İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Yavuz Yücel Başvurusu (B. No: 2013/2940)

1. Başvurucu, Makine ve Kimya

Başvuru No2013/2940Tarih22 Haziran 2015Okuma12 dk · 2.407 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Yavuz Yücel Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/2940
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.407 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Makine ve Kimya

Endüstrisi Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim

Kurulu Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin müşterek kararname ile Makina

ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Müşavirliğine atanmasına ilişkin idari işlemin

iptali ile uğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay Beşinci

Dairesinde açtığı davanın reddedildiğini ve yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, Anayasa'nın 1., 2., 9., 11., 12., 13., 14., 35.,

36., 40., 125., 138. ve 141. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş,

tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 8/5/2013 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 24/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

21/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 25/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Elmadağ Roket

Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden

alınmasına ilişkin 12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE Kurumu

Müşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğü

işleminin iptali ve uğradığı parasal kayıpların giderilmesi istemiyle 12/2/2001

tarihinde Danıştay Beşinci Dairesinde dava açmıştır.

8. Dairenin, 12/10/2004 tarih

ve E.2001/680, K.2004/3648 sayılı ilâmıyla; Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de üretimin zamanında yapılmaması nedeniyle 1996

yılından 2000 yılına kadar gecikme cezası ödendiği, şirketin bu konuda iki kez

uyarıldığı, bu durumun itibar ve güven kaybına yol açtığı, alınan siparişler

üzerine üretim yapıldığından üretimin siparişlere göre hesaplanması gerektiği,

üretilen roketlerde önemli yetersizlikler ve hatalar bulunduğu, başvurucunun

ana teşekkül nezdinde yeterli teşebbüste bulunmayarak önemli miktarda gecikme

cezası ödenmesine sebep olduğu, stokların artması ve büroda işçi

çalıştırılmasına ilişkin Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında sürekli eleştiri

konusu olduğu halde bu konuda üzerine düşen görevi yapmadığı, MKE Kurumunun

Milli Savunma Bakanlığı ile ilişkilendirilmesinden sonra bağlı ortaklıkların

verimliliklerinin arttırılması amacıyla incelenen raporlar ve işlemler sonucu

takdir yetkisine dayanılarak görevden alınması yolunda tesis edilen işlemde

kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın

reddine karar verilmiştir.

9. Temyiz üzerine, Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009 tarih ve E.2005/514, K.2009/1066 sayılı

ilâmıyla hüküm onanmıştır.

10. Karar düzeltme istemi,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 1/10/2012 tarih ve 2009/2572,

K.2012/1321 sayılı ilâmıyla reddedilmiştir.

11. Karar, başvurucuya 10/4/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu, 8/5/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

13. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 2.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bendi, 14. maddesinin (3) ve (4)

numaralı fıkraları, 20. maddesinin (5) numaralı fıkrası, 49. maddesinin (3)

numaralı fıkrası ile 60. maddesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 22/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 8/5/2013 tarih ve 2013/2940

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

15. Başvurucu, Elmadağ Roket

Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden

alınmasına ilişkin müşterek kararname ile MKE Kurumu Müşavirliğine atanmasına

ilişkin idari işlemin iptali ve uğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyle

Danıştay Beşinci Dairesinde açtığı davada verilen kararın hukuka aykırı

olduğunu, yürüttüğü görevlerde daima başarılı ve liyakatli olduğunu, Danıştay

Beşinci Dairesince yerindelik denetimi yapıldığını ve yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, Anayasa'nın 1., 2., 9., 11., 12., 13., 14., 35.,

36., 40., 125., 138. ve 141. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

16. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun, 12/2/2001 tarihinde Danıştay Beşinci Dairesinde

açtığı iptal ve tam yargı davasında hukuka aykırı karar verildiğini bu nedenle

eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına

ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar. Anılan ihlal iddiaları, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ile Mahkemece verilen kararın adil olup olmamasına

ilişkin olduğundan, bu iddiaların tamamı yargılamanın sonucu itibarıyla adil

olmadığı iddiası kapsamında nitelendirilmiştir. Başvurucunun, makul sürede

yargılama yapılmadığı yönündeki iddiası ise ayrıca değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

17. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda

inceleme yapılamaz.”

18. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

20. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

21. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim

Kurulu Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin müşterek kararname ile MKE

Kurumu Müşavirliğine atanmasına ilişkin idari işlemin iptali ve uğradığı maddi

kayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinde açtığı davada verilen

kararın hukuka aykırı olduğunu, yürüttüğü görevlerde daima başarılı ve

liyakatli olduğunu, Danıştay Beşinci Dairesince yerindelik denetimi yapıldığını

belirterek, eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Başvurucu, Elmadağ Roket

Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden

alınmasına ilişkin12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE Kurumu

Müşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli idari işlemin iptali ve

uğradığı maddi kayıpların ödenmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinde iptal

ve tam yargı davası açmış, Dairenin 23/2/2007 tarihli ilâmıyla başvurucunun ana

teşekkül nezdinde yeterli teşebbüste bulunmayarak önemli miktarda gecikme

cezası ödenmesine sebep olduğu, stokların artması ve büroda işçi

çalıştırılmasına ilişkin Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında sürekli eleştiri

konusu olduğu halde bu konuda üzerine düşen görevi yapmadığı, MKE Kurumunun

Milli Savunma Bakanlığı ile ilişkilendirilmesinden sonra bağlı ortaklıkların

verimliliklerinin arttırılması amacıyla incelenen raporlar ve işlemler sonucu

takdir yetkisine dayanılarak görevden alınması yolunda tesis edilen işlemde

kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın

reddine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009

tarihli ilâmıyla karar onanmış, karar düzeltme istemi, İdari Dava Daireleri

Kurulunun 1/10/2012 tarihli ilâmıyla reddedilmiştir.

23. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemesi

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

24. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

Derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

25. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılama Süresinin Makul Olmadığı İddiası

26. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Başvurucu, Elmadağ Roket

Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden

alınmasına ilişkin 12/12/2000 tarihli müşterek kararname ile MKE Kurumu

Müşavirliğine atanmasına ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğü

işleminin iptali ve uğradığı parasal kayıpların giderilmesi istemiyle 12/2/2001

tarihinde Danıştay Beşinci Dairesinde açtığı davaya ilişkin yargılamanın makul

sürede tamamlanmadığını ve Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

28. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38,39).

29. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

30. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekir. Hukuk sisteminde yer

alan mevzuat hükümleri gereğince “kamu

hukuku” alanına dâhil olan, ancak sonucu itibarıyla özel nitelikteki

haklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu alan

davalar da Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesinin koruması

kapsamına girmektedir. Bu anlamda, belirtilen düzenlemelerde yer verilen

güvenceler, başvurucunun haklarına zarar verdiği iddia edilen idari bir kararın

iptali talebiyle açılan davalara da uygulanacaktır. Başvuruya konu davanın,

12/12/2000 tarihli müşterek kararnamenin iptali ile MKE Kurumu Müşavirliğine

atamaya ilişkin 18/12/2000 tarihli MKE Genel Müdürlüğü işleminin iptali ve

uğranılan parasal kayıpların tazmini istemini konu alan bir uyuşmazlık olduğu

görülmekte olup, somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri

konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §

44).

31. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, 12/2/2001 tarihidir.

32. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru açısından bu tarih,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından karar düzeltme isteminin

reddedildiği, 1/10/2012 tarihidir.

33. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, 12/2/2001 Danıştay Beşinci Dairesinde açılan iptal ve

tam yargı davasında, tarafların dilekçelerinin incelendiği ve delillerinin

toplandığı, Danıştay savcısının düşüncesinin alındığı ve Dairenin 12/10/2004

tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulunun 9/4/2009 tarihli ilâmıyla hükmün onandığı, karar

düzeltme isteminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 1/10/2012 tarihli

ilâmıyla reddedildiği ve bu tarihte kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

34. İlgili yargılama evrakının

incelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin idari yargı makamları

nezdinde sürdüğü görülmekle, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine

tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve idari yargı alanına dâhil

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 2577 sayılı Kanun’un muhtelif

maddelerinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya

koyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 13).

35. Hukuk sistemimizde idari

yargı alanında yer alan uyuşmazlıklara ilişkin dava sürelerinin makul yargılama

süresini aştığı yönündeki tespitlere, AİHM kararlarında yer verilmiş olup,

özellikle idari yargı alanındaki yapısal sorunlar ve Danıştay nezdinde temyiz

ve karar düzeltme incelemelerinde geçirilen uzun yargılama sürelerinin ihlal

kararlarına temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda idari yargı

makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından, özellikle 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümleri de göz

önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde

karar verilmiştir (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 54-60).

36. Başvuruya konu davaya bir

bütün olarak bakıldığında, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi

bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar

verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, yargılamanın yaklaşık altı yıllık

kısmının temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde geçtiği, söz konusu on bir

yıl yedi ay on dokuz günlük yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

38. Başvurucu, 12/2/2001

tarihinde açtığı davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 144.000,00

TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

39. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

40. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa

ilişkin on bir yıl yedi ay on dokuz günlük yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya takdiren

net 11.650,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

42. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 11.650,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Mehmet Yavuz YÜCEL Vekili : Av. Yusuf Rıza ÇOLAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/2940, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/2940
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Fikri Aytek Başvurusu (B. No: 2014/12088)
  • Mustafa Alkanat Başvurusu (B. No: 2014/4781)
  • Mehmet Güven Ulusoy Başvurusu (B. No: 2013/1013)
  • Mehmet Hadi Tunç Başvurusu (B. No: 2013/1958)
  • Güley Uğur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/9083)
  • Murat Azparlak Başvurusu (B. No: 2014/1432)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.