İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muhittin Pirinççioğlu Başvurusu (B. No: 2015/16260)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan

Başvuru No2015/16260Tarih27 Haziran 2018Okuma7 dk · 1.341 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Muhittin Pirinççioğlu Başvurusu (2)

Karar tarihi
27 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/16260
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.341 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan

başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektubun sakıncalı bulunarak

muhatabına gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu)

hükümlü olarak bulunan başvurucu, muhatabını Kürdistan Demokrat Partisi (PDK)

Ankara Temsilciliği olarak belirttiği bir mektup göndermek istemiştir.

7. Başvurucuyla birlikte on bir hükümlü tarafından imzalanan

20/7/2015 tarihli söz konusu mektupta yer alan ifadelerden bir kısmı şöyledir:

"... Sayın PDK yetkilileri,

...DAİŞ karşısında direnebilen, gücünü kırarak

geriletebilen tek güç PYD öncülüğünde savaşan YPG/YPJ ve Rojava

halkıdır. ... Bu konuda PYD Eşbaşkanı Sayın Salih

Müslim'in çağrısı esastır... T.C.; ... Kürt halkının imhasında ısrar

etmektedir. ... Kürt halkının ve Rojava'da büyük

bedellerle gerçekleştirilen ulusal başarıların teminatı, ulusal birliği ilkeler

temelinde sözleşmeye ve kurumlaşmaya kavuşturmaktır. Bunun için de Ulusal

Kongreyi gerçekleştirmektir. ... başta PDK olmak üzere ... herkesi Ulusal

Kongrenin gerçekleşmesi için toplanmaya ... çağırıyoruz."

8. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu)

21/7/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektup içeriğinde

çizilemeyecek kadar çok sakıncalı ifade görüldüğü gerekçesiyle mektubun

muhatabına gönderilmemesine karar verilmiştir.

9. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Karabük

İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itiraz 31/7/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Kararda, Disiplin Kurulunun itiraza konu edilen kararında usule

ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

10. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı

Karabük Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 4/9/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya

uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.

11. Nihai karar 11/9/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 30/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza infaz

kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelere dayanak oluşturan

mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz,

B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu; ifade hürriyeti kapsamında kalan ve suç unsuru

içermeyen mektubun soyut gerekçelerle muhatabına gönderilmediğini, idari ve

yargısal kararlarda somut bir belirleme yapılmadığını, mektubun gönderilmemesi

işleminin demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmadığını ileri sürmüştür.

Başvurucu, keyfî bir müdahale teşkil eden söz konusu işleme karşı yaptığı

itirazların gerekçesiz ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini iddia etmiştir.

Başvurucu, bu nedenlerle haberleşme ve ifade hürriyetinin ihlal edildiğini

ileri sürmüş; ihlalin tespiti ile lehine tazminata hükmedilmesi talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek

istediği mektubun Disiplin Kurulunca sakıncalı görülerek alıkonulması nedeniyle

haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B. No: 2013/1201,

20/5/2015, § 22; Akif İpek, B.

No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır.

17. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar

başlıklı 22. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetinesahiptir.

Haberleşmeningizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin

yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

19. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine

gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 28-34). Buna göre haberleşme özgürlüğüne

yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağını

oluşturan mevzuatın, ulaşılabilir,

yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci

olarak söz konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı, demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmalıdır.

20. Disiplin Kurulu, başvurucu tarafından gönderilmek istenen

mektubun sakıncalı olduğunu değerlendirerek gönderilmemesine karar vermiştir.

Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşme

hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

21. Anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç

taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. (Ahmet Temiz, § 36).

22. Somut olayda 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin

ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (Ahmet Temiz, §§ 37-46). Öte yandan,

haberleşme hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak

sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün

olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda

belirtilir" denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu

kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir

(AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz

kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların

uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet

Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015,

§§ 74-76).

23. Başvurucunun mektubunun Disiplin Kurulu Başkanlığınca

denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin, millî

güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi

amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22.

maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır

(Ahmet Temiz, §§ 47-50).

24. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak

suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin

sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda

hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B.

No: 2013/3550, 19/11 /2014, § 35).

25. Somut başvuruya konu mektubun genelinde, silahlı terör

örgütü oldukları yargı kararlarıyla hüküm altına alınmış iki örgütün

birbirlerine karşı yürüttükleri silahlı mücadelesi hakkında yapılan

değerlendirmelere yer verilmektedir. Söz konusu mücadelenin taraflarından biri

olan terör örgütünün geçmişte gerçekleştirdiği ve hâlen devam ettirdiği

eylemlerinden övgüyle bahsedildiği mektupta, Türkiye Cumhuriyeti devleti

katliam yapmakla itham edilmektedir. Öte yandan silahlı bir terör örgütünün

ideolojisini ve bu kapsamdaki icrasını meşru gösterecek şekilde gelecekte büyük

bir kongre tertip edilmesi ve bu kongreye katılımın sağlanması çağrısıyla

mektup sona erdirilmektedir.

26. Somut başvuruya konu mektubun sakıncalı bulunarak gönderilmemesine

karar verilmesinin nedeni olarak anılan mektubun içeriğinde çizilemeyecek kadar

çok sakıncalı ifadenin yer alması gösterilmiştir. Silahlı terör örgütleri ile

onların yasa dışı eylemlerinin meşrulaştırıp muhataplarına birtakım hedeflerin konulduğu

mektupta açık şekilde terör eylemlerinden övgüyle bahsedilmekte ve bu kapsamda

çağrı yapılmaktadır. Mektupta kullanılan üslup gözönüne

alındığında mektubun şiddeti meşru gösteren, şiddete teşvik edici ve özendirici

bir şekilde kaleme alındığı görülmektedir.

27. Buna göre haberleşme hürriyetine yönelik söz konusu

müdahalenin Anayasa'nın 22. maddesi anlamında millî güvenliğin ve kamu

düzeninin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi için ihtiyaç duyulan

demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin

ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır. Neticede somut

olayda haberleşme hürriyetine yönelik açık ve görünür bir ihlalin bulunmadığı

değerlendirilmiştir.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

27/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

Muhittin

PİRİNÇÇİOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/16260, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurunun açıkça
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Pirinççioğlu
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/16260
Tarih
27 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Harun Öksüz Başvurusu (B. No: 2016/21060)
  • Recep Uygun Başvurusu (B. No: 2016/76351)
  • Manzura Jumaeva Başvurusu (B. No: 2015/1474)
  • Mukaddas Khudoyarova Başvurusu (B. No: 2018/1105)
  • Ali Rıza Ak Başvurusu (B. No: 2015/15965)
  • Hülya Karadeniz Başvurusu (B. No: 2015/19340)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.