İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Tabak Başvurusu (B. No: 2014/260)

1. Başvuru, görevlendirme işleminin iptal edilmesi üzerine yargı

Başvuru No2014/260Tarih18 Mayıs 2016Okuma19 dk · 3.713 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Tabak Başvurusu

Karar tarihi
18 Mayıs 2016
Başvuru Numarası
2014/260
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.713 kelime·19 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, görevlendirme işleminin iptal edilmesi üzerine yargı

kararının icra edilmemesi ve daha sonra açılan davalarda keyfî kararlar

verilmesi nedenleriyle maddi ve manevi bütünlüğünü koruma hakkı ile adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 26/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Birinci Bölümün 14/10/2014 ve 27/1/2016 tarihli kararlarıyla

kişi yönünden hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle 2014/261 ve 2014/262 sayılı

başvuruların 2014/260 sayılı başvuru ilebirleştirilerek

incelenmesine ve 2014/261 ile 2014/262 sayılı başvuru dosyalarının

kapatılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 17/10/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 17/11/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

24/11/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 7/2/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, Afyon Kocatepe Üniversitesinde genel sekreter

kadrosunda görev yapmakta iken iradesi dışında görevden alındığını ileri

sürdüğü 16/3/2007 tarihli dilekçesine istinaden 19/3/2007 tarihli Rektörlük

işlemiyle Basın ve Halkla İlişkiler biriminde geçici olarak

görevlendirilmiştir.

10. Başvurucunun anılan işlemin kaldırılarak eski görevine

iadesi amacıyla yaptığı başvurunun 25/2/2011 tarihli işlemle reddi üzerine ret

işleminin iptali istemiyle açtığı davada Afyonkarahisar İdare Mahkemesi

4/5/2011 tarihli ve E.2011/229, K.2011/538 sayılı kararıyla dava konusu işlemin

iptaline karar vermiş, karar kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Karar

gerekçesi şöyledir:

"Bakılan davada, davacı 2547 sayılı

Yasanın 13/b-4 maddesine istinaden 19.03.2007 tarihinde Basın ve Halkla

İlişkiler biriminde geçici görevlendirilmekle birlikte görevlendirmenin belli

bir süre ile sınırlandırılmadığı gibi geçici görevlendirmenin üzerinden uzun

bir müddet geçmiş bulunmasına karşın görevlendirme şartlarının sona erip

ermediği noktasında davalı idare tarafından bir değerlendirmediği

görülmektedir.

Bu durumda geçici görevlendirmenin belli bir

süre ile sınırlandırılmaması, yukarıda açıkça belirtilen geçici görevlendirme

müessesi koşullarının devam edip etmediğinin idarece somut bir biçimde ortaya

konulamamış olması karşısında davaya konu işlemde bu yönlerdenkamu

yararı ve hizmet gereklerine uyarlık görülmemiştir."

11. Anılan Mahkeme kararı üzerine Rektörlük Personel Daire

Başkanlığının 9/6/2011 tarihli işlemiyle başvurucu hakkında tesis edilmiş olan

19/3/2007 tarihli görevlendirme iptal edilmiş, 10/6/2011 tarihli işlemle de

başvurucu altı ay süre ile koordinatör olarak Ahmet Karahisari

Kampüsü'nde görevlendirilmiştir.

12. Başvurucunun bu işleme karşı açtığı iptal davası,

Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 17/11/2011 tarihli ve E.2011/745, K.2011/1209

sayılı kararı ile reddedilmiş;karar

Danıştay Sekizinci Dairesinin 1/4/2013 tarihli ve E.2012/145, K.2013/2659

sayılı kararıyla onanmış; karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 24/10/2013

tarihli ve E.2013/6694, K.2013/7186 sayılı kararıyla reddedilmiştir. İlk Derece

Mahkemesi kararının gerekçesi şöyledir:

"Dava dosyasının incelenmesinden;

davacının Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde Genel Sekreter olarak görev

yaptığı, Meslek Yüksekokulları Koordinatörlüğü'nün 09.06.2011 tarih ve 4863

sayılı yazısı ile Rektörlük Makamından, Koordinatörlükleri görev alanı

içerisinde yer alan Afyon Meslek Yüksekokulu'nun Karahisari

kampüsüne taşınması, aynı kampüs içerisinde yapılması planlanan diğer

faaliyetlerin kontrolü ve sağlıklı bir şekilde koordinesi için, yönetim ve

planlama konusunda tecrübe sahibi bir personelin, Karahisari

kampüsünde görevlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtilerek görevlendirme

talep edilmesi üzerine 10.06.2011 tarih ve 3557 sayılı Rektörlük işlemiyle 2547

sayılı Yasanın 13/b-4 maddesi uyarınca 6 ay süre ile Koordinatör olarak Ahmet Karahisari Kampüsü Devlet Konservatuarı Müdürlüğü'nde

görevlendirildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı

anlaşılmaktadır.

Bakılan davada, Afyon Meslek Yüksekokulu'nun Karahisari kampüsüne taşınması sırasında yürütülecek

faaliyetlerin koordinesi için yönetim ve planlama konusunda tecrübe sahibi bir

personele ihtiyaç duyulması üzerine üniversite bünyesinde Genel Sekreter olarak

görev yapan davacının geçici görevlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemin

tesis edildiği ve işlemde makul bir süreye de yer verilerek altı ay süre ile

görevlendirildiği dikkate alındığında işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine

aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu

durumda, Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde Genel Sekreter olarak görev

yapan davacının, 2547 sayılı Yasanın 13/b-4 maddesi uyarınca 6 ay süre ile

Koordinatör olarak Ahmet Karahisari Kampüsü Devlet

Konservatuarı Müdürlüğü'nde görevlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde

hukuka aykırılık bulunmamaktadır."

13. Başvurucunun Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 4/5/2011

tarihli ve E.2011/229, K.2011/538 sayılı kararının uygulanmadığından ve başka

bir görevlendirme işlemi tesis edilmek suretiyle etkisiz kılındığından bahisle

uğradığını ileri sürdüğü 10.000 TL manevi zararının tazmini istemiyle açtığı

dava, Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve E.2011/761,

K.2011/1421 sayılı kararıyla reddedilmiş; karar Danıştay Sekizinci Dairesinin

1/4/2013 tarihli, E.2012/2565, K.2013/2660 sayılı kararıyla onanmış ve karar

düzeltme istemi de aynı Dairenin 24/10/2013 tarihli ve E.2013/7026, K.2013/7187

sayılı kararıyla reddedilmiştir.İlk Derece Mahkemesi

kararının gerekçesi şöyledir:

"Bakılan davada, Afyon Kocatepe

Üniversitesi bünyesinde Genel Sekreter kadrosunda görev yapmakta iken

16.03.2007 tarihli dilekçesine istinaden 19.03.2007 tarihli Rektörlük işlemi

ile Basın ve Halkla İlişkiler biriminde geçici olarak görevlendirilen

davacının, görevlendirme işleminin iptal edilerek asli kadrosu olan Genel

Sekreterlik görevine iade edilme istemiyle yaptığı başvurunun 25.02.2011 tarih

ve 996 sayılı işlemle reddi üzerine bu işleme karşı açtığı davada Mahkememizin

04.05.2011 tarih ve E:2011/229,K:2011/538 sayılı kararıyla geçici

görevlendirmenin belli bir süre ile sınırlandırılmaması ve geçici görevlendirme

müessesi koşullarının devam edip etmediğinin idarece somut bir biçimde ortaya

konulamamış olması gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar

verildiği,18.05.2011 tarihinde idareye tebliğ edilen kararın 09.06.2011 tarih

ve 3454 sayılı işlemle davacının Basın ve Halkla İlişkiler birimindeki geçici

görevlendirilmesine son verilerek uygulandığı, Meslek Yüksekokulları

Koordinatörlüğü'nün 09.06.2011 tarih ve 4863 sayılı yazısı ile Rektörlük

Makamından, Koordinatörlükleri görev alanı içerisinde yer alan Afyon Meslek

Yüksekokulu'nun Karahisari kampüsüne taşınması, aynı

kampüs içerisinde yapılması planlanan diğer faaliyetlerin kontrolü ve sağlıklı

bir şekilde koordinesi için, yönetim ve planlama konusunda tecrübe sahibi bir

personelin, Karahisari kampüsünde görevlendirilmesine

ihtiyaç duyulduğu belirtilerek görevlendirme talep edilmesine istinaden

Mahkememiz kararının gerekçesine uygun olarak ve ihtiyaç üzerine davacının bu

kez 10.06.2011 tarih ve 3557 sayılı Rektörlük işlemiyle 2547 sayılı Yasanın

13/b-4 maddesi uyarınca 6 ay süre ile Koordinatör olarak Ahmet Karahisari Kampüsü Devlet Konservatuarı Müdürlüğü'nde

görevlendirildiği, bu işleme karşı açılan davanın da Mahkememizin 17.11.2011

tarih ve E:2011/745, K:2011/1209 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre,davacı

tarafından uygulanmadığı ve etkisiz kılındığı ileri sürülen Mahkememizin

04.05.2011 tarih ve E:2011/229,K:2011/538 sayılı kararının 09.06.2011 tarih ve

3454 sayılı işlemle uygulandıktan sonra kararın gerekçesine uygun olarak

yapılan değerlendirme ve ihtiyaca istinaden davacının 6 ay süreyle geçici

olarak görevlendirildiği ve bu işleme karşı açılan davada da işlem hukuka uygun

bulunarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, kararın uygulanmadığı

ve etkisiz kılındığından bahisle istenilen manevi tazminata ilişkin isteminin

kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır."

14. Afyon Meslek Yüksek Okulunun Ali Çetinkaya Kampüsünden Ahmet

Karahisari Kampüsüne taşınması işlemlerinde

koordinasyon çalışmalarında bulunmak üzere sekiz ay süre ile

görevlendirilmesine ilişkin 12/12/2011 tarihli işlemin iptali istemiyle

başvurucu tarafından açılan dava, Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 9/5/2012

tarihli ve E.2011/1273, K.2012/457 sayılı kararıyla reddedilmiş; karar Danıştay

Sekizinci Dairesinin 1/4/2013 tarihli ve E.2012/5604, K.2013/2646 sayılı

kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 24/10/2013 tarihli

ve E.2013/7001, K.2013/7188 sayılı kararıyla reddedilmiştir.İlk

Derece Mahkemesi kararının gerekçesi şöyledir:

"Bakılan davada, Afyon Meslek

Yüksekokulu'nun Ahmet Karahisari Kampüsü'ne taşınması

için yüksekokulun fiziki kapasitesinin belirlenmesi ve adı geçen kampüsün buna

elverişli olup olmadığının koordinesi için yönetim ve planlama konusunda

tecrübe sahibi bir personele ihtiyaç duyulması üzerine üniversite bünyesinde

Genel Sekreter olarak görev yapan davacının geçici görevlendirilmesine ilişkin

dava konusu işlemin tesis edildiği ve işlemde makul bir süreye de yer verilerek

sekiz ay süre ile görevlendirildiği dikkate alındığında işlemde kamu yararı ve

hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu

durumda, Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde Genel Sekreter olarak görev

yapan davacının, 2547 sayılı Yasanın 13/b-4 maddesi uyarınca 8 ay süre ile

devam eden koordinasyon çalışmalarında bulunmak üzere Ali Çetinkaya Kampüsü'nde

Afyon Meslek Yüksekokulu'nda görevlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde

hukuka aykırılık bulunmamaktadır."

15. Danıştay Sekizinci Dairesinin karar düzeltme talebinin

reddine ilişkin kararları 24/12/2013, 26/12/2013 ve 30/12/2013 tarihlerinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 8/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. Diğer taraftan başvurucunun altı ay süre ile Ali ÇetinkayaKampüsü Afyon Meslek Yüksek Okulunda

görevlendirilmesine ilişkin 15/8/2012 tarihli işlemin iptali istemiyle açtığı

davada Afyonkarahisar İdare Mahkemesi 13/2/2013 tarihli ve E.2012/731,

K.2013/124 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiş ise de anılan kararın

temyizi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/10/2013 tarihli ve

E.2013/6635, K.2013/7191 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Danıştay karar gerekçesi şöyledir:

"Bakılan davada, davacının 19.03.2007

tarihli Rektörlük işlemi ile Basın ve Halkla İlişkiler biriminde yapılan geçici

görevlendirme işleminin iptal edilerek asli kadrosu olan Genel Sekreterlik

görevine iade edilme isteminde bulunduğu 18.02.2011 tarihli başvurusunun,

25.02.2011 tarih ve 996 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bu işleme karşı

açılan davada Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin04.05.2011 gün ve E:2011/229,

K:2011/538 sayılı iptal kararında yer verilen geçici görevlendirmenin belli bir

süreyle sınırlanması gerekçesine uygun olarak davacının sırasıyla önce altı

(6), sonra sekiz (8), tekrar altı (6) ay geçici olarak görevlendirildiği

görülmekte olup, geçici görevlendirme işlemlerinde belirtilen sürelerin uzunluğu

ve birbirini izlemesinden görevlendirmenin süreklilik arz etmeye başladığını

ortaya koymakta olup; bu haliyle tesis edilen geçici görevlendirme işleminin

davacının asıl görevinden uzaklaştırılması amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, anılan görevlendirme işlemlerinin

geçici görevlendirmeden ziyade süreklilik arz eden bir durumun oluşmasına sebep

olması ve bu durumun memur için asıl olanın asli kadrosunda çalıştırılması

olduğuna yönelik yargısal içtihatlarla çelişmesi, işlemin davacının hizmetine

ihtiyaç duyulmasından ziyade davacıyı asıl kadrosu olan genel sekreterlik

görevinden uzaklaştırma amacına yönelik olması karşısında, dava konusu işlemin

iptali gerekirken,

davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır."

18. İlk Derece

Mahkemesi, bozma kararına uymak suretiyle ve aynı gerekçeyle 30/1/2014 tarihli

ve E.2014/66, 2014/56 sayılı kararıyla iptal kararı vermiş ve karar kanun

yollarına başvurulmayarak kesinleşmiştir.

B. İlgili Hukuk

19. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Rektör" kenar başlıklı 13.

maddesinin (b) bendinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi

oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer

personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek,”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 18/5/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu, ilk görevlendirmenin ardından dört defa daha

geçici görevlendirme yapıldığı ve görevlendirme süresinin toplamda otuz iki ayı

bulduğunu, geçici görevlendirmelerin amacının kamu yararından ziyade asli

görevi olan genel sekreterlik görevinden uzaklaştırmaya yönelik olduğunu,

açtığı iptal davasının lehine sonuçlanmasına rağmen kararın uygulanmadığını,

eski görevine döndürülmediğini, bunun yerine başka bir kampüste geçici olarak

görevlendirildiğini, peş peşe yapılan görevlendirmeler ile işlemlerin atamaya

dönüştüğünü, bir taşınma işleminin gerekçe gösterilerek otuz iki ay

görevlendirilmesinin keyfîlik olduğunu, Afyon İdare

Mahkemesi ve Danıştay Sekizinci Dairesinde icra edilen yargılamaların adil

olmadığını, bu durumun bir manevi işkence olduğunu, müktesep hakkı olan asli

görevini yapmasının elinden alındığını, bu itibarla kişisel hakkının zedelendiğinibelirterek Anayasa'nın 17. maddesinde güvence

altına alınan maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile 36. maddesinde güvence

altına alınanadil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; yeniden yargılama yapılmasını ve manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru konusu olayda, geçici

görevlendirmenin kaldırılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali

istemiyle açılan davada verilen iptal kararına rağmen yeniden görevlendirme

yapılmasına ilişkin işlemlerin iptali ile Mahkeme kararının gereği gibi

uygulanmaması nedeniyle uğradığı ileri sürülen manevi zararın tazmini istemiyle

açılan davalarda verilen kararlardan şikâyet edildiği görüldüğünden başvurunun

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı ve yargı kararının icra edilmemesi

yönündenmahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

başlıkları altında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil

Olmadığına İlişkin İddia

23. Başvurucu; peş peşe yapılan görevlendirme işlemlerinin atamaya

dönüştüğünü, bir taşınma işlemi gerekçe gösterilerek otuz iki ay

görevlendirilmesinin keyfî olduğunu, Afyon İdare Mahkemesi ve Danıştay

Sekizinci Dairesinde icra edilen yargılamaların adil olmadığını, bu durumun bir

manevi işkence olduğunu, müktesep hakkı olan asli görevini yerine getirmesinin

elinden alındığını, bu itibarla kişisel hakkının zedelendiğini ileri sürmüştür.

24. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

kabul edilemezliğine karar verebilir.”

26. İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış

maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve

sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

içermedikçe Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

27. Başvurucunun 2007 yılında tesis edilen görevlendirme

işleminin kaldırılması talebinin reddedilmesi üzerine açtığı davada İlk Derece

Mahkemesi 4/5/2011 tarihli kararı ile görevlendirmenin belli bir süre ile

sınırlandırılmadığı ve görevlendirmenin üzerinden uzun bir müddet geçmesi

nedeniyle görevlendirme şartlarının sona erip ermediğinin ortaya konulamadığı

gerekçeleriyle iptal kararı vermiş, bu karar üzerine Rektörlük Personel Daire

Başkanlığının 9/6/2011 tarihli işlemiyle başvurucu hakkında tesis edilmiş olan

19/3/2007 tarihli görevlendirme işlemini iptal edilmiş, 10/6/2011 tarihli

işlemle de başvurucu altı ay süre ile koordinatör olarak Ahmet Karahisari Kampüsünde görevlendirilmiştir. Altı ay süreyle

görevlendirme işleminin iptali istemiyle başvurucu tarafından açılan davada İlk

Derece Mahkemesi 17/11/2011 tarihli kararı ile Afyon Meslek Yüksekokulunun Karahisari Kampüsü'ne taşınması sırasında yürütülecek

faaliyetlerin koordinesi için yönetim ve planlama konusunda tecrübe sahibi bir

personele ihtiyaç duyulması üzerine Üniversite bünyesinde genel sekreter olarak

görev yapan başvurucun geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemin tesis

edildiği ve görevlendirmenin makul bir süreyle sınırlandırıldığı gerekçeleriyle

işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna

vararak davanın reddine karar vermiştir.

28. Başvurucunun altı ay görevlendirme süresinin bitmesi üzerine

idare tarafından aynı gerekçeyle başvurucu hakkında sekiz ay süreyle

görevlendirme işlemi tesis edilmiş, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada

İlk Derece Mahkemesi 9/5/2012 tarihli kararı ile başvurucunun hizmetine ihtiyaç

duyulduğu ve görevlendirmenin makul süreyle sınırlandırıldığı gerekçeleriyle

davanın reddine karar vermiştir.

29. Başvurucunun, İlk Derece Mahkemesinin görevlendirmesinin

kaldırılmasına ilişkin işlemi iptal ettiği 4/5/2011 tarihli kararından sonra

yargı kararının gereği gibi uygulanmadığı gerekçesiyle uğradığını ileri sürdüğü

manevi zararlarının tazmini istemiyle açtığı davada İlk Derece Mahkemesi

29/12/2011 tarihli kararı ile 9/6/2011 tarihli işlem ile mahkeme kararının

uygulandığı, kararın gerekçesine uygun olarak yapılan değerlendirme ve ihtiyaca

istinaden başvurucunun altı ay süreyle görevlendirildiği ve anılan

görevlendirme işlemine karşı açılan davanında

reddedildiği hususlarına değinerek kararın uygulanmadığı ve etkisiz

kılındığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

30. Mahkemenin gerekçeleri ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde görevlendirme işleminin kaldırılması talebinin reddine ilişkin

işlemin iptal edilmesinin, ardından yapılan yeni görevlendirmelerin iptali

istemiyle açılan davaların açılan ilk davada verilen karara uygun olarak

ihtiyaç durumunun belirtildiği ve görevlendirmenin makul süreler ile

sınırlandırıldığı gerekçeleriyle reddedildiği, Mahkeme kararının uygulanmaması

nedeniyle açılan tazminat davasında da Mahkeme kararının uygulandığı tespiti

yapılarak tazminat talebinin reddine karar verildiği, bu kapsamda iddiaların

özünün Derece Mahkemesi tarafından delillerin ve mevzuatın değerlendirilmesinde

ve yorumlanmasında isabet olmadığına, esas itibarıyla yargılamanın sonucunun

hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkin bulunduğu görülmektedir.

31. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurların değerlendirilmesinde eksiklik, ihmal ya da açık

keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması

gerekir (Nadi Karakoç, B. No:

2013/2767, 2/10/2013, § 22).

32. Başvurucu, yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna

dair bir bilgi ya da belge sunmamış olup başvurucunun, Mahkemece delillerin

değerlendirilmesinin ve verilen kararın içeriğinin adil olmadığı şikâyetini

dile getirdiği anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargı Kararının İcrası Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

34. Başvurucu; açtığı iptal davasının lehine sonuçlanmasına

rağmen kararın uygulanmadığını, eski görevine döndürülmediğini, bunun yerine

başka bir kampüste geçici olarak görevlendirildiğini belirterek mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüş yazısında, başvuru evrakında Mahkeme

kararının uygulanmaması nedeniyle Anayasa’da güvence altına alınan hakların

ihlal edildiğinden bahsedildiği, Mahkeme kararının uygulanıp uygulanmadığı

hususunun Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin E.2011/745 sayılı dosyasında

irdelendiği ve başvurucunun altı ay süre ile koordinatör olarak

görevlendirilmesinin daha önce verilmiş olan Mahkeme kararının uygulanmaması

şeklinde nitelendirilemeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar

verildiği, bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından da geçerek

Danıştay tarafından onandığı, Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından

başvurucunun aynı iddia ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu,

öte yandan bireysel başvuruya dayanak Mahkeme kararında bahsedilen görevlendirme

üzerine daha sonra yapılan ve otuz iki ayı bulduğu iddia edilen geçici

görevlendirmelere karşı ayrı ayrı dava açılıp açılmadığının ve bu hususta

yargılama yapılıp yapılmadığının belli olmadığını belirterekbaşvurucunun

şikâyetinin mahkeme kararlarının uygulanmaması kapsamında değerlendirilip

değerlendirilemeyeceği hususundaki takdirin Anayasa Mahkemesinde olduğu ifade

edilmiştir.

36. Başvurucu, Bakanlığın görüş yazısına verdiği cevapta başvuru

formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

37. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

38. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

39. Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarında ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer

alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen

ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).

40. Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü,

diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda

toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme,

haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma

hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddiada ve

savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de

kapsayan bir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).

41. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de mahkemeye

erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme

ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da

kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması, yargılama sürecini tamamlayan ve

yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa

yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır (Kenan

Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 41).

42. Yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması

yeterli değildir, ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir.

Hukuk sisteminde nihai mahkeme kararlarını, taraflardan birinin aleyhine sonuç

doğuracak şekilde uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler bulunması veya mahkeme

kararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi hâllerinde “mahkemeye erişim hakkı” da anlamını

yitirir (Ahmet Yıldırım, B. No:

2012/144, 2/10/2013, § 28).

43. AİHM, kesinleşmiş ve bağlayıcı bir yargı kararının lehine

karar verilen tarafın zarar görmesine rağmen infaz edilmemesi durumunda

Sözleşme’nin 6. maddesinin teminat altına aldığı mahkemeye erişim hakkının bir

anlam ifade etmeyeceğini vurgulamaktadır. Hangi yargı makamı verirse versin

hükmün infaz edilmesi, 6. madde anlamında “dava”nın

tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirilmelidir (Burdov/Rusya, B. No: 59498/00, 7/5/2002, § 34).

44. Davaya taraf olan kişinin etkin korunması ve hukuka

uygunluğun sağlanması, idarenin kendisi hakkında verilebilecek nihai yargı

kararlarına uymasını gerektirmektedir. İdare, yargı kararını uygulamayı

reddediyor veya ihmal ediyor ya da onu uygulamayı geciktiriyorsa bu durumda

davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı Sözleşme’nin

6. maddesinde öngörülen teminatlar, her türlü varlık nedenini kaybetmektedir (Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye, B.

No: 6334/05, 23/10/2012, § 115).

45. AİHM, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında bir yargı yerine

ulaşma hakkının sadece teorik olarak bu hakkın tanınmasını değil, aynı zamanda

o yargı yerinden alınan nihai kararın icrasına yönelik meşru bir beklentiyi de

koruduğunu kabul etmiştir (Apostol/Gürcistan, B. No: 40765/02, 28/2/2007, §

54).

46. AİHM; Sözleşmeci devletin yasal sisteminin, kesin ve

bağlayıcı olan bir mahkeme kararının veya bir tarafın maruz kalacağı zararı

önleyen bir tedbir kararının uygulanamaz hâle gelmesine izin veriyorsa bu

durumda, 6. maddeyle sağlanan mahkemeye erişim hakkının görünürde kalacağını

ifade etmiştir (Okyay ve diğerleri/Türkiye,

B. No: 36220/97, 12/7/2005, § 72).

47. Başvuru konusu olayda başvurucunun, İlk Derece Mahkemesinin

görevlendirmesinin kaldırılmamasına ilişkin işlemi iptal ettiği 4/5/2011

tarihli kararından sonra yargı kararının gereği gibi uygulanmadığı gerekçesiyle

uğradığını ileri sürdüğü manevi zararlarının tazmini istemiyle açtığı davada

İlk Derece Mahkemesi 29/12/2011 tarihli kararında 9/6/2011 tarihli işlem ile Mahkeme

kararının uygulandığı, kararın gerekçesine uygun olarak yapılan değerlendirme

ve ihtiyaca istinaden başvurucunun altı ay süreyle görevlendirildiği ve anılan

görevlendirme işlemine karşı açılan davanın da reddedildiği hususlarına

değinerek kararın uygulanmadığı ve etkisiz kılındığından söz edilemeyeceği

gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

48. Diğer taraftan görevlendirmenin kaldırılması talebinin

reddine ilişkin işlemin iptal edilmesinden sonra başvurucu hakkında yapılan

altı ve sekiz aylık iki görevlendirme işlemlerine karşı açılan davalarda da İlk

Derece Mahkemesi, ihtiyaç durumu ve görevlendirme sürelerinin makul olması

nedeniyle ret kararları vermiştir.

49. Bu durumda başvurucu tarafından mahkeme kararının

uygulanmadığı gerekçesiyle açılan manevi tazminat davasının reddedilmesi vebaşvuruya konu edilen diğer görevlendirme işlemlerine

karşı açılan davaların da reddedilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde

sonuç itibarıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin

bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

50. Bunun yanında başvurucunun şikâyet ettiği görevlendirme

işlemlerinden sonra hakkında tesis edilen altı ay süre ile Ali ÇetinkayaKampüsü Afyon Meslek Yüksek Okulunda

görevlendirilmesine ilişkin 15/8/2012 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan

davada İlk Derece Mahkemesince dava reddedilmiş ise de kararın temyiz edilmesi

üzerine Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından

"süreklilik arz eden bir durumun oluşmasına sebep olması ve bu durumun

memur için asıl olanın asli kadrosunda çalıştırılması olduğuna yönelik yargısal

içtihatlarla çelişmesi, işlemin davacının hizmetine ihtiyaç duyulmasından

ziyade davacıyı asıl kadrosu olan genel sekreterlik görevinden uzaklaştırma

amacına yönelik olması" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi

kararı bozulmuş ve İlk Derece Mahkemesince de bozma kararına uyularak dava

konusu görevlendirme işlemi iptal edilmiş olup şikâyet edilen iki görevlendirme

üzerine yapılan üçüncü görevlendirmenin amacına aykırı olduğu tespiti

yapılmıştır.

51. Açıklanan nedenlerle başvurucunun yargı kararlarının icra

edilmediğine ilişkin iddiası yönünden bir ihlalin olmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargı kararının icrası hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

18/5/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu : Mehmet TABAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/260, 18 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin
  12. Necipoğlu
  13. Yalçınöz
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/260
Tarih
18 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Fatma Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7002)
  • Dinçoğlu Makina Sanayi ve Ticaret Ltd.şti. Başvurusu (B. No: 2014/5782)
  • Arzu Aydın Margi Başvurusu (B. No: 2014/10007)
  • Aykut Sancaktar Başvurusu (B. No: 2014/898)
  • Orhan Çelik Başvurusu (B. No: 2014/119)
  • İbrahim Ünal Başvurusu (B. No: 2014/2554)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.