İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Kaymaz Başvurusu (B. No: 2013/9689)

1. Başvuru, F tipi ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun

Başvuru No2013/9689Tarih31 Mart 2016Okuma16 dk · 3.131 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Murat Kaymaz Başvurusu

Karar tarihi
31 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/9689
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.131 kelime·16 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, F tipi ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun

sohbet etmek amacıyla bir araya geldiği arkadaşlarıyla fotoğraf çektirme

talebinin reddi nedeniyle Anayasa'nın 2., 5., 13. ve 90. maddelerinin ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/12/2013 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci

Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 14/5/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 5/6/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

11/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 22/6/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm

olduğu hapis cezasının infazı için hâlen Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu)bulunmaktadır.

10. Başvurucu; ceza infaz kurumunda eğitim, iyileştirme ve

bireyselleştirme faaliyetlerinin bir parçası olan sohbet etme faaliyeti

sırasında grupta bulunan arkadaşlarıyla fotoğraf çektirmek için 30/11/2012

tarihinde kurum idaresine başvurmuş, başvurucunun talebi reddedilmiştir.

11. Bunun üzerine başvurucu 3/12/2012 tarihinde şikâyet usulüyle

Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. Başvurucu

dilekçesinde, başka hücrede kalan arkadaşlarla bir araya gelmesinde nasıl

sakınca görülmüyorsa fotoğraf çekiminde de sakınca olmaması gerektiğini ve

keyfî olarak Cezaevi idaresi tarafından engellendiğini, fotoğrafların neden

çektirilmediğine dair hiçbir gerekçenin belirtilmediğini ileri sürmüştür.

Ayrıca diğer hapishanelerde bir engelleme olmadığını iddia etmiştir. Bu konuyla

ilgili olarak bir cezaevinde dokuz kişinin beraber çekindiği fotoğrafı

başvurusuna eklemiştir.

12. İnfaz Kurumu, başvurucunun dilekçesiyle beraber konuyla

ilgili daha önce verilen Kocaeli İnfaz Hâkimliği ile Kocaeli 2. Ağır Ceza

Mahkemesi kararlarının örneklerini, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 22/1/2007

tarihli ve 45/1 sayılı Genelgesi'nin ilgili maddesini ekleyerek aynı gün İnfaz

Hâkimliğine göndermiştir.

13. Şikâyet, ilk olarak Kocaeli İnfaz Hâkimliği 28/12/2012

tarihli ve E.2012/2303, K.2012/2529 sayılı kararına konu olmuştur. Anılan karar

şu şekildedir:

"...

İtiraz edenin dilekçesi, ekleri bir bütün

halinde inceleyip değerlendirildiğinde; Genelge hükümlerine göre ''Hükümlü ve

tutuklular; kendi oda veya koğuşunda beraber kaldıkları arkadaşlarıyla veya

açık görüş günlerinde ziyarete gelen yakınlarıyla, idarece belirlenen yerlerde

ve bedelleri kendileri tarafından karşılanmak koşuluyla fotoğraf çektirebilir''

şeklinde düzenlenmiştir.

Ceza İnfaz kurumlarında arkadaşlarıyla

fotoğraf çektirelemez diye yasaklayıcı bir hüküm

yoktur. Başka koğuşta kalan arkadaşlarıyla sohbet sırasında yüz yüze biraraya geldiklerine göre idarenin kontrolü(n)de

ve başka amaç taşımamak kaydıyla yine idarece belirlenecek yerde hatıra

fotoğrafının çektirilmesinde yasaya ve

genelgelere aykırı bir durum söz konusu olamaz. Bu nedenlerle idare

hükümlü ve tutuklulara gerekli kolaylığı göstermelidir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-İtiraz eden MURAT KAYMAZ'nin

talebi ile ilgili olarak idarece takdir edilecek şekilde hükümlü ve

tutukluların fotoğraf çektirme talepleri makul ölçüler içinde yerine

getirilmesi gerekeceğinden sakınca görülmediği hallerde fotoğraf çekimine izin

verilmesine, bunun dışında kalan taleplerin reddine;

..."

14. Karar 11/1/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

Şikâyet üzerine verilen bu karara karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.

15. Daha sonra, İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı

22/1/2013 tarihinde, hükümlü ve tutukluların fotoğraf çekilme esaslarını

belirleyen uygulama talimatı üzerine karar almak için toplanmıştır.

16. İnfaz Hâkimliğinin yukarıda belirtilen kararında da yer alan

Genel Müdürlük Genelgesi'nin ilgili maddesine atıf yapılmak suretiyle "Ceza infaz kurumumuzun yüksek güvenlikli ceza infaz

kurumu olması, barındırdığı terör ve çıkar amaçlı suç grubuna mensup hükümlü ve

tutukluların örgütsel dayanışma ve güç birliği açısından örgütten ayrılan ve

aynı dava dosyasından yargılandıkları halde hasımlılık

yaşayan çıkar amaçlı suç örgütü mensuplarının teşhir edilmemesi için hükümlü ve

tutukluların aynı odayı paylaştıkları ve ortak sohbete çıktıkları kişiler ile 3

kişi olacak şekilde fotoğraf çekilmelerine" karar verilerek

başvurucunun talebi reddedilmiştir.

17. İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının anılan kararı

başvurucuya 13/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 18/2/2013 tarihinde İnfaz Hâkimliğinin kararının

uygulanmadığını, kararın keyfî olduğunu ileri sürerek yine Kocaeli İnfaz

Hâkimliği nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur.

19. Kocaeli İnfaz Hâkimliği 15/3/2013 tarihli E.2013/1298,

K.2013/1332 sayılı kararıyla ve "itiraz

edenin dilekçesi, İdari ve Gözlem Kurulu kararına yönelik zarar ve ekleri bir

bütün halinde inceleyip değerlendirildiğinde kararın usul ve yasalara uygun

olduğu" gerekçesiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.

20. Söz konusu karar 26/3/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiş, başvurucu bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurmamıştır.

21. Başvurucu bu kez 7/5/2013 tarihinde doğrudan Kocaeli İnfaz

Hâkimliğine yazdığı dilekçede; sohbete çıktığı kişilerle ikişer kişi olarak

ayrı ayrı ve sohbet alanında yer alan bütün kişilerle fotoğraf çektirmiş

olduğunu, bu durumda idarenin sınırlama kararının bir anlamı ve pratik

karşılığının bulunmadığını, daha önce İnfaz Hâkimliğince verilen kararla sohbet

etme çerçevesinde fotoğraf çekme hakkını kullanabileceğinin belirtildiğini

fakat İnfaz Kurumunun kararıyla üç kişilik sınırlama getirildiğini, infaz hâkimliklerinin

kararına nasıl itiraz edilmesi gerektiğinin yasada yer aldığını, daha sonra

verilen hâkimlik kararının gerekçesiz ve keyfî olduğunu, bu sayede kendileri

üzerinde ekonomik bir külfet meydana geldiğini ileri sürerek gereğinin

yapılmasını talep etmiştir. Ayrıca çektirdiği fotoğrafları dosyasına sunmuştur.

22. Başvurucunun dilekçesi aynı gün Cezaevi idaresince daha önce

başvurucuyla ilgili verilen kararlar (bkz. §§ 13, 16) belirtilmek suretiyle

Kocaeli İnfaz Hâkimliğine gönderilmiştir.

23. Taleple ilgili olarak Cumhuriyet savcısından yazılı görüş

istenmiş, Cumhuriyet savcısı hükümlünün talebinin kabulü ile yasal bir dayanağı

olmayan fotoğraf çekimi sırasındaki üç kişi ibaresinin kaldırılmasına yönelik

mütalaada bulunmuştur.

24. Kocaeli İnfaz Hâkimliği 7/6/2013 tarihli ve E.2013/2136,

K.2013/2395 sayılı kararla Cumhuriyet savcısının mütalaasından farklı olarak

"itiraz edenin dilekçesi, ekleri bir

bütün halinde inceleyip değerlendirildiğinde çekilen fotoğrafların yan yana

konulması durumunda idarenin toplu fotoğraf çekilme yasağının izin verilen

uygulama karşısında pratik bir faydasının bulunmadığının tespitine" karar

vermiştir.

25. Kararın İnfaz Kurumuna gönderilmesinden sonra 28/6/2013

tarihinde Cezaevi Müdürlüğü Kocaeli İnfaz Hâkimliğine kararın içeriğinin

anlaşılamaması gerekçesiyle söz konusu kararın yeniden değerlendirilmesi

hususunda bir yazı yollamıştır. Aynı zamanda bu yazı başvurucuya da tebliğ

edilmiştir.

26. Kocaeli İnfaz Hâkimliği 15/7/2013 tarihinde, kararın yeniden

değerlendirilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığını belirterek hükmün

itiraz edene tebliği için gerekli işlemlerin yapılmasını bildirmiştir.

27. İnfaz Kurumu Müdürü bunun üzerine Kocaeli 2. Ağır Ceza

Mahkemesi nezdinde karara itiraz etmiş, Kocaeli İnfaz Kurumu Müdürlüğünün itirazı

21/8/2013 tarihinde 2013/1050 Değişik İş sayılı kararla kesin olarak

reddedilmiştir.

28. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bu kararı İnfaz Kurumu

Müdürüne tebliğ edilmeden önce başvurucu 26/9/2013 tarihinde, Kocaeli İnfaz

Hâkimliğine başvurarak Kocaeli İnfaz Hâkimliğinin 7/6/2013 tarihli ve

E.2013/2136, K.2395 sayılı kararının hâlâ uygulanmadığını ifade etmiş ve

kararın tavzihini talep etmiştir.

29. Kocaeli İnfaz Hâkimliği ise 24/10/2013 tarihli ve

E.2013/3801, K.2013/3934 sayılı kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir.

İnfaz Hâkimliğinin kararı şu şekildedir:

"Konu Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evi

Genel Müdürlüğünün 22/01/2007 tarih ve 45/1 nolu

genelgesinde düzenlenmiştir. Genelgenin diğer işlemler başlıklı 5.bölümünün

8.maddesinde hükümlü ve tutukluların, kendi oda veya koğuşlarında beraber

kaldıkları arkadaşları ile veya açık görüş günlerinde ziyarete gelen

yakınlarıyla fotoğraf çektirebilecekleri şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu

düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere, hükümlü ve tutukluların sohbet

odalarında ki arkadaşlarıyla fotoğraf çektirmeli mümkün değildir. Doğal olarak

Adalet Bakanlığının genelgesi cezaevi yönetiminde dikkate alınıp uygulanmak

zorundadır. Hükümlünün talebinin daha önceden hakimliğimizce incelendiği,

değişik tarihlerde ve değişik nitelikte kararlar verildiği anlaşılmaktadır. Her

ne kadar, önceki aşamalarda, konuyla ilgili olarak farklı kararlar verilmiş ise

de, talebin idari bir faaliyete yönelik olması

nedeniyle yeni ve farklı kararlar verilmesi mümkündür.

Bu itibarla hükümlünün talebi yerinde

görülmemiş ve reddine karar verilmiştir."

30. Anılan karara başvurucu tarafından itiraz edilmesi üzerine

Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 4/12/2013 tarih ve 2013/1599 Değişik İş sayılı

kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

31. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/1599 Değişik İş

sayılı bu kararı başvurucuya 11/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

32. Başvurucu 25/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunmuştur.

33. Yukarıdaki paragrafta belirtilmiş olan (bkz. § 27) Kocaeli

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/8/2013 tarihli ve 2013/1050 Değişik İş sayılı

kararı ise Kurum Müdür Vekili'ne 4/7/2014 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

34. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun

4. maddesi şöyledir:

"İnfaz hâkimliklerinin

görevleri şunlardır :

1.

Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri,

yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri,

temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla

muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları

gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

2.

Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi

tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri;

tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin

şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

3.

Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin

cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı

olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza

infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren

ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak

düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet

niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

5.

Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan

konulara ilişkin hükümler saklıdır."

35. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası

şöyledir:

"Yüksek

güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik

görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî

engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre

ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya

grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm

olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek

veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda

yer alan;

a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78),

b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82),

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188),

d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307,

308),

e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309,

310, 311, 312, 313, 314, 315),

Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir."

36. 6/4/2006 tarihli Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza

ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün

(İnfaz Tüzüğü) 40. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"(1) İdare ve gözlem

kurulu aşağıda sayılanişleri yapmakla görevli ve

yetkilidir;

a)

Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara

ayrılmaları ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak,

b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları

odaları belirlemek,

c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak,

d) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek,

e)

Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım

servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını

değerlendirmek,

f)

İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane

ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki

hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlülerin

belirlenmesi ile ilgili karar almak,

g)

Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak,

telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından

yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek,

h) Açık

kurumlar ile eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin

kurum dışındaki eğitim, ağaçlandırma, çevre düzenlemesi ve temizliği, doğal

afet sonrası yardım, tiyatro çalışmaları gibi sosyal, kültürel ve sportif

etkinliklere katılacak hükümlülerin kurum dışına çıkabilmeleri için karar

almak,

ı) Açık

kurumlarda ve eğitimevlerinde kalan hükümlülerin, oda

ve eklentilerinde bulundurabilecekleri eşyaların cinsleri ve miktarlarını

belirlemek,

j)

Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl

kararını almak,

k) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

37. Adalet Bakanlığı'nın

Ceza ve

Tevkif Evi Genel Müdürlüğünün 22/01/2007 tarih ve 45/1 No.lu Genelgesi'nin

"Diğer işlemler" başlıklı

beşincibölümün 8. maddesi şöyledir:

"Hükümlü

ve tutuklular; kendi oda veya koğuşunda beraber kaldıkları

arkadaşlarıyla veya açık görüş günlerinde ziyarete gelen

yakınlarıyla, idarece belirlenen yerlerde

ve bedelleri kendileri tarafından karşılanmak koşuluylafotoğraf çektirebilecektir. Fotoğraf çekimi,müdürü ve fotoğrafçılık işkolu bulunan ceza

infaz kurumlarında sadece fotoğrafçılık işkolunca yerine getirilecek, dışarıdan

fotoğrafçı temini yoluna gidilmeyecektir. Müdürü bulunmayan kurumlardaki

fotoğraf çekimleri dışarıdan temin edilen fotoğrafçı tarafından

gerçekleştirilecektir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

38. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

39. Başvurucu; Bakanlığın genelgesi kapsamında bir araya geldiği

arkadaşlarla sohbet ederken fotoğraf çektiremediğini, müdahalenin kanuni bir

dayanağının bulunmadığını, Kocaeli İnfaz Hâkimliğine cezaevi idaresinin mevcut

uygulamasının kaldırılması için müracaat ettiğini, cezaevi idaresinin İnfaz

Hâkimliğinin kararını uygulamadığını, bunun üzerine İnfaz Hâkimliğine tekrar

başvurup daha net bir karar verilmesini istediğini, bu sefer İnfaz Hâkimliğinin

kendi kararının aksine bir kararla talebini reddettiğini, itiraz yolundan da

sonuç alamadığını, toplu olarak fotoğraf çektirme yasağının sosyalleşme

imkânının önünde engel teşkil ettiğini belirterek Anayasa'nın 2., 5., 13. ve

90. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin tespit edilmesini

talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

40. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, yaşadığı bu süreçte usulsüzlükler

yapıldığını, İnfaz Hâkimliği kararının idare tarafından uygulanmadığını ileri

sürmekle beraberbaşvurucunun sonuç olarak fotoğraf

çektirme talebinin kabul edilmeme sebebinin genelge hükmüne dayandırılması ve

bu sebeple başvurucunun talebinin kabul edilmemesi, temel amacın sohbet edilen

arkadaşlarla beraber herhangi bir sınırlama olmaksızın fotoğraf çektirmek

olduğu ve İnfaz Hâkimliğinin son kararının da Bakanlığın genelgesine dayandırılması

gözönüne alındığında başvurunun; mahkeme kararlarının

icrası çerçevesinde değil, başvurucunun fotoğraf çektirememesine ilişkin

yasağın kanuni temeli olmadığı iddiası kapsamında ele alınması gerekmektedir.

41. Başvurucu, arkadaşlarıyla beraber fotoğraf çektiremediğini,

genelge ile bir sınırlama getirilmesinin kanuni bir dayanağının bulunmadığını

ileri sürmektedir.

42. Bakanlığın görüşünde özel hayata saygı hakkının nasıl

sınırlanması gerektiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM)

kıstasları hatırlatılmış ve takdir Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır.

43. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı cevabında ileri sürdüğü

hususları tekrar etmiştir.

44. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkına sahiptir."

45. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 8. maddesi

şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı

gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir."

46. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup bu düzenlemede yer verilen maddi ve manevi varlığı koruma ve

geliştirme hakkı, Sözleşme'nin 8. maddesi çerçevesinde özel yaşama saygı hakkı

kapsamında güvence altına alınan fiziksel ve zihinsel bütünlük hakkı ile

bireyin kendisini gerçekleştirme ve kendisine ilişkin kararlar alabilme hakkına

karşılık gelmektedir (Nurcan Yolcu,

B. No: 2013/9880, § 30). Bu kapsamda, kişiliğin geliştirilmesi ve kişinin

kendini gerçekleştirmesi aynı zamanda diğer insanlarla ilişkilerin varlığına

bağlı olup sohbet etme çerçevesinde cezaevinde yer alan kişilerle fotoğraf

çekimine ilişkin hususlar daha çok Anayasa'nın 17. maddesini

ilgilendirmektedir.

47. Özel yaşama saygı hakkı alt kategorisinde geçen "özel yaşam" kavramı AİHM tarafından

oldukça geniş yorumlanmakta ve bu kavrama ilişkin tüketici bir tanım yapmaktan

özellikle kaçınılmaktadır (Neşe Aslanbay Asbıyık, B. No: 2014/5836, § 25).

48. Sözleşmenin 8. maddesinin esas olarak kamu görevlilerinin

keyfî müdahalelerine karşı bireyi korumayı amaçlasa da söz konusu madde sadece

devletin bu tür müdahalelerde bulunmasından kaçınmasını sağlamayı

amaçlamamaktadır. Maddede bahsedilen negatif yükümlülüğe, özel hayata ve aile

hayatına etkin bir saygının sağlanması için gerekli pozitif yükümlülükler

eklenebilir. Bu yükümlülükler, kişilerin birbirleri ile olan ilişkilerini de

kapsayacak şekilde, özel hayata saygının güvence altına alınması amacıyla

birtakım tedbirler alınmasını gerektirebilir (Kadir

Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, § 40).

49. Buna karşın cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak

suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına

yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve

tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B.

No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35).

50. Nitekim Anayasa'nın 17. maddesinde, manevi varlığın

korunması ve geliştirilmesi hakkı açısından herhangi bir sınırlama nedeni

öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün

olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni öngörülmemiş

olan hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu kabul

edilmektedir. Ayrıca hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama nedenine

yer verilmemiş olsa da Anayasa'nın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayanarak

bu hakların sınırlandırılması da mümkün olabilir. Bu noktada Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan güvence ölçütleri işlevsel niteliği haizdir (Sevim Akat Eşki,

B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 33).

51. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel

hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili

maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve

lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

52. Belirtilen Anayasa hükmü, hak ve özgürlükleri sınırlama ve

güvence rejimi bakımından temel öneme sahip olup Anayasa'da yer alan bütün hak

ve özgürlüklerin yasa koyucu tarafından hangi ölçütler gözönünde

bulundurularak sınırlanabileceğini ortaya koymaktadır. Anayasa'nın bütünselliği

ilkesi çerçevesinde, Anayasa kurallarının bir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanması zorunlu olduğundan,

belirtilen düzenlemede yer alan başta yasa ile sınırlama kaydı olmak üzere tüm

güvence ölçütlerinin, Anayasa'nın 17. maddesinde yer verilen hakkın kapsamının

belirlenmesinde de gözetilmesi gerektiği açıktır (Sevim Akat Eşki, § 35).

53. Somut olayda 30/11/2012 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna

verilen dilekçe ile başlayan süreçte başvurucunun sohbet ettiği arkadaşlarıyla

fotoğraf çektirme isteği aynı şekilde devam etmiş, başvurucunun talep ettiği

hususun İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı tarafından kabul

edilmeme sebebi ile Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 4/12/2013 tarihli nihai

kararı arasında dayanılan mevzuat olarak bir farklılık bulunmadığı

anlaşılmıştır.

54. Bu minvalde, başvurucunun toplu olarak sohbet ettiği ve

grupta bulunan diğer arkadaşlarıyla fotoğraf çektirememesine ilişkin başvurusu

disiplin tedbirleri kapsamında Genel Müdürlük Genelgesi hükümlerine

dayandırılarak kabul edilmediği, başvurucununodada

bulunduğu kişilerle beraber fotoğraf çektirebileceği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla talebin kabul edilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında

bir müdahalede bulunulmuştur.

55. Başvuruda ileri sürülen şikayetler yönünden 5275 sayılı

Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, ... , ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve

dış çevre ile temasların geçerli olduğu

sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir

veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir" hükmü

dikkate alındığında söz konusu genelge kapsamında ceza infaz kurumu tarafından

alınan kararlar sonucunda müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunduğu açıktır.

56. Nitekim 5275 sayılı Kanunun 9. maddesinde başvurucunun da

hapis cezasını çekmekte olduğu F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz

kurumlarının oda veya koğuşlarının bir ya da üç kişi olacak şekilde

düzenlenmesi öngörülmüş ancak mevzuatla belirtilen hâllerde aynı oda dışındaki

hükümlüler arasında temasın geçerli olabileceği Kanun'da açıkça düzenlenmiştir.

Anayasa'ya göre mutlaka kanunla düzenlenmesi gerekmeyen bir konu, kanuni dayanağı

olmak kaydıyla idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılabilir (Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256,

25/6/2014, § 87). Bu kapsamda Kanun'un bütün hususları ayrıntılarıyla

düzenlemesi beklenemeyeceğinden genel esaslar ortaya konulduktan sonra diğer

meselelere ilişkin düzenlenmeler alt metinlere bırakılabilir.

57. Ayrıca, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4. maddesinin

birinci ve üçüncü fıkrası kapsamındaki şikâyetlerin; kanun, tüzük veya

yönetmelik hükümleri ile genelgelere dayalı olarak sonuçlandırılması

gerekmektedir. Dolayısıyla ceza infaz kurumları tarafından alınan tedbirlerin

infaz hâkimliklerince hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilirken sadece

Kanun'un ilgili hükümlerine değil; tüzük, yönetmelik ve genelgelere uygun

hareket edilip edilmediğine de bakılmaktadır.

58. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Geçici olarak muaf tutulan 198,35 TL harçtan ibaret yargılama

giderinin başvurucudan TAHSİLİNE,

C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

31/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Murat KAYMAZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/9689, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Hüküm
  8. B. İlgili Hukuk
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun açıkça
  13. C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/9689
Tarih
31 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Tevfik Baltacı Başvurusu (B. No: 2013/8074)
  • Nesrin Keleşler ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6943)
  • Fadıl Çetinkaya Başvurusu (B. No: 2013/5736)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2013/8696)
  • Birgül Kocamış Başvurusu (B. No: 2013/3540)
  • Tekfen İnşaat ve Tesisat A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/4769)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.