İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şükran Kasırga Başvurusu (B. No: 2013/1238)

1. Başvurucu, "yasa

Başvuru No2013/1238Tarih25 Mart 2015Okuma10 dk · 1.933 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Şükran Kasırga Başvurusu

Karar tarihi
25 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/1238
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.933 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucu, "yasa

dışı terör örgütüne yardım etmek" suçunu işlediği iddiasıyla

hakkında açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 30/1/2013 tarihinde

İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 30/9/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın

Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 21/11/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 22/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu, Hatay Emniyet Müdürlüğünce başlatılan

soruşturma kapsamında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine 28/6/2007 tarihinde gözaltına alınmıştır.

8. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklama talebi

üzerine, Cizre Sulh Ceza Mahkemesi, 29/6/2007 tarih ve

2007/59 Sorgu sayılı kararı ile tutuklama talebinin reddine ve başvurucu

hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasına karar vermiştir.

9. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca 9/7/2007

tarih ve 2007/130 sayılı karar ile yetkisizlik kararı verilerek, dosya İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

10. Başvurucu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK. 250. maddesi ile yetkili), 31/7/2007

tarih ve E.2007/1081 sayılı iddianamesi ile "yasa

dışı terör örgütü üyesi olmak" suçunu işlediği iddiasıyla kamu

davası açılmış, dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile

görevli) E.2007/560 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

11. Mahkemece, 17/8/2007 tarih ve

E.2007/560, K.2007/369 sayılı karar ile E.2007/560 sayılı dava dosyasının

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli) E.2007/335 sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine,

yargılamaya E.2007/335 sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar

verilmiştir.

12. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK.

250. maddesi ile görevli), 16/2/2010 tarih ve E.2007/335,

K.2010/16 sayılı kararla başvurucunun "yasa

dışı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 3 yıl 9 ay hapis

cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

13. Temyiz üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11/10/2012 tarih ve E.2011/10802, K.2012/11088 sayılı

ilâmıyla suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zamanaşımı yönünden 26/9/2004

tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre lehe hükümler içeren 1/3/1926

tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin birinci

fıkrasının (4) numaralı bendi ve 104. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca

zamanaşımı süresinin geçtiği belirtilerek kamu davasının düşmesine karar

verilmiştir.

14. Karar, 24/1/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu, 30/1/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 765 sayılı mülga Kanun'un 102. maddesinin birinci

fıkrasının (4) numaralı bendi ve 104. maddesinin ikinci fıkrası ile 169.

maddesi.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 25/3/2015 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 30/1/2013 tarih ve 2013/1238 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı terör örgütü üyesi olmak"

suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 28/6/2007

tarihinde gözaltına alındığını, 29/6/2007 tarihinde Cizre Sulh Ceza

Mahkemesince serbest bırakıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

hakkında açılan kamu davası sonunda verilen mahkûmiyet kararının temyizi

üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından zamanaşımı nedeniyle kamu

davasının düşmesine karar verildiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

19. Başvurucu, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/6/2007 tarihinde gözaltına alınmasıyla başlayan yargılama

sürecinin makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahiptir."

21. Anayasa'nın "Duruşmaların

açık ve kararların gerekçeli olması" kenar başlıklı 141.

maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,

yargının görevidir."

22. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Adil yargılanma hakkı" kenar

başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes

medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda

kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir."

23. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan

bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013,

§ 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

38–39).

24. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

41–45).

25. Ancak, belirtilen kriterlerden

hiçbiri makul süre değerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir.

Yargılama sürecindeki tüm gecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin

toplam etkisi değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi

açısından daha etkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 46).

26. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625, 9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "yasa dışı terör örgütü üyesi olmak"

suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat

olunan suç 5237 sayılı Kanun’un 314. maddesinin (2) numaralı fıkrasında hapis

cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki

suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına

girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014,

§ 32).

27. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım tedbirlerin uygulanması anı ya da

kamu davasının açıldığı tarihtir. Somut başvuru açısından bu tarih,

başvurucunun gözaltına alındığı 28/6/2007 tarihidir.

Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak

karara bağlandığı tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, Yargıtay 9.

Ceza Dairesince zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle başvurucu hakkında

açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği 11/10/2012

tarihidir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

28. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

başvurucunun Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/6/2007

tarihinde gözaltına alındığı ve Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yurt

dışına çıkış yasağı konularak 29/6/2007 tarihinde serbest bırakıldığı, Cizre

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 9/7/2007 tarihinde

yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına

gönderildiği tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 31/7/2007 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında "yasa dışı terör örgütü üyesi olmak"

suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın İstanbul 14. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2007/560 sayılı dosyasına kaydedildiği, Mahkemece, 17/8/2007

tarihli karar ile E.2007/560 sayılı dava dosyasının İstanbul 9. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2007/335 sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya

E.2007/335 sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verildiği

belirlenmiştir. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince, savunmasının alınabilmesi

amacıyla başvurucuya tebligat gönderildiği, 4/3/2008

tarihli duruşmada, yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmeyen başvurucunun zorla

getirilmesine karar verildiği ve bu kararın 18/11/2008 tarihinde yerine

getirilerek başvurucunun savunmasının alındığı, 2/6/2009 tarihli duruşmada ek

savunmasının alınabilmesi amacıyla başvurucuya tebligat gönderilmesine karar

verildiği, 1/10/2009 tarihli duruşmada başvurucu hakkında yakalama emri

çıkarılmasına karar verildiği ve bu kararın 9/11/2009 tarihinde yerine

getirildiği görülmüştür. Mahkemece, 16/2/2010 tarihli

kararla başvurucunun "yasa dışı silahlı

terör örgütüne yardım etmek" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası

ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz üzerine, Yargıtay 9. Ceza

Dairesinin 11/10/2012 tarihli ilâmıyla zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle

başvurucu hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği

anlaşılmıştır.

29. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarına

ilişkin olarak AİHM, mutlak bir süreye göre değerlendirme yapmamakta, her

davanın özelliğine göre, makul sürenin aşılıp aşılmadığını incelemektedir.

Davanın karmaşıklığı, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu, AİHM tarafından bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde

içtihat yoluyla geliştirilmiş olan kriterlerdir (Frydlender/Fransa, No: 30979/96, 27/6/2000,

§ 43; Ezel Tosun/Türkiye,

No:33379/02, 10/1/2006, § 21; Namlı ve

Diğerleri/Türkiye, No: 51963/99, 23/5/2007, § 24; Alhan/Türkiye, No: 8163/07, 2/4/2013, § 21; Danespayeh/Türkiye, No: 21086/04, 16/7/2009, § 28).

30. Davanın taraflarının yargılama sürecindeki tutumu

açısından ceza davalarında sanık, adli makamlarla aktif bir işbirliği yapmak

zorunda olmadığı gibi hukuk sisteminin sunduğu savunma imkânlarını kullandığı

için de kusurlu bulunamaz (Zana/Türkiye, No: 18954/91, 25/11/1997,

§ 79; Yağcı ve Sargın/Türkiye,

No: 16414/90, 8/6/1995, § 66). Fakat buna rağmen başvurucunun tutumu,

yargılamanın uzunluğu tespit edilirken, nesnel bir gerçek olarak dikkate alınır

(Eckle/Almanya, No: 8130/78, 15/7/1982,

§ 82). Devlet, başvurucunun tutumu nedeniyle ortaya çıkan gecikmelerden sorumlu

tutulamaz. Hakkında suçlama olan bir sanık kaçarsa ya da ortadan kaybolursa,

yargılamaya katılmadığı süre, yargılama süresi belirlenirken hesaba katılmaz (Girolami/İtalya, No: 13324/87, 19/2/1991,

§ 13).

31. Başvuru konusu olayda, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca

yürütülen soruşturma kapsamında 28/6/2007 tarihinde

gözaltına alınan başvurucu hakkındaki kamu davasında, İstanbul 9. Ağır Ceza

Mahkemesince 16/2/2010 tarihli kararla başvurucunun mahkûmiyetine hükmedilmiş,

temyiz üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11/10/2012 tarihli ilâmıyla

zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle başvurucu hakkında açılan kamu davasının

düşürülmesine karar verilmiştir. Başvurucuya bir suçun isnat edildiği 28/6/2007 tarihi ile suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı 11/10/2012 tarihi arasında geçen süre 5 yıl 3 ay 13 gündür.

32. Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 28/6/2007 tarihinde gözaltına alınmış, 29/6/2007 tarihinde

serbest bırakılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 31/7/2007

tarihinde "yasa dışı terör örgütü üyesi

olmak" suçunu işlediği iddiasıyla İstanbul 14. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2007/560 sayılı dosyasında açılan kamu davasının, 17/8/2007

tarihinde, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2007/335 sayılı dava dosyası

ile birleştirilmesine ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmesine karar

verilmiştir. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılamada on

duruşma yapılmış, birinci duruşmada savunmasının alınabilmesi amacıyla

başvurucuya tebligat gönderilmesine karar verilmiş, 4/3/2008

tarihli duruşmada, yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmeyen başvurucunun zorla

getirilmesine karar verilmiş ve bu karar 18/11/2008 tarihli beşinci duruşmada

yerine getirilerek başvurucunun savunması alınabilmiştir. 2/6/2009

tarihli yedinci duruşmada ek savunmasının alınabilmesi amacıyla başvurucuya

tebligat gönderilmesine karar verilmiş, 1/10/2009 tarihli duruşmada başvurucu

hakkında yakalama emri çıkarılmış ve bu karar 9/11/2009 tarihli dokuzuncu

duruşmada yerine getirilerek başvurucunun savunması alınabilmiştir. Mahkemece

yapılan duruşmaların tamamının başvurucunun savunması alınamadığı için

ertelendiği anlaşılmıştır.

33. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme,

… açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir."

34. Somut olayda, başvuruya konu ceza davasının iki dereceli

yargılamada 5 yıl 3 ay 13 gün devam ettiği tespit edilmiştir. Yargılama

süresinin bütünü değerlendirildiğinde, başvurucunun, hakkında açılan kamu

davasından haberdar olduğu halde İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki

duruşmalara başından itibaren katılmadığı göz önünde bulundurulduğunda,

yargılamaya katılmadığı süre dikkate alınarak yargılama süresinin uzamasında

başvurucunun hakkını ihlal edecek şekilde bir gecikme olmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

35. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun İstanbul 9. Ağır Ceza

Mahkemesindeki yargılamanın makul süreyi aştığı yönündeki iddiası konusunda,

açık ve görünür bir ihlal saptanmadığından, başvurunun, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin

"açıkça dayanaktan yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

25/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Serruh KALELİ Üyeler : Burhan ÜSTÜN Nuri NECİPOĞLU Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Şükran KASIRGA Vekili : Av. Mehmet ERBİL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1238, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1238
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Mehdi Tanrıkulu Başvurusu (B. No: 2014/2846)
  • Elif Saka Başvurusu (B. No: 2013/9540)
  • Hadice Demir ve Abdulkerim Kavak Başvurusu (B. No: 2014/7675)
  • Ercüment Cemil Cever Başvurusu (B. No: 2014/4545)
  • Şükrü Kaya Başvurusu (B. No: 2014/1832)
  • Nevzat Ongün Başvurusu (B. No: 2014/2683)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.