İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Şener Eruygur Başvurusu (B. No: 2013/6901)

1. Başvurucu, hakkında

Başvuru No2013/6901Tarih12 Mart 2015Okuma9 dk · 1.899 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Şener Eruygur Başvurusu

Karar tarihi
12 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/6901
R.G. Tarih- Sayı
16/5/2015-29357
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.899 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, hakkında

çıkarılan yakalama emri sonrasında tutuklanarak cezaevine konulmasının yaşam hakkını

ihlal ettiğini ileri sürerek Anayasa’nın 17. maddesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve tedbiren tahliye kararı verilmesini talep

etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 4/9/2013 tarihinde

İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir

3. İkinci Bölümün başvurucunun,

hakkında çıkarılan yakalama emri sonrasında tutuklanarak cezaevine konulmasının

yaşam hakkını ihlal ettiği iddiasıyla ilgili tedbir talebiyle ilgili olarak

2/10/2013 tarihinde yaptığı toplantıda, başvurucunun tedbir talebinin reddine

karar verilmiştir.

4. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 10/10/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir..

5. Bölüm tarafından 12/12/2013

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar

verilmiştir.

6. Başvuru konusu olay ve

olgular 16/12/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet

Bakanlığı, görüşünü 17/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

7. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan

görüş başvurucuya 25/2/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, 11/3/2014

tarihinde Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, 2008 yılında

gözaltına alınmış, Emniyette susma hakkını kullanmış, Savcılık sorgusu

sırasında beyin kanaması geçirme riski görülmesi üzerine adliyede görevli

doktorun sevki ile Taksim İlkyardım Hastanesine gönderilmiş ve yasal sürenin

dolması üzerine çıkarıldığı Mahkemede ifade vermeksizin tutuklanarak Kandıra F

Tipi Cezaevine gönderilmiştir.

10. Başvurucu, tutuklanması

üzerine müteaddit defalar sağlık sorunlarının olduğuna ve cezaevinde kalmasının

sağlığı yönünden sakıncalı olacağına ilişkin dilekçeler vermiştir. Başvurucunun,

aşırı tansiyon yükselmesi sonucu merdivenden düşmesi nedeniyle boynu dört

yerden kırılmış ve beyin kanaması geçirmiştir. Kocaeli Tıp Fakültesinde

geçirdiği beyin ameliyatının ardından bir ay boyunca yoğun bakımda kalmış,

tedavisi uzun süre devam etmiştir. Yoğun bakımda tedavisi devam etmekte iken

yargılamayı yapan Mahkemece tahliye edilmiştir.

11. Başvurucu, geçirmiş olduğu

düşmeye bağlı kafa travması nedeniyle hiçbir zaman savunma yapacak durumda

olmadığını, bundan sonra da olamayacağını, beyninin hasar gören kısımları

nedeniyle okuma yazma başta olmak üzere birçok akli melekesinin asla geri

getirilemeyeceğini, davanın başından beri mevcut tıbbi durumunun Mahkemenin

bilgisi dâhilinde olduğunu, tüm bunlar Mahkemesince bilindiğinden dolayı beş

yıllık yargılama boyunca hiç tutuklanmadığını ve cezaevine gönderilemediğini

ifade etmiştir.

12. Başvurucu, durumunun Mahkeme

heyetince görülmek istenmesi üzerine tüm yargılama süresinde sadece bir kez

duruşmaya getirilmiş, kimlik tespiti dahi yapılamadan ve ifade aşamasına

geçilmeksizin ambulansla tekrar evine gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Dördüncü

İhtisas Kurulunun 28/12/2012 tarih ve 5012 sayılı kararında, başvurucunun “…mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve

sonuçlarını idrak etme ve bu fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme

yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arıza içinde olduğuna delalet

edecek herhangi bir tıbbı bulgu ve belgeye de rastlanmasdığı”

belirtilmiştir.

13. İstanbul 13. Ağır Ceza

Mahkemesinin 2009/191 Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen yargılama

sonucunda verilen 5/8/2013 tarihli karar ile başvurucunun “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti

Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen

engellemeye teşebbüs” suçundan müebbet, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”

suçundan 5 yıl 10 ay, “Yasaklanan bilgileri

temin” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına

hükmedilmiştir.

14. İstanbul 13. Ağır Ceza

Mahkemesinin 5/8/2013 tarihindeki hüküm duruşmasında, başvurucu hakkında 5271

sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca yakalama emri çıkarılmasına karar

verilmiştir.

15. Başvurucu, İstanbul 13. Ağır

Ceza Mahkemesinin 5/8/2013 tarihli yakalama emrinin iptal edilmesini talep

etmiş, talep Mahkemenin 6/8/2013 tarih ve 2013/484 Değişik İş sayılı kararı ile

yakalama emrinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

16. Başvurucu, İstanbul 13. Ağır

Ceza Mahkemesin 6/8/2013 tarihli ret kararına karşı İstanbul 14. Ağır Ceza

Mahkemesine itiraz etmiş, itiraz incelemesi sonucunda Mahkeme başvurucunun

talebi ile ilgili olarak 22/8/2013 tarih ve 2013/553 Değişik İş sayılı kararı

ile “anılan mahkeme kararlarının 5271 sayılı

Kanun’un 267. maddesi kapsamında sayılan itiraz edilebilir mahkeme

kararlarından olmadığı” gerekçesiyle karar verilmesine yer

olmadığına hükmetmiştir.

17. Başvurucu hakkında İstanbul

13. Ağır Ceza Mahkemesi 5/8/2013 tarihinde karar vermiştir. İstanbul 13. Ağır

Ceza Mahkemesinin 5/8/2013 tarihindeki hüküm duruşmasında 5271 sayılı Kanun’un

93. maddesi uyarınca başvurucu hakkında çıkardığı yakalama emri Mahkemenin

11/9/2013 tarih ve 2013/532 Değişik İş sayılı kararı ile infaz edilerek

tutuklama kararı başvurucunun yüzüne okunmuştur.

18. Başvurucu, 4/9/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

19. İsnat olunan suçun işlendiği

tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı mülga Kanun’un 147. maddesi şöyledir:

“Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri

Heyetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren

menedenlerle bunları teşvik eyliyenlere ağırlaştırılmış

müebbet ağır hapis cezası hükmolunur …”

20. Aynı Kanun’un 61. maddesi,

işlendiği zamanda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçun

teşebbüs aşamasında kalması halinde failin on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis

cezası ile cezalandırılmasını öngörmektedir.

21. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde,

şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi

beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama

kararı verilemez.

(2)

Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli

veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular

varsa.

b) Şüpheli

veya sanığın davranışları;

1.

Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık,

mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında

kuvvetli şüphe oluşturuyorsa,

(3)

Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı

halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.

9.2004

tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; (1)

…

9. Suç

işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde

220),

10.

Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

11.

Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311,

312, 313, 314, 315),

…

(4) Sadece

adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla

olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”

22. 5271 sayılı Kanun’un 260.

maddesi şöyledir:

“(1) Hâkim ve mahkeme kararlarına

karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını

almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan

sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları

açıktır.

(2) Asliye

ceza mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemenin yargı çevresindeki

sulh ceza mahkemelerinin; ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet

savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ve sulh ceza

mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge

adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler.

(3)

Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 12/3/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 4/9/2013 tarih ve 2013/6901

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

24. Başvurucu, İstanbul 13. Ağır

Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda hükümle birlikte hakkında

yakalama emri çıkartılması nedeniyle sonrasında tutuklanarak cezaevine

konulması durumunda yaşam hakkının ihlal edileceğini ileri sürmüş ve yakalama

emrinin kaldırılmasını istemiştir.

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve

olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun iddialarının özü,

mahkûmiyet kararıyla birlikte verilen tutukluluk kararı nedeniyle özgürlük ve

güvenlik hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Bu nedenle incelemenin özgürlük

ve güvenlik hakkı kapsamında yapılması gerekir.

26. Anayasa’nın 19. maddesinin

ikinci fıkrası şöyledir:

“Şekil ve şartları kanunda

gösterilen:

Mahkemelerce

verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine

getirilmesi; … halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.”

27. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

28. Anayasa’nın

19. maddenin birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına

sahip olduğu, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise bireylerin bu haktan şekil ve

şartları kanunda gösterilen bazı istisnai durumlarda mahrum edilebileceği

kuralı yer almaktadır (B. No:

2012/338, 2/7/2013, § 38). Buna göre, hürriyetten yoksun bırakılma ancak Anayasa’nın

anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan birinin varlığı halinde söz

konusu olabilir. (B. No: 2012/348, 4/12/2013,

§ 39). “Mahkemelerce verilmiş hürriyeti

kısıtlayıcı cezaların yerine getirilmesi” amacıyla kişilerin

hürriyetinden yoksun bırakılması maddenin ikinci fıkrasında sayılan hallerden

biridir.

29. Somut olayda İstanbul 13.

Ağır Ceza Mahkemesinin 5/8/2013 tarihinde açıklanan kararıyla başvurucunun “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti

Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen

engellemeye teşebbüs” suçundan müebbet, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçundan

5 yıl 10 ay, “Yasaklanan bilgileri temin”

suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında yakalama

emri çıkartılmasına karar verilmiştir. Yakalama emri doğrultusunda başvurucu

11/9/2013 tarihinde tutuklanarak ceza infaz kurumuna konulmuştur. Mahkemenin

vermiş olduğu mahkûmiyet kararı sonrasındaki bu tutma hali, Anayasa’nın 19.

maddesinin ikinci fıkrasındaki “mahkemelerce

verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların yerine getirilmesi”

kapsamındadır.

30. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle başvurunun kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

31. Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle başvurunun, “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün

karşı oyu ve OY ÇOKLUĞUYLA,

12/3/2015

tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1.

Başvurucu, hakkında çıkarılan yakalama emri sonrasında, sağlık sorunlarına

rağmen tutuklanarak cezaevine konmasının yaşam hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmektedir.

2.

Başvurucu 2008 yılında gözaltına alınmış, savcılık sorgusunun başında beyin

kanaması geçirme riski görülmesi üzerine adliyede görevli doktorun zorunlu

sevki ile Taksim İlk Yardım Hastanesine gönderilmiş, yasal sürenin dolması

üzerine ifade veremeden mahkeme önüne çıkarılmıştır. Tutuklanmasını takiben

gönderildiği cezaevinde aşırı tansiyon yükselmesi sonucu merdivenlerden düşmüş,

boynu dört yerden kırılmış ve beyin kanaması geçirmiştir.

3.

Başvurucu, düşmeye bağlı olarak geçirdiği kafa travması nedeniyle, yargılandığı

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde hiçbir aşamada savunma yapamamış, birçok

akli melekesinin geri döndürülmez biçimde kaybedildiğine dair sağlık raporları

defalarca mahkemeye ibraz edilmiş ve beş yıllık yargılama boyunca

tutuklanmasına gerek görülmemiştir.

4.

Buna rağmen Başvurucu hakkında 5.8.2013 tarihinde hükümle birlikte yakalama

kararı çıkartılmış, o sırada hastanede bulunan Başvurucuya yakalama kararını

13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 11.9.2013 tarihinde bizzat ve topluca hastaneye

giderek tebliğ etmiş ve tutuklanmasına karar vermiştir.

5.

Başvurucu tutuklama kararından sonra da sağlık durumu nedeniyle cezaevine

götürülememiş ve hastanedeki tedavisine devam edilmiştir.

6.

Başvurucu hakkında Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu’nun 28 Aralık 2012

tarih, 5011 sayılı kararı ile fiil ehliyetine sahip olmadığı belirlemesi

yapılmıştır. Bu rapor mahkemenin elinde bulunmaktaydı.

7.

Başvurucu sağlık durumu nedeniyle sadece bir kez duruşmaya gelebilmiş, orada da

kimlik tespiti dahi yapılamadan, ifade aşamasına hiç geçilemeden, tekrar

ambulansla evine gönderilmiştir. Bu durumda Başvurucu hakkında yargılamaya

devam edilmesi hukuka aykırıdır.

8.

Hükümle birlikte verilen yakalama kararını tutuklamaya çevirmek üzere 13. Ağır

Ceza Mahkemesi Heyeti Başvurucunun tedavi gördüğü hastaneye bizzat giderek

durumu kendileri de gördükleri halde Başvurucunun anlayabilecek durumda olmadığı

tutuklama kararını yüzüne karşı okumuşlardır.

9.

Bu durum, hukuki hiçbir gerekle izah edilemeyeceği ve başvurucunun yaşam

hakkını ihlal ettiği gibi, Anayasa’nın yasakladığı insanlık dışı muamele

kapsamına da girmektedir.

10.

Öte yandan, yargılama sırasında kaçmayan, kaçma şüphesi bulunmayan ve buna

fiilen de imkanı olmadığı Adli Tıp raporuyla sabit

olan Başvurucu hakkında hükümle birlikte yakalama kararı verilmesi ayrıca

hukuka aykırıdır. Hükümle birlikte tutuklamanın bu ve benzer durumlarda

uygulanamayacağına dair görüşümüz 2012/1284 numaralı başvuru hakkındaki

16/7/2014 tarihli İkinci Bölüm kararına ilişkin karşıoy

gerekçemizde de ayrıntılı olarak açıklanmış olup, görüşümüz geçerliliğini

korumaktadır.

11.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 98. maddesinin (3) numaralı fıkrasında kovuşturma

evresinde yakalama emrinin kaçak sanık hakkında düzenlenebileceği, (4) numaralı

fıkrasında da yakalama emrinde kişinin açık eşkalinin, bilindiğinde kimliği ve

yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceğinin gösterileceği

belirtilmiştir. Başvurucunun durumu bu hükümlere uymadığından, yakalama emri

yasal dayanaktan yoksundur.

12.

Yukarıdaki nedenlerle, kumpas olduğu sonradan ortaya çıkan mahkumiyet

kararına bağlı olarak şeklen dahi olsa Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrası

kapsamında bir tutma halinden söz edilemeyeceğinden, başvurucunun yaşam

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Mehmet Şener ERUYGUR Vekili : Av. Filiz ESEN Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6901, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6901
Tarih
12 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Engin Ekinci Başvurusu (B. No: 2014/3060)
  • Ali Erden Başvurusu (B. No: 2013/1913)
  • Mehmet Peker Başvurusu (B. No: 2013/433)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/8396
  • Mehmet Ali Turan Başvurusu (B. No: 2013/5878)
  • Mehmet Öztürk Başvurusu (B. No: 2013/8733)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.