İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Diyaeddin Serin Başvurusu (B. No: 2014/1110)

1. Başvuru, üçüncü kişi tarafından taşınmazın işgal edilmesi

Başvuru No2014/1110Tarih5 Aralık 2017Okuma6 dk · 1.283 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Diyaeddin Serin Başvurusu

Karar tarihi
5 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/1110
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.283 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, üçüncü kişi tarafından taşınmazın işgal edilmesi

sonucu tesis edilen müdahalenin meni işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi

nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucunun maliki olduğu Bursa ili Orhangazi ilçesi

sınırları dâhilinde bulunan tarla vasıflı taşınmaz üzerinde üçüncü kişi

tarafından tarımsal faaliyet yapılmaktadır. Üçüncü kişinin taşınmazı işgal

ettiği belirtilerek 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun

uyarınca müdahalenin önlenmesi için Orhangazi Kaymakamlığı nezdinde idari

başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuru üzerine4/7/2012 tarihli müdahalenin menine

yönelik işlem tesis edilmiştir.

8. Müdahalenin meni işleminin iptali istemiyle taşınmazı işgal

eden kişi tarafından Bursa 1. İdare Mahkemesi(Mahkeme)

nezdinde dava açılmış ve başvurucu davalı Orhangazi Kaymakamlığı yanında davaya

müdahil olmuştur.

9. Mahkeme 27/12/2012 tarihli kararıyla, 3091 sayılı Kanun'un

taşınmaz mülkiyeti yönünden haklılığın saptanmasını sağlayacak bir hüküm

içermediğini tespit etmiştir. Mahkeme, 3091 sayılı Kanun'un adli yargıda

mülkiyet uyuşmazlığı çıkarılana kadar zilyetliğin korunmasını amaçladığını

belirtmiştir. Üçüncü kişinin işlem tarihinde söz konusu taşınmazın zilyedi

bulunduğuna dikkat çeken Mahkeme zilyet bulunan kişi hakkında tesis olunan

işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı vermiştir.

10. İptal kararı Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 25/6/2013

tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi de aynı Mahkemenin

26/11/2013 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.

11. Karar düzeltme isteminin reddine dair ilamın 20/12/2013

tarihinde tebellüğ edilmesi üzerine 20/1/2014 tarihinde bireysel başvuru

yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. 3091 sayılı Kanun 'un 1. maddesi şöyledir;

"Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed

bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya

bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve

tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan

taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından

önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar."

13. 3091 sayılı Kanun'un 2. maddesi şöyledir;

"Taşınmaz mallara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde; taşınmaz

mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali

yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından bu tecavüz veya

müdahalenin önlenmesine karar verilir ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim

edilir."

14. 3091 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir;

"Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya

müdahalenin önlenmesi için, yetkili makamlara başvurmaya, o taşınmaz malın

zilyedi, zilyed birden fazla ise içlerinden biri

yetkilidir."

15. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun

683. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir;

"Malik, malını haksız

olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her

türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."

16. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir;

"Bir hakka

dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi

tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak

sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan

zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar

adlî para cezası verilir. "

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 5/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

18. Başvurucu; taşınmazının fiilen işgal edildiğini, mütecaviz

üçüncü kişinin taşınmaz üzerinde hiçbir hakkının bulunmadığını, aralarında

kullanıma yönelik bir sözleşme de olmadığını belirtmiştir. Başvurucu,

taşınmazının işgal edilmesi ve kendisinin taşınmaz üzerinde tasarruf edememesi

nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

19. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak için ihlale neden olduğu iddia edilen

işlem veya eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş

olması gerekir.

20. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

genel yargı mercilerinde, olağan kanun yolları ile çözüme kavuşturulması

esastır. Bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan

denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulabilir (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §§

17,18).

21. Somut olayda başvurucu, taşınmazının işgal edilmesi

nedeniyle talebi üzerine 3091 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen müdahalenin

meni işleminin üçüncü kişi tarafından idareye karşı açılan dava sonucu iptal

edilmesine dair yargılama sürecini temel alarak mülkiyet hakkının ihlali

iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

22. Başvuru konusu olayda, başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik

olarak kamu makamlarınca doğrudan yapılan bir müdahale mevcut olmayıp özel

kişiler arası bir uyuşmazlık söz konusudur. Dolayısıyla başvuruda, devletin

mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülükleri yönünden inceleme yapılması

gerekmektedir.

23. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye

bağlanmıştır. Bu maddede bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan

mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yalnızca

devletin müdahaleden kaçınmasına bağlı değildir.Anayasa'nın

5. ve 35. maddeleri uyarınca devletin mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin

pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler, kimi

durumlarda özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet

hakkının korunması için belirli tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir (Eyyüp Boynukara, B.

No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-41).

24. Devletin pozitif yükümlülükleri, mülkiyet hakkına yapılan

müdahalelere karşı usule ilişkin güvenceleri sunan yargısal yolları da içeren

etkili hukuksal bir çerçeve oluşturma ve oluşturulan bu hukuksal çerçeve

kapsamında yargısal ve idari makamların bireylerin özel kişilerle olan

uyuşmazlıklarında etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek

sorumluluklarını da içermektedir (Selahattin

Turan, B. No: 2014/11410, 22/6/2017, § 41).

25. Bu bağlamda, ilgili hukuk kısmında yapılan alıntılardan da

anlaşıldığı üzere pozitif hukukumuzun taşınmaz mülkiyetinin korunması ile

ilgili olarak etkin hukuki ve cezai yolları temin ettiği açıktır. Taşınmaz

maliki sıfatıyla başvurucunun, mülkiyet hakkına dayalı olarak 4721 sayılı

Kanun'un 683. maddesi uyarınca "haksız el atmanın önlenmesi" davası açmak suretiyle mülkünü koruması

mümkün olduğu gibi 5237 sayılı Kanun'un 154. maddesinde düzenlenen "hakkı olmayan yere tecavüz"

suçu kapsamında mülkiyet hakkının etkin şekilde korunması bakımından ceza

hukuku araçlarından yararlanabilmesi de söz konusudur.

26. Başvurucu, taşınmaz zilyetliğinin korunması için ihdas

edilen 3091 sayılıKanun uyarınca idareye

başvurmuştur. Bu Kanun uyarınca Orhangazi Kaymakamlığı tarafından tesis edilen

müdahalenin meni kararı alınmasına yönelik işlem ise derece mahkemesi

tarafından üçüncü kişinin zilyet olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir (bkz. §

9).

27. 3091 sayılı Kanun'un öngördüğü koruma taşınmazın zilyedine

yönelik olup, başvurucunun kendi anlatımına göre, müdahalenin meni kararının

alındığı tarih itibariyletaşınmazın maliki olduğu

ancak zilyet olmadığı anlaşılmaktadır. Bu hâle göre başvurucu zilyetliğin

korunmasına ilişkin idari veya yargısal yollardan yararlanamamaktadır.

28. Yukarıda da değinildiği üzere başvurucunun taşınmazına

yapılan müdahaleyi engellemek için malik sıfatıyla başvurabileceği yargısal

yollar mevcuttur (bkz. § § 15, 16). Buna karşın başvurucu bu yargısal yollara

başvurduğuna dair herhangi bir somut bilgi veya belge sunamamıştır. Başvurucu,

mülkiyet hakkı ihlali iddiasında bulunduğu bu başvuruyu, zilyetliği koruyan

hukuki mekanizmayı işlettiği yargısal süreci temel alarak gerçekleştirmiştir.

Mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri süren başvurucunun bireysel başvuruya

konu ettiği zilyetliğin korunmasına ilişkin idari yol ise somut olay bağlamında

tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu değildir.

29. Bu durumda mülkiyet hakkının korunması bağlamında hukuk

sisteminde mevcut etkili hak arama yollarının tüketildiğinin kabulü mümkün

değildir.

30. Açıklanan nedenlerle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasının yetkili derece mahkemeleri önünde tanınan başvuru yolları

tüketilmeden bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

5/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan ÇAKMAK

Başvurucu

:

Mehmet Diyaeddin

SERİN

Vekili : Av. Alper Muammer KOCABAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/1110, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurunun başvuru
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Serin
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/1110
Tarih
5 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Enver Ocak Başvurusu (B. No: 2014/12314)
  • Samet Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/20188)
  • Nusret Mutluca Başvurusu (B. No: 2014/14436)
  • İbrahim Tokurcal Başvurusu (B. No: 2014/14261)
  • Ali Turhan Başvurusu (B. No: 2014/20484)
  • Bedrettin Dalan Başvurusu (B. No: 2014/18666)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.