İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Necmettin Alkan Başvurusu (B. No: 2014/707)

1. Başvuru, zorunlu askerlik hizmeti sırasında maruz kalınan

Başvuru No2014/707Tarih19 Nisan 2017Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Necmettin Alkan Başvurusu

Karar tarihi
19 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2014/707
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, zorunlu askerlik hizmeti sırasında maruz kalınan

kötü muamele sonucunda akıl sağlığının bozulduğundan bahisle açılan tazminat

davasının süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin işkence ve kötü muamele yasağı

ile adil yargılama hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 21/11/1999 tarihinde askerlik hizmetine başlamış,

31/5/2001 tarihinde terhis edilmiştir.

9. Başvuru formu kapsamında başvurucu; askerlik hizmeti

sürecinde üstleri tarafından şiddete maruz bırakıldığını, birçok kez sopalarla

dövüldüğünü ileri sürmüştür. Bu tür onur kırıcı davranışlar nedeniyle ruh

sağlığının bozulduğunu iddia eden başvurucu, anılan iddialara ilişkin olarak

ailesi vasıtasıyla Askerî Savcılıklara şikâyetçi olduğunu belirtmiş; bu

şikâyetlerle ilgili olarak Savcılıklarca yeterince araştırma yapılmadığından

sonuca ulaşamadığını ifade etmiştir. Başvurucu, iddialarının ceza soruşturması

kısmına ilişkin olarak herhangi bir belge sunmamıştır.

10. Başvurucu, babasının 15/8/2002 tarihinde yaptığı başvuru

üzerine Sarıkamış Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/12/2002 tarihli kararıyla baba

Süleyman Alkan'ın velayeti altına alınmıştır. Ayrıca başvurucuya Sosyal

Güvenlik Kurumunca 1/1/2003 tarihinden itibaren malul aylığı bağlanmıştır.

11. Başvurucunun babası Süleyman Alkan, tarihi belirsiz

müracaatıyla oğlunun askerlik görevini yaparken psikolojik rahatsızlık

geçirdiğini belirterek tedavisinin yaptırılması ve oğluna maaş bağlanması için

Millî Savunma Bakanlığına başvurmuştur.

12. Söz konusu başvuru, ilgisi nedeniyle Jandarma Genel

Komutanlığına (JGK) gönderilmiştir. JGK'nın 27/1/2003

tarihli yazısı ile başvurucu, muayene için Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA)

Komutanlığına sevk edilmiştir. GATA Komutanlığında yapılan muayenesi sonucunda

hakkında ''Davacıda bulunan psikotik bozukluk biyolojik, psikolojik, sosyal zemini

olan, kalıtsal, doğumsal, gelişimsel, çevresel ve ailevi tutumlarla ilişkili

birçok etkenin birarada rol oynaması ile ortaya çıkan

bir hastalık sürecidir. Bu hastalığın ortaya çıkmasında veya alevlenmesinde

askerlik hizmetinin tek başına belirleyici bir rol oynadığını söylemek mümkün

değildir.'' şeklinde 28/3/2003 tarihli rapor tanzim edilmiştir.

13. Bu rapor üzerine JGK'nın 10/4/2003

tarihli yazısıyla ''Davacının

rahatsızlığının ortaya çıkmasında askerlik görevinin doğrudan etkisinin

bulunmaması nedeniyle, kendisine vazife malullüğü maaşı bağlanması veya başka

bir yardım yapılması yönünden işlem başlatılması mümkün değildir.'' şeklinde

cevap verilmiştir.

14. Başvurucunun babası 19/4/2006 tarihinde, maddi ve manevi

tazminat istemiyle İçişleri Bakanlığına başvurmuş; başvuru 26/6/2006 tarihli

yazıyla reddedilmiştir.

15. Başvurucunun babası, vesayeten

7/7/2006tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine (AYİM) dava açmıştır. Açılan

davada AYİM İkinci Dairesinin 10/1/2007 tarihli kararıyla, başvurucunun

babasının adli yardım taleplerinin reddedilmesi üzerine harç ve posta

giderlerinin yatırılması için yazılan yazılara rağmen harç ve posta

giderlerinin yasal süresi içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış

sayılmasına karar verilmiştir.

16. Başvurucu, bu karar üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

(AİHM) başvurmuş; AİHM İkinci Bölümü tarafından 7/2/2012 tarihli kararla, adli

yardım talebinin reddedilmesi neticesinde davanın açılmamış sayılması nedeniyle

başvurucunun mahkemeye erişimine orantısız bir kısıtlama getirildiği

değerlendirilmiştir. Bu nedenle AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

(Sözleşme) 6. maddesinin birinci fıkrası kapsamında mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiğine ve 3.000 avro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Başvurucunun Sözleşme'nin 13. maddesi kapsamında etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddialarının anılan ihlal değerlendirmesi üzerine

incelenmesi gerekli görülmemiştir.

17. Başvurucunun babası Süleyman Alkan'ın 8/9/2010 tarihinde

vefat etmesi üzerine annesi Latife Alkan tarafından, başvurucuya vesayeten 10/5/2012 tarihinde Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesine

verilen dilekçeyle AİHM kararına dayanılarak AYİM'e

yeniden yargılama talebinde bulunulmuştur.

18. AYİM İkinci Dairesinin 3/4/2013 tarihli kararıyla, yeniden

yargılama talebi kabul edilerek davaya kalınan yerden devam edilmesi kabul

edilmiştir. Ancak davacının iddia ettiği zarar doğurucu eylemin normal terhis

tarihi olan 31/5/2001 tarihinde yahut lehe yorumla en geç davacının vesayet

altına alındığı 13/12/2002 tarihindeöğrenildiği, bu

tarihten itibaren bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat istemiyle idareye

başvurulması gerekirken başvuru yapılmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte

başvurucunun Millî Savunma Bakanlığına başvurusunun idareye müracaat olarak

kabul edilmesi hâlinde dahi JGK'nın ret cevabını

verdiği 10/4/2003 tarihinden sonra altmış gün içinde davanın açılması gerektiği

ifade edilmiştir.

19. Başvurucu vekilinin maruz kalınan durumun suç teşkil eden

bir haksız fiil olduğundan ve etkileri devam ettiğinden süre aşımının söz

konusu olmayacağına yönelik iddiasını değerlendiren AYİM, tazminat talebine

esas teşkil eden eylemlere ilişkin olarak başlatılan bir soruşturma veya

yürütülen derdest bir dava olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

20. Anılan gerekçelerle başvurucunun yasal süreleri geçirdikten

sonra 19/4/2006 tarihinde idareye başvurması nedeniyle davada süre aşımı

bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

21. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

4/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 30/12/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

22. Başvurucu 13/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

23. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş

olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin

yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir

yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama

başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin

kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve

altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten

itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.”

B. Uluslararası Hukuk

24. AİHM içtihatları kapsamında tam yargı davalarında, dava açma

süresinin yalnızca işlem ve eylem tarihinden itibaren başlatılmasının

hakkaniyete uygun düşmeyeceği, bu nedenle işlem veya eylemin bütün sonuçlarıyla

birlikte öğrenildiği tarihten itibaren sürenin hesaplanması gerektiği genel

kabul görmektedir. Bu konuda AİHM, şahsi yaralanmayla ilgili tazminat davalarında

dava açma hakkının tarafların uğradığı zararı gerçekte değerlendirebildiğinde

kullanılması gerektiğine hükmetmiş; AYİM ise kuralı katı biçimde yorumlayarak

-dava açma süresini başvurucunun kafasından mermiyle yaralandığı tarih yerine

merminin varlığını öğrendiği tarihten başlatması gerekirken- eylem tarihinden

itibaren dava açma süresini başlatmasını davanın esasının tam olarak

incelenmesine engel görmüştür (Eşim/Türkiye,

B. No: 59601/09, 17/9/2013, §§ 25, 26)

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 19/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucu, zorunlu askerlik hizmeti sürecinde akıl

sağlığının bozulduğu iddiası ile açtığı maddi ve manevi tazminat davasının akıl

hastalığının üstlerinin kötü muamelesinden kaynaklanması nedeniyle dava açma

süresinin işlememesi gerekmesine rağmen süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin

mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

27. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Dava açmak isteyen kişinin -mahkemeye erişim hakkının özüne zarar

verecek seviyeye ulaşmadığı müddetçe- dava açma koşullarına sınırlamalar

getirilebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San.

ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 36).

28. Dava açmayı imkânsız kılacak ya da aşırı zorlaştıracak

ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvurma için belli

sürelerin öngörülmesi, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve tek başına

bu durum mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,

§ 27). Bu nedenle mahkemelerin usul kurallarını uygularken yargılamanın

hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği

gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde

aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

29. Somut olayda dava açma süresinin hesaplanmasında

başvurucunun ileri sürdüğü akıl hastalığının zorunluk askerlik sürecinde maruz

kaldığı muameleden kaynaklandığını öğrenmesi yönünden bir istisna

bulunmamaktadır. Nitekim başvurucunun en geç vesayet altına alınmasına ilişkin

mahkeme kararıyla akıl hastalığını ve bunun askerlik hizmeti sürecinde maruz

kaldığı muameleden kaynaklandığını öğrenmiş olması beklenir (Haluk Pek, B. No: 2013/9094, 4/2/2016; Hulisi Balcı, B.

No: 2013/9479, 6/1/2016). Dolayısıyla dava açma süresinin yalnızca işlem ve

eylem tarihinden itibaren başlatılması söz konusu değildir. Dava açma süresinin

-başvurucunun rahatsızlığını bütün sonuçlarıyla öğrendiği- kabul edilebilecek

bir tarihten başlatıldığı görülmektedir. Sonuç olarak başvuruya konu süre

koşulunun gözetilen meşru amaç ile korunmak istenen hak açısından orantılı

olduğu görüldüğünden mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlal olmadığının

açık olduğu anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkı

31. Başvurucu anılan iddia üzerine açtığı davada, verilen ret

kararının AYİM'in akıl hastaları için dava açma

süresine ilişkin kararıyla çeliştiği ve yargılamanın AİHM'de geçen süre dâhil

yedi yıldan fazla sürmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

32. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

33. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

34. Öte yandan ancak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kamu gücü

kullanan organlarına atfedilebilir şekilde gerçekleşmiş temel hak ve özgürlük

ihlalleri bireysel başvuru konusu olabildiği gözetildiğinde (bkz. Ali Kemal Renklioğlu,

B. No: 2012/171, 12/2/2013, § 17) başvurucunun AİHM'e

yaptığı bireysel başvuruda geçen süre yargılamanın makul sürede tamamlanmasına

ilişkin değerlendirmede dikkate alınamaz. Anılan ilkeler ve Anayasa

Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut

olayda yaklaşık 2 yıl 4 aylık yargılama süresinin makul olduğu sonucuna varmak

gerekir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. İşkence ve Kötü

Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

36. Başvurucu; askerliğe elverişli olduğu tespit edilerek askere

alındıktan sonra zorunlu askerlik hizmetini ifa etmekte iken arkadaşlarıyla

yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle üstlerinin saldırısına maruz kaldığını, hizmet

süresince sık sık üstleri ve arkadaşları tarafından darbedildiğini,

bunun sonucunda ruhsal bunalıma girerek akıl sağlığını yitirdiğini, sağlığının

askerlik sırasında bozulmasına rağmen gerekli tedavinin yapılmayıp erken terhis

edilmediğini, sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ancak bu

kişilere yönelik soruşturma izni verilmemesi nedeniyle adli tahkikat

yapılamadan başvurunun bu hâliyle kapatıldığını, terhisten sonra sağlığının

gittikçe kötüleşmesi üzerine kısıtlanarak vesayet altına alındığını belirterek

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen işkence ve kötü muamele

yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

37. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir(İsmail

Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

38. Başvuru konusu olayda başvurucu anılan iddialarına ilişkin

olarak uğradığı zararlarını tazmini amacıyla AYİM'e

tam yargı davasını süresinde açmamıştır (bkz. §§ 26-30). Dolayısıyla

başvurucunun özen yükümlülüğüne aykırı olarak hukuk sisteminde mevcut idari ve

yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

39. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

D. Eşitlik İlkesinin

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

40. Başvurucu, açtığı tazminat davasının AYİM tarafından süre

aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin AYİM'in aynı konuda

verdiği ve akıl hastaları için kanunda öngörülen sürelerin işlemeyeceğine

ilişkin kararıyla çelişmesi nedeniyle Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

41. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve

Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine

yönelik iddiaların soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka

Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

42. Ayrımcılık iddiasının incelenebilmesi için başvurucunun

kendisiyle benzer durumdaki kişilere yönelik farklı uygulamaların meşru bir

temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene

dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir (Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 50).

43. Somut olayda başvurucunun ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb.

sebeplerle uğradığını iddia ettiği ayrımcılığa ilişkin delilleri ortaya

koyamadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanıtlanamadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim ve makul sürede yargılanma haklarının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İşkence ve kötü

muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

3. Eşitlik ilkesinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Murat ŞEN

Başvurucu

:

Necmettin

ALKAN

Vekili

:

Av. Aydın

ALKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/707, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 59601/09, 17/9/2013, §§ 25, 26)
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Mahkemeye Erişim
  12. B. Makul Sürede
  13. B. No: 2012/171, 12/2/2013, § 17) başvurucunun AİHM'e
  14. C. İşkence ve Kötü
  15. D. Eşitlik İlkesinin
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  17. Gökcan
  18. Hakyemez
  19. Alkan
  20. Alkan
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/707
Tarih
19 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Abbas Abı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/16671)
  • Kenan Budak Başvurusu (B. No: 2014/15367)
  • Ali Rıza Çalışkan Başvurusu (B. No: 2014/2919)
  • Hıdır Göktaş Başvurusu (B. No: 2014/12846)
  • Çetin Demirtuğ Başvurusu (B. No: 2014/12128)
  • Aydın Budak Başvurusu (B. No: 2014/780)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.