İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İstanbul Otelcilik ve Turizm Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/5259)

1. Başvurucu, otel inşaatının

Başvuru No2014/5259Tarih12 Mart 2015Okuma14 dk · 2.726 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İstanbul Otelcilik Ve Turizm Tic. A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
12 Mart 2015
Başvuru Numarası
2014/5259
R.G. Tarih- Sayı
16/5/2015-29357
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.726 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, otel inşaatının

yıkılmasına dair Alaçatı Belediye Encümen kararının değerlendirilmesi için

idareye yaptığı başvurunun zımnen reddedildiğini, zımni ret işleminin iptali

talebiyle açtığı davada ileri sürdüğü iddialar esastan incelenmeden davanın kesin

hüküm nedeniyle reddedildiğini belirterek, Anayasa'nın 35., 36., 38. ve 48.

maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 15/4/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 22/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

14/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığının

18/12/2014 tarihli yazısı ile Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu

kapsamda sunulan görüşlerine atfen görüş bildirilmeyeceği beyan edilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Alaçatı Belediyesi

tarafından başvurucu şirkete otel yatırımı projesi çerçevesinde inşaata

başlanması için 11/5/1992 tarihinde ön izin verilmiş, başvurucu inşaatın subasman seviyesini tamamlamış ve Turizm Bakanlığınca söz

konusu proje hakkında 25/6/1992 tarihinde yatırım teşvik belgesi ve turizm

yatırım belgesi verilmiştir.

8. Başvurucunun talebi üzerine

Alaçatı Belediyesi tarafından 10/7/1992 tarihinde inşaat ruhsatı verilmiştir.

İnşaatın süresinde tamamlanmaması nedeniyle Alaçatı Belediyesince 31/8/1998

tarihinde inşaat ruhsatı yenilenmiştir.

9. Söz konusu otel inşaatı

tamamlanmış, Alaçatı Belediyesince 17/11/2000 tarihinde yapı kullanma izni

verilmiş, başvurucu şirket tarafından otelcilik faaliyetine geçilmiştir.

10. İzmir 4. Ağır Ceza

Mahkemesinde Alaçatı Belediye Başkanı ve üç belediye personeli hakkında açılan

davada, Mahkemenin 18/12/2000 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı kararıyla,

başvurucu şirket adına düzenlenen otel inşaatı yapı ruhsatının sahte olduğu

tespiti yapılarak sanıkların sahtecilik suçunu işlemeleri nedeniyle hapis

cezasıyla cezalandırılmalarına hükmedilmiştir. Anılan karar, Yargıtay 6. Ceza

Dairesinin 2/5/2001 tarih ve E.2001/5276, K.2001/50454 sayılı kararıyla

onanmış, bu karara karşı yapılan itiraz ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun

3/7/2001 tarih ve E.2001/6-142, K.2001/147 sayılı kararıyla reddedilmiş ve

karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Anılan davada sanıkların yargılamanın

yenilenmesi talepleri 28/8/2001 tarihli kararla kabul edilmiş, ancak Mahkemenin

26/9/2002 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı ek kararıyla, adli tatil

döneminde verilmiş olan 28/8/2001 tarihli kararın usule aykırı olduğu, sanıklar

vekili tarafından ileri sürülen hususların kesinleşmiş mahkeme kararının

değiştirilmesini gerektirecek etki ve nitelikte deliller olmadığı gerekçesiyle

yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına,

infazı durdurulan hükümlerin infaza verilmesine hükmedilmiştir.

11. İzmir 4. Ağır Ceza

Mahkemesinin 18/12/2000 tarih ve E.1999/440, K.2000/407 sayılı kararı

sonrasında Alaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarih ve 403 sayılı yıkım

kararıyla, inşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığı

gerekçesiyle yargı kararı uyarınca söz konusu otel binasının yıkılmasına karar

verilmiştir. Anılan yıkım kararı şöyledir;

“hernekadar adı

geçen inşaat sahiplerinin 11/5/1992 tarih ve 78 imar durum belgesiyle yenilenen

7/12/1990 tarihli imar durum belgesine dayanılarak projesinin hazırlandığı,

projesinin Belediyemiz İmar Dairesince 22/5/1992 tarihinde 3194 sayılı İmar

Kanunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür Tabiat

Varlıklarını Koruma Kanunu, ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile bu kanunlara

dayanılarak çıkarılan yönetmelik, genelge ve imar planlarına ve plan notlarına

uygun bulunarak onaylandığını, Turizm Bakanlığından 25/6/1992 tarihinde Turizm

Yatırım Belgesi aldığı, 3/7/1992 tarihli dilekçe ile Yapı Ruhsatı istediği, bu

belgelere dayanarak 10/7/1992 tarihinde aldığı 2.50.50 numaralı yapı ruhsatı

yasal düzenlemeye uygun ise de, Anayasa gereğince uygulanması gereken yargı

kararı karşısında zorunlu olarak yasal düzenlemeye uygun bulunmadığının bizzarur kabul edilmesine, bu nedenle sözkonusu

otel inşaatının yıkılmasına, yasal süre içinde bu karar aleyhinde bir yargı

kararı alınmadığı takdirde yıkım kararının uygulanmasına…”

12. Başvurucu şirketin anılan

belediye encümeni kararına karşı açtığı dava, İzmir 3. İdare Mahkemesinin

27/2/2003 tarih ve E.2002/1318, K.2003/233 sayılı kararıyla, belgelerde

tahrifat yapılarak yapı ruhsatının düzenlendiğinin ve sahte olduğunun

kesinleşen yargı kararı ile saptanmış bulunması karşısında, geçerli olmayan

yapı ruhsatına dayanılarak inşa edilen ve esasen ruhsatsız konumda bulunan

uyuşmazlık konusu yapının yıktırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık

bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

13. Anılan karar, Danıştay 6.

Dairesinin 23/11/2004 tarih ve E.2003/2833, K.2004/5898 sayılı kararıyla

onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 8/6/2005 tarih ve

E.2005/1844, K.2005/3374 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihte

kesinleşmiştir.

14. Başvurucunun aynı işlemin

iptali istemiyle açtığı dava İzmir 3. İdare Mahkemesinin 5/7/2006 tarih ve

E.2006/1413, K.2006/1024 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar temyiz

edilmeksizin kesinleşmiştir.

15. Başvurucu, yapı ruhsatı

iptal edilmeden ve 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.

maddesindeki şartlar yerine getirilmeden yıkım kararı verildiği iddialarıyla

yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun yargılamanın

yenilenmesi talebi İzmir 3. İdare Mahkemesinin 20/9/2006 tarih ve E.2006/1413,

K.2006/1143 sayılı kararıyla “yargılamanın

yenilenmesi için öne sürülen nedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde

sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmadığı” gerekçesiyle

reddedilmiştir. Anılan karar Danıştay 6. Dairesinin 5/6/2007 tarih ve

E.2007/991, K.2007/3358 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

16. Başvurucu Alaçatı Belediye

Başkanlığına başvurarak yıkım kararının yeniden değerlendirilerek

kaldırılmasını istemiş, bu başvurunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine

söz konusu zımni ret işlemine karşı dava açmıştır.

17. İzmir 4. İdare Mahkemesinin

24/3/2010 tarih ve E.2009/1668, K.2010/330 sayılı kararıyla, “aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan

davanın kesin hüküm nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddi

gerektiği” gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

18. Başvurucunun temyizi üzerine

anılan karar, Danıştay 14. Dairesinin 13/11/2012 tarih ve E.2011/9637,

K.2012/7936 sayılı kararıyla, başvurucu tarafından kaldırılması istenen

27/9/2002 günlü encümen kararına karşı açılan davanın reddedildiği ve kararın

kesinleştiği, kesinleşen yargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptanan encümen

kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağı

bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı

Dairenin 8/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucu

vekiline 17/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu 15/4/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

20. 3194 sayılı Kanun’un 32.

maddesi şu şekildedir;

“Bu Kanun hükümlerine

göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı

veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni

mesulce (...) (3) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali

olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit

edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı

sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara

bırakılır.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,

yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya

valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş

olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda

anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına

izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya

ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını

müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil

edilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 12/3/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 15/4/2014 tarih ve 2014/5259

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, kendisine verilen

inşaat ruhsatı ve bu ruhsata ve eki projelere uygun olarak yapılmış olan otel

inşaatının hukuka uygun olduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının

belediye başkanı ve üç belediye çalışanına ilişkin bir karar olduğunu, bu

kararın inşaat sahipleri ile bir ilgisinin olmadığını, dolayısıyla şahıslar

hakkında verilmiş olan ceza kararının belediyece uygulanmasının söz konusu

olamayacağını, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında otelin yıkılması gerektiği

yönünde bir gerekçe bulunmadığını, belediye encümeninin yıkım kararının kendi

içinde çelişkili olduğunu, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesindeki şartlar yerine

getirilmeden yıkım kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yıktırılmasına

karar verilen yapının inşaat ve iskan ruhsatlarının halen iptal edilmemiş

olması dolayısıyla geçerli olduğunu, Kıyı Kanunu'nda yapılan değişiklikten

yararlanmak için herhangi bir usulsüzlük yapılmasının söz konusu olmadığını,

inşaatın imar mevzuatına uygun olarak ve gerekli izinler alınmak suretiyle

tamamlandığını, bu nedenle mal sahipleri için müktesep hak doğduğunu, derece

mahkemesinin kesin hüküm nedeniyle davanın reddi kararının hukuka aykırı

olduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında bahsedilen inşaat ruhsatının 10/7/1992

tarihli ruhsat olduğu halbuki inşaatın süresinde tamamlanamaması sebebiyle bu

ruhsatın 31/8/1998 tarihinde yenilenmiş olduğundan ceza mahkemesi kararının bu

ikinci ruhsat bakımından hiçbir etkisinin bulunmadığını, uyuşmazlığın eksik

inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak sonuçlandırıldığını, ortada süregelen

ihlal durumu bulunduğundan Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisizliğinin söz konusu olmadığını, benzer yönde Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) içtihatlarının bulunduğunu, derece mahkemelerinin kesin

hükümden bahisle işin esasına dahi giremeyişi nedeniyle temel hak ihlalini

giderecek etkili yargı yolu bulunmadığını, bu nedenle iç hukuk yollarının

tüketilmemesinin söz konusu olmadığını, mülkiyet hakkına müdahale bulunduğundan

ihlalin giderilmesi gerektiğini belirterek, Anayasa’nın 35., 36., 38. ve 48.

maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

24. Başvurucu, imar mevzuatına

uygun olarak inşaatın yapımına başlandığı halde Ağır Ceza Mahkemesi kararı

gerekçe gösterilerek iddiaları hakkında bir karar verilmeden inşaatın yıkımına

dair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmesinin

anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvurucuları inceleme yetkisinin başladığı 23/9/2012

tarihinden sonra kesinleşen davada ileri sürdüğü iddiaların kesin hüküm

nedeniyle reddedildiği hususu göz önünde bulundurulacak olursa aşağıdaki

şekilde karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

i. İzmir 3.

İdare Mahkemesinin Kararı Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiği İddiası

25. 30/3/2011

tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem

ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler”.

26. Anılan Kanun hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesinin yetkisinin zaman bakımından başlangıcı 23/9/2012 tarihi

olup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilecektir. Bu açık düzenleme

karşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da

içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir.

27. Öte yandan, Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve

Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği

ilkesinin bir gereğidir (B. No: 2012/51, § 18, 25/12/2012).

28. Olağan kanun yollarına başvurulması

sonucu kesinleşen mahkeme kararlarından sonra, kararların yerine getirilmesi

konusunda yetkisi bulunmayan kurum veya organlara başvuruda bulunulması etkili

bir başvuru yolu olmadığı gibi, bu başvurunun reddine karar verilmesi de

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için yeni bir hak ve yetki

vermeyecektir. Tüketilen yolun Anayasa Mahkemesi önündeki başvuruya konu olan

duruma çözüm getirme, başka bir ifadeyle Anayasa'yı ihlal ettiği iddia edilen

hususun düzeltilmesini ve ihlalin ortadan kaldırılmasını sağlayabilme

özelliğine sahip olması gerekir. Mahkeme, başvuru konusu olaya etkin bir çözüm

sunacak yetkisi olmayan kurum ve organlara başvurularak davanın

canlandırılmasına ve başvurunun zaman bakımından yetki kapsamına alınmasına izin

vermemektedir (B. No: 2012/829, § 32, 5/3/2013).

29. Başvuru konusu olayda,

Alaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarihli kararıyla, yargı kararıyla

inşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığı gerekçesiyle

yargı kararı uyarınca söz konusu otel binasının yıkılmasına karar verilmiştir.

Başvurucu şirketin anılan belediye encümeni kararına karşı açtığı dava, İzmir

3. İdare Mahkemesinin 27/2/2003 tarih ve E.2002/1318, K.2003/233 sayılı

kararıyla, belgelerde tahrifat yapılarak yapı ruhsatının düzenlendiğinin ve

sahte olduğunun kesinleşen yargı kararı ile saptanmış bulunması karşısında,

geçerli olmayan yapı ruhsatına dayanılarak inşa edilen ve esasen ruhsatsız

konumda bulunan uyuşmazlık konusu yapının yıktırılmasına ilişkin işlemde hukuka

aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Anılan karar, Danıştay 6.

Dairesinin 23/11/2004 tarihli kararıyla onanmış, başvurucunun karar düzeltme

istemi aynı Dairenin 8/6/2005 tarihli kararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihte

kesinleşmiştir. Başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebi de İzmir 3. İdare

Mahkemesinin 20/9/2006 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesi için öne

sürülen nedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan nedenlerden

hiçbirine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

30. Başvurucu, Alaçatı Belediye

Başkanlığına başvurarak yıkım kararının yeniden değerlendirilerek

kaldırılmasını istemiş, başvurusunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine

söz konusu zımni ret işlemine karşı açılan dava “aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan davanın kesin hüküm

nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddi gerektiği”

gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz üzerine anılan karar, Danıştay 14.

Dairesinin 13/11/2012 tarihli kararıyla, “başvurucu tarafından kaldırılması

istenen 27/9/2002 günlü encümen kararına karşı açılan davanın reddedildiği ve

kararın kesinleştiği, kesinleşen yargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptanan

encümen kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağı

bulunmadığı” gerekçesiyle onanmış, karar düzeltme istemi, aynı Dairenin

8/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

31. Başvurucu, 3194 sayılı İmar

Kanunu'nun 32. maddesindeki şartlar yerine getirilmeden yıkım kararı verilmesinin

hukuka aykırı olduğunu, yıktırılmasına karar verilen yapının inşaat ve iskan

ruhsatlarının halen iptal edilmemiş olması dolayısıyla geçerli olduğunu, Kıyı

Kanunu'nda yapılan değişiklikten yararlanmak için herhangi bir usulsüzlük

yapılmasının söz konusu olmadığını, inşaatın imar mevzuatına uygun olarak ve

gerekli izinler alınmak suretiyle tamamlandığını, bu nedenle mal sahipleri için

müktesep hak doğduğunu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararında bahsedilen

inşaat ruhsatının 10/7/1992 tarihli ruhsat olduğu halbuki inşaatın süresinde

tamamlanamaması sebebiyle bu ruhsatın 31/8/1998 tarihinde yenilenmiş olduğundan

ceza mahkemesi kararının bu ikinci ruhsat bakımından hiçbir etkisinin

bulunmadığını, uyuşmazlığın eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak

sonuçlandırıldığını belirtmiştir.

32. Başvurucunun, yargı

kararıyla inşaatın ruhsatının sahte olarak verildiğinin hükme bağlandığı

gerekçesiyle söz konusu otel binasının yıkılmasına karar verilmesine dair

Alaçatı Belediyesi Encümeninin 27/9/2002 tarihli yıkım kararının iptali

talebiyle açtığı dava yıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle

reddedilmiş, anılan karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek

8/6/2005 tarihinde kesinleşmiştir. Başvuru konusu karar 23/9/2012 tarihinden önce

kesinleştiği için zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi içinde

kalmamaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle,

başvuru konusu kararın bireysel başvuruların incelenmeye başlandığı tarih

olarak belirlenen 23/9/2012 gününden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından

başvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin 'zaman bakımından yetkisizlik' nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. İzmir 4. İdare Mahkemesinin Kararı Nedeniyle Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiği İddiası

34. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

35. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

36. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

37. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri

ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki

başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

38. Başvuru konusu olayda

başvurucu, Alaçatı Belediye Başkanlığına başvurarak yıkım kararının yeniden

değerlendirilerek kaldırılmasını istemiş, bu başvurunun cevap verilmeyerek

reddedilmesi üzerine söz konusu zımni ret işlemine karşı dava açmıştır.

Başvurucu derece Mahkemesinin aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan

davanın kesin hüküm nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddine karar

vermesinin anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.

39. Alaçatı Belediyesi

Encümeninin 27/9/2002 tarihli yıkım kararının iptali talebiyle açtığı dava

yıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, anılan

karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 8/6/2005 tarihinde

kesinleşmiştir. Başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebi de Mahkemenin

20/9/2006 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesi için öne sürülen

nedenlerin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine

uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu yıkım kararının yeniden

değerlendirilmesi talebinin idarece zımnen reddi üzerine, zımni ret işleminin

iptali talebiyle dava açmış, İzmir 4. İdare Mahkemesi, 24/3/2010 tarihli

kararıyla, aynı işlemin iptali istemiyle üçüncü kez açılan davanın kesin hüküm

nedeniyle esasına girilmeden incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Başvurucunun

temyizi üzerine anılan karar, Danıştay 14. Dairesinin 13/11/2012 tarihli

kararıyla, başvurucu tarafından kaldırılması istenen 27/9/2002 günlü encümen

kararına karşı açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşen

yargı kararı ile hukuka uygun olduğu saptanan encümen kararının kaldırılması

istemiyle yapılan başvurunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle

onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 8/1/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

40. Başvurucunun iddialarının

özünün derece Mahkemesi ve Danıştay tarafından hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

41. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkeme ve Danıştay kararında bariz takdir hatası veya açık

keyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

42. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının, kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu, derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık

keyfilik de içermediği anlaşıldığından, başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

A. Başvurucunun,

1. İzmir 3. İdare Mahkemesinin

kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”

2. İzmir 4. İdare Mahkemesinin

kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının “açıkça

dayanaktan yoksun olması”

nedenleriyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

12/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal MÜMTAZ AKINCI Raportör : Aliye YILDIZ VARSIN Başvurucu : İstanbul Otelcilik ve Turizm Ticaret A.Ş. Vekili : Av. Mehmet Çetinkurşun

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5259, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5259
Tarih
12 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Fatiş Doğan Başvurusu (B. No: 2014/7223)
  • Aydın Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4642)
  • Sait Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2988)
  • Meral Sürücüler Başvurusu (B. No: 2013/9018)
  • Ercan Altınok Başvurusu (B. No: 2014/10800)
  • Ferhat Tunç Başvurusu (B. No: 2014/6762)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.