İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Tahsin Kandamar Başvurusu (B. No: 2016/213)

1. Başvuru, bir internet haber sitesine ve sosyal medya hesabına

Başvuru No2016/213Tarih28 Kasım 2019Okuma15 dk · 2.919 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Tahsin Kandamar Başvurusu

Karar tarihi
28 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/213
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.919 kelime·15 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir internet haber sitesine ve sosyal medya hesabına

tamamıyla erişimin engellenmesine karar verilmesinin basın özgürlüğünü ihlal

ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

8. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2016/213 ile 2016/4111

numaralı bireysel başvuru dosyalarının birleştirilmelerine, incelemenin

2016/213 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

10. Başvurucu, bireysel başvuru formunda www.siyasihaber1.org isimli internet

sitesinin sahibi olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, anılan sitenin bir haber

sitesi olmakla birlikte aynı zamanda Sosyalist Yeniden Kuruluş İçin Siyaset

gazetesinin internet ortamındaki eki olduğunu bildirmiş; sitede toplumsal

yaşamın her alanına yönelik olarak sosyalist perspektifle yazı, röportaj ve

haberlerin yayımlandığını ifade etmiştir. Başvurucu; Twitter'da

bulunan @SiyasiHaberOrg

adlı sosyal medya hesabının da adı geçen internet sitesine ait olduğunu,

internet sitesinde yayımladığı haberleri aynı zamanda bu hesap üzerinden de

paylaştığını belirtmiştir.

11. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün talebi ve

(kapatılan) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) 24/10/2015 tarihli

yazısı ile bahsi geçen Twitter hesabının da

aralarında bulunduğu yirmi dokuz; 24/12/2015 tarihli yazısı ile başvurucuya ait

internet sitesinin de aralarında bulunduğu on dokuz internet adresine erişimin

engellenmesine karar verilmiştir.

12. TİB 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında

Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele

Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince

erişimin engellenmesi kararlarını Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğinin onayına

sunmuştur. TİB tarafından Hâkimliğe sunulan dilekçelerde "Bahse konu içeriklerin terörü öven, şiddete ve

suça teşvik eden ve kamu düzenini ve milli güvenliği tehdit eden içerikler ile

yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet

vermesi" nedeniyle erişimlerinin engellenmesine karar verildiği

belirtilmiştir.

13. TİB tarafından onaya sunulan erişimin engellenmesi kararları

Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğince aynı gerekçeyle sırasıyla 24/10/2015 ve

24/12/2015 tarihlerinde onaylanmıştır.

14. Başvurucunun sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine

yönelik onaylama kararına itirazı 9/11/2015, internet sitesine erişimin

engellenmesine yönelik onaylama kararına itirazı ise 15/1/2016 tarihinde Ankara

5. Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmiştir.

15. Ret kararları başvurucuya sırasıyla 3/12/2015 ve 1/2/2016

tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/12/2015 ve 1/3/2016 tarihlerinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı

karar için Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş.

([GK], B. No: 2015/18936, 22/5/2019, §§ 23-34) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu;

i. İmtiyaz sahibi olduğu internet haber portalına

ve Twitter'da yer alan sosyal medya hesabına erişimin

bütünüyle engellendiğini ancak hem idarenin erişimin engellenmesi kararlarında

hem de sulh ceza hâkimliklerinin onaylama ve onaylama kararına itirazın reddi

kararlarında söz konusu tedbirin hangi gerekçeyle alındığının açıklanmadığını

belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

ii. İnternet haber sitesinin ve sosyal medya hesabının tümüne

yönelik gerekçesiz olarak alınan tedbir kararlarının sansür niteliğinde

olduğunu ve ifade özgürlüğüne yönelik orantısız bir müdahale oluşturduğunu

belirterek ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

iii. Erişimin engellenmesi kararlarına itirazın üst mahkemede

değil yine başka bir sulh ceza hâkimliğinde karara bağlanmasının Anayasa'nın

36. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

19. Bakanlık görüşünde, başvuru konusu internet sitesine

erişimin engellenmesi kararının millî güvenlik, kamu düzeninin korunması, suçun

önlenmesi için demokratik bir toplumda gerekli, erişimin engellenmesi kararı

için gösterilen gerekçelerin de ilgili ve yeterli olduğu belirtilmiştir.

20. Bakanlığın görüşüne cevap dilekçesinde başvurucu, bireysel

başvuru dilekçesindeki iddialarını tekrarlamıştır. Başvurucu ek olarak internet

sitesine ve sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine neden olan somut bir

haber veya köşe yazısına Bakanlığın görüşünde de yer verilmediğini

belirtmiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sulh ceza hâkimliklerinin

erişimin engellenmesi kararına itirazın bu yargı mercilerince karara

bağlanmasının etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiği ile ilgili

şikâyetlerine benzer şikâyetler Anayasa Mahkemesince daha önce birçok kararda incelenmiştir.

Bu kararlarda sulh ceza hâkimliklerinin yapısal özellikleri dikkate alınarak

Anayasa Mahkemesince söz konusu iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olduğu

sonucuna varılmıştır (Hikmet Kopar ve

diğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; Mehmet Baransu (2),

B. No: 2015/7231, §§ 64-78, 94-97). Eldeki başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu

kararlarından ayrılmayı gerektirecek bir durum görülmediğinden başvurucunun

diğer şikâyetlerine odaklanılacak ve başvurucunun iddiaları ifade özgürlüğü ve basın

özgürlüğü kapsamında incelenecektir.

22. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”

kenar başlıklı 26. maddesi ve “Basın

hürriyeti” kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(26) Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik,

kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi

ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, ...

amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri

hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

24. İnternet haber sitesine ve sosyal medya hesabına tümüyle

erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararları ile

başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve

hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik

toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

26. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın

13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından

öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp

sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

27. İfade ve basın özgürlüklerine yönelik müdahalenin 5651

sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında yapıldığı tespit edilmiştir.

ii. Meşru Amaç

28. Başvuruya konu internet haber sitesine ve sosyal medya

hesabına erişimin engellenmesine ilişkin kararın yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunmasına

yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna

ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin

Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

29. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynı

kararda bkz. §§ 47-75) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 8/A Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında

Bazı Tespitler

30. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında

5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi ile getirilen içeriğin yayından çıkarılması ve

yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı bir şekilde

incelemiştir. Mahkemeye göre bu usul, kanun koyucunun internet ortamında

işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin yapılabilmesi ihtiyacı nedeniyle

öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

63; Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, § 55).

31. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamındaki erişimin

engellenmesi yolu ancak gecikmesinde sakınca bulunan, dolayısıyla ivedilikle

müdahale etmeyi gerektirecek hâllerde işletilmesi gereken istisnai bir yoldur.

Dolayısıyla başvuruya konu internet yayınına erişimin engellenmesi tedbirinin

alınmasının haklılığı, ancak bir görüşte haklılık veya ilk bakışta (prima facia)

haklılık olarak nitelendirilebilir. Yetkili makamlardan, bu yolun gecikmesinde

sakınca bulunan hâllere özgü olarak kullanılması gereken istisnai bir yol

olduğu bilinciyle hareket ederek hassasiyetle karar vermeleri beklenir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 71;

Ali Kıdık,

§ 59).

32. Şiddeti öven, kişileri terör örgütünün yöntemlerini

benimsemeye, şiddet kullanmaya, nefrete, intikam almaya veya silahlı direnişe

tahrik ve teşvik eden yayınlar gibi internet ortamında demokratik toplum

düzenini tehlikeye atan yayınların daha ileri bir inceleme yapılmaya gerek

olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun'un 8/A

maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 72). Böyle

durumlarda ilk bakışta ihlal doktrini

internet ortamında yapılan yayınlara karşı kamusal menfaatlerin hızlı bir

şekilde korunması ihtiyacıyla ifade hürriyeti arasında adil bir denge

sağlayacaktır (Ali Kıdık,

§§ 62, 63).

(3) 5651

Sayılı Kanun'un 8/A Maddesi Kapsamında Erişimin Engellenmesine Karar Verilmesi

Biçimindeki Müdahalelerde İdari ve Yargısal Makamlar Tarafından Gözetilmesi

Gereken Hususlar

33. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında;

ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun kabul edilebilmesi için 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında

verilen erişimin engellenmesi kararlarında idari ve yargısal makamlar

tarafından gözetilmesi gereken hususları açıkça ortaya koymuştur (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §§

73-75).

34. Erişimin engellenmesi kararı onayına sunulan sulh ceza

hâkimliğinin ve itiraz mercinin, erişimin

engellenmesi kararının verilmesini talep eden ve/veya kararı veren idari

makamlarla aynı sonuca ulaşmaları ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla

kararlarına yansıtmaları, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından

yeterlidir. Sulh ceza mahkemesinin erişimin engellenmesine ilişkin idari

kararların gerekçelerini tekrar ettiği veya atıfla yetindiği hallerde Anayasa

Mahkemesi, dayanılan idari kararların gerekçelerini denetleyecektir. İfade

özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan

kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26.

maddesini ihlal edecektir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

73).

35. Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynı

kararda bkz. § 74) kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili

ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer

başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurlar şu şekilde sıralanmıştır:

i. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi

için gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı idari ve yargısal

makamlar tarafından ortaya konmalıdır.

ii. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerin yaşam hakkı ile

kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması

sebeplerinden bir veya birkaçına bağlı olarak ortaya çıkabileceği dikkate

alındığında yayının içeriği ile bu sebepler arasındaki ilişkinin tam olarak

gösterilmesi gerekir.

iii. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusu

yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle bir

ilişkisi varsa ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin

faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında denge

kurulmalıdır.

iv. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin, kişileri nefrete,

intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,

- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin bir

kısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,

- Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış

bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde ülkenin bir kısmında veya tamamında

çatışmaların yoğunluk derecesi ile ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin

yayına erişimin engellenmesi kararına etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin demokratik bir toplumda zorlayıcı

bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının ve

tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi

gerekir.

36. Bir terör örgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıran açıklamaların silahlı direnişe tahrik,

şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığın kışkırtılması olarak kabul edilmesi

mümkündür. Bununla birlikte yalnızca bir terör örgütünün fikirlerini ve

hedeflerini içerdiği, resmî politikaları ağır bir şekilde eleştirdiği veya

terör örgütünün resmî politikalarla olan ihtilaflarını değerlendirdiği

gerekçesiyle internet içeriğine erişimin engellenmesi -yukarıda bir kısmı

gösterilen sebeplerden bir veya daha fazlası da bulunmadığı takdirde-

müdahaleyi haklı göstermez (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

75; Halil Bayık [GK], B. No:

2014/20002, 30/11/2017, § 46).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

37. Somut olayda TİB, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel

Müdürlüğünün talebi üzerine 24/10/2015 tarihinde başvuruya konu Twitter hesabının da aralarında bulunduğu yirmi dokuz,

24/12/2015 tarihinde başvurucuya ait internet sitesinin de aralarında bulunduğu

on dokuz internet adresine yaşam hakkı ile

kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet vermesi nedeniyle

erişimin engellenmesine karar vermiş; daha ileri bir değerlendirmede

bulunmamıştır. TİB, bu kararları Sulh Ceza Hâkimliğinin onayına sunmuş ve

Hâkimlik kararları aynı gerekçeyle onaylamıştır. Başvurucunun onaylama

kararlarına yaptığı itirazlar da reddedilmiştir.

38. Çekişmesiz bir dava sonucunda bu kararı verebilmenin ancak

hukuka aykırılığın ve kamusal menfaatlere müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak

kadar belirgin olduğu, zararın süratle giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde

mümkün olduğu hatırlanmalıdır (Birgün İletişim ve

Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 85; Ali

Kıdık, § 83). Somut olayda 5651 sayılı

Kanun'un 8/A maddesinde sayılan meşru sebeplere dayanılarak başvuruya konu

internet haber sitesinin ve sosyal medya hesabının da aralarında bulunduğu

toplam kırk sekiz internet adresine erişim engellenmiş ancak ne idari

makamlarca ne derece mahkemelerince anılan Kanun maddesi kapsamında yapılan

müdahalelerde gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilmiştir. Erişimin engellenmesi

kararlarında isimleri sayılan kırk sekiz internet adresi arasında yer alan

başvuruya konu internet haber sitesi ile sosyal medya hesabına erişiminin

engellenmesine yönelik olarak bu adreslerde yer alan içerikler ile sınırlama

sebebi arasındaki ilişki ortaya konulamadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan

bir durumun varlığı da gösterilememiştir. Bahsi geçen sayıdaki adrese erişim

genel gerekçeler ile engellendiğinden başvuru konusu internet haber sitesinde

ve sosyal medya hesabında yer alan yayınların hangi kısımlarının hangi

nedenlerle yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet

vereceği kararlarda yer almamaktadır.

39. Üstelik hem internet haber sitesine hem de sosyal medya

hesabına erişim tümüyle engellenmiştir. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesinin (3)

numaralı fıkrasında; anılan madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi

kararlarının ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL,

vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilebileceği ancak

teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya

ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda

internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı

verilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu hüküm karşısında içeriğe erişimin

engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği hususunda bir gerekçelendirme de

yapılmadığı dikkate alındığında başvurucunun sahibi olduğu internet haber

sitesine ve sosyal medya hesabına tamamıyla erişimin engellenmesi şeklindeki

müdahalenin ifade ve basın özgürlükleri önünde orantısız müdahale teşkil ettiği

açıktır.

40. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında idari ve/veya

yargısal makamlarca, başvuruya konu internet haber sitesine ve sosyal medya

hesabına tümüyle erişimin engellenmesi şeklindeki kısıtlamanın zorunlu bir

sosyal ihtiyacı karşıladığı ve orantılı olduğu, dolayısıyla demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile

gösterilememiştir.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve 28. maddesinde güvence altına alınan basın

özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

43. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

44. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesi başvurucunun sahibi olduğu internet haber

sitesine ve sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine karar verilmesinin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle

başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararlarından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

46. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal

sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun

yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

47. İşbu ihlal kararı başvuruya konu internet adreslerinin 5651

sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında erişimi engellenebilecek nitelikte

adresler olup olmadığına yönelik bir inceleme içermemektedir. İlgili derece

mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen

yöntemle yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu

içeriğe erişimin engellenmesine veya engellenmemesine karar vermelidirler.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 466,40 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.941,40 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın birer örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gölbaşı Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/972 D. İş ve 2015/1197 D. İş )

GÖNDERİLMESİNE,

D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 466,40 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.941,40 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Tahsin KANDEMİR Vekili : Av. Ali Deniz CEYLAN Av. Sevgi KALAN GÜVERCİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/213, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  13. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/213
Tarih
28 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Edaviye Türker ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/2625)
  • Ekrem Çavdar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/69656)
  • Abdullah Süngü Başvurusu (B. No: 2016/7039)
  • Gürkan Demirtaş Başvurusu (B. No: 2016/12475)
  • Niyazi Birol Başvurusu (B. No: 2016/782)
  • Açılım İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/5804)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.