İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sedat Vardarlı Başvurusu (B. No: 2016/75770)

1. Başvuru; başvurucunun adli para cezası olarak ödediği

Başvuru No2016/75770Tarih12 Haziran 2019Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sedat Vardarlı Başvurusu

Karar tarihi
12 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/75770
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; başvurucunun adli para cezası olarak ödediği

paranın, mahkûmiyetin yeniden yargılama sonucu ortadan kaldırılması sonrasında

faizsiz olarak iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan

yürütülen soruşturma sonucunda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının

6/2/2008 tarihli iddianamesi ile başvurucunun cezalandırılması talep

edilmiştir.

9. İddianameyi kabul eden Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesi

17/11/2008 tarihinde, karşılıksız çek keşide etme suçunu işlediği gerekçesiyle

başvurucunun 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve

Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası

uyarınca 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Bu

kararın temyiz edilmeden 16/5/2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine başvurucu

6/12/2011 tarihinde 25.000 TL tutarındaki adli para cezasını Maliye veznesine

ödemiştir.

10. Bununla birlikte başvurucu çekin altındaki imzanın kendisine

ait olmadığı gerekçesiyle aynı Mahkemeden yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunmuş, yargılamanın yenilenmesi sonucunda Mahkeme 3/4/2014 tarihinde

başvurucunun beraatine karar vermiştir.

11. Bunun üzerine başvurucu daha önce yatırdığı paranın yasal

faiziyle birlikte tahsili için Gaziosmanpaşa Malmüdürlüğüne

başvurmuştur. Malmüdürlüğü 28/5/2014 tarihinde 25.000

TL tutarındaki anapara alacağını başvurucuya iade etmiş ancak faiz ödemesi

yapmamıştır.

12. Başvurucunun faiz talebine altmış gün içerisinde cevap

verilmemesi üzerine zımni red işlemine karşı Hazine

aleyhine 26/8/2014 tarihinde İstanbul 9. İdare Mahkemesinde iptal davası

açmıştır. Mahkeme 10/3/2015 tarihinde davanın kabulü ile dava konusu işlemin

iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucuya ait olan 25.000 TL

tutarındaki paranın 6/12/2011 ile 28/5/2014 tarihleri arasında davalı idarenin

uhdesinde bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme davalı idarenin söz konusu paranın

tahsili ve iade edilmesi işlemlerinin yargı kararı uyarınca gerçekleştiği

yönündeki iddiasını da incelemiştir. Mahkeme bu bağlamda bu paranın

başvurucudan haksız olarak tahsil edildiğine vurgu yapmıştır. Mahkemeye göre

idare hukukuna hâkim olan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince parayı

belirtilen süre zarfında uhdesinde bulunduran davalı idarenin, söz konusu

durumdan kaynaklanan faiz ödemesini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Mahkeme

sonuç olarak aksi yönde tesis edilen zımni ret işleminin hukuka uygun olmadığı

kanaatine ulaşmıştır.

13. Davalı idarenin temyiz ettiği karar İstanbul Bölge İdare

Mahkemesi Dördüncü Kurulu tarafından 23/12/2015 tarihinde bozulmuş ve kesin

olarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Dava konusu uyuşmazlıkta; idarenin yargı

kararı neticesi tahsil ettiği para cezasına ilişkin meblağı, yine yargı kararı

üzerine iade ettiği ve hukuka uygun bir şekilde davrandığı anlaşıldığından,

hukuka uygun bir biçimde davranan idarenin faiz ödemekle yükümlü tutulması

hakkaniyete uygun bulunmamakta olup, aksi yönde verilen itiraza konu Mahkeme

kararında ise isabet olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır."

14. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Daire tarafından

karar düzeltme sebeplerinden birinin olmadığı gerekçesiyle 23/11/2016 tarihinde

reddedilmiştir.

15. Nihai karar başvurucu vekiline 7/12/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 29/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Mevzuat Hükümleri

17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine,

koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması

için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri

amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

18. 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her

hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde

tazminat isteminde bulunulabilir.

(2)

İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır

ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir

ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara

bağlanır."

B. Yargı Kararları

19. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 31/3/2015 tarihli ve

E.2014/18203, K.2015/5558 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"... bu kapsamda 5271 sayılı CMK'nın 323. maddesinin 3. fıkrasında yargılamanın

yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararı

verilmesi halinde, önceki mahkumiyet kararının tamamen veya kısmeninfazedilmesi

dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararların Kanunun 141 ilâ 144.

maddeleri hükümlerine göre tazmin edileceğinin düzenlendiği dikkate alınarak,

iptaline karar verilen mahkumiyet hükmünün infaz edilip edilmediği tereddüde

mahal vermeyecek şekilde belirlenerek kısmen ya da tamamen infaz edildiğinin

tespiti halinde davacı lehine hak ve nesafet

ilkelerine uygun makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması

gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,

yaptırım kararının iptali iledavacının beraatine hükmedildiği, yargılamanın yenilenmesi sonucunda

beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki

mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin

uğradığı maddî ve manevî zararlar Ceza Muhakemesi Kanununun141 ilâ 144 üncü ve

323/3. maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir şeklindeki düzenleme karşısında

idari para cezası olarak ödemek zorunda kalınan33.500 TL’nin de maddi kayıp

niteliğinde olduğudeğerlendirilerek maddi zarara

eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ... [kanuna

aykırıdır.]"

20. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 9/4/2018 tarihli ve

E.2017/11358, K.2018/4127 sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Davacının tazminat davasına esas ...

2.Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2008 tarih, 2008/77-2008/321 sayılı dosyası

kapsamında karşılıksız çek keşide etmek suçundan 52.000 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün kesinleşmesine müteakip 06/12/2011

tarihinde infaz edilerek, bu bedelin devlet hazinesine ödendiği, ancak sonradandavacı tarafından kesinleşen bu hükümle ilgili

olarak yeniden yargılama talebinin kabul edilerek yapılan yargılama sonucu,

karşılıksız çıkan çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle davacı

hakkında verilen mahkumiyet hükmünün iptaliyle, 11/12/2014 tarihindeberaatine

karar verildiği, verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin 03/03/2015

tarihinde kesinleştiği, görülmekle;

Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde

gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair

temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-5271 sayılı CMK'nın

323/3 maddesindeki, yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza

verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet

kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî

ve manevî zararlar bu Kanunun 141 ile 144 üncü maddeleri hükümlerine göre

tazmin edileceğine ilişkin düzenleme dikkate alınarak, davacı tarafından

hazineye ödenen 52.000 TL nin beraat kararı

sonrasında davacıya iade edilip edilmediği araştırılıp, iade edilmemiş ise bu

miktarın ve ödeme ile iade arasında işleyecek kanuni faizin de maddi tazminat

kapsamında hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden, bahse konu tazminat

isteminin idari yargı mercilerine yapılması gerekçesiyle, bu hususla ilgili

istemin reddine karar verilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi ...

[kanuna aykırıdır.]"

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 12/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu adli para cezası olarak kendisinden haksız yere

tahsil edilen paranın yargılamanın yenilenmesi sonucu iade edildiğini ancak

para alacağı yönünden faiz ödemesi yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu

Anayasa Mahkemesinin önceki çeşitli kararlarına atıfla faiz ödemesi yapılmaması

nedeniyle alacağının değer kaybına uğratıldığını belirterek adil yargılanma ve

mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes,

mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmekte ise de hangi güvence yönünden bu hakkın ihlal

edildiğini açık bir biçimde ortaya koyamamıştır. Başvurucunun alacağının faiz

ödenmemesi yüzünden değer kaybına uğratıldığı yönündeki şikâyetinin ise esas

itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşıldığından başvurucunun

belirtilen şikâyetinin mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir.

26. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu

konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması ve bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra

İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

27. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesi

için öncelikle hukuk sisteminde hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin

başvurabileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olması

gerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarını

giderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir çabayla ulaşılabilir

nitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliğe sahip

bulunması gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudan

beklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarını

düzeltici bir vasıf taşımayan veya aşırı ve olağan olmayan birtakım şeklî

koşulların öngörülmesi nedeniyle fiilen erişilebilir ve kullanılabilir olmaktan

uzaklaşan başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577,

16/2/2017, § 39).

28. Somut olayda başvurucunun karşılıksız çek keşide etme

suçundan 25.000 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine hükmedilmiş ve başvurucu

da bu parayı 6/12/2011 tarihinde Maliye veznesine ödemiştir. Ancak yargılamanın

yenilenmesi sonucu bu defa önceki hüküm ortadan kaldırılarak başvurucunun beraatine karar verilmiş, başvurucunun talebi üzerine daha

önce ödediği para Malmüdürlüğünce faizsiz olarak

28/5/2014 tarihinde kendisine iade edilmiştir.

29. Başvurucu esas itibarıyla haksız olarak ödediği söz konusu

paranın kanuni faiziyle birlikte kendisine ödenmesi gerektiği hâlde faiz

ödemesi yapılmadığı için alacağının değer kaybettiğinden yakınmaktadır.

30. Başvurucu her ne kadar söz konusu şikâyetine ilişkin olarak

faiz ödenmesi talebinin reddi üzerine İdare Mahkemesinde dava açmış olup ilk

derece mahkemesi davayı kabul etmiş ise de Bölge İdare Mahkemesi davalı

idarenin yargı kararlarına dayalı olarak ödeme yaptığından işlemde hukuka

aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiştir.

Dolayısıyla adli para cezası verilmesi yönündeki mahkûmiyet kararının sonradan

kaldırılmasına ilişkin olayda sadece idarenin işleminin hukuka aykırılığının

denetlendiği idari yargı yerinde iptal davası açılmasının etkili bir hukuk yolu

olmadığı açıktır.

31. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(j) bendinde ise sadece soruşturma sırasında veya sonucunda değil kovuşturma

sırasında eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine koşulları oluşmadığı

hâlde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası

veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan ya da zamanında geri

verilmeyen kişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır (bkz.§§

18-19).

32. Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturması veya kovuşturması

sırasında yargı organlarınca şüphelilerin eşyasına ya da mal varlığı

değerlerine ilişkin olarak elkoyma tedbirinin

uygulandığı durumlarda bunun hukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkin olarak

bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış da

olsa - Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili

bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Nuray

Işık, B. No: 2014/7561, 28/9/2016, §§ 60-69; Sinan Aydın Aygün (2), B. No: 2014/922,

16/6/2016, §§ 61-69).

33. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi de yargılamanın

yenilenmesi üzerine ortadan kaldırılan hükümler kapsamında alıkonulan mal

varlığı değerleri yönünden 5271 sayılı Kanun'un 141. ve devamı maddeleri

hükümlerine göre mülk sahibinin zararının tazmin edilmesi gerektiğini kabul

etmektedir (bkz.§§ 19-20). Başvurucunun şikâyetine benzer bir davada da

Yargıtay Dairesi karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkûm edilen sanığın

yargılamanın yenilenmesi üzerine beraat ettiği olayda sanığa ödediği paranın

kanuni faiziyle birlikte iade edilerek zararının tazmin edilebileceğini

belirtmiştir (bkz.§§ 20). Öte yandan bu içtihada konu davanın da başvurucu tarafından

açılmış olduğuna dikkati çekmek gerekir.

34. Başvurucu ise bu yola başvurmadığı gibi söz konusu yolun

etkin olmadığını da ortaya koyamamıştır. Etkin ve erişilebilir bir çözüm imkânı

sunan hukuk yoluna başvurulmaksızın yapılan bireysel başvuruların incelenmesi,

bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereği mümkün değildir. Sonuç

olarak ihlale neden olduğu ileri sürülen söz konusu iddiaya ilişkin olarak

başvuru yolları usulünce tüketilmemiştir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

nedenleri incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Sedat

VARDARLI

Vekili

:

Av. Murat

SADAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/75770, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Mevzuat Hükümleri
  8. B. Yargı Kararları
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Gökcan
  14. Özgüldür
  15. Hakyemez
  16. Vardarlı
  17. Sadak
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/75770
Tarih
12 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Nusret Kes Başvurusu (B. No: 2017/20830)
  • Cengiz Seven Başvurusu (B. No: 2015/1267)
  • Ayşe Selma Karaduman ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/14011)
  • Nafiye Arslan Başvurusu (B. No: 2017/20046)
  • Erkan Keskiner Başvurusu (B. No: 2015/15041)
  • Süleyman Araç Başvurusu (B. No: 2016/9882)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.