İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nurcan Belin Başvurusu (B. No: 2014/14187)

1. Başvuru, mesleki sicil notlarının "gizli" ve

Başvuru No2014/14187Tarih10 Ocak 2018Okuma19 dk · 3.834 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nurcan Belin Başvurusu

Karar tarihi
10 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/14187
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.834 kelime·19 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, mesleki sicil notlarının "gizli" ve

"kişiye özel" bir yazıyla başvurucuya bildirilmesine karar

verilmesine karşın bu belgelerin kurumdaki diğer çalışanlarca görülmesine imkân

verecek şekilde işleme alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sağlık Dairesi

Başkanlığında sivil memur olarak görev yapmaktadır.

9. Başvurucu 1/8/2012 tarihinde MSB'ye başvurarak 2003 yılından

2010 yılına kadar olan döneme ait hakkında düzenlenmiş bulunan sicil

raporlarının tarafına bildirilmesini talep etmiştir. MSB, hâlen görevde olan

personelin sicil bilgilerinin açıklanamayacağı gerekçesiyle 8/8/2012 tarihinde

başvurucunun talebini reddetmiştir.

10. Başvurucu, bu işleme karşı 23/8/2012 tarihinde Bilgi Edinme

Değerlendirme Kuruluna (Kurul) itirazda bulunmuştur. Kurul 1/11/2012 tarihinde

itirazı kabul ederek başvurucunun sicil raporlarının "gizli" ve

"kişiye özel" yazı ile başvurucunun erişimine sunulmasına karar

vermiştir. Kurul, çağdaş kamu yönetiminin yerleşik ülke uygulamalarında kamu

görevlileri için düzenlenen sicil raporu benzeri dosyaların üçüncü kişilere

karşı gizli tutulduğunu ancak dosyanın ilgilisine karşı ise açık olduğunun

görüldüğünü belirtmiştir. Kurul 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme

Hakkı Kanunu'nun 15. maddesine atıfta bulunmuş ve bu Kanun hükümlerine göre

kurum ve kuruluşların kendi personeli hakkındaki bilgi ve belgeleri üçüncü kişilere

karşı gizli tutması gerektiğini ancak bu bilgi ve belgelerin başvurucunun

çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte olmaları durumunda

kişiye açık olması gerektiğini vurgulamıştır. Kurula göre, talebe konu sicil

notlarının başvurucunun çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek bir

nitelik taşıdığı kuşkusuzdur.

11. MSB Personel Dairesi Başkanlığının 21/11/2012 tarihli yazısı

ile Kurul kararının gereği doğrultusunda başvurucuya yazı yoluyla cevap

verilmesi hususu Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bildirilmiştir. Bu yazıya

sadece "gizli" kaşesi vurulmuş ve gizlilik derecesi numarası

verilmiştir. Bu belge, MSB Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığında görevli İdari

Şube Müdürü tarafından 23/11/2012 tarihinde açılarak havalesi yapılmak üzere

daire başkanına sunulmuştur. Evrak başvurucuya teslim edilmek üzere Plan ve

Yönetim Şube Müdürüne teslim edilmiştir. Başvurucunun da amiri olan bu kişi

tarafından başvurucuya ait sicil raporlarının bulunduğu söz konusu yazı kapalı

zarf içinde olmadan başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu, gizli kalması gereken bilgilerinin yetkisiz

kişilerce görülmek suretiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek

18/1/2013 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) manevi tazminat

davası açmıştır. Başvurucu, bu davada MSB aleyhine 50.000 TL manevi tazminata

hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.

13. AYİM Başsavcılığının 21/5/2013 tarihli görüş yazısında,

başvurucunun talebine konu sicil notlarının "gizli" gizlilik

derecesiyle ancak "kişiye özel" tasnifi yapılmaksızın postaya

verildiği belirtilmiştir. Görüş yazısında, bu yüzden evrakın ulaştığı her

aşamada evrak memurlarınca açılarak kaydının yapılıp numara verilmesi suretiyle

ilgili birime ulaştırıldığı tespitine yer verilmiştir. Başsavcılık,

başvurucunun "kişiye özel" sicil bilgilerinin içinde yer aldığı

zarfın sadece başvurucu tarafından açılacak şekilde tebligata çıkarılması

gerektiği hâlde bunun yapılmayarak evrakın başkalarınca öğrenilmesine yol

açıldığını vurgulamıştır. Başsavcılığa göre bu işlem nedeniyle kişisel hakları

ihlal edildiğinden başvurucunun manevi tazminat talebi kabul edilmelidir.

14. AYİM İkinci Dairesi (Daire) 15/1/2014 tarihinde oyçokluğuyla

davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun bilgi

edinme talebi üzerine sicil notlarının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Karargâh

Hizmetleri Yönergesi'nin üçüncü bölümündeki

düzenlemelere uygun olarak verildiği belirtilmiştir. Daireye göre başvurucunun

sicil notlarına ilişkin evrakın İdari Şube Müdürü tarafından açılarak Daire

Başkanı'na arz edilerek başvurucuya teslim edilmek üzere Plan ve Yönetim Şube

Müdürü'ne teslim edilmesi yönergeye uygundur. Daire, gizli ibareli evrakın

Yönerge gereği görmesi gereken kişiler dışında başka bir kimse tarafından görülmediğini

vurgulamıştır. Daire bu gerekçeyle başvurucunun manevi olarak bir zarara

uğramadığını kabul etmiştir. Kararda yer alan karşıoy

yazısında ise davalı idarece bu sicillerin gizli ve kişiye özel tasnifi

yapılmaksızın postaya verildiği ve evrakın ulaştığı her aşamada evrak

memurlarınca açılıp kaydının yapılarak ilgili birime ulaştırıldığı

belirtilmiştir. Bu yazıda, başvurucunun kişiye özel sicil bilgilerinin içinde

yer aldığı zarfın sadece başvurucu tarafından açılacak şekilde tebligata

çıkarılması gerektiği hâlde iletilen makamlarca açılarak kaydının yapıldığı

vurgulanmıştır. Karşıoy yazısına göre sadece davacı

tarafından görülmesi gereken evraka başvurucu dışındaki kişilerce vâkıf

olunduğundan başvurucunun kişilik hakları ihlal edilmiştir.

15. Başvurucu, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Karar

düzeltme talebi üzerine AYİM Başsavcılığının 8/5/2014 tarihli görüş yazısında,

Kurul kararı uyarınca gizli ve kişiye özel bir yazı ile başvurucuya tebliğ

edilmesi gereken evraka başvurucu dışındaki kişilerin de vâkıf olduğu

belirtilmiştir. Görüş yazısında, bu durumun evraka "kişiye özel"

kaşesi vurulmamasından kaynaklandığı ifade edilmiştir. AYİM Başsavcılığı, karar

düzeltme isteminin kabulü gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Başvurucunun karar

düzeltme istemi Dairenin 18/6/2014 tarihli kararı ile oyçokluğuyla kabul

edilmiştir. Bununla birlikte Daire; başvurucunun açtığı davayı yine reddetmiş,

başvuru ile ilam harçları yönünden itirazı kabul ederek bu hususlarda yeniden

karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, talep edilen sicil notlarının

başvurucuya verilmesi işleminin Yönerge'ye uygun

olarak yapıldığı belirtilmiştir. Daireye göre; başvurucunun evrakı, Yönerge

gereği görmesi gerekenler dışında hiç kimse tarafından görülmemiştir. Daire, bu

gerekçeyle başvurucunun herhangi bir zarara uğramadığını belirterek manevi

tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varmıştır.

16. Nihai karar, başvurucuya 1/8/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 29/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 4982 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan

istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına

sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak

üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”

19. 4982 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen

belgenin onaylı bir kopyasını verirler.”

20. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya

belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, ... ifade eder. "

21. 6698 sayılı Kanun'un 8. maddesi şöyledir:

"(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık

rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler;

a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında,

b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında,

belirtilen şartlardan birinin bulunması

hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir..."

22. 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı

Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Türk Silâhlı

Kuvvetlerinde görevli diğer asker ve sivil kişiler kendi özel kanunlarına

tabidirler. ”

23. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 117. maddesi ile kaldırılan 110.,

111. ve 113. maddeleri şöyledir:

“Sicil dosyası

Madde 110 – Her Devlet memurunun bir sicil

dosyası bulunur, Sicil amirleri tarafından düzenlenecek sicil raporları ile

varsa müfettişler tarafından verilen denetleme raporları ve memurların mal

beyannameleri sicil dosyalarına konulur.

Özlük ve sicil dosyasının önemi

Madde 111 – Devlet memurlarının ehliyetlerinin

tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarma

veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyaları başlıca

dayanaktır.

Sicil raporlarında belirtilecek hususlar

Madde 113 – Sicil amirleri, belli zamanlarda

düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına

göre kıymetlendirerek tespit ederler.”

24. 4/1/1980 tarihli ve 16859 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil Memurlara

Sicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliği'nin 8. maddesi şöyledir:

“Silahlı Kuvvetlerde görevli memurların sicil

dosyaları, bağlı oldukları kuruluşun Personel Daire Başkanlığı Sivil Memurlar

Şube Müdürlüklerinde (Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığında)

muhafaza edilir. Sicil Dosyalarını saklamakla görevli memurlara ait sicil

dosyaları bunların amirleri tarafından korunur.”

25. Bu Yönetmelik'in 9. maddesi şöyledir:

“Sivil Memurların ehliyetlerinin tesbitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde,

emekli edilme veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyaları

başlıca dayanaktır.”

26. Anılan Yönetmelik 15/7/2011 tarihli ve 27995 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli

Sivil Memurlara Sicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliğinin Yürürlükten

Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.

27. 15/4/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan 2 Seri No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin (B) bendinin (1)

numaralı alt bendi şöyledir:

"6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunundaki sicile ilişkin düzenlemeler yürürlükten kaldırıldığından

2011 yılından başlamak üzere Devlet memurları için sicil raporu

doldurulmayacaktır. Geçmiş yıllara ait sicil raporlarının, 1/1/2011 tarihinden

başlamak üzere beşinci yılın sonuna kadar muhafaza edilmesi gerekmektedir. 657

sayılı Kanun dışındaki kanunlarda yer alan sicil ve değerlendirmeye ilişkin

hükümlerde bir değişiklik yapılmadığından bu hükümlerin uygulanmasına devam

edilecektir. Diğer kanunların sicil konusunda 657 sayılı Kanuna atıf yapan

hükümlerinin uygulama imkanı kalmadığından bu hükümler uyarınca işlem

yapılmaması gerekmektedir.

..."

28. Bu Tebliğ'in (D) bendinin (9) numaralı alt bendi şöyledir:

"Özlük dosyalarının tutulması ve

muhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilir. Özlük dosyası

içeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilere

açıklama yapılamaz, bilgi verilemez. Ayrıca kişinin rızası olmaksızın özlük

dosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayında

bulunulamaz."

29. 2/2/2015 tarihli ve 29255 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik'in 27. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

"'KİŞİYE ÖZEL' ibaresi taşıyan zarf veya

belgeler açılmadan ilgiliye teslim edilmek üzere alınır. 'KİŞİYE ÖZEL' ibaresi

taşıyan belge üzerinde yalnızca ilgili kişi tasarruf hakkına sahiptir ve

ilgilinin talebi olmadan kayda alınamaz."

30. Danıştay İkinci Dairesinin 15/2/2013 tarihli ve E.2008/3328,

K.2013/791 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"... 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu'nun uyuşmazlık tarihi itibariyle yürürlükte olan hükümleri uyarınca her

yıl düzenlenen sicil raporları; Devlet memurlarının o yıl içerisinde genel

durum ve davranışları bakımından olumlu ve olumsuz niteliklerini, kusur ve eksikliklerini,

liyakat durumunu gösteren ve sicil amirlerince not esasına göre düzenlenen

belgeler olup, sicil raporlarında bulunan sorular gözönüne

alındığında, Devlet memurunun o yıl içerisinde disipline riayeti, sorumluluk

duygusu, verimlilik ve çalışkanlığı, görevine bağlılığı, iş heyecanı, mesleki

bilgisi, tarafsızlığı, iş arkadaşlarına, amirlerine ve iş sahiplerine karşı

tutumu gibi konulara ilişkin olduğu görülmektedir.

Buna göre, sicil raporlarının düzenlenmesi ve

olumsuz sicil alanlara getirilen müeyyidelerle sağlanmak istenen amacın,

üretimi teşvik priminde güdülen amaç gibi, kamu personelinin daha etkin ve

verimli çalışmasını sağlayarak kamu hizmetinin en verimli şekilde yerine

getirilmesi olduğu anlaşıl[maktadır]..."

B. Uluslararası Hukuk

31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"

kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

“(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve

yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir.”

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kişisel verilerin

korunmasının Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında güvence altına alınan özel

hayat ve aile hayatına saygı hakkını bir kişinin kullanması konusunda büyük

öneme sahip olduğunu belirtmektedir (S ve Marper/Birleşik Krallık [BD], B. No:

30562/04-30566/04, 4/12/2008, § 103). Leander/İsveç (B. No: 9248/81, 26/3/1987) kararında, başvurucunun

bazı mesleki ve sendikal faaliyetlerinin gizli kayıtlarının tutulmasının özel

hayatına ilişkin olduğu, bunun yanında söz konusu bilgilerin saklanması ve ifşa

edilmesinin özel hayata saygı hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabul

edilmiştir (Leander/İsveç, § 48). Sõro/Estonya (B. No: 22588/08, 3/9/2015) kararında gizli

serviste şoför olarak çalışmış olan başvurucunun mesleki bilgilerinin gazetede

yayımlanmasının özel hayata müdahale teşkil ettiği kabul edilmiştir (Sõro/Estonya, § 56). Bu başvuruda AİHM,

müdahalenin gözetilen amaçla orantısız olduğu gerekçesiyle Sözleşme’nin 8.

maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Sõro/Estonya, §§ 56-64).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 10/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu, bilgi edinme hakkı çerçevesinde Kurul tarafından

mesleki sicil notlarının kendisine "gizli" ve "kişiye özel"

olarak verilmesine karar verildiğini ifade etmiştir. Başvurucu,mesleki

yaşamı ve onurunu etkileyecek nitelikteki belgelerin gizlilik kurallarına uygun

olarak kendisine verilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Başvurucu, ancak kendisi

tarafından öğrenilmesi gereken söz konusu evraka kendisi dışındaki kişiler

tarafından da vâkıf olunduğunu belirtmiştir. Başvurucu, bu sebeplerle özel

hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

35. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesi şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz.

...

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin

korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel

veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini

veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp

kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen

hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına

ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

36. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

1. Uygulanabilirlik

Yönünden

37. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksal

çıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır. Ancak mahremiyet hakkı sadece

yalnız kalma hakkından ibaret olmayıp bu hak, bireyin kendisi hakkındaki

bilgileri kontrol edebilme hukuksal çıkarını da kapsamaktadır. Bireyin;

kendisine ilişkin herhangi bir bilginin kendi rızası olmaksızın açıklanmaması,

yayılmaması, bu bilgilere başkaları tarafından ulaşılamaması ve rızası hilafına

kullanılamaması, kısaca bu bilgilerin mahrem kalması konusunda menfaati bulunmaktadır.

Bu husus, bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin geleceğini belirleme hakkına

işaret etmektedir (Serap Tortuk,

B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-32). Özel hayata saygı hakkının kapsamında

olan bireylerin kişisel verilerinin korunması hakkı, Anayasa'nın 20. maddesinde

açık olarak düzenlenmiştir.

38. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere kişisel

veri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ait bütün

bilgileri ifade etmekte olup adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi

bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgilerin değil telefon numarası,

motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, öz geçmiş,

resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, sağlık bilgileri, genetik

bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, alışveriş alışkanlıkları, hobiler,

tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibi

kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerdir (AYM,

E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2013/122, K.2014/74, 9/4/2014; E.2014/149,

K.2014/151, 2/10/2014; E.2013/84, K.2014/183, 4/12/2014; E.2014/180, K.2015/30,

19/3/2015; Bülent Kaya [GK], B.

No: 2013/2941, 11/5/2016, § 49).

39. Bunun yanı sıra özel hayata saygı hakkı, ilişki kurmak ve

geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir.

Kişilerin mesleki hayatı özel hayatıyla iç içedir, bu yüzden mesleki hayat

çerçevesinde yürütülen faaliyetlerin “özel

hayat” kavramı dışında tutulması mümkün değildir (Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, §62; Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015,

§ 31).

40. Somut olayda MSB Sağlık Dairesi Başkanlığında sivil memur

olarak görev yapan başvurucu hakkında sicil amirleri tarafından düzenlenen

sicil raporlarının başvurucunun mesleki faaliyetlerine ilişkin olduğu

kuşkusuzdur. Danıştay; sicil raporlarının devlet memurlarının o yıl içindeki

genel durum ve davranışları bakımından olumlu ve olumsuz niteliklerini, kusur

ve eksikliklerini, liyakat durumunu gösteren ve sicil amirlerince not esasına

göre düzenlenen belgeler olduğunu tespit etmiştir. Buna göre sicil

raporlarında; devlet memurunun dönem içinde disipline riayeti, sorumluluk

duygusu, verimlilik ve çalışkanlığı, görevine bağlılığı, iş heyecanı, mesleki

bilgisi, tarafsızlığı, iş arkadaşlarına, amirlerine ve iş sahiplerine karşı

tutumu gibi konular yer almaktadır (bkz. § 30).

41. Başvurucunun mesleki faaliyetlerinin değerlendirildiği sicil

raporlarının belirtilen önemi, taşıdığı mahiyet ve içeriği sebebiyle kişisel

veri niteliğinde olduğu tartışma konusu değildir. Kişisel verilerin tutulması,

saklanması veya aktarılmasının ise Anayasa’nın 20. maddesi bağlamında kişilerin

özel hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

42. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan özel

hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

43. Özel hayata saygı hakkına ilişkin negatif ve pozitif

yükümlülükleri kesin sınırlarla birbirinden ayırmak mümkün olmayıp her ikisinde

de uygulanacak ilkeler benzerdir (N.Ö.,

B. No: 2014/19725, 19/11/2015, § 53).

44. Anayasa’nın 20. maddesi esas itibarıyla bireyi kamu

makamlarının keyfî müdahalesine karşı korumakla birlikte, devletin sadece böyle

bir müdahalede bulunmaktan kaçınmasını gerektirmemekte, belirtilen negatif

yükümlülüğün yanı sıra özel ve aile yaşamına etkili bir şekilde saygı

gösterilmesi noktasındaki pozitif yükümlülükleri de kapsamına almaktadır.

Anayasa’nın 20. maddesi, “Devletin temel

amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle

birlikte ele alındığında, belirtilen pozitif yükümlülüklere işaret etmektedir (Mehmet Arif Kılınç,

B. No: 2013/1656, 16/7/2014, § 27; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

45. Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında ise herkesin

kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu

hakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu

verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve

amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı ifade

edilmiştir. Maddede ayrıca kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde

veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği ve kişisel verilerin korunmasına

ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Kişisel

verilerin korunması hakkı, kişinin insan onurunun korunmasının ve kişiliğini

serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak ve

özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır

(AYM, E.2014/122, K. 2015/123, 30/12/2015, §§ 19-20).

46. Devletin özel hayatın gizliliğinin korunması bağlamında

kişisel verilerin yetkisiz kişiler tarafından elde edilmesini veya

kullanılmasını önleme ve ayrıca bu verilerin ifşa edilmesini engelleme

yükümlülükleri bulunmaktadır. Kamu makamlarınca belirtilen koruma yükümlülüğüne

uyulmaması sonucu kişisel verilerin ilgisiz kişilerce öğrenilmesi bireyin özel

hayatına saygı hakkının ihlaline yol açar.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

47. Başvuruya konu belgeler, 2003 yılından 2010 yılına kadar

olan dönemde başvurucu hakkında verilen sicil raporlarıdır. İdare, bilgi edinme

hakkı çerçevesinde Kurul kararı gereği bu belgelere başvurucunun erişimine izin

vermiştir. Yukarıda da değinildiği üzere başvurucu hakkında öznel ve nesnel

bazı değerlendirmeleri içeren söz konusu raporlardaki bilgiler aynı zamanda

kişisel verilerdir (bkz. § 40).

48. Başvurucunun bu verilere erişim talebi idarece reddedilmiş

ancak bilgi edinme hakkı çerçevesinde yapılan itiraz neticesinde Kurul, söz

konusu sicil raporlarının "gizli" ve "kişiye özel" olarak

başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Böylelikle başvurucunun belirtilen

kişisel verilerine erişiminin engellenmesi yönündeki mağduriyeti giderilmiştir.

Bununla birlikte idarece gizlilik derecesi verilen bu sicil raporları

"kişiye özel" kaydı düşülmediği için bütün aşamalardan -kapalı bir

zarf içinde olmaksızın- geçerek başvurucuya tebliğ edilmiştir. Bu sebeple AYİM

Başsavcılığı tarafından da tespit edildiği üzere "kişiye özel" olarak

gönderilmeyen sicil raporlarına tebliğ aşamasına kadar geçen sürede başvurucu

dışındaki kişilerin de vâkıf olabildikleri anlaşılmaktadır (bkz. §§ 13, 15).

49. Başvuru konusu olayda başvurucunun kişisel verileri

kapsamındaki mesleki sicil raporlarına erişimi sağlanmış ancak başvurucu bu

verilerin kişiye özel olarak gönderilmemesinden şikâyetçi olmuştur. Gerçekten

de derece mahkemesi, başvurucuya ait sicil raporlarının "kişiye özel"

kaydı olmadan gönderildiğini tespit etmiştir. Hâlbuki bu sicil raporlarının

başvurucuya verilmesine ilişkin Kurul kararında, evrakın "kişiye

özel" olarak teslim edilmesi gerektiği belirtilmiş olup resmî yazışma

kurallarına ilişkin mevzuatta da bu evrakın nasıl teslim edileceği

düzenlenmiştir (bkz. § 29). Bununla birlikte başvurucunun özel hayatına yapılan

bu müdahaleye ilişkin olarak manevi tazminat istemiyle açtığı davada AYİM,

evrakın TSK Karargâh Hizmetleri Yönergesi doğrultusunda yalnızca ilgili

kişilerce öğrenildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

50. Kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde görülebilmesi için kamu

personelinin faaliyetlerinin değerlendirildiği sicil raporlarının düzenlenmesi,

tutulması ve muhafaza edilmesi kamu yararı bakımından gerekli görülebilir.

Bununla birlikte kamu makamlarından çalışanların mesleki faaliyetlerine ilişkin

söz konusu bilgilerin tutulması ve saklanması sırasında Anayasa'nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının korunmasına ilişkin

gerekliliklere uygun hareket etmeleri beklenir. Bu bağlamda kamu görevlilerinin

haklarında düzenlenen mesleki sicil raporlarının tutulması ve saklanması

sırasında gizliliğe riayet edilmesi, bu verilere ilgisiz kişilerin erişiminin

engellenmesi gerekmektedir.

51. Kişisel verilerin korunması hususunda Anayasa'nın 20. maddesindeki

gereklilikleri sağlamaya yönelik bazı düzenlemelerin mevcut olduğu

görülmektedir. Bu kapsamda 4982 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca bilgi

edinme hakkı çerçevesinde kişisel verilere erişimin kolaylaştırılması

sağlanmıştır. Nitekim başvurucu da bu sayede mesleki faaliyetlerine ilişkin

tutulan sicil raporlarına erişebilmiştir. Diğer taraftan 6698 sayılı Kanun ile

kişisel verilerin kişilerin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı hüküm

altına alınmıştır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Sivil Memurlara

Sicil Raporu Vermeye Yetkili Amirler Yönetmeliği'nin 8. maddesinde, Silahlı

Kuvvetlerde görevli memurların sicil dosyalarının bağlı oldukları kuruluşun

Personel Daire Başkanlığı Sivil Memurlar Şube Müdürlüklerinde muhafaza

edileceği düzenlenmiştir. Nihayet 2 Seri No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği'nin

(D) bendinin (9) numaralı alt bendinde, özlük dosyalarının tutulması ve

muhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edileceği düzenlenmiştir.

52. Somut olayda ise başvurucunun mesleki hayatına ilişkin

önemli bilgileri içeren sicil raporlarının sicil dosyalarının muhafaza edildiği

Personel Dairesi Başkanlığından başvurucunun görev yaptığı Sağlık İşleri

Dairesi Başkanlığına "kişiye özel" evrak tasnifi yapılmadan gönderildiği

anlaşılmaktadır. Her ne kadar AYİM kararında, yalnızca yönergede belirtilen

kişilerce evrakın öğrenildiği gerekçesine dayanılmış ise de kişiye özel olarak

gönderilmediği için bu evrakın başvurucuya tebliğ edildiği ana kadar bütün

aşamalarda ilgili olmayan kişilerce de öğrenilebilmesinin mümkün kılındığı

açıktır.

53. Bunun yanında başvurucunun bilgilerinin yalnız kamuya açık

olmaması değil aynı zamanda kurum içinde de mümkün olduğunca gizli tutulması

önem taşımaktadır. Nitekim söz konusu evrakın tutulmasına ilişkin kurallar

gözetildiğinde ilgili olmayan personelin başvurucu ile aynı birimde görev yapsa

dahi bu evrakı öğrenmesine lüzum da bulunmamaktadır. Kaldı ki resmî yazışma

kurallarına göre, bu gibi belgelerin gizlilik kuralları çerçevesinde

başvurucuya teslim edilebilmesi kolaylıkla mümkün görülmektedir. Ayrıca aynı

düzenlemede "kişiye özel" ibaresi taşıyan belge üzerinde yalnızca

ilgili kişinin tasarruf hakkına sahip olduğu da belirtilmiştir (bkz. § 29). Bu

bağlamda Personel Dairesi Başkanlığınca "kişiye özel" kaydı düşülerek

gönderilmesi durumunda sicil raporlarının kapalı bir zarf içinde başvurucuya

tebliğ edilebileceği dikkate alınmalıdır. Buna karşın dosya kapsamına göre,

sicil raporlarının başvurucuya kişiye özel olarak gönderilmediği ve kapalı bir

zarf içinde tebliğ edilmediği açıkça ortadadır.

54. Sonuç olarak başvurucunun mesleki faaliyetlerine ilişkin

önemli bilgileri içeren sicil raporlarının başkalarınca öğrenilebilmesinin

mümkün kılındığı anlaşıldığından somut olayda devletin özel hayata saygı hakkı

kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüklerinin

yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

55. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence

altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1)

ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

57. Başvurucu, yeniden yargılama ve manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

58. Somut olayda özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

59. Özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere AYİM İkinci Dairesine

(Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21.

maddesinin birinci fıkrasının(E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince belirlenecek

görevli ve yetkili idare mahkemesine) gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

60. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli bir

giderim sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddine

karar verilmesi gerekir.

61. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata

saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesine (Anılan Dairenin 18/6/2014 tarihli ve

E.2014/1084, K.2014/1007 sayılı kararına ait dava dosyası ile ilgilidir.)

(Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21.

maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince belirlenecek

görevli ve yetkili idare mahkemesine) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Nurcan BELİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/14187, 10 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  13. E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  14. F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Necipoğlu
  17. Hakyemez
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/14187
Tarih
10 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Kürşat Çelebi Başvurusu (B. No: 2014/2901)
  • Hüseyin Zencir Başvurusu (B. No: 2014/9167)
  • Nurdan Kanbur Kılıç Başvurusu (B. No: 2014/13719)
  • Cafer Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/9308)
  • Ali Cavit Demir Başvurusu (B. No: 2014/19613)
  • Hasan Akyol Başvurusu (B. No: 2015/17095)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.