İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ramazan Çaylı Başvurusu (B. No: 2017/31337)

1. Başvuru; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi

Başvuru No2017/31337Tarih4 Temmuz 2019Okuma11 dk · 2.117 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ramazan Çaylı Başvurusu

Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2017/31337
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.117 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/7/2017 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama

imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin 31/5/2014 tarihli

nüshasında başvurucu hakkında "Paralel

Yapıya Yurtdışı Darbesi" başlıklı bir haber yayımlanmıştır.

10. Başvurucu bu haber nedeniyle kişilik haklarının

zedelendiğini belirterek 2/6/2016 tarihinde, gazetenin sahibi şirkete karşı

15.000 TL manevi tazminat talebiyle İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde

(Mahkeme) dava açmıştır.

11. Bu davada duruşma günü başvurucuya 19/7/2016 tarihinde

tebliğ edilmiş, ancak başvurucu 21/7/2016

tarihinde tutuklanmıştır.

12. Başvurucu 29/11/2016 tarihinde yapılan ilk duruşmaya

katılmadığı ve duruşmaya katılan davalı taraf davayı takip etmek istemediğini

beyan ettiği için Mahkeme 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar dosyanın işlemden

kaldırılmasına karar vermiştir.

13. Başvurucu, Kocaeli 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz

Kurumu) aracılığıyla Mahkemeye gönderdiği 16/12/2016

tarihli dilekçesinde; tutuklanması nedeniyle duruşmaya katılamadığını

belirtmiş, duruşma zaptının bir örneğinin tarafına gönderilmesini talep etmiş ve

mal varlığına el konulduğu için adli yardım hükümlerinden faydalanmak

istediğini beyan etmiştir. Başvurucunun bu dilekçesi Kocaeli Cumhuriyet

Başsavcılığının (Savcılık) 20/1/2017 tarihli yazısı ile Mahkemeye

gönderilmiştir.

14. Başvurucunun daha önce Ceza İnfaz Kurumu kanalıyla Mahkemeye

gönderdiği 9/12/2016 tarihli dilekçesi ise Savcılığın 2/3/2017 tarihli yazısı ile Mahkemeye gönderilmiş,

başvurucu bu dilekçesinde de duruşmaya tutuklanması nedeniyle katılamadığını

belirtmiş, son duruşma zaptı ile davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerin

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden kendisine gönderilmesini

talep etmiş ve adli yardım hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmiştir.

15. Başvurucu, Mahkemeye gönderdiği 14/3/2017 tarihli dilekçesinde

de, 9/12/2016 ve 16/12/2016 tarihlerinde ilettiği

taleplerine cevap verilmediğini belirterek talebini yinelemiş; bu dilekçe de

Savcılığın 16/3/2017 tarihli yazısıyla Mahkemeye gönderilmiştir.

16. Mahkeme 13/3/2017 tarihli karar ile başvurucunun 29/11/2016

tarihli duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın -yenileninceye kadar- işlemden

kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu ilk duruşmadan bir ay sonra Ceza

İnfaz Kurumunda olduğunu bildirmiş ise de usulüne uygun tebligat yapıldığı,

süresinde mazeret bildirmediği, bu arada dosyanın geçici işlemden kaldırıldığı

kendisine belirtilmiştir. Ayrıca dilekçe Mahkemeye ulaştığında harçsız yenileme

süresinin bile dolduğu, aslında duruşmadan on yedi gün sonra mazeret

dilekçesinin Ceza İnfaz Kurumuna verildiği ve buradan Mahkemeye 20/1/2017

tarihinde üst yazı ile gönderildiği açıklanmıştır. Mahkeme; yenileme harcının

yatırılmadığını, dilekçenin de yenileme dilekçesi olmadığını belirterek

13/3/2017 tarihinde üç aylık yenileme süresi dolduğundan davanın açılmamış sayılmasına

karar vermiştir.

17. Başvurucu tarafından karara karşı istinaf talebinde

bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 6/6/2017

tarihli kararla; başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu kanalıyla gönderdiği duruşma

zaptının bir örneğinin gönderilmesi talebini ve adli yardım talebini içeren

16/12/2016 tarihli dilekçesinin Savcılığın 20/1/2017 tarihli yazısı ile

Mahkemesine gönderildiği, başvurucunun tutukluluk nedeniyle katılamadığı

duruşma gününe yönelik olarak 6100 sayılı Kanun'un 95. maddesi kapsamında eski

hâle getirme talebinde bulunabileceği, 16/12/2016 tarihli dilekçenin içerik

olarak yenileme talebi niteliğinde olmadığı gerekçeleri ile istinaf istemini

esastan kesin olarak reddetmiştir.

18. Nihai karar 19/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu

17/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 6100 sayılı Kanun’un

''Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması'' kenar

başlıklı 150. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1)

Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya

gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden

kaldırılmasına karar verilir.

(2)

Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir,

diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın

yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü

olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz

edemez.

...

(5)

İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar,

sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden

karar verilerek kayıt kapatılır.

(7)

Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış

sayılır."

20. 6100 sayılı Kanun’un''Eski hale getirme'' kenar başlıklı 95. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda

belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi

yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.

(2)

Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme

dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde

bulunulamaz.''

21. 6100 sayılı Kanun’un''Süre''kenar başlıklı 96. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde

yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta

içinde talep edilmelidir."

22. 6100 sayılı Kanun’un ''Talebin

şekli ve kapsamı'' kenar başlıklı 97. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''(1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep

edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri

gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde

bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.''

23. 6100 sayılı Kanun’un ''Talep

ve inceleme mercii'' kenar başlıklı

98. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

'' (1) Yapılamayan işlem için eski hâle

getirme, bu işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse, o

mahkemeden talep edilir."

24. 6100 sayılı Kanun’un ''Talebin

yargılamaya ve hükmün icrasına etkisi" kenar başlıklı 99. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''(1) Eski hâle getirme talebi, yargılamanın

ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz. Ancak, talebi

inceleyen mahkeme, talebi haklı görürse, teminat gösterilmek şartıyla,

yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar

verebilir. Mahkeme, gerektiğinde teminat gösterilmeden de yargılamanın

ertelenmesine veya icranın geri bırakılmasına karar verebilir.''

25. 6100 sayılı Kanun’un''İnceleme ve karar'' kenar başlıklı

100. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

''(1) İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye

mahkemelerinde eski hâle getirme talebi, ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talebi ise

temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir.

(2)

Mahkeme, eski hâle getirme talebinin kabulü hâlinde, hangi işlemlerin geçersiz

hâle geldiğini kararında belirtir. Islahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski

hâle getirme talebinden de etkilenmez.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 4/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

27. Adli yardım talebinde bulunan başvurucunun başvuru

giderlerini karşılayabilecek ölçüde mal varlığı bulunmadığı ve taleplerinin

dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılmış olup 6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama

giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmesi gerekir.

B. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu, bir gazetede yayımlanan "Paralel Yapıya Yurtdışı Darbesi"

başlıklı haber nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği iddiasıyla 15.000 TL

manevi tazminatın davalı yayın kuruluşundan tahsili istemi ile açtığı davanın

duruşmasına tutuklanması nedeniyle katılamadığını belirtmiştir. Başvurucu;

davanın seyri hakkında bilgi sahibi olamadığını, ilk duruşmanın yapıldığını

düşünerek Mahkemeye 9/12/2016 tarihinde ve sonrasında dilekçeler gönderdiğini

ve duruşma zaptının bir örneği ile davalı tarafından dosyaya sunulan belgelerin

bir örneğinin tarafına gönderilmesini ve adli yardım hükümlerinden faydalanmak

istediğini beyan ettiğini, ancak Mahkemenin bu taleplere ilişkin olarak

herhangi bir işlem veya bilgilendirme yapmadığını, tutuklu olması nedeniyle Mahkeme

dosyasına erişemediğini ifade etmiştir.

29. Başvurucu Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği ve davayı takip

etme iradesini ortaya koyan dilekçeleriyle defalarca talep etmiş olmasına

rağmen son duruşma zaptı tarafına gönderilmeden davanın açılmamış sayılmasına

karar verildiğini, davayı takip etmeye ilişkin iradesini ortaya koymasına

rağmen duruşmaya etkin katılımının engellendiğini, yenileme harcını yatırması

için bildirim yapılmadığını, adli yardım hususunda karar verilmediğini

belirterek adil yargılanma hakkının ve çelişmeli yargılama ve silahların

eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

30. Bakanlık görüşünde; duruşmanın usulüne uygun olarak

başvurucuya tebliğ edildiği, buna rağmen başvurucunun mazeret bildirmediği,

vekili aracılığıyla da kendisini davada temsil ettirmediği ve nihayet

başvurucunun yenileme talebinde de bulunmadığı belirtilmiştir.

31. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

formundaki beyanlarını yinelemiştir.

C. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

33. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı,

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir

unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinin

eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce

de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme) yorumlayan Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.

Şti., B.No:

2014/13156, 20/4/2017, § 34).

34. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi

ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi

için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir.

Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden

yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B. No:

2013/8896, 23/2/2016, § 33).

35. Somut olayda tazminat davasının takipsiz bırakıldığı

gerekçesiyle işlemden kaldırılıp üç aylık süresi içinde yenilenmediğinden

açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim

hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.

36. Mahkemeye erişim hakkına yapılan bu müdahalenin Anayasa'ya

uygunluğundan söz edilebilmesi için Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen

kanuna dayanma, meşru bir amaç taşıma ve ölçülü olma koşullarını sağlaması

gerekmektedir.

37. Mahkemenin davanın açılmamış sayılması kararı 6100 sayılı

Kanun'un 150. maddesine dayandığından müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu

açıktır.

38. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde amaç,

tarafları davalarını takip etmeye zorlamak ve bu suretle yargılamanın gereksiz yere

sürüncemede kalmasını önlemektir. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin bu

düzenlemenin yargılamanın makul süre içinde tamamlanmasını temine yönelik bir

çare olduğu açıktır. Dolayısıyla somut olaydaki müdahalenin meşru bir amaca

dayandığı anlaşılmaktadır.

39. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı mutlak olmayıp sınırlamalara konu olabilir. Ancak Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyarınca anılan sınırlamaların mahkemeye

erişimi imkânsız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorlaştırmaması gerekir.

Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen hukuki veya fiilî sınırlamalar

mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan

Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

40. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca hak ve özgürlüklerin

sınırlandırılmasında dikkate alınacak ölçütlerden biri olan ölçülülük, hukuk

devleti ilkesinden doğmaktadır. Hukuk devletinde hak ve özgürlüklerin

sınırlandırılması istisnai bir yetki olduğundan bu yetki ancak durumun

gerektirdiği ölçüde kullanılması koşuluyla haklı bir temele oturabilir.

Bireylerin hak ve özgürlüklerinin somut koşulların gerektirdiğinden daha fazla

sınırlandırılması kamu otoritelerine tanınan yetkinin aşılması anlamına

geleceğinden hukuk devletiyle bağdaşmaz (AYM, E.2013/95, K.2014/176,

13/11/2014).

41. Ölçülülük ilkesi; öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen

amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, ulaşılmak istenen amaç bakımından

müdahalenin zorunlu olmasını ve bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak

istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade

etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2012/102, K.2012/207,

27/12/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2015/101,

12/11/2015; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:

2013/817, 19/12/2013, § 38). Müdahalenin ölçülülüğü değerlendirilirken ilgili

yasal düzenlemelerle birlikte somut olayın koşulları ve başvurucunun tutumu da gözönünde bulundurulmalıdır (Ahmet Ersoy ve diğerleri, B. No: 2014/4212, 5/4/2017, § 50).

42. 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinin birinci fıkrasında

açıkça tarafların duruşmaya gelmedikleri

veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde

dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır. Başvuru

konusu olayda, başvurucu davacı olarak duruşmaya katılamamış; davalı ise davaya

devam etmek istemediğini beyan etmiştir. Bunun üzerine Mahkeme, ilk duruşmada

söz konusu hükme uygun şekilde dosyayı işlemden kaldırmıştır. Duruşma

davetiyesini alarak duruşma gününden haberdar olan başvurucunun duruşmaya

tutuklu olması nedeniyle katılamayacağına dair mazeret dilekçesini Mahkemeye

vermesi gerekirken başvurucu bu noktada üzerine düşeni yapmamıştır. Diğer

taraftan başvurucunun yenileme dilekçesi vermesi olanağı bulunmaktadır.

Başvurucunun Mahkemeden dosyanın işlemden

kaldırılmış olması hâlinde yenilenmesini istemesinin önünde bir

engel de bulunmamaktadır. Başvurucu ise böyle bir talepte bulunmamıştır.

43. Her ne kadar başvurucunun duruşma tutanağını temin etme

yönündeki dilekçelerine Mahkemenin kayıtsız kalması eleştirilecek bir durum ise

de olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın yenilenmesi imkânı

olduğuna göre başvurucuya yüklenen külfetin aşırı olduğu veya orantılı olmadığı

söylenemeyeceğinden başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 4/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Fatma Burcu

NACAR YÜCE

Başvurucu

:

Ramazan

ÇAYLI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/31337, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  10. C. Değerlendirme
  11. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  12. Yıldırım
  13. Kömürcü
  14. Topal
  15. M. Emin KUZ
  16. Seferinoğlu
  17. Nacar Yüce
  18. Çaylı
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/31337
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Arbay Petrol Gıda Turizm Taşımacılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/15104)
  • Hikmet Gıda Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/4557)
  • N.ö. Başvurusu (B. No: 2016/1152)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2015/11131
  • M.m. Başvurusu (B. No: 2019/2443)
  • N.m. Başvurusu (B. No: 2019/1808)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.