İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Bal ve Öznur Bal Çorak Başvurusu (B. No: 2015/9492)

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında etkili bir ceza

Başvuru No2015/9492Tarih23 Ekim 2019Okuma22 dk · 4.415 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Bal Ve Öznur Bal Çorak Başvurusu

Karar tarihi
23 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/9492
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.415 kelime·22 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayı hakkında etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 5/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle

2015/9495 numaralı başvuru dosyasının 2015/9492 numaralı başvuru dosyasıyla birleştirilmesine,

2015/9495 numaralı başvuru dosyasının kapatılmasına ve incelemenin 2015/9492

numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerine, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere ve Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının

(Cumhuriyet Başsavcılığı) asılları temin edilen 2012/2808 ve 2013/238 sayılı

soruşturma dosyalarına göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucular Mustafa Bal ve Öznur Bal Çorak, 19/9/2012

tarihinde kolluk birimlerine kaybolduğu ihbarı yapılan ve aynı gün Antalya

Göynük Halk Plajı'nda ölü olarak bulunan ancak o an itibarıyla kimliği

belirlenemeyen U.B.nin sırasıyla babası ve

kardeşidir.

A. U.B.nin Ölümü Hakkında Yürütülen Soruşturma Süreci

10. Kemer Jandarma Komutanlığına (Kemer Jandarması) 19/9/2012

günü saat 05.20 sıralarında Göynük Halk Plajı'nda bir erkek cesedi bulunduğu

bildirilmiştir.

11. Olaydan haberdar edilen Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl

konuyla ilgili bir soruşturma başlatmıştır.

12. Olay yeri incelemelerinde görevli kolluk görevlilerince olay

yeri aynı gün incelenmiştir. Yapılan tetkike ilişkin raporda, cesedin Göynük

Halk Plajı'nda, deniz kıyısına 225 cm mesafede sırtüstü vaziyette durduğu,

ölenin şortunda ve cesede 160 cm uzaklıkta bulunan çantada kimliğin tespitine

imkân verecek herhangi bir belge, para, mobil telefon veya cüzdan bulunmadığı,

olay yerinin çevresinde biyolojik delil tespit edilemediği ve cesedin bulunduğu

yer ile etraftaki plajlarda güvenlik kamerası bulunmadığı belirtilmiştir.

Anılan rapora göre çantanın üst kısmında kuma saplanmış vaziyette iki bıçak ve

bir çakı görülmüş ancak bıçakta parmak izi tespit edilememiştir.

13. Kolluk görevlileri ayrıca olay yerinin basit bir krokisini

çizip ölenin kimliğinin belirlenmesi için cesetten parmak izi almışlardır.

14. Ölü muayenesi işlemi olay günü Cumhuriyet savcısı huzurunda

bir hekim tarafından yapılmıştır. Anılan işlem nedeniyle düzenlenen tutanakta;

ağızdan köpüklü su geldiği, boyunda ası izi bulunmadığı, elle yapılan muayeneye

göre kemiklerin kırık olmadığı, ateşli silah veya bıçak yarası ya da darp izi

bulunmadığı ve topuklarda cesedin denizden çıkarılması sırasında oluştuğu

değerlendirilen 2x1,5 cm ebadında sıyrık görüldüğü belirtilmiştir.

15. Cumhuriyet savcısı huzurunda iki adli tıp uzmanınca yapılan

otopsi işlemine istinaden Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı (Grup

Başkanlığı) Morg İhtisas Dairesince hazırlanan Otopsi Raporu'nda; her iki

akciğerde ileri derecede şiş ve loblar arasında yaygın noktavi subplevral (akciğer zarının altı)

kanamalar görüldüğü, kesitlerinde ileri derecede konjesyon (kandolum,

göllenme) ve köpüklü ödem mayi

(sıvı) çıkışı gözlendiği, beyin ve beyincik yüzey ve kesitlerinde hiperemi

(kızarıklık) ve ödemli görünüm saptandığı, kafa kubbe ve kaide kemiklerinin

sağlam olduğu, hyoid

kemik, tiroid kartilaj (kıkırdak) ve boyun omurlarının sağlam

olduğu, batın boşluğunda serbest sıvı veya kana rastlanmadığı belirtilmiştir.

Bundan başka Otopsi Raporu'nda kanda alkol ve uyutucu/uyuşturucu analizinde

aranan maddelerin tespit edilmediği, idrarda bir ilaç etken maddesi saptandığı,

bu maddenin tedavi amacıyla kullanılmasının mümkün olduğu, ölüme etkili

olabilecek nitelikte haricî travmatik bulgulara

rastlanmadığı, kişinin ölümünün suda boğulma sonucu meydana geldiği hususlarına

yer verilmiştir.

16. Kolluk görevlileri, olay hakkında bilgi sahibi olan dört

kişinin beyanını almıştır.

17. Çevredeki bir otelde çalışan F.K. olayı şu şekilde

anlatmıştır:

19/9/2012 günü saat 03.30 sıralarında kumsalda yatan bir kişiyi

havanın sabaha karşı soğuk olduğu yönünde uyarmış, bahse konu kişi de "Sağ olasın kardeşim. Düşünmen yeter." şeklinde

karşılık vermiştir. Yaklaşık 10 metre uzaklıktaki bir şezlonga yatmış, 04.20

sıralarında denizden kadın sesine benzer "Ah!"

sesi işitmiş ancak aldırış etmemiştir. Daha sonra denizden isyan edercesine

"Ah!" şeklinde erkek

sesine benzer bir ses duymuş, denize bakınca kumsalda yatan kişiyi görmüş,

şahsın şov yaptığını düşünerek duyduğu sese önem vermemiştir. Bir süre sonra

denizdeki şahsın boğazına su kaçmış gibi tükürdüğünü duymuş, denize doğru

koşunca şahsın konuşmadan kollarını salladığını ve suya batıp çıktığını

görmüştür. Bağırarak yardım istemiş lakin vakit gece ve deniz aşırı dalgalı

olduğu için yaklaşık olarak 25 metre açıkta bulunan şahsı kurtarmak için kimse

denize girememiştir. Yaklaşık bir saat kadar sonra kıyıya vurunca birkaç kişi

şahsı kumsala çekmiştir. Kumsala daha önceden gelen cankurtaran görevlileri

denizden çıkarılan şahsın yaşamadığını söylemiştir. Ölen şahıs, kumsalda

yatarken gördüğü kişidir.

18. İfadesi alınan diğer üç kişi (K.S., M.D. ve D.A.C.) denizde

hareketsiz yatan bir kişiyi gördüklerini beyan edip olayın sonrasına ilişkin

kısmını F.K. ile benzer yönde ifade etmişlerdir.

19. Cesetten alınan parmak izlerini inceleyen Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği 27/9/2012 tarihli raporunda,

incelenmek üzere gönderilen parmak izlerinin OPTES'te

(Otomatik Parmak ve Avuç İzi Teşhis Sistemi) kayıtlı parmak izlerinden herhangi

biri ile eşleşmediğini bildirmiştir.

20. Antalya Emniyet Müdürlüğü (Emniyet Müdürlüğü) de cesetten

alınan parmak izlerine kayıtlarında rastlamamıştır.

21. Cesedin kime ait olduğu saptanamadığından alınan hâkim

kararına istinaden cesetten alınan kan örnekleri üzerinde Adli Tıp Kurumu İzmir

Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince moleküler genetik inceleme

yapılmıştır.

22. Cumhuriyet Başsavcılığı otopsi raporunu dikkate alarak

kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişinin suda boğulma sonucu öldüğü kanaatine

varmış ve bu nedenle 13/12/2012 tarihinde ölüm olayı hakkında kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık kararı) vermiştir.

23. Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 tarihli talimatı

üzerine cesedin fotoğrafları Kemer Merkez Jandarma Karakol Komutanlığınca ülke

genelindeki tüm polis ve jandarma teşkilatının kayıp şahıslarla ilgili

birimlerine ulaştırılmıştır.

24. U.B.nin fotoğrafları ile cesedin

fotoğraflarının eşleşip eşleşmediğinin tespiti için başvurucu Mustafa Bal

25/12/2012 tarihinde kolluk görevlilerince Kestel/Bursa Polis Merkezi

Amirliğine (Polis Merkezi) davet edilmiştir. Başvurucu fotoğraflar üzerinden

yaptığı teşhiste cesedin oğlu U.B.ye ait olduğunu söylemiştir.

25. Başvurucu Mustafa Bal 26/12/2012 tarihinde bir yakını ile

birlikte Akdeniz Üniversitesi (Üniversite) Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalı

morgundaki kimliği belirsiz cesedin U.B.ye ait olduğunu teşhis etmiştir.

26. U.B.ye ait olduğu anlaşılan ceset ile kovuşturmasızlık

kararının bir örneği 26/12/2012 tarihinde başvurucu Mustafa Bal'a teslim

edilmiştir.

B. U.B.nin Kaybolması Hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca

Yürütülen Soruşturma Süreci

27. Başvurucu Mustafa Bal, üniversiteye öğrenci olarak kayıt

yaptırmak için Antalya'ya giden oğlu U.B.den 14/9/2012

tarihinden beri haber alamadıklarını bildirerek Polis Merkezine kayıp

başvurusunda bulunmuştur. Yaptığı başvuruda oğluyla en son 14/9/2012 tarihinde

telefon yoluyla iletişim kurduklarını, anlattığı kadarıyla oğlunun üniversiteye

kaydını yaptırıp ev tuttuğunu ifade eden başvurucu, oğlunun kullandığı mobil

telefonun numarasını kolluk görevlilerine vermiştir.

28. Başvurucu Öznur Bal Çorak 3/10/2012 tarihinde Polis

Merkezinde konuyla ilgili ifade vermiştir. Başvurucu ifadesinde, babası Mustafa

Bal'ın U.B.nin kaybolması hakkında Antalya Cumhuriyet

Başsavcılığına da müracaat ettiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma kapsamında kardeşinin Antalya'da 1/9/2012-18/9/9/2012

tarihleri arasında kaldığı otelin ücretini kredi kartı ile ödediğinin tespit

edildiğini belirterek kredi kartı hesap özetinin incelenmesini talep etmiştir.

29. Konuyla ilgili olarak 4/11/2012 tarihinde Polis Merkezinde

ifade veren U.B.nin kuzeni Ç.Ş., kuzeninin kimlik

fotokopisi ile kuzenine ait SIM kartın yenisini çıkarttığını, bu kartı bir

mobil telefona taktıktan sonra iki arama geldiğini, bu aramayı yapanlardan

birinin kuzeni Özlem Bal Çorak, diğerinin ise U.B.yi

soran, kim olduğunu bilmediği bir kişi olduğunu, SIM kartı bir daha

kullanmadığını, kuzeni tarafından yapılan aramalara ilişkin kayıtlara baktığını

ancak şüpheli bir duruma rastlamadığını söylemiştir.

30. Kolluk görevlilerince düzenlenen tarihsiz CD İnceleme Tutanağı'ndan U.B. adına kayıtlı GSM hatlarıyla kurulan

iletişimlerin tespitine ilişkin raporların Bilgi Teknolojileri ve İletişim

Kurumundan (BTİK) getirtildiği, bu raporlara göre U.B. adına kayıtlı dört GSM

hattı bulunduğu, bunlardan ikisinin kullanım dışı olduğu, bir hattın U.B.nin annesi Ş.B. tarafından diğer hattın ise U.B.

tarafından kullanıldığı, U.B.nin en son 14/9/2012

tarihinde kardeşi Özlem Bal Çorak ile görüştüğü ve bu görüşme yapılırken U.B.ye

ait mobil telefonun üniversitenin ısıtma merkezinde bulunan baz istasyonu

çevresinden sinyal verdiği anlaşılmıştır.

31. Kolluk görevlilerinin U.B.nin

mobil telefon yoluyla kurduğu iletişimlerin muhataplarını sorduğu başvurucu

Özlem Bal Çorak, kendisine sorulan 45 kişiyi tanımadığını, hangi nedenle

kardeşinin bu kişilerle görüştüğünü bilmediğini beyan etmiştir.

32. Kolluk görevlilerince U.B.nin

kullandığı kredi kartına ait hesap hareketleri bilgisi ilgili banka şubesinden

getirtilmiştir. Buna göre kaldığı otelin ücretini 31/8/2012 tarihinde kredi

kartı ile ödeyen U.B., kendisinden en son haber alındığı söylenen 14/9/2012

tarihinden sonra kredi kartını kullanmamıştır.

33. Kestel Emniyet Müdürlüğü ile Bursa Emniyet Müdürlüğü

arasında yapılan 31/10/2012 tarihli yazışmadan, U.B.nin

kaldığı oteldeki güvenlik kameralarının kayıt yapmadığı hususunun Antalya

Emniyet Müdürlüğü görevlilerince U.B.nin ailesine

bildirildiği anlaşılmıştır.

34. Kolluk görevlilerince U.B.nin

31/8/2012-18/9/2012 tarihleri arasında Antalya'da bulunan bir otelde kaldığı ve

otelde aynı isimle başka bir kişi bulunmadığı tespit edilip Geçici İkamet

Yerleri Kimlik Bildirme Projesi kapsamında tutulan kayıtlar yoluyla aynı

dönemde söz konusu otelde kalan kişilerin kimliği saptanmıştır.

35. Kestel Emniyet Müdürlüğü, U.B.nin

telefon yoluyla kurduğu iletişimlerin tespitine dair raporlarda isimleri geçen

kişilerden açık kimlik bilgileri tespit edilebilen yirmi sekizi ile U.B. ile

aynı dönemde söz konusu otelde kalan kişilerin herhangi bir suça karışıp

karışmadığını sorgulamış, bunlardan bazıları hakkında adli mercilerce çeşitli

suçlar nedeniyle tahkikat yürütüldüğünü tespit etmiş, BTİK'dan

getirtilen iletişimin tespitine ilişkin raporlara göre U.B. ile telefon yoluyla

iletişim kuran ve haklarında adli mercilerce işlem yapılan kişiler arasında

herhangi bir telefon görüşmesi olmadığını ve U.B. ile telefonda görüşen Ö.Ç.ninU.B. ile aynı ad ve soyadı taşıyan bir başkasıyla da

görüşme yaptığını belirlemiştir.

36. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 11/12/2012 tarihinde

soruşturma yetkisinin kendisine ait olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı

vererek soruşturma dosyasını Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

Yetkisizlik kararında U.B. ile telefonda görüşen altı kişinin ismi şüpheli

olarak yer alırken soruşturma konusu olay kayıp

şahıs olarak belirtilmiştir.

37. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararıyla gelen

soruşturma dosyasını, aynı konu hakkında yürüyen soruşturma dosyası ile

birleştirmiştir.

C. U.B.nin Kaybolması Hakkında Antalya Cumhuriyet

Başsavcılığınca Yürütülen Soruşturma Süreci

38. Başvurucu Mustafa Bal 25/9/2012 günü, oğlundan 14/9/2012

tarihinden beri haber alamadığını ve oğlunun ikamet adresini bilmediğini

belirterek oğlu tarafından kullanılan kredi kartına ait hesap hareketlerinin

incelenmesi ve oğluna ait mobil telefonun bulunduğu yerin tespiti için Antalya

Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmiştir.

39. Antalya Cumhuriyet savcısı Emniyet Müdürlüğünden konunun

araştırılmasını istemiştir.

40. Başvurucu Mustafa Bal 25/9/2012 tarihinde kolluk görevlileri

tarafından alınan beyanında, oğlunun banka hesabına ve kullandığı mobil

telefonun numarasına ilişkin bilgileri söylemiştir.

41. Kolluk görevlileri U.B.nin kayıt

yaptırdığı üniversiteye ve U.B.nin kullandığı kredi

kartıyla alışveriş yapılan işyerlerine gitmiş, U.B.nin

28/8/2012-31/8/2012 tarihleri arasında kaldığı otelin müdürü ile

31/8/2012-18/9/2012 tarihleri arasında yalnız olarak konakladığı otelin

işletmecisi olan S.A. ve eşi E.A. ile görüşmeler yapmıştır. Ayrıca U.B.nin kaldığı otelin çevresindeki kameraların açılarını

incelenmiştir. Buna göre;

- U.B. 4/9/2012 tarihinde üniversiteye kayıt yaptırmış ancak

sonrasında ders seçmek için üniversiteye gitmemiştir.

- U.B.nin 28/8/2012-31/8/2012

tarihleri arasında kaldığı otelin güvenlik kamerası arızalıdır.

- U.B.nin 31/8/2012-18/9/2012

tarihleri arasında yalnız olarak konakladığı oteldeki güvenlik kameraları on

beş günde bir kendisini yenileyip eski kayıtların üzerine kayıt yapmaktadır.

- Otel çevresindeki işyerlerine ait kameraların açısı yoldan

geçen kişileri kapsamamaktadır.

42. Emniyet Müdürlüğü U.B.nin

kullandığı kredi kartı ile banka kartına ait hesap hareketlerine ilişkin

bilgileri ilgili banka şubesinden temin edip incelemiştir. Söz konusu belgelere

göre U.B., kendisinden en son haber alınan 14/9/2012 tarihinden sonra kredi

kartı ile banka kartını kullanmamış; banka hesabından da para çekmemiştir.

43. Kolluk görevlileri 15/11/2012 tarihinde, U.B.nin

29/8/2012-31/08/2012 tarihleri arasında kaldığı otelin kabul yeri görevlisi

olarak çalışan M.K. ile 31/8/2012-18/9/2012 tarihleri arasında kaldığı otelin

işletmecisinin eşi olan E.A.nın ifadesini almıştır.

Alınan beyanlara göre U.B. kaldığı otellerde yalnız konaklamış ve şüpheli bir

durum sergilememiştir.

44. Kemer Jandarması 20/12/2012 tarihli yazıyla 19/9/2012

tarihinde Göynük Halk Plajı'nda bulunan ve kimliği belirlenmeyen bir cesedin

fotoğraflarını kayıp kişilere ait fotoğraflarla karşılaştırma yapılmak üzere

Emniyet Müdürlüğüne göndermiştir.

45. Cesedin U.B.ye ait olabileceğini değerlendiren kolluk

görevlileri cesedin fotoğraflarını Kestel Emniyet Müdürlüğüne göndermişlerdir.

Başvurucu Mustafa Bal bu vesileyle oğlunun öldüğünden haberdar olup 26/12/2012

tarihinde cesedi teşhis etmiştir.

46. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 2/1/2013 tarihinde

yetkisizlik kararı verip soruşturma dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığına

göndermiştir.

47. Bu esnada başvurucu Mustafa Bal, oğlunun cesedinin

fotoğrafların çekilmemesi, çekilmiş olsa bile arandığında bulunmasını

sağlayacak şekilde fotoğrafların kayıp kişilerle ilgili albüme kaydedilmemesi, U.B.nin fotoğraflarının kayıp kişiler albümünde yer alan

fotoğraflarla karşılaştırılmaması nedeniyle oğlunun ölümünden ancak 25/12/2012

tarihinde haberdar olduklarını belirterek anılan işlemlerin yapılamamasından

sorumlu olan Kemer Jandarması ve Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi görevlilerinin

ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan

cezalandırılmaları için Cumhuriyet Başsavcılığına ve Antalya Cumhuriyet

Başsavcılığına ayrı ayrı suç duyurularında bulunmuştur.

D. Kamu Görevlileri

Hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Yürütülen Soruşturma Süreci

48. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Kemer Jandarmasında görevli

kişiler hakkındaki soruşturmayı ayırıp yetkisizlik kararıyla Cumhuriyet

Başsavcılığına göndermiştir.

49. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının Bursa Cumhuriyet

Başsavcılığından istinabe talep etmesi üzerine kolluk görevlilerince ifadeleri

alınan başvurucular, öz itibarıyla U.B.nin telefon

yoluyla iletişim kurduğu bazı kişilerin ve U.B. ile eş zamanda aynı otelde

kalan bazı şahısların suç kayıtlarına dikkat çekerek U.B.nin

kaldığı otelden çıkışını gösterir güvenlik kamerası kayıtlarını almamaları ve

yakınlarının kaybolmasıyla ilgili şikâyetleri hakkında yeteri kadar araştırma

yapmamaları nedeniyle Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin görevlerini ihmal

ettiğini ileri sürmüşlerdir.

50. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı uyarınca Emniyet

Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Kayıp Şahıslar Bürosunda görevli iki kişinin

konuyla ilgili ifadelerini almıştır. İfadelerin içeriği tespit edilememiştir.

51. Yürüttüğü soruşturma sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı

15/4/2013 tarihinde kamu davası açılması için yeter derecede şüphe oluşturacak

delil bulunmadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmasızlık kararı

vermiştir.

52. Anılan karar başvurucu Mustafa Bal'a 13/5/2013 tarihinde,

diğer başvurucu Öznur Bal Çorak'a ise 15/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup

başvurucular karara itiraz etmemişlerdir.

E. U.B.nin Kaybolduğuna, Ölüm Olayına Başkalarının Dâhil

Olduğuna ve Kamu Görevlilerinin

Görevlerini İhmal Ettiğine İlişkin İddialar Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca

Yürütülen Soruşturma Süreci

53. Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının

yetkisizlik kararları vererek gönderdiği soruşturma dosyaları ile başvurucu

Mustafa Bal'ın kamu görevlileri hakkındaki suç duyurusu nedeniyle yürütülen

soruşturma dosyasını birleştirmiştir.

54. Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya İl Jandarma Komutanlığından

(İl Jandarma) başvurucu Mustafa Bal'ın kolluk görevlileriyle ilgili

iddialarının araştırılmasını istemiştir.

55. İl Jandarma tarafından oluşturulan inceleme heyetinde yer

alan ikisi İstihbarat Şubede, ikisi de Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığında

görevli dört kişi tarafından hazırlanan 25/1/2013 tarihli raporda:

- 25/9/2012 tarihinde başvurucu Mustafa Bal'a Antalya Cumhuriyet

Savcısının talimatı uyarınca Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince sahipsiz

cesetlere ait fotoğrafların gösterildiği,

- Ölen kişinin kimliğinin tespitiyle ilgili olarak yapılan

istihbarat çalışmalarına göre anılan şahsın Antalya ili Kumluca ilçesi Yazır Mahallesi'nde (Olmypos)

bulunan bir marketin çalışanıyla 17/9/2012 tarihinde yaptığı sohbette kendini

Özden veya Özgür olarak tanıtıp İzmirli olduğunu söylediği, 17/9/2012 günü saat

21.00'den 18/9/2012 günü saat 08.00 sıralarına kadar bir otelin çevre duvarının

üzerinde yatarken görüldüğü, 18/9/2012 günü saat 16.30 sıralarında bir dinlenme

tesisinde çay içtiği ve tesis çalışanlarına Tahtalı Dağı'na gideceğini

söylediği,

- Cesede ait fotoğrafların sahibi ve kimliği belirsiz cesetlere

ait paket programa (paket rogram) Cumhuriyet

Başsavcılığının talebine istinaden 24/12/2012 tarihinde girildiği,

- Şahın kayıp olduğuna ve arandığına dair bilginin İl Jandarmaya

ve Kemer Jandarmasına gönderilmediği,

- U.B.nin boğularak öldüğünün otopsi

raporundan anlaşıldığı,

- Ölüm olayı ile ilgili soruşturma kapsamında dinlenen F.H.nin beyanına göre U.B.nin

ölümünde şüpheli bir durum bulunmadığı,

- Cesedi bulunan kişinin kimliğinin belirlenmesi için gerekli

inceleme ve araştırmanın yapıldığı, tahkikat ve olay yeri incelemesinin

mevzuata uygun olduğu ve cesedin kimliğinin geç tespit edilmesinin tahkikatın

sonucuna bir etkisinin olmadığı belirtilmiştir.

56. Başvurucu Öznur Bal Çorak 29/1/2013 tarihinde kardeşinin

yüzme bilmemesi ve ehliyet almak amacıyla parmak izi vermesine rağmen

cesedinden alınan parmak izlerinin neden sistemde kayıtlı parmak izleriyle

eşleşmediği de dâhil olmak üzere soruşturmada gördüğü bazı hususlara dikkat

çekerek kardeşinin ölümünün soruşturulması ve soruşturmada ihmali olan

görevliler hakkında araştırma yapılması için Başbakanlık İletişim Merkezine

(BİMER) müracaat etmiştir. Başvurucu yaptığı müracaatta kardeşinin başkaları

tarafından alıkonulup daha sonra öldürülerek denize atılmış olabileceğine

ilişkin şüphesini de dile getirmiştir.

57. Anılan şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan

soruşturma da U.B.nin kaybolması hakkında yürütülen

soruşturma ile birleştirilmiştir.

58. Başvurucu Mustafa Bal Bakanlığa yazdığı tarihsiz dilekçede,

kolluk birimlerine defalarca başvurmasına ve oğlunun cesedinin morgda olmasına

karşın kendisine oğlunun ölümü hakkında bilgi verilmediğini belirterek

soruşturmada ağır ihmal bulunduğunu öne sürdüğü ilgililer hakkında soruşturma

açılmasını talep etmiştir. Bakanlıkça Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına

bildirilen şikâyet dilekçesi soruşturma sırasına kaydedilip yetkisizlik kararı

verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Bu soruşturma dosyası da U.B.nin kaybolması nedeniyle yürütülmekte olan soruşturma

dosyası ile birleştirilmiştir.

59. Cumhuriyet Başsavcılığı Grup Başkanlığına müzekkere yazarak

başvurucu Mustafa Bal'a 25/9/2012 tarihinde fotoğraf teşhisi yaptırılıp

yaptırılmadığını sormuştur.

60. Grup Başkanlığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının oluruna

istinaden 26/12/2012 tarihinde kimliği belirsiz erkek cesetlerine ait

fotoğrafların başvurucu Mustafa Bal'a gösterildiğini bildirmiştir.

61. Takma isim kullanan ancak sonradan isminin H.M.B. olduğu

tespit edilen bir kişi, olayın haberleştirildiği bir internet sitesinde yaptığı

yorumda cesedin bulunduğu sahildeki bir otelin güvenlik görevlisinin olayı bildiğini

ve kendisinin de bir başka otelde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını iddia

etmiştir.

62. Cumhuriyet Başsavcılığının istinabe yoluyla kolluk

görevlilerine aldırdığı ifadesinde H.M.B. olayı görmediğini ve olaydan sonra

bazı insanların ölen kişinin öldürülmüş olabileceğine dair sözlerine istinaden

yorum yaptığını söylemiştir.

63. Cumhuriyet Başsavcılığı kolluk görevlileri yardımıyla olay

tarihinde H.M.B.nin sözünü ettiği otellerde güvenlik

görevlisi olarak çalışan kişilerin M.P., M.Ç., E.S.B., K.B. ve D.A.C. olduğunu

tespit etmiştir.

64. Adresinin tespit edilememesi nedeniyle E.S.B.nin

beyanına başvuramayan Cumhuriyet Başsavcılığının ifadelerini istinabe yoluyla

kolluk görevlilerine aldırdığı M.Ç., K.B. ve M.P., ölenin nasıl boğulduğunu görmediklerini

söylemişlerdir. M.Ç. ek olarak denizdeki cesedi cankurtaran ve sahil güvenlik

görevlileri ile birlikte denizden çıkardıklarından söz etmiştir.

65. Adresinin tespit edilememesi nedeniyle E.S.B.nin

ifadesi alınamamıştır.

66. Cumhuriyet Başsavcılığı 27/12/2013 tarihinde, U.B.nin ölümü hakkında yürütülen soruşturma kapsamında

yapılan işlemlere, İl Jandarma tarafından tespit edilen hususlara ve U.B.nin ölmesi olayı hakkında daha önce verilen

kovuşturmasızlık kararına dikkat çekerek U.B.nin ölümünde başkalarının kasıtlı veya

taksirli eylemlerinin bulunduğuna ve Kemer Jandarması ile Kemer Emniyet

Müdürlüğü görevlilerinin ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu, biri meçhul olmak üzere beş şüphelinin

ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine ilişkin somut herhangi bir

delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmasızlık kararı vermiştir. Kararda

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlendiği tarih 1/9/2012 olarak,

ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun

işlendiği tarih ise 19/9/2012 olarak belirtilmiştir. Anılan kararın ilgili

kısmı şöyledir:

"...

Müşteki Mustafa Bal'ın 01.02.2013 havale

tarihli dilekçesinde, ölen şahsın kimliğinin belirlenememesi sebebiyle Emniyet

ve Jandarma görevlilerinin "görevi ihmal/görevi kötüye kullanma"

suçunu işlediklerini iddia etmesi ve diğer müşteki Öznur BAL ÇORAK'ın 29.01.2013 tarihinde BİMER'e

yaptığı başvuruda "soruşturmayı yürüten görevlilerin görevi ihmal/görevi

kötüye kullanma suçlarını işlemiş olabileceği, soruşturmanın yeterince

yapılmadığı, kardeşi olan [U.B.ın] başkaları tarafından alıkonulmuş ve daha sonra

öldürülerek denize atılmış olabileceği" yönündeki iddiaları üzerine her ne

kadar Cumhuriyet Başsavcılığımızca yeniden soruşturma başlatılmış ise de, tüm

soruşturma kapsamından gerek ölen [U.B.ın]

ölümünde başkalarının kasıtlı ve taksirli

eylemleri bulunduğu, gerek kimlik tespiti çalışmaları sırasında Emniyet ve

Jandarma görevlilerinin görevi ihmal veya kötüye kullanma suçlarını işlediği ve

gerekse yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelilerin kişiyi hürriyetinden

yoksun bırakma eylemini gerçekleştirdiği yönünden suç isnadına yarar somut

herhangi bir delil elde edilemediği anlaşılmakla;

Şüpheliler hakkında atılı suçlardan dolayı

kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA... karar verildi."

67. Başvurucu Mustafa Bal;

- Soruşturmanın bir bölümü için verilen gizlilik kararı

nedeniyle soruşturmanın gizli kalan bölümünü inceleyemediğini,

-1/9/2012 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağduru olan oğlunun bu olaydan

kısa bir süre sonra ölmesinin tesadüf olamayacağını,

- Oğlunun ölmeden önce telefonda görüştüğü, kovuşturmasızlık

kararında meçhul şüpheli olarak belirtilen kişinin İ.K. olduğunu ve bu kişinin

istihbarat görevlisi olduğuna dair iddialar bulunmasına rağmen bu hususun

araştırılmadığını,

- Oğlunun yüzme bilmemesine karşın geceleyin denize girmesinin

hayatın olağan akışına uymadığını,

- Oğlunu boğulurken gördüğü iddia edilen kişilerin ifadelerinin

yüzeysel ve çelişkili olduğunu,

- Oğlunun cüzdanı, kimliği ve diğer şahsi eşyalarının

bulunamamasının ölümü şüpheli kıldığını,

- Oğlunun kaybolması nedeniyle yaptığı başvurularda kolluk

görevlilerinin kendisine yardımcı olmadıklarını, örneğin kaybolduğu yönünde

başvuruları olmasına ve kimliğinin tespit edilemediği gerekçesiyle

bekletilmesine rağmen oğlunun cesedinin kendisine gösterilmediğini,

- Oğluna ait mobil telefonun oğlu ölmeden önce en son kaldığı

otelden sinyal verdiğini, ısrar etmesine rağmen otelin güvenlik kamerası

kayıtları incelenmediği gibi otel sahibi ile çalışanlarının ifadelerinin

alınmadığını ve bu nedenle kamu görevlileri yönünden ihmal suretiyle görevi

kötüye kullanma suçunun oluştuğunu belirterek 26/3/2014 tarihinde vekili

aracılığıyla kovuşturmasızlık kararına itiraz etmiştir.

68. Başvurucu Öznur Bal Çorak da aynı iddialarla aynı tarihte

kovuşturmasızlık kararına itiraz etmiştir.

69. Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) 3/3/2015 tarihinde

kovuşturmazlık kararına yapılan itirazları

reddetmiştir.

70. Hâkimliğin kararı başvuru Mustafa Bal vekiline 7/5/2015

tarihinde, başvurucu Öznur Bal Çorak'a ise 8/5/2015 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurular 5/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

71. İlgili hukuk için bkz. Yasin

Ağca (B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-96) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

72. Mahkemenin 23/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

73. Başvurucular, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/12/2013

tarihli kovuşturmasızlık kararına yaptıkları itirazlarda dile getirdikleri

hususlar (bkz. §§ 67, 68) yanında yakınlarının konakladığı otelin sahibi ve

personelinin ifadelerinin de alınmadığını belirterek yaşam hakkının ihlal

edildiğini iddia etmişlerdir. Başvuruculara göre kolluk görevlilerinin

başvuruya konu olayın araştırılması sırasında gösterdikleri tavır, olayın

yeterince soruşturulmaması ve somut bilgi ve belgelerin soruşturma makamlarınca

göz ardı edilmesi bazı kamu görevlilerinin kasten ve/veya taksire dayalı

kusurları nedeniyle yakınlarının şüpheli ölümünden dolayı sorumlu olduklarını

göstermektedir.

74. Bundan başka başvurucular, şüpheli ölüm olayında kamu

görevlilerinin kusurlarının bulunduğuna dair makul şüphenin ötesinde kanıt

bulunmasına rağmen maddi gerçeğin araştırılmaması, soruşturma dosyasında yer

alan somut bilgi ve belgelerin göz ardı edilmesi, yakınları ölmeden önce kişiyi

hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağduru olmasına rağmen bu olayın

araştırılmaması ve kamu görevlileri hakkında kovuşturmasızlık kararı verilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

75. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarının özü yakınlarının ölümü hakkında etkili bir ceza soruşturması

yürütülmediğine ilişkindir. Bu nedenle anılan iddialar da yaşam hakkı

kapsamında incelenmiştir.

76. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak

"Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve

manevî varlığı" kenar başlıklı 17.

maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

" Herkes,

yaşama... hakkına sahiptir."

77. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

1. İncelemenin Kapsamı

Yönünden

78. Başvurucular, yakınlarının kaybolması ve sonrasında ölü

olarak bulunması olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmalarında bulunduğunu ileri

sürdükleri eksikliklere işaret ederek kasıtlı veya ihmalî

davranışları nedeniyle kamu görevlilerinin yakınlarının ölümünden sorumlu

olduklarını ileri sürmüşler ise de yakınlarının kamu görevlilerince

öldürüldüğüne ya da yakınlarının yaşamı için var olan bir tehlikenin kamu

makamlarınca bilinmesine veya bilinmesinin gerekmesine rağmen yakınlarının

yaşamının korunması için gerekli tedbirlerin alınmadığına dair açık bir iddiada

bulunmadıkları gibi bu konuda somut herhangi bir olgudan da söz etmemişlerdir.

Bu sebeple başvurucuların yaşam hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiaları,

yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında

değerlendirilmiştir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

79. Başvurucuların yakınının ölümü hakkında yürütülen soruşturma

sonunda13/12/2012 tarihinde kovuşturmasızlık kararı verilmiş olsa da 27/12/2013

tarihli kovuşturmasızlık kararıyla sonuçlanan soruşturmada, ölüm olayına

başkalarının dâhil olduğuna ilişkin iddia da araştırılıp karara bağlanmıştır.

Bu bakımdan başvuruda süre aşımına ilişkin kabul edilemezlik nedeni

bulunmamaktadır.

80. Bununla birlikte başvurunun açıkça dayanaktan yoksun

olmamaya ilişkin kabul edilebilirlik kriterini karşılayıp karşılamadığının

belirlenmesi için ölüm olayını çevreleyen koşulların ve varsa ölüm olayından

sorumlu kimselerin tespiti için yürütülen soruşturmaların Anayasa Mahkemesinin

yaşam hakkının usul boyutunu incelerken kullandığı ölçütlere göre tetkik

edilmesi gerekir.

81. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutu konusunda

benimsediği genel ilkelere göre kasten meydana getirildiği iddia edilen bir

ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkililiği için;

i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri,B.

No: 2012/752, 17/9/2013, § 57),

ii. Kamu görevlilerinin karıştığı iddia edilen ölümlere ilişkin

soruşturmaları yürüten soruşturma makamlarının olaya karışmış olabilecek

kişilerden bağımsız olması, soruşturma makamlarının sadece hiyerarşik ve

kurumsal bağımsızlığının yeterli olmayıp aynı zamanda soruşturmanın fiilen de

bağımsız olarak yürütülmesi (Cemil Danışman,

B. No: 2013/6319,16/7/2014, § 96),

iii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliği sağlamak

için soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca her olayda, ölen

kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu

ölçüde katılmalarının sağlanması (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 58),

iv. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırı

eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesi

amacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30) gerekir.

82. Başvurucuların yakınlarının kaybolmasından ve kimliği tespit

edilemeyen ancak sonradan U.B.ye ait olduğu anlaşılan cesetten haberdar olan

soruşturma makamları derhâl gerekli cezai soruşturmaları başlatmıştır. Bu

nedenle soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete geçmesine ilişkin ilke

yönünden soruşturmalarda herhangi bir eksiklik bulunmamaktadır.

83. Soruşturmaların bağımsız olmadığına ilişkin bir iddia

bulunmadığı gibi böyle bir durumun varlığı Anayasa Mahkemesince de tespit

edilmemiştir.

84. Başvurucular soruşturmanın bir kısmı yönünden gizlilik

kararı verilmesinden ve soruşturmanın gizli kalan bölümünü inceleyememelerinden

yakınsalar da soruşturma dosyalarının asıllarını inceleyen Anayasa Mahkemesi

soruşturma kapsamında verilen herhangi bir gizlilik kararına rastlamamıştır.

Ayrıca soruşturma dosyalarını inceleme taleplerinin reddedildiğine veya fiilî

olarak engellendiğine dair iddiaları bulunmayan başvurucular savlarını

soruşturma makamlarına iletme ve verilen kararlara itiraz etme fırsatı

bulmuşlardır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi başvurucuların meşru menfaatlerini

korumak için soruşturma süreçlerine gerekli ölçüde katılabildikleri kanaatindedir.

85. Başvurucular, yakınlarının ölmeden önce kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma suçunun mağduru olmasına rağmen bu olayın araştırılmadığını iddia

etmişlerdir ancak U.B.nin zikrolunan suçun mağduru

olduğuna ilişkin somut hiçbir veri yoktur. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının

yetkisizlik kararında (bkz. § 36) ve Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen

27/12/2013 tarihli kovuşturmasızlık kararında (bkz. § 66) ismi geçen kişiler

olaydan önce U.B. ile telefonda görüşen kişilerden bazılarıdır.

86. Göynük Halk Plajı'nda bulunan ölü kişi hakkında yapılan ve

kovuşturmasızlık kararıyla sonuçlanan soruşturma kapsamında;

i. Olay yeri ve çevresi incelenip olay yerinin basit bir krokisi

çizilmiştir.

ii. Başvurucuların yakınını ölmeden önce veya öldükten sonra

gören kişiler ile bir internet sitesinde konuyla ilgili yorum yapan bir kişinin

beyanı tespit edilmiştir. Bu kişilerden biri öleni ölmeden önce plajda yatarken

ve denizde suya batıp çıkarken gördüğünü söylemiştir.

iii. Ölüm nedeninin belirlenmesi için ceset üzerinde ölü

muayenesi ve otopsi işlemleri gerçekleştirilmiştir. Buna göre başvurucuların

yakını suda boğulma sonucu ölmüş ve ceset üzerinde ölüme etki edebilecek haricî

travmatik bulgulara rastlanmamıştır. Ayrıca kanda ve

idrarda alkol veya uyutucu/uyuşturucu madde tespit edilmemiştir.

iv. Kimliğinin saptanması için ölenden parmak izleri ve kan

örneği alınıp alınan kan örneği üzerinde moleküler genetik inceleme

yapılmıştır. Ne var ki parmak izleri polis veya jandarmanın kayıtlarındaki

herhangi bir parmak izi ile eşleşmemiştir.

87. Başvurucunun yakınlarının kaybolması hakkında yürütülen

soruşturmalar kapsamında ise U.B.nin bulunabilmesi

için ölenin kredi kartı ve banka hesabına ilişkin hesap özetleri ile telefon

yoluyla kurduğu iletşimlerin tespitine ilişkin

raporlar incelenmiş, ölenin konakladığı oteller ile gittiği işyerlerinin

işletmecileri/çalışanları ile görüşülmüş, otellerin güvenlik kameralarının

bozuk olduğu veya olay tarihine ilişkin kaydın üzerine yeni görüntü kaydı yapıldığı

belirlenmiştir.

88. Şüphesiz kimliği tespit edilemeyen cesede ait fotoğrafların

24/12/2012 tarihinde paket programa girilmesi nedeniyle başvurucular, 19/9/2012

tarihinde vefat eden yakınlarının ölümünü ancak 25/12/2012 tarihinde

öğrenebilmiş ve arada geçen sürede yakınlarının akıbetinden bihaber

yaşamışlardır. Ne var ki bu durum ölüm olayını çevreleyen koşulların tespitine

olumsuz herhangi bir etki yapmamıştır. Bu bakımdan somut olayda ölüm olayını

aydınlatabilecek ve varsa sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delillerin toplanmadığı söylenemez.

89. Son olarak belirtmek gerekir ki sonuçlandırılma süreleri ve

yapılan soruşturma işlemleri dikkate alındığında başvuruya konu edilen

soruşturmaların makul bir özen ve süratle yürütülmediğini söylemek mümkün

değildir.

90. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2808 ve 2013/238 sayılı

soruşturma dosyalarının İADESİNE 23/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi. Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucular : 1. Mustafa BAL 2. Öznur BAL ÇORAK Vekili : Av. Gürkan UYSAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/9492, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. U.B.nin Ölümü Hakkında Yürütülen Soruşturma Süreci
  7. B. U.B.nin Kaybolması Hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca
  8. C. U.B.nin Kaybolması Hakkında Antalya Cumhuriyet
  9. D. Kamu Görevlileri
  10. E. U.B.nin Kaybolduğuna, Ölüm Olayına Başkalarının Dâhil
  11. IV. İlgili Hukuk
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Başvurucuların
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin
  16. C. Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2808 ve 2013/238 sayılı
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/9492
Tarih
23 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Hıdır Kanak Başvurusu (B. No: 2015/12002)
  • Ayhan Şaşar Başvurusu (B. No: 2016/15514)
  • Ejder Al Başvurusu (B. No: 2015/15790)
  • Aynur Bakırcı Başvurusu (B. No: 2016/935)
  • M.q. Başvurusu (B. No: 2015/11553)
  • Cenk Nil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/11365)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.