İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nevzat Ongün Başvurusu (B. No: 2014/2683)

1.

Başvuru No2014/2683Tarih10 Mart 2015Okuma11 dk · 2.118 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nevzat Ongün Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2014/2683
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.118 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1.

Başvurucu, "suç işlemek amacıyla

kurulmuş örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı davada, tutukluluk durumuna ilişkin

incelemeler sonucunda verilen kararların gerekçesiz olduğunu, yargılamanın

halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek,

özgürlük ve güvenlik hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2.

Başvuru, 26/2/2014 tarihinde İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla

yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 16/5/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4.

Bölüm Başkanı tarafından 17/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik

ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5.

Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/11/2014 tarihli yazısında,

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine

atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 23/9/2006 tarihinde yakalanarak gözaltına alınmış,

24/9/2006 tarihinde Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/147 Sorgu sayılı

kararı ile "örgüt faaliyeti

çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan

tutuklanmıştır.

8. Başvurucu hakkında, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca

12/10/2006 tarihinde "örgüt faaliyeti

çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapmak ve suç

işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından düzenlenen fezleke,

kamu davası açılmak üzere, görevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına

(CMK. 250. maddesi ile yetkili) gönderilmiştir.

9. Başvurucu ve diğer altı şüpheli hakkında, İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK. 250. maddesi ile yetkili) 13/11/2006 tarih ve

E.2006/964 sayılı iddianamesi ile "suç

işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti

yapmak" suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış,

dava İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli)

E.2006/278 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

10. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi ile

görevli), 10/3/2008 tarih ve E.2007/501, K.2008/22 sayılı kararı ile E.2007/501

sayılı dava dosyasının, Mahkemenin E.2006/278 sayılı dava dosyası ile

birleştirilmesine, yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmesine karar vermiştir.

11. Mahkeme, 12/5/2008 tarih ve E.2006/278, K.2008/105 sayılı

kararı ile başvurucunun "suç işlemek

amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçlarından mahkûmiyeti ile birlikte tahliyesine karar vermiştir.

12. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay 10.

Ceza Dairesinin 3/6/2013 tarih ve E.2009/15828, K.2013/5037 sayılı ilâmı ile

bozulmuştur.

13. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece,

10/10/2013 tarih ve E.2013/107, K.2013/170 sayılı karar ile başvurucunun "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye

olmak" suçundan beraatine, "uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

14. Karar başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz

incelemesi Yargıtayda devam etmektedir.

15. Başvurucu, 26/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

16. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinin

(3) numaralı fıkrası ve 220. maddesinin (2) numaralı fıkrası; 4/12/2004 tarih

ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının (e) bendi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 26/2/2014 tarih ve 2014/2683 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, 23/9/2006 tarihinde yakalanarak gözaltına

alındığını, 24/9/2006 tarihinde "örgüt

faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan tutuklandığını, tutukluluk durumuna

ilişkin incelemeler sonucunda verilen kararların gerekçesiz olduğunu ve formül

gerekçelere dayandığını, 12/5/2008 tarihinde tahliye edildiğini, ancak hakkında

açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, özgürlük ve güvenlik hakkı ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

a. Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlali İddiası

19. Başvurucu, 23/9/2006 tarihinde yakalanarak gözaltına

alındığını, 24/9/2006 tarihinde Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/147

Sorgu sayılı kararı ile "örgüt

faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan tutuklandığını, tutukluluk durumuna

ilişkin incelemeler sonucunda verilen kararların gerekçesiz olduğunu ve formül

gerekçelere dayandığını belirterek, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

20. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai

işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."

21. Bu hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi, 23/9/2012

tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkeme'nin zaman bakımından yetkisi ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında, anılan

tarihten önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki

kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

22. Somut olayda başvurucu, 23/9/2006 tarihinde yakalanarak

gözaltına alınmış, 24/9/2006 tarihinde Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin

2006/147 Sorgu sayılı kararı ile "örgüt

faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan tutuklanmış ve İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesince 12/5/2008 tarihinde tahliye edilmiştir. Dolayısıyla başvurucunun

tutukluluk hali, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12/5/2008 tarihli

hükmün açıklanmasıyla birlikte sona ermiştir. Temyiz edilen 12/5/2008 tarihli

hüküm bozulmuş, bozma ilâmı üzerine, başvurucunun tutuksuz olarak yargılandığı

davada Mahkemece, başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu karar da

temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi devam etmektedir.

23. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun tutukluluk durumuna

ilişkin incelemeler sonucunda verilen kararların gerekçesiz olduğuna ilişkin

şikâyetinin Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığı tarihten önceye ait

olduğu anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının "zaman

bakımından yetkisizlik" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede Yargılama Yapılmadığı İddiası

24. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bu

bölümünün kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Başvurucu 23/9/2006 tarihinde yakalanarak gözaltına

alındığını, 24/9/2006 tarihinde "örgüt

faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan tutuklandığını, 12/5/2008 tarihinde

tahliye edildiğini, ancak "suç işlemek

amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında açılan kamu davasının halen devam

ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

27. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

28. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak

ve uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçlarını işlediği

iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar

5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinin (3) ve (5) numaralı fıkraları ile 220.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında hapis ve

adli para cezasını gerektirir şekilde

tanımlanmışlardır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı

yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku

bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

29. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, başvurucunun

gözaltına alındığı 23/9/2006 tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği

tarih, suç isnadının nihai olarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili

kararını verdiği tarihtir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

30. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

başvurucunun, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma

kapsamında, 23/9/2006 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı ve 24/9/2006

tarihinde Balıkesir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/147 Sorgu sayılı kararı ile "örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde

ticareti yapmak" suçundan tutuklandığı, başvurucu hakkında,

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/10/2006 tarihinde düzenlenen

fezlekenin, kamu davası açılmak üzere, görevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderildiği tespit edilmiştir. Başvurucu ve diğer altı şüpheli

hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2006 tarihli iddianamesi

ile "suç işlemek amacıyla kurulmuş

örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçlarını

işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2006/278 sayılı dosyasına kaydedildiği, Mahkemece, 10/3/2008

tarihli karar ile E.2007/501 sayılı dava dosyasının, Mahkemenin E.2006/278

sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya bu dosya üzerinden devam

edilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Mahkemece, 12/5/2008 tarihli karar

ile başvurucunun "suç işlemek amacıyla

kurulmuş örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçlarından mahkûmiyetine hükmedildiği, temyiz üzerine hükmün Yargıtay 10. Ceza

Dairesinin 3/6/2013 tarihli ilâmı ile bozulduğu, bozma ilâmına uyularak yapılan

yargılamada Mahkemece, 10/10/2013 tarihli karar ile başvurucunun "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye

olmak" suçundan beraatine, "uyuşturucu madde ticareti yapmak"

suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, temyiz edilen hükmün temyiz

incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmıştır.

31. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

32. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu sekiz

yılı aşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

34. Başvurucu, makul sürede yargılama yapılmadığı için

50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

35. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

36. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin sekiz yılı

aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucuya net 5.850,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

38. Başvuruya konu yargılamanın sekiz yılı aşkın süredir

devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği

gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 5.850,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerine gönderilmesine,

10/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Nevzat ONGÜN Vekili : Av. Mehmet ERBİL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2683, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2683
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Ayşe Karahan Başvurusu (B. No: 2013/9808)
  • Ahmet Türko Başvurusu (B. No: 2013/5949)
  • Hüsamettin Güler Başvurusu (B. No: 2013/2188)
  • Muzaffer Şah Başvurusu (B. No: 2014/234)
  • Güngör Körkemli Başvurusu (B. No: 2014/859)
  • İstanbul Otelcilik ve Turizm Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/5259)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.