İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Bayraktar Başvurusu (B. No: 2014/717)

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itiraz

Başvuru No2014/717Tarih18 Nisan 2018Okuma12 dk · 2.473 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Bayraktar Başvurusu (2)

Karar tarihi
18 Nisan 2018
Başvuru Numarası
2014/717
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.473 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itiraz

incelemesinin duruşmasız olarak yapılması ve tutukluluğa itiraz incelemesi

sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkının; yargılama yapan mahkemelerin tabii hâkim ilkesine

aykırılık oluşturması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden

sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Avukat olan başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen bir soruşturma kapsamında 22/11/2011 tarihinde İzmir'de gözaltına

alınmış; 26/11/2011 tarihindeİstanbul 11. Ağır Ceza

Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır.

9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame ile

silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

10. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK mülga 10. madde ile

görevli) E.2012/64 sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama tutuklu olarak

sürdürülmüştür.

11. 19/12/2013 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin

devamına karar verilmiştir.

12. Başvurucunun 26/12/2013 tarihinde bu karara yaptığı itiraz

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK mülga 10. madde ile görevli) 6/1/2014

tarihli kararıyla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir.

İtirazın reddi kararında Savcılıktan mütalaa alındığına ilişkin bir bilgiye yer

verilmemiştir.

13. Ret kararı 14/1/2014 tarihinde başvurucu tarafından

öğrenilmiştir.

14. Başvurucu 16/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

15. 12/4/1991 tarihli ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 10.

maddesiyle görevli ve yetkili mahkemelerin yapılan kanun değişikliğiyle

kaldırılması üzerine başvurucunun tahliye talebini inceleyen İstanbul 1. Ağır

Ceza Mahkemesi 18/3/2014 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

16. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesininkapatılması

üzerine dosyanın yetkili ve görevli İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmiştir.

17. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinde (E.2014/235) derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

19. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

20. 5271 sayılı Kanun’un "İtirazın

Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma

yapılması" kenar başlıklı270. maddesi şöyledir:

"İtirazı

inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı, Cumhuriyet savcısı

ve karşı tarafa bildirebilir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi

gerekli gördüğünde bunların yapılmasını da emredebilir."

21. 5271 sayılı Kanun’un "İtirazın

Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma

yapılması" kenar başlıklı 271. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Kanunda

yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın

karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi

veya vekil dinlenir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 18/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddialar

1. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığına İlişkin

İddia

a. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu; tutukluluğun devamına ilişkin ve bu kararlara

yaptığı itirazlar sonucunda verilen kararların matbu ve soyut gerekçelerden

ibaret olduğunu, kaçma şüphesi bulunmadığı hâlde tutukluluğun devamına karar

verildiğini ve yaklaşık 2 yıl 2 aydır tutuklu kaldığını, bu şekilde

tutukluluğun makul süreyi aştığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

24. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

26. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 17).

27. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının

tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

28. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 18/3/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu başvurucunun durumuna

uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun

"ikincillik niteliği" ile bağdaşmamaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tutukluluğa İtiraz

İncelemesinin Duruşmasız Olarak Yapıldığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu; tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız

olarak dosya üzerinden gerçekleştirildiğini, böylelikle çelişmeli yargılama ve

silahların eşitliği ilkelerine riayet edilmediğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

31. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti

kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

33. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen

temel güvencelerden biri de tutukluluğa karşı itirazın hâkim önünde yapılan

duruşmalarda etkin olarak incelenmesi hakkıdır. Zira hürriyetinden yoksun

bırakılan kimsenin bu duruma ilişkin şikâyetlerini, tutuklanmasına dayanak olan

delillerin içeriğine veya nitelendirilmesine yönelik iddialarını, lehine ve

aleyhine olan görüş ve değerlendirmelere karşı beyanlarını hâkim/mahkeme önünde

sözlü olarak dile getirebilme imkânına sahip olması tutukluluğa itirazını çok

daha etkili bir şekilde yapmasını sağlayacaktır. Bu nedenle kişi, bu haktan

düzenli bir şekilde yararlanarak makul aralıklarla dinlenilmeyi talep

edebilmelidir (Firas Aslan ve Hebat Aslan,

B. No: 2012/1158, 21/11/2013, §

66; Devran Duran [GK], B. No:

2014/10405, 25/5/2017, § 88).

34. Öte yandan 5271 sayılı Kanun'un 101. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile 267. maddesine göre resen ya da talep üzerine tutukluluk hakkında

verilmiş tüm kararlar, mahkeme önünde itiraza konu olabilmektedir (Süleyman Bağrıyanık ve

diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 269). Tutukluluğa ilişkin

kararların itiraz incelemesi bakımından aynı Kanun'un 271. maddesinde itirazın

kural olarak duruşma yapılmaksızın karara bağlanacağı, ancak gerekli

görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekilin dinlenebileceği

düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre tutukluluk incelemelerinin ya da

tutukluluğa ilişkin itiraz incelemelerinin duruşma açılarak yapılması hâlinde

şüpheli, sanık veya müdafiinin dinlenmesi

gerekmektedir (Devran Duran, §

89).

35. Bununla birlikte tutukluluğa ilişkin her kararın itirazının

incelenmesinde veya her tahliye talebinin değerlendirilmesinde duruşma

yapılması ceza yargılaması sistemini işlemez hâle getirebilecektir. Bu nedenle

Anayasa'da öngörülen inceleme usulüne ilişkin güvenceler, duruşma yapmayı

gerektirecek özel bir durum olmadığı sürece tutukluluğa karşı yapılacak

itirazlar için her durumda duruşma yapılmasını gerektirmez (Firas Aslan ve Hebat Aslan, § 73; Devran Duran, § 90 ).

36. Somut olayda başvurucu, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde

görülen davada 19/12/2013 tarihinde yapılan duruşmaya müdafii

ile birlikte bizzat katılmış; başvurucu müdafii,

tutukluluğa ilişkin itirazlarını ve tahliye talebini sözlü olarak Mahkemeye

bildirmiştir. Duruşma sonunda tahliye talebi kabul edilmeyerek başvurucunun

tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş; 26/12/2013 tarihinde anılan karara

yönelik yapılan itiraz, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden

yapılan inceleme sonunda 6/1/2014 tarihinde verilen kararla reddedilmiştir.

37. Dolayısıyla İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından

başvurucunun ve müdafiinin katıldığı, tahliyeye

ilişkin beyan ve taleplerinin sözlü olarak alındığı, başvurucunun yüzüne karşı

tutukluluğun devamına karar verildiğinin açıklandığı tarih (19/12/2013) ile

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince başvurucunun tutukluluğa yönelik itirazının

duruşmasız olarak incelendiği tarih (6/1/2014) arasında yalnızca on sekiz

günlük bir süre bulunmaktadır.

38. Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği kararlarda tutukluluğa

itiraz incelemesinin başvurucuların dinlenilmesinden 1 ay 2 gün sonra(Hikmet Yayğın, B.

No: 2013/1279, 30/12/2014, § 35); 1 ay 28 gün sonra (Mehmet Haberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 128)

duruşmasız olarak yapılmasının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasını

ihlal etmediği sonucuna varmıştır.

39. Resen ya da talep üzerine tutukluluk hakkında verilmiş tüm

kararların bir başka mahkeme önünde itiraza konu edilebildiği ceza usul

sisteminde, başvuruya konu dava bakımından tüm itirazların duruşmalı

incelenmesi tutukluluk bakımından yargılamanın itiraz merciinde tekrar edilmesi

anlamına gelecektir. Bu durumda başvurucunun ve müdafiinin

sözlü olarak dinlenilmesinden ve tutukluluğun devamına ilişkin kararın tefhim

edilmesinden on sekiz gün sonra yapılan itiraz incelemesinin duruşmasız

yapılmasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal ettiği

söylenemez.

40. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Tutukluluğa İtiraz

İncelemesinde Alınan Savcılık Görüşünün Bildirilmediğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

41.Başvurucu 19/12/2013 tarihli tutukluluğun devamı kararına

yönelik itirazının 22. Ağır Ceza Mahkemesince incelemesi sırasında alınan

Savcılık görüşünün kendisine veya avukatına bildirilmediğini, dolayısıyla bu

görüşleri değerlendirme imkânından yoksun bırakıldığını, böylelikle tutukluluğa

itiraz incelemeleri sırasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerine riayet edilmediğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

42. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir

(bkz. § 31).

43. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca

hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. Fıkrada

öngörülen bu usulde adil yargılanma hakkının bütün güvencelerini sağlamak

mümkün değil ise de iddia edilen tutmanın koşullarına uygun somut güvencelerin

yargısal nitelikli bir kararla sağlanması gerekir (Mehmet Haberal, §§ 122, 123).

44. Tutukluluk hâlinin devamının veya serbest bırakılma

taleplerinin incelenmesinde "silahların eşitliği" ve "çelişmeli

yargı" ilkelerine riayet edilmesi gerekir (Hikmet Yayğın, § 30).

45. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usulü

haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine

göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir

şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelmektedir.

Taraflardan birine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir

sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal

edilmiş sayılır (Bülent Karataş,

B. No: 2013/6428, 26/6/2014, § 70).

46. Tutukluluk hâline itiraz başvurusunda Cumhuriyet savcısı ve

tutuklu arasında silahların eşitliği ilkesinin gözetilmesi gerekir. Silahların

eşitliği, başvurucunun soruşturma dosyasına ulaşabilmesine imkân verilmesini

gerektiren bir ilkedir. Cumhuriyet savcısının görüşlerine etkili bir şekilde

cevap verebilme imkânı, kural olarak başvurucunun söz konusu belgelere ulaşması

hâlinde mümkün olabilir. Bu gerekliliğin hangi şekilde yerine getirileceğini

belirlemek kanun koyucuya ait olmakla beraber tarafların beyanlarının birbirlerine

bildirilmesi ve bu beyanlara cevap verebilme imkânına sahip olmaları gerekir (Firas Aslan ve Hebat Aslan,

§§ 76, 77).

47. Tutukluluğa ilişkin verilen kararların itirazının

incelenmesine yönelik usulün belirlendiği 5271 sayılı Kanun'un 270. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca itirazın incelenmesi sırasında savcılık görüşünün

alınması durumunda bu görüşün şüpheli, sanık veya müdafiine

bildirilmesi zorunlu ise de anılan kuralda itirazı karara bağlamakla görevli mercinin savcılık görüşü almasının zorunlu kılınmadığı

görülmektedir.

48. Somut olayda başvurucu, 19/12/2013 tarihli celsede verilen

tutukluluğun devamı kararına karşı 26/12/2013 tarihinde itiraz etmiş; itiraza

ilişkin ilk incelemeyi yapan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi 27/12/2013

tarihinde verdiği karar ile kararında bir isabetsizlik görmeyerek itirazın

incelenmesi için dosyanın İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine

karar vermiştir.

49. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi 6/1/2014 tarihli kararı ile

başvurucunun itirazını dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda reddetmiştir.

Anılan kararda, itiraz incelemesi sırasında Cumhuriyet savcısının görüşünün

yazılı ya da sözlü olarak istendiğine veya Cumhuriyet savcısının Mahkemeye

görüş bildirdiğine dair bir ibareye rastlanmamıştır. Bu itibarla Mahkemece

itirazın incelenmesi sırasında Savcılık görüşü alınmadığı anlaşıldığından

silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği söylenemez.

50.Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması sebebiyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

51. Başvurucu; 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi ile görevli

mahkemelerin 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la kaldırıldığını, bu

mahkemelerin bakmakla görevli olduğu işler için 12/4/1991 tarihli ve 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanununun 10. maddesi ile görevli mahkemelerin

kurulduğunu, yargılandığı davaya bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK

mülga 250. madde ile görevli) olması yanında aynı zamanda 3713 sayılı Kanun'un

10. maddesi ile kurulan mahkeme görevini de yürüttüğünü, böylelikle aynı

suçlara bakmakla görevli, iki ayrı mahkeme kurulmasının Anayasa'nın 37.

maddesinde düzenlenen tabii hâkim ilkesine aykırılık oluşturduğunu ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

52. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut başvuruda başvurucu, yargılandığı davayabakan mahkemenin tabii hâkim ilkesine aykırılık

oluşturduğunu belirtmiştir. Bu nedenlebaşvurucunun

şikâyetinin Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenmiş olan adil yargılanma hakkı

kapsamında incelenmesi gerekir.

53. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (bkz. §§ 24, 25).

54. Başvurucu hakkındaki dava, hem

bireysel başvurunun yapıldığı hem de Anayasa Mahkemesince bireysel başvurunun

karara bağlandığı tarihler itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir.

Başvurucunun başvuru formunda dile getirdiği, hakkındaki yargılamayı yürüten

mahkemenin tabii hâkim ilkesine aykırıolarak faaliyet

yaptığına ilişkin şikâyetlerini derece mahkemelerinde devam eden yargılamada ve

sonrasında istinaf/temyiz aşamasında ileri sürebilme ve ileri sürmüş ise bu

şikâyetlerin bu aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır. Bu çerçevede derece

mahkemelerinin yargılama ve istinaf/temyiz süreçleri beklenmeden yargılama

sürecindeki adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerinin

başvurucu tarafından bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür. Kaldı ki

21/02/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'la, 3713 sayılı Kanun'un 10. maddesi

ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine başvurucunun

yargılandığı dava genel yetkili/görevli İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine

devredilmiştir (bkz. § 16).

55. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız olarak yapılması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Tutukluluğa itiraz incelemesinde savcılık görüşünün

bildirilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

18/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

Mehmet

BAYRAKTAR

Vekili : Av. Nezahat PAŞA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/717, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  9. B. No: 2012/1158, 21/11/2013, §
  10. B. Adil Yargılanma
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Turan
  15. Bayraktar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/717
Tarih
18 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Kemal Gözler Başvurusu (B. No: 2014/5232)
  • F.a.a. Başvurusu (B. No: 2015/15764)
  • S.k. Başvurusu (B. No: 2015/2438)
  • Gökhan Ayhan Başvurusu (B. No: 2015/3041)
  • Mehmet Çınar ve Nuray Çınar Başvurusu (B. No: 2015/4807)
  • Savaş Başçik Başvurusu (B. No: 2015/6883)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.