İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm
İkinci BölümBaşvuru No: 2018/8173Tarih: 26 Şubat 2020

Özcan Erdagöz Başvurusu (B. No: 2018/8173)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ÖZCAN ERDAGÖZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/8173)

Karar Tarihi: 26/2/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gözaltı ve tutuklama kararının hukuka aykırı olması,

tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin ve ağır ceza

mahkemelerinin doğal hâkim güvencesine sahip, tarafsız ve bağımsız olmaması,

tutukluluk incelemeleri ile tutukluluğa itiraz incelemeleri sonucunda verilen

kararların tebliğ edilmemesi, tahliye taleplerinin incelenmemesi, tutukluluk

incelemesinin kanuni süresi içinde yapılmaması, tutukluluk incelemelerinin

hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının; savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle de adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/2/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde

olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018

tarihinde sona ermiştir. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere

dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine

devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel

Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu

değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve

diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

7. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle

bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile

bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi

hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu

kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca

-aralarında yüksek mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu

hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan

soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 51, 350).

8. Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan başvurucu, Hâkimler ve

Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesinin 16/7/2016 tarihli kararı ile

görevden uzaklaştırılmış ve 24/8/2016 tarihinde meslekten ihraç edilmiştir.

9. Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık)

HSYK kararıyla görevden uzaklaştırılanlar hakkında soruşturma işlemlerinin

yapılması yönündeki yazısı üzerine 18/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

10. Başsavcılık 21/7/2016 tarihinde başvurucunun müdafiinin

hazır bulunmasıyla ifadesini almış ve ardından mevcut delil durumu itibarıyla

kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin bulunduğunu belirterek

tutuklanması istemiyle başvurucuyu Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk

etmiştir.

11. Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliği 21/7/2016 tarihinde başvurucun

silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir.

12. Başsavcılık 12/1/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vererek

soruşturma dosyasını Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

13. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 15/6/2017 tarihli

iddianamesiyle başvurucu hakkında silahlı

terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası

açmıştır.

14. Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 27/7/2017 tarihinde

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/384 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

15. Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 5/12/2017 tarihinde

yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine

göndermiştir.

16. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi de 19/12/2017 tarihinde

yetkisiz olduğuna ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

Başvurucu tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz etmiştir.

17. İtirazı inceleyen Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi 3/1/2018

tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar 8/1/2018 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 1/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

19. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin de yetkisizlik kararı

vermesi üzerine yetki uyuşmazlığını inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesi

19/2/2018 tarihinde Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar

vermiştir.

20. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada 27/6/2018

tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporunda başvurucunun ByLock programını yükleyip kullandığı, bu

sistemle toplam 1.944 kez bağlantı kurduğu ileri sürülmüştür.

21. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı yargılama sonucunda

28/9/2018 tarihinde, başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliğinden 7 yıl 6 ay

hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tahliyesine karar vermiştir.

22. Mahkûmiyet kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi devam etmektedir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 26/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Gözaltı Kararının

Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu; gözaltına alınmasının hukuka aykırı olduğunu,

gözaltı kararına itiraz etmesine rağmen itirazı hakkında bir karar

verilmediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

26. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin

aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddiaları

ile olağanüstü hâl şartları altında geçici bir süre için azami olarak otuz güne

kadar uygulanan gözaltı süresinin uzunluğunun makul olup olmadığı şikâyetlerine

ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava

sonuçlanmamış da olsa 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi

gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:

2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72; Hidayet

Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 53-64; Günay Dağ ve diğerleri [GK], B. No:

2013/1631, 17/12/2015, §§ 141-150; İbrahim

Sönmez ve Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §§ 34-47; Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456,

26/12/2017, §§ 30-37). Somut olayda başvurucunun bu kapsamda kalan iddiaları

bakımından anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.

Aynı şekilde 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (k) bendi

yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama ve tutuklama işlemine karşı

kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmamaları durumunda maddi

ve manevi her türlü zararlarının tazminini isteyebilmelerine imkân

sağlamaktadır. Dolayısıyla gözaltı kararına itiraz imkânından

yararlandırılmamaya ilişkin şikâyet yönünden de anılan tazminat yolunun

tüketilmesi gerekir.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesi ve

tutuklama nedenleri bulunmadan tutuklandığını, tutuklanmasının ölçülü

olmadığını, delil niteliği olmayan itirafçı ifadelerinin delil olarak

kullanıldığını, bu delillere dayanılarak tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu

ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca savcılık görevinden kaynaklanan özel

güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandığını iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

29. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden daha

önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili

olarak 2016/71245 sayılı dosya üzerinden

İkinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilmezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyet

yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

3. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığına İlişkin

İddia

a. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; şablon gerekçelerle tutukluluğunun devamına karar

verildiğini, tutukluluğunun makul süreyi aştığını belirterek kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş veya hükümlü hâle gelmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili

Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde

öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk

yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam

Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016,

§§ 33-45; Ahmet Kubilay Tezcan, B.

No: 2014/3473, 25/1/2018, § 26). Somut olayda 28/9/2018 tarihinde tahliyesine

ve mahkûmiyetine karar verilen başvuru yönünden anılan içtihattan ayrılmayı

gerektiren bir durum olmadığı anlaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

4. Sulh Ceza Hâkimliklerinin ve Ağır

Ceza Mahkemelerinin (Terör Suçlarına Bakmakla Yetkilendirilen) Doğal Hâkim

Güvencesine Sahip, Tarafsız ve Bağımsız Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu; tutuklamanın bağımsız ve tarafsız hâkimlerce

verilmesi gerektiğini, hâkimleri atayan Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyelerinin

parti başkanı da olan Cumhurbaşkanı tarafından belirlendiğini, bu mahkemelerin

doğal hâkim ilkesine aykırı olduğunu ve kapalı bir devre oluşturduklarını,

darbe teşebbüsünden sonraki süreçte istenen doğrultuda tutuklama kararı

vermeyen hâkimlerin görevden uzaklaştırıldığını belirterek sulh ceza

hâkimliklerinin ve ağır ceza mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadığını

ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

35. Sulh ceza hâkimliklerinin kanuni hâkim güvencesini

sağlamadıkları, tarafsız ve bağımsız mahkeme olmadıkları ve tutukluluğa

itirazın bu yargı mercilerince karara bağlanmasının hürriyetten yoksun

bırakılmaya karşı etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiğine

ilişkin iddialar Anayasa Mahkemesince birçok kararda incelenmiş; bu kararlarda

sulh ceza hâkimliklerinin yapısal özellikleri dikkate alınarak söz konusu

iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır (Hikmet Kopar ve diğerleri [GK], B. No:

2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; Mehmet

Baransu (2), B. No: 2015/7231, 17/5/2016, §§ 64-78, 94-97). Somut

başvuruda, aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak anılan kararlarda varılan

sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

36. Anayasa Mahkemesi genel bir kanuni düzenlemeye dayanılarak

ve HSYK tarafından ihtisaslaşmanın sağlanabilmesi amacıyla terör suçlarına

ilişkin davalara bakmakla yetkilendirilen bazı ağır ceza mahkemelerinin doğal

hâkim güvencesine sahip olmadığı ve bu mahkemelerde görev yapmakta olan

hâkimlerin bağımsız ve tarafsız olmadığı şikâyetlerini birçok başvuruda

incelemiş ve bu iddiaların açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No:

2015/9756, 16/11/2016, §§

186-197; Mustafa Başer ve Metin Özçelik,

§§ 122-133; Kazim Aksoy ve Yakub Saygılı, B.

No: 2015/8389, 7/2/2019, §§

86-97). Somut başvuruda, aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak anılan

kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

5. Tutukluluk

İncelemeleri ile Tutukluluğa İtiraz İncelemeleri Sonucunda Verilen Kararların

Tebliğ Edilmediğine, Tahliye Taleplerinin İncelenmediğine İlişkin İddialar

a. Başvurucunun İddiaları

38. Başvurucu; tahliye taleplerine cevap verilmediğini, tutukluluk

incelemelerinin ve itiraz sonucu verilen kararların kendisine tebliğ

edilmediğini, bu durumun silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

39. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(k) bendi yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama ve tutuklama işlemine

karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmamaları durumunda

maddi ve manevi her türlü zararlarının tazminini isteyebilmelerine imkân

sağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun incelendiği tarih

itibarıyla tahliyesine karar verilmiş ya da hükümlü hâle gelmiş başvurucular

yönünden asıl dava sonuçlanmamış da olsa anılan yolun tüketilmesi gereken

etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (tahliye olmuş başvurucular

yönünden bkz. Cafer Yıldız, B.

No: 2014/9308, 9/1/2018, §§ 37-40; Yaşar

Saçlı, B. No: 2014/9311, 24/1/2018, §§ 37-40;hükümlü hâle gelmiş

başvurucular yönünden bkz. Özgür Arıbaş, B.

No: 2015/2394, 31/10/2018, §§ 57-60). Somut olayda başvurucunun bu kapsamda

kalan iddiaları bakımından anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum

mevcut değildir.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

6. Tutukluluk

İncelemesinin Kanuni Süresi İçinde Yapılmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

41. Başvurucu, otuz günlük kanuni süre içinde verilmesi gereken

gözden geçirme kararlarının bazen hiç verilmediğini bazen de otuz gün geçtikten

sonra verildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

42. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği birçok kararda, 5271

sayılı Kanun’un 108. maddesine göre yapılan değerlendirmelerin resen

yapıldığını ve bu değerlendirmelerin Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci

fıkrası ile hürriyeti kısıtlanan kişiye tanınan yargı merciine itiraz edebilme

hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ve bu kapsamdaki şikâyetler

bakımından konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemezlik kararları vermiştir (Firas Aslan ve Hebat Aslan, B. No: 2012/1158, 21/11/2013, §

32; Faik Özgür Erol ve diğerleri, B. No: 2013/6160, 2/12/2015 § 24). Somut

olayda başvurucunun bu kapsamda kalan iddiaları bakımından anılan kararlardan

ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

7. Tutukluluk

İncelemelerinin Hâkim/Mahkeme Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

44. Başvurucu; makul süre içinde mahkeme huzuruna çıkarılmadığını,

tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın kendisi ve

müdafii dinlenmeksizin yapıldığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

45. Anayasa Mahkemesi Erdal

Tercan ([GK], B. No: 2016/15637, 12/4/2018) kararında; bu şikâyete

ilişkin olarak yaptığı inceleme kapsamında, darbe teşebbüsünden sonraki süreçte

darbe teşebbüsü, teşebbüsün arkasındaki yapılanma olan FETÖ/PDY veya terörle

bağlantılı suçlardan tutuklanan kişilerin tutukluluk incelemelerinin on sekiz

aya kadar hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılmasının olağanüstü hâl

döneminde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal etmediği sonucuna

varmıştır. Somut olay bakımdan 21/7/2016 tarihinde tutuklanıp 5/12/2017 tarihinde

(yaklaşık on yedi ay sonra) hâkim/mahkeme önüne çıktığı anlaşılan başvurucunun

bu kapsamdaki şikâyeti bakımından anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir

durum mevcut değildir.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

47. Başvurucu; ceza infaz kurumunda avukatı ile yaptığı

görüşmelerin kayıt altına alındığını, avukatıyla gizlilik içinde görüşme imkânı

verilmediğini, müdafiiyle bilgi ve belge alışverişinde bulunamadıklarını,

gizlilik kararı nedeniyle hakkındaki hiçbir belgeyi inceleyemediğini, savunma

yapamadığını ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkindir.

49. Somut olayda hakkındaki yargılama ilk derece mahkemesinde

devam ederken başvurucunun bireysel başvuruda bulunduğu, bireysel başvurunun

incelendiği tarih itibarıyla da yargılamanın istinaf aşamasında derdest olduğu

görülmektedir (bkz. § 22). Bu kapsamda başvurucunun bu başlık altındaki

şikâyetlerine ilişkin olarak hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçe belirtmemesi nedeniyle kamuya açık belgelerde

başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin REDDİNE,

B.1. Gözaltı kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,

3. Tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Sulh ceza hâkimliklerinin ve ağır ceza mahkemelerinin (terör

suçlarına bakmakla yetkilendirilen) doğal hâkim güvencesine sahip, tarafsız ve

bağımsız olmadığına ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Tutukluluk incelemeleri ile tutukluluğa itiraz incelemeleri

sonucunda verilen kararların tebliğ edilmediğine ve tahliye taleplerinin

incelenmediğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

6. Tutukluluk incelemesinin kanuni süresi içinde yapılmadığına

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

7. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

8. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun

339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebi kabul edilen

başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 26/2/2020

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

Özcan ERDAGÖZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/8173, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Anayasa Mahkemesi
  • Bölüm: İkinci Bölüm
  • Başvuru No: 2018/8173
  • Tarih: 26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Aslı Akçay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/37898)
  • E.m. Başvurusu (B. No: 2017/6046)
  • Ş.ç. Başvurusu (B. No: 2016/3594)
  • İbrahim Okur Başvurusu (B. No: 2016/50394)
  • Mehmet Emin Yapar Başvurusu (B. No: 2018/10739)
  • Harun Kobak Başvurusu (B. No: 2016/60589)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.