İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Denk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6264)

1. Başvuru, kadastro davasının makul sürede sonuçlandırılmaması

Başvuru No2013/6264Tarih6 Nisan 2016Okuma16 dk · 3.283 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Denk Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
6 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/6264
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.283 kelime·16 dk okuma·24 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kadastro davasının makul sürede sonuçlandırılmaması

nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 19/8/2013 ve 16/12/2013 tarihlerinde Anayasa

Mahkemesine doğrudan yapılmıştır.Başvuru

formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruların

Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından 30/9/2014 tarihinde

2013/6264 numaralı başvurunun, Birinci Bölüm Üçüncü Komisyon tarafından 29/9/2014

tarihinde 2013/9052 numaralı başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvurucu Mehmet Denk ve Zini Denk

tarafından yapılan 2013/9052 sayılı bireysel başvuru dosyası ile Mehmet Denk,

Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan

Güneş tarafından yapılan 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyası

aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiş; incelemeye

2013/6264 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 5/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 3/3/2015 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

7. Anayasa Mahkemesince Merkezî Nüfus İdare Sistemi üzerinden

yapılan sorgulamada başvuruculardan Mehmet Denk’in

19/7/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

8. Vefat eden başvurucunun mirasçılarından Servet Denk, Eyyup Denk, Mekkiye Alkan, Emine

Denk, Abdulkadir Denk, Zeki Denk, Mülkiye Denk, Gülten Denk, Evin Necimoğlu, Devrim Denk, Ersin Denk, Esin Denk, İbrahim

Murat Denk murisleri Mehmet Denk tarafından yapılmış olan bireysel başvuruyu

devam ettirdiklerini ve başvuru dosyasındaki ihlal iddialarına katıldıklarını

beyan etmişlerdir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucular Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan

Denk ve Gülşan Güneş'in murisi Mustafa Denk ile

başvurucular Mehmet Denk ve Zini Denk tarafından

Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde 16/3/1954 tarihinde Ö.G. ve müşterekleri

aleyhine müdahalenin men'i davası açılmış; dava,

Mahkemenin E.1954/38 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

11. Derik Asliye Hukuk Mahkemesi 4/7/1956 tarihli ve E.1954/38,

K.1956/85 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar vermiş, temyiz üzerine

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 25/2/1957 tarihli ve E.1957/1000, K.1957/208 sayılı

ilâmıyla eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını

bozmuştur.

12. Bozma kararı üzerine yapılan yargılamada Derik Asliye Hukuk

Mahkemesi, 11/5/1960 tarihli ve E.1957/47, K.1960/31 sayılı kararıyla davanın

reddine karar vermiş, temyiz üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 5/4/1962

tarihli ve E.1962/642, K.1962/2456 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi

kararını bozmuştur.

13. Bozma kararı üzerine yapılan yargılamada Derik Asliye Hukuk

Mahkemesi 3/7/1963 tarihli veE.1963/13, K.1963/54 sayılı kararıyla tekrar

davanın reddine karar vermiş, temyiz üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

21/3/1964 tarihli ve E.1963/8159, K.1964/1674 sayılı ilâmıyla İlk Derece

Mahkemesi kararını bozmuştur.

14. Yargıtay bozma ilâmı sonrasında Derik Asliye Hukuk

Mahkemesine gelen dava hakkında Mahkeme 3/10/1967 tarihli ve E.1964/118,

K.1967/79 sayılı kararıyla dava konusu gayrimenkullerin bulunduğu Hisaraltı köyünde kadastro çalışmalarına başlandığı

gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli Derik Tapulama

Hâkimliğine gönderilmesine karar vermiştir.

15. Derik Tapulama Hakimliği 26/3/1971 tarihli ve E.1967/183,

K.1971/28 sayılı kararıyla hâkimlerin davadan çekinmeleri nedeniyle merci

tayini için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar

vermiştir.

16. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 25/5/1971 tarihli ve E.1971/6117,

K.1971/5049 sayılı ilâmıyla Kızıltepe Tapulama Mahkemesini davaya bakmak için

görevlendirmiştir.

17. Kızıltepe Kadastro Mahkemesi 20/3/1981 tarihli ve E.1972/73,

K.1981/61 sayılı kararı ile görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli Mahkeme

olan Derik Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

18. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk

Dairesi 20/10/1981 tarihli ve E.1981/12486, K.1981/10739 sayılı ilamıyla İlk

Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur.

19. Bozma ilamı üzerine dava, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin

1982/10 sayılı esasına kaydedilmiştir.

20. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılması ve dava

dosyalarının Mardin Adliyesine devredilmesinden sonra dava dosyası Mardin

Kadastro Mahkemesinin 2013/78 sayılı esasına kaydedilmiş olup yargılama hâlen

devam etmektedir.

21. Başvurucular 19/8/2013 ve 16/12/2013 tarihlerinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

22. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun

25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin birinci fıkrası, 29. maddesinin

birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30. maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36. maddesinin birinci fıkrasının

son cümlesi (Güher Ergun ve Tosun Tayfun

Ergun, B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22).

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 6/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

24. Başvurucular 16/3/1954 tarihinde Derik Asliye Hukuk

Mahkemesinde müdahalenin men'i davası olarak

açtıkları ve taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarına başlandığı

gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine devredilen davadaki yargılamanın hâlen devam

ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını

kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını

belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. 2013/6264 Numaralı

Bireysel Başvuru Dosyasındaki İhlal İddiaları

26. Başvurucular 16/3/1954 tarihinde Derik Asliye Hukuk

Mahkemesinde müdahalenin men'i davası olarak

açtıkları ve taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarına başlandığı

gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine devredilen davadaki yargılamanın halen devam

ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını

kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını

belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

27. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın

36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan

makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup ayrıca davaların en az giderle ve

mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulması gerektiği açıktır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38, 39).

28. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken kriterlerdir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 41–45).

29. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara

bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz mülkiyeti hakkında

Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararı sonucu Derik

Kadastro Mahkemesine gönderilen, bu Mahkemenin kapatılması üzerine Mardin

Kadastro Mahkemesine devredilen kadastro tespitine itiraz davasında 3402 sayılı

Kanun ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (Güher Ergun ve

diğerleri, § 49).

30. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

makul süre değerlendirmesinde sürenin başlangıcı kural olarak uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı tarihtir, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup somut başvuru açısından bu tarih

16/3/1954'tür.

31. Başvuruya konu dava; başvurucular Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal

Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş’in miras

bırakanlarından intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu

yönüyle makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin

başlangıç anı, mirasçıların yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda

muris açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren Erdal ve diğerleri, B. No:

2013/1115, 5/12/2013, § 51).

32. Sürenin bitiş tarihi ise çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı başvurunun

karara bağlandığı tarihtir (Güher Ergun ve diğerleri,§

52).

33. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinden

başvurucular Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş'in murisi Mustafa Denk ile başvurucular Mehmet

Denk ve Zini Denk tarafından Derik Asliye Hukuk

Mahkemesinde 16/3/1954 tarihinde Ö.G. ve müşterekleri aleyhine müdahalenin men'i davası açıldığı; bu davanın, Mahkemenin E.1954/38

sayılı dosyasına kaydedildiği, yapılan yargılamada davanın kabulüne karar

verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulduğu, bozma üzerine

yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz

incelemesi sonucunda bozulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay bozma kararı sonrası

Derik Asliye Hukuk Mahkemesine gelen dava hakkında, dava konusu

gayrimenkullerin bulunduğu Hisaraltı köyünde kadastro

çalışmalarına başlandığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın

görevli Derik Tapulama Hâkimliğine gönderilmesine karar verildiği, davanın

Derik Tapulama Mahkemesinin E.1967/183 sayılı dosyasına kaydedildiği,

Mahkemenin 26/3/1971 tarihli ilâmı ile hâkimlerin davadan çekinmeleri nedeniyle

merci tayini için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine

karar verildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin davaya bakmak için Kızıltepe

Tapulama Mahkemesini görevlendirdiği, yapılan yargılama sonunda Kızıltepe

Tapulama Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı Derik Tapulama

Mahkemesine gönderdiği, yapılan temyiz incelemesi sonucunda İlk Derece

Mahkemesinin kararının bozulduğu ve davanın Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin

E.1982/10 sayılı dosyasına kaydedildiği belirlenmiştir. Mahkemece Derik

Tapulama Mahkemesine keşif yapılması konusunda talimatlar yazıldığı ancak bu

talimatların yerine getirilmediği, yapılan duruşmalarda talimat cevaplarının

beklendiği ve dosya kapsamında henüz keşif yapılamadığı anlaşılmıştır.

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dosyanın Mardin Kadastro

Mahkemesine devredildiği ve yargılamanın hâlen devam ettiği belirlenmiştir.

34. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden başvuruya konu

yargılama sürecinin kısmen Asliye Hukuk kısmen Kadastro Mahkemesi önünde

sürdüğü görülmekle 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni

hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için

geçerli genel usule ilişkin hükümleri içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir

yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel

usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 20).

35. Kadastro Mahkemesi ve 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü

yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar, daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış

ve Anayasa Mahkemesi tarafından özellikle yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin dikkate alınmadığı gözönünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (Güher Ergun ve diğerleri,

§§ 54-64; Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun,

§§ 53-62; Gülseren Erdal ve diğerleri,

§§ 60-67; Haydar İzgi, B. No:

2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

36. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

niteliğinin bulunduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak

bakıldığında 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama

sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve başvurucular açısından altmış bir yılı

aşkın bir süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

38. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarını

kullanamadıklarını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup başvurucuların makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler

ışığında mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

b. 2013/9052 Numaralı Bireysel Başvuru

Dosyasındaki İhlal iddiaları

i. Başvurucu Mehmet Denk Yönünden

39. Başvurucu 16/3/1954 tarihinde Derik Asliye Hukuk

Mahkemesinde müdahalenin men'i davası olarak

açtıkları ve taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarına başlandığı

gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine devredilen davadaki yargılamanın hâlen devam

ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını

kullanamadığını, taşınmazının gelirlerinden yararlanamadığını belirterek mülkiyet

ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

40. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Bireysel başvuru formu ve ekleri"

başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Başvurucuların, adreslerinde veya

başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu

Mahkemeye bildirmeleri zorunludur."

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Başvuru hakkının kötüye kullanılması” kenar başlıklı 51.

maddesi şöyledir:

“Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye

kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında,

ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere

disiplin para cezasına hükmedilebilir.”

42. İlgili düzenleme vasıtasıyla genel hukuk teorisinde bir kamu

düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü

amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk

düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının,

bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda

bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Mahkemenin başvuruyu

gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların, başvuru hakkının kötüye

kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

43. Bu kapsamda özellikle Mahkemeyi yanıltmak amacıyla kasten

gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge

sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur

hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan

ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler

hakkında Mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir

kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı

kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit

veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında

ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla

bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru

hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29).

44. Somut başvuru açısından başvurucu Mehmet Denk’in

hem 2013/6264 sayılı bireysel başvuru dosyasında hem de 2013/9052 sayılı

bireysel başvuru dosyasında başvurucu olarak yer aldığı tespit edilmiştir.

Anılan bireysel başvuru dosyaları, başvurulara konu olan davaların aynı olduğu

gerekçesiyle birleştirilmiştir (bkz. § 4). Dolayısıyla başvurucu Mehmet Denk,

hukuki sebepleri ve maddi olayları aynı olan bir konuda hem 19/8/2013 tarihinde

hem de 16/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş, söz konusu başvurular

yapıldıktan sonra mükerrer tazminat ödenmesine yol açabilecek bu hususa ilişkin

olarak Mahkememize herhangi bir bilgilendirmede bulunmamıştır.

45. Açıklanan nedenle başvurucunun; başvurunun değerlendirilmesi

noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku

bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli

gelişmeler hakkında Mahkemeyi bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru

bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanımı

nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Başvuru hakkını kötüye kullanan kişi

ölmüş olduğu için disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekli görülmemiştir.

ii. Başvurucu Zini

Denk Yönünden

46. Başvurucu 16/3/1954 tarihinde Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde

müdahalenin meni davası olarak açtıkları ve taşınmazın bulunduğu yerde kadastro

çalışmalarına başlandığı gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine devredilen davadaki

yargılamanın hâlen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılamadığını, bu

sürede taşınmazlarını kullanamadığını, taşınmazının gelirlerinden

yararlanamadığını belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

47. Yukarıda 2013/6264 sayılı bireysel başvuru dosyası açısından

yapılan değerlendirmeler ışığında başvuruya konu davanın taraf sayısı ve

mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği, başvuruya konu

yargılamanın karmaşık niteliğinin bulunduğunu ortaya koymakla birlikte davaya

bütün olarak bakıldığında 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi

bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar

verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve başvurucu açısından altmış bir

yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir

gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

48. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

49. Başvurucu uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazını kullanamadığını

belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir. Yukarıda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddiaların değerlendirilmesinde yer verilen tespitler

ışığında başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının

ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

50. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

51. Başvurucular Mehmet Denk ve Zini

Denk maruz kaldıkları zarar karşılığı olarak toplam 250.000 TL maddi, 300.000

TL manevi tazminat; başvurucular Mehmet Denk, Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal

Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş maruz kaldıkları

zarar karşılığı olarak toplam 500.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminat

talep etmişlerdir.

52. Başvuruda adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

53. Başvurucuların tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin altmış

bir yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama süresi dikkate alındığında

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Zini Denk’e net 26.000 TL;

başvurucu Mehmet Denk’in başvuruyu devam ettiren

mirasçıları Servet Denk, Eyyup Denk, Mekkiye Alkan, Emine Denk, Abdulkadir Denk, Zeki Denk,

Mülkiye Denk’in her birine ayrı ayrı net 3.500 TL;

Gülten Denk, Evin Necimoğlu, Devrim Denk, Ersin Denk,

Esin Denk, İbrahim Murat Denk’in her birine ayrı ayrı

net 600 TL; başvurucular Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş’in her birine ayrı ayrı net 2.400 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

54. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş

olmakla beraber tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında

illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat

taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

55. 2013/9052 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki

başvurucular Mehmet Denk ve Zini Denk tarafından

yapılan ve dosyadaki belgelerden 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin

başvurucu Zini Denk’e

ödenmesine, başvurucu Mehmet Denk tarafından yapılan yargılama giderinin kendi

üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

56. 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki

başvurucular Mehmet Denk (mirasçılarına) , Sedat Denk,

Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş

tarafından yapılan ve dosyadaki belgelerden 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

57. Başvurucuların vekille temsil edildikleri dikkat alınarak

1.800 TL vekâlet ücretinin başvurucu Mehmet Denk’in

mirasçıları ve diğer başvurucuların tamamına müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

58. Başvuruya konu yargılamanın başvurucular açısından altmış

bir yılı aşkın bir süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki

başvurucular Mehmet Denk, Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş’in makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine ilişkin iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. 2013/9052 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki başvurucu Zini Denk’in makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. 1. 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki

başvurucular Mehmet Denk, Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş’in Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. 2013/9052 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki başvurucu Zini Denk’in Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. 2013/9052 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki başvurucu

Mehmet Denk’in başvurusunun başvuru hakkının kötüye kullanımı

nedeniyle REDDİNE,

D. Başvurucu Zini Denk’e

net 26.000 TL, başvurucu Mehmet Denk’in başvuruyu

devam ettiren mirasçıları Servet Denk, Eyyup Denk, Mekkiye Alkan, Emine Denk, Abdulkadir Denk, Zeki Denk,

Mülkiye Denk’in her birine net 3.500 TL; Gülten Denk,

Evin Necimoğlu, Devrim Denk, Ersin Denk, Esin Denk,

İbrahim Murat Denk’in her birine net 600 TL;

başvurucular Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk ve Gülşan Güneş’in her birine net 2.400 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

E. 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucu Zini Denk’e ÖDENMESİNE, başvurucu

Mehmet Denk tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde

BIRAKILMASINA,

F. 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin Mehmet Denk

(mirasçılarına), Sedat Denk, Hidayet Denk, Kemal Denk, Cihan Denk, Gülşan Güneş isimli BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

G. Başvurucuların vekille temsil edildikleri dikkate alınarak

1.800 TL vekâlet ücretinin başvurucu Mehmet Denk’in

mirasçıları ve diğer başvurucuların tamamına MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

H. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

I. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığa GÖNDERİLMESİNE

6/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucular

:

1. Mehmet

DENK

2. Sedat

DENK

3. Hidayet

DENK

4. Kemal

DENK

5. Cihan

DENK

6. Gülşan GÜNEŞ

7. Zini DENK

Vekili

:

Av. Ali

AYDEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6264, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki
  12. B. 1. 2013/6264 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki
  13. C. 2013/9052 numaralı bireysel başvuru dosyasındaki başvurucu
  14. D. Başvurucu Zini Denk’e
  15. G. Başvurucuların vekille temsil edildikleri dikkate alınarak
  16. H. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  17. I. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine
  18. İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığa GÖNDERİLMESİNE
  19. Necipoğlu
  20. Kaya
  21. Denk
  22. Denk
  23. Denk
  24. Denk
  25. Denk
  26. Aydemir
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6264
Tarih
6 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Ali Yanar Başvurusu (B. No: 2013/5216)
  • Ferdi Koç Başvurusu (B. No: 2013/3398)
  • Şaban Karaman Başvurusu (B. No: 2013/5527)
  • Pelşini Bilen Başvurusu (B. No: 2013/1774)
  • Osman Gümüşcü Başvurusu (B. No: 2013/7006)
  • Gülamir Bozma Başvurusu (B. No: 2013/4569)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.