İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ö.f.i. Başvurusu (B. No: 2016/574)

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Başvuru No2016/574Tarih12 Haziran 2019Okuma9 dk · 1.858 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ö.F.İ. Başvurusu

Karar tarihi
12 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/574
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.858 kelime·9 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Kuvvetlerinden ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/1/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin olarak görüş

bildirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde muvazzaf astsubay

statüsünde görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğuna dair ihbar

ve dijital belgeler üzerine başvurucu hakkında idari soruşturma başlatılmıştır.

İstihbarata karşı koyma faaliyeti çerçevesinde 12/2/2013 tarihinde Hava

Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından soruşturma

kapsamında başvurucunun ifadesi alınmış ve başvurucuya cinsel yaşamına ilişkin

sorular sorulmuştur.

9. Soruşturma sonucunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK)

itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle

27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94.

maddesi ve 28/12/1998 tarihli ve 23567 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliği’nin (Sicil Yönetmeliği) 60. maddesi gereğince başvurucu hakkında 29/11/2013

tarihinde "Silahlı Kuvvetlerde kalması

uygun değildir." şeklinde ayırma sicil belgesi düzenlenmiştir.

10. Sicil Yönetmeliği'nin 61. maddesi uyarınca Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde

oluşturulan Komisyonda başvurucunun durumu değerlendirilmiştir. Komisyon

10/2/2014 tarihinde başvurucu hakkında ayırma işlemi yapılmasının onaya

sunulmasına karar vermiştir. Anılan kararı, Hava Kuvvetleri Komutanı 25/2/2014

tarihinde onaylanmış ve son olarak Millî Savunma Bakanı tarafından da 19/3/2014

tarihinde resen TSK'dan ayrılmasının uygun bulunması sonucunda başvurucunun

ilişiği kesilmiştir.

11. Başvurucu 30/5/2014 tarihinde ayırma işleminin iptali

talebiyle Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

(AYİM) dava açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde hukuka aykırı yöntemlerle

kabul etmediği hususların sorgu sonrası tutulan tutanağa geçirildiğini ve başka

delillerle desteklenmeyen bu tutanağın hukuka aykırı bir delil olduğunu iddia

etmiştir. Diğer yandan bekâr olduğu dönemde ayıplanacak, kınanacak ya da

görevine olumsuz yansıyacak herhangi bir cinsel sapkınlığının olmadığını

belirterek hiçbir zaman özel yaşamına ait unsurları iş ortamına ve görevine

yansıtmadığını, ayrıca tek bir disiplin cezasının dahi bulunmadığı gibi çok

sayıda takdir belgelerinin bulunduğunu ifade eden başvurucu, tesis edilen

ayırma işleminde birey yararı ile kamu yararı dengesinin gözetilmediğini ve

ölçülülük ilkesine uyulmadığını ileri sürmüştür.

12. AYİM Birinci Dairesinin (Daire) 9/7/2015 tarihli kararı ile

oyçokluğuyla dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, başvurucunun özel hayatı

kapsamındaki mahremiyet hakkına ilişkin davranışlarının -bazı kadınlar ile

yaşadığı ilişkilerin- genel ahlak kurallarına aykırı olduğu vurgulanmış ve

idarenin takdir yetkisini ölçülü, objektif ve kamu yararı ile birey yararı

dengesini gözeterek kullandığı sonucuna varılmıştır.

13. Karara bir hâkim üye muhalif kalmıştır. Muhalif üye

görüşünde; bahse konu olumsuz fiil ve davranışların salt başvurucunun kendi

ifadesinden elde edilen bilgi ve bulgulara dayandığı, tüm bu hususları teyit

eden her türlü şüpheden uzak, yerinde, elverişli, yeterli ve hukuka uygun bir

şekilde elde edilmiş bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca başvurucunun ikaz dahi

edilmeden ayırma işlemine tabi tutulması suretiyle usul ve ölçülülük ilkesine

uyulmadığından işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

14. Başvurucunun karar düzeltme istemi Dairenin 1/12/2015

tarihli kararı ile oyçokluğuyla reddedilmiştir.

15. Nihai karar 14/12/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 12/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

17. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve

6771 sayılı Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci fıkrasının

(E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev

yapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine

dayanak oluşturan mevzuata (G.G.

[GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30) ve benzer durumlara ilişkin

uluslararası hukuka (Yaşar Türkmen,

B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 12/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; idari soruşturma aşamasında hukuk dışı yollarla

ifadesinin aldığını, mahremiyet alanında cereyan eden ve hiçbir şekilde mesleki

yaşamına olumsuz etkileri bulunmayan ilişkilerine konu beyanlarının

çarpıtılarak aleyhine delil olarak kullanıldığını, ayrıca yapısı ve

bünyesindeki kurmay subaylar nedeniyle AYİM’in

bağımsız ve tarafsız olmadığını iddia etmiştir. Başvurucu, aleniyet kazanmamış

özel hayatının gizliliği kapsamında kalması gereken bilgilere yönelik

değerlendirmelere bağlı olarak -başarılı mesleki geçmişi de gözetilmeden- tesis

edilen ayırma işlemi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, eşitlik

ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; kimliğinin

kamuya açık belgelerde gizli tutulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak

20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

...saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ... gizliliğine

dokunulamaz."

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde

başvurucunun temel iddiasını, özel hayat alanına ilişkin olan ve hukuka aykırı

yöntemler kullanılarak elde edilen birtakım bilgilere dayanılarak TSK'dan

ayırma işlemi tesis edilmesi oluşturmaktadır. Bu nedenle başvurunun sadece,

özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

24. Özel hayatına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle

başvurucu hakkında TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesinin özel hayatının

gizliliği hakkına bir müdahale oluşturduğu açıktır (Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., § 43).

25. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olma ve

ölçülülük ilkesine aykırı olmama ölçütlerine uygun olması gerekir.

26. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin

sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı

anlaşılmaktadır (Ata Türkeri, §§

40, 41; G.G., §§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§ 50-58).

27. Tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerin hukuka

uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında; bireylerin özel

hayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki

etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişi

üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması ve bu hususlardaki

değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayrıca

tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş mesleki sicilleri ve başarı durumları

dikkate alınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir (G.G., § 60).

28. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla da bütünleşen bazı

özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi tutulabilecekleri açıktır.

Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırma işlemi tesis edilmesinin

başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadar temel geçim kaynağından

yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de önemli bir etki

oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle geldiği

anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması

gerekir (G.G., § 66).

29. Somut olayda AYİM kararında da belirtildiği üzere

başvurucunun mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşamına ilişkin eylemlerin

idari soruşturma kapsamında kendi beyanlarına dayandırıldığı, başvurucunun

soruşturma sürecinde dahi üstlerinden 20/5/2013, 30/10/2013 ve 5/3/2014

tarihlerinde takdir belgeleri aldığı, başka bir ifade ile başvurucuya

yöneltilen iddiaların görevin ifasıyla ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Yine AYİM kararında;

başvurucunun soruşturma usulünün hukuka aykırı yöntemler içerdiğine yönelik

iddialarına makul bir gerekçe ile yanıt verilmediği, ifadenin alındığı

koşulların detaylı şekilde incelenmediği görülmektedir.

30. Özel hayata ilişkin eylem ve davranışlarının mahrem kalması

konusunda başvurucunun menfaati bulunmaktadır. Başvurucunun tesis edilen ayırma

işleminde özel hayatı kapsamındaki mahremiyet hakkına ilişkin davranışları

belirleyici olmuştur. Diğer yandan söz konusu eylem ve davranışların başvurucu

tarafından alenileştirilmediği gibi mesleki hayatı -bağlı bulunduğu kurum-

üzerindeki olumsuz etkileri ve riskleri de ikna edici gerekçelerle

açıklanmamıştır.

31. Dolayısıyla özel hayat alanı kapsamında kaldığı anlaşılan

birtakım davranışlara dayanılarak başvurucunun kamu görevlisi olma nitelik ve

yeterliliğini kaybettiği sonucuna ulaşılmasının demokratik toplum düzeninin

gereklerine aykırılık oluşturduğu, başvurucuya en ağır şekilde uygulanan idari

yaptırımın ölçülü olmadığı, başka bir ifade ile başvurucunun mahremiyet hakkına

müdahaleyi haklı kılacak şekilde TSK görevlisi olmasının sakıncalarının idari

ve yargısal makamlar tarafından ilgili ve yeterli şekilde açıklanmadığı

kanaatine ulaşılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1)Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

34. Başvurucu; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi ve

tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

35. Başvuruda, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan

özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

36. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

37. Somut başvuruda özel hayatın gizliliği hakkı yönünden

ulaşılan ihlal sonucunun AYİM tarafından verilen ret kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

38. Bu durumda başvurucunun özel hayatının gizliliği hakkına

yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216

sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemesince

yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan

kaldırılmasından ve ihlal kararı verilmesinin nedenlerini gideren Anayasa

Mahkemesinin belirttiği ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir.

Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Öte yandan başvurucu tarafından tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin

birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış

olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- yetkili idari yargı merciine

GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin

E.2014/751, K.2015/700 sayılı dosyasıyla ilgilidir.),

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu

:

Ö.F.İ.

Vekili

:

Av. Şahin

POLAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/574, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  11. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  12. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  13. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Özgüldür
  17. Hakyemez
  18. Sevtekin
  19. Polat
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/574
Tarih
12 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Barış Öztürk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/39842)
  • Abuzer Uzun Başvurusu (B. No: 2016/61250)
  • Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.a.ş. Başvurusu (B. No: 2017/28966)
  • M.a. Başvurusu (B. No: 2016/442)
  • E.a. Başvurusu (B. No: 2016/573)
  • F.k. Başvurusu (B. No: 2016/572)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.