İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Yılmaz Başvurusu (B. No: 2018/34325)

1. Başvuru, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle

Başvuru No2018/34325Tarih27 Ocak 2021Okuma13 dk · 2.585 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Yılmaz Başvurusu

Karar tarihi
27 Ocak 2021
Başvuru Numarası
2018/34325
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.585 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle

mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 23/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresine beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Genel

Bilgiler

9. Türkiye'de Fetullah Gülen tarafından kurulan, 1960'lı

yıllardan itibaren faaliyette bulunan ve uzun yıllar boyunca dinî bir grup

olarak nitelenen bir yapılanma mevcuttur. Bu yapılanma süreç içinde

"Cemaat", "Gülen Cemaati", "Fetullah

Gülen Cemaati", "Hizmet Hareketi", "Gönüllüler

Hareketi" ve "Camia" gibi isimlerle anılmıştır (Aydın

Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, § 22).

10. Anılan yapılanma süreç içinde özellikle kamu kurum ve

kuruluşlarında örgütlenmiş; bunun yanı sıra başta eğitim ve din olmak üzere

farklı sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda yasal faaliyetlerde bulunmuş; bu

faaliyetler dolayısıyla sahip olduğu dershaneler, okullar, üniversiteler,

dernekler, vakıflar, sendikalar, meslek odaları, iktisadi kuruluşlar, finans

kuruluşları, gazeteler, dergiler, televizyon ve radyo kanalları, internet

siteleri, hastaneler aracılığıyla sivil alanda önemli bir etkinliğe ulaşmıştır.

Bu faaliyetlerin yanında bazen bu yasal kuruluşların içinde gizlenmiş olan,

bazen de yasal yapıdan tamamen farklı şekilde konumlanan ve hareket eden,

özellikle de kamusal alana yönelik faaliyetlerde bulunan illegal bir yapılanma

söz konusudur (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 26; Mustafa Baldır,

B. No: 2016/29354, 4/4/2018, § 75).

11. Buna karşılık hareket tarzı ve icraatları öteden beri

toplumda tartışma konusu olan bu yapılanmanın örgütlenmesi ve faaliyetlerine

ilişkin olarak özellikle 2013 yılı sonrasında pek çok soruşturma ve kovuşturma

yürütülmüştür. Bu kapsamda bu yapılanmaya mensup kişilerin -yapılanmanın

amaçları doğrultusunda- suç delillerini yok etme, devlet kurumlarının ve üst

düzey devlet görevlilerinin telefonlarını dinleme, devletin istihbarat faaliyetlerini

deşifre etme, kamu görevine giriş veya görevde yükselme sınavlarına ilişkin

soruları önceden elde edip mensuplarına verme gibi eylemlerde bulundukları

belirlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma belgelerinde, yapılanma "Fetullahçı

Terör Örgütü" (FETÖ) ve/veya "Paralel Devlet Yapılanması"

(PDY) olarak isimlendirilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 22, 27).

12. Çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerinin uygulandığı bu soruşturma ve kovuşturmaların genelinde

FETÖ/PDY'nin bir terör yapılanması olduğuna değinilmiş ve haklarında dava

açılan kişilerin bir kısmının -diğer suçların yanı sıra- silahlı terör örgütü

kurma, yönetme veya üyesi olma ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan

kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından

cezalandırılması talep edilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 28).

B. Başvurucuya

İlişkin Süreç

13. Başvuru formu ve eklerinde, yargılama sürecindeki

dava dosyalarında ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde

edilen bilgi ve belgelerde yer aldığı şekliyle olaylar özetle şöyledir:

14. 1968 doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuruya konu

olayların geçtiği tarihte Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde bulunan sanayi

bölgesinde kaportacılık yapmakta olan bir esnaftır.

15. FETÖ/PDY'nin Dinar'daki esnaf yapılanmasına yönelik

olarak Dinar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında

aralarında başvurucunun da bulunduğu çok sayıda kişi FETÖ/PDY ile bağlantıları

olduğu şüphesiyle 23/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

16. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların

beyanlarına ve istihbarata dayalı çalışmalar neticesinde elde edilen bilgilere

dayalı olarak FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnaf yapılanmasının mütevelli

heyeti içerisinde bulunduğu iddia edilen başvurucu; 24/8/2016 tarihinde

müdafiinin de hazır bulunmasıyla kollukta verdiği ifadesinde FETÖ/PDY'nin sohbet

isimli bazı toplantılarına katıldığını, genellikle katıldığı toplantıların kandil

günlerinde özel bir yurtta düzenlenen dinî içerikli programlar olduğunu, kendi

evinde de birkaç kez sohbet toplantısı düzenlendiğini, dinî duygularla

içerisinde bulunduğu bu yapılanmanın terör örgütü olduğunu bilmediğini

belirterek kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmemiştir.

17. Başvurucu, müdafiinin de hazır bulunduğu 25/8/2016

tarihli savcılık ifadesinde de kollukta verdiği beyanı tekrar ederek terör

örgütü üyesi olduğuna yönelik suçlamaları reddetmiştir.

18. Soruşturma kapsamında 25/8/2016 tarihinde tutuklanan

başvurucu, Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.

19. Soruşturma sonucunda Dinar Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından hazırlanan soruşturma dosyası, Afyonkarahisar Cumhuriyet

Başsavcılığına (Başsavcılık) gönderilmiştir.

20. Başsavcılığın 18/4/2017 tarihli iddianamesi ile

başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası

açılmıştır.

21. İddianamede FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnaf

yapılanması hakkında detaylı açıklamalara yer verildikten sonra başvurucunun

hukuki durumuna özgü değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda iddianamede M.D.,

A.T., M.Ü., B.U., İ.D., S.A., A.S., Y.K. ve K.Ö. isimli tanıkların beyanlarına

ve diğer delillere göre başvurucunun FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki esnaf

mütevellisi içerisinde bulunduğu iddia edilmiştir.

22. İddianamede ayrıca, başvurucunun FETÖ/PDY ile

bağlantılı olduğu tespit edilen Dinar Köylere Hizmet Götürme Derneği ve Dinar

Sanayici ve İş Adamları Yardımlaşma Derneğinin Yönetim Kurullarında görev

aldığı, FETÖ/PDY'nin finansal kuruluşu olan Bank Asyada hesabının bulunduğu,

sosyal medya hesabından 4/12/2012 tarihinde "Allah'ın izniyle okuyan

felç olmaz" başlıklı Fetullah Gülen'e ilişkin bir video paylaştığı,

aynı sosyal medya hesabından 26/11/2013 tarihinde ise "dershaneler

bizim her şeyimiz" şeklinde örgüt lehine paylaşım yaptığı ve

FETÖ/PDY'nin yayın organlarından olan Sızıntı dergisi ile Zaman gazetesine

abone olduğu iddia edilmiştir.

23. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme)

görülen yargılamanın 25/4/2017 tarihli ilk celsesinde başvurucu, müdafiinin de

hazır bulunmasıyla savunma yapmıştır. Başvurucu, Mahkeme önündeki savunmasında

özetle atılı suçları kabul etmemiştir.

24. Yargılamanın 4/7/2017 tarihli ikinci celsesinde

başvurucu müdafii dosyada başvurucunun mahkȗmiyetine yeterli delil

bulunmadığını belirterek başvurucunun FETÖ/PDY'nin Dinar ilçe yapılanmasının

organize ettiği sohbetlere katıldığına ilişkin tespite, dernek üyeliklerine ve

sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımlara ilişkin karşı

argümanlarını Mahkemeye sunmuştur.

25. Mahkemenin 4/7/2017 tarihli kararı ile başvurucu

hakkında atılı suçtan 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Kararda, ceza

tayin edilirken örgütün niteliği ve yaşanan darbe teşebbüsü süreci dikkate

alınarak başvurucuya alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği belirtilmiştir.

Gerekçeli kararda ayrıca FETÖ/PDY hakkında genel bilgilere yer verildikten

sonra başvurucunun Dinar ilçe yapılanmasının esnaf mütevellisi

içerisinde bulunduğu, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla organize

edilen örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs ve kurban parası

adı altında para toplanması suretiyle örgüte kaynak sağladığının anlaşıldığı

ifade edilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"[S]anık Mehmet Yılmaz' ın FETÖ/ PDY silahlı terör

örgütünün Dinar ilçe yapılanması içerisinde Esnaf mütevellisi içinde yer

aldığı, ünitenin oluşturulmasında etkin bir rol oynadığı, örgüt yöneticilerinin

kayıtsız şartsız talimatları doğrultusunda hareket ettiği, Devletin Milli

güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara

aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunduğu değerlendirilen örgüte

müzahir derneklere üyeliğinin bulunduğu, örgütün finans ayağını oluşturan Bank

Asya' da hesabının bulunduğu ve bu hesabı aktif olarak kullandığı, örgütün

medya ayağını oluşturan Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine aboneliklerinin

bulunduğu, örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve

örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan

örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parası

adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı,

herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğu, bu

itibarla silahlı terör örgütü olduğu kesinleşmiş yargı kararıyla da tespit

edilen Fetullahçı Terör Örgütüne üye olduğu, sanık savunmalarında atılı

suçlamaları reddetmiş ise de; alınan savunma ve beyanlar, dinlenen tanık

anlatımları, dosyadaki mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı bir bütün

olarak değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik bu

savunmalarına itibar edilemeyeceği (...) dikkate alındığına sanığın silahlı

terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği değerlendirilmiştir."

26. Başvurucu 27/7/2017 tarihli istinaf dilekçesinde

silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak ve somut delil

bulunmadığını, bazı dinî toplantılara katılmış olmasının atılı suçu işlediğine

dair delil kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, örgüt üyeliği suçunun

unsurlarının olayda mevcut olmadığını, ticari faaliyetleri kapsamında üye

olduğu derneklerde aktif bir rol üstlenmemiş olmasına ve bu dernekler kendi

kararlarına dayalı olarak 2015 yılında kapatılmış olmasına rağmen dernek

üyeliğinin delil olarak hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, sosyal

medya paylaşımlarının kendisi tarafından yapılmadığını ileri sürerek karara

karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu, istinaf dilekçesinde ayrıca

kolluk ifadesinde kendisi ile birlikte dinî sohbetlere katıldıklarını bildiği

bazı kişilerin isimlerini vermiş olmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık

hükümlerinin tatbik edilmemesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri

sürmüştür.

27. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi

(Daire) istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar vermiştir.

Buna göre 5/12/2017 tarihinde yapılan duruşmada başvurucu müdafii hazır

bulunmuştur.

28. Başvurucunun ceza infaz kurumu aracılığı ile

gönderdiği savunma dilekçesi 5/12/2017 tarihli duruşmada okunmuştur. Başvurucu;

savunmasında özetle mevcut kanunlarla kurulan derneğe üye olmanın suç

olmadığını, dinî hassasiyeti nedeniyle kandil programlarına sevap

kazanmak amacıyla birkaç kez katıldığını, katıldığı programlarda Kur'an ve

Hadis okunarak ibadetin öneminin anlatıldığını, suç unsuru olabilecek hiçbir

hususun yaşanmadığını ileri sürmüştür.

29. Yargılama sonucunda Daire, Mahkemece alt sınırdan

uzaklaşılarak ceza belirlenirken ilgili mevzuatta geçen hükümlerin tekrarı

niteliğinde soyut ifadelerin gerekçe olarak belirtildiği ve bu konuda dosya

kapsamına uygun gerekçe gösterilmediği; toplantılara katıldığını beyan eden, duruşma

tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan [başvurucu]

hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, yeterli gerekçe

gösterilmeden bu hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu

gerekçesiyle Mahkemenin 4/7/2017 tarihli kararının kaldırılmasına ve

başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis

cezasıyla cezalandırılmasına 5/12/2017 tarihinde karar vermiştir.

30. Dairenin 5/12/2017 tarihli gerekçeli kararının ilgili

kısmı şöyledir:

"[S]anığın özellikle haklarında

FETÖ soruşturması yürütülen örgüt üyeleriyle irtibatının olması, örgütün

bağının arttırılması, örgüt ideolojisinin aşılanmasın, örgüte eleman

kazandırılması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla düzenlenen örgütsel

toplantılara 2006 yılından beri sürekli olarak katılması, hatta bu örgütsel

toplantıların bir kısmının da evinde yapılmasına olanak sağlaması, terör

örgütünün nihai amacının ortaya çıktığı herkes tarafından bilinen 17/25 Aralık

2013 tarihinden sonra da yapılan toplantılara katılmaya devam etmesi dikkate

alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kuşkusuzdur."

31. Başvurucu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü

hususları tekrar ederek karara karşı 19/1/2018 tarihli dilekçesi ile temyiz

talebinde bulunmuştur.

32. Yargıtay 16. Ceza Dairesince 25/6/2018 tarihinde

hüküm düzeltilerek onanmıştır.

33. Başvurucu, nihai karardan müddetnamenin tebliğ

edildiği 25/10/2018 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek 23/11/2018

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

34. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

35. Başvurucu, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun

unsurlarının olayda mevcut olmadığını ve atılı suça ilişkin içtihatlar dikkate

alınmaksızın mahkȗmiyet kararı verildiğini belirterek eşitlik ilkesinin ve

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

36. Bakanlık görüşünde; adil yargılanma hakkı kapsamında

çeşitli ihlal iddialarında bulunan başvurucunun bu iddialarını yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmediği, bu konuda

sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunmadığı belirtilerek

olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülmeyen iddialar bakımından

başvurunun kabul edilebilir olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin Anayasa

Mahkemesinin takdirinde olduğu ifade edilmiştir.

37. Görüş yazısında; başvurucunun şikâyetlerinin esas

itibarıyla yargılamanın sonucuna, delillerin değerlendirilmesine, hukuk

kurallarının yorumuna ve uygulanmasına ilişkin olduğu; bu kapsamda derece

mahkemesince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun ve kullanılan takdir yetkisinin

sebeplerinin makul bir şekilde gerekçelendirildiği, bu gerekçenin

oluşturulmasında derece mahkemesinin açıkça keyfî bir şekilde davrandığına

işaret eden bir hususun bulunmadığı belirtilmiştir.

38. Bakanlık görüşünde ayrıca adil yargılanma hakkının

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verdiği, bu bağlamda somut başvuruda

iddianameye konu eylemler ve dosyada bulunan deliller hakkında yeterli bilgiye

sahip olan başvurucunun yargılama aşamasının tamamında lehine olan hususları

ileri sürebildiği, aleyhine olan delillere karşı çıkarak yargılamaya konu olaya

ilişkin kendi anlatımını mahkemeye sunabildiği belirtilerek başvurucuya "silahların

eşitliği" ilkesine uygun olarak kendi delillerini sunma konusunda

uygun imkânların tanındığı ifade edilmiştir.

39. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu beyanında

başvuru dilekçesinde yer alan iddialarını tekrar etmiştir.

2. Değerlendirme

40. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının özü, delillerin değerlendirilmesinde hata

yapıldığına ve yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkindir. Başvurucu

adil yargılanma hakkı dışında herhangi bir temel hak ve özgürlüğünün ihlal

edildiği şikâyetinde de bulunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun iddialarının

adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

41. Başvuru konusu olayda, FETÖ/PDY'nin Dinar ilçesindeki

yapılanması kapsamında esnaf mütevelli heyeti içerisinde bulunduğu

anlaşılan başvurucu silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkȗm edilmiştir.

42. Başvurucu hakkında kurulan mahkȗmiyet hükmü

-diğer delillerin yanı sıra- başvurucunun FETÖ/PDY tarafından düzenlenen sohbet

isimli toplantılara katıldığına ve örgüte müzahir bazı derneklerde

üyeliğinin bulunduğuna ilişkin tespite dayandırılmıştır.

43. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüt

henüz bir suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi

cezalandıran ve bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç

işlenmesini engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin Birdal [GK],

B. No: 2014/15440,22/5/2019, §§ 60, 61).

44. Öte yandan, bireysel başvuru yolunda Anayasa

Mahkemesinin görevi bir yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını

değerlendirmek değildir. Dolayısıyla başvurucular hakkında isnat edilen terör

örgütü üyesi olma suçunun sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun

sübutu için yeterli olup olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin

ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; Yılmaz Çelik [GK],

B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45). Bundan başka bir ceza yargılamasında hangi

delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas itibarıyla Anayasa

Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk ceza muhakemesi hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

45. Somut olayda derece mahkemelerince yapılan

yargılamada başvurucunun FETÖ/PDY'nin esnaf mütevellisi isimli

oluşumunun içinde bulunduğuna ve örgütün ideolojisinin aşılanması, örgüte

eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla düzenlenen

örgütsel toplantılara 2006 yılından beri sürekli olarak katıldığına dair tanık

beyanları, özellikle haklarında FETÖ/PDY soruşturması yürütülen örgüt

üyeleriyle irtibatının bulunduğuna ilişkin tespit ile dosya kapsamındaki diğer

delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle karar verilmiştir (bkz. §§ 25,

28). Ayrıca başvurucunun anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı

eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet hükmünde delil olarak

kullanıldığı yönünde de bir iddiası bulunmamaktadır.

46. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve

sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

47. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup derece mahkemesi kararlarında bariz takdir hatası veya açık

keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal

iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

48. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

49. Başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından

15/7/2016 tarihinden sonra özel olarak yetkilendirilen mahkemece

yargılanmasının doğal hâkim ilkesini ihlal ettiğini; tutuklu olarak bulunduğu

ceza infaz kurumunda avukatı ile yaptığı görüşmelerin kayıt altına alınması ve

savunma için gerekli zamanın tanınmaması nedenleriyle savunma hakkının

kısıtlandığını; tahkikatın genişletilmesi ve tanık dinlenmesi taleplerinin

karşılanmadığını, hükme esas alınan delillerin tamamının 17/12/2013 ve

25/12/2013 tarihli olaylardan öncesine dayanması nedeniyle bu delillerin suça

konu edilmemesi gerektiği hâlde aksi yönde değerlendirme yapılmasının suçta ve

cezada kanunilik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

50. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu

olarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar

ile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu

edilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).

51. Somut olayda başvurucunun; ihlale neden olduğunu

ileri sürdüğü iddiaları yargılama sürecinde dile getirmediği, bu iddialarına

ilişkin bilgi veya belge sunmadığı ve böylece başvuru yollarını usulüne uygun

tüketmediği anlaşılmaktadır.

52. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebi

kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF

TUTULMASINA 27/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Mehmet YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/34325, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Genel
  10. B. Başvurucuya
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Adil
  14. B. Diğer İhlal
  15. A. 1.Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına
  16. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/34325
Tarih
27 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • İhsan Yaşar ve Mehmet Ali Çelebi Başvurusu (B. No: 2019/19137)
  • Mutlu Öztürk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/8525)
  • Postaş Lojistik A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/14585)
  • Özlem Dalkıran Başvurusu (B. No: 2017/35203)
  • Mehmet Reha Baran Başvurusu (B. No: 2017/37797)
  • Ali İpekli ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30997)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.