmiş; itiraz dilekçesinin eklerinde haber

içeriklerinin doğruluğunun kanıtı olarak birtakım deliller ortaya koymuştur.

Ancak itiraz merci herhangi bir değerlendirme yapmadan Hâkimliğin kararlarını

usul ve yasaya uygun bulmuştur.

34. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verebilmenin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına

müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §

30). Buna karşılık somut olayda derece mahkemeleri, başvuru konusu haberler ile

şeref ve itibara yapıldığı ileri sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama

yapılmadan, gecikmeksizin ve süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya

koyabilmiş değildir. Haber içeriklerinin incelenmesinden de 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesine göre içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin

uygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durum bulunmadığı görülmektedir.

35. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları

nedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak

gerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi

edilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzer

uyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha

yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları

olduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında

içeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman

sahiptir (Ali Kıdık,

§ 86).

36. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişimin

engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterli

kabul edilemez.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

39.Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

40. Başvurucu, ihlalin tespiti ile toplam 310.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

41. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından yayımlanan haberin

içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda

ihlalin mahkeme kararlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

42. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararlarının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararların

bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

43. Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan

başvurucunun bu sürede uğradığı bütün zararları gidermemektedir. Üstelik

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmekle birlikte başvurucunun muhatap olduğu yargısal süreç devam

etmektedir. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden

yargılama suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 453.80 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.928,80 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR'ün

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün ve 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL

EDİLDİĞİNE Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyu

ve OYÇOKLUĞUYLA,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/1773 D. İş ve 2015/1821 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 453.80 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.928,80 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

3/7/2019 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

Başvuru konusu olayda “erişimin engellenmesi” kararı, anılan

internet sitesinin tamamına değil, anılan sitenin muhteviyatında bulunan

haberlerden 19 haber içeriğine karşı getirilmiştir. 4.5.2007 tarih ve 5651

Sayılı Kanunun “İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi”

başlıklı 9 uncu maddesi ile internet üzerinden yapılan her türlü yayın yoluyla

kişilik hakları ihlâli iddiaları konusunda, bu yayınların muhatabı kişiler

yönünden özel bir koruma sistemi öngörülmüş ve ilgilinin başvurusu üzerine,

ilgili sulh Ceza hâkiminin kararı ile, koşullarının mevcut olması halinde bir

tedbir mahiyetindeki “erişimin engellenmesi” kararı verilebileceği hüküm altına

alınmıştır. İtirazı kabil olan ve itirazın reddedilmesi halinde kesinlik

kazanan bu kararın, kişi hak ve özgürlükleri bakımından öngörülen önemli bir

koruma mekanizması olduğu, bireyin şeref ve itibarının korunması hakkı

çerçevesinde ifade özgürlüğüne getirilmiş olan bu yasal sınırlama sebebinin,

her somut olayda ilgili yargı organınca (sulh ceza hâkimince) değerlendirilip

takdir edileceği, itiraza tâbi bu kararın kesinleşmesinin ancak anılan “tedbir”

yönünden söz konusu olabileceği, “erişimin engellenmesi” kararına muhatap

gerçek veya tüzel kişinin Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve diğer özel kanunların

sağladığı imkândan istifade ile açacağı davalar (örneğin, müdahalenin men’i, tazminat, tespit vb.) yoluyla, internet yayınındaki

iddialarının hukuki haklılığını öne sürebileceği (sürmesi gerektiği), bu

davalarda haklılığının ortaya çıkması sonrasında “erişimin engellenmesi” kararı

veren mercie başvurarak bu kararın kaldırılmasını sağlayabileceği, internet

karşısında tamamen korumasız olan kişiler bakımından öngörülen yasal koruma

sisteminin salt eleştirilmesi ve ihmali suretiyle bir ihlâl değerlendirmesi

yapmanın, ifade özgürlüğünün bireyin şeref ve itibarına terci edilmesi gibi bir

sonuca yol açacağı ve üçüncü kişileri internet yayınları karşısında hukuki

himayeden yoksun bırakacağı, dolayısiyle sanki bir

“yapısal sorun” varmış gibi bir kabulden hareketle henüz hukuki bir ihtilaf

konusu olmayan veya hukuki anlamda sonuçlanmayan bir sorunun, daha başlangıçta

bireysel başvuruya konu yapılmasının hukuka uygun düşmeyeceği ve başvuru

yolları tüketilmeden yapılan bu müracaatın da esas yönünden incelenmesinin

mümkün olmadığı kanaatine vardığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına

katılmıyorum. Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. Temsilcisi : Kayhan ÖZTÜRK Vekili : Av. Erdal Fatih ÇANAKÇI Üye Serdar ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/16499, 3 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/16499
Tarih
3 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Ekrem Kuçak ve Haci Demir Başvurusu (B. No: 2015/5048)
  • Filiz Balic ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15824)
  • Cengiz Türkmen Başvurusu (B. No: 2016/43843)
  • Yaşar Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/10626)
  • B.a. Başvurusu (B. No: 2016/40642)
  • Hakan Gölünç Başvurusu (B. No: 2015/3893)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.