İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Cevri Başvurusu (B. No: 2018/32097)

1. Başvuru, başvurucunun doçentlik müracaatının kamu

Başvuru No2018/32097Tarih13 Ocak 2021Okuma16 dk · 3.259 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Cevri Başvurusu

Karar tarihi
13 Ocak 2021
Başvuru Numarası
2018/32097
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.259 kelime·16 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun doçentlik müracaatının kamu

görevinden ihraç edilmesi gerekçe gösterilerek iptal edilmesinin eğitim hakkını

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 22/10/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Olayların yaşandığı tarihte İstanbul Üniversitesi Fen

Fakültesinde öğretim görevlisi olan başvurucu, Üniversitelerarası Kurul

Başkanlığına (Kurul) hitaben yazdığı 22/10/2015 tarihli dilekçe ile doçentlik

başvurusu yapmıştır. Kurul, doçentlik sınavı başvurusunu değerlendirmiş ve

10/2/2016 tarihinde eser inceleme jürisi oluşturmuştur.

9. Başvurucunun doçentlik müracaatına ilişkin olağan

süreç işlemekteyken Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Darbe teşebbüsüne karşı koyan güvenlik

görevlileri ile bu teşebbüse tepki göstermek üzere sokaklara çıkan sivillere

uçaklar, helikopterler, tanklar, diğer zırhlı araçlar ve silahlarla

saldırılmış; bu saldırılar sonucunda toplam 251 kişi hayatını kaybetmiş;

binlerce kişi de yaralanmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal

temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır

faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)

ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın

olduğunu değerlendirmiştir (darbe teşebbüsüne dair süreç ile FETÖ/PDY'nin

yapısına ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri

[GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-46).

10. Darbe teşebbüsünün bastırılmasının akabinde Bakanlar

Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün

süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. Üç aylık

sürelerle uzatılan OHAL süreci 18/7/2018 tarihinde sona ermiştir (OHAL ilanı,

OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. Aydın

Yavuz ve diğerleri, §§ 47-66).

11. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında

ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle

bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı

sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki

yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından

soruşturmalar yürütülmüş ve çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet

Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/01/2018, § 12). Ayrıca OHAL

sürecinde kamu görevinden çıkarma tedbirlerinin uygulanmasına da karar

verilmiş, bu konuda genel ve soyut normlar ihdas edilerek alınan tedbirlerin

yanı sıra kişiler hakkında doğrudan etki doğurucu nitelikte işlemler de tesis

edilmiştir (Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, § 17).

12. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan

Bakanlar Kurulunca 15/8/2016 tarihinde kararlaştırılan 672 sayılı Olağanüstü

Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde

Kararname (672 sayılı KHK) 1/9/2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (anılan KHK, 6/2/2018 tarihli ve

7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan

Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile

kanunlaşmıştır.). Anılan KHK ile ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hâl

kapsamında, kamu personeline ilişkin bazı tedbirlerin alınması amaçlanmıştır.

13. 672 sayılı KHK'nın 2. maddesinde; terör örgütlerine

veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik

Kurulunca (MGK) karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti

veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve anılan KHK'ya

ekli listelerde yer alan kişilerin başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu

görevinden çıkarıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, anılan KHK gereğince kamu

görevinden çıkarılmıştır.

14. Başvurucunun 672 sayılı KHK ile kamu görevinden

çıkarılması sonrasında 2015 yılı Ekim dönemi doçentlik başvurusu 23/1/2017

tarihli ve 683 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (683 sayılı KHK) "Doçentlik

başvuruları" kenar başlıklı 4. maddesi gereğince Kurul tarafından

22/2/2017 tarihinde iptal edilmiştir (anılan KHK 6/2/2018 tarihli ve 7085

sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmıştır.).

15. Başvurucu, anılan işleme 27/2/2017 tarihinde itiraz

etmiştir. Kurul, itiraz başvurusu hakkında yapılacak bir işlemin olmadığını

başvurucuya bildirmiştir. Başvurucu 28/3/2017 tarihinde doçentlik başvurusunun

iptal edilmesine ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine

ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

16. Başvurucunun açtığı dava Ankara 5. İdare Mahkemesinde

(Mahkeme) görülmüştür. Mahkeme 11/12/2017 tarihinde; doçentlik başvurusunun

iptal edilmesinin 683 sayılı KHK'daki düzenlemeden kaynaklandığını, yürütme

organına bu hususta bir yetki tanınmadığını belirtmiş ve kamu görevinden ihraç

edilen başvurucunun doçentlik başvurusunun iptal edilmesinde herhangi bir

hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır.

17. Başvurucu 2/4/2018 tarihinde Mahkeme kararına karşı

istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.

İdari Dava Dairesince (Daire) incelenmiştir. Daire; doçentlik başvurusunun

iptali işleminin 683 sayılı KHK'nın 4. maddesindeki düzenleme ile

gerçekleştiğini, ilgili maddenin doçentlik başvurusunun iptali konusunda

idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma olanağı

tanınmadığını belirtmiş ve somut olayda idari davaya konu olabilecek bir

işlemin bulunmadığı sonucuna varmıştır. Daire anılan gerekçeyle istinaf

başvurusuna konu edilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu

ifade etmiş ve istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

18. Başvurucu, karardan 24/9/2018 tarihinde haberdar

olmuş; 22/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

19. Bireysel başvuru yapılması sonrasında 11/11/2020

tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesiyle, 1/2/2018

tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun

ile kanunlaşan 23/1/2017 tarihli ve 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye bir madde

eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile OHAL kapsamında kabul edilen ve daha

sonra kanunlaşan kanun hükmünde kararnamelerde yer alan ilave tedbirlere karşı

bir başvuru yolu getirilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

20. 672 sayılı KHK'nın “Kamu personeline ilişkin

tedbirler” kenar başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna

karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı

yahut bunlarla irtibatı olan;

a) Ekli (1) sayılı listede yer alan

kişiler kamu görevinden,

....

başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın

çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında

ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir."

21. 683 sayılı KHK'nın "Doçentlik

başvuruları" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"(1) Terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna

karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı

yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan

veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının,

görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma

sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur.

Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı

verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.”

22. 685 sayılı KHK'nın "Komisyonun

görevleri" kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:

"(1) Komisyon, olağanüstü hal

kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki

işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev

yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi.

b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi.

c) Dernekler, vakıflar, sendika,

federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim

kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları,

gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının

kapatılması.

ç) Emekli personelin rütbelerinin

alınması.

(2) Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe

konulan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek veya tüzel kişilerin hukuki

statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen ve birinci fıkra kapsamına

girmeyen işlemler de Komisyonun görev alanındadır.

(3) Bu maddede belirtilen işlemlere

bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde

kararnamelerde yer alan ilave tedbirler ile kanun yollarının açık olduğu

işlemler hakkında ayrıca başvuru yapılamaz."

23. 685 sayılı KHK'nın 2. maddesinin (3) numaralı

fıkrasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı (ilgili

karar için bkz. AYM, E.2018/74, K.2019/92, 24/12/2019) sonrasında anılan hükmün

son hali şöyledir:

"(3) Bu maddede belirtilen işlemlere

bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde

kararnamelerde yer alan kanun yollarının açık olduğu işlemler hakkında ayrıca

başvuru yapılamaz."

24. 7256 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle, 685 sayılı

KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun olan 7075 sayılı Kanun'a

eklenen madde şöyledir:

"İlave tedbirler için başvuru

yolu

GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Bu Kanunun 2 nci

maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul

edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan

kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya

tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru

üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun

reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682

sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.

(2) Başvuruların incelenmesi ve

sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon

kurulabilir.

(3) Kamu kurum ve kuruluşları bu madde

kapsamında yapılacak başvuruların sonuçlandırılması için her türlü bilgi ve

belgeyi ilgililerden talep edebilir.

(4) Soruşturmanın gizliliğine ve Devlet

sırlarına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla kurum ve

kuruluşlar ile yargı mercileri, başvuru kapsamında ihtiyaç duyulan her türlü

bilgi ve belgeyi gecikmeksizin başvuru yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına göndermek

veya yerinde incelenmesine imkân sağlamak zorundadır.

(5) Bu madde kapsamındaki çalışmalarda

kamu kurum ve kuruluşlarınca görevlendirilenler, görevlerini yerine

getirdikleri sırada edindikleri kamuya, ilgililere ve üçüncü kişilere ait

gizlilik taşıyan bilgileri, kişisel verileri, ticari sırları ve bunlara ait

belgeleri, bu konuda kanunen yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz,

kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamaz. Bu yükümlülük görevden

ayrılmalarından sonra da devam eder.

(6) Bu madde ile olağanüstü hal

kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı kamu kurum

ve kuruşlarına yapılan başvurular hakkında karar verenlerin görev ve fiillerine

ilişkin hukuki, idari, mali ve cezai sorumlulukları hakkında 6755 sayılı

Kanunun 37 nci maddesi uygulanır.

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarının

kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare

mahkemelerinde iptal davası açılabilir.

(8) Bu madde uyarınca yetkili olmayan

kamu kurum ve kuruluşuna yapılan başvurular yetkili olduğu değerlendirilen kamu

kurum ve kuruluşuna gönderilir ve durum başvurana bildirilir.

(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin

ortaya çıkabilecek ihtilafları gidermeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

25. Mahkemenin 13/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu; doçentliğin bir öğretim kadrosu niteliği

taşımasının yanında bilimsel çalışmanın bir aşamasını ifade ettiğini, bilimsel

çalışmaların da eğitim hakkı kapsamında kaldığını belirtmiştir. Bundan başka

başvurucu; doçentlik başvurusunun iptali sürecinde savunma hakkının

alınmadığını, bir terörist olarak damgalandığını, eğitimini devam ettirme

imkanından mahrum bırakıldığını ifade etmiş ve kişinin maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde; başvurucunun doçentlik

başvurusunun iptalinin kamu görevinden ihraç edilmesinden kaynaklandığını, bu

nedenle öncelikle başvurucunun kamu görevinden ihraç edilme işlemine karşı

Komisyona başvuruda bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerektiği

belirtilmiştir. Bundan başka Bakanlık; doçentlik iptalinin ilave tedbir

niteliğinde olduğunu, ilave tedbirlere karşı Komisyona başvuru yapılamayacağına

dair düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin bir kararıyla iptal edildiğini, bu durum

karşısında başvurucunun ilave tedbir aleyhine hangi hukuk yollarına başvurduğu

hususunda Anayasa Mahkemesini bilgilendirmediğini ifade etmiştir. Bu

açıklamalar sonrasında Bakanlık, başvurunun olağan kanun yolları tüketilmeden

yapıldığını vurgulamış ve başvurunun bu sebeple kabul edilemez bulunması

gerektiğini belirtmiştir.

28. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında,

öncelikle başvuru yollarının tüketilmediği iddiası hakkında açıklama yapmış,

daha sonra başvurunun esasına ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunmuştur.

Başvurucu, kamu görevinden çıkarılmasına dair işleme karşı Komisyona

başvurduğunu ancak talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Bundan başka

başvurucu, doçentlik başvurusunun iptaline dair işleme karşı ilgili idareye ve

derece mahkemelerine başvurduğunu ancak doçentlik başvurusunun iptalinin KHK

ile gerçekleştiği belirtilerek tüm taleplerinin reddedildiğini ifade etmiş ve

başvuru yollarını tükettiğinin açık olduğunu savunmuştur. Başvurucu, başvurunun

esasına ilişkin olarak ise başvuru formunda belirttiği iddialarını

tekrarlamıştır.

B. Değerlendirme

1. Genel İlkeler

29. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son

cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen

işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

31. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel

başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve

Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

32. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe

Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

33. Başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, ilke

olarak Anayasa Mahkemesine başvurunun yapıldığı tarihteki duruma bakılarak

değerlendirilir. Ancak Anayasa Mahkemesi bazı durumlarda bireysel başvuru

yapıldıktan sonra oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğine

de karar verebilir. Özellikle belli bir konudaki yapısal ve sistemik sorunlara

çözüm bulmak amacıyla sonradan oluşturulmuş bir yol söz konusu ise ikincillik

ilkesi, o konudaki temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddialarının -bu yol

vasıtasıyla- öncelikle idari ve yargısal makamlarca değerlendirilmesine imkân

tanınmasını gerekli kılabilir (Remziye Duman, B. No: 2016/25923,

20/7/2017, § 35).

34. Her hâlükârda bir başvuru yolunun tüketilmesinin

gerekli olması için ulaşılabilir olması, ihlal iddiaları yönünden makul bir

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip olması

gerekir. Belli bir başvuru yolunun soyut olarak belirtilen niteliklere sahip

olması yeterli değildir. Bu yolun uygulamada da anılan niteliklere sahip olması

ya da en azından sahip olmadığının kanıtlanmamış olması gerekir. Bununla

birlikte soyut olarak makul bir başarı sunma kapasitesi bulunan bir yolun

uygulamada başarıya ulaşmayacağına dair şüphe, o başvuru yolunun

tüketilmemesini haklı kılmaz. Özellikle sonradan oluşturulan ve henüz

uygulaması olmayan bir başvuru yolunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir (Remziye

Duman, § 36; İsmail Şahan, B. No: 2016/54509, 28/11/2019, §

42).

35. Dolayısıyla bireysel başvuru yapıldıktan sonra yeni

bir başvuru yolunun oluşturulması hâlinde Anayasa Mahkemesinin görevi, söz

konusu başvuru yolunun düzenleniş şekli itibarıyla ulaşılabilir olup

olmadığını, ihlal iddiaları yönünden makul bir başarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesine sahip olup olmadığını değerlendirmektir (Sait

Orçan, B. No: 2016/29085, 19/7/201, § 37).

2. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

36. 685 sayılı KHK’nın 2. maddesinde Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri düzenleme altına alınmıştır. Maddenin

ilk hâlinde ilave tedbirlere karşı Komisyona başvuru yapılamayacağı açıkça

belirtilmiştir. Doçentlik başvurularının da bir ilave tedbir olduğu hususunda

kuşku yoktur. 685 sayılı KHK'nın ilk hâli incelendiğinde başvurucu hakkındaki

ilave tedbire yönelik Komisyona başvuru yolu olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak

Anayasa Mahkemesi bir kararında (E.2018/74, K.2019/92, 24/12/2019) ilave

tedbirlere yönelik söz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğuna karar

vermiş ve ilave tedbirlere yönelik düzenlemeyi iptal etmiştir. Söz konusu

düzenlemenin iptali sonrasında ilave tedbirler için başvuru yolu getiren bir

kanuni düzenleme yapılmıştır. 7256 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle getirilen

düzenlemede ilave tedbirlere yönelik olarak tedbire maruz kalan kişilerin

tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına

başvurabileceği, kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı da idari

yargıda dava açılabileceği düzenlemesi yapılmıştır. Sonradan oluşturulan bu

başvuru yolunun ulaşılabilirlik açısından ve başarı şansı sunma, yeterli

giderim sağlama kapasitesi yönünden ayrı ayrı ve sırayla incelenmesi gerekir.

a. Ulaşılabilir Olma

37. OHAL kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan

ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişiler, kanuni temsilcisi ya

da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu

kurum ve kuruluşlarına kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde

başvuruda bulunabilecektir. Kişilerin yetkili olmayan kamu kurum ve kuruluşuna

başvuru yapmaları durumunda başvurular yetkili olduğu değerlendirilen kamu

kurum ve kuruluşuna gönderilecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarına başvurulması

için başvuranlardan masraf talep edilmesine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır.

Diğer yandan 7256 sayılı Kanun, makul bir süre içinde kurum ve kuruluşlara

başvurma imkânı da tanımaktadır. Bundan başka kurum ve kuruluşların altı ay

içinde başvuruyu sonuçlandırması bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir (bkz. §

24). Dolayısıyla kişileri mali külfet altına sokmaması, yetkili olmayan kamu

kurum ve kuruluşlarına yapılan başvuruların yetkili birimlere gönderilmesi

düzenlemesini içermesi ve kişilere makul bir süre içinde başvuru imkânı

tanıyarak başvuruda kolaylık sağlaması da dikkate alındığında sonradan

oluşturulan bu başvuru yolunun ulaşılabilir olmadığı bu aşamada söylenemez

(benzer değerlendirmeler için bkz. Remziye Duman, § 39).

b. Başarı Şansı Sunma Kapasitesine Sahip Olma

38. Başvurucunun 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması

dolayısıyla doçentlik başvurusu iptal edilmiştir. 7256 sayılı Kanun'un 41.

maddesinde öngörülen başvuru yolunun 7075 sayılı Kanun ile kanunlaşan 685

sayılı KHK'nın ikinci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak gerçekleşen

ve OHAL kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı bir

başvuru yolu olduğu belirtilmiştir (bkz. § 24). Dolayısıyla doçentlik

başvurusunun iptaline ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşların başvuru konusu

işlemi inceleme hususunda yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

39. Kamu kurum ve kuruluşları inceleme yaparken kendi

bünyelerinde bir komisyon kurabilecek, inceleme sürecinde her türlü bilgi ve

belgeyi ilgililerden talep edebilecektir. Soruşturmanın gizliliğine ve devlet

sırlarına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla kamu kurum ve

kuruluşları ile yargı mercileri, başvuru kapsamında ihtiyaç duyulan her türlü

bilgi ve belgeyi gecikmeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına göndermek veya

yerinde incelenmesine imkân sağlamak zorundadır. Başvurucuların kamu kurum ve

kuruluşlarına bilgi/belge sunmasına da bir engel bulunmamaktadır.

40. Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı yargı

yolu açıktır. Başvurucular, haklarındaki kararlara karşı idare mahkemelerinde

dava açarak yargı yoluyla da hakkını arayabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının

kararları yargı denetimine açık olduğundan anılan kararlara karşı yargı yoluna

başvurulduğunda Anayasa'nın 36. maddesi gereği başvuruculara adil yargılanma

hakkının tüm güvencelerinin sağlanması gerekir. Bu bağlamda yargılamanın

bağımsız ve tarafsız bir mahkemece, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerine aykırı olmayacak şekilde hakkaniyete uygun yürütülmesi ve makul

sürede sonuçlandırılması anayasal zorunluluktur. Yargılamanın adil yargılanma

hakkı kapsamındaki usul güvencelerine uygun yürütülmesi gerektiğinden ve aksine

bir düzenleme de bulunmadığından yargılamada potansiyel olarak başvurucuların

dosyaya erişmelerine, davaya etkili şekilde katılmalarına, delillerini sunma ve

inceletme fırsatına sahip olmalarına engel bir durum bulunmamaktadır.

41. Kamu kurum ve kuruluşlarının başvuru konusu işlemi

incelemeye, başvuruyu kabul ederek icra edilebilir bir karar verebilmeye,

bilgi/belgelere ulaşma ve incelemeye yetkili olması, başvurucuların kamu kurum

ve kuruluşlarına bilgi ve belge sunmalarına engel bir durumun bulunmaması,

kararlara karşı yargı yolunun açık olması, bu kapsamda adil yargılanma hakkına

ilişkin güvencelerin yargılama sırasında sağlanmasının Anayasa'nın 36. maddesi

gereği zorunluluk arz etmesi ve 7256 sayılı Kanun ile bu konuda sınırlama

getirilmemiş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu

başvuru yolunun düzenleniş şekli itibarıyla başvuruculara ihlal iddiaları

yönünden makul bir başarı şansı sunma kapasitesine sahip olduğu sonucuna

ulaşılmıştır (benzer değerlendirmeler için bkz. Remziye Duman, § 44; Sait

Orçan, § 44).

c. Yeterli Giderim Sağlama Kapasitesine Sahip Olma

42. Kamu kurum ve kuruluşları başvuru üzerine yapacağı

inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin

kaldırılmasına karar verecektir. Hakkında ilave tedbir uygulanan kişilerin

yaptıkları başvurunun kabulü hâlinde işin doğası gereği bu kişiler bakımından

eski hâlin iadesi veya bu mümkün olmadığında yeterli giderim imkânının

sağlanması gerekecektir.

43. Söz konusu başvuru yolunun ilave tedbirlerin

kaldırılmasına imkân tanıması ve tedbirin denetlenmesine ilişkin sürecin hızlı

şekilde gerçekleşmesine ilişkin hükümler içermesi nedenleriyle potansiyel

olarak yeterli giderim sağlama kapasitesine de sahip olduğu kanaatine

ulaşılmıştır (benzer değerlendirmeler için bkz. Remziye Duman, § 47; Sait

Orçan, § 46).

44. Sonuç olarak 7256 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle OHAL

kapsamında kabul edilen kanunlardan kaynaklı ilave tedbirlere yönelik olarak

getirilen ve öncelikle ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına talepte bulunma, daha

sonra ise idari yargıda dava açma yolu öngören başvuru yolunun ilk bakışta

ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim

sağlama kapasitesine sahip olduğu anlaşıldığından anılan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı değerlendirilmiştir.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 13/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Ömer MENCİK Başvurucu : Mehmet CEVRİ Vekili : Av. Cengiz AKBAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/32097, 13 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/32097
Tarih
13 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • H.k.t. ve I.t. Başvurusu (B. No: 2017/6427)
  • Vedat İnce Başvurusu (B. No: 2018/30685)
  • Selma Irmak Başvurusu (B. No: 2020/1986)
  • M.d. Başvurusu (B. No: 2018/33546)
  • M.f. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/38535)
  • Yaşar Demir ve Yunus Demir Başvurusu (B. No: 2017/14644)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.