İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ömer Özen Başvurusu (B. No: 2016/14291)

1. Başvuru, tazminat istemiyle açılan davada usule ilişkin

Başvuru No2016/14291Tarih13 Haziran 2019Okuma10 dk · 1.972 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ömer Özen Başvurusu

Karar tarihi
13 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/14291
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.972 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tazminat istemiyle açılan davada usule ilişkin

imkânlar bakımından zayıf duruma düşürülme ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin

hâkim olmayan subay üyelerinin tarafsız olmaması nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini

belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) uzman erbaş

olarak görev yapmıştır.

9. 7/5/2014 tarihinde erbaş ve erlerin piyade tüfeği görev

atışlarına mühimmat hattı sorumlusu olarak katılan başvurucu, işitme duyusu

yönünden rahatsızlandığını belirterek ertesi gün kışla revirine müracaat etmiş;

oradan da Ankara Gülhane Askerî Tıp Akademisine (GATA) sevk edilmiştir.

10. GATA tarafından başvurucuya 9/5/2014 tarihinden itibaren bir

ay; 20/6/2014 tarihinden itibaren bir ay ve 21/7/2014 tarihinden itibaren yirmi

bir gün hava değişimi raporları verilmiş; son olarak 13/8/2014 tarihli rapor

ile "H.91.9 İşitme kaybı, tanımlanmamış

(sağ total işitme kaybı) tanısıyla 19/B/3 TSK'da görev yapamaz" kararı

verilmiştir.

11. Bu rapor üzerine 22/10/2014 tarihinde başvurucunun TSK ile

ilişiği kesilmiştir.

12. Başvurucu 3/12/2014 tarihli dilekçesi ile tazminat ödenmesi

istemiyle Millî Savunma Bakanlığına başvuruda bulunmuştur.

13. Başvuruya süresinde cevap verilmeyerek başvurunun

reddedilmesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) maddi ve manevi

tazminat ödenmesi istemiyle 6/2/2015 tarihinde dava açılmıştır.

14. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) ara kararıyla Sosyal Güvenlik

Kurumundan (SGK) başvurucunun MEDULA sistemi üzerinde kayıtlı tüm tıbbi teşhis

ve tedavilerini istemiştir. SGK'nın gönderdiği

belgelere göre başvurucu 27/1/2014 tarihinde Başkent Üniversitesi Hastanesi

Kulak Burun Boğaz Polikliniğinde tedavi görmüştür. Tedavi kayıtlarında "Şikayeti: boyunda şişlik ağrı, ağrı kulağına vuruyor,

HİKAYESİ

2 gündür mevcut, FİZİK MUAYENESİ: kulak her iki dky

zarlar normal, sağ total kayıp, burun doğal, boğaz tonsıller

hiperemik, boyunda solda orta servikalde

palpasyonla hassas kitle yok" şeklinde

not yer almaktadır.

15. Mahkeme 20/1/2016 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir.

16. Ret gerekçesinde öncelikle Anayasa'nın 125. maddesine göre

idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu,

ancak MEDULA sistemi üzerine kayıtlı belgelerin incelenmesinden başvurucunun

27/1/2014 tarihinde (olay tarihi olan 7/5/2014 tarihinden önce) de sağ

kulağında işitme kaybı bulunduğu ve bu kaybın hastane raporu ile kayıt altına

alındığı ifade edilmiştir. Başvurucunun işitme kaybına sebep olan

rahatsızlığının ortaya çıkması ile askerlik hizmetinin sebep ve tesiri arasında

herhangi bir illiyet bağı bulunduğunu ortaya koyabilecek somut bir bilgi ve

belgenin bulunmadığı, davacının kulağındaki mevcut rahatsızlıktan hiç

bahsetmeden ve rahatsızlığını atışlara bağlama yönündeki beyanları karşısında

tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da gerek görülmediği, iddia edilen

işitme kaybı olayının 7/5/2014 tarihinde icra edilen piyade tüfeği atışlarından

meydana geldiğini kabul etmenin mümkün olmadığı belirtilerek ret gerekçesi

oluşturulmuştur.

17. Ret kararı oyçokluğu ile alınmıştır. Azınlıkta kalan

üyelerin karşıoy gerekçesinde özetle davacının askere

gelmeden önceki ve sonraki rahatsızlıklarının mahiyeti, rahatsızlığında artış

olup olmadığı, bu rahatsızlığın iddia edilen atışlardan kaynaklanmış/artmış

olup olmadığı hususlarının tıbbi bilirkişi incelemesi ile tespit edildikten

sonra karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

18. Ret hükmüne yönelik karar düzeltme istemi Mahkemenin

22/6/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

19. Başvurucu, nihai kararı 18/7/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin

ardından 12/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun 52. maddesi şöyledir:

"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta

oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri

gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve

her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden

isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine

getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya

mahsus olmak üzere uzatılabilir.''

21. 1602 sayılı mülga Kanun'un 56. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde;

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun

...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''

22. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Danıştay

ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit

incelemeleri kendiliklerinden yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum

gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini

taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,

ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 13/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, askerlik görevine başlamadan önce işitme ile

ilgili bir sıkıntısının bulunmadığını, Başkent Hastanesi KBB Polikliniğine

kulak ağrısı şikâyeti ile değil boyunda şişlik ve ağrı şikâyetiyle

başvurduğunu, Mahkemenin tedavi belgelerini dosyaya istemesine rağmen önceden

de kulağında rahatsızlık olduğu gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırmadan

davayı reddettiğini ifade etmiştir. Başvurucu konunun teknik inceleme

gerektirdiğini, Mahkemenin böyle bir inceleme yapmadan genel kabullere dayanmak

suretiyle hüküm kurduğunu, daha önceki rahatsızlığı dikkate alınsa bile atışlar

sırasında meydana gelen rahatsızlığın önceki rahatsızlıkla alakasının olup

olmadığının yahut vücutta yeni hasarlara yol açıp açmadığının uzman kişilerce

belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Başvurucu, savcının düşüncesi ile

Mahkeme kararındaki karşıoyların da bu doğrultuda

olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

25. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

27. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunma ve

adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma

hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına birlikte yer verilmesi,

taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması

gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet

Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).

28. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkelerine

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin

adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya

çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete

uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan,

§ 38).

29. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki

tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

30. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme,

başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir (Yüksel Hançer,

§ 19).

31. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara delillerini

sunma, inceletme noktasında uygun imkânların tanınması ve yargılamaya etkin

katılımlarının sağlanması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik

veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın bütünü kapsamında

değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm aşamalarında

silahların eşitliği ilkesinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının

korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa

Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, §§ 50-52).

32. Somut olayda görülen davanın tarafları arasındaki, ihtilaf

başvurucunun yaşadığı sağlık sorunlarının askerlik görevinin koşullarının bir

sonucu olarak ortaya çıkıp çıkmadığı noktasındadır. Başvurucu, görevinin

sonlandırılmasına neden olan rahatsızlığının yürüttüğü askerlik hizmetinin

koşullarından kaynaklandığını öne sürmekte iken idare, rahatsızlığın görev

koşullarından kaynaklanmadığını savunmuş; davaya bakan AYİM ise söz konusu

rahatsızlığın meydana gelmesinde askerî hizmetin bir etkisinin olmadığı

sonucuna ulaşmıştır.

33. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin

tarafların öne sürdüğü ve esasa etkisi olan iddiaların işin mahiyetinin

gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini ve özellikle ispat külfeti

konusunda taraflardan birinin diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma

düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır (Ahmet Korkmaz, B. No: 2014/16232, 25/1/2018,§ 29).

34. Somut başvuruda Mahkemece başvurucunun MEDULA sistemi

üzerinde kayıtlı tüm tıbbi teşhis ve tedavilerinin istenilmesi ve gönderilen

belgelerin incelenmesi üzerine başvurucunun olay tarihinden önce 27/1/2014

tarihinde Başkent Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğinde

tedavi gördüğü, tedavi kayıtlarına göre sağ kulağına yönelik tamamen işitme

kaybı teşhisinin konulduğu ve bu bilgiler ışığında başvurucunun işitme kaybına

sebep olan rahatsızlığının askerlik hizmetinden önce ortaya çıktığının

anlaşıldığı belirtilmiştir. Ayrıca Mahkemece, başvurucunun işitme kaybına sebep

olan rahatsızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile ortaya çıktığına

ilişkin hiçbir somut bir bilgi ve belgenin bulunmaması, başvurucunun kulağında

mevcut rahatsızlığından hiç bahsetmeyerek sağ kulağında daha önce hiçbir

rahatsızlığının bulunmadığı yönünde doğrulanmayan beyanlarda bulunması

karşısında tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da gerek görülmediği

kanaatine ulaşıldığı hüküm altına alınmıştır.

35. Delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin

davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisinin esasen derece

mahkemelerine ait olduğu, derece mahkemelerinin dava konusuna, elde edilen

delilerin ağırlığına ve iddia ile savunmalara göre, tanık beyanı, keşif icrası

ve bilirkişi incelemesi gibi delilleri toplamama veya incelememe konusunda takdir

yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında bilirkişi incelemesi

yaptırılmamasına ilişkin ileri sürülen husus yönünden silahların eşitliği

ilkesine yonelik bir ihlal olmadığının açık olduğu

sonucuna varılmaktadır.

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre AnayasaMahkemesince açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun

ihlal iddialarını temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir

müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile

karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun

kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

38. Başvurucu, AYİM'in subay

üyelerinin idarenin emri altında görev yaptığı dikkate alındığında tarafsız ve

bağımsız hareket etmelerinin mümkün olmadığını belirterek bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

39. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel

haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet

Balabanoğlu, § 24).

40. Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha önce incelenirken

belirtildiği üzere AYİM’in oluşumu, statüsü ve

görevleri Anayasa ve ilgili Kanun'da hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa ve

ilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri

yönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun

bulunmadığı, kararlarından dolayı idareye hesap vermek zorunda olmadıkları,

ayrıca disipline ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip

karara bağlandığı görülmektedir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29). Diğer yandan sınıf subayı

üyelerinin en fazla dört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin

konularında yukarıda bahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev

süreleri içinde idari veya askerî yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye

tabi tutulmamaları bu subayların idareye karşı bağımsızlıklarını

güçlendirmiştir (Yaşasın Aslan, §

30; benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Mustafa

Yavuz ve diğerleri/Türkiye (k.k.), B. No:

29870/96, 25/5/2000; Bek/Türkiye (k.k.), B. No: 23522/05, 20/4/2010).

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

13/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

Ömer ÖZEN

Vekili

:

Av. Cihan

KOÇ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/14291, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Hikayesi
  7. IV. İlgili Hukuk
  8. V. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal
  10. B. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma
  11. A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Koç
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/14291
Tarih
13 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Osman Evcan Başvurusu (B. No: 2016/10176)
  • Zeki Çınar Başvurusu (B. No: 2016/3585)
  • Özkan Kart Başvurusu (B. No: 2016/2251)
  • Cihan Tandoğan Başvurusu (B. No: 2015/8604)
  • Ö.f.i. Başvurusu (B. No: 2016/574)
  • Barış Öztürk ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/39842)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.