İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Süleyman Araç Başvurusu (B. No: 2016/9882)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunulduğu

Başvuru No2016/9882Tarih12 Haziran 2019Okuma16 dk · 3.188 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Süleyman Araç Başvurusu (2)

Karar tarihi
12 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/9882
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.188 kelime·16 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunulduğu

sırada avukata gönderilmek istenen mektubun sakıncalı bulunarak muhatabına

gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, hükümlü olarak Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

10. Başvurucu, avukatı olan İ.D.ye 23/2/2016 tarihinde bir

mektup göndermek istemiştir.

11. On bir sayfadan oluşan mektubun -bazı ifadelerde

koyulaştırma yapılan- ilgili kısımları şöyledir:

"... İ. Abi; ...ben sizi

kolay kolay rahatsız etmek istemedim. Ancak sıkıntılarımı ciddi sağlık

sorunlarımı çözemedim sizden hukuki bir

yardım talebinde bulunacağım. Ama en azından bu konu hakkında aileme

... anlatmazsan sevinirim. Aramızda kalmasını rica ediyorum. ... Şahsımda

kronik ... hastalığım mevcut. Hastalığa ilişkin gerek sivil hayatta,

gerekse ceza infaz kurumunda (5) beş kez cerrahi operasyon ameliyat oldum.

Halen her ay düzenli olarak hastalığa ilişkin şahsıma ait ilaç reçetesi

düzenleniyor. Medical ilacı yanı sıra diyet yemek

uygulaması mevcuttur. Hastalığım beslenme paraleldir. ... Ben diyet yemeği

listesi talep ettim, listeyi bana vermediler. Vermemelerin nedeni tarafıma

verilen diyet yemeği ile listede belirtilen ürünlerin uyuşmaması... Kurum hergün çıkan yemek çeşitleri kayıt altına aldığı gibi genel

müdürlüğüne de bilgilendirme listesi gider. Yani kısacası sahte ve gerçeğe

aykırı liste hazırlanıyor. Bunca baskıya rağmen diyetten vazgeçtiğime dair

dilekçe yazmadım. ...

Ekmek konusunda da sıkıntı bulunmaktadır.

...Benim rahatsızlığımdan dolayı tarafıma kepekli ekmek tükettiğimi, tarafıma

ekmeği günlük olarak verilmediği, toplu bir şekilde verildiği... cezaevi

şartları ve koşulları gözönüne alındığında, ekmekleri

muhafaza edilmesi olanağının bulunmadığı gibi diğer günlere ait ekmeklerin

küflenmesinden ötürü tüketilemediği çöpe atılmasına sebep olmaktadır. Adana ili

dışında hiçbir ceza infaz kurumunda böyle toplu şekilde ekmek dağıtımı

yapılmamaktadır. Neden ve niçin diyet yemeği kurumda düzenli olarak çıkmıyor?

....

Yapılacak hukuki işlemler...

Abi siz daha etkin bir

başvuru yapabilirsiniz... Şahsımın kuruma

yaptığım sözlü ya da yazılı taleplerim dikkate alınmadı. ...Ancak bir hukukçu tarafından başvurulması daha sağlıklı ve

güvenli olacağından size yazmayı uygun gördüm...

1-) Adana İnfaz Hakimliğine

İdare uygulaması şikayeti

kapsamında başvurulabilir. 4675 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yer alan hükümlü

ve tutukluların beslenmelerinin ve sağlıklarının korunmasına yönelik aynı

Kanun'un 5. maddesine idarenin aykırı işlem yaptığına dair başvuru yapılabilir.

2-)Aynı dilekçenin

sonuç bölümünde işlemin kasıtlı ve bilinçli yapıldığı gerekçesiyle, dilekçenin

bir sureti gereğinin takdiri için A.

Cumhuriyet Başsavcılığına görevi kötüye kullanmak suçlarından suç duyurusu

yapılabilir.

3-) İnfaz Hakimliği ancak şikayetinin kabulü

ve reddine ilişkin karar verebilir. Şikayet kabul

edilirse diyet yemeği düzenli bir şekilde verilmesi sağlanır. ...

Abi her türlü başvurularda,

müvekkilimin verdiği bilgilerin yalan veya yanlış olması halinde kendisi

hakkında yalan beyanda bulunmak, iftira suçlarından işlem yapılmasını talep

etmeni rica ediyorum. ...yalnızca, diyet

yemeğin düzenli bir şekilde verilmesini, kepekli ekmeğin de diğer hükümlü ve

tutuklulara her gün düzenli şekilde günlük taze ekmeğin, sağlık sorunları

nedeniyle kepekli ekmeğinde günlük olarak verilmesine ilişkin başvuru yapmanı rica ediyorum...

Eğer sizde uygun görürseniz, olayların içeriği

AYM'e yaptığınız başvuruya paralellik gösteren hususlar

içeriyor ek delil olarak sunabilirsiniz... Abi, aynı zamanda konuya

ilişkin sorumlu personel hakkında disiplin soruşturması talep edin...

Abi, başka bir konuda ise size ekte sunduğum

savcılık evrakı ile ilgilidir. Yalnızca bilgilendirme amacı taşır herhangi bir

işlem yapmaya gerek yoktur. Kurum hiçbir konuda şeffaf ve objektif olmadığı

gibi profesyonelce hileli yöntemlere başvurmaktadır. ...Ben yalnızca

bilgilendirme amaçlı bazı örnekler verdim. Konuya ilişkin bilgileri kimseyle

paylaşmayın. ...Abi tekrar hatırlatayım size sağlık sorunlarına ilişkin diyet yemeği konusu dışında hiç bir

işlem yapmayın... "

12. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu)

10/3/2016 tarihli, sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun

gönderilmemesine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde mektubun Kurumun asayiş

ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, kişi veya

kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri içeren bir mektup

olduğu vurgulanarak 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün

(İnfaz Tüzüğü) 91. ve 123. maddelerine göre sakıncalı olduğu belirtilmiştir.

13. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Adana 1.

İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet 1/4/2016 tarihli kararla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, Disiplin Kurulu kararında usul ve yasaya

aykırı bir durumun bulunmadığı belirtilmiştir.

14. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Adana

2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 25/4/2016 tarihli kararla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, itirazın dayanağı oluşturan Disiplin Kurulu

kararının mevzuata uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.

15. Nihai karar 28/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 27/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. Anayasa Mahkemesi hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata

daha önceki kararlarında yer vermiştir (Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20). Somut olaya ilişkin

mevzuat aşağıda ayrıca belirtilmiştir.

18. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve

gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin (4) numaralı

fıkrası şöyledir:

"(4)Hükümlü

tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup,

faks ve telgraflar denetime tâbi değildir."

19. İnfaz Tüzüğü'nün "Hükümlünün

mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar

başlıklı 91. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:

"(3)Kurumun

asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve

çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı

olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek

yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar

hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4)

Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen

mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. Ancak, hükümlünün savunması

için avukatına gönderilen mektup, faks veya telgraflar 84

üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde

belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler hakkında da 84 üncü

maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen

esas ve usuller uygulanır."

20) İnfaz Tüzüğü'nün "Avukat

ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 84. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2)

numaralı alt bendi şöyledir:

"(2) 5237 sayılı Kanunun

220 nci maddesinde, İkinci

Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm

olan hükümlülerin avukatları ile ilişkisinde avukatın savunmaya ilişkin

olduğunu beyan ettiği belge ve dosyalar fiziki olarak aranabilir. Konusu suç

teşkil eden fiilleri işlediğine, infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye

düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel

amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde

edilmesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin

kararıyla, bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişilerin

avukatlarına verdiği veya avukatlarınca bu kişilere verilen belgeler infaz

hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi belgenin kısmen veya tamamen verilmesine

veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer, 4675 sayılı Kanuna

göre itiraz edebilirler."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 12/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucu, avukatına hukuki yardım talebi için göndermek

istediği mektuba mevzuata aykırı bir şekilde el konulduğunu ve 5275 sayılı

Kanun'un 68. maddesinde yer alan "...savunması

için avukata gönderilen mektup...denetime tabi değildir." şeklindeki düzenleme uyarınca avukata

gönderilen mektubun denetime açık olmadığını belirtmiştir. Ayrıca sakıncalı

durumların ne şekilde gerçekleştiğine dair açık ve somut değerlendirmeler

yapılmadığını ifade etmiş, bu nedenlerle yargı yoluna müracaat edilmesi

amacıyla avukatına gönderdiği mektubun gönderilmemesi suretiyle adil yargılanma

hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüşünde, başvurucunun hukuki yardım almak

isteğiyle avukatına gönderdiğini iddia ettiği mektubun zarfı üzerindeki alıcı

kişi kısmına "Avukat"

ibaresinin eklenmediğini -sadece alıcısı İ.D. yazan bir zarf olması nedeniyle

mektubun gönderildiği kişinin avukat olup olmadığının bilinemeyeceği-

belirtilmiştir. Öte yandan söz konusu mektuba vekâletname örneği eklenmediği

gibi kurum uygulamalarına yönelik şikâyetlerden bahsedilen on bir sayfalık

mektup içeriğinin savunmaya ilişkin bir metin olmadığı vurgulanmıştır.

Başvurucu tarafından itiraz dilekçesi ekinde vekâletname örneği sunulmuş olsa

da İnfaz Hâkimliğince itirazın kullanılan takdir hakkının usul ve yasaya uygun

olarak kullanılıp kullanılmadığı yönünden değerlendirildiği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla itirazın reddine ilişkin karardaki tespit ve sonuçların Kanun'un

uygulanması niteliğinde olduğu ve bu anlamda hak ve özgürlükleri ihlal eder

nitelikte olmadığı, varılan tespit ve sonuçların açık bir keyfîlik

içermediği belirtilmiştir.

24. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında avukatına

göndermek istediği sakıncalı bulunan mektubunun hukuki yardım almak amacıyla

yazılmadığından söz etmenin mümkün olmadığını belirtmiştir. Diğer taraftan

mektup zarfı içine avukatına ait vekâletnamenin örneğini koyduğunu, itiraz

dilekçeleri ekinde de yasal vekiline ait vekâletname örneğinin sunulmasına

rağmen sağlık sorunlarına ilişkin hukuki işlemlerde bulunmak üzere vekiline

göndermek istediği mektubun gönderilmemesi suretiyle adil yargılanma hakkının

ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini vurgulamıştır.

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek

istediği mektubun Disiplin Kurulunca sakıncalı görülerek alıkonulması nedeniyle

haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B. No: 2013/1201,

20/5/2015, § 22; Akif İpek, B.

No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir yön

bulunmamaktadır.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığı anlaşılan haberleşme

hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak

"Haberleşme hürriyeti"

kenar başlıklı 22. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, haberleşme

hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin

yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

28. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (aynı kararda bkz. §§ 28-34)

kararında, hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine

gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin olarak genel ilkeler belirtilmiştir. Buna göre haberleşme

özgürlüğüne yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin

yasal dayanağını oluşturan mevzuatın ulaşılabilir,

yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci

olarak söz konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır.

29. Disiplin Kurulu, başvurucunun gönderdiği mektubun sakıncalı

olduğunu değerlendirerek mektuba el konulmasına karar vermiştir. Dolayısıyla

anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşme hürriyetine

bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

30. Anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç

taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. (Ahmet Temiz, § 36).

31. Haberleşme hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22.

maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak

yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla

mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların

uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir."

denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden

kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122,

K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa'nın

22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu

kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

32. Somut olayda 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin

hükümlülerin ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (benzer

yöndeki karar için bkz. Ahmet Temiz, §§

37-46). Öte yandan anılan Kanun'un 68. maddesinin (4) numaralı fıkrasında "savunması

için avukatına gönderilen" mektubun denetlenemeyeceği ifade

edilmiştir. Anılan düzenlenmenin adil yargılanma hakkı kapsamında hükümlülerin

ve tutukluların kendilerini savunmalarını kolaylaştırmak amacına hizmet ettiği

açıktır. Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların avukatlarına gönderdiği mektup ve

faksların hükümlünün savunmasına yönelik

olup olmadığı yönünden sınırlı bir incelemeden geçirilmesi gerektiği 5275

sayılı Kanun'un lafzından ve amacından anlaşılmaktadır.

33. Ayrıca İnfaz Tüzüğü'nde anılan Kanun'a uygun düzenleme

yapılırken 12/10/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220.

maddesinde belirtilen suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu örgütü yönetmek ve

örgüte üye olmak suçlarından hükümlü olanların avukatlarına gönderdiği

mektupların ve faksların infaz hâkimliği tarafından inceleneceği hususu

düzenlenmiştir. Tüzük ile getirilen inceleme usulünün avukata gönderilen

mektubun içeriğinin yukarıda belirtilen savunmaya

yönelik sınırlı bir incelemeye tabi tutulması amacını taşıdığı

açıktır. Bu kapsamda Disiplin Kurulu kararının itiraz üzerine infaz hâkimliği

tarafından savunmaya yönelik içerik incelemesi yapılarak denetlenmesi hâlinde

de İnfaz Tüzüğü ile öngörülen amacın gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Öte

yandan mektup içeriğinin savunmaya ilişkin olmadığının tespit edildiği

durumlarda ilgili mektup veya faksın mevzuatın diğer hükümlerine göre sakıncalı

olup olmadığı yönünde bir incelemeden geçirilmesi gerektiği de açıktır.

34. Somut olayda Disiplin Kurulunca mektubun alıkonulma sebebi

olarak mektubun içeriğinde İnfaz Kurumunun asayiş ve güvenliğini tehlikeye

düşüren, görevlileri hedef gösteren, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek

yalan ve yanlış ifadelerin olması gösterilmiştir. Bu kapsamda başvurucu

tarafından avukatına gönderilmek istenen mektubun Disiplin Kurulunca

denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin kamu

düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ile ceza infaz kurumlarında

asayiş ve güvenliğin sağlanması amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın

haberleşme hürriyetine ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru

bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır (Ahmet

Temiz, § 51).

35. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (aynı kararda bkz. §§ 58-68) kararında hükümlü ve tutukluların

gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza infaz kurumlarının

ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelerde demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesi yönünden genel ilkelere yer

verilmiştir. Buna göre demokratik toplum düzeninin gerekleri gözetilmeli,

sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık

bulunmamalı, sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve

özgürlüğü sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasına

özen gösterilmelidir.

36. Ayrıca mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında

bulunan hükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında en önemli

araçlardan biri olduğu gerçeğini gözönünde

bulundurarak ceza infaz kurumu yetkilileri, dış dünya ile yeterli bir iletişim

sürdürmelerinde mâhkumlara yardım etmeli ve bunun

için onlara uygun desteği sunmalıdır (Musa

Kaya (2), B. No: 2013/2351, 16/9/2015, § 66).

37. Ancak ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların

sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan

Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, §

35). Bu kapsamda mektubun tamamında ya da mektup içeriğinin bir kısmında yer

alan ifadelerin 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinde yer verilen sebeplerden en

az birini içermesi, özellikle ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından

da yeterli düzeyde gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla somut olayda

da mektubun içeriğindeki hangi sözlerin neden sakıncalı olduğu gerekçede

gösterilmek zorundadır.

38. Başvuru konusu mektubun muhatabının başvurucunun avukatı

olduğu görülmektedir. Başvurucunun yazdığı mektubun ilk bölümünde rahatsızlığı nedeniyle tercih etmek durumunda

olduğu diyet yemeği uygulamasına ilişkin olarak infaz kurumunda yaşandığını

belirttiği aksaklıklardan dolayı hukuki yardım isteğinde bulunduğu, diğer

bölümde ise bizzat yaşadığı veya tanık olduğunu iddia ettiği birtakım olaylar

ve sorunlara dair bilgileri paylaştığı anlaşılmaktadır.

39. Somut olayda mektubun alıkonulmasına yönelik Disiplin Kurulu

kararında, on bir sayfalık mektup içeriğinde yer alan hangi sözlerin muhatabına

ulaştırılmasının ne suretle sakıncalı olduğu açıklanmadan mektubun içeriğinde

İnfaz Kurumunun düzenini ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef

gösteren, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler

olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun hukuki yardım almak ya da birtakım bilgileri

paylaşmak amacıyla avukatının bilgisine sunmak istediği mektubundaki

iddialarının bir kısmının veya tamamının gerçeğe uygun olmadığı kabul edilse

dahi mektup içeriğinin sakıncalı olduğuna ilişkin ve somut tespitlere dayalı,

yeterli bir gerekçenin ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile

haberleşme hakkının kötüye kullanıldığını gösterebilecek nitelikte ve mektubun

başvurucu avukatına ulaştırılmasının engellemesinin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun ve ölçülü olduğu inandırıcı bir şekilde açıklanmamıştır.

40. Kaldı ki söz konusu mektupta muhatabın hukukçu kimliği

vurgulanarak hukuki yardım alma amacıyla ilgili makamlara başvuruda

bulunmasının istendiği, mektup metnindeki koyulaştırılan ifadelerden (bkz. §

11) açık seçik anlaşılmaktadır. Disiplin Kurulu kararında bu duruma ilişkin bir

değerlendirme -içerik incelemesi- yapılmamıştır. Ayrıca başvurucunun alıkonulan

mektubunu savunma hakkı kapsamında avukatına gönderdiğine dair itirazına rağmen

İnfaz Hâkimliğince de bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan

Disiplin Kurulu kararının kanuna uygun olduğu vurgulamakla yetinilmiştir. Bu

kapsamda başvuruya konu mektuba yönelik müdahalede mektuba özgü, kabul

edilebilir, makul gerekliliklerin somut verilere dayanılarak ortaya konulmadığı

sonucuna varılmıştır.

41. Diğer yandan başvurucunun mektubunda açık bir şekilde ifade

ettiği -rahatsızlığı nedeniyle tercih etmek durumunda olduğu diyet yemeği

uygulamasına ilişkin İnfaz Kurumunda yaşandığını belirttiği aksaklıklardan

dolayı- hukuki yardım isteğinde bulunduğu bölüm savunması için avukatına gönderilen mektup niteliğinde

olduğundan İnfaz Kurumu tarafından avukata gönderilmesinin engellenemeyeceği

açıktır.

42. Dolayısıyla başvurucu tarafından avukatına gönderilmek istenen

mektubun alıkonulması suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahale,

amaçlanan hedefler açısından orantısız olup demokratik toplum gereklerine uygun

değildir.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 22.

maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

45. Başvurucu, ihlalin tespiti ve giderilmesi ile 5.000 TL

manevi tazminat verilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

46. Başvuruda Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınan

haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

47. Başvuru sonrası süreçte mektubun gönderilmek istendiği

avukatın başvurucu tarafından azledildiği gözönüne

alındığında yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır.

48. Başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına

alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle

yalnızca ihlalin tespiti ile giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya takdiren net 2.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

49. Dosyadaki belgelerden başvurucunun 239,50 TL harç ödediği ve

ayrıca bireysel başvurunun -sonradan azlettiği- avukatı vasıtasıyla yapıldığı

anlaşılmaktadır. Başvurucu karar öncesinde avukatını azlederek vekâlet

ilişkisinin sona erdiğini bildirmiş olsa da bireysel

başvurunun avukat aracılığıyla yapılmış olması sebebiyle başvurucu yararına

vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre

239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL

tutarındaki yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

50. Başvuru kapsamında haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği

gözetilerek kararın bir örneğinin bilgi edinilmesi için Adana 1. İnfaz

Hâkimliğine ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için Adalet Bakanlığına

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 2.000 TL

manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi edinilmesi için Adana 1. İnfaz

Hâkimliğine (E.2016/1076, K.2016/1213) GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

G. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının giderilmesi için

Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu : Süleyman ARAÇ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/9882, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  13. C. Başvurucuya net 2.000 TL
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. Gökcan
  16. Özgüldür
  17. Hakyemez
  18. Sevtekin
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/9882
Tarih
12 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • İsmail Arpacı Başvurusu (B. No: 2017/35073)
  • Çetin Emre Haytoğlu ve Okan Özcan Başvurusu (B. No: 2016/11861)
  • Ömer Özen Başvurusu (B. No: 2016/14291)
  • Osman Evcan Başvurusu (B. No: 2016/10176)
  • Zeki Çınar Başvurusu (B. No: 2016/3585)
  • Özkan Kart Başvurusu (B. No: 2016/2251)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.