İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ekrem Çavdar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/69656)

1. Başvuru, iş kazası sonucu meydana gelen ölüm

Başvuru No2016/69656Tarih28 Kasım 2019Okuma24 dk · 4.837 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ekrem Çavdar Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
28 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/69656
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.837 kelime·24 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, iş kazası sonucu meydana gelen ölüm

olayıyla ilgili yürütülen soruşturmada bir kısım şüpheli hakkında ek

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere

göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

7.Başvurucuların yakını olan, 1983 doğumlu U.Ç. işçi

olarak çalıştığı G. Gübre Sanayii A.Ş.ye (G. Gübre A.Ş.) ait fabrikanın CAN

(kalsiyum amonyum nitrat) pril kulesinde 19/7/2015 tarihinde meydana gelen

patlamada yaşamını yitirmiştir. Olayda bir başka işçi (M.K.)de yaralanmıştır.

8. Olayla ilgili olarak Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı

(Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından derhâl başlatılan soruşturmada 19/7/2015

tarihli Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanağa

göre başvurucuların yakını, kafatası ve akciğer harabiyeti ile çoklu kemik

kırığı sebebiyle vefat etmiştir.

9. Başvurucular 4/11/2015 tarihinde aralarında A.R.Y.,

M.Y. ve Y.Y.nin de bulunduğu, olayda sorumluluğu olduğunu iddia ettikleri kişiler

hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucular

dilekçede özetle A.R.Y., M.Y. ve Y.Y. yönünden yaptıkları şikâyette bu üç

şahsın işveren ve işveren vekili sıfatını taşıdığı, 1. sınıf gayri sıhhi

müessese olduğu hâlde işyerinin gerekli vasıflara sahip olmadığını, işyeri

sahiplerinin mevzuatın kendilerine yüklediği görev ve sorumlulukları kasıt

ölçüsündeki ihmalleriyle ihlal ettiklerini, şirkette genel müdür pozisyonunda

görevlendirme yapılmadığını, dolayısıyla şirketin üç kişiden oluşan Yönetim

Kurulu tarafından yönetildiğini, söz konusu üç şirket yetkilisinin iş ve işçi

güvenliğine dair tedbirleri almaya yönelik hiçbir davranışta bulunmadıklarını

dile getirmiştir.

10. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Gemlik İlçe

Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekibince (İlçe OYİE) pril kulesine dikey

olarak yükselen amonyum nitrat, buhar ve sirkülasyon borularından incelenmek

üzere numune alınmıştır.

11.Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından G. Gübre A.Ş.den

19/7/2015 tarihi itibarıyla güncel kayıtları ve adlarına dair bilgi içerecek

şekilde işletme ve üretim organizasyon şemasının, şirketin genel müdürlük

yetkisinin kime ait olduğunun, bu yetkilinin görev ve sorumluluklarının neler

olduğunu belirten belgelerin, M.M. isimli şahsın hangi pozisyonda çalıştığı ile

görev ve sorumluluklarının neler olduğuna gösteren belgelerin iletilmesi talep

edilmiştir. Talep edilen bilgi ve belgeler G. Gübre A.Ş. tarafından Cumhuriyet

Başsavcılığına iletilmiştir.

12. İlçe OYİE tarafından yapılan inceleme sonucunda bomba

imha uzmanları tarafından yapılan incelemeye dair tutanağın ilgili kısımları

şöyledir:

"...

23/07/2015 günü belirtilen adreste bulunan patlama

noktası ve patlayan materyaller üzerınde inceleme yapılmış, ayrıca patlamanın

meydana geldiği noktanın çeşitli bölgelerinden numuneler alınmış, patlayan

materyaller üzerinden svap alınmış, alınan numuneler ve svaplar 24/07/2015 günü

... sayılı yazı ile Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne Patlayıcı

Madde analizi yapılmak üzere gönderilmiştir.

Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürl üğünce ...

gerekli patlayıcı madde analizi yapılmış, gönderilen bulgular üzerinde Amonyum

Nitrat (NH4N03) tarımsal gübre olarak kullanılan kimyasal kalıntılarına

rastlanılmış ayrıca bu kimyasal madde[nin]

patlayıcı özellik gösterebileceği belirtilmiştir.

Belirtilen adreste faaliyet gösteren iş yerinin tarımsal

amaçlı gübre üretmesi sebebi ve üretilen gübreninde ana maddesininde Amonyum

Nitrat olduğundan alınan numuneler ve svaplarda bu maddeye rastlanılması normal

karşılanmaktadır. Alınan numuneler ve svaplarda haricen farklı patlayıcı

maddeye rastlanılmaması ve patlayan materyaller üzerinde gözle yapılan

incelemede de dışarıdan herhangi bir müdahale ile patlama olmadığı kanaati

hasıl olduğundan patlamanın eldeki mevcut sistemin çalışmasından dolayı teknik

sebepler içerdiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtiğimiz sebeplerden dolayı

patlamanın konumuzla ilgisi olmadığı kanaati hasıl olmuştur..."

13.Cumhuriyet Başsavcılığınca talep edilmesi üzerine A

sınıfı iş güvenliği uzmanı olan makine mühendisi ve kimyagerden oluşan

bilirkişi heyetince 23/7/2015 tarihli rapor hazırlanmıştır. Raporda, genel

müdür olarak görev yaptığı tespit edilen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

M.Y.nin, teknik genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı tespit edilen

A.G.K.nın, gübre üretim mühendisi olarak görev yaptığı tespit edilen İ.M.H.nin

tali kusurlu, fabrika üretim müdürü olarak görev yaptığı tespit edilen G.T.nin

asli kusurlu olduğu, gübre üretim kimyageri olarak görev yaptığı tespit edilen

M.M.ye eksik bilgi sunulması nedeniyle kusur atfedilemediği, başvurucuların

olayda ölen yakınları U.Ç. ile olayda yaralanan işçi M.K.nın kusurunun

bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Raporun ilgili kısımları şöyledir:

"...

5-SORUŞTURMA KAPSAMINDA TOPLANAN BELGELER İNCELENDİĞİNDE:

1-01.08.2014 tarihli Acil Durum Planının hazırlandığı,

2-16.07.2012 ve 24.07.2014 rapor tarihli Patlamadan

Korunma Dokümanının olduğu ancak ATEX 95,94/9, ATEX 137, 99/92/EC

Direktiflerine göre uygun hazırlanmadığı,

3- 04.12.2012 ve 23.07.2014, 12.11.2014 tarihli Risk

Analizi hazırlandığı,

4- İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu toplantı tutanakları

incelendiğinde en son 29.05.2015 tarihli olduğu, Haziran ayı ile ilgili

toplantı tutanağı bulunmadığı görülmüştür.

5- [G.] Gübre

Sanayi A.Ş. İş Güvenliği Departmanı önleyici Faaliyet Formları incelendiğinde

en son düzenlemenin 24.12.2014 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra önleyici

faaliyet işlenmediği görülmüştür.

6- Son 1 haftalık (13.07.2015-19.07.2015) Günlük Üretim

ve Faaliyet Raporu defteri kayıtları incelendiğinde: Kayıtların elle tutulduğu

ve son kaydın 01.00'da alındığı tüm değerlerin normal seyrettiği görülmüştür.

7- ... Ana kumanda odasındaki kayıtlarda ise 12.07.2015

tarihli 08.00-16.00 vardiyasında P201 A pompası kaidesi deformasyondan dolayı

kaidesi sökülüp zemine beton dökülecek. 13.07.2015 tarihli 8.00-16.00

vardiyasında P201 A pompası soküldü zemin çalışması devam ediyor. 14.07.2015

tarihli 8.00-16.00 vardiyasında P201 A emiş vanası iç kaçağı tespit edildi.

Tahliyeden nitrat; geliyor. 17.07.2015 tarihli 24.00-08.00 vardiyasında P201

A'nın kaplin ayan yapıldı, enerjisi verildi bilgisi bulunmaktadır.

8- Emniyet Vanası Periyodik Kontrol İzleme Fonnu

incelendiğinde;... son test tarihi: l0.06.2015 olduğu, ... Kontrol Periyodunun

1 yıl olması belirtildiği halde formda her yıl düzenli olarak kontrol

edilmediği görüldü.

9- A Sınıfı İş Güvenliği Uzman Sözleşmesi 21.10.2013

tarihinde yapıldığı, Fabrikanın çok tehlikeli sınıfta olduğu belirtilmektedir.

...

16- 01.08.2014 tarihli hazırlanan Acil Durum Planında

geçen görevlilerin isimlerine göre: Gübre Üretim: [M.M.] (Kimyager), Gübre Üretim: [İ.M.H.]

(Mühendis), Gübre Fabrikası Üretim Müdürü: [G.T.], Genel Müdür Yrd.: [A.G.K.],

Genel Müdür (Yönetim Kurulu Başkan Yrd.): [M.Y.] olarak

belirtilmektedir.

...

7- BİLİRKİŞİ HEYETİNİN DEĞERLENDİRMESİ:

Patlamanın olduğu anda C.A.N'ın (Kalsiyum Amonyum Nitrat

Tesisi) devrede olduğu, geriye doğru 1 haftalık tüm vardiyalar incelendiğinde

uzun süreli duruşların olmadığı, ... olay yerinde borular (Buhar ve NH4N03

boruları) üzerinde yapılan teknik incelemeler sonucunda patlamanın NH4N03

(Amonyum Nitrat) borularının prill kulesi 4.katta prill kulesi gübre prilleme

bölümüne giriş dış kısmında meydana geldiği, amonyum nitrat patlamasının proses

kaynaklı olabileceği kanaati oluşmuştur. Proses gereği her duruşta ve devreye

alınmadan önce P201 pompa basma hattı dıştan buharla ısıtılan caketli boru

içinden geçen Ni-Cr paslanmaz Amonyum Nitrat çözeltisi borularında yıkama yapılması

gerektiği bu temizlik işlemlerinin yeterli olmaması durumunda uzun zaman içinde

amonyum nitrat boruların iç çeperlerine yap[ı]şarak

o bölgelerde konsantrasyon ve sıcaklık artışına neden olacağı (patlama noktası

değerlerine ulaşacağı) amonyum nitratta bozulmalar başlayıp ani gazlaşma olması

nedeniyle boru içindeki basınçta artmaya neden olacağı, bu nedenle borularda

dışarı balonlaşmalar oluşturduğu, daha sonra zayıf bölgelerde patlamalar

olduğu, bazı balonların yırtılmış olduğu ve açılan deliklerin üstten parça

koyularak kaynaklı tamiratların yapılmış olduğu, bazı noktalarda baloncuklar

şeklinde kaldığı görülmüştür. ...

...

9- SONUÇ VE KANAAT

...

9.1) Meydana gelen olayın 5510 sayılı SGK'nu 13.maddesine

göre iş kazası olduğu,

9.2) İş kazasının olmasında bir kasıt unsurunun

bulunmadığı,

9.3) Genel Müdür (Yönetim Kurulu Başkanı Yrd.) [M.Y.]: ... Sadece Yönetim Kurulu Başkanı Yrd.

Pozisyonunda olsa idi kusur oranı verilemeyeceğini fakat [G.] Gübre

Sanayii AŞ. istenen İşyeri Organizasyon Şemasına göre aynı zamanda Genel Müdür

olduğu bu görevinden (Genel Müdür) dolayı kusur oranı verilebileceği, çift

görev konumunda olup İşveren sıfatındadır. İşyerinde parlayıcı ve patlayıcı

maddelerin tehlikeli konsantrasyonlara ulaşmasını önlemediği veya önletmediği,

Tesis, makine ve ekipmanın sürekli kontrol altında tutulmasını sağlamadığı veya

sağlatmadığı, Patlama basıncının etkisini azaltacak düzenlemeler yapmadığı veya

yaptırtmadığı, patlamaların önlenmesi ve bunlardan korunmayı sağlamak amacıyla,

yapılan işlemlerin doğasına uygun olan teknik ve organizasyona yönelik

önlemleri almadığı veya aldırmadığı, patlayıcı ortam oluşmasını önlemediği ve

önletmediğinden C.A.N Ünitesi Pril Kulesinde oluşan Amonyum Nitrat Patlamasında

ölüm1ü ve yaralanmalı (2 kişi) şekilde meydana gelen iş kazasında Tali Kusurlu

olduğu,

9.4) Teknik Genel Müdür Yardımcısı [A.G.K.]: ... Madde:16 Fabrikanın makine, teçhizat ve

insan gücünün en verimli ve karlı biçimde çalıştırılmasını sağlamak amacıyla

gerekli emniyet önlemlerinin almak, araç ve gereç ihtiyaçlarını saptamak ve

temin edilmesine çalışmak. ... Madde: 26 İdari ve yargı mercileri ile üçüncü

şahıslara karşı firmayı yönetim kurulunun verdiği yetki dahilinde temsil etmek.

Madde: 29 Şirketi resmi devlet daireleri ve diğer resmi kurumlar, gerçek ve

tüzel kişiler ile yapılacak bütün anlaşma ve taahhüdlerde şirket unvanı altında

yönetim Kurulunun verdiği yetki dahilinde temsil etmek. Madde 26, Madde 29

dayanarak İşveren Vekili sıfatı olduğuda anlaşılmaktadır. Madde.16'daki

görevlerini yerine getirmediğinden, İşyerinde parlayıcı ve patlayıcı maddelerin

tehlikeli konsantrasyonlara ulaşmasını önlemediği veya önletmediği, Tesis,

makine ve ekipmanın sürekli kontrol altında tutulmasını sağlamadığı veya

sağlatmadığı, Patlama basıncının etkisini azaltacak düzenlemeler yapmadığı veya

yaptırtmadığı, patlamaların önlenmesi ve bunlardan korunmayı sağlamak amacıyla,

yapılan işlemlerin doğasına uygun olan teknik ve organizasyona yönelik

önlemleri almadığı veya aldırmadığı, patlayıcı ortam oluşmasını önlemediği ve

önletmediğinden C.A.N Ünitesi Pril Kulesinde oluşan Amonyum Nitrat Patlamasında

ölüm1ü ve yaralanmalı (2 kişi) şekilde meydana gelen iş kazasında Tali Kusurlu

olduğu,

9.5) Gübre Fabrikası Üretim Müdürü [G.T.]: ... Madde:6 Proses iyileştirme, uygulama ve

geliştirme çalışmaları yapmak. ... Madde 6 daki görevlerini yerine

getirmediğinden, hazırladığı talimatların uygu1amasını denetlemediği veya

denetletmediğinden, işyerinde parlayıcı ve patlayıcı maddelerin tehlikeli

konsantrasyonlara ulaşmasını önlemediği veya önletmediği, Tesis, makine ve

ekipmanın sürekli kontrol altında tutulmasmı sağlamadığı veya sağlatmadığı,

Patlama basıncının etkisini azaltacak düzenlemeler yapmadığı veya

yaptırtmadığı, patlamaların önlenmesi ve bunlardan korunmayı sağlamak amacıyla,

yapılan işlemlerin doğasına uygun olan teknik ve organizasyona yönelik

önlemleri almadığı veya aldırmadığı, patlayıcı ortam oluşmasını önlemediği ve

önletmediğinden C.A.N Ünitesi Pril Kulesinde oluşan Amonyum Nitrat Patlamasında

ölüm1ü ve yaralanmalı (2 kişi) şekilde meydana gelen iş kazasında Asli Kusurlu

olduğu,

9.6) Gübre Üretim: [İ.M.H.]

(Mühendis): ... Madde:3 Devreye giriş ve devreden çıkışlarda işletmede bulunup

gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamak. Madde:5

Proseslerle ilgili her türlü aparatın çalışmasını, bakımının yapılmasının ve

üretimle ilgili kontrol ve deneylerin yapılmasını sağlamak ve kontrol etmek.

Üretim Müdüründen aldığı talimatlara göre çalıştığı görülmektedir. Madde:3 ve

Madde:5'deki görevlerini yerine getirmediğinden C.A.N ünitesi Pril Kulesinde

oluşan Amonyum Nitrat Patlamasında ölümlü ve yaralanmalı (2 kişi) şekilde

meydana gelen iş kazasında, Tali Kusurlu olduğu,

..."

14. Cumhuriyet Başsavcılığınca talep edilmesi üzerine

aynı bilirkişilerce 2/9/2015 tarihli ek rapor hazırlanmıştır. Raporda Yönetim

Kurulu Başkanı A.R.Y., Başkan Yardımcısı M.Y. ve Üye Y.Y.ye söz konusu

fabrikada çalışmadıklarından cezai kusur verilemeyeceği, teknik genel müdür

yardımcısı ve sorumlu müdür olarak görev yaptığı tespit edilen A.G.K. ile gübre

departmanında üretim müdürü olan G.T. ve gübre departmanı üretim

mühendisi-kimyager olarak görev yaptığı tespit edilen M.M.nin asli kusurlu

oldukları, Gübre Departmanı Üretim Mühendisi İ.M.H.nin tali kusurlu olduğu tespitlerine

yer verilmiştir. Raporun ilgili kısımları şöyledir:

"...

2- Özetle İfadeler: 1-Bilgi veren C.A. (Teknisyen) : Ben

2007 yılından beri Gübre Fabrikasında çalışırım. Fabrikanın sistem değiştirmesi

ile vardiya odası 3-3.5 ay kadar önce yenisi yapılmak üzere yıkıldı.... Bu

sırada 4. katta gaz çıkışı vardı. İş Güvenliği Uzmanı [E.] Bey yardımcısı [F.yi] yolladı. Gazın insan

sağlığına zararlı olduğu tespit edilmesi üzerine elektrikçiler ve vardiya

odasını yapacak taşeron işçileri oradan uzaklaştırıldı. 1 aydır oradan gaz

çıkmaktadır. ... Üretimin durdurulması ve vardiye odasının tamamlanması için

orada çalışanların tamamının talebi olmuştur. Bende bu talepler icin Üretim

Müh. [M.M]., [İ.M.H.] Üretim Müdürü [G.T.ye] bilgi verdim.

... Patlamanın sebebi 7-8 gündür tıkalı olan sirkülasyon hattından kaynaklanmış

olabilir. Sirkülasyon hattt 7-8 gündür tıkalı idi. Üretim Mühendislerinin

bilgisi ile önce su basılmak suretiyle daha sonrada nitrik asit katılmak

suretiyle sirkülasyon hattının açılması sağlanmıştır. Olaydan bir vardiya

öncesi sirkülasyon hattı tıkalı idi. Bundan üretimde görevli mühendislerin ve

üretim müdürünün bilgisi vardı...

2- Bilgi veren [M.G.]:.

07.01.2014 tarihinden itibaren CAN Pril işletmesinde çalışmaktayım. ... Son on

gündür amonyum nitrat sirkülasyon hattı tıkalı idi. Bu durumdan bütün amirlerin

bilgisi vardı. [G.] Bey ve [M.] Beyin talimatı ile tıkalı hatta

ilk olarak su verildi. Daha sonra sirkülasyon ceketli hattına yine

[G.T.nin] emri ile buhar verildi. Fakat bu çalışmalara rağmen durum

düzelmedi. Patlamadan 3 gün önce [M.M.nin] emri ile sirkülasyon hattına

10 dakika süresince nitrik asit verildi. ... 3 ay önce Scrubber isimli sistem

geldi. içerde bulunan gazın dışarı atılması amaçlandı. Bu sistemden sonra pril

kulesinde aşırı gaz ve duman oluşmaya başladı. [G.T., M.M., E.E.ye]

durumu aktardık, çalışamıyoruz dememize rağmen umursamadılar. Patlamanın ilk

sebeplerinden biri Scrubber Sistemlerinden dolayı değişen sirkülasyon hattının

yeni planıdır. Önceki planda sirkülasyon hattı 90 derece dik vaziyette inerken

yeni sistemde eğik bir hal aldığından nitrat akışı yavaşlamıştır....

...

12- Bilgi veren

[M.K.]: Ben yaklaşık 1,5 senedir Gemlik Gübre Fabrikasında işçi olarak

çalışırım.... İşletme müdürü [G.T.nin] haberi vardı. ... Teknik emniyetin

yaptığı ölçümlerde çalıştığımıız yerin %80-85 civarında boğucu amonyak gazına

maruz kaldığını tespit etti. İşletme müdürü gazın olmadığı bir bölgede

çalışmamız yönünde teknik emniyete bilgi veriyor. Teknik emniyette gerekli

ölçümü yaptıktan sonra en güvenli yer olan merdiven boşluğunda çalışmamızı bize

söylüyor. Hatlarda kaçak ve sızıntı olmadığı sürece hatlarda kesinlikle bakım

yapılmıyordu. Bu olay yaşanmadan 10 gün önce sirkülasyon hattında bir tıkanma

meydana geldi. Kalsiyum amonyum nitrat tıkanması olduğunu düşünüyorum.

Tıkanmanın olduğunu bildikleri halde yetkililer üretimin devam etmesini

istediler. Hattın açılmasını sağlamamız için bize su, asit ve buhar ısıtmaları

kullanmamız istendi. Gelen vardiyaların hepsi bu işlemi yaptı. ... Bu

patlamanın olduğu her güne kadar bu işlemleri sürdürdük. Orada yaptığımız

çalısmaların tümünde işletme müdürü ve proses mühendisi teknisyeni sözlü

talimat verir. Ben bu patlamanın tıkalı sirkülasyon hattından meydana geldiğini

tahmin ediyorum. Orada çalıştığımız koşullardan fabrika genel müdürünün,

işletme müdürünün, proses mühendisinin, teknik emniyetin, ve sendikanın

bilgileri vardı.

...

...Yönetim Kurulu Başkanı [A.R.Y.], Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı [M.Y.],

Yönetim Kurulu Üyesi [Y.Y.nin] herhangi ikisinin Şirket ünvanı ile

birlikte atacakları imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine oybirliği

ile karar verilmiştir.

...

4.4) 1 Ekim 2003 ile 5 Ağustos 2015 tarihleri arasındaki

Türkiye Ticaret Sicili Gazeteleri incelendiğinde: ... [G.] Gübre Sanayii A.Ş. Ana Sözleşme Tadil Metni

Madde:18 Genel Müdür pozisyonu olduğu, diğer Türkiye Ticaret Sicili

Gazetelerinde bu pozisyon ile ilgili bilgi bulunmadığı, ... [G.] Gübre

Sanayii A.Ş.Yönetim Kurulu. Yönetim Kurulu Başkanı [A.R.Y.] ([Y.] Holding

A.Ş. Temsilcisi.), Başkan Yardımcısı [M.Y.] ([Y.] Yakıt Pazarlama

A.Ş. Temsilcisi), Üye [Y.Y.] ([Y.] Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş.

Temsilcisi.)... Madde.15 Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri. Yönetim Kurulu

temsil yetkisini, yönetim işlerinin hepsini veya bir kısmını murahhas üyelere

veya yönetim kurulu üyesi olmayan müdürlere, şirket çalışanlarına veya gerekli

gördüğü kişilere bırakabilir. 14.08.2015 tarihinde [G.] Gübre A.Ş.'den

istenen belgelerde: 01.06.2014 yayın tarihli Teknik Genel Müdür Yardımcısı

görev talimatı ve sorumlulukları destek dokümanının 1-7-14-26-28-29-30-32-34

maddeleri incelendiğinde görüleceği gibi Teknik Genel Müdür Yardımcısı direk

olarak Yönetim Kuruluna bağlıdır ve arada bir üst amiri yoktur denilerek [G.]

Gübre Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulundaki kişilerin fabrikada çalışmadığı

anlaşılmaktadır. Bu durumda [G.] Gübre Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu

Başkanı [A.R.Y.ye] ([Y.] Holding A.ş. Temsilcisi.), Başkan

Yardımcısı [M.Y.ye] ([Y.] Yakıt Pazarlama A.Ş. Temsilcisi), Üye [Y.Y.ye]

([Y.] Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş. Temsilcisi.) cezai kusur verilem[e]yeceği;

..."

15. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay hakkında

düzenlenen fezleke Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir. Bursa

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9/12/2015 tarihli iddianameyle taksirle

ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan M.M., E.E.M., A.G.K., İ.M.H. ve G.T.

hakkında kamu davası açılmıştır. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Olayın yukarıdaki anlatımı, alınan beyanlar, toplanan

deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, [U.Ç.nin] ölümü ve müşteki [M.K.nin]

yaralanması ile sonuçlanan olay günü meydana gelen patlamada bilirkişi raporu

ile kusurlu oldukları tespit edilen şüpheliler [A.G.K., G.T., M.M. ve

İ.M.H.nin] üzerlerine atılı taksirle bir kişinin ölümü ile birlikte bir

kişinin de yaralanmasına neden olma suçunu işledikleri hususunda haklarında

kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğu, bilirkişi raporu ile her ne kadar

İş güvenlik uzmanı [E.E.M.nin] kusurlu olmadığı tespit edilmiş ise de,

patlamanın meydana geldiği Pril Kulesinde patlamadan bir süre önce yapılan

çalışma nedeni ile çalışanların çalıştıkları korumalı konteyn[er]

taşınması süresince ölen ve yaralanın merdiven boşluğunda korumasız bir masa

etrafında oturtulmak suretiyle bu süreç içerisinde olası bir iş kazası

esnasında işçilerin kazanın sonuçlarından tamamen veya kısmen korunmasına

yönelik iş güvenlik tedbirlerini almadığı, bu sebeple her ne kadar meydana

gelen proses kaynaklı patlamada [E.E.M.nin] kusuru bulunmasa da, meydana

gelen patlamanın sonuçlarından korunmaya yönelik iş güvenlik tedbirlerini

almaması sebebiyle kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, böylelilik şüpheli [E.E.M.nin

de] diğer şüphelilerle birlikte üzerine atılı suçu işlediği hususunda

hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunduğu,

şüphelilerin eylemlerinin taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin

yaralanmasına neden olmak suçunu oluşturduğu tüm soruşturma evrakı kapsamından

anlaşılmıştır..."

16. Yargılama Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza

Mahkemesi) 2015/510 esasına kaydedilmiş, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından

30/10/2017 tarihinde keşif işlemi gerçekleştirilmiş; M.Y., A.R.Y. ve Y.Y.nin

tanık olarak beyanları alınmış; ayrıca olaydaki kusur durumunun tespiti için yeniden

bilirkişi raporu temin edilmiştir. Endüstri mühendisi, makine mühendisi, kimya

mühendisi metalurji yüksek mühendisi ve aynı zamanda a sınıfı iş güvenliği

uzmanı olan dört kişi ile inşaat yüksek mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti

tarafından hazırlanan 19/7/2018 tarihli raporun ilgili kısımları şöyledir:

"...

V. TESPİT EDİLEN HUSUSLAR

...

12) Scrubber sisteminin uygulanması sırasında; üretim

elemanlarının çalışacakları prefabrik odanın bitmemesi nedeni ile bulunmaları

gereken mekan değiştirilerek çalışma ve barınma şartları müsait olmayan asansör

önündeki boş alana alınmaları ve patlama anına kadar geçen uzun sürede

çalışanların güvensiz ortamda çalıştıkları,

13) Scrubber sisteminin üretim sistemine ilave edilmesi

nedeniyle yerleri değiştirilen ortamdaki oluşan gazların dışarı atılmasını

sağlayan fanların istenilen randımanı sağlamaması nedeni ile üretim ortamında

kişilerin çalışamayacağı kadar yüksek oranda amonyum gazının biriktiğinin

tespit edilmesi ve patlamaya kadar geçen süre içeresinde önleyici tedbir

alınmadığı,

...

15) Gerek yönetimin ve gerekse üretim/bakım

sorumlularının, Amonyum nitrat patlama riskini ve bunun getirebileceği

tehlikeleri bilmeleri ve buna göre tüm risklerin giderileceği, üretimin

durdurulması dahil bir çalışma içine girmeleri gerekirken, müdahale aşamalarını

yönetecek nezaret görevini yapacak yetkililerin işin başında olmadıkları ve çok

riskli olan bu proseste gereken titizliği/hassasiyeti göstermedikleri,

...

VI. BİLRİKİŞİ GÖRÜŞLERİ

...

Kule içinde yoğun amonyak gazı bulunması kabul

edilebilecek bir işletmecilik olamaz. Bu önlenmiş olsaydı kaza mağdurlarının

basamak boşluğuna çıkarılmaları zarureti yaşanmayacaktı. Bu husus, uygun üretim

şartları olmaksızın üretimde ısrar edilmiş olunduğunu göstermektedir.

Scrubberin projelendirilmesi, montajı aşamalarında

tıkanma riskinin yönetim kurulu gündemine de gelmiş olduğu ve riskler konusunda

tartışmaların olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek işletmecilerin, gerek işverenin, yönetimin, Amonyum

nitrat patlama riskini ve bunun getirebileceği tehlikeleri bilmeleri ve buna

göre tüm risklerin giderileceği, üretimin durdurulması dahil, bir çalışma içine

girmeleri gerekirdi. Ancak maalesef, en tehlikeli bir işlemin, tıkalı amonyum

nitrat hattının açılması çalışmaları, en küçük bir hataya meydan vermeyecek

şekilde yürütülmeli iken gerekli titizlik gösterilememiştir....

...

VII- SONUÇ VE KANAAT

2015/510 Esas sayılı davanın Dosyasında bulunan mevcut

tüm belgeler, deliller, CD/USB içindeki fotoğraf ve videoların incelenmesi,

tanık ifadeleri, bilirkişi raporları, Mahkeme heyeti ve bilirkişi heyeti ile

birlikte 30 Ekim 2017 günü kaza mahallinde yapılan incelemeler neticesinde ve

yukarıda etraflıca izah edilen inceleme ve değerlendirme ışığında;

22.06.2015 tarihinden itibaren sistem alarm vermekte,

tespitler deftere yazılmakta yazıların altı şirketin en üst düzey görevlisi ve

kendisi de Kimya Mühendisi olan Teknik Genel Müdür Yardımcısı [A.G.K.], İşyeri Hekimi [Ç.Ç] ve İşyeri ISG

Uzmanı [E.E.M.] tarafından imzalandığı halde öneriler haricinde hiçbir

kesin karar alınmamış ve üretim durdurularak sistem komple gözden geçirilip

sorunlar kesin olarak çözülmemiş üretim ve sorunlar devam etmiş, her şey

oluruna bırakılmış.

Ayrıca yapılan boru tadilatı ile ilgili ön çalışma ve

irdeleme yapılmadığı da 12.08.2015 tarihli 'Sirkülasyon Geri Dönüş Hattı'nın

tekrar dikey hale getirilmesi kararı ile ispatlanmış olduğu görülmektedir.

Yine görülmektedir ki, Üretim geri dönüş hattında

Scrubber sistemine geçiş ile ilgili,

--Ön Fizibilite çalışması yapılmamıştır,

--Ön Proje çalışması yapılmamıştır,

--Konu ile ilgili alınmış bir Yönetim Kararı

bulunmamaktadır,

--Konu ile ilgili yapılacak uygulamanın uygulayıcısı olan

Üretim Müdürü yapılacak değişikliğin yanlış, olduğu yönünde muhalefeti vardır.

...

Sistem imal edilip montajı yapıldıktan kısa bir süre

sonra hatta meydana gelen tıkanmanın açılması için yapılan çalışmalar

sırasında, hattın uzun bir süre açılmadığı görüldüğü halde palyatif çözümler

yerine üretimin komple durdurularak gerekli incelemeler yapılıp, gerekli

değişimler yapılıp, sorunlar tümüyle giderilip, üretime devam edilmesi

gerekirken, neden bir yönetim boşluğu oluşmasına müsaade edilerek sistem

başıboş bırakılmıştır. Çok Tehlikeli işyeri statüsünde olan bir işletmede

olağan üstü bir durum yaşanırken yetkililer tüm tedbirleri almak ve yapılan

işlemleri takip etmek için mutlaka fabrikada ve çalışanların yanında olmaları,

yapılan çalışmaları izleyip denetlemeleri, gerekli görülen yerde ani kararlar

alarak bu çok riskli çalışmayı yönetmeleri gerekirken çalışmalar personelin

inisiyatifine bırakılmış ve elim kaza meydana gelmiştir....

...

Yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda; kaza olayı

19/07/2015 tarihinde gerçekleşse de kazanın oluş nedenleri daha önceki günlerde

ve proje aşamasında başlamış, idarecilerin günlerce olaya kayıtsız kalmaları ve

gereken ehemmiyeti göstermemeleri nedeniyle gerçekleşmiştir. Çok tehlikeli bir

işletme olan [G.] Gübre Sanayi A.Ş.

de idarecilerin bu yönetim yaklaşımı daha büyük etkideki kazaya neden

olabilecek niteliktedir.

..."

17. Söz konusu yargılama Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde

derdesttir.

18. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26/11/2015

tarihinde A.R.Y., Y.Y. ve M.Y. hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden

olma suçundan, meydana gelen iş kazasında cezai açıdan kusurları olmadığı

tespit edilen G. Gübre A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri olan şüphelilere

atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer

olmadığına karar verilmiştir.

19. Başvurucuların itirazı üzerine Bursa 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin (Hâkimlik) 19/2/2016 tarihli kararıyla "aynı bilirkişiler

tarafından düzenlenen 23/07/2015 ve 02/09/2015 tarihli raporlarda yönetim

kurulu üyesi olan şüpheliler hakkında kusur durumu yönünden geçerli bir gerekçe

gösterilmeksizin çelişkiye düşüldüğü dikkate alınarak, çelişkinin giderilmesi

için iş kazasının meydana geldiği fabrikanın faaliyet alanı dikkate alınarak bu

konuda ihtisaslaşmış akademisyenlerden kimya mühendisi, makine mühendisi ve iş

güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdiği ile

yönetim kurulu üyesi şüphelilerin kusur ve sorumluluklarını tespiti ile önceki

bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için rapor aldırıl[ması]"

sonrasında itirazın değerlendirilmesine karar verilmiştir.

20. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1/9/2016 tarihli

bir başka bilirkişi raporu temin edilmiştir. Raporda Yönetim Kurulu üyelerine

kusur atfedilmemiş olup raporun ilgili kısmı şöyledir:

"...

4) Dosya içeresinde bu iş kazasına yol açacak

aksiyonlarla ilgili olarak yönetim kurulunun bilgilendirildiği ve/veya çözüm

için destek istendiğine dair bir doküman görülmemiştir. Diğer taraftan genel

olarak ve sürekli Gemlik ve/veya dolayında ikamet etmemeleri ve birden fazla

firmanın yer aldığı bir grubu yönetmeleri nedeniyle Yönetim Kurulu Başkanı [A.R.Y.] Yönetim Kurulu Başkan Vekili [M.Y.] ve

Yönetim Kurulu Üyesi [Y.Y.] yaptıkları iş gereği fabrikanın işleyişi ile

ilgili teknik detayları yönetim ve mühendis kadroları vasıtası ile yönettiği bu

sebeple kendilerinin olayda bir kusurları olmadığı kanaatindeyiz..."

21.Hâkimlik 8/9/2016 tarihinde itirazın reddine karar

vermiştir.

22. Ret kararı başvuruculara 2/11/2016 tarihinde tebliğ

edilmiş olup başvurucular 2/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

24. Başvurucular, Şirketin Yönetim Kurulu üyesi olan

şahısların yakınlarının ölümüyle neticelenen iş kazasında yaşamının korunması

için gerekli önlemleri almadıkları için olayda sorumlulukları bulunduğu hâlde

bu şahıslar hakkında yapılan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle

cezalandırılmamaya yol açacak şekilde ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı

verilmesi ve bu karara yapılan itirazın Hâkimlik tarafından kesin olarak

reddedilmesi nedenleriyle yaşam hakkının pozitif yükümlülüğü kapsamındaki

etkili soruşturma yükümlülüğünün ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

25.Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

“Herkes, yaşama ... hakkına sahiptir.”

26. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel

hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucuların iddiaları, yakınlarının ölümüyle ilgili olarak etkili bir

soruşturma yürütülmediğine ilişkindir. Bu itibarla başvurucuların etkili

başvuru hakkına yönelik iddiaları da Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına

alınan yaşam hakkının pozitif yükümlülüğü kapsamındaki etkili soruşturma

yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmiştir.

28. Öte yandan yaşam hakkının doğal niteliği gereği,

yaşamını kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan

ölüm olayı nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından

yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752,

17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda müteveffa, başvurucuların çocuğu ve

kardeşidir. Bu nedenle başvuruda başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik

bulunmamaktadır.

29. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

30. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 50).

31. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif

yükümlülüklerinin maddi yönünün yanı sıra usule ilişkin bir yönü de

bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54). Yaşam hakkı

kapsamındaki usule ilişkin yükümlülük olayın niteliğine bağlı olarak cezai,

hukuki ve idari nitelikte soruşturmalarla yerine getirilebilir.

32. Buna göre yaşam hakkının veya fiziksel bütünlüğün

ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez.

Mağdurlara hukuki, idari, hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması

yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

33. Başvurucular yaşam hakkının kasten ihlal edildiğini

ileri sürmemiş olup somut olayda başvurucuların ölüme kasten sebebiyet

verildiği izlenimi edinmesini gerektirecek bir unsur da saptanmamıştır.

34. İhmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarına ilişkin

soruşturma yükümlülüğü açısından farklı bir yaklaşım benimsenebilir. Bu

kapsamda yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmediği durumlarda etkili

bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük mağdurlara hukuki,

idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması ile yerine

getirilmiş sayılabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

35. Bununla birlikte kasıtlı olmayan fiiller nedeniyle

meydana gelen ölüm olaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası, dikkatsizliği

aşan bir kusuru olduğu veya olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz

konusu makamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet

nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri

almadığı durumlarda -ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahi-

kişilerin hayatının tehlikeye girmesine neden olanlar hakkında bir ceza

soruşturması yürütülmesi gerekir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).

36. Somut olayda başvurucuların yaşanan ölüm olayında

kamu makamlarının kusuru olduğuna yahut yakınlarının yaşamına yönelik olarak

devletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve yakın

bir tehdit bulunduğu hâlde kamu makamlarınca yaşamının korunması için

önlemlerin alınmadığına ilişkin iddiaları bulunmamaktadır. Başvurucuların

iddiaları bazı üçüncü şahısların ölüm olayında ihmalleri bulunduğu hâlde

yürütülen ceza soruşturması neticesinde haklarında kovuşturmasızlık kararı

verildiği ve sorumluların cezalandırılmadığına yöneliktir.

37. Bu durumda kabul edilebilirlik açısından çözümlenmesi

gereken bir husus da yaşam hakkı kapsamında devletin etkili bir yargısal

sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğünün somut olayda mutlaka etkili

bir ceza soruşturması yürütülmesini gerektirip gerektirmediğidir.

38. Yukarıda açıklandığı üzere kasıtlı olmayan eylemler

nedeniyle meydana gelen ölüm ve yaralanmalara ilişkin her olayda etkili

yargısal sistem kurma yükümlülüğünün yerine getirilmesi için mutlaka etkili bir

ceza yargılaması yürütülmesi gerekmemektedir (bkz. § 34).

39. Ancak eylem kasıtlı olmasa ve başvurucuların olayda

kamu makamlarının ihmali bulunduğuna dair bir iddiaları olmasa dahi somut başvuruya

konu olayda başvurucuların yakınının ölümünün gerçekleştiği işyerinin bir gübre

üretim fabrikası olduğu, üretimde amonyum nitrat kullanıldığı, soruşturma

kapsamında temin edilen bilirkişi raporlarında (bkz. § 13,16) işyerinin çok

tehlikeli sınıfta kabul edildiği, dolayısıyla ölüm olayının yürütülen

tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için yeterli ve

gerekli önlemlerin alınmaması sonucu meydana geldiği ve başvurucuların

haklarında kovuşturmasızlık kararı verilen şüphelilerin cezalandırılması

gerektiği yönünde iddiaları olduğu gözetildiğinde olayda etkili bir yargısal

sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğünün mutlaka etkili bir ceza

soruşturması yürütülmesini gerektirmediği söylenemez.

40. Diğer taraftan ceza soruşturmasının amacı, yaşam

hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve sorumluların hesap

vermesini sağlamak olmakla birlikte bu yükümlülük kesin olarak bir sonuç elde

etmeyi değil uygun araçların kullanılmasını gerektirir. Anayasa'nın 17. maddesi

başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma

hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi

de yüklemez (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).

41. Yürütülen ceza soruşturması, belirli bir kişinin

sorumlu olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönlerini ortaya koyacak

kapsamda ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkili olup olmadığına

ilişkin değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak-

belirli bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarak değil yürütülen

soruşturma bir bütün olarak incelendikten sonra yapılabilecektir (Gülcan

Keleş ve diğerleri, B. No: 2014/797, 22/3/2017, § 30).

42. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde

kovuşturmasızlık beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması

kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması durumunda -bu

aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına yönelik olduğu

gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarak değerlendirilmesi

gerekebileceğinden (S.D., B. No: 2013/3017, 16/12/2015, § 69) hareket

eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu iddia edilen

birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı devam ederken

bazı şüpheliler/sanıklar bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan

bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediği

sonucuna ulaşmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418,

31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; Gülcan

Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).

43. Başvuru yollarının tüketilmesi meselesine ilişkin

anılan içtihadın ortaya çıkışında, ihlal iddiasına konu olaya dair sorumluluğu

bulunduğu iddia edilen kişilerden her birine atfedilebilecek kusur durumu ile

her bir kişi için adli süreçte elde edilecek delil durumunun farklı

değerlendirilebileceğinin ve soruşturmanın etkililiği araştırılırken olayın tüm

boyutlarıyla ele alınarak bir bütün olarak irdelenmesi gerekliliğinin gözönünde

bulundurulduğu anlaşılmaktadır (Dilek Genç ve diğerleri [GK], B.

No: 2014/3944, 1/2/2018, § 55).

44. Bu ilkeler ışığında somut başvuru

değerlendirildiğinde başvurucular her ne kadar Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından bazı şüpheliler hakkında kamu davası açılması gerekirken hatalı

değerlendirmeyle ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek

bireysel başvurularda bulunmuşlarsa da başvurucuların yakınlarının ölümüyle

sonuçlanan olayla ilgili olarak olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen bir

kısım şüpheli hakkında görülmekte olan bir kamu davası bulunmaktadır (bkz.

§§15, 17).

45. Bu durumda maddi olayın koşullarını belirleyebilecek,

sorumluların tespitini ve cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte

olmadığına ilişkin bir veri yahut iddia bulunmayan ve yürütülmekte olan

yargılamada olayla ilgili olarak haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına

karar verilen kişilerin de olayda sorumluluğunun bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde

bu kişiler hakkında da kamu davasının açılmasının sağlanmasının her zaman

mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

46. Sonuç olarak öncelikle Anayasa Mahkemesince yapılan

tespitlerin kişilerin masumiyetine veya suçluluğuna ilişkin bir yorum yapıldığı

şeklinde değerlendirilmemesi gerekliliği ifade edilmelidir. Bu bağlamda

başvurucuların iddialarının ve olayla ilgili soruşturmanın etkili yürütülüp

yürütülmediğinin, ölüm olayının sebep ve koşulları yani gerçekleşme şartları

adli makamlarca netleştirilmeden Anayasa Mahkemesince bir bütün olarak

değerlendirilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, bu hususların olay hakkında

görülmekte olan yargılama sürecinde elde edilen veriler bir bütün olarak

incelenmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğçe TAKCI Başvurucular : 1. Ekrem ÇAVDAR 2. Binniye ÇAVDAR 3. Abdullah ÇAVDAR Vekili : Av. Murat Kemal GÜNDÜZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/69656, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. V. Tespit Edilen Hususlar
  9. VI. Bilrikişi Görüşleri
  10. Vıı- Sonuç Ve Kanaat
  11. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucuların İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/69656
Tarih
28 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Abdullah Süngü Başvurusu (B. No: 2016/7039)
  • Gürkan Demirtaş Başvurusu (B. No: 2016/12475)
  • Niyazi Birol Başvurusu (B. No: 2016/782)
  • Açılım İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/5804)
  • Türkiye İş Bankası A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/1008)
  • Aylin Nazlıaka Başvurusu (B. No: 2016/13327)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.