İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Müslim Şentürk Başvurusu (B. No: 2014/4930)

1. Başvuru 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir

Başvuru No2014/4930Tarih21 Haziran 2017Okuma15 dk · 2.955 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Müslim Şentürk Başvurusu

Karar tarihi
21 Haziran 2017
Başvuru Numarası
2014/4930
R.G. Tarih ve Sayı
13/7/2017 - 30123
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.955 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir

Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak

Yardımlara Dair Kanun kapsamında kabul edilen hak sahipliğinin iptali nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Bakanlık görüşü,başvurucuya

tebliğ edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1959 doğumlu olup Kocaeli'nde ikamet etmektedir.

10. Başvurucu, Kocaeli ili Gölcük ilçesi İhsaniye beldesi Denizevler Mahallesi Yılmaz Caddesi No: 1 adresinde bulunan

taşınmazın malikidir.

11. Anılan taşınmaz üzerinde iki iş yeri dört konut inşa edilmek

üzere 27/6/1994 tarihinde yapı ruhsatı alınmıştır. İnşa edilen binaya ilişkin

yapı kullanma izni (iskân ruhsatı) alınmamıştır.

12. 17/8/1999 tarihinde meydana gelen Kocaeli ili Gölcük ilçesi

merkezli depremden sonra düzenlenen 10/9/1999 tarihli hasar tespit raporunda,

anılan taşınmaz üzerinde bulunan yapının ağır hasarlı olduğu ifadelerine yer

verilmiştir. Raporda ayrıca taşınmazın "yeni inşaat" olduğu saptaması

da yer almaktadır.

13. Başvurucu 15/11/1999 tarihli talep ve taahhütname ile 7269

sayılı Kanun hükümleri uyarınca inşaat yardımı yapılması talebinde bulunmuştur.

Mahallî Hak Sahibi İnceleme Komisyonunca (Komisyon) yapılan incelemeden sonra

14/05/2000 tarihinde başvurucunun hak sahipliği kabul edilerek Yeniköy Kalıcı

Konutları 5. Ada P6 Blok No: 2 adresinde bulunan konut, başvurucuya tahsis

edilmiştir.

14. Sonradan yapılan detaylı araştırma neticesinde başvurucunun

yıkılan konutunun deprem sırasında inşaat hâlinde olduğu gerekçesiyle 24/4/2007

tarihli işlemle hak sahipliği iptal edilmiştir.

15. Başvurucu bu işleme karşı Kocaeli 1. İdare Mahkemesinde dava

açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde 7/5/1999 tarihinden beri anılan taşınmazda

oturduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece 18/5/2011 tarihli kararla dava

reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, 7269 sayılı Kanun'un 29. maddesine atıfta

bulunularak yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan binalardan ötürü hak sahibi

olunabilmesi için afet tarihi itibarıyla bu binaların ikamet etmeye elverişli

olması ve inşaat hâlinde bulunmaması gerektiği görüşü izhar edilmiştir.

Gerekçede, başvurucunun taşınmazın inşaat hâlinde olduğu tespitini içeren

10/9/1999 tarihli hasar tespit raporuna herhangi bir itirazda bulunmadığı

hatırlatılmıştır. Mahkeme ayrıca, başvurucunun değinilen konutta oturduğunu

ispatlayan elektrik, su, doğal gaz ve benzeri tüketim faturaları sunamadığını

vurgulamıştır. Mahkeme sonuç olarak başvurucunun söz konusu konuta ilişkin

deprem öncesi döneme ait faturaları ibraz edemediğini ve konutun inşaat hâlinde

olduğuna dair 10/9/1999 tarihli tespite itiraz etmediğini gözeterek hak

sahipliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

16. Bu karar Danıştay Ondördüncü

Dairesinin (Daire) 27/11/2012 tarihli kararıyla onanmış; karar düzeltme istemi

de Dairenin 30/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

17. Nihai karar 10/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 8/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 7269 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su

baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman

ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak

derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle

yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır."

20. 7269 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasının olay

tarihinde yürürlükte bulunan hâli şöyledir:

"Bu kanundan faydalanmak suretiyle inşaat

kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını istiyenlerin,

imar ve iskân Bakanlığınca yapılacak yardıma dair o yerde yapılan ilândan

itibaren iki ay içinde mahallin en büyük mülkiye âmirine yazılı müracaatta

bulunmaları ve taahhütname vermeleri mecburidir.

21. 7269 sayılı Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan

veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince

kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak

sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir."

22. 7269 sayılı Kanun'un 40. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"Bu Kanuna göre arsa olarak dağıtılan

veya üzerinde bina inşa edilen taşınmaz mallar, hak sahiplerine borçlandırma

senetleri imza ettirilmek sureti ile verilir. Bayındırlık ve İskan

Bakanlığınca o yerde borçlandırmanın ilanı tarihinden itibaren Bakanlıkça kabul

edilebilir mazereti dışında 2 ay içerisinde borçlanmalarını yapmayanlarla,

borçlanmasını yapmış olmasına rağmen binayı Bakanlıkça mahallinde yaptırılacak

duyurudan itibaren 45 gün içinde teslim almayanların hak sahipliği

kendiliğinden sona erer.

Bu

taşınmaz mallar üzerine, Türkiye Emlak Kredi Bankasının isteği ile, bu banka lehine,

tapu dairelerince borçlandırma senetlerine dayanılarak, kanuni ipotek tesis

olunur.

Konut

ve konut inşaası ve sair yardımlar için yapılacak

borçlandırmalar faizsizdir. Dükkan ve fırın gibi

yerler için yapılacak borçlandırmalar ise yıllık %4 (Yüzde dört) faize tabidir.

...

Borçlandırma bedelleri, konut, konut inşası,

arsa ve sair yardımlarda en az 20 ve en çok 30; dükkan

ve fırın gibi yerler için yapılan yardımlarda ise, en az 5 ve on çok 15 yılda

ve eşit taksitler halinde tahsil edilerek fon hesabına yatırılır.

İlk taksit, ihaleli ve emanet işlerinde

inşaatların bitirilip hak sahiplerine teslimi tarihinden itibaren iki yıl

sonra, Evini Yapana Yardım Yönteminde ve orta hasarlı konut ve işyerlerinin

onarımında ise son kredi diliminin hak sahibine ödendiği tarihten itibaren iki

yıl sonra başlar.

Vadesinde ödenmeyen taksitlere dair borç,

gecikilen her gün için yıllık % 5 gecikme faizi ile

tahsil olunur. Vadesinden önce iki yıllık taksitten az olmamak kaydı ile mevcut

borcu defaten ödeyen hak sahibinin borcu % 20 indirime

tâbi tutulur.

...

Üstüste üç yıl taksidini

ödemeyenlerin borçları muacceliyet kesbedeceği gibi, borcun tamamı ödenmeden taşınmaz malların

başkalarına satılması halinde de borcun tamamı muacceliyet

kesbeder. Bu hükmün uygulanmasında maliyet bedelinden

yapılan indirimler tekrar borca eklenmek suretiyle hesaba katılır. Özel afet

kanunlarına göre yapılan binalar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

..."

23. 28/8/1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti

Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 3. maddesi şöyledir:

"Bu Yönetmelikte yer alan "Hak

sahibi" deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla

olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek

inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder."

24. Yönetmelik'in 4. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"a) Afet sebebiyle, kendilerine ait

bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören

afetzede aileler,

...

Hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden

konut yapılır veya konut kredisi verilir."

25. Yönetmelik'in 14. maddesi şöyledir:

"Konut ve işyerlerine ilişkin mülkiyet rabıtası sırasıyla, tapu

senedi, tasarruf belgeleri, vergi kayıtları ve diğer resmi

belge ve kayıtlarla tevsik olunur.

Bu

belge ve kayıtların bulunmaması halinde mahalle veya köy muhtarlıklarından

alınacak ilgili mülkiye amirine tasdik ettirilmiş ilmühabere istinat

edilir."

26. Danıştay Onbirinci Dairesinin

16/6/2008 tarihli ve E.2007/7561, K.2008/6677 sayılı kararının ilgili bölümü söyledir:

"7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak

Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 29. maddesinde, yıkılan, yanan

veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarda imar planları

gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan

ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği,

Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde,

bu Yönetmelikte yer alan "hak sahibi" deyiminin afetzedelerin,

yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden

yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme

durumlarını ifade edeceği, 4. maddesinde, afet sebebiyle, kendilerine ait

bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören

afetzede ailelerin hak sahibi sayılacağı ve bu ailelere yeniden konut

yapılacağı veya konut kredisi verileceği, aynı Yönetmeliğin 14. maddesinde de,

konut ve işyerlerine ilişkin mülkiyet rabıtasının sırasıyla tapu senedi,

tasarruf belgeleri, vergi kayıtları ve diğer resmi belge ve kayıtlarla tevsik

olunacağı hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte

değerlendirilmesinden, tabii afetler nedeniyle konut ya da işyerleri zarar

görenlerin hak sahibi olabilmeleri için konut veya işyeri ile sahipleri

arasındaki mülkiyet rabıtasının sırasıyla, tapu senedi, tasarruf belgeleri,

vergi kayıtları ve diğer resmi belge ve kayıtlarla kanıtlanması

gerektiği, hasara uğrayan konutta fiilen oturma zorunlu olmamakla birlikte söz

konusu konutun oturulabilir durumda olması gerektiğisonucuna

ulaşılmaktadır."

27. Danıştay Onbirinci Dairesinin

5/7/2010 tarihli ve E.2008/907, K.2010/6186 sayılı kararının ilgili bölümü söyledir:

"7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle

Alınacak TedbirlerleYapılacak Yardımlara Dair

Kanun'un 29. maddesinde, yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması

muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk

bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut

yaptırılacağı veya kredi verileceği, aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile

birlikte oturan evli kişilerin durumunun, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu

konuda hazırlanacak yönetmelik gereğince takdir ve tespit edileceği,

kendilerine ait olmayan arsa veya arazi üzerine inşaat ruhsatı almaksızın bina

inşa eden yapı sahipleri ile yer kayması, su baskını, kaya düşmesi ve benzeri

sebeplerle imar planında yapı yapılması sakıncalı olarak belirlenen yerlerde

ruhsatsız olarak yapılan yapıların sahiplerinin hak sahibi olarak kabul

edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.

...Bu Yasa hükmü uyarınca hazırlanarak

yürürlüğe konulan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tesbiti

Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde, hak sahipliğinin, afetzedelerin yıkılan

veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak

binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade

ettiği, 4. maddesinin (a) bendinde, afet sebebi ile kendilerine ait bulunan

konutları yıkılan, yanan ve oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede

ailelerin hak sahibi sayılacağı, bu ailelere yeniden konut yapılacağı veya

konut kredisi verileceği belirtilmiş, 16, 17, 18 ve 19. maddelerinde hak sahibi

niteliği taşıyanlardan talep ve taahhütname alınmasına ilişkin usul ve esaslara

yerverilmiş, 21. maddesinin 2. fıkrasında ise, talep

ve taahhütname verenler arasında, bu Yönetmelikte tespit olunan esaslara göre

hak sahibi niteliğini taşımayanlar varsa, bunların gerekçeleriyle birlikte ayrı

bir listede gösterileceğine işaret edilmiştir.

Aktarılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerinin incelenmesinden, hak

sahipliği çalışması yapılabilmesinin ön şartı olarak ilan edilen süre içerisinde

talep ve taahhütname vermenin zorunlu olduğu, hak sahibi olabilmek için ise,

ilgililerin kendilerine ait konutlarının afet nedeniyle yıkılmış veya

oturulamayacak derecede ağır hasar görmesinin yeterli olduğu, fiilen oturmanın

zorunlu bulunmadığı, mülkiyet ilişkisinin ispatlanması ve hasar görmeden önce

binanın oturulabilecek nitelikte bulunması durumunda, ilgililerin hak sahibi

kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Hak sahipliğine ilişkin işlemin hukuki

denetiminin yapılabilmesi için; deprem tarihinden önce davacının konutunun

oturulabilecek (terk edilmemiş) nitelikte bulunup bulunmadığının tespiti

gerekmekte olup, davacı tarafından ibraz edilen ve su tüketimine ilişkin olduğu

anlaşılan Bingöl Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenmiş "endeksli kart

dökümü" ile elektrik tüketimine ilişkin bulunan Türkiye Elektrik Dağıtım

A.Ş. Bingöl Elektrik Dağıtım Müessesesi tarafından düzenlenmiş "yıllık

enerji tüketimine" ilişkin belgelerde depremden hemen önceki tarih olan 10.4.2003

tarihine kadar davacının elektrik ve su tüketiminin bulunduğu ve davacının

depremden önce hak sahipliği için başvurduğu konutta ikamet ettiği

görülmektedir."

28. Danıştay Onbirinci Dairesinin

21/4/2010 tarihli ve E.2008/9086, K.2010/3491 sayılı kararının ilgili bölümü söyledir:

"7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler

Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara

Dair Kanun'un 29. maddesinde, " Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan

veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında

zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak

şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir" kuralına yer verilmiş olup,

yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan binalardan ötürü hak sahibi olabilmek

için, afet tarihi itibarıyla bu binaların ikamet etmeye elverişli bulunması

başka bir ifadeyle inşaat halinde olmaması gerektiğinde duraksama

bulunmamaktadır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 21/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

30. Başvurucu, inşaatın depremden önce tamamlandığını ve

7/5/1999 tarihinden itibaren anılan konutta oturduğunu ileri sürmüştür. Söz

konusu konuta taşındığına ilişkin nakil ilmühaberi sunan başvurucu, Belediye

tarafından düzenlenen 28/12/1999 tarihli belgeden su aboneliğinin bulunduğunun

anlaşıldığını ifade etmiştir. Başvurucu, Belediye tarafından tanzim edilen

diğer bir belgede yapı kullanma izni alınmadan konutta oturulduğu bilgisine yer

verildiğinin altını çizmiştir. Başvurucu, ayrıca mahalle muhtarınca verilen

2/9/1999 tarihli belgede kendisinin konutta ikamet ettiğinin belirtildiğini

vurgulamıştır. Faturaların ve Belediye kayıtlarının deprem nedeniyle zayi

olması sebebiyle önceki döneme ait faturaları Mahkemeye sunamadığını öne süren

başvurucu, mevcut olan diğer belgelerle inşaatın tamamlandığının ispatlanmasına

rağmen hukuka aykırı olarak hak sahipliğinin iptal edildiğinden yakınmıştır.

Başvurucu, hak sahipliğinin yedi yıl sonra iptal edilmesinde kamu yararı

bulunmadığı gibi orantılılık ilkesinin ve adil dengenin de gözetilmediğini

savunarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Bakanlık görüş yazısında, iptal edilen hak sahipliği

belgesinin başvuru dilekçesine eklenmediği gibi Yeniköy Kalıcı Konutları 5. Ada

P6 Blok No: 2 adresinde bulunan konutun kime ait olduğu ve başvurucunun ödeme

yapıp yapmadığına ilişkin mülkiyet hakkının varlığını ortaya koyan belgelerin

dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Mülkiyet hakkının esasına yönelik olarak

Bakanlık, hak sahipliğinin iptaline karar veren Komisyonun 7269 sayılı Kanun'a

göre kurulmuş olması nedeniyle müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğunu ifade

etmiştir. Komisyonun kuruluş amacının kamu bütçesinden yapılan yardımların

gerçek hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak olduğunu değerlendiren Bakanlık,

inşaatın tamamlandığını ispatlayamayan başvurucunun hak sahipliğinin iptal

edilmiş olmasının mülkiyet hakkını ihlal etmediğini belirtmiştir. Bakanlık son

olarak başvurucunun su aboneliğinin bulunduğu ve faturaların ibrazının mümkün

olmadığı yolundaki iddialarının Mahkeme kararında karşılandığını vurgulamıştır.

B. Değerlendirme

32. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın

"Hak arama hürriyeti"

kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu tarafından öne sürülen

şikâyetlerin özü yargılamanın sonucunda verilen karara ilişkin olduğundan

başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır.

34. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

açık bir keyfîlik içermesi, bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz,

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

35. 7269 sayılı Kanun deprem, yangın, su baskını, yer kayması,

kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde yapıları ve kamu tesisleri genel

hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde

alınacak tedbirlerle yapılacak yardımları düzenlemektedir (bkz. § 19). Söz

konusu Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasının olay tarihinde yürürlükte

bulunan hâline göre Kanun'dan faydalanmak isteyenlere -koşulları taşımak

kaydıyla- ya inşaat kredisi verilmekte ya da doğrudan devlet tarafından bedeli

karşılığında bina yapılmaktadır. Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrasında da

yıkılan, yanan, ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarda

oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi

verileceği hükme bağlanmaktadır. Buna göredepremde

yıkılan veya ağır hasara uğrayan konutlarda oturanların 7269 sayılı Kanun

kapsamındaki haklardan yararlanabileceği anlaşılmaktadır.

36. Somut olayda başvurucunun 27/6/1994 tarihinde yapı ruhsatı

alınmış ancak yapı kullanma izni bulunmayan konut niteliğindeki taşınmazı

17/8/1999 tarihinde gerçekleşen Kocaeli ili Gölcük ilçesi merkezli depremde

ağır hasar görmüştür. Başvurucunun talebi üzerine Komisyon tarafından

14/05/2000 tarihinde 7269 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hak sahipliği kabul

edilerek Yeniköy Kalıcı Konutları 5. Ada P6 Blok No: 2 adresinde bulunan konut

başvurucuya tahsis edilmiştir. Ancak sonradan yapılan detaylı araştırmada

başvurucunun yıkılan konutunun inşaat hâlinde olduğu gerekçesiyle 24/4/2007

tarihli işlemle hak sahipliği iptal edilmiştir.

37. Başvurucu tarafından bu işleme karşı açılan davada,

değinilen konutun depremden önce tamamlandığı ve 7/5/1999 tarihinden itibaren

anılan konutta oturulmaya başlandığı ileri sürülmüş; bu iddianın ispatlanması

amacına yönelik olarak da konuta taşındığını gösterir nakil ilmühaberi,

Belediye tarafından düzenlenen ve su aboneliğinin bulunduğunu gösteren

28/12/1999 tarihli yazı, yine Belediye tarafından tanzim edilen ve ihtilaf

konusu konutta yapı kullanma izni alınmadan iskân edildiğini belirten bir yazı

ile başvurucunun değinilen konutta ikamet ettiğini ifade eden 2/9/1999 tarihli

Muhtarlık yazısı Derece Mahkemelerine sunulmuştur.

38. Mahkeme, ara kararıyla başvurucudan söz konusu yapıda

oturulduğuna dair deprem öncesi döneme ait elektrik, telefon, doğal gaz

aboneliklerini gösterir belge ve faturaların ibrazını istemiş ancak bunların

depremde zayi olduğu gerekçesiyle ibraz edilememesi üzerine taşınmazın inşaat

hâlinde olduğunu tespit eden 10/9/1999 tarihli hasar tespit raporunda başvurucunun

imzasının bulunduğu hususunu da gözeterek davayı reddetmiştir.

39. 7269 sayılı Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrasından

açıkça anlaşılacağı üzere hak sahibi olunabilmesi için yıkılan veya hasara

uğrayan konutta oturulması yeterli olup yapı kullanma izin belgesinin alınmamış

olmasının hak sahipliği bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Öte yandan

başvurucu tarafından ilgili kamu kurumlarından, aboneliklerini gösteren

belgelerin verilmesi istendiği hâlde aboneliklere ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu

binaların yıkıldığı gerekçesiyle bunlar başvurucuya sunulamamıştır. Ayrıca

dosyada bulunan 10/9/1999 tarihli raporun başvurucunun imzasını taşımadığı

görülmektedir. Başvurucunun Derece Mahkemelerine sunduğu Belediye ve Muhtarlık

yazılarından ise başvurucunun depremden önce anılan konutta oturduğu

anlaşılmaktadır.

40. Bu durumda dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre depremden

önce anılan konutta oturduğu açık olan başvurucunun hak sahipliğinin binanın

inşaat hâlinde bulunduğu gerekçesiyle iptaline ilişkin işleme karşı açılan

davanın, başvurucunun depremden önce söz konusu konutta oturmadığı sonucuna

ulaşılarak reddedilmesinin bariz takdir hatasına dayandığı sonucuna

ulaşılmaktadır.

41. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermek gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anaysa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

43. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 110.000 TL maddi tazminat ve

50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

44. Somut olayda adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

45. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli 1. İdare

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli

1. İdare Mahkemesine (E.2007/1177) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör

:

Ayhan KILIÇ

Başvurucu

:

Müslim

ŞENTÜRK

Vekili

:

Av. Güler

ÇETİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/4930, 21 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. Şentürk
  20. Çetin
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/4930
Tarih
21 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Sevinç Aydemir Başvurusu (B. No: 2014/1089)
  • Meas Erdemci Başvurusu (B. No: 2014/18914)
  • Ferdi Gümüş Başvurusu (B. No: 2014/2903)
  • Erdinç Kınabaş Başvurusu (B. No: 2014/3483)
  • Fahrettin Akpınar Başvurusu (B. No: 2014/3018)
  • Fahamettin Onur Saçar Başvurusu (B. No: 2014/4081)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.