İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sofia Negiz Başvurusu (B. No: 2014/8301)

1. Başvuru; kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması

Başvuru No2014/8301Tarih29 Kasım 2018Okuma13 dk · 2.674 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sofia Negiz Başvurusu

Karar tarihi
29 Kasım 2018
Başvuru Numarası
2014/8301
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.674 kelime·13 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması

nedeniyle mülkiyet hakkının, kamulaştırma bedeline ilişkin yargı kararının icra

edilmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının, davanın uzun

sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Kamulaştırma ve

Taşınmaza El Koyma Süreci

9. İstanbul'un Eyüp ilçesine bağlı Fethiçelebi

Mahallesi'nde bulunan 112 ada 76 parsel sayılı 5971 m2 yüz ölçümlü ahşap ev ve bostan vasıflı

taşınmazın 480/4800 payı tapuda I. oğlu K. adına kayıtlıdır. Bu taşınmaz,

malikinin ölümüyle mirasçısı M.T.ye, onun da 27/09/1971 tarihinde ölümüyle

çocukları H.T., Z.I. ve başvurucu Sofia Negiz'e intikal etmiştir. Başvurucu Sofia

Negiz'in payı 80/200 olarak belirlenmiştir.

10. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) bu taşınmazın İstanbul

birinci çevre yolu güzergâhına rastlaması sebebiyle kamulaştırma kararı almış

ve başvurucu dışındaki paydaşlara bu karar tebliğ edilmiştir. KGM 10/6/1972

tarihinde bu taşınmaza el koymuştur.

B. Kamulaştırma Davası

Süreci

11. Başvurucu 5/4/2005 tarihinde KGM aleyhine İstanbul 18.

Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası

açmıştır. Yargılama sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi de davalı olarak

davaya dâhil edilmiştir. Mahkeme 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu'nun 38. maddesinde öngörülen yirmi yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği

gerekçesiyle 1/12/2005 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

12. Temyiz edilen karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesince 8/3/2011

tarihinde bozulmuştur. Kararın gerekçesinde, uyuşmazlık konusu taşınmaza 1972

yılında el atıldığı ancak 30/6/2010 tarihinde yürürlüğe giren 18/6/2010 tarihli

ve 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. madde uyarınca

uzlaşma için başvuruda bulunulmadan işin esasının incelenemeyeceği

belirtilmiştir.

13. Bozma kararına uyan Mahkeme, taraflar arasında bir uzlaşma

sağlanmadığını gözeterek mahallinde keşif yapmış ve konusunda uzman teknik

bilirkişilerden kamulaştırma bedeli ile ilgili raporlar aldırmıştır. Davayı

23/10/2013 tarihinde kabul eden Mahkeme, üçüncü keşif sonucu alınan 4/1/2013

tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak 298.549,70 TL tutarındaki tazminatın

dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı idareden

alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca başvurucunun

payının tapu kaydının iptali ile KGM lehine terkinine karar vermiştir. Dâhili

davalı Büyükşehir Belediyesi yönünden ise hüküm kurulmasına yer olmadığına

karar verilmiştir.

14. Başvurucu 7/11/2013 tarihinde İstanbul 20. İcra Dairesince

icra takibi başlatmıştır. KGM tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay 5. Hukuk

Dairesi tarafından 4/3/2014 tarihinde onanmıştır.

15. Nihai karar, başvurucu vekiline 5/5/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 28/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

C. Kamulaştırma Bedelinin

Ödenmesi ve Alacağın Temliki Süreci

17. KGM, başvurucu Sofia Negiz'e ait dosyanın otomasyon sisteminde ödeme sırasına

alındığını ve Maliye Bakanlığınca yeterli ödenek temin edildiği takdirde

ödemesinin yapılacağını 6/1/2015 tarihinde bildirmiştir.

18. Başvurucu Sofia Negiz, Beşiktaş 6. Noterliğinde düzenlenen 15/4/2005

tarihli temlik sözleşmesiyle, uyuşmazlığa konu kamulaştırma davaları ile ilgili

talep ve dava haklarını 40.000 TL bedelle Kahraman Türeyen'e

temlik etmiştir. Sözleşmede; temlik bedelinin 10.000 TL'sinin nakden ve tamamen

alındığı, 30.000 TL'nin ise mahkeme kararının kesinleşmesinden sonraki on gün

içinde tahsil edileceği belirtilmiştir.

19. Kahraman Türeyen 21/1/2016 tarihinde noter aracılığıyla

başvurucuya alacağın temlik edildiği yönünde bir ihtarname göndermiştir.

Başvurucu ise 26/1/2016 tarihinde karşı ihtarname göndererek mahkeme kararının

16/5/2014 tarihinde kesinleştiği hâlde ödemenin süresi içinde yapılmaması

nedeniyle kurucu şart gerçekleşmediğinden sözleşmenin münfesih olduğunu

bildirmiştir.

20. Kahraman Türeyen 25/1/2016 tarihinde başvurucu aleyhine

temlik sözleşmesine dayalı nizanın giderilmesi davası

açmıştır. Dava dilekçesinde, başvurucunun temlik sözleşmesine göre kamulaştırma

bedeli üzerindeki alacağının 30.000 TL ile sınırlı olduğu belirtilmiş ve

başvurucunun bu bedeli icra takibinde istemesinin haksız olduğunun tespitine

karar verilmesi talep edilmiştir. Dilekçe ayrıca bu bedelin başvurucunun 30.000

TL'yi talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla Kahraman Türeyen'e

ödenmesine karar verilmesi dava konusu edilmiştir. Bunun yanında davanın KGM'ye ihbarı talep edilmiştir.

21. Başvurucu, cevap dilekçesinde; davanın reddini talep

etmiştir. Öte yandan KGM ihbar olunan sıfatıyla Mahkemeye verdiği 8/8/2016

tarihli bir dilekçeyle 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun

187. maddesine göre ödeme yerinin belirlenmesini talep etmiştir. Mahkeme

20/3/2018 tarihli 6. Oturumda bir banka şubesini tevdi mahalli tayin ederek

kamulaştırma bedelinin bu şubede açılacak vadeli hesaba yatırılmasına karar

vermiştir.

22. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan

sorgulama sonucuna göre yargılamanın devam etmekte olduğu ve duruşmanın

12/2/2019 tarihine talik edilmiş olduğu görülmektedir.

23. Kahraman Türeyen adına vekili 24/3/2016 havale tarihli

dilekçe ile başvuruya konu hak ve alacakları temlik aldığı gerekçesiyle

başvurunun temlik alacaklısı sıfatıyla kendileri adına devam edilerek

sonuçlandırılmasını talep etmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. Kamulaştırma bedelinin değer kaybı şikâyetleri ile ilgili

hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B.

No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 18-33.

25. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları ve

yargı kararının icra edilmemesi şikâyetlerine yönelik oluşturulan hukuk yolu

için bkz. Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§

11-14.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 29/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia Kapsamında Kamulaştırma Bedelinin Değer Kaybı

Şikâyeti Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

27. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle kamulaştırma

bedelinin değer kaybettiğinden yakınmaktadır. Başvurucu; el atmanın

gerçekleştiği 1972 yılından bu yana 43 yıl, dava açıldıktan itibaren ise 10 yıl

geçtikten sonra kamulaştırma bedeline hükmedildiğini belirtmektedir. Başvurucu

bu gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

28. Anayasa’nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes,

mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi, daha önce kamulaştırma bedelinin

enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkına ölçüsüz bir

müdahale olarak değerlendirmiştir (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, §§ 38-65; Ali Şimşek ve diğerleri, §§ 58-69).

31. Kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

orantılı olabilmesi için taşınmazın gerçek bedelinin malike ödenmesi ve ayrıca

ödenen bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi arasında geçen

dönemde gerçekleşen enflasyona nispetle taşınmazın hissedilir derecede değer

kaybetmemiş olması gerekir (Mehmet Akdoğan

ve diğerleri, § 59). Ödenen tutarların enflasyonun etkilerinden

arındırılarak güncelleştirilmesi yani kamulaştırma tarihi ile ödeme tarihi

arasında geçen süredeki hissedilir değer kaybını telafi edecek biçimde faiz

uygulanması, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybetmesini

önleyebilecek bir araçtır (Mehmet Akdoğan ve

diğerleri, § 42).

32. Yapılan incelemede başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

müdahalenin ölçülü olup olmadığı hususunda bir sonuca varmak için Mahkemece

tespit edilen gerçek değer ile başvurucuya yapılan ödemelerin enflasyon etkisi

arındırılmış sonuçlarının karşılaştırılması gerekmektedir. Elde edilmek istenen

kamu yararı ile başvurucunun mülkünden mahrum kalması arasında makul dengenin

sağlanıp sağlanmadığını ve müdahalenin ölçülü olup olmadığını tespit etmede

önemli olan, yapılan ödemelerin değer kaybının toplam bedele oranı üzerinden

başvurucunun maruz kaldığı yükü belirlemektir (Ali

Şimşek ve diğerleri, § 66).

33. Benzeri bir şikâyete ilişkin somut olayda da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

34. Başvuru konusu davanın açıldığı 5/4/2005 tarihi değerlerine

göre tespit edilen 298.549,70 TL kamulaştırma bedelinin dava tarihinden

itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Öncelikle kamulaştırma bedelinin dava tarihine göre belirlendiği dikkate

alındığında başvurucunun dava tarihine kadar bu bedelin değer kaybettiği

yönündeki iddiası yersiz bulunmuştur. Diğer taraftan hükmedilen kamulaştırma

bedelinin henüz başvurucuya ödenmediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte

başvurucu ile alacağı temlik aldığını belirten, talepte bulunan arasında hukuki

bir ihtilaf bulunduğu ve idarenin 8/8/2016 tarihinde ödeme yeri belirlenmesi

için Mahkemeye başvurduğu görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu tarihten

sonraki gecikme yönünden idareye kusur yükletilemeyeceği dikkate alındığında

şikâyet edilen değer kaybı, alacağa hak kazanıldığı dava tarihi ile ödeme

yerinin belirlenmesine ilişkin talep tarihi arasındaki dönem esas alınarak

belirlenmelidir.

35. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre alacağa hak

kazanıldığı 2005 yılı Nisan ayından idarenin ödeme talebinde bulunduğu 2016

yılı Ağustos ayına kadar olan geçen dönemde

başvurucuya ödenmesi gereken 298.549,70 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli

alacağının enflasyon karşısında değer kaybının giderilmiş karşılığı 727.487,36

TL’dir. Dolayısıyla mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen 298.549,70 TL

tutarındaki alacağının değer kaybını telafi edecek fark 428.937,66 TL'dir. Buna

karşılık derece mahkemelerince söz konusu alacağa dava tarihi olan 5/4/2005

tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup bu doğrultuda

başvurucuya 316.446,32 TL tutarında faiz ödemesi yapılmasının öngörüldüğü

anlaşılmaktadır. Bu durumda mülkiyet hakkına konu alacakta meydana gelen değer

kaybı %37,68'dir.

36. Yukarıdaki unsurlara göre kamulaştırma bedeli, yapılan

yargılama sonunda -ödenen faize rağmen- enflasyon karşısında %37,68 gibi makul

görülemeyecek bir oranda değer kaybına uğratılarak ödenmiştir. Kamulaştırma

alacağının geç ödenmesi sebebiyle yol açılan söz konusu değer kaybı şahsi

olarak aşırı bir külfet yüklemekte olup bu sebeple somut olayda müdahalenin

mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasında olması gereken adil

dengeyi bozduğu ve ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

38. Başvurucu, kamulaştırma bedeline ilişkin yargı kararının

icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının; ayrıca söz

konusu davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

39. Bireysel başvurular sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren

25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve

6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların

Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

40. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe

girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel

başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

41. Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği yahut

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının

getirilmesine ilişkin mevzuata önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 11-14).

42. Ferat Yüksel kararında Anayasa Mahkemesi;

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği yahut hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu, ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

43. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı, tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

44. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması

yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

47. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

48. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).

49. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının nasıl

giderileceğine hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organının

yerine geçerek işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının

nasıl giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararı

ilgili mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §

56).

50. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

51. Başvurucu, 550.000 TL maddi ve 600.000 TL manevi tazminat

taleplerinde bulunmuştur.

52. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin makul olmayan bir

gecikmeyle değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

sonucuna varmıştır. Somut başvuruda bu sebeple ihlalin yargılamanın uzun

sürmesine yol açan yargı makamlarının ve yargı kararına rağmen ödemeyi

geciktiren idarenin ortak kusurundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

53. Somut olayda ihlalin kaynağı ve sebepleri dikkate

alındığında yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Diğer

taraftan başvuru yargı kararının icrası ile ilgili süreç yönünden ise şikâyet

Tazminat Komisyonuna başvuru yolu dikkate alınarak kabul edilemez bulunmuştur.

Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin sonuçları ancak mağdura maddi tazminat

ödenmesiyle giderilebilir. İhlalin yol açtığı maddi zarar kamulaştırma

alacağının enflasyon karşısında uğradığı değer kaybı olup somut olayda bu

miktarın ise ödenen faiz tutarı mahsup edildiğinde 112.491,34 TL olduğu tespit

edilmiştir.

54. Bununla birlikte somut başvuruya konu kamulaştırmaya ilişkin

hak ve alacakların temliki yönünden başvurucu ile Kahraman Türeyen arasında bir

sözleşme yapılmıştır. Anılan sözleşme kapsamında meydana gelen nizanın giderilmesi için taraflar arasında bir davanın

devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Bu dava, bireysel başvuruya konu olan

kamulaştırma alacağının temlikine ilişkin sözleşmenin geçerli olup olmadığına

ve buna bağlı olarak kamulaştırma alacağının kime ödeneceğinin tespitine

ilişkindir. Bu durumda temlike konu kamulaştırma alacağından kaynaklı olarak mülkiyet

hakkının ihlaline ilişkin maddi tazminatın yine bu alacağın temlikine ilişkin

söz konusu niza giderilmeden başvurucuya ve temlik aldığını iddia eden kişiye

bu aşamada ödenmesine karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla

Hazinenin Anayasa Mahkemesince hükmedilen maddi tazminatı başvurucu ile

Kahraman Türeyen arasında görülen söz konusu davada haklı çıkan tarafa ödenmek

üzere İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesince (E.2016/28) tevdi mahalli olarak

belirlenen banka şubesindeki hesaba ödemesine karar verilmesi gerekir.

55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL tutarındaki yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia

kapsamında kamulaştırma bedelinin değer kaybı şikâyetinin KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının giderilmesi için net

112.491,34 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin

REDDİNE, bu maddi tazminatın Hazine ve Maliye Bakanlığınca başvurucu ile

Kahraman Türeyen arasında görülen alacağın temlikine ilişkin nizanın giderilmesi davasında haklı çıkacak tarafa ödenmek

üzere İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesince (E.2016/28) tevdi mahalli olarak

belirlenen banka şubesindeki hesaba ÖDENMESİNE, kararın bir örneğinin İstanbul

23. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2016/28) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 18. Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2011/389, K.2013/278) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

29/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Sofia NEGİZ

Vekilleri

:

Av. Ali

ELBEYOĞLU

Av. Furkan

ÇALIŞ

Talepte Bulunan

:

Kahraman

TÜREYEN

Vekili

:

Av. Ercan

HASANBAŞOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/8301, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Kamulaştırma ve
  7. B. Kamulaştırma Davası
  8. C. Kamulaştırma Bedelinin
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Mülkiyet Hakkının
  12. B. Diğer İhlal İddiaları
  13. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  14. VI. Hüküm
  15. A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia
  16. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  17. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  18. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Gökcan
  20. Hakyemez
  21. Elbeyoğlu
  22. Çalış
  23. Türeyen
  24. Hasanbaşoğlu
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/8301
Tarih
29 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Güven Köksoy ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1086)
  • Abdulhalik Tekçi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2690)
  • Ali Bulut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2752)
  • Ayhan Kalaç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/15094)
  • Fatma Dağlıoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/20358)
  • Zilfi Ayhan Başvurusu (B. No: 2017/6263)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.