İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Güngör Körkemli Başvurusu (B. No: 2014/859)

1. Başvurucu, tutukluluğun makul

Başvuru No2014/859Tarih11 Mart 2015Okuma10 dk · 1.989 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Güngör Körkemli Başvurusu

Karar tarihi
11 Mart 2015
Başvuru Numarası
2014/859
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.989 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, tutukluluğun makul

süreyi aşması ve tutukluluğun devamına dair kararların gerekçelerinin yetersiz

olduğunu ileri sürerek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/1/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm başkanı tarafından

1/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular 1/4/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı,

25/4/2014 tarihli yazısı ile başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Beyoğlu Sulh Ceza

Mahkemesinin 14/11/2010 tarih ve 2010/284 sorgu sayılı kararı ile “kasten insan öldürme” suçundan

tutuklanmıştır.

8. Başvurucu hakkında Beyoğlu

Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2010 tarih ve 2009/21248 sayılı iddianamesi

ile "kasten insan öldürme ve ruhsatsız

bıçak taşımak" suçlarını işlediği iddiasıyla Beyoğlu 1. Ağır

Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

9. Beyoğlu 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2010/337 sırasına kaydedilen dava 23/6/2011 tarihine kadar bu

mahkeme adıyla, 9/8/2011 tarihinden itibaren ise İstanbul 18. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2010/337 sırasına kayıtlı dava olarak yargılamaya devam

edilmiştir.

10. İstanbul 18. Ağır Ceza

Mahkemesi, 22/5/2012 tarih ve E.2010/337, K.2012/172 sayılı kararla başvurucunun

kasten insan öldürme suçundan 25 yıl hapis, bıçak veya diğer aletleri izinsiz

olarak bulundurma suçundan ise 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezaları ile

cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

11. Anılan kararın temyiz

incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi 1/10/2013 tarih ve E.2013/1990,

K.2013/5730 sayılı kararla bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satın alma,

taşıma veya bulundurma suçundan verilen hükmün onanmasına, kasten insan öldürme

suçundan verilen hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.

12. Bozma sonrası yargılamayı

yürüten İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, 14/11/2013 tarih ve E.2013/491 sayılı

tensip kararı ile başvurucunun tutukluluk halinin "atılı suçun niteliği, suça kanunda öngörülen cezanın

üst sınırı, mevcut olgular, tutukluluğun ölçülü olduğu"

gerekçeleriyle devamına, tutukluluk durumunun 6/12/2013 ve 3/1/2014

tarihlerinde incelenmesine, duruşmanın 30/1/2014 tarihine bırakılmasına karar

vermiştir.

13. Başvurucu, 7/1/2014 tarihli

dilekçe ile 3 yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu, salt kuvvetli suç şüphesinin

tutuklama için yeterli olmadığını, suç vasfının değişme ihtimali bulunduğunu,

delillerin toplanmış olması nedeniyle delil karartma ihtimalinin bulunmadığını,

sabit ikametgâhı ve işi bulunduğunu, bu nedenle kaçma şüphesi bulunmadığını

belirterek bihakkın veya adli kontrol hükümleri gereğince tutuksuz

yargılanmasını talep etmiş, itiraz mercii olan İstanbul 19. Ağır Ceza

Mahkemesinin 8/1/2014 tarih ve 2014/34 D.İş sayılı kararı

ile "... isnat olunan suçun vasıf ve

mahiyetine ve tüm dosya içeriğine göre, ... sanığın tutukluluk halinin devamına

dair kararı usul ve yasaya uygun" olduğu gerekçesiyle itirazın

reddine karar vermiştir.

14. Başvurucu, bu kararı

20/1/2014 tarihinde öğrendiğini beyan ederek 21/1/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. İstanbul 18. Ağır Ceza

Mahkemesinin 30/1/2014 tarihli 1. oturumunda başvurucu müdafisinin Yargıtay

bozma ilamına karşı beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulunması üzerine

Mahkeme, başvurucu müdafisine savunması için süre verilmesine, “sanığın üzerine atılı suç yönünden sevk maddesi,

mevcut delil durumuna göre tutuklamanın ölçülü olduğu dikkate alındığında CMK.nun 109/1 maddesindeki adli kontrol hükümlerinin sanık

lehine uygulanmasına dosya içeriğine göre YER OLMADIĞINA, sanık ve müdafisinin

tahliye taleplerinin REDDİNE, sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,”

tutukluluk durumunun 26/2/2014 günü incelenmesine, duruşmanın 21/3/2014

tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.

16. Mahkemenin 21/3/2014 tarihli

2. oturumunda başvurucu müdafisi, başvurucunun tutuklu kaldığı süre dikkate

alınarak tahliyesine karar verilmesi ile esas hakkında savunmalarını hazırlamak

üzere süre talebinde bulunduğu, Mahkeme, başvurucu müdafisine talep ettiği

sürenin verilmesine, “sanığın üzerine atılı

suç yönünden sevk maddesi, somut olguların mevcudiyetine göre tutuklamanın

ölçülü olduğu dikkate alındığında CMK.nun 109/1

maddesindeki adli kontrol hükümlerinin sanık lehine uygulanmasına dosya

içeriğine göre YER OLMADIĞINA, sanık ve müdafisinin tahliye taleplerinin

REDDİNE, sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA”, tutukluluk durumunun

2/4/2014 ve 24/4/2014 tarihlerinde incelenmesine, duruşmanın 20/5/2014 tarihine

bırakılmasına karar verilmiştir.

17. İstanbul 18. Ağır Ceza

Mahkemesi 20/5/2014 tarih ve E.2013/491, K.2014/182 sayılı kararla başvurucunun

kasten insan öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hükmolunan ceza ve tutuklu kalınan süre, ile atılı suçun CMK.100/3 maddesinde

sayılan suç türlerinden olmasına göre tutukluluk halinin devamına karar

vermiştir. Anılan kararın temyizi üzerine halen Yargıtayda

derdesttir.

18. UYAP sisteminde başvurucu

ile ilgili olarak yapılan incelemede başvurucunun 14/11/2011 – 22/2/2011

tarihleri arasında İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/337, K.2012/172

sayılı ilamla almış olduğu 5 ay hapis cezasını infaz etmiş olduğu tespit

edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

19. 4/12/2004 tarih ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli

suç şüphesinin

varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin

bulunması halinde, şüpheli veya sanık

hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi

beklenen ceza veya güvenlik tedbiri

ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde

bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme,

gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur

veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki

suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli

ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda

yer alan;

...

2. Kasten öldürme

(Madde 81, 82, 83),

....”

20. Aynı Kanun’un 101.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir;

“(Değişik fıkra:

02/07/2012-6352 S.K./97.md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki

bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;

a) Kuvvetli

suç şüphesini,

b) Tutuklama

nedenlerinin varlığını,

c) Tutuklama

tedbirinin ölçülü olduğunu,

gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü

olarak bildirilir, ayrıca bir örneği

yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus

kararda belirtilir.”

21. 26/9/2004 tarihli 5237

sayılı Türk Ceza Kanunun 81. maddesi şöyledir:

“(1) Bir insanı

kasten öldüren kişi, müebbet hapis

cezası ile cezalandırılır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 11/3/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 21/1/2014 tarih ve 2014/859

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

23. Başvurucu, 3 yılı aşkın bir

süredir tutuklu olduğunu, tüm delillerin toplanmış olduğunu, tutukluluk

durumunun formül gerekçelerle devam ettirildiğini, Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrasının herkese makul sürede yargılamanın bitirilmesini ve

soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmasını isteme hakkı

tanıdığını, yargılamanın makul süreyi aştığını, kaçma veya delil karartma

ihtimallerinin ortadan kalktığını, bu çerçevede kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

24. Başvurucunun şikâyetlerinin

Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerektiği

sonucuna varılmıştır.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

25. Başvurucunun

iddiaları dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni

de bulunmadığı için başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas

Yönünden

26. Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrası şöyledir:

“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve

soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.

Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını

veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”

27. Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,

yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasında

serbest bırakılmayı isteme haklarına sahip olduğu güvence altına alınmıştır.

28. Tutukluluk süresinin makul

olup olmadığı konusunun, genel bir ilke çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün

değildir. Bir sanığın tutuklu olarak bulundurulduğu sürenin makul olup

olmadığı, her davanın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Tutukluluğun devamı ancak masumiyet karinesine rağmen Anayasa’nın 19.

maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından daha

ağır basan gerçek bir kamu yararının mevcut olması durumunda haklı bulunabilir

(B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 61).

29. Bir davada tutukluluğun

belli bir süreyi aşmamasını sağlamak, öncelikle derece mahkemelerinin

görevidir. Bu amaçla, yukarıda belirtilen kamu yararı gereğini etkileyen tüm

olayların derece mahkemeleri tarafından incelenmesi ve serbest bırakılma

taleplerine ilişkin kararlarında bu olgu ve olayların ortaya konulması gerekir

(B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 62).

30. Tutuklama tedbirine

kişilerin suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunmasının yanı sıra bu

kişilerin kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek

maksadıyla başvurulabilir. Başlangıçtaki bu tutuklama nedenleri

belli bir süreye kadar tutukluluğun devamı için yeterli görülebilirse de

bu süre geçtikten sonra, uzatmaya ilişkin kararlarda

tutuklama nedenlerinin hâlâ devam ettiğinin gerekçeleriyle birlikte

gösterilmesi gerekir. Bu gerekçeler “ilgili”

ve “yeterli” görüldüğü takdirde,

yargılama sürecinin özenli yürütülüp yürütülmediği de incelenmelidir. Davanın

karmaşıklığı, organize suçlara dair olup olmadığı veya sanık sayısı gibi

faktörler sürecin işleyişinde gösterilen özenin değerlendirilmesinde dikkate

alınır. Tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesiyle sürenin makul olup

olmadığı konusunda bir sonuca ulaşılabilir (B. No: 2012/1137, 2/7/2013, §

63).

31. Dolayısıyla Anayasa’nın 19.

maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilip edilmediğinin değerlendirmesinde

esas olarak, serbest bırakılma taleplerine ilişkin kararların gerekçelerine

bakılmalı ve tutuklu bulunan kişiler tarafından yapılan tutukluluğa itiraz

başvurularında sunulan belgeler çerçevesinde kararların yeterince

gerekçelendirilmiş olup olmadığı göz önüne alınmalıdır (B. No: 2012/1137,

2/7/2013, § 64).

32. Öte yandan hukuka uygun

olarak tutuklanan bir kişinin, suç işlediği yönünde kuvvetli belirti ve

tutuklama nedeninin varlığı devam ettiği sürece ilke olarak belli bir süreye

kadar tutukluluk halinin makul kabul edilmesi gerekir (B. No: 2012/1137,

2/7/2013, § 65).

33. Makul sürenin

hesaplanmasında sürenin başlangıcı, başvurucunun ilk kez yakalanıp gözaltına

alındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı durumlarda ise tutuklama

tarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk

derece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (B. No: 2012/1137, 2/7/2013, §

66).

34. Tutukluluk süresinin hesabında

ilk derece mahkemesi önünde yargılama aşamasında geçen sürelerin dikkate

alınması gerekir. Zira kişi yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi

kararıyla mahkûm edilmişse, bu kişinin hukuki durumu “bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu” olma

kapsamından çıkmakta ve tutmanın nedeni ilk derece mahkemesince verilen “hükme bağlı olarak tutma” haline

dönüşmektedir. Bu bakımdan temyiz aşamasında geçen süreler tutukluluk süresinin

değerlendirmesinde göz önünde bulundurulamaz (B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 41).

35. Somut olayda başvuru konusu

yargılama devam ettiği sırada, başvurucunun 14/11/2010 tarihinde başlayan

tutulma hali, yargılamayı yapan mahkemece verilen ve kesinleşen başka bir

kararın infaz edildiği dönemde kesintiye uğramıştır (Bkz. § 18). Bir tutukluluk

kararı ile mahkûmiyet kararının kesişmesi durumunda, mahkûmiyet kapsamında

infaz edilen cezalara ilişkin süreler toplam tutukluluk süresinin hesabına

dâhil edilmez (B. No: 2012/348, 4/12/2013, § 49).

36. Başvurucu 14/11/2010 tarihinde

tutuklanmıştır. Yapılan yargılama sonucu İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi

22/5/2012 tarih ve E.2010/337, K.2012/172 sayılı kararla başvurucunun isnat

edilen suçlardan mahkûmiyetine ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

Anılan kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1/10/2013 tarihli kararı ile

bozulması üzerine yeniden başlayan yargılamada İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi

20/5/2014 tarih ve E.2013/491, K.2014/182 sayılı kararla başvurucunun isnat

edilen suçtan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve tutukluluk

halinin devamına karar vermiştir. Söz konusu karar halen temyiz aşamasında

derdesttir.

37. Başvurucu,

14/11/2010-22/2/2011 tarihleri arasında “ilk

derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü”nün infazı (Bkz. § 18),

22/2/2011–22/5/2012 ve 1/10/2013-20/5/2014 tarihleri arasında bir “suç isnadına bağlı olarak”,

22/5/2012–1/10/2013 ve 20/5/2014 tarihi sonrasındaki sürede ise “hükme bağlı olarak tutma” anlamında

özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Buna göre, başvurucunun başvuru konusu

yargılama kapsamında “suç isnadına bağlı

olarak” toplam tutulma süresi 1 yıl 10 ay 19 gündür.

38. Başvurucu, dava dosyası

kapsamında, kasten insan öldürmek ve ruhsatsız bıçak taşımak suçlarından

yargılanmıştır. Yargılama neticesinde başvurucunun kasten insan öldürme

suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

39. Başvurucu hakkında isnat

olunan suç için Kanun’da belirlenen ceza miktarı, yargılama sonucunda 15 yıl

hapis cezasına hükmolunması, derece mahkemelerince verilen tutukluluğun devamı

ve itirazın reddi kararlarının gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde,

başvurucunun 1 yıl 10 ay 19 günlük tutukluluk süresi Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrası yönünden makuldür. Derece mahkemelerince verilen tutukluluğun devamı

ve itirazın reddine dair kararların gerekçeleri tutukluluğun devamının hukuka

uygunluğunu ve tutulmanın meşruluğunu haklı gösterecek özen ve içeriktedir.

Somut olaydaki tutukluluk halinin devamına ilişkin bu gerekçeler ilgili ve yeterlidir.

40. Açıklanan nedenlerle,

tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların

gerekçelerinin yeterli olmaması iddiası ile ilgili olarak Anayasa’nın 19.

maddesinin yedinci fıkrasının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına

ilişkin kararların gerekçelerinin yeterli olmaması iddiası ile ilgili olarak

Anayasa'nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

11/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Şükrü DURMUŞ Başvurucu : Güngör KÖRKEMLİ Vekili : Av. Orhan KILIÇKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/859, 11 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun
  13. B. Değerlendirme
  14. B. Tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/859
Tarih
11 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • İstanbul Otelcilik ve Turizm Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/5259)
  • Fatiş Doğan Başvurusu (B. No: 2014/7223)
  • Aydın Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4642)
  • Sait Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2988)
  • Meral Sürücüler Başvurusu (B. No: 2013/9018)
  • Ercan Altınok Başvurusu (B. No: 2014/10800)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.